Örtünmek Allahın Emri mi?

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 Sonuncu8Sonuncu9
İslami Konular ve Dini Sohbet Bölümünden Örtünmek Allahın Emri mi? ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    ENGİN
    Özel Üye
    Reklam

    Örtünmek Allahın Emri mi?

    Reklam



    Örtünmek Allahın Emri mi?

    Forum Alev
    Yüce Allah kadınlara da şöyle emretmiştir:

    "Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar. Irzlarını korusunlar. Görülmesi tabii olan yerler hariç ziynet yerlerini açmasınlar. Baş örtülerini yakalarının üzerine kadar salsınlar. Ziynet yerlerini izin verilenler dışında kimseye göstermesinler. Bir de ayak bileklerine taktıkları gizli süsler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, (önceki kusurlarınızdan dolayı) hepiniz Allah'a tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin, umduğunuza nâil olursunuz." Nûr 24/31



    Elmalılı Hamdi Yazır (rah) meşhur tefsirinde der ki:

    “Bu âyette emredilen şudur: Kadınlar başlarını, saçlarını, kulaklarını, boyunlarını, gerdanlarını ve göğüslerini açık tutmayıp anlatıldığı gibi güzelce örtünsünler. Bunun için onu temin edecek baş örtüsü kullansınlar. Cahiliye (İslâm öncesi) kadınları da hiç baş örtüsü kullanmaz değillerdi. Fakat yalnız enselerini bağlar veya arkalarına bırakırlar, yakaları önden açılır, gerdanları ve gerdanlıkları açık olurdu, ziynetleri görünürdü.

    İslâm önce açıklığı yasaklamıştır. Sonra, kadınların başlarını örtüp başörtülerini yanları ve göğüsleri üzerine sarkıtmasını emretmiştir. Böylece sadece tesettürün farz oluşu değil, aynı zamanda onun ne şekilde olacağı da gösterilmiştir. Kadın edep ve nezaketinin en güzel ifadesi bundadır.”


    Kadınlara örtüyü emreden ikinci âyet şudur:

    "Ey peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, evlerinin dışına çıkarken cilbâblarını (dış elbiselerini) üzerlerine alsınlar. Bu, onların tanınması ve incitilmemesi için en uygunudur. Allah çok affedici ve çok esirgeyicidir." Ahzâb 33/59


    Örtünmenin Hedefi

    Örtünmeden maksat edeptir. Edebin hedefi insanı terbiye etmek ve ona şeref vermektir. Örtü ve edep içindeki insan sürekli ibadet halindedir, rahmet altındadır; kulluk yapmaktadır ve sevap almaktadır. Edepli insan hem günahlardan korunur hem de ateşten. Sonuç yüce Allah'ın rızâsıdır. Onun bir kulundan razı olmasından daha büyük hangi saâdet vardır?

    İnsandaki edep ve hayâ duygusu örtünmeyi gerektirir. Ancak mümin erkek ve kadınların örtünmede asıl gayesi yüce Allah'ın rızâsını kazanmaktır. Çünkü Allah Teâlâ'nın emir ve yasaklarına uymak bir ibadettir. Namaz ve oruç gibi ibadetleri emreden yüce Allah ibadetin içinde ve dışında örtünmenin şekil ve sınırlarını da belirlemiştir.

    Bazıları, örf ve âdetinden dolayı örtünür. Örtünmenin yüce Allah’ın farz bir emri olduğunu bilmez. Bu kadınlar örtünün farz olduğunu bilip bundan sonra Allah’ın emrini yerine getirmek için örtünmeye devam etmelidir.

    Bazıları örtüyü bir süslenme aracı olarak kullanırlar. Değişik desen ve modellerdeki kıyâfetlerle kendilerini daha cazip bir hale getirir, dikkat çeker, çekmek isterler. Bu yanlıştır. Helâl değildir.

    Örtünmenin ibadet olması için şunlara dikkat etmelidir:

    1. Örtünme ile yüce yaratıcının emrine yerine getirmeye niyet etmeli ve O'nun rızâsı için giyilmelidir.
    2. Örtü dinimizin öğrettiği ölçülerde olmalıdır.

    Kadın örtünmekle ayrıca kocasının hakkını koruduğunu, nikâh akdine vefa gösterdiğini ve böylece büyük bir hayır yaparak sevap aldığını bilmelidir.





  2. 2
    s*e*m*a_
    Usta Üye

    --->: Örtünmek Allahın Emri mi?

    Reklam



    güzeL yazıymış
    eLLerine sağLık







  3. 3
    asac
    Emekli
    Ben burada yazılanlara katılmıyorum.Hele o elmalılı hamdininkilere hiç katılmıyorum.Son yazılanlar biraz inandırıcı geldi ama Allah'ın asıl emri burada birkaç yerde de geçtiği gibi "Irzınızı koruyun ya da cinsel yerlerinizi veya tahrik edecek yerlerinizi kapatın."dır.







  4. 4
    P®ens
    !! Cümle Mühendisi !!
    Alıntı asac Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben burada yazılanlara katılmıyorum.Hele o elmalılı hamdininkilere hiç katılmıyorum.Son yazılanlar biraz inandırıcı geldi ama Allah'ın asıl emri burada birkaç yerde de geçtiği gibi "Irzınızı koruyun ya da cinsel yerlerinizi veya tahrik edecek yerlerinizi kapatın."dır.
    İnandırıcı gelmemek ne anlamda ? Buradakiler Kuran-i Kerimdeki ayetlerin türkçe meallaridir .

    1.Kuran islam dinin kitabıdır. Müslümansanız kuranın herhangi bir ayetini inkar ederseniz tamamını inkar edersiniz.Buda müslümanlıkla bi bağınız kalmadığı anlamına gelir. :S

    2.Müslüman değilseniz bu konuda neden yorum yapıyorsunuz ?

    Ve tahrik edecek yerler nerelerdir.? Yada herkes aynı şekildemi tahrik olur ?


  5. 5
    asac
    Emekli
    Tabiki Elhamdilüllah Müslümanım daa.Daa sı işte bazıları çıkıyo meydana millete ahkam kesio onu dio bunu dio.Eğer arkadaş çevirmeyi iyi bilip çevirmişse inanırım ama bi yerden alıp yazmılsa doğru olma veya olmama diye bi ihtimal doğar.

    Ayrıca şu tahrik edecek yerleri söyleyeyim

    Bir erkek kadının saçına bakıp da afedersiniz azamaz değil mi?Ya da böyle bir şey oluyorsa kesinlikle psikolojiik sorunu vardır.Yani tahrik bölgeleri yüz,kalça,bacaklar,göğüsler olabilir.Kimse birinin saçına bakıp da azmayacağı için normalde başı kapatmaya da gerek yoktur benceee..

  6. 6
    P®ens
    !! Cümle Mühendisi !!
    Alıntı asac Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tabiki Elhamdilüllah Müslümanım daa.Daa sı işte bazıları çıkıyo meydana millete ahkam kesio onu dio bunu dio.Eğer arkadaş çevirmeyi iyi bilip çevirmişse inanırım ama bi yerden alıp yazmılsa doğru olma veya olmama diye bi ihtimal doğar.

    Ayrıca şu tahrik edecek yerleri söyleyeyim

    Bir erkek kadının saçına bakıp da afedersiniz azamaz değil mi?Ya da böyle bir şey oluyorsa kesinlikle psikolojiik sorunu vardır.Yani tahrik bölgeleri yüz,kalça,bacaklar,göğüsler olabilir.Kimse birinin saçına bakıp da azmayacağı için normalde başı kapatmaya da gerek yoktur benceee..

    daa kelimesi eğer ki bir acıklamanın sonrasında kullanılırsa ama kelimesine eşdeğer bir anlam taşır yani sözünüzü "Tabiki Elhamdilüllah Müslümanım Ama" olarak değiştirebiliriz anlam aynı kalır.

    Ama kelimesi kendisinden önceki yargının kesinliğini bozar yani bu durumda sizin bu cümlenizden ben tam olarak müslüman değilim anlamı cıkıyor.

    Elmalılı hamdi yazır gelmiş gecmiş en iyi kuran tercümesini yazan kişidir. Siz kendi kafanıza görede yorumlayabilirisiniz tabi fakat başkalarının yorumlarına saygı duymak zorundasınız size göre sac acık olmalı ve siz acıyorsanız ve herkes saygı duyuyorsa aynı şekilde başkası sacın kapalı olması gerektigini düşünüp kapatmasına saygı duymak zorundasınız.

    Bir erkeğin ne sekilde tahrik olacagını siz kendi tekelinizde bilemezsiniz afedersiniz ama bahsettiğiniz şekillerdede tahrik olan insanlarında psikolojik detaviye ihtiyacı olabilir.

    Kaldı ki siz Kuranda olan bişeyi gerek yoktur bence diye yorumlarsanız dediğim gibi tüm kuranı gereksiz bulmuş olursunuz.


    Bu arada sizin yorumunuz ve hayat tarzınız inancınıza karışamaz kimse fakat sizinde başkalarının yaşam tarsız ve inanclarınıza karışma hakkınız yoktur.

    Not: Yüz tahrik bölgesi ise kapatılması gerekiyor diyorsunuz ?


  7. 7
    yesimm
    Yeni Üye
    Mü'min kadınlara da söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç. Baş örtülerini, yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar. Süslerini, kendi kocalarından ya da babalarından ya da oğullarından ya da kocalarının oğullarından ya da kendi kardeşlerinden ya da kardeşlerinin oğullarından ya da kız kardeşlerinin oğullarından ya da kendi kadınlarından ya da sağ ellerinin altında bulunanlardan ya da kadına ihtiyacı olmayan (arzusuz veya iktidarsız) hizmetçilerden ya da kadınların henüz mahrem yerlerini tanımayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Hep birlikte Allah'a tevbe edin ey mü'minler, umulur ki felah bulursunuz."

    burdaki başörtüsü kelimesi başlarındaki örtü anlamında kullanılıyor,kapatsınlar ki ziynet eşyaları gözükmesin diye...
    herşeyi ince ayrıntısına kadar Kuran 'da belirten Allah,eğer bir sınır koymak isteseydi bunuda belirtmezmiydi acaba????
    insanların bu esnekliği fark edipte kendilerine göre yorumları nekadar yanlış
    ve son olarak şunu söylemek istiyorum
    sadece baş örtüsü ilemi iffet namus korunur??? insanın içinde olmasın

  8. 8
    fatihbarut
    Yeni Üye
    Açın açın
    memleket beyni testesteronla uyuşmuş, kendi kız kardeşine tecavüz eden sapıklarla doldu ama siz yine de açın. Sokakta gördüğü minili kıza yapamadıklarını inşaat köşelerinde çocuklara zorla yapanları tahrik edin teşvik edin.
    Alet olun birilerine ekmeklerine yağ sürün, iki tane ahlaksız serserinin gözleri vucudunuzda dolaşsın diye, aile mefhumunu yıkın...
    Devam edin...

  9. 9
    P®ens
    !! Cümle Mühendisi !!
    Alıntı yesimm Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    burdaki başörtüsü kelimesi başlarındaki örtü anlamında kullanılıyor,kapatsınlar ki ziynet eşyaları gözükmesin diye...
    herşeyi ince ayrıntısına kadar Kuran 'da belirten Allah,eğer bir sınır koymak isteseydi bunuda belirtmezmiydi acaba????
    insanların bu esnekliği fark edipte kendilerine göre yorumları nekadar yanlış
    ve son olarak şunu söylemek istiyorum
    sadece baş örtüsü ilemi iffet namus korunur??? insanın içinde olmasın
    Hic bir şey kuran da en ince ayrıntısına kadar anlatılmaz.Yorumlar ve Peygamber sünneti bu ayrıntılara ışık tutar.

    Zaten belirtilmiş ama işine gelen işine geldiği gibi yorumluyor kimseninde bişey dediği yok din kişiye özeldir kuranı sen kendinde yorumlayabilirsin bunu din bilgilerinde bırakabilirsin.Tabi sizin kuranı yorumlamak ve anlamak icin ne kadar yeterli bilginiz var onu bilemeyiz.

    Baş örtüsü iffet ve namusu korumaz koruyamaz evet ama ne demek istiyorsunuz ? Şuc ve suclular bitmiyor diye eminetimi kaldıralım ?

    Bu birazda kişilerin kendi vicdanını rahatlatmak icin uydurduğu şeylerdir.Kimse bunu yapmıyorsa bende yapmamayın düşüncesi.

    Kişilerin içinde yada dışında ne yaşadıkları kimseyi ilgilendirmez.Başındaki örtü yada üstündeki dekolte hic farketmez. Demokratik hür bir ülkede siz bunlara karışamazsınız sizede bunlar karışamaz.Karışırsanız yarın öbür gün sizede karışırlar.


  10. 10
    fatihbarut
    Yeni Üye
    Allah katında bir tane doğru vardır. Dillerini eğip bükerek konuşup saptıranlarsa lanetlenmiştir. Asıl hümanizim -merhamet- bu doğruyu görmeyenleri pışpışlamak değil onları uyandırmaktır. Cehenneme giden adama, güle güle kendine iyi bak, gittiğin yerden ara demek ne kadar abesse, başımı açarım, ayet falan anlamıyorum, diyen insanlara "tamam zaten din özgürlüktür" demek de bu kadar abestir.
    Allah "Açılıp saçılmayın, gözünüzü haramdan sakının ve başınızı örtün öyleki örtü omuzlarınızı bile kaplasın" buyururken, insanlara kabul ettiremeyiz, çoğunluk bugün böyle düşünmüyor diyerek Allah'ın ayetlerinden vaz geçemeyiz.
    "İnsanların çoğunluğuna uyarsan seni saptırırlar" ayeti
    "onlar insanların kınamasında korkmazlar" ayetleri, butür zamanlar olacağını dünyayı yaratmadan önce bilen Allah tarafından bize yol gösterilmek üzere indirilmiştir.

  11. 11
    mumsema
    Özel Üye

    --->: Örtünmek Allahın Emri mi?

    Reklam



    Alıntı yesimm Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    burdaki başörtüsü kelimesi başlarındaki örtü anlamında kullanılıyor,kapatsınlar ki ziynet eşyaları gözükmesin diye...
    herşeyi ince ayrıntısına kadar Kuran 'da belirten Allah,eğer bir sınır koymak isteseydi bunuda belirtmezmiydi acaba????
    insanların bu esnekliği fark edipte kendilerine göre yorumları nekadar yanlış
    ve son olarak şunu söylemek istiyorum
    sadece baş örtüsü ilemi iffet namus korunur??? insanın içinde olmasın
    Ayetleri tefsir ederken lütfen kaynak belirtelim. kaynak belirtmeyen arkadaşların tüm ayet tefsirleri silinecektir.
    ayrıca Allah kesin emirleri yoruma açık değil. lütfen dikkat edelim

    Dini konuda bilinçli olmayanlar dahi bu yazdıklarını okudukları zaman eminim güleceklerdir

    bak bakayım Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı örtü hakkındaki fetvasına :S




    DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ TESETTÜR FETVASI


    Hanımlarımızın ve genç kızlarımızın örtünmesi, uzunca bir süredir, siyasî simge olarak değerlendirilmekte ve buna paralel olarak da örtünen Müslüman kadınlarımız, potansiyel suçlu ve devlet için tehdit unsuru gösterilerek, üniversitelerden, memuriyetten ve genelde toplumdan soyutlanmaya çalışılmaktadır. Daha da ileri gidilerek, örtünen bayanların, Silahlı Kuvvetler ve devlet memuru olan eşleri de devletten tasfiye edilmektedirler. Bu haksız ve adaletsiz icraatı destekleyen bir kısım basın ve yayın organı da örtünmenin dinde yeri olmadığını ilere sürerek, bu ayırımdan kurtulmak için hanımların örtülerini açmalarını savunmaktadırlar. Örtünmek Müslüman kadının ibadetidir. Bunu engellemek, en tabii ve temel insan hakkı olan inanç ve ibadet özgürlüğünü örtünmek isteyen hanımlara kullandırmamaktır.


    Adnan Tanrıverdi


    Em.Tuğgeneral


    ASDER Gnl.Bşk.


  12. 12
    mumsema
    Özel Üye
    T.C. BAŞBAKANLIK DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI


    Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı

    Sayı: B.02.1.DİB.0.10/212
    KONU: Tesettür
    KARAR NO: 6
    KARAR TARİHİ: 3.2.1993
    DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU KARARI

    İslâm dininde kadının kıyafeti ile ilgili olarak zaman zaman sorulan sorular dolayısıyla konu, kurulumuzca ele alınıp incelendi: Nûr Suresi’nin 30. ayetinde, mü’min erkeklerin harama bakmamaları, namus ve iffetlerini korumaları emredildikten sonra 31. ayetinde kadınlarla ilgili olarak meâlen, “Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini (bakmaları haram olan şeylerden) çevirsinler, edep yerlerini korusunlar, -kendiliğinden görünen müstesna- zinetlerini açmasınlar, başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar!” buyurulmakta ve ayetin devamında kadınların kendiliğinden görünmeyen zinet yerlerini, kimlerin yanında açabilecekleri belirtilmektedir.

    1- HARAMA BAKMAK VE İFFETİ KORUMAK
    Görüldüğü gibi bu iki ayette hem erkeklerin hem de kadınların harama bakmamaları, edep yerlerini iyice örtülü tutup, iffet ve namuslarını zina, fuhuş ve onlara sebep olabilecek durumlardan korumaları emredilmektedir. Hz. Peygamber (s.a.v) de “...Gözlerin zinası şehvetle bakmaktır...” buyurarak harama bakmayı, göz zinası olarak nitelemiştir.(1)
    Ancak, gözün harama tesadüfen ilişmesinin kasıtlı bakmak hükmünde olmadığı da hadis-i şeriflerde belirtilmiştir.(2)
    İslâm alimleri, yukarıda mealleri yazılı ayetlere ve konuyla ilgili hadislere dayanarak, erkeklerin ve kadınların, nikahlı eşleri dışında herhangi bir kimseye şehvetle bakmalarının haram olduğu üzerinde müttefiktirler. Tedavi, şahitlik ve evlenme maksadı gibi, zaruret veya ihtiyaç halindeki bakmalara, fıkıhta belirtilen şartlar ve ölçüler dahilinde müsaade edilmiştir. Fitne tehlikesi ve şehvet korkusu olmamak kaydı ile, gerek erkeklerin ve gerekse kadınların, kendi yakınlarından ve yabancılardan kimselere ve nerelerine bakıp bakmayacaklarına dair hükümler, delilleri ile birlikte fıkıh kitaplarında mevcuttur.(3)

    2- ÖRTÜNME
    Nûr Suresi’nin 31. ayetinde zikredilen bu emirlerden sonra kadınların örtünmesi ile ilgili olarak da, -kendiliğinden görünenler müstesna- zinetlerini, zinet yerlerini açmamaları ve başörtülerini yakalarının üzerine salmaları emredilmiştir. Cahiliye devrinde başını örten kadınlar, başörtülerini enselerine bağlar veya arkalarına salıverirlerdi. Allah Teâlâ, bu ayetle, İslâm’dan önceki bu adeti kesinlikle yasaklayarak mü’min kadınların -kendiliğinden görünen hariç- zinetlerini, zinet yerlerini açmamalarını ve başörtülerini; saçlarını, başlarını, kulaklarını, boyun, gerdan ve göğüslerini iyice örtecek şekilde yakalarının üzerine salmalarını emretmiştir. Hz. Âişe (r.a), “Allah ilk muhacir kadınlara rahmet eyleye! Yüce Allah “Mü’min kadınlar başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar!” ayetini indirince, onlar eteklerinden bir parça keserek, onunla başlarını örttüler” der”.(4) Yine Hz. Aişe (r.a) bir gün ensar kadınlarından sitayişle bahsederken, buna benzer bir ifade ile, başörtüsü emrine nasıl uyduklarını anlatır.(5)

    3- ÖRTÜLMESİ GEREKLİ OLMAYAN KISIMLAR Örtülmesi emredilen, zinetten istisna edilen ve mücmel olarak geçen “kendiliğinden görünen” ifadesi; ashabdan Hz. Ali, İbn Abbas, İbn Ömer, Enes, tabiîlerden Said b. Cübeyr, Atâ, Mücâhid, Dahhâk, Mücahid; imamlardan Ebû Hanîfe, Mâlik ve Evzaî (r.a)’nin de dahil olduğu İslâm alimlerinin çoğunluğu tarafından; “Yüz ve bileklere kadar eller” olarak tefsir edilmiştir.(6)

    4- ÖRTÜLMESİ GEREKLİ OLAN KISIMLAR
    Ayetteki “kendiliğinden görünen” mücmel ifadeyi -az da olsa- farklı tefsir eden alimler, kadınların, istisna dışında kalan zinetlerini ve zinet yerleri olan saç, baş, boyun, kulak, gerdan, göğüs, kol ve bacakların örtülmesi olarak anlamışlar ve bunlardan herhangi birini açmalarının caiz olmadığı hükmünde ittifak etmişlerdir.(7) Kadınların, bu zinet yerlerini kimlerin yanlarında açabilecekleri ise, ayetin devamında bildirilmektedir. Bu âyet–i kerime nazil olunca, yukarıda rivayet edilen hadislerle de sabit olduğu üzere, ensar ve muhacir kadınların, eteklerinden bir parça keserek, onunla başlarını örtmeye acele etmeleri, Hz. Âişe (r.a)’nin ablası Esmâ (r.a)’nın, ince bir elbise ile Hz. Peygamber (a.s)’ın huzuruna çıktığı zaman, Hz. Peygamber’in “ergenlik çağına gelen bir kadının elleri ve yüzü dışında kalan yerlerini göstermesinin caiz olmadığını” bildirmesi, yine Hz. Peygamber’in, bileklerinin dört parmak yukarısını işaret ederek, “Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kadına, ergenlik çağına gelince yüzü ve şuraya kadar elleri hariç, herhangi bir yerini açması caiz değildir.” buyurması; söz konusu ayetteki emirlerin vücub için olduğuna, kadınların yukarıda sayılan zinet yerlerini örtmekle yükümlü olduklarına delalet etmektedir.

    5- ÖRTÜNMENİN GAYESİ
    Dinimizin emrettiği örtünmeden maksat, kadının zinetini ve zinet yerlerini eşi veya mahremi olmayan erkeklere göstermemesi ve yabancı erkekler tarafından görülmesine meydan vermemesidir. Bu itibarla örtünün; saçın, ten renginin veya zinetlerin görülmesine engel olacak kalınlıkta, vücut hatlarını göstermeyecek nitelikte olması gerekir.(8) Bu konuda, yukarıda meali zikredilen hadis-i şerifler dışında, daha pek çok hadis-i şerif bulunmaktadır.(9) Ahzâb Suresi’nin 60. ayetinde de “Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına söyle: (Evden çıkarlarken) üstlerine vücutlarını iyice örten dış elbiselerini giysinler! Bu, onların iffetli bilinmelerini ve bundan dolayı incitilmemelerini daha iyi sağlar.” buyurulmaktadır. Bu ayette Müslüman hanımların evlerinden çıkarken, üstlerine vücut hatlarını belli etmeyecek bir dış elbise almaları, ev kıyafeti ile sokağa çıkmamaları emredilmektedir. Nûr Suresi’nin 60. ayetinde ise, yaşlanmış kadınların, 31. ayette örtülmesi emredilen zinet ve zinet yerlerini örtmek kaydı ile (manto, pardesü, çarşaf gibi) dış elbiselerini üstlerine almadan dışarı çıkabilecekleri belirtilerek şöyle buyurulmaktadır: “Bir nikâh ümidi beslemeyen, çocuktan kesilmiş yaşlı kadınların, zinetlerini (yabancı erkeklere) göstermeksizin, dış elbiselerini çıkarmalarında, kendilerine bir vebal yoktur. Yine de dış elbiseli olmaları, kendileri için hayırlıdır.”

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 Sonuncu8Sonuncu9
kapanmak sevapmıdır,  Kapanmak sevapmidir
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi