İngilizce Hikayeler-Türkçe Tercümeleriyle Birlikte

+ Yorum Gönder
Diğer Konular ve English - ingilizce Bölümünden İngilizce Hikayeler-Türkçe Tercümeleriyle Birlikte ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Hozukcan
    Emekli
    Reklam

    İngilizce Hikayeler-Türkçe Tercümeleriyle Birlikte

    Reklam



    İngilizce Hikayeler-Türkçe Tercümeleriyle Birlikte

    Forum Alev
    SWALLOW AND SPARROW

    Swallow and sparrow became close friends. They started walking around in together. Other swallows said nothing at the beginning about this circumstance. However, the things changed when the swallow started bringing the sparrow to its nest. Nest of the swallow was under the eaves of an empty wooden house and there were many nests of swallow next to it. Going there from and thereto made swallows disturbed.

    Swallows held a meeting and they appointed a spokesman. This spokesman told about this circumstance with it in a suitable time and said it not to bring this sparrow to its nest.

    Although the swallow showed some obstinacy, it finally was obliged to obey by this requirement.
    One night the sparrow suddenly wakened while it was sleeping. Tree on which it built up its nest among its branches was swinging. It flied away and had a look-see round the environment. Thereupon, it recognised that it was an earthquake.

    Its close friend, the swallow, came to its mind. It arrived at its nest and it weakened its close friend. It said the swallow to weaken other swallows and the wooden house may be fallen onto the ground. The swallow fulfilled what it said. Once the last swallow flied away there, the wooden house was fallen onto the ground. Later, swallows set up new nests under eaves of another house and they did make no rejection for the sparrow to go from and to the nest of the swallow for the reason that they were owed their life to it.

    KIRLANGIÇ İLE SERÇE

    Kırlangıç ile serçe dost olmuşlar. Birlikte gezip dolaşmaya başlamışlar. Diğer kırlangıçlar önceleri bu duruma ses çıkarmamışlar. Fakat kırlangıç serçeyi yuvasına getirmeye başlayınca işler değişmiş. Kırlangıcın yuvası ahşap, boş bir evin saçak altındaymış ve burada pek çok kırlangıç yuvası varmış. Serçenin gelip gitmesi, kırlangıçları rahatsız etmiş.

    Kırlangıçlar toplanıp bir sözcü seçmişler. Sözcü uygun bir zamanda kırlangıca konuyu açmış ve serçeyi yuvasına getirmemesini söylemiş.

    Kırlangıç biraz direttiyse de sonunda genel isteğe boyun eğmek zorunda kalmış. Bir gece serçe yuvasında uyurken aniden uyanmış. Dalları arasına yuva kurduğu ağaç sallanıyormuş. Uçup çevreyi şöyle bir kolaçan etmiş. O zaman bunun bir yer sarsıntısı olduğunu anlamış.

    Aklına dostu kırlangıç gelmiş. Kırlangıcın yuvasına gitmiş, onu uyandırmış. Kırlangıca diğer kırlangıçları uyandırmasını, ahşap evin sarsıntıdan yıkılabileceğini söylemiş. Kırlangıç söyleneni yapmış. Son kırlangıç da kaçınca ahşap ev yıkılmış. Daha sonra kırlangıçlar başka bir evin saçak altına yeni yuvalar yapmışlar ve yaşamlarını borçlu oldukları dost serçenin kırlangıcın yuvasına gelip gitmesine karşı çıkmamışlar.



    RABBIT
    There was a rabbit imagining itself like a lion. One day this rabbit convened all rabbits in the vicinity on a high hill and said them that it would frighten wolf, jackal, fox in the case they would pass through the rough path in the downstairs. Rabbits listened to it with no movement.

    Ten minutes later, a wolf was passing through this path and it was suddenly surprised to see a rabbit shouting and running toward itself, and this circumstance caused it to frighten, and it urgently run away and disappeared there.

    TAVŞAN
    Tavşanın biri kendini aslan zannedermiş. Bir gün bu tavşan civardaki tavşanları yüksekçe bir tepeye toplayıp aşağıdaki patika yoldan kurt, çakal, tilki geçmesi halinde korkutup kaçıracağını söylemiş. Tavşanlar, onu sakin şekilde dinlemişler.

    On dakika sonra bir kurt geçiyormuş ki, bir de ne görsün, bağırıp çağırarak üstüne doludizgin gelen tavşanı görünce ürkmüş ve son sürat oradan kaçmış.


    FOX
    There was a fox hanging wings on it and stealing hens from poultry-houses upper sides of which were uncovered. Once poultry-house owner recognised this circumstance, they covered upper-sides of them.

    A fox never likes being hungry and remaining with no remedy. It learnt soil digging work from one mole and started entering into poultry-houses through underground. Poultry-house owners thought that mole was stealing the hens and always hoped to catch a mole.



    TİLKİ
    Tilkinin biri kanat takıp üstü açık kümeslerden tavuk çalarmış. Kümes sahipleri durumu fark edince kümeslerin üstünü kapatmışlar.

    Tilki açlığı ve çaresizliği hiç sevmezmiş. Bir köstebekten toprak kazma işini öğrenip, yeraltından kümeslere girmeye başlamış. Kümes sahipleri tavukları çalanın köstebek olduğunu sanıp, hep bir köstebek yakalamayı ummuşlar.

    SCORPION

    One of the scorpions was affected from a movie which it watched on tv,. and it ardently desired to be a diver.
    It jumped into a cup filled up with water when saw it but it was late for it to immediately recognise that it did not know swimming. This caused to lose its life.

    AKREP

    Akrebin biri televizyonda gördüğü bir filmden etkilenir, dalgıçlığa özenir. Su dolu tası görünce içine atlar, fakat yüzme bilmediğini fark etmekte gecikmez. Bu da onun hayatına mal olur.

    OWL
    There was an owl, which is very interested in reading books. It was not telling the things it has read and it was always concerned with its benefit.

    At the end, it became a scholar, but this owl has suffered from the difficulty to live together with ignorant people.

    BAYKUŞ
    Kitap okumaya meraklı bir baykuş varmış. Okuduklarını kimseye anlatmaz, hep kendi yararına bakarmış.

    Sonunda alim olmuş bu baykuş ama cahillerle bir arada yaşamanın zorluğuna katlanmış.






    WORM
    There was a worm of twenty centimetres in length but it was arrogantly behaving that its tall was two meters. One day, when it attempted to
    swallow a squirrel, it escaped its life from the squirrel with difficulty.

    After this event, it required somebody to measure its tall and it was found to be twenty centimetres. It acknowledged this truth and started digging long narrow corridors under the ground like other worms and started hunting insect larva and chrysalis.

    SOLUCAN
    Solucanın biri yirmi santimetre boyundaymış ama benim boyum iki metre diye böbürlenirmiş. Bir gün bir sincabı yutmaya kalkışınca sincabın elinden zor kurtulmuş.

    Boyunu ölçtürmüş ve yirmi santimetre gelmiş. Bunu kabullenmiş ve diğer solucanlar gibi toprak altında uzun dehlizler açarak böcek kurtçuklarını ve krizalitleri avlamaya başlamış.




  2. Alev
    Özel Üye

    İngilizce Hikayeler-Türkçe Tercümeleriyle Birlikte Makalesine henüz yorum yazılmamış. ilk yorumu siz yapın


Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder
ingilizce hikayeler türkçe tercümeleriyle birlikte,  ingilizce kısa hikayeler türkçe tercümeleriyle birlikte ,  ingilizce hikayeler türkçesiyle birlikte,  ingilizce kısa hikayeler ve türkçeleri,  ingilizce hikayeler türkçesiyle birlikte kısa
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi