Çanakkale savaşında yazılmış asker mektubu

+ Yorum Gönder
Erkeklere Özel ve Asker Ocağı Bölümünden Çanakkale savaşında yazılmış asker mektubu ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    HARBİKIZ
    Bayan Üye
    Reklam

    Çanakkale savaşında yazılmış asker mektubu

    Reklam



    Çanakkale savaşında yazılmış asker mektubu

    Forum Alev
    Çanakkale savaşında yazılmış asker mektubu

    Valideciğim,
    Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi!
    Nasihat_amiz mektubunu , Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki armut ağacının sayesinde (a üzerinde inceltme var burda gölgesi manasına geliyor herhalde) otururken aldım.Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. Tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim. Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmesi, bana, annemden gelen mektubu selamlıyor gibi geldi. Hepsi benden tarafa doğru eğilip kalkıyordu ve beni annemden mektup geldi diyerek tebrik ediyorlardı.
    Gözlerimi biraz sağa çevirdim güzel bir yamacın eteklerindeki muhteşem çam ağaçları kendilerine mahsus bir seda ile beni tebşir ediyorlardı. Nazarlarımı sola çevirdim cığıl cığıl akan dere , bana validemden gelen mektuptan dolayı gülüyor, oynuyor, köpürüyordu. Başımı kaldırdım, gölgesinde istirahat ettiğim ağacın yapraklarına baktım. Hepsi benim sevincime iştirak ettiğini, yaptıkları rakslarla anlatmak istiyordu. Diğer bir dalına baktım, güzel bir bülbül, tatlı sedasile beni tebşir ediyor ve hissiyatıma iştirak ettiğini gagalarını açarak göstermek istiyordu.
    İşte bu geçen dakikalar anında, hizmet eri:
    _Efendim, çayınız, buyurunuz, içiniz dedi.
    _Pekala, dedim.Aldım baktım, sütlü çay...
    _Mustafa bu sütü nereden aldın? dedim.
    Efendim, şu derenin kenarında yayıla yayıla giden bir sürü yok mu?
    _Evet dedim. Evet ne kadar güzel.
    _İşte onun çobanından 10 paraya aldım.
    Valideciğim, on paraya yüz dirhem süt , hem de su katılmamış. Koyundan şimdi sağılmış, aldım ve içtim.
    Fakat bu sırada düşünüyorum . Ben validemin sayesinde onun gönderdiği para ile böyle süt içeyim de, annem içmesin, olur mu?
    Şevket neden içmiyor? dedim.
    Fakat yukardaki bülbül bağırıyordu:"Validen kaderine küssün , ne yapalım. O da erkek olsaydı, bu çiçeklerden koklayacak, bu sütten içecek, bu ekinlerin secdelerini görecek ve derenin aheste akışını tetkik edecek ve çıkardığı sesleri duyacak idi"
    Şevket merak etmesin, o görür, belki de daha güzellerini görür.
    Fakat valideciğim, sen yine müteessir olma. Ben seni, evet seni mutlaka buralara getireceğim. Ve şu tabii manzarayı göstereceğim. Şevket , Hilmi de senin sayende görecektir.
    O güzel çayırın koyu yeşil bir tarafında, çamaşır yıkayan askerlerim saf saf dizilmişler. Gayet güzel sesli biri ezan okuyordu.
    Ey Allahım, bu ovada onun sesi ne kadar güzeldi. Bülbül bile sustu, ekinler bile hareketten kesildi, dere bile sesini çıkarmıyordu. Herkes, herşey, bütün mevcudat onu, o mukaddes sesi dinliyordu. Ezan bitti. O dereden ben de bir abdest aldım. Cemaat ile namazı kıldık. O güzel yeşil çayırların üzerine diz çöktüm.
    Bütün dünyanın dağdağa ve debdebelerini unuttum.Ellerimi kaldırdım, gözümü yukarı diktim, ağzımı açtım ve dedim:
    _Ey Türklerin Ulu Tanrısı ! Ey şu öten kuşun, şu gezen ve meleyen koyunun, şu secde eden yeşil ekin ve otların, şu heybetli dağların Halıkı! Sen bütün bunları Türklere verdin. Yine Türklerde bırak. Çünkü böyle güzel yerler , seni takdis eden ve seni ulu tanıyan Türklere mahsustur.
    "Ey benim Yarabbim! Şu kahraman askerlerin bütün dilekleri; ism_i celalini İngilizlere ve Fransızlara tanıtmaktır. Sen bu şerefli dileği ihsan eyle, ve huzurunda titreyerek, böyle güzel ve sakin bir yerde sana dua eden biz askerlerin süngülerini keskin, düşmanlarını zaten kahrettin ya, bütün bütün mahveyle!"
    Diyerek bir dua ettim ve kalktım. Artık benim kadar mes'ut, benim kadar mesrur bir kimse tasavvur edilemezdi.
    Anneciğim, oğlun Halit de benim gibi güzel yerlerdedir.
    Dünyanın en güzel yerleri burası imiş. Yalnız bu memleketlerde düğün olmuyor. İnşallah düşman asker çıkarır da , bizi de götürürler, bir düğün yaparız, olmaz mı?
    Kadir'e mektup yazdım.
    Valideciğim, evdeki senet vesaireyi kimselere kat'iyyen vermeyin ve sorarlarsa biz bilmiyoruz deyin.
    Çantayı al, sandığa koy. Ben sana vaktiyle anlatmış idim, bu dünya böyledir.
    Fakat sen merak etme. O parayı vermese , adliyedeki adam vermezdi. Hani nasıl aldık. Yalnız zaman ister.
    Valideciğim, çamaşır falan istemem, paralarım duruyor, Allah razı olsun.


    Oğlun
    Hasan Etem
    4.Nisan.1331
    (17.Nisan.1915)
    ...
    Bu satırları okuyup ta, gözleri dolmayan, yüreği ürpermeyen bir insan düşünemiyorum.
    Toprak satışlarına evet diyenlere ithaf olunur.



  2. 2
    İLKİN
    Bayan Üye

    Cevap: Çanakkale savaşında yazılmış asker mektubu

    Reklam



    belki çokça mektup vardır çanakkalede yazılan fakat bu mektup sanki savaşan bir yazara ait gibi sanki edebi uslubu çok iyi olan birine ait gibi yıllar boyu okutulacak örnek gösterilecek cinsten askeri duygulu mektup örneği







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi