Erkeklere Özel Fan Club

+ Yorum Gönder
Müzik Köşesi ve Fan Club Bölümünden Erkeklere Özel Fan Club ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 13
    потеря нет06
    Usta Üye
    Reklam

    --->: Erkeklere Özel Fan Club

    Reklam



    Delikanlı adam işte böyle sever ona hep yardım eder bir sorunu olunca hep yanında olur derdine derman olur
    bide bize çok kabasınız derler ya ben bu kızları anlamıyorum ya

    ForumAlev --->: Erkeklere Özel Fan Club

  2. 14
    Hasan
    Özel Üye

    Aşk Uydurduğumuz En Güzel Yalan
    Aşk, Uydurduğumuz En Güzel Yalan! / Baki Kara

    Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

    Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.


    “Bana kalan,
    Beni kalansız bölen bu şehir.
    Ah! bu şehir, yalan şehir”


    demek isterdim; ama yalan olan sendin. Benim yarattığım, inanmak için yıllarımı harcadığım kocaman bir yalandın sen. Gerçek olduğunu gördüm. Sen gittin...

    Aslında içimden giden sevgili değildi. Ben sadece, yalanıma inanmıştım. O, gerçekti... Aşk bitmişti. Düşünüyorum da acaba aşk, ruhumuzun derinliklerinde yaratılan koca bir yalan mı? Şiirde, müzikte ya da sözde, nerede aşk varsa orada bir de yalan yok mu? Aşk ve yalan, güzel ile çirkin, iyi ile kötü gibi birbirini besleyen, değiştiren ve dönüştüren; biri olmadan diğeri varolamayan ya da anlamsız kalan evrimin temel dinamiklerinden ikisi olabilir mi? Ya da aşk, yalana sesdeş mi? “Seni seviyorum” derken, aslında içimizde yarattığımız en güzel yalana övgüler mi düzüyor, kendimize olan hayranlığımızı mı dile getiriyoruz?

    “Bir gün içimden gittin, anladım.”


    Aşk, uydurduğumuz en güzel yalan! Ve aşk, yalan varsa aşktı.


    İnsanın doğasında var. Doğrular ne kadar da az cezbeder bizi. Yasaklı ya da yanlış ne varsa, yaptıklarımız hanesine yazmak isteriz. Durduralamaz bir dürtüdür bu. Yalanı bazen istem dışı kullanırız. Söyleyen biz değilizdir ama, söyleten ta kendimizdir.

    İçimizdeki yasaklı kimliktir O:


    Mülkiyet duygusu ve egosu olağanüstü gelişmiş; ihtiraslı, doyumsuz ve aşka her zaman hazır. Pembedir, mavidir ve daha çok kırmızı. Cıvıl cıvıldır, yerinde duramaz. Yaz gibidir: Islak ve sıcak. Zaafları vardır, yasak ve güzel olan herşeye. O cennetteki en güzel meyveyi tadan, ilk ihaneti gerçekleştirendir. Kısacası O, yaşayan tarafımızdır. En güzel anılarımız, en heyecanlı anlarımızdır...

    Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye ve neden gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

    Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.









  3. 15
    Hasan
    Özel Üye
    İkili İlişkilerde Bazı Senaryolar

    Televizyondaki Türk Filmi'nden gelen "Artık birbirimize aidiz; Ebediyen!" şeklindeki buğulu ses, ekrana bakıldığında birbirlerine şefkatle sarılmış iki aşığın görüntüsü ile bütünleşir. Birbirini seven bu iki insan, yakınlaşırlar ve aralarından su sızmaz şekilde birbirlerine sarılırlar. Tek arzuları tüm zamanlarını bir arada geçirmektir. Bu karalarında zorlama yoktur. Taraflar gönüllü olarak birbirleri ile yalnız kalmış ve gözleri de başka bir insan ya da olayı görmemektedir muhtemelen. Böyle bir ilişkinin içinde o esnada, başkalarına yer yoktur.

    Şimdi başka bir filmdeki başka bir sahneye geçelim. Bu çift yine evlerinde, yalnız olarak oturmaktadırlar. Kapı çalınır içeriye erkeğin erkek arkadaşlarından biri girer. Gazete okuyup, televizyon seyretmekten zaten biraz sıkılmış olan erkek, karşısında eski çocukluk arkadaşını görünce sevinçten hoplar ve bu sevinci fark eden kadının göğsünde hafif bir sıkışma olursa da, gelen o kadar da kötü bir insan değildir. Ama yine de içini tarifi zor bir huzursuzluk kaplamıştır.

    Açılan konular eski günlere gittikçe eski arkadaşlar özlenir ve telefonlar çalışır, her gelmeye karar veren kişiyi, gizlice içeriye mutfağa gidip, birbiri ile sinirli, fakat sessizce kavga eden çiftin etrafa yaydığı o zehirli ve keyifsiz hava izler. İlk gelen, geldiğine pişman olmuştur, ama daha önce bir defa aynı nedenlerden erken kalktığında, nasıl yapmacık bir sitem yediği aklına gelir ve tam bu aşamada, arayan eski bir arkadaşında hararetli bir şekilde davet edildiğini duyunca, kalkmaktan vazgeçer. Masum bir ziyaretin ateşli bir partiye dönüşmesinde kendi payının ne kadar olduğunu tartmaktadır ki, mutfakta sessizce yürütülmeye çalışılan tartışma, yerini bir anda parlayan, gürültülü fakat kısa süren bir bağrışmaya bırakır. Gelen diğer dostlar müziğin de etkisi ile bu olayı ya duymazlar, ya da duymazlıktan gelirler.

    Şimdi burada bir duralım bundan sonraki muhtemel senaryoları bir izleyelim. Sizce kim haklı ve kimin ne yapması gerek?

    Aklımıza gelen şıklar şunlar;

    1. Şık; Durumu sezen misafirler, telefonla uzun ısrarlar soncu çağrılmış olsalar dahi, nazikçe müsaade isteyip evi terk ederler. Sonuç; herkes gittikten sonra kendisini yalnız ve üstelik yakın dostları tarafından terkedilmiş hisseden erkek ile, arkadaşlarını kovmaktan beter eden kadın arasında müthiş bir kavga kopar ve erkek evi terk ederek, cep telefonları ile arkadaşlarının nereye gittiğini öğrenir. Daha sonra toplanılan bu partide (aynı gece) arkadaşlarına kadını olmadık şekilde kötüleyecek, gece sabahın 4'ünde de eve döndüğünde, evde ağlayan gözlerle onu bekleyen kadına tekrar sarılıp, onunla tekrar barışacak ve birlikte muhteşem bir gece (sabah ve pazar günü) geçireceklerdir.

    2.Şık; Parti devam edecek, kadın zoraki de olsa gürültüye katlanıp, en anlaşabildiği insanla sakin bir köşede sohbet edecek. Erkeğin eski dostlarının, aslında onu elinden alması, gibi bir tehlike altında olmadığını kavrayacak. "- Niye onlar bu kadar mutlu, eğleniyorlar ve niye ben bu kadar mutsuzum? Bu erkek için her şeyi yapıyorum, ama şu sarhoş eski arkadaşları kadar mutlu edemiyorum?" demeyerek gurubu kendine yakın bulup, sahip olduğu değerler ile eğlenceye katılarak beğeni ve sevgi toplayacak. Sonuç; Bu en güzel durumda misafirler gidince yorgunluktan, belki çılgınca sevişilemeyecek, ama sabah kendine gelen erkek, geceyi hatırlayıp kadına teşekkür edecek. Mutlu olup olmadığını soracak ve muhtemelen "- Yahu ev amma dağılmış, böyle toplantıları kırk yılda bir yapmak lazım!" diyecek ve kadınla hem ruhen, hem de bedenen daha yakın ve mutlu bir pazar günü geçirecekler.

    3.Şık (Tanzanya Versiyonu); Kadın gecenin ilerleyen saatlerinde içindeki hırsı ve dikkate alınmama duygusunu iyice kin ve nefrete dönüştürecek. Kendisini ortama iyice yabancılaştıracak. Haklı olabileceği bir fırsat yakalayıp, mesela partinin herkesçe en gürültü çıkartılan bir anında, ilk önüne gelene tokadı basacak. Ne yaptığını hatırlamaz bir hale gelen adam, tokadı yedikten sonra kadına vurmamak için, hırsını sürüklenerek götürüldüğü tuvalet c----- vurduğu yumrukla çıkartacak. Komşuların yardımıyla hastaneye yetiştirilen adamın koluna, 18 dikiş atılacak. Sonuç; Adam ve belki de diğer dostlar, bir daha böyle bir partiye katılmamaya ve bu tür insanlarla görüşmemeye karar verecek. Kadın ve erkek bir şey olamamışçasına yaşamlarına devam edecekler.

    Bu şıklara bu şekilde devam edilebilir. Böyle bir niyetiniz varsa lütfen admin@erkekadam.com adresine yukarıdaki şekilde yazınız, hemen buraya ekleyelim.

    Bütün bu olayları, en üstteki aralarından su sızmayan mutlu çiftle kıyasladığımızda, akımıza şunlar gelmekte. Birbirlerini yazının başında bahsettiğimiz çiftler kadar çok seven iki insan, başkalarını yanlarında istemez, aksine yalnız, baş başa kalabilmek için can atarlar. Bir gelen olsa, ya kovarlar, ya sakin bir köşeye kaçarlar. Ancak insan yaşamının bu şekilde sürüp gitmeyeceği de ortadadır. İnsan, netice itibarı ile sosyal bir varlıktır. Öyle, ya da böyle, çalışmak için, üretmek için, ve bazen de eğlenmek için sevgilisi ya da eşinin dışında insanlara ihtiyaç duyar. Bu onun eşinden sıkıldığı, ya da onu atık hiç sevmediği anl----- gelmez.

    Bu durumda en doğrusu ve en güzeli birlikte, başka insanların arasına katılmak ve guruplar içerisinde mutlu olmaktır. Bu bir misafirliğe gitmek olabilir, ya da evde eski dostları ağırlamak olabilir. Bu tür faaliyetler bir supap gibi, sıkıntıya giren ilişkileri rahatlatırlar, insanların birbirlerine yakınlaşmasını sosyalleşmesini sağlarlar. Burada senin arkadaşın, benim arkadaşım olmaz. Çiftler birbirlerini çevreleriyle birlikte sevmeli ve kabul etmelidirler, en azından çevrelerini dikkate almalıdırlar. Çünkü insan her ne kadar ilk başlarda ikili bir ilişkiye anadan üryan giriyorsa da, zamanla sosyal çevresini de o ilişkiye taşıması kaçınılmazdır. İnsan çevresi ile sağlıklı bir bütünleşmeye girebildiği sürece mutlu ve üretken olur.

    Yakın çevreleri ile sağlıklı bir bütünleşme sağlayamayan ve buna katlanamayan çiftler ise, kendilerine başka bir çözüm bulmak zorundadırlar...









  4. 16
    _BLacK_WhiTe_
    Üye
    SeLam ArkadaşLar Bende GeLDim Ama Gördüğüm KadarıyLa Etrafta Hiç KimseLer Yoq Bu Ne Biçim Fan CLup

  5. 17
    91deniz
    Emekli
    SeLam ArkadaşLar Bende GeLDim Ama Gördüğüm KadarıyLa Etrafta Hiç KimseLer Yoq Bu Ne Biçim Fan CLup
    evet beyler katılıyorum arkadaşa sadece 2 kişi mi var bütün erkekler toplansın lütfen ...

  6. 18
    Hasan
    Özel Üye
    Biz Temellerini Attık GErisi Arkadaşlarımıza Kaldı.

    Bayanlar Her alanda Bizlerle Yarışıyorlar ve Burdada Bizi Geçmişler bu Çok Garip :)

    Erkekler Varlığınızı Hissettirin Artık

  7. 19
    _BLacK_WhiTe_
    Üye
    Çok Doğru Arkadaşım Atağa Geçmemis Lazım Topu Topu 4 Sayfa Var Nerde Bu Forumun ErkekLeri ALLah BLir OnLarda KızLArın Fan CLup'ına GitmişLerdir.. :D

  8. 20
    91deniz
    Emekli
    Biz Temellerini Attık GErisi Arkadaşlarımıza Kaldı.

    Bayanlar Her alanda Bizlerle Yarışıyorlar ve Burdada Bizi Geçmişler bu Çok Garip :)

    Erkekler Varlığınızı Hissettirin Artık
    evet haklısınız siz başlattınız ve onları geçmek bize kaldı...Burdayızda erkeklerin hepsi burda olsa daha iyi olur...

  9. 21
    FeuENO
    Üye

    --->: Erkeklere Özel Fan Club

    Reklam



    bu fan clup ın açılması iyi olmuş;);)bizim kızlardan ne eksiğimiz var:D:Donlar açarda biz açamazmıyızz:):):D

  10. 22
    _deniz_
    Emekli
    Valla onlar bizden önce açtılar.Ama içeriğine bakarsanız onlardan çok çok öndeyiz.E tabi erkekler olarak farkımız olsun:)

  11. 23
    mimik14
    Emekli
    geldim hadi hücuma geçek kızlara hücummmmmmmmm

    allah allah kızlara ölümmmmmmmmmmmmm (şaka biz kızsız ne yaparız :D)

  12. 24
    system_18
    Üye
    türkiye'de erkekler vindovzu nasıl kullanır
    dünya'da kadınlar vindovzu nasıl kullanır
    29 aralik 2006 versiyon 3


    YANDAKİ RESMİ TIKIRDAT VE SİSTEME GİR RESMİN ÜSTÜNÜ TIKLAMANIZA RAĞMEN BİRŞEY AÇILMIYORSA,

    İNTERNET AYARINIZ POPUP A KAPALI DEMEKTİR.o halde ters resmi tıklatın...

    Uyarı : Sayfalar içinde bulunan bazı resimlerin zeka yaşları 6 yaşından küçük insanların hayal dünyasında ters etki yapacağı göz önüne alınarak, zeka yaşları 6 yaşından küçük insanların direk olarak sayfayı terketmesi rica olunur.
    Herhangi bir yanlış anlaşılma olmaması için yasal uyarı :
    Sayfalar içindeki kişi isimlerinin, konu ve resimlerin gerçekle hiç bir ilişkisi yoktur.

+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi