Uyuşturucuya HAYIR fan club

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 ... Sonuncu8Sonuncu9
Müzik Köşesi ve Fan Club Bölümünden Uyuşturucuya HAYIR fan club ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    >>myworld<<
    Usta Üye
    Reklam

    Uyuşturucuya HAYIR fan club

    Reklam



    Uyuşturucuya HAYIR fan club

    Forum Alev
    Arkadaşlar gelin frmalev AİLESİ üyeleri olarak uyuşturucuya hayır KAMPANYASI BAŞLATALIM bütün herkez bildigi kişilere bu linki göndersin biz bu kötü alışkanlığın zararlarını herkeze birazda olsun duyuralım kullanmak isteyen kişilere elimizden geldiğince DUR DİYELİM Lütfen bu Kampanyayı ciddiye alalım alalım ki bu kötü alışkanlık yarın yakınlarımızıda zehirlemesin...


    Nasıl Uyuşturucuya Alıştırılır? Uyuşturucu Tuzağı Nasıl Kurulur?
    Unutmayın , eroin bağımlılığının ilk adımı arkadaş kıyağı ile atılır. Eğer arkadaşınız , gerçektende arkadaş değil de bir "ayakçı" ise, birkaç hafta sonu devam eden bu kıyakçılığı " bombalama" denilen ikinci aşama izler. Bu aşamada bir gün ziyaretinize gelen ayakçı, kıyağını yaptıktan sonra giderken, nasılsa yanındaki yüklüce miktarda eroini almayı unutuverir. Bir eroinmanın malını asla unutmayacağını bilmediğiniz için kuşkulanmazsınız. Birkaç gün gelip almasını beklersiniz. Gelmez. Bir gün, "yahu şundan bir kere çeksek ne olur sanki?" dersiniz. Sonra bunun gerisi gelir. Mal bittiğinde bombalanmışınız demektir. Artık bir eroin bağımlısı olarak, her yerde kıyakçınızı, daha doğrusu ayakçınızı arar ve kolaylıkla bulursunuz. Özellikle genç yaştaki insanlar arasında, guruptan bir yada birkaç kişinin uyuşturucu kullanması , diğerlerinin de en azından bir kez denemesi için yeterli bir neden.
    Gençler , birbirlerine sigara ikram eder gibi yada hastalığını iyileştirmek amacıyla ilaç verir gibi uyuşturucu sağlayabiliyorlar. Gençler, arasındaki sohbetin dışında kalmasını istemedikleri arkadaşlarını da kendileri gibi uyuşturucu kullanmaya zorlayabilirler. Kullanmaya itiraz eden arkadaşlarını dışlıyor yada "arabesk" türü tanımlamalarla , kendilerince aşağılama yolu seçiyorlar. Okul önleri de artık satıcılar için vazgeçilmez mekanlardan. İstanbul'da bulunan pek çok okulun kapısında , özellikle çıkış saatlerinde uyuşturucu satıcılarına rastlanıyor.

    Neden Uyuşturucu Kullanılır? " Uyuşturucu Kültürü " Nedir?

    Toplumu ayakta tutan , ona yücelme ve yasama gücünü kazandıran , manevi , ahlaki ve hamasi değerlerini çürüterek , sömürgeci devletlerin uydusu halin getiren bir soğuk harp uygulamasıdır. Dış güçlerin ve içerdeki ajanlarının ve bunlarla işbirliği yapan mafya üçlüsünün organize çalışmaları. Her zaman mafyanın ağına takılmaya hazır "sokaktaki başı boş insanlar ve çocuklar" Unutulmaması gereken bir önemli husus da : Beyaz zehir alışkanlığının gelişmesinde , içinde türlü uyuşturucular taşıyan ve son yıllarda karaborsaya da tekel çizgisinde hükmeden ithal sigaraların ve kolalı mamullerin keza , çikletlerinde payı zannedildiğinden çok fazla

    Bilgisizlik :

    Tehlikeden habersiz ve bu sebeple konuyu hafife almak.

    Özenti:

    Özenti sergilemede en önemli payın medyaya ait olduğu rahatlıkla söylenebilir.

    Bira-bahane:

    Diskotek ve diğer kafabulma-eğlenme yerleri. Bunlar beyaz ölüm değirmeninin çarkları ve tuzaklarıdır. Giren büyük ihtimalle öğütülür. Gurup baskıları: kötü arkadaş.

    Merak:

    Denerim, bırakırım kafası. Fakat bir veya iki deneme genci belki de dönüşü olmayan yola sokmaya yeterli gelmektedir.

    Moda:

    Çevreye uyma havası... Bozuk çevre ve hasta toplum. Bilindiği gibi hastalıklarda insandan insana kolaylıkla geçebilir. Gençlerde tehlike sevgisi , cinsel bozukluklar , kendini aşma , ispatlama içgüdüsü veya gayreti. Genetik yapının maddeye yatkınlığı. Gençlerdeki manevi boşluk , inanç zaafı. Bozuk aile ve hasta toplumdan kaynaklanan güvensizlik duygusu. Gelecek karşısındaki kaygılar strese, sıkıntıya ve yalnızlığa itiyor. Aile yapısındaki bozukluklar , geçimsizlikler. Ahlaki manevi zaaflar. Yine ailelerdeki ekonomik bozukluklar çoklukla normaliteyi bozar. Bilhassa yokluktakini bunalıma ve intihara , varlıktakini şımarıklığa , taşkınlığa , tahribe yöneltir. Eğitimdeki zafiyet , yetersizlik ve yanlışlıklar. Maddeci felsefeye dayalı eğitimler insanları bencilliğe (egoizme) , şahsi çıkarcılığa iten temeldeki sebeplerdir.

    Arkadaş çok önemli :

    Çocuklar ve gençler aileden ve okuldan , zamanla arkadaş çevresinden etkilenirler. Arkadaş çevresinde kabul edilmek için gençler, ekseriya çevresinin baskısına dayanamaz aşağılık duygusu ile uyuşturucu kullanır. Sanıldığının aksine , uyuşturucu ile ilk temas , sokak başında bilinmeyen satıcı vasıtası ile değil , bilakis arkadaş çevresiyle olmaktadır.


    Gençler ! Eğer bu illete bulaştıysanız ve her hangi bir şekilde ilk veya bir kaç denemenizi yaptıysanız, lütfen hemen şimdi bu alışkanlığınızı " ailenizle paylaşınız ". Aileniz size yardımcı olacaktır. Bundan emin olunuz ! Lütfen...Hemen Şimdi...




  2. 2
    >>myworld<<
    Usta Üye

    --->: Uyuşturucuya HAYIR fan club

    Reklam



    Belki artık günlük hayıtımızda bile duyar hale geldik. Kullanım yaşı artık 12 - 13' lü yaşlara kadar düşen "Extacy" haplarından bahsediyoruz. Günümüzde bu tür uyuşturucu maddelerin kullanımı inanın sandığımızdan daha fazla artmış durumda, ilk önce üniversite ve liselerde yaygınlaşan bu furyanın yakın bir zamanda ilköğretim okullarına bile girdiği söyleniyor... Peki! artık çocukların bile bildiğini sandığı bu "Êxtacy" nedir? Ne işe yarar? Zararları nelerdir? Bilinmesi gerekenler nelerdir? İşte arayıpta bulamadığınır bir çok sorunun cevabını
    vermeye calısacağım..


    Extacy nedir?

    Dr Selime Çelik, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi

    Metilen Dioxi Metamfetamin (MDMA) türevi olan sentetik, kimyevi bir uyuşturucu. MDMA, hem amfetaminlere (uyarıcılar) hem de halüsonejik (halüsinasyon görme) maddelere benziyor. Sentetik uyuşturucular, kimyasal tekniklerle yapılan, tedavi amaçla üretilen ilaçların, kötüye kullanımı anlamını taşıyor, fakat MDMA keşfedildiğinden beri amacı dışında kullanılıyor. Diğer türevleri arasında amfetamin maddesi fazla olan MDEA ve halüsonejik etkisi fazla olan MDA yer alıyor.

    Extacy'nin piyasada tablet ya da kapsül olarak bulunması bu ad altında başka maddelerin de satılmasına neden oluyor. Karışımın içinde ne olduğu bilinmemesi beklenenden daha farklı etkiler ortaya çıkarıyor. Tabletler beyaz, sarı, kırmızı, pembe, mavi gibi çeşitli renklerde olup üzerlerinde değişik semboller bulunuyor (Superman, Motorola, Dolar, Mitsubishi, İndian, Ninja vb). Genellikle 25 yaşın altındaki gençler extacy'i eğlence yerlerinde kullanıyorlar.

    Etkileri 20 - 60 dakika içerisinde etki gösteriyor. Etkisi ortalama 4 - 6 saat sürer. Kullanan kişide canlılık, hareketlilik, enerji artışı, karşı cinse yakınlık, güven duygusu, algı değişiklikleri görülüyor.

    Yan etkileri Beden ısısında, kan basıncında, nabız hızında artma, Extacy kullanmadan hiçbir şeyden zevk almama ve koordinasyon bozukluğu saptanıyor. Karaciğer yetmezliğine neden olabiliyor. Astım, hipertansiyon ve epilepsi (sara) hastaları için çok tehlikeli. Ölüme yol açabiliyor. Extacy kullananlarda dehidratasyon (vücuttan sıvı kaybı), beden ısısında artış ve içerisindeki katkı maddesine bağlı ani ölümler meydana gelebiliyor.

    Olumsuz etkileri Yokluğunda boşluk duygusu, yorgunluk, baş ağrısı, baş dönmesi, uyku bozuklukları görülebiliyor. Kişinin zamanla aynı miktardaki madde kullanımıyla aynı etkiyi sağlayamaması, aynı etkiyi sağlayabilmek için kullandığı madde miktarını arttırmasına tolerans deniyor. Extacy' nin toleransı orta derecede olarak değerlendiriliyor. Bu da kişinin uzun bir süre sonra başlarsa bağımlılığın da kolayca tekrar edeceğini gösteriyor. Extacy zamanla beyinde ve kalpte kalıcı hasarlara neden olabiliyor.

    Öneriler Bırakmak için tek şart kişinin kendisinin farkında olması ve bırakmayı gerçekten istemesidir. Anne ve babalar çocuklarını yargılamadan, suçlamadan hareket etmelidir. Ona destek olduklarını hissettirip tedavi için cesaretlendirmeli, onun yerine sorumluluk üstlenmeyip bu durumun sonuçlarına sadece kendisinin katlanacağını hatırlatmalıdırlar.


    Zararları :

    Merkezi sinir sistemini uyaran Ecstasy, halusinasyonlara da sebep olabilen amfetamin türevi bir sentetik uyuşturucudur. Tablet, kapsül, toz veya sıvı şeklindedir.

    İlk olarak "çeçe sineği" gibi böcekler soktuğunda insanları uyku halinden kurtarmak için 1912 yılında üretildiği bilinen ecstasy; uyuşturucu olarak ilk defa 1985 yılında Hollanda'da rapor edilmiştir. Sağlık uzmanları, bu maddelerin merkezi sinir sistemine ve vücuda olan zararlarını sürekli olarak bildirmektedirler.

    Moda uyuşturucular olarak bilinen bu tip sentetik maddeler, genelde var olan etkin maddenin özel muameleler ve kimyasal yöntemlerle moleküler anlamda değişikliğe uğratılması neticesinde birtakım ara maddelerin de katılmasıyla üretilmektedir.

    Ecstasy; "3.4 Metilendioksimetamfetamin"in (MDMA) yaygın ismidir. Ecstasy, feniletilaminler ve halüsinojenik meskalin maddesinin yapısı ile benzerlik gösteren bir kimyasaldır. MDMA tableti alındıktan sonra uyarıcı etkiler hissedilir. Uyuşturucu üreticileri, var olan uyuşturucuların moleküler yapılarını değiştirerek yeni uyuşturucular üretmek ve pazara yeni maddeler sürmek amacını güderler.

    Amfetamin kelimesi çok kalabalık uyarıcılar grubu için kullanılan bir kelimedir. Speed (hız) olarak bilinirler. Değişik amfetaminlerin çok benzeşen kimyevi yapıları ve etkileri vardır. Tecrübeli kullanıcılar dahi hangisini kullanmış olduklarını anlamayabilirler. Dextroamfetaminler ve Methamfetaminler en çok karşılaşılan iki çeşididir.

    Bunlara örnek olarak şu maddeler gösterilebilir:

    MDEA: MDMA'dan daha hızlı (2-3 saat) fakat daha kısa süreli bir maddedir.

    MDA: Etkisi MDMA'dan daha uzun süren (8-12 saat) ve daha güçlü etkileri olan bir maddedir.

    DOB: Güçlü ve (18-30 saat) çok uzun süreli hayal gösterici etkileri olan bir maddedir.

    MDOH: MDA ile benzer etkilere sahip bir maddedir. Fakat etki süresi daha kısadır (3-6 saat). Etkiler geçtiğinde şiddetli bitkinlik ve uyuşukluk hali görülür.




    İşte bu hapları buradan tanıyabilirsiniz








  3. 3
    >>myworld<<
    Usta Üye
    NASIL KURTULUNUR?
    -Çocuğunuzun Uyuşturucu Madde Kullandığını Nasıl Anlarsınız?

    Uyuşturucuların kullanılması davranış değişikliklerinde ve bünyedeki emarelerde kendini gösterebilir. Bununla beraber bu işaretler kesin delil sayılmazlar. Uyuşturucunun kullanılmasında kesin delil olan bünye emaresi enjeksiyonda (bilhassa eroinde) görülür. Daha çok kol ve bacak damarları boyunca olmak üzere, bağımlının bütün vücudunda iğne izleri vardır. Bunlar sivrisineğin soktuğu yerlere benzer ve muhtemelen iltihaplıdır. Tabi iğne ile tedavi gören hastaların vücudunda da iğne izlerinin bulunduğu unutulmamalıdır.

    Kullanılan uyuşturucunun cinsine ve kullanma şekline göre değişen aletler, zehir in alınışı ve çeşidi hakkında fikir verir. Vücuttaki emarelerin çokluğu bağımlılık ihtimalinin işareti ise de, uyuşturucu kullanılmasının kesin delilleri olarak kabul edilmemelidir, fakat uyanık olunmalı, olaylar dikkatle izlenmeli ve değerlendirilmelidir. Bunlar mesela, el titremesi, ter boşanması, uykusuzluk, huzursuzluk, sükunet ile sinirlilik hallerinin birbirini takip etmesi gibi işaretlerdir. Davranış değişiklikleri de uyuşturucu bağımlılığın işareti sayılır.

    Gençlerde rastlanan ve göze çarpan bu ve benzeri haller, ergenlikle ilgili çok normal sebeplerde olabilir. Örneğin ergenlikte:

    Okul başarılarındaki inişler ve yükselişler, Aile münasebetlerinden ayrı kalma, uzaklaşma, Ruh halinde değişiklikler, İlgi alanlarının sık sık değişmesi söz konusu olabilmektedir.

    Bunlar tehlike işaretleridir :
    • Daha önce bizlerle olmaktan zevk alan, programlar yapan kızımız veya oğlumuz, bizden uzak durmaya başlamışsa, ilgi ve istekleri sıklıkla değişiyorsa, maymun iştahlı olmuşsa, daha önce eğitim konusunda verdiği kararı değiştirmişse, kararsızlıklar yaşıyorsa...
    • Ruhsal yönden içine kapandığını, aşırı sinirli olduğunu, alınganlaştığını, sonra tekrar normale döndüğünü fark ediyorsak.
    • Başarı oranı tamamen ve her derste düşmüş ise, arkadaşlarını çok sık değiştiriyorsa, eski arkadaşlarına sırt çeviriyor ve çevreyle ilişkilerden kaçıyor, işini yada okulunu bırakmak istiyorsa.
    • Hiçbir şeye ilgi duymuyor ve herkesten uzak kalıyorsa, geleceğe dönük hiçbir adım atmıyorsa.
    • Ani ve çabuk duygu değişimleri varsa, yemek yeme düzeninde bozukluk oluyorsa.
    • Yalan söylüyor ve evden ufak tefek şeyler kayboluyorsa.
    • Elbisesinde, yatağında ufak yanıklar ve yırtıklar oluşmuşsa, farklı yerlere gittiğine dair ipuçları varsa.
    • Tuvalette uzun süre kalıp, oradan rahatlamış olarak çıkıyorsa.
    • Odasında, üstünde pudraya benzer şeyler varsa bunlar bize bir problemin olduğunu düşündürmelidir. Ama bütün bunları, tek başına anne yada baba olarak halletmeye kalkışmamak, mutlaka bir uzmandan yardım almak gerekir.
    -Aileye Düşen Görevler
    Uyuşturuculardan korunmada en büyük vazife aileye düşmektedir. Aile toplumun temel çekirdeğidir. En başta anne ve baba, çocuklara örnek olmalıdır. Çocuklar, her türlü sıkıntılarını ve problemlerini öncelikle anne ve babalarına açabilmelidirler. Problemlerin ilk defa aile büyüklerince değerlendirilmeleri şarttır.

    Bu konuda gençlerimizin dikkat edecekleri noktalara gelince;
    • Gerek sevgiyi ve mutluluğu muhakkak ki kendi yuvalarında aramalıdırlar.
    • Kötü arkadaş guruplarından uzak durmaları gerekir. Böyle kişiler davranışlarından, hareket ve sözlerinden anlaşılır.
    • Boş zamanları en iyi şekilde (okumak, kültürel ve diğer faydalı faaliyetlerde bulunmak gibi meşguliyetlerle) değerlendirmelidirler.
    • Yine gençlik dönemi ; halk arasında söylendiği şekliyle "delikanlılık" devresidir. Bu yaşlarda kişilik icabı, gelecek için her an problem oluşturabilecek hareketlere girilebilir, kararlarda isteksizlik olabilir. Gençler bu hususu daima göz önünde tutmalı büyüklerin uyarılarını dikkate almalıdırlar.
    Son olarak gençlerimizi uyuşturucunun içine çeken alt kültürden bahsetmek istiyorum. İçki uyuşturucu, kumar, şans oyunları, sapıklıklar, fuhuş evden kaçma gibi faaliyetlerin tümünü besleyen, ortaya çıkaran ortama "Uyuşturucu Kültürü" adını veriyoruz. Zararlı alışkanlıkların temelinde bu vardır ve bunu önlemek uyuşturucu kültürüyle mücadeleye bağlıdır.

    Bu kültürün filizlendiği birahane, pub, diskotek, kahvehane, kumarhane, meyhane ve benzeri yerlerden uzak durmalıdır.

    Bira ve "alkolsüz" denilen bira, alkolizm ve uyuşturucu batağının başlangıç basamağıdır.

    Yine milli manevi değerlerimiz, yüzyıllardan beri nesilden nesile intikal eden geleneklerimiz uyuşturucu kültürünün panzehiridir. Bu değerlere sarılmak zorundayız.

    -Medya'ya düşen görevler

    En güçlü ve yaygın eğitim kurumu olduğu halde bu çizgide hiç bir görev üstlenmeyen, hatta büyük bölümü ile, bilhassa temeldeki konu olan ve her türlü zararlı alışkanlıklara ve bunların salgın haline gelmesinde en büyük etken kabul edilen uyuşturucu kültürü çizgisinde büyük bir sorumsuzluk sergileyen medya, mutlaka disipline edilmeli. Bu güçlü kurum bütün birimleri ile yararlı bir çizgiye getirilmelidir ve medyanın bu sorumluluklarını ve hayati önem taşıyan görevlerini kabullenip yerine getirmedikçe diğer hiçbir tedbirin ülkeyi ve toplumu selamet kıyısına götüremeyeceği kesinlikle bilinmelidir. Bu ülke, bu toplum ve bu devlet hepimizindir. Bir yerde hırs ve kazançlara sınır tanımak zorundayız








  4. 4
    >>myworld<<
    Usta Üye
    ÇOCUK VE GENÇLERE ÖRNEK OLMA

    Çocukların her gün karşı karşıya kaldıkları anne baba tutum, davranış ve ilişki biçimlerinin; onların eğitiminde çok önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Aile ilişkileri, çocuklar için, davranış biçimleri ve insan ilişkilerinin öğrenildiği bir sahne oluşturmaktadır. Madde kullanım konusunda da, benzer mekanizma işlenmekte olup; çocuklar, anne babanın maddeler konusundaki tutum ve davranışlarını gözlemlemekte ve benzer şeyleri uygulamaktadır.

    Toplumda, anne baba başta olmak üzere, öğretmenler ve diğer etkili yetişkinlerin madde kullanımı konusundaki tutum ve davranışları; çocuk ve gençler için çoğu kez kavram karmaşası yaratmaktadır. Çocuk ve gençler, zararlı etkisi kesin olarak kanıtlanmış olan sigara ve alkol gibi maddelerin, neden erişkinler tarafından kullanıldıklarını tam olarak kavrayamamakta; kendilerinin de bu ve buna benzer maddeleri kullanabileceği düşüncesi oluşmaktadır. Anne babalar, her ne kadar, çocuk ve gençleri bağımlılık yapan maddeler konusunda uyarsa da; kendi sergiledikleri davranış modelleri, mantıklı uyarılarından çok daha etkin olmaktadır.

    Bu nedenle, anne babaların, kendilerinin kullanımı konusundaki tutum ve davranışlarının nasıl olduğunu irdelemeleri gerekir. Örneğin alkol, sigara, ilaç kullanımı konularında bu maddeleri kullanma nedenleri, sıklıkları, bu maddelere gereksinimleri, kullanıp-bırakma , bu alandaki güçlülük ve zayıflıkları gibi özelliklerin hepsi önem taşımaktadır.

    Çocuklar, anne babanın davranışlarını görerek öğrenir, anne-babanın birbirlerine olan tutum ve davranışlarını da kendilerine örnek alır, sorunların çözümünde anne babanın davranışlarını kopya ederler.


    KULLANIMLA MÜCADELE
    TEDAVİ

    Uyuşturucu madde kullanan kişiler tedavi olabilir. Özellikle tedavi ilkelerini yerine getiren kişilerde uyuşturucu maddeyi bırakma oranı çok yüksektir.

    Kullanıcılar arasında "bu hastalığın tedavisi olmadığı" yolunda bir kanı yerleşmiştir. Bu değiştirilmeye çalışılmalıdır.

    Uyuşturucu maddeyi bırakan kişilerde tekrar madde kullanımına başlamak sık olarak gözlenen bir durumdur. Kişi uyuşturucu maddeleri bıraktıktan sonra bir daha hiçbir zaman kullanmamalıdır. Bir kez kullanması onun eski günlerine dönmesine neden olabilir.

    Tedavinin ilkeleri

    Bu maddeleri kullanan kişilerin tedavisi kişiye, kullanılan maddenin cinsine ve kullanım süresine göre değişiklikler göstermektedir.







    Tedavinin başarısı için iki önemli etken sayılabilir:
    1. Bunlardan birincisi kişinin tedavi olmayı istemesidir. Eğer kişi tedavi olmayı kendisi istemiyor ise, kimse ona zorla bıraktırmayı başaramaz.
    2. Diğeri ise kişinin maddeyi bırakmaya kendini hazır hissetmesidir. Çünkü, kişi maddeyi bıraktığı zaman alışkanlıklarını, yaşadığı ortamı değiştirmek zorunda kalabilecektir. Eğer tüm bunlara hazır değilse, yapabilecek fazla bir şey yoktur.Uyuşturucu madde kullanan kişide bağımlılık geliştiyse, tedavi daha güç olacak ve daha uzun sürecektir.
    Ayrıca, uyuşturucu kullanımı ile daha da artan aile içi iletişim bozukluklarının, kopukluklarının giderilmesi için anne ve babanın da tedaviye katılması gerekir.



    Bize Destek Olanlar:

    1. crayziso
    2. skatergirl
    3. merely_mrv
    4. dr. matrix
    5. gökçe34
    6. karadağlı.x
    7. zeyzep
    8. ___x-ir___
    9. t_u_b_i
    10. denizcan
    11. Cort-x5
    12. touche-horn
    13. aysacan00
    14. Kolera-rap
    15. simal-yıldızı
    16. muamma.şair
    17. ULtRaDRaGoN2
    18. Gölge Adam
    19. jncll
    20. Berrak
    21. walkmanso
    22. FoReVeR34
    23. IIMyErenII
    24. Sandy
    25. emsalsiz07
    26. | " MaD qİrL " |
    27. demyas
    28. sandy
    29. xRockİnGirLx
    30. 12acc


  5. 5
    crayziso
    Usta Üye
    İlk Olarak beni eklersen sevinirim..
    Unutmayalım ki uyuşturucu kullanmak acizlerin işidir.



  6. 6
    skatergirl
    Bayan Üye
    Uyuşturucuya HAYIR anne(Nesrin Kaz)

    Anne….
    ………Annem
    …………….Ah sevgili annem.
    Seni hiç üzmek istememiştim…
    Senin her dediğini ters anlayıp…
    Karşı gelmiştim…
    Aslında…
    Dediklerinin doğru olduğunu…
    Biliyordum….
    ………….Canım Annem
    …………………..Biliyordum
    Ama Anne…
    ………………Ama hani genç adam olduk
    Erkek olduk…
    Bizde artık büyüdük…
    Demek varya anne…
    İşte……..
    …………..işte
    …………………….Hep ondan işte

    Anne ondan…
    Ah……..
    ………Ah
    ………………Annem ah
    Ben…
    Yaralı bir ceylanım…
    Yaralı bir ceylan…
    Doludizgin koşuyorum…
    Engin diyarlara…
    Ama….
    …Ama annem
    Avcılar hep peşimde…
    Nereye gizlensem…
    Beni……
    …Beni buluyorlar annem
    Ben çok pişmanım…
    Hemde çok annem…
    Babamla sende söylemiştiniz…
    Dikkat et hep diye…
    Böyle olacağını bilemedim…
    Bilemedim….
    …Bilemedim anne
    Şu ergenlik dedikleri…
    Sorunları atlatamadım…
    Atlatamadım anne…
    Birden bire dengesiz…
    ……….Ve
    Çirkin büyüme şeklini…
    Horoz gibi sesimi…
    Yüzümdeki sivilcelerimi…
    Ördek gibi ayaklarımı…
    Çırpı gibi kollarımı…
    Bedenimle bütünleştiremedim…
    Birden bire büyüdüğümü sandım…
    Ne olduğunu bilemedim…
    Sizde bana hep…
    …………Hep
    Çocukmuşum gibi davrandınız…
    Çocukmuşum gibi anne…
    Karşınıza alıp konuşmadınız…
    ………….Konuşmadınız anne
    Hep…
    Bağırdınız çağırdınız…
    Biz böylemiydik…
    Bizi doktoramı götürdüler…
    Sanki diye…
    Oysaki…
    …………..Oysaki annem
    Öğretmenim sizi uyarmıştı…
    Öğretmenim size söylemişti…
    …………..Söylemişti anne
    Beni doktora götürseydiniz…
    Belki…….
    ……………Belki annem
    Şimdi..
    Gerçek ben olacaktım…
    Babamla beraber hep…
    Psikiyatristte deliler gider dediniz…
    Hayır…
    …………..Hayır anne
    Beni götürmeliydiniz…
    ……Götürmeliydiniz anne.
    Sevdalandım da…
    Anne ben…
    Tam ergenlik çağında…
    Okudum bir sevda şiirinde…
    ALTIN VURUŞ sözcüğü…
    Beni cezp etti anne…
    Cezp etti…
    Adı bile ne kadar güzeldi…
    Sanki…
    ………..Sanki anne ölümsüzlük içeriyordu
    Sevdalımında benimle…
    Gurur duyması istedim…
    İşte….
    …………İşte o zaman tutuldum
    O illete ANNEM
    …………O zaman tutuldum
    Dedim kendi kendime…
    Şair ablalar ağabeyler…
    Güzel olmasa…
    Sevda şiirlerinde…
    Bu sözcüğü kullanırmı diye…
    İşte annem…
    ………….İşte
    Hummalı girdaplarda…
    Yolculuğum…
    Böyle başladı işte…
    Şimdi her yanım sızlıyor…
    Her yanım titriyor anne…
    ………..Titriyor
    Düştüm iblislerin eline…
    Yardım et bana ANNE….
    ……………Yardım et
    Sizleri çok üzdüm…
    Affet beni ANNEM…
    ………..Affet beni
    Genç yaşımda…
    Düştüm bu illetin eline tutsak…
    Kemiriyor…
    …………Kemiriyor beni
    Günden günde artarak…
    Ve ben annem…
    …………Ve ben
    Kurtuluşum olmadığını…
    Çok geç öğrendim…
    Ne beter illetmiş…
    Ne beter iblis icadıymış…
    Bu Anne…
    Önce bana tatlı tatlı…
    Yaklaştılar…
    Sonrada akrep gibi soktular…
    Beni annem…
    Akrep gibi…
    Beni…
    Sokaklarda…
    Zeytin peynir gibi sattılar…
    Kimine üç kuruşa…
    Kimine beş kuruşa…
    Karşılığında da…
    İblisin icadını verdiler…
    Siz bile hiç fark edemediniz…
    Fark etmediniz anne…
    Benimle ilgilenmediniz…
    Cebime para koydunuz…
    Haydi git…
    Ne halin varsa gör dediniz…
    Bana neden ANNE…
    ……………Neden
    ……………….Neden sevgi vermediniz
    ………………….Neden Sabır göstermediniz…
    Ben artık kendimi…
    Parazit olarak görüyorum…
    Ben hatalar yaptığımı da biliyorum…
    Kurtulamıyorum anne…
    …………….Kurtulamıyorum
    ……………………Kurtulamıyorum yardım et anne
    Ben ……….
    …………Ben
    ……………….Ben annem ben
    Artık ölümü seçiyorum…
    Sen annem…
    …………Sen
    Kesinlikle…
    Uyuşturucu ile mücadele…
    Derneklerine git…
    …………Git annem git
    Benim için yap bunu…
    Orada…
    Duvardaki uyuşturucu…
    Kurbanlarının resimlerinin arasına…
    Benimde resmimi ve sana…
    Yazdığım bu yakarış şiirimi…
    İğnele anne…
    İğnele ki insanlar ibret alsınlar…
    Benim gibi gençler…
    Özenmesinler örnek alsınlar…
    Ama…
    Ne olur…
    Sen benden utanma ANNE…
    ……………………………….Utanma
    Şimdi ben ölüyorum anne…
    İşte….
    ………….İşte şimdi o şair abla
    ………………Ve o şair abinin
    Dediği…
    Vuruşu yapıyorum…
    Meğer ne iblismiş anne…
    Ne iblismiş bu meret…
    Hoşça kal…
    ………….Hoşça kal
    Seni seviyorum anne…
    Uyuşturucuya hayır…
    Unutma………..
    ……………Unutma sakın ANNE



    Tüm dünyada ki uyuşturucu kurbanı geçlere adıyorum şiirimi.



    Bu şiirin hikayesi:

    Şiirimin hikayesine gelince...Bizlerin topluma örnek olması gereken insanlar olduğunu düşünmekteyim.Bunun içindirki şair arkadaşların şiirlerini yazarken ALTIN VURUŞ gibi kelimeleri kullanmalarını protesto etmek amacıyla bu şiiri kaleme aldım.Çünkü gençlerin ergenlik döneminde sevda şiirleri ararken bu tip kelimelerden çok etkikendiğini düşünmekteyim.Ayrıca bir gencin ağzından yazmış olduğum şiriminde herkese uyarıcı olmasını diliyorum.Uyuşturucu ile mücadeleye herkesi davet ediyorum.


  7. 7
    skatergirl
    Bayan Üye
    • Uyuşturucu kullanma yaşının 12-15 yaşa kadar düştüğü ülkemizde, ilköğretim okullarında, kolejlerde, üniversitelerde, çarşıda - pazarda - sokakta satılan bu uyuşturu maddeler, artık " Ülkenin kanayan yarası " duruma gelmiştir.
    • Anneler - Babalar çocuklarını okula gönderirken tedirgin olmaktadır. Çocuklarımız güvende değildir. Uyuşturucu tacirleri okul önlerini mesken tutmaktadır. Bunun yanı sıra interneti kullanmakta ve bu lanet zehirleri gencecik körpe bedenlere enjekte etmektedirler.
    • Uyuşturucu Madde bağımlısı yapılarak genç kızlar batağa sürüklenmektedir.
    • Özellikle Liselerde " salgın" halini alan uyuşturucu madde kullanımının önüne geçilememektedir.


  8. 8
    merely_mrv
    Usta Üye
    Cnmm harika bi konu açmışsın bende elimden geldiği kadar yardım etmeye çalışcam fan club a bnide eklersen sevinirim :)

  9. 9
    DR.MATRİX
    Özel Üye
    güzel bir konu bende varım

    Lanet olası pisliğe karşı

  10. 10
    merely_mrv
    Usta Üye
    Bir eroinman olan Christiane F. nin yazdığı Eroin adlı kitabı okursanız uyuşturucunun nasıl bi pislik olduğunu öğrenirseniz bizi daha iyi anlarsınız..
    Kitaptan biraz bahsetmek gerekirse;

    Bu, bir roman değil, Christiane'nin kelimesi kelimesine gerçek, yaşanmış tüyler ürpertici öyküsü...
    Bu kitabı oluşturan anılarını anlattığında Christiane 16 yaşındaydı.
    12 yaşında esrara, 13 yaşında eroine başlamıştı. Müptela oldu.
    Sabah okula gitti, öğleden sonra kendisi gibi eroinman olan arkadaşlarıyla birlikte f*hişelik yaparak eroin parası kazandı. Annesi, tam 2 yıl, kızının bu ikili yaşantısını fark etmedi.
    Chirsitiane, kendisini uyuşturucu kullanmaya iten rahatsızlıklarını, tepkilerini ve çocukluktan genç kızlığa geçme çağında bir eroinman olarak yaşadıklarını bütün ayrıntılarıyla anlatmaya çalıştı bu kitapta. Bugün artık, üzülerek belirtelim, eroin yaygın bir problem haline gelmektedir toplumumuzda.
    Ama bütün toplumlar için büyük bir tehlike. Christiane'nin öyküsünün çok yakınımızda tekrarlanmaması için bir uyarı saymalıyız onun anlattıklarını. Her gün 13-15 yaşlarında pek çok çocuğun, gencin adlarını gazetelerde AŞIRI DOZDA EROİN ALARAK ÖLDÜ... başlığı altında okumamamız için bir uyarı!



  11. 11
    karadağlı.x
    Üye

    --->: Uyuşturucuya HAYIR fan club

    Reklam



    selam listeye benide eklerseniz sevinirim..
    ben sağlık çalışanı olarak uyuşturucu illetini çok iyi bilirim.
    öle fidan gibi gençleri çöp konteynırlarının yanından , tuvaletlerden , parkların ücra ve kuytu köşelerinden vs. 112 acile yada polis telsizinden gelen anonslara binaen gibip aldıkki anlatamam , bu aldıklarımızın çoğu ex olarak aldıklarımız ve ailelerini görüyodum gerçekten içler acısı..
    sadece şu benim dikkatimi çekti bazı aileler evlatlarının cesedini almaya geldiklerin de akılları başlarına geliyo ve başlıyo ebeveynler bir birlerini suçlamaya bence birazda ebevenler dikkatli olmalı çocukları nereye gidiyo ne yapıyo çevresi nasıl gece eve kaçta geliyo bunlara biraz dikkat edilirse biraz daha önü alınır kanaatindeyim..
    konuyu gündeme getirdiğiniz için tşklerr..

  12. 12
    ___x-ir___
    Üye
    -Uyuşturucu Kültürünün Sebepleri
    Toplumu ayakta tutan , ona yücelme ve yasama gücünü kazandıran , manevi , ahlaki ve hamasi değerlerini çürüterek , sömürgeci devletlerin uydusu halin getiren bir soğuk harp uygulamasıdır. Dış güçlerin ve içerdeki ajanlarının ve bunlarla işbirliği yapan mafya üçlüsünün organize çalışmaları. Her zaman mafyanın ağına takılmaya hazır "sokaktaki başı boş insanlar ve çocuklar" Unutulmaması gereken bir önemli husus da : Beyaz zehir alışkanlığının gelişmesinde , içinde türlü uyuşturucular taşıyan ve son yıllarda karaborsaya da tekel çizgisinde hükmeden ithal sigaraların ve kolalı mamullerin keza , çikletlerinde payı zannedildiğinden çok fazla.

    Güzel bir konuya değinmişsin arkadasım beni de eklersen sevinirim:)

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 ... Sonuncu8Sonuncu9
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi