Zehirli deniz canlıları

+ Yorum Gönder
Yemekler ve Deniz Ürünleri Bölümünden Zehirli deniz canlıları ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Galus
    Özel Üye
    Reklam

    Zehirli deniz canlıları

    Reklam



    Zehirli deniz canlıları

    Forum Alev
    zehirli deniz canlıları

    DENİZLERİMİZDE YAŞAYAN TEHLİKELİ VE ZEHİRLİ CANLILAR.


    Dünyamızın büyük bir kısmını kaplayan denizlerde birçok farklı türde tehlikeli ve
    zehirli deniz canlılarının yaşadığı bilinmektedir.
    Üç tarafı denizlerle kaplı yurdumuzun denizlerinde de pek çok farklı türde tehlikeli
    ve zehirli deniz canlısı yaşamaktadır.
    Bizler, birer balıkçı ya da balıkçı adayı olarak, avlandığımız denizlerimizde
    bizleri ve çevremizdeki diğer insanları bekleyen tehlikeleri biraz olsun bilirsek,
    bu konuda yapacağımız uyarılarla onlara bir nebze de olsa yardım etmiş oluruz.
    Yaptığım araştırmalarda tropik denizlerdeki kadar olmasa da bizim denizlerimizde de
    yaşayan bazı zehirli ve tehlikeli deniz canlılarının bulunduğunu ve zaman zaman bu
    tür canlılarla temas ya da bu tür canlıların yenmesiyle küçümsenmeyecek oranlarda
    ölümle sonuçlanan vakalara rastlandığını öğrendim.
    Şimdi, gelelim bu tür canlıların neler olduklarına:

    1 – DENİZ ANALARI(Aurella Aurita) :


    Dünya denizlerinde yüzlerce farklı çeşidi bulunan deniz anaları, yurdumuzu
    çevreleyen denizler de bazı çeşitleri ile kendini göstermektedir. Saydam, pelteyi
    andıran, farklı büyüklüklerdeki bu canlılar hemen hemen her mevsimde sahillerimizde
    kendilerini gösterirler. Bazı cinsleri tehlikeli olmamakla beraber, 2 m. den 9 m. ye
    varabilen uzun saçaklı bacakları olan ve çeşitli renklerle bezenmiş türleri,
    saçaklarının insan vücuduyla teması halinde deride aşırı yanma ve kızarıklığa
    sebep olmaktadırlar.Bilinen en zehirli türü olan MEKSİKALI ASKER'in dokunması
    halinde birkaç saniye içinde ölüme sebebiyet verdiği söylenmektedir.
    Genelde tropik denizlerde yaşayan bu cinse yarı tropik denizlerde de rastlanabilmekteymiş.
    Alerjik bünyeli kişilerde bu temas, şoka hatta ölüme bile yol
    açabilmektedir.Bu tür temaslarda vakit geçirmeden hekime baş vurmakta fayda olduğu
    ifade ediliyor.
    Diğer önlem olarak da, temas halinde bölgeye kesinlikle tatlı su dokundurulmaması.
    Bu uygulama zehrin daha aktif hale gelmesine sebep olabiliyormuş.
    Ayrıca, temas edilen bölge deniz suyuyla yıkandıktan sonra, alkol veya alkol içeren
    sıvılar (ispirto, kolonya, votka, cin vs) dökülmeliymiş.
    Ya da deniz suyu hastanın dayanabileceği kadar kaynatılıp yaranın üzerine tatbik
    edilmeliymiş.
    Şayet deniz anasının yapışan kolu vücutta kalmışsa, ayırabilmek için alkol
    uygulamasından sonra, deniz suyu ile yemek sodası karışımını bulamaç halinde
    sürdükten sonra keskin bir cisimle yapışan kollar ciltten ayrılmalıymış. Tabi bu
    arada bu işlemi yapan kişilerin de eldiven kullanmaları gerekiyormuş.
    Daha şiddetli vakalarda ise bölgeye turnike uygulanıp doktora götürmek
    gerekiyormuş.
    Ağrıya karşıda çeşitli ağrı kesici merhemler ya da ağrı kesici haplar
    kullanılabiliyormuş.

    2 - DENİZ ÇIYANLARI:


    Denizlerimizde yaşayan ve solucanlar grubunun bir üyesi olan çıyanlar, kahverengi
    ve yeşil renkli olup, gövdeleri üzerinde parlak renkli enine bantlar taşırlar.
    Boyları genelde 10 – 12 cm arasında değişen bu canlıların 30 cm boya ulaşanları da
    görülür. Vücutları üzerinde saydam kılları bulunur. Bir tehlike anında bu kıllar
    beyaz bir renk alırlar.
    Akdeniz ve Ege denizin de 5 – 30 m arasında sert zeminlerde yaşarlar.
    Üzerlerinde bulunan kıllar zehirli olup, tehlike anında bu kılları bir ok şeklinde
    fırlatabilirler. Bu kılların insanlarla teması halinde, deride kızarıklık ve yanmaya
    sebep olabilirler. Özellikle dalış kıyafeti olmadan dalış yapan balık adamlar ve
    ağdan balık temizleyen balıkçılar için tehlike oluştururlar. Bu grubun tüm üyeleri
    zehirlidirler.
    Bu canlıyla temas halinde:
    Vücudumuza yapışan gözle görülebilir tüm kılların bir cımbız yardımıyla
    çıkarılması,
    Derinin fazla ovalanmadan kurulanması,
    Bir selobandın yapışkan yüzünün kıllar üzerine yapıştırılıp çekilmek suretiyle
    deride kalabilecek tüylerin temizlenmesi.
    Tahriş olmuş bölgeye sirke, % 40 – 70 alkol ya da amonyak uygulanarak acının
    azaltılması,
    Acı fazla ise Anestol pomat uygulanması gerekmektedir.

    3 - DENİZ HIYARI:


    Derisi dikenlilerin omurgasızlar sınıfı üyesidirler. Görünüşleri itibariyle hıyarı
    andırırlar. Bir uçta etrafında 10 – 40 adet, duyu, dokunma ve av yakalamaya yarayan
    uzantılar bulunan bir ağızları, diğer uçta ise anüsleri bulunur. Genelde 3 – 7 cm
    boyunda olmakla beraber, 60 cm e kadar uzayanları vardır.1000 kadar türlerinin
    olduğu söylenmektedir.
    Denizlerde kıyıya yakın sığlıklarda yaşarlar ve tüp ayaklarıyla yavaş hareket
    ederler. Çeşitli renklerde olabildikleri gibi, cam gibi saydam olanları da vardır.
    Vücutla teması halinde, bazı kişilerde cilt alerjisine sebep olabilirler. Göze
    bulaşması halinde gözlerde de yanma kaşıntı ve sulanmaya neden olabilirler.
    Temas halinde cilde alkol sürmeli, göze bulaşma durumunda ise doktor gözetiminde
    damla kullanmakta fayda olduğu söyleniliyor.



    4 – DENİZ SÜNGERLERİ :



    Denizlerimizde eskiden bol miktarlarda bulunan, fakat bilinçsiz avcılık nedeniyle
    gün geçtikçe tükenmeye yüz tutan süngerlerin bükük bölümü denizlerde, az bir miktarı
    da tatlı sularda yaşarlar.Hemen hemen her derinlikte onlara rastlamak mümkündür.
    Yaklaşık 4000 – 5000 türleri olduğu söylenmektedir. En ilkel çok hücreli
    canlılardır.
    Denizlerimizde de çeşitli türleri yanında Deli Sünger adıyla bilinen türünde zehirli
    ve sokucu tüyler bulunduğu ve çıplak elle tutulması halinde deride yanma ve
    kızarıklıklara sebep olduğu bildirilmektedir.
    Temas halinde, bölgenin alkolle temizlenmesi gerekmektedir.

    5 – DENİZ MERCANLARI :


    Denizlerimizde pek çok çeşidi bulunan, deniz altı dünyasının muhteşem görünüşlü bu
    canlıları zaman zaman tehlikeli olabilmektedir.
    Sert ve yumuşak türleri olan mercanların özellikle sert olanları jilet keskinliğinde
    olup, deride derin kesiklere sebep olabilmekte, bu kesiklerin içinde kalan küçük
    kalker parçacıkları deride çeşitli reaksiyonlar yapmakta ve tedavi edilmesi
    gerekmektedir.
    Ayrıca çıplak elle tutulduğunda, polipleri ciltte yanmaya sebep olabilmektedir.
    Temas halinde su ve sabun ve yumuşak bir fırça ile yaralı bölge temizlenmelidir.
    Kesik arasına kaçan parçacıkları temizlemek için ise yaranın üzeri kurutulup,
    üzerine oksijenli su dökülüp, köpürmeden sonra yarayı kurutmalı ve yaraya alkol
    dökülüp, bir antibiyotik kapsülünün içindeki tozu yara üzerine dökmek gerekiyormuş.
    Bandaj yapılmaması da öneriliyor.

    6 – DENİZ TIRTILLARI:

    Özellikle sıcak denizlerimizde görülebilen ve güzellikleri ve renkleriyle ilgimizi
    çeken bu canlılar, güzel görünüşlerinin yanında, dikkatli davranmadığımız taktirde
    canımızı feci şekilde yakabilirler.Üzerinde bulunan ince tüyler cildimize batmaları
    halinde o bölgede kaşınma, yanma, kabarma hatta dokularda harabiyete yol
    açmaktaymış.
    Temas halinde, bölge silinmemeli, plaster bant uygulaması yapılarak, ciltte kalan
    tüyler temizlenmeli, daha sonra, alkol, su veya amonyakla bölge silinmeliymiş.

    7 – DENİZ KESTANELERİ:


    Hemen, hemen tüm denizlerimizde yaşayan, şekilleri etrafı dikenlerle kaplı bir
    kestaneyi andıran mor – kahve renkli canlılardır. Dikenleri uzun ve sert yapılı
    olup, üzerine basma halinde içeri batıp kırılma özelliğine sahiptirler. Bu batma çok
    acıya ve ağrıya sebep olmakta, mikroplanma nedeniyle zamanla iltihaplanmalara, hatta
    çıkarılmamaları halinde doku içinde kistleşmelere yol açabilmektedir.
    Temas halinde, görülebilen dikenler bir cımbız vasıtasıyla çıkarılmalı, dibe batmış
    olanlar ise kenarlardan baskı yapılmak suretiyle steril iğne ile (kıymık çıkarır
    gibi) çıkarılmaya çalışılmalıdır.
    Başıma geldiği için anlatayım, bir diğer usulde saf zeytinyağı kullanılarak derinin
    yumuşatılması sağlanmalı bu aynı zamanda acıyı da azaltıyor. Ondan sonra dipte kalan
    dikenlerin çıkarılmasına çalışılmalı.

    8 – AHTAPOTLAR :


    Dünyanın genelde tüm denizlerinde yaşayabilen, kabuksuz kafadan bacaklılardır. Ağız
    çevresinden çıkan üzerlerinde 2 sıra vantuz bulunan 8 adet bacak ve kolları bulunur.
    Kuş gagasına benzer sert, koyu renkli ve kesici bir ağızları vardır.
    Tropikal denizlerde yaşayan bazı türleri zehirli olmakla beraber, ülkemiz
    denizlerinde yaşayanlar genelde zehirsizdir.
    Kollarının vücudumuzla teması halinde vücutta kızarıklıklara sebep olabilmektedir.
    Temas eden bölgelere alkol sürülmesi tavsiye ediliyor.

    Gelelim denizlerimizde yaşayan zehirli ve tehlikeli balıklara.

    Dünya üzerindeki denizlerde yaşayan balık türleri aktif ve pasif zehirli balıklar
    olmak üzere iki kategoride toplanıyorlar. Dünya denizlerinde yaşayan balık
    türlerinden 225 kadarının zehirli oldukları, denizlerimizde ise 26 çeşidin zehirli
    olduğu belirtilmiş bulunuyor.
    Aktif zehirli balıklar genelde zehirlerini temas yoluyla ya da üzerlerinde
    bulundurdukları zehirli dikenlerinin vücudumuza batması ile tehlikeli oluyorlar.
    Bu tip balıklar, genelde deniz diplerinde yaşarlar ve hareketleri ağırdır. Bir diğer
    tip ise hareketli olup, bu türün zehirli kısımları kuyruk bölgelerinde
    bulunmaktadır.


    Ülkemizde bilinen zehirli balık türleri:

    Trakonya, İskorpit, Varsam, Lipsoz , Üzgün, Balon Balığı, Vatos, Rina, Kazık kuyruk,
    Tırpana, Tiryaki, Sokar gibi adlarla anılırlar.

    Şimdi bu balıkları tanıyalım ve tehlikelerini inceleyelim:

    1 – TRAKONYA- ÇARPAN BALIK ( Trachinus Draco ):



    Serin ve ılık denizlerimizin sahil şeridi üzerinde , özellikle dipleri yumuşak kumlu
    ve 2 – 3 m. derinlikten 150 m derinliklere kadar olan sularda yaşar. Genelde dibe
    bağlı olan ve yüzmeyi sevmeye bu balıklar yaşamlarını kumlara gömülü olarak devam
    ettirirler. İyi birer kamufle ustası olan bu balıklar bulundukları ortamla tam bir
    uyum sağlayarak adeta görünmez olabilirler.
    Sırt tarafları sarı – gri, koyu sarı ve mavi, gri kırmızı tonlarda olabilmekte , yan
    ve karın bölgeleri sarı ve gümüşi renk, göğüs kısımları ise beyaz olup, üzerlerinde
    siyah leke veya noktalar bulunmaktadır.Boyları ortalama 18 – 20 cm olmakla beraber,
    40 – 50 cm kadar ulaşabilmektedir.
    Normalde saldırgan olmayan bu balık üzerine gidildiği zaman kaçmayı da sevmiyor.
    Birer zehir deposu olan, sırt ve göğüs yüzgeçlerinde geriye doğru uzayan sert
    dikenleri , üzerine basılması veya ellenmesi durumunda insanlarda dayanılmaz
    derecede şiddetli ağrı,balon gibi şişme,koma hali ve hatta kramplar meydana
    getirmekte, bir insanı sakat bırakabilmektedir.
    Hatta, denizde kalp krizi geçiren ve bu yüzden hayatını kaybeden kişilerin
    bazılarında yapılan incelemede krize bu balığın sebep olduğu ispatlanmıştır. Bu
    dikenler balığın ölmüş olması halinde bile aynı etkiyi yapabilmektedir.
    Deniz içinde yürürken ayağınıza diken batması gibi bir acı hissettiğinizde vakit
    geçirmeden ve ihmal etmeden sahile çıkılmalı, çarpılan yere 40 derece üzerinde ısı
    uygulaması yapılması (zehir proteinin parçalanması için) ve amonyakla temizlenmesi
    (gerekli hallerde idrar da kullanılabilir) gerekmektedir.
    Eti lezzetli olup, dikkatli temizlemek şartıyla (bu işi bilenler tarafından) tavası
    yenilebilir.



  2. 2
    AZADE
    Bayan Üye

    Cevap: Zehirli deniz canlıları

    Reklam



    Denizin altı da aynı yeryüzü gibi değişik bir yaşam alanı içermektedir.Orada da aynen yeryüzünde olduğu gibi vahşi hayvanlar ve değişik tehlikeler bulunmaktadır.







+ Yorum Gönder
su altın da yaşayan canlılar
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi