Özbekistan'da Milli Değerlerin Yeniden Doğuşu

+ Yorum Gönder
Diğer Konular ve Dünya Ülkeleri Bölümünden Özbekistan'da Milli Değerlerin Yeniden Doğuşu ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    CaRaMeLa
    Bayan Üye
    Reklam

    Özbekistan'da Milli Değerlerin Yeniden Doğuşu

    Reklam



    Özbekistan'da Milli Değerlerin Yeniden Doğuşu

    Forum Alev
    Özbekistan'da Milli Degerlerin Yeniden Dogusu

    Eski SSCB döneminde Komünist Parti yönetimindeki din, özelliklede İslam, İdeolojik düşman olarak görünürdü.On binlerce din görevlisi baskı altında tutulurdu. Binlerce camii, yüzlerce medrese, mimari ve tarihi değer taşıyan birçok bina yıkılıp ortadan kaldırılmıştı. Bu dönemde aralarında Özbekistan'da olmak üzere Müslümanlar, kendi dillerinde Kuran ile tanışmak imkanına sahip olamadılar.

    Geçmişte Buhara İslam'ın kubbesi bilim adamlarının ifadesi ile İslam dininin kudreti olarak adlandırılırdı. Bu şehir sadece doğuda değil, her yerde Müslüman dünyasının merkezlerinden biri olarak kabul edilir. Dünyanın en otoriter şehirlerinden birisi olma seviyesine yükselmiş olan Buhara özellikle Timur zamanında aydınlık saçıyor, dini ve doğal bilimlerin merkezi olarak ün yapıyordu. Mübarek insan Bahauddin Nakşibendi 'nin faaliyeti özellikle bu yıllara rastlar. Özbekistan'da büyük bilim ve düşünce adamı, Buhara'nın büyük evladı Hoca Bahauddin Nakşibendi'nin ruh tanrıya yönelmelidir, eller ise işe sözünden alıntı yapmak çok sevilir.

    1417 yılında Mirza Ulugbek tarafından Buhara'da kurulan medresenin girişinde şu sözler yazılıdır. bilgiye yönelmek her Müslüman kadın ve erkeğin kutsal borcudur.

    Özbekistan Anayasasına göre din toplumdan değil ama Devletten resmi şekilde ayrılmıştır.

    Bu yüzden burada toplumun dini yaşamı ile dini hareketler arasında ilişki ahenkli ve düzenli şekilde düzenlenmiştir.

    Özbekistan'ın bağımsızlığından sonra dini hayat, dini eğitim daha da gelişti.Özbek toplumunun ahlaki temellerinin güçlendirilmesine yönelik dini faaliyetlere Devlet desteği gösterilmektedir.

    1992 yılında Özbekistan Bakanlar Kurulu nezdinde Din İşleri Komitesi kuruldu.Bundan önce diğer tüm eski SSCB Cumhuriyetlerinde olduğu gibi Özbekistan'da da Bakanlar Kurulu nezdinde din işleriyle ilgilenen bir şube bulunurdu. Fakat 1992 yılında ülkenin dinsel yaşamına ilişkin tüm sorunlarla ilgilenmek üzere daha güçlü bir kuruluş oluşturma gerekliliği duyuldu.İşte bu sırada özünde dini kuruluşlarla devlet organları arasında aracı durumunda olan bir komite kuruldu.Bu komite ülkede dini ilişkilerin düzenlenmesini gözeten kanunların, gerek dini kuruluşlar gerekse de devlet tarafından sıkı sıkıya gözlenmesini takip etmektedir.Çeşitli yapılardaki dini kurumların oluşturulmasından bunların faaliyetlerinin ve hatta acil danışmanlık ve arabuluculuk fonksiyonlarının takibi bu komitenin yetki alanı içerisindedir.Komite ayrıca yurtdışından Özbekistan'a sokulan ve Cumhuriyet içerisinde yayınlanan dini edebiyatın ekspertiz çalışmalarını da yürütür.Bundan başka, dini kuruluşlardan, her hangi bir devlet kurumuna yönelik şikayet gelmesi durumunda komite sorunun çözülmesi için yardımcı olur.

    Özbekistan'da inananların hakları ve din görevlilerinin statüleri ile ilişkili konular bir bütün halinde yasa seviyesinde düzenlenmiştir.Özbekistan Cumhuriyeti Anayasasının 31'ci maddesi Vicdan Hürriyeti herkes için garanti altına alınmıştır. Herkes istediği dini kabul etmek veya hiçbir dine kabul etmemek hakkına sahiptir. Dini görüşlerin zorla benimsetilmesi kabul edilemez denmektedir.

    Bu prensip, hukuki garantileri geniş kapsamda gözeten vicdan hürriyeti ve dini kuruluşlar hakkında yasanın yeni düzenlemesinin temelinde mevcuttur.
    3 Eylül 1993 yılında kabul edilen vicdan ve dini kuruluşlar özgürlüğü hakkında kanun, 1998 yılı Mayıs ayında yeni düzenlenen şekli ile kabul edildi ve kanuna getirilen yeniliklerin ve düzeltmelerin özü şunda yatmaktadır.Birinci olarak dini kuruluşlar 100 kişiden az kişinin girişimi ile kurulamaz.Kanun daha önce on kişiden oluşan bir grubun girişimi ile dini kuruluşun kayıt edilmesine izin veriyordu.Bu şekilde Özbekistan Vatandaşı olamayanlarda haktan faydalanıyorlardı.Yeni kanuna göre girişimde bulunan grup, ülke topraklarında yaşayan 18 yaşını dolduruş, Özbekistan Cumhuriyeti vatandaşı olan 100 kişiden oluşmak zorunda.Onlar kendi topluluklarını oluşturmak ve dini kuruluşlarını kayıt ettirmek isteği ile Adalet Bakanlığına başvurmak hakkına sahiptirler.

    Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov'un 21.yy Eşiğinde Özbekistan güvenlik tehditleri, ilerlemenin şartları ve garantileri isimli Türkiye'de de yayımlanan kitabında dine yaklaşımını oldukça açık bir şekilde ifade etmektedir.:Biz dinin, yüksek ruhani, moral ve ahlaki değerlerin, tarihsel ve kültürel mirasın halka öğretilmesi için yerine getirdiği rolü sürdürmesi taraftarıyız. Fakat Devletimizin istikrarına ve güvenliğine ciddi bir tehlike olarak gördüğümüz için, siyasete, ekonomiye, adalete müdahale sebebi olmak üzere dini sloganların iktidar mücadelesinin bayrağı olmalarına hiçbir zaman müsaade etmeyeceğiz... bu sorunun çözümünde bizim pozisyonumuz açık ve sağlamdır: Din, din işleri ile ilgilenmek zorundadır, Devlet de Devlet işleri ile...

    1998 yılı 1 Mayıs'ından başlayarak Özbekistan'da vicdan hürriyeti ve dini kuruluşlar hakkında kanunun yeni şeklinin kabul edilmesine bağlı olarak dini kuruluşların kayıtlarının yenilenmesi yapılmaktadır.Haziran 2003 tarihi itibariyle ülkede resmi olarak kayıtlı 1832 dini kuruluşu, 15 dini yapılaşma mevcuttur. Bunlardan 1664 Müslümanlara aittir. Bir İslam Merkezi 1652 Müslüman dini kuruluşu ve aralarında 1999 yılı Eylül ayında açılan Taşkent İslam Üniversitesi (TİÜ) de olduğu halde dini eğitim kurumlarının sayısı 11 e yükseldi.Taşkent İslam Üniversitesi Özbekistan Cumhurbaşkanı'nın emri ve hükümet kararnamesi ile Cumhuriyet Bakanlar Kurulu nezdinde kuruldu. Bizzat Cumhurbaşkanı İslam Kerimov'un teşebbüsüyle Uluslararası Taşkent İslam Üniversitesinin açılması Özbekistan dini hayatı, dini eğitimindeki büyük gelişme oldu denebilir.

    Daha önce Hacca gidenlerin sayısı beş-altı kişiyi geçmezken şu anda her yıl binlerce insan kutsal toprakları ziyaret etmektedir.

    TİÜ bünyesinde iki fakülte açıldı: birincisi tarih ve felsefe. İkincisi de; İslam hukuku, ekonomi ve doğa bilimleri. Yüksek öğrenim kurumu bünyesinde İslam bilimsel- araştırma merkezi ve akademik lise kuruldu.TİÜ laik bir üniversitedir.Burada İslam olduğu gibi diğer dinler üzerinde de derin eğitim verilecektir. Belirtmek gerekir ki Taşkent'te İslam Üniversitesi dışında Ortodoks ve Protestan olmak üzere iki ruhban okulu da faaliyet göstermektedir.

    TİÜ faaliyetlerini Özbekistan din işleri dairesiyle sıkı temas halinde yürütmektedir.

    Ayrıca üniversite geliştirme fonu da organize edilmiştir. Finansman kaynakları başlıca, Devlet kaynakları, ödeme- kontrat esasına dayalı olarak alınan paralar sponsor desteğidir.

    Bağımsızlığa kavuşmadan önce Özbekistan'da 80 camii ve topu topu 2 İslami dini eğitim kurumu vardı.1 Mart 2001 tarihi itibariyle Cumhuriyetteki camilerin sayısı 5.000 geçmiştir.

    Cumhuriyet yönetimi, Özbekistan'da 130 dan fazla milliyet ve 15 dinin, çeşitli mezheplere ait yaklaşık 200 kadar kilisenin var olduğunu kabul etmektedir.Eğer her misyoner ipi kendi tarafına çekmek için uğraşacak olursa felaket ortaya çıkar.

    Bağımsızlığın elde edilmesinden sonra Özbek Müslümanlarının Mekke ve Medine şehirlerinde ifa edilen Hac görevini yerine getirebilmeleri için gerekli tüm şartlar yaratıldı. Zira Özbekistan'da Hacc görevine büyük önem verilemekte, her yıl Bakanlar Kurulu tarafından, Mekke ve Medine de hacılık görevini yerine getirecek olanlara yardımın organize edilmesi için kararname yayınlanmaktadır.Bu amaçlara yönelik olarak Devlet bütçesinden önemli bir miktar ayrılmakta ve her bakanlığa da çeşitli görevler verilmektedir.Özellikle yol harcamalarının karşılanması amacı ile muafiyet kuru üzerinden dolar değişimi yapılmakta. Taşkent ile Medine ve Mekke arasında yine muafiyet esası üzerinden Carter uçuşları gerçekleştirilmektedir.Her yıl Özbekistan'dan Hacc'ca yaklaşık 4.000 hacı gönderilmektedir. Örneğin, 2003 yılında 3.800 Özbekistan vatandaşı Suudi Arabistan'da Hac seferini yerine getirmiştir.

    Devlet Özbek Müslümanlarının diğer ülkelerdeki dini kurumlarla ve inanan insanlarla iletişiminin gelişmesini ve hatta bu ülkelerde İslam dinine hizmet eden üstün kaliteli çalışanların hazırlanmasını sağlamaktadır.Özbekistan İslam Konferansı Örgütü'nün üyesidir.Heyet üyeleri ile birlikte 9 Ocak 2000 tarihinde yapılan Özbekistan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini izleyen Amerika Yüksek İslam Meclisi (VİSA) Genel Sekreteri Dr.Hediye Mirahmadı, Özbekistan'dan dönüşünden sonra Amerikan dergisi olan Müslim de Özbekistan'da İslam Rönesans'ı başlıklı büyük bir makale yayınladı.H.Mirahmadi makalesinde şöyle yazıyordu:'Biz Müslümanlar olarak kendimize Müslüman halkın yönetimini elinde tutan Hükümet yönetiminin İslami adalet standartlarını ve yasalarını gözetip gözetmediğine ikna olma hedefini koymuştuk. Ve biz, Özbekistan'da bu standartların gözetildiğine gerçekten ikna olduk.

    H.Mirahmadi; dahası Özbekistan'daki tarihsel dini simgelerin restorasyonu işlerinin de altını çiziyor: Semerkant'da Registan Meydanı'nı gezdik. Cumhurbaşkanı Kerimov, bölgenin son güçlü hakimi olan E.Timur'un merkezini canlandırmak için on binlerce dolar ayırmış. Registan Meydanı'ndaki medrese ve cami Komünistler zamanında tamamen yıkılmıştı ve şimdi bu eserlerde restorasyon ve canlandırma çalışmaları yürütülüyor kubbeler değiştiriliyor ve kubbelerin restorasyonu, çatılar ve camilerin girişleri için net 80 kg altın ayılmış durumda. Cumhurbaşkanı Kerimov tarafından yaratılan tarihi merkezleri gezdik ki bunlar onun İslam'ın düşün, fıkıh ve şeriat alanlarında dokuz büyük mürşidinin ebedileştirilmesine ayırdığı büyük miktarı desteklemektedir. Öğrenciler ve dünyanın her bir tarafından gelen misafirler büyük bilim adamlarına saygı ve hürmetin bir ifadesi olarak bu yerleri gezmektedirler. Geçmişte bu yerler tamamen yıkılmıştı ve bu da insanlardaki dini olan inancı öldürmek, onların İslam mirasını ve kültürünü yok etmek için yapıldı.

    Bağımsızlıktan sonra Özbekistan Müslümanlarının dini bilgilerini geliştirmek yolunda bir çok yayınlar gerçekleştirilmiştir. İlk olarak, Müslümanların kutsal kitabı Kuran ve İmam el Buhari tarafından derlenen dört ciltlik hadis kitabı çağdaş Özbek dilinde yayınlandı.

    Kuranı Kerim tercümelerinin ve Özbekçe Tefsirinin yayınlanması bu hayırlı işlerin başında gelmektedir.Bundan Başka İmam Buharinin 4 ciltten oluşan Hadis Kitabını tercümesi, İmam Termizi'nin Sunan-ı Tırmız adlı Hadis Kitabının 1.cildi, İslam İlmihali, Peygamber Efendimizin Hayatıyla, İslam Tarihiyle ve çeşitli İslam Konularındaki kitaplar. Yayınlanmış bulunmaktadır.

    www.altinmiras.com



  2. 2
    HADİE
    Bayan Üye

    Cevap: Özbekistan'da Milli Değerlerin Yeniden Doğuşu

    Reklam



    eski sosyal sovyetler cumhuriyetler birliği alında zoraki birlik zulmün kol gezdiği insanların dinini yaşayamadığı dillerini konuşamadığı zulüm birliğidir özbekistan ayrıldıktan sonra henüz çok yeni olmasına rağmen kendine hızla gelen öz benliğini kazanmaya çalışan devletlerdendir







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi