Dünya ahiretin tarlasıdır,Ne ekersen onu biçersin.

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Dini Makaleler Bölümünden Dünya ahiretin tarlasıdır,Ne ekersen onu biçersin. ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Gülehasret
    Süper Moderatör
    Reklam

    Dünya ahiretin tarlasıdır,Ne ekersen onu biçersin.

    Reklam



    Dünya ahiretin tarlasıdır,Ne ekersen onu biçersin.

    Forum Alev

    Bediüzzaman inziva sırasında sürekli namazda oturur gibi oturduğundan
    ayakları yara olmuştu.

    Talebesi Molla Resul, Bediüzzaman Said Nursi'nin ayaklarına merhem sürerken
    "Hepimiz Allah'tan korkuyoruz. Ama senin ödün patlıyor! Sen de bizim gibi
    otursan ayağın yara olmazdı." diyor. Said Nursi, "Kısa ömürde, kısa dünyada,
    ebedi hayatı kazanmaya gelmişiz. Hem burada rahat olayım, hem cenneti dava
    edeyim. Olmaz böyle bir şey. Onun için cesaret edemiyorum böyle rahat
    oturmaya." diyerek emek sarf etmeden cennete girilemeyeceğini söylüyor.

    Dünya ahiretin tarlasıdır. Ne ekersen onu biçersin. Dünyada ne ekmeliyiz?
    Ölüm öldürülemiyor, ahiret kapısı kapanmıyor. Ağaç köklerini, bitkileri yer
    altında koruyan, yaşatan Allah, toprak altındaki insanları da diriltecektir.
    Ölmekle beden ölür, ruh yaşamaya devam eder. Kur'an-ı Kerim'de "... Ölü iken
    sizi O diriltti, sonra sizi yine öldürecek, yine diriltecektir ve sonra O'na
    döndürüleceksiniz." (Bakara, 28) buyruluyor.

    Dünyaya gelmemizdeki gaye, Allah'ın verdiği beyinle İslam'ı öğrenmek,
    anlamak ve yaşamaktır. Bir şahıs elektrikçiliği öğrenir, elektriği anlamazsa
    kaza yapar. İşte İslamiyet'i öğrenmek de yetmiyor, anlamak lazım ki harama
    girilmesin. Dünya hayatıyla İslami hayat bütünleşmelidir. Dünya hayatıyla
    ahiret hayatı ayrı olamaz. Zaten İslamiyet, dünyada yaşanacak bir dindir.

    İslam'a hizmet, Müslümanca yaşamaktır. Cennete giden yollar, dikenli ve zor
    gibi görünür. Yol zor değil, sıkıntılı değil... Adamın biri yalın ayak
    dolaşıyor, fakirliğine üzülüyormuş.



    Bakmış ki yoldan gelen bir adamın ayağı
    yok "Çok şükür!" demiş. "Benim ayakkabım yok ama ayağım var." Şuurlu
    Müslüman'ın sıkıntısı yoktur. Çünkü sıkıntıyı rahmet olarak görür. Hasta
    olur, hastalığı Allah'ın hediyesi kabul eder, fakir olur, o haliyle
    şükretmenin zevkini tadar.

    Çok zengin bir adamın çocuğu felç olmuştu. Diyordu ki: "Servetimin bütününü
    vereyim, şu çocuğumu iyileştirin..." Biz zannediyoruz ki o adam çok zengin.
    Halbuki servet denen şeyi bir "tedavi" için tüketmeyi göze alıyor. Huzur,
    insanın içinde olmalıdır. Saraylarda oturan insanlar rahat mıydı? İnsanın
    içinde sıkıntı varsa dışarıdaki konfor bir mana ifade etmez. Bu sebepten
    şuurlu Müslüman'ın başına gelen felaketler, bize göre felakettir, ona göre
    rahmettir.

    Said Nursi Barla'da dağın başında otururken diyor ki: "Sungur, beni öldürmek
    için uçaklar gelse, ben derim ki "Sungur bana bir kahve yap!" Ki, üstad pek
    kahve içmezdi. Her türlü kötülüğe, zulme, haksızlığa razıydı. Çünkü bunları
    Allah'tan gelen rahmet olarak görürdü. İşte hayatın iyi ve kötü tarafları
    bizim anlayışımıza bağlıdır. Üstad Bediüzzaman, "Bin canım olsa imana ve
    ahirete feda etmeye hazırım." buyurmuş.

    Osmanlı Devleti zamanında ve daha eskilerde savaşa giden askerler, "Allah'ım
    bana şehitliği nasip et." diye dua ediyorlardı. Ölümden korkmayanı düşman
    korkutamaz. Böylece onlar zaferden zafere koştular. Yavuz Sultan Selim
    düşman kumandanına diyor ki: "Eğer bizim üstümüze gelirseniz sizin dünyayı
    sevdiğiniz kadar, ahireti seven askerlerimle karşınıza çıkacağım."

    Biliyorlar ki şehitler ölmez. Vuruldukları an, cennet hayatına geçecekler.
    Hürmet ettiğim bazı insanlar vardı, hâlâ var. Onları üzmemek için dikkatli
    hareket ederim. Onları üzmekten korkarım. Bu kadar nimetleri bana veren
    Allah'a karşı saygısızlık yapmaktan korkarım. Kalbimizi çalıştıran Allah,
    hayalimizden geçenleri bilir. Elhamdülillah beynimizde İslami ilimler,
    kalbimizde iman var. Böylece dünya denilen bu mekanda "İnsan" olduğumuzu
    Allah'ın izniyle ispat edip, ahirete gideceğiz inşallah. Dünya denilen bu
    fabrikada çalışıp, ücretimizi almaya gideceğiz inşallah...



    HEKİMOĞLU İSMAİL




  2. 2
    Hüsran_01
    Üye

    --->: Dünya ahiretin tarlasıdır,Ne ekersen onu biçersin.

    Reklam



    Dünya ahiretin tarlasıdır. Ne ekersen onu biçersin. Dünyada ne ekmeliyiz?
    Ölüm öldürülemiyor, ahiret kapısı kapanmıyor. Ağaç köklerini, bitkileri yer
    altında koruyan, yaşatan Allah, toprak altındaki insanları da diriltecektir.
    Ölmekle beden ölür, ruh yaşamaya devam eder. Kur'an-ı Kerim'de "... Ölü iken
    sizi O diriltti, sonra sizi yine öldürecek, yine diriltecektir ve sonra O'na
    döndürüleceksiniz." (Bakara, 28) buyruluyor.
    karşındaki insana iyi davranırsan karşılığını alırsın kötülük yaparsan yine alırsın :)
    sana nasıl davranmalını istiyorsan öle davran :)

    paylaşım güzel teşkkürler







  3. 3
    Ziyaretçi
    Teşekkür ederim







  4. 4
    Ziyaretçi
    TEŞEKKÜRLER.

  5. 5
    Ziyaretçi
    teşekkürler

  6. 6
    Ziyaretçi
    TŞKRLERRRR

+ Yorum Gönder
dünya ahiretin tarlasıdır ne ekersen onu biçersin
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi