Pesimist ve Melankoli Fan CLub

+ Yorum Gönder
Müzik Köşesi ve Fan Club Bölümünden Pesimist ve Melankoli Fan CLub ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    ZEYCANSU
    Emekli
    Reklam

    Pesimist ve Melankoli Fan CLub

    Reklam



    Pesimist ve Melankoli Fan CLub

    Forum Alev
    Melankoli melankolia halk arasındamutsuzluk yanlız kalma istediğir ayrıca pesimist kelimeside melankolia kelimesinden gelmektedir pesimist rapper sagopa kajmer tarafından bu akım yayılmıştır kolera nın pesimist olup olmadığı bilinmemektedir sagopa kajmer in başarısı sayesinde bu akıım yayılmıştır en iyi Türkçe rap yapan kişiler olması nedeniyle sagopa ve kolera bu akımları yaymıştır mutsuz karamsar olmalıyız.
    ‘’ Melankoli, hüzünlü olma mutluluğudur


    Olayları kafanıza çok mu takıyorsunuz ?Yalnızlık korkusu mu yaşıyorsunuz..?

    Melankoli resimler.jpg
    Belkide Hiç yoktun..!!
    önceleri hayatımın en güzel tatlarındandın,
    oynadığımız küçük oyun,
    o anda herşeye değerdi benim için.
    daha büyümemişti kalbim belki de
    kördü belki gözlerim hayatın anlık parıldayan ışıltısında..
    sana ulaşabilmekti tek amacım!
    senin sevgine muhtaçtım,
    artık sana muhtacım!!!
    işte bu anda kararmaya başladı tüm dünya,
    uçsuz bucaksız aydınlıklar yok oldu,
    araya mesafeler kondu..
    hayatın acı yüzünü bir kez daha gördüm,
    gözyaşlarım daha da bulandırdı zaten göremediğim yarınım..
    kendimle çelişmeye başladım,
    içimdeki fırtınalardan korunmak için kaçtım kendimden,
    kayboldum sonra..
    zalim karanlıklar içinde kaldım tek başıma!!
    hayat bir tiyatroydu aslında
    herkesin maskeleri aralandı usulca,
    seni aradım her düşen maskenin altında,
    ama hep başkası vardı karşımda..
    acaba sen aslında yok muydun?
    rüyalarımı hayallerimle harmanlayıp seni ben mi yaratmıştım?
    ya da aklımın bana oynadığı en güzel ama en acı oyun muydun?
    belki de…
    ama ne olursan ol
    bu güne kadar çektiğim en anlamlı acısın!
    keşke hiç gitmese başımdan bu bela!
    uzattığımda ulaşamasa da ellerine ellerim,
    gözlerim gözlerinde yok olamasa da,
    sarılamasamda sımsıkı boynuna,
    son nefesimde bile seni hatırlamak isterim…
    herkese anlatmak isterim
    sana bahşettiğim o kutsal üç harfi, senin inancın olmasa da..!
    hayat bu, belli olmaz..
    kaderse seçimlerden oluşmaz, bunu da öğrendim artık!
    ama biliyorum ki sonu çoktan geldi.
    en güzel hikayem daha başlamadan bitti..
    çok zor oldu!
    ama bitti!
    belki de sadece kendimi kandırıyorum.
    ne farkeder ki;
    hayat perdesi çoktan açıldı..
    şimdi sahne zamanı!!
    gülen maskelerimizi kuşanıp yaralarımızı saklamamız lazım
    aman gözyaşlarımızı kimse görmesin!!!
    hep gülelim…
    SAÇMALIK….!
    ama biz yine de hep gülelim ki mutlu sansınlar, unuttu sansınlar…!


    Melankolik bir düşünce; Hani içinden çok şey söylemek gelir de susmaktan fazlasını yapacak halin yoktur...Hani kimse bilmez neden öyle olduğunu, hani sormazlar neden sırt döndüğünü herşeye...günler kötü geçer hani...Hani hayaller yıkık, kalp kırık...Hani… gerisini siz doldurun işte, şu an susmaktan fazlasını yapmaya halim yok…

    Melankoli resimleri 0.jpg
    Keskin görünen düşüncelerin bulanık izlenimini verdiği anlarda çelişkiler başlar...Kararsız olma hissi ve bir yandan yalnız olmaktan hoşlanan kişilik bir yandan da insanların içinde olmayışının hüznü ile geçen zamanlardaki tedirginlik.Melankoli dönemlerinde, insanlarla ilişkilerinde hep bulanık bir sorun vardır.Anlaşılamaması, mizacı gereği farkındalığı, sosyal olmayı , diğerleri gibi olmayı becerememeleri onu insanlardan uzaklaştırır . Toplumsallaşmaktan , bir yere bir kimseye bağlı olmaktan korkmak melankoliklerin tutumudur. kendilerine duydukları saygı, kendilerine yönelik olmaları belirgin özelliklerindendir. o nedenle aylaktırlar.


    Kırmızı
    O
    Soylu!
    Biliyorsun yahu soylu işte.
    Kan gibi kan,
    Adam gibi adam,
    Sperm kadar akıcı,
    Tırnaklarım kadar yırtıcı,
    O senden,
    Korkma tamam,
    Benden yani benden.
    İçeceğim bu gece,
    Evet içeceğim bu gece.
    İçtikçe seni düşüneceğim.
    Bu gece
    Bu gece üşüyeceğim
    Rakımın içine kanımı damlatıp
    Seni düşüneceğim.
    Aşklaşacağım sevgilim.
    Aşkı içeceğim.
    Yudum yudum içeceğim.
    Etini düşünüp içeceğim.
    Aşkı becereceğim.
    Bu gece
    Bu gece becereceğim.
    Sonra…
    Çırpınan kelebeğe kon.
    Akan deli kanıma dur
    Diyeceğim.
    Sırtıma ayaz vuracak.
    Biliyorum vuracak yahu.
    Çünkü belki yarın
    Belki yarın sevdiğim
    Ben öleceğim!
    Özür dilerim…

    melankoli-resimler-1.jpg

    orman rüzgarlarını tanır mısın?
    içinden bir ürperti geçirir.
    gölgesi seni kovalar,
    tüylerin diken diken.
    yanıbaşındaki aya teslim olursun çaresiz
    kocaman aya.
    aslında istediğin nedir?
    kaçamazsın,
    ay dolunay değildir.
    rüyalarında gördüğün.
    sehvetli bir kırbaç gibi
    seni yaralayan.
    umut ederim ki,
    ormanın gölgesine sığınan yalnız,
    gizli ve korkulu haykırışlardır.
    hiç umut etmediğin
    düşünmediğin…
    hep böyledir
    melankoli
    tutarsız ve umarsız
    umutsuz ve zayıf
    tutkulu ve korkak
    isteyen ve sessiz
    yanan,
    kavrulan…

    Melankoli resimler 2.jpg
    Bir gün ansızın, yüreğinin en eski köşesi, uzun yılların gerisine saklanmış bir yara, bir hayal, bir fotoğraf bütün dehşetiyle fırlayıp öne, seni saçlarından tutarak büyük girdaplara doğru çeker. Bir vakitler ağlayamadığın bir aşka, belki on yıl sonra, bugün, iki damla yaş düşürürsün. Bir demli çay, bir simit ve bunların yanına iliştirilmiş bir paket sigara, seni bir fotoğraf karesinin içinden çıkarıp, geçmişin sisli, flu ve insanın içini kanatan kaldırımlarına atar. Bütün şiirlerde kaldırımları, bütün kaldırımlarda bir büyük şiiri ararsın. Ve aslında aradığın her şeyin içinde itiraf edilmemiş, sende gizlenmiş, itinayla saklanmış bir aşkın silüeti dolaşır. Bir bıçağa benzeyen bu silüet, kalbinde açtığı deliği, sarhoş salınımlarla, her gün biraz daha genişletir. On yıl mesela, her gün biraz daha derinleşir acı ve her gün biraz daha derine gömerek onu, yeni yeni umutların ardına düşersin. Her yeni, o eski resmi biraz daha büyütür sadece. Ellerinden, gözlerinden, gövdenden, hayallerinden, işinden gücünden daha büyük olan bu resmi bir gün hiç taşıyamaz hale gelirsin ve yara bütün şiddetiyle patlar. Lanetli bir aşk bu. Dokunduğun her şeyi yakan, her şeyi kocaman bir girdabın içine doğru çeken, mor, şekilsiz ve her şekle giren bir aşk. Geride sadece kül, sadece kül ve sadece kül bırakan bir şey benim anlattığım. Aslında anlatmak filan değil bu. Aksine, hiçbir şeyi anlatamamanın kızgınlığıyla ve geçmişte bir yerlerde doğru cümleleri kurmayı becerememiş bir adamın öfkesiyle konuşuyorum şu an. Bir insan, hayatının en büyük tokatlarını kendisine atar. O tokatların izi, birilerinin attığı gibi suratta değil, ruhun derinliklerindedir. Ve ruh ağır ağır, sinsi sinsi ve kimseye belli etmeden kanar. İki ayağının üzerinde sağlam durduğu zannedilen bi adam, mesela bu satırların yazarı, bir pelteye dönmüştür aslında ve bütün kemikleri kırılmış bir çığlığı yürek diye peşinden sürükler. Yürek diye gösterdiği şey, epimis, berkitilmiş, incinmiş ve dünyanın en kalabalık otobanın ortasına atıldığı için otomobiller tarafından parça parça edilmiş bir kedi ölüsüdür. Bir kedi ölüsüdür aşk.

    Beynin arka odalarına kitlediğin masum bir hatırayla hiçbir yere varamazsın. Ne sen masumsun artık, ne de o hatıra. Birbirinizi eriterek ve tüketerek harflerinizi, okunaksız bir yazıya dönüşürsünüz. Okunaksız yazıları seviyorsun elbet, biliyorum. Herkesten sakladığın bir labirentte tek başına dolaşmak gibi bir şey bu. Işıksız, pusulasız, haritasız kalmak güzeldir bazen. Ve hep ışıksız, hep pusulasız, hep harıtasız kalmak da. Belki bu yüzden sevmiyorsunuz aydınlıktan bahsedenleri, gelecek güzel günleri anlatanları, kılavuzları, kılavuz gemileri, rehberleri. Belki bu yüzden ölüyorsun sen. Sıkışıp iki şeyin arasına, bir bir hatırayla bir gerçekliğin arasına sıkışıp, kâğıt gibi oluyorsun. Kâğıt gibi bakıyorsun gidenlere. Yol kenarına kaldırılmış bir ölünün üzerine serpilmiş birkaç parça kâğıt gibi. " Ben seni unutmak için sevmedim" diyor şarkı ve bundan başka her şeyi unutuyorsun. Her şey bu.



  2. 2
    ZEYCANSU
    Emekli

    --->: Pesimist ve Melankoli fun club

    Reklam



    Olamadim kendine engel döngel geriye, Bosa çaba... nafile yaptin. Bilir misin ? Kaç zaman devir daim etti, Gözlerimin önünde canlar gitti, Cenneti sordum yitirdiklerime,
    Cevap alamadim duyamadim onlari, Tek basina yürüdüm aklimda sorular, Neden niye dedim göçtü gitti ruhlar

    Önündeki yola bak, yokustasin. Yorulmus beden biçare çikmaya dermansiz uzun ince yollari. Yuvarlanan taslar üzerine gelir, Düsmancasina hücum eder, Sense yoldan
    çikarsin, varirsin bilmedigin dostlara hesapta, Dost çakal !... dini imani yok. Uçurumdan asagiya bakan olmus korkmussan anlarsin, Ölümün soguk terini hissedersin ya hani. Esigindeyken; yar olmaz sana yar dar huzur ar, Sana , ama var iki günlük dünyada onca zarar, Olsun gitsin dünya mali, arinmali, belkide pozitifte yok olmali, Kaybolmali, damarlarindan sadece kan akmali... kan akmali...



    Olamadim kendine engel döngel geriye, Bosa çaba... nafile yaptin. Bilir misin ? Kaç zaman devir daim etti, Gözlerimin önünde canlar gitti, Cenneti sordum yitirdiklerime,
    Cevap alamadim duyamadim onlari, Tek basina yürüdüm aklimda sorular, Neden niye dedim göçtü gitti ruhlar







  3. 3
    ZEYCANSU
    Emekli
    eriye ne kaldı…
    bunca yıkım,bunca acı ya da az biraz mutluluk
    ne öldürebildi
    ne de yaşamayı sevdirdi
    sıkışıp kaldım,
    ne ileri gidebildim
    ne de geçmişe dönebildim
    gitsem baksam ne olacaktı
    gidemezdim
    geçmişi tekrar adımlasam
    yüreğim daha mı az nasır tutardı
    daha mı fazla yaşamak isterdim! daha doğmadan peşimizde bir kiralık katil
    vaftiz edilmemiş ruhu
    ölünce cennete gidemem demiş Tanrı’ya
    bana bir şans ver
    zaman koy adımı,sen vaftiz et beni
    daha doğmadan senin insanların
    takılayım peşlerine
    soluk aldırmadan,
    ölüme getireyim onları
    dizlerinin dibine,
    boyumu kısa yap,geçip gideyim
    gözlerim olmasın
    bilmeyeyim hiç,
    kime ne kötülük ettim
    cennetten vazgeçemem
    onlar için…
    Tanrı’nın planı bu değilmiş
    kendi parçalarının peşinde
    bir kiralık katil!
    mümkün değil demiş
    yapamam!
    kader araya girip yapmalısınız demiş
    sonsuzluk vadetmediniz onlara
    biliyorlardı!
    ben yardım ederim zamana,hiç ayrılmam yanından!
    Tanrı gitmiş cennetine
    Adem’i kovduğu yere gelmiş
    her şey senin yüzünden
    neden terkettin beni!
    neden yarattım seni!
    Tanrı çağırmış zamanı
    seni vaftiz ediyorum
    git şimdi yeryüzüne,
    anlatma kimseye bu oynanan oyunu
    hızlıca geç git,acı toplanmasın yüreklerinde
    hekimliğin senindir demiş!
    zaman sevinmiş
    cennetine yerleşmiş
    kader-zaman evlenmiş
    Tanrı aradan çekilmiş
    insanlar bunları hiç bilmemiş!!!








+ Yorum Gönder
belki de yalnizlik
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi