Beşiktaş'ımızın Şanlı Tarihi

+ Yorum Gönder
Haber Bölümü ve Futbol Bölümünden Beşiktaş'ımızın Şanlı Tarihi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 13
    madeline
    Üye
    Reklam

    Beşiktaş'da İz Bırakan Türk Futbolcular

    Reklam



    HÜSNÜ SAVMAN
    1908 yılında doğan Hüsnü Beşiktaş ın Bandırma deplasmanına gidişinde Kulüp yetkilileri tarafından beğenilip takıma kazandırıldı. 1926 dan 1943 sonuna kadar 17 yıl Beşiktaş formasıyla genellikle solbek, bazı maçlarda da santrfor olarak oynadı. Beşiktaş’ın ilk Milli futbolcusu olan Hüsnü Savman, 8 kez A Milli forma altında görev yaptı, 3’ünde sahaya kaptan olarak çıktı. Cesaretli futbolu, kişiliği ve beyefendiliğiyle tanınan Hüsnü Savman, kısa sürede kulübün sembol isimlerinden biri haline geldi. Beşiktaş ta Baba lakabı da ilk kez Hüsnü Savmana verildi. Baba Hüsnü, 1 kez Türkiye Birinciliği, 1 kez Milli Küme, 6 kez İstanbul Ligi ve 1 kez de İstanbul Şildi şampiyonluğu yaşadı. Futbolu bıraktıktan kısa bir süre sonra henüz 37 yaşındayken öldü.

    ŞEVKET YORULMAZ
    1950 li yılların unutulmaz oyuncusu Şevket Yorulmaz, 1926 da Konya da dünyaya geldi. Futbola Konya İdmanyurdu nda başladıktan sonra 23 yaşında Beşiktaş’a transfer oldu. Beşiktaş’ta 1951-52 ve 1952-53 sezonlarında gol kralı olan Şevket Yorulmaz, özellikle ceza alanı içindeki fırsatçılığı, çabukluğu ve gol vuruşlarıyla dikkatleri çekti. 3 kez A Milli formayı giyen Şevket Yorulmaz, derbilerin golcüsüydü Fenerbahçe ağlarına 10 Galatasaray ağlarına da 9 gol atarak, Beşiktaş tarihine adını yazdırdı. Futbolu bıraktıktan sonra uzun süre Beşiktaş Yönetimi’nde görev alan Yorulmaz, daha sonra Divan Kurulu üyeliği ve kulüp müdürlüğü görevlerini de üstlendi.

    FARUK SAĞNAK
    1924 yılında İstanbul da doğdu. Beşiktaş ta yetişti ve 1944 ile 1956 yılları arasında, tüm kadrolarda eksiksiz görev yaptı. Defans, orta saha ve hücum hattının sol kanatlarında tüm mevkiilerde aynı başarıyı göstererek oynadı. Kelimenin tam anlamıyla bir joker oyuncusuydu.

    Top tekniği, oyunu okuyuşu, defansta oynarken ileri uçtaki arkadaşlarına attığı paslar, orta sahada oynadığı maçlarda ise yine önündeki gol adamlarına attığı milimetrik paslar, klasının aynasıydı.

    Milli maç organizasyonlarının iptal edildiği harp yıllarına rastlayan gençlik döneminde, bu şerefe nail olamamıştı ama üstün klasını sonuna kadar koruduğu son döneminde, Milli Takıma davet edilmesi, O nun ne çapta futbolcu olduğunun en somut örneğidir.

    12 yıl aralıksız formasını taşıdığı Beşiktaş ta, 273 maçta yer aldı ve 25 gol kaydetti rakip kalelere.
    Futbolu bıraktıktan sonra muhtelif dönemlerde Beşiktaş Yönetim Kurulları’nda görev aldı. Tam bir oyuncu sarrafı olarak da tanınır. 1959-60 sezonunun şampiyon kadrosu oluşturulurken; Birol Pekel, Şenol Birol, Arif ve Tuncay Demirtaş gibi genç oyuncuları keşfedip, Beşiktaşa kazandıran O’dur.


    BÜLENT AZİZ ESEL
    Topu ayağına aldığında karşısındaki rakip oyuncuyu şaşkına çevirirdi. Hem güçlü fiziği, hem de uzaktan attığı şutlar yüzünden Kasatura Bülent lakabını almıştı. 1927 yılında dünyaya gelen Bülent, Kırıkkalespor’da futbola başladıktan sonra 1943-48 yılları arasında Ankaragücü’nde forvet olarak oynadı.1948’de Beşiktaş’a transfer olan Esel, aynı yıl kazanılan İstanbul şampiyonluğunda büyük pay sahibiydi. Bir sezon sonra 20 gol atarak, Şükrü Gülesin’le birlikte takımın en büyük hücum silahı haline geldi. 50-51 sezonunda Adalet’te forma giyen Bülent Esel, Palermo’nun SPAL takımıyla anlaşarak İtalya’ya gitti. Bu ülkede 3 yıl futbol oynayan Bülent Esel, güçlü fiziği sayesinde çok başarılı oldu. 1951-54 yılları arasında SPAL takımında 77 lig maçında 27 gol atmayı başardı. İtalya’da ki başarılı dönemin ardından 1954’te Beşiktaş’a dönen Bülent Esel, 1954’ten 57’ye kadar Beşiktaş’ta oynadıktan sonra Altınordu’ya transfer oldu ve bu takımda futbol yaşamını noktaladı. Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük yapan Esel Altınordu ve Uşaksor’da uzun yıllar çalıştı.

    KEMAL GÜLÇELİK
    Profesyonellik öncesi dönemin en önemli santrforlarından biri olarak kabul edilen Kemal Gülçelik, 1923 yılında İstanbulda doğdu. Oyun stili ve attığı gollerle Keklik Santrfor olarak adlandırıldı. Rumelihisarı’nda oynarken, Beşiktaş’ın Baltalimanı’nda yaptığı antrenman maçlarında yönetici Fevzi Uman’ın dikkatini çekti. 1941de Beşiktaş’a geldi. Siyah-beyazlı takımın en parlak dönemlerinde Sabri, Hakkı, Kemal, Şeref, Şükrülü kadrosunda santrfor olarak unutulmaz gollere adını yazdırdı. Galatasaraya 14, Fenerbahçeye 7 gol kaydederek, derbilere de imzasını attı. Özellikle Galatasaray’la oynanan maçlarda sergilediği müthiş futbol ve attığı goller, onu Beşiktaş tarihinin unutulmazları arasına soktu. 2si İstanbul Ligi, 1i de İstanbul Kupası olmak üzere 3 resmi maçta 6şar gol atarak kırılması güç bir rekorun sahibi oldu. 1949’da genç yaşta futbolu bıraktı.

    RECEP ADANIR
    17 Haziran 1951 günü Berlin Olimpiyat Stadı’nı tıklım tıklım doldurmuş, 100 bin kişinin hiç durmayan bir tezahüratla desteklediği geleceğin Dünya Kupası Şampiyonu Batı Almanya Frıtz Walter, Rahn gibi aslarına rağmen, Türk Milli Takımı’na yenilmekten kurtulamamıştı. Ertesi gün, Alman basını galibiyet golüne imza atan Beşiktaşlı Recep Adanır için Tabanca mermisi gibi şut atan oyuncu tabirini kullanmışlardı. Her iki ayağından füze çabukluğu ile çıkan çok sert şutları, top hakimiyetini süsleyen driplingleri ve meşin topu ayakları arasında saklayarak rakip sahada yaptığı kısa deparlarla Recep Adanır, Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük futbol teknisyenlerinden biridir. Bir zamanlar taraflı tarafsız tüm sporseverlere Attığı her iki frikikten biri goldür dedirtecek kadar netice futbolcusu olmuştur O Recep Adanır, 1929 yılında Ankarada doğdu. Çok küçük yaşlarda Başkent arsalarında bez top arkasından koşarken, büyük kabiliyeti sayesinde Ankaragücü takımına transfer olmakta gecikmedi. Kısa zamanda (A) kadroya yerleşerek, yeteneklerini ortaya koydu ve attığı birbirinden güzel gollerle Ankaragücü’nü Türkiye Şampiyonluğu’na kadar yükseltti. Bir yıl içinde şöhreti Ankara sahalarını taşmış ve yurdun futbol merkezlerine kadar yayılıvermişti. Nihayet 1950 yılı transfer ayında, çocukluğundan beri düşlerinde yer alan Siyah-Beyaz renklere transfer oldu ve böylece Türk Futbolu’nda bir Baba Recep devri başladı. Emsalsiz futbolculuk yeteneklerine ilaveten, çok iyi bir kaptan olduğu için de Türk Futbolunda Baba lakabı ile anılan bir kaç futbolcudan biridir O 10 yıl taşıdığı Beşiktaş forması altında, biri Türkiye Birinciliği, ikisi Federasyon Kupası olmak üzere 3 Türkiye Şampiyonluğu ve 3 İstanbul Ligi Şampiyonluğu yaşadı. Sağiç, santrfor ve solaçık oynayan Recep, derbilerde Beşiktaş formasıyla Galatasaray’a 10, Fenerbahçe’ye de 4 gol kaydetti. 1959-60 sezonunda Kasımpaşa’ya transfer oldu. Daha sonra Galatasaray ve Karagümrük’te oynadı. Yıllar sonra Beşiktaş Dergisi ile yaptığı röportajda, bu ayrılığı gözyaşları ile anlatan Recep Adanır, her zaman Beşiktaşın Baba Recepi olarak kaldı. Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük yapan Adanır, 1963-64 ve 1977-78 sezonlarında kısa süreyle Beşiktaş’ta görev aldı.

    NAZMİ BİLGE
    Beşiktaş’ın unutulmaz kaptanlarından olan Nazmi Bilge, 10 Ekim 1934’te Trabzon’da dünyaya geldi. Trabzon Lisesi’ni bitirdikten sonra 2 yıl yüksek öğrenim gören Nazmi, dayısı ünlü futbol adamlarından Hasan Polat’ın desteğiyle Beşiktaş’a transfer oldu.

    1962 yazında Altay’a transfer olana kadar Beşiktaş’ta çok başarılı bir performans çizdi. İstanbul Ligi, Milli Küme, Federasyon Kupası ve Birinci Lig’de toplam 158 gol atmayı başaran Nazmi, 3 kez de A Milli Takım forması giydi.
    Bilge, futbolu bıraktıktan sonra Beşiktaş Yönetiminde de görev aldı.

    ALİ İHSAN KARAYİĞİT
    Salihli’de 1927 yılında doğan Ali İhsan Karayiğit, Balıkeside futbola başladı. Türkiye şampiyonalarındaki başarılı futboluyla kısa sürede büyük takımların gözdesi haline gelen Ali İhsan Karayiğit, 1950 yılında Beşiktaş’a transfer oldu. 1950 ile 59 yıları arasında Siyah-Beyazlı takımda oynayan Ali İhsan Karayiğit, 3 İstanbul Ligi, 2 Federasyon Kupası Şampiyonluğu, 1 Türkiye Birinciliği yaşadıktan sonra 1959’da Adalet’e transfer oldu. Bir yıl sonra da futbol yaşamını noktaladı. Mükemmel bir tekniğe ve futbol zekâsına sahip olan ve 11 kez A Milli formayı giyen, Karayiğit, WM sisteminde santrafor olarak görev yaptı. Futbolu bıraktıktan sonra bir süre spor yazarlığı yapan Karayiğit, 1960’ta Beşiktaş’a üye oldu. Uzun yıllar Divan Kurulu’nda görev yaptı. Bir dönem Beşiktaş Genç Takımını da çalıştırdı.

    FARUK KARADOĞAN
    Mersin İdman Yurdu 2. Lig’deyken henüz 17 yaşındaki Faruk oynadığı futbolla hem Gençlerbirliği takımının hem de Genç Milli Takım yetkililerinin dikkatini çekti. 1964’de Gençlerbirliği’ne, 1 yıl sonra da Beşiktaş’a transfer oldu. 1965-66 ve 1966-67 lig şampiyonluklarını yaşadı. Yüksek kondisyonu ile sol açık mevkiinin değişmez adı oldu ve 7 yıl boyunca siyah-beyazlı formayı giydi. Beşiktaş’ta oynadığı 171 lig maçında 34 gol attı. 14 kez A, 11 Ümit, 12 Amatör ve15 kez de Genç Milli olmak üzere toplam 52 defa ay-yıldızlı formayı giydi ve Futbol Federasyonu tarafından altın madalya ile ödüllendirilen ilk Beşiktaşlı milli futbolcu oldu. 1972’ de memleketinin takımı olan Adanaspor’a gitti. 1974’te tekrar Beşiktaş’a geri döndü ancak eski formunu yakalamadığı için özel maçlarda yer aldı.
    ForumAlev Beşiktaş'da İz Bırakan Türk Futbolcular

  2. 14
    madeline
    Üye
    GÜVEN ÖNÜT
    1940 Aydın doğumlu. Küçük yaşta başladığı futbola, İzmirspor formasıyla devam etti ve bu renkler altında üne kavuştu. O’nun santrfor oynadığı 1958-59 ve 1959-60 sezonlarında, İzmirspor Üç Büyüklerin tozunu atmıştı. 1960 yılı Temmuz’unda Beşiktaş’a transfer oldu. Kendisine has çalımlarıyla rakiplerini ekarte edişi, şık kafa golleri, isabetli pasları ve sert şutlarıyla etkili oldu. Beşiktaş’ın ve Türk Futbolu’nun en büyük golcülerindendi. Siyah-Beyazlı forma altında 2 Türkiye Ligi şampiyonluğu yaşadı. 1960-69 yılları arasında 225 maçta oynayıp, 94 gol attı rakip filelere. Mütevazı kişiliği ve centilmenliği ile iz bıraktı stadlarda. 1962-63 sezonunda 19 golle Gol Kralı olarak, Beşiktaş tarihindeki ilk gol kralı olma unvanını yakaladı.

    RASİM KARA
    Rasim Kara, Beşiktaş’a hem futbolcu hem de teknik adam olarak hizmet veren ender isimlerden... 1950 yılında Eskişehir’de doğan ve Eskişehir Işıkspor’da futbola kaleci olarak başlayan Kara, Uşakspor’dan Bursaspor’a transfer oldu. Oradan da Milli Takım’a kadar yükseldi. 1975-76 sezonunda özellikle Sovyetler Birliği Milli maçındaki olağanüstü performansıyla Beşiktaş’ın kalesini devralan Rasim Kara, aralıksız 9 sezon, siyah-beyazlı takımın kalesini korudu. 1981-82 sezonunda lig şampiyonu olan takımın file bekçisi olan Kara, 1984’te futbola veda etti ve teknik adamlık kariyerine başladı. Uzunköprü ve Antalyaspor takımlarında görev yapan Kara, önce Sepp Piontek’in ardından Fatih Terim’in yardımcılığını üstlendiği A Milli Takım’da kariyerinin en önemli başarılarından birini kazandı. Tarihinde ilk kez Avrupa Şampiyonası finallerine katılma hakkını elde eden Milli Takım’ı Euro 96’ya taşıyan isimlerden biri olan Kara, 1997-98 sezonunda Beşiktaş’ın teknik direktörü oldu. Siyah-Beyazlı takımı hem Şampiyonlar Ligi’ne sokan hem de lig tarihindeki en yüksek gol sayısına ulaştıran Kara, yine de Beşiktaş’tan ayrılmak zorunda kaldı. Bursaspor, Ç.Dardanel, Rizespor, Kocaelispor takımlarında da görev yapan Kara, Kanada’nın Ottowa Wizards takımını kendi liginde şampiyon yaptıktan sonra, başarılı kariyerine devam ediyor.

    ZEKERİYA ALP
    1968-69 sezonunda Feriköy’den Beşiktaş’a transfer olduğunda henüz 20 yaşındaki; sarı saçlı, mavi gözlü genç bir delikanlının, Beşiktaş tarihinin unutulmaz futbolcularından biri olacağını kimse bilemezdi. 1968’den 1978’e kadar 11 sezon boyunca 204 lig maçında forma giyen ve 6 gol atan Zekeriya Alp, sol kanatta görev yapar ve o kanatta attığı deparlarla tanınırdı. Daha çok savunma yönü güçlü olan Zekeriya Alp, istikrarlı ve çok centilmen bir futbolcuydu.

    1. Lig’deki ilk resmi golünü 5 Eylül 1971’de Beşiktaş’ın Vefa’yı 3-1 mağlup ettiği karşılaşmada kaydetmiş ve takımını 1-0 öne geçirmişti. 22 kez A Milli Takım’da Beşiktaş’ı temsil eden Zekeriya Alp, Beşiktaş’ın en talihsiz dönemlerinde forma giymişti. Sadece 1975’te bir Türkiye Kupası Şampiyonluğu yaşayan başarılı futbolcu, 1978’de futbolu bıraktı. Ardından çeşitli dönemlerde Beşiktaş yönetiminde görev alarak Camiamız’a hizmetlerini sürdürdü.

    KAYA KÖSTEPEN
    1934’te Aydın’da doğan Kaya Köstepen, futbola da Aydınspor da başladı. 1955-56 ve 1956-57 sezonlarında Antalya’da santrafor olarak oynadı. 1957-58 sezonunda ise çok başarılı yıllar geçireceği Beşiktaş’a transfer oldu. Siyah-Beyazlı ekipteki ilk yılında Federasyon Kupası Şampiyonluğu yaşayan Köstepen, 1970 yılına kadar Beşiktaş forması giydi. Siyah-Beyazlı ekibin orta sahasının değişmez ismi olan ve çok kritik gollere de imza atan Kaya Köstepen, Beşiktaş’ta 4 Lig Şampiyonluğu yaşadı. 3 kez A Milli formayı giyen ve 332 Birinci Lig maçında 7 gol kaydeden Kaya, futbolu bıraktıktan sonra teknik adamlık yaptı.

    NECMİ MUTLU
    Necmi Mutlu, 1937 ylında İstanbul’da dünyaya geldi. 16 yaşında Beykoz’da lisanslı olarak futbola başladı. 5 sezon Kadırga ve Beykoz’da oynadıktan sonra 1958’de Beşiktaş’a transfer oldu. 11 sezonda 241 maçla Türkiye 1. Ligi’nde Beşiktaş’ın kalesini en çok koruyan kaleci olan Necmi Mutlu, 3 Lig, 1 Cumhurbaşkanlığı, 2 TSYD Kupası Şampiyonluğu yaşadı. Özellikle karşı karşıya pozisyonlardaki başarısı, refleksleri ve soğukkanlılığıyla döneminin en önemli kalecileri arasında yer aldı. 1968-69 sezonunun bitiminde kalesini genç Sabri Dino’ya bırakarak futbola veda etti. 5 kez A, 2 kez de B olmak üzere 7 kez Milli oldu. Futbolu bıraktıktan sonra Beşiktaş’ta yardımcı antrenörlük ve kaleci antrenörlüğü yaptı.

    SABRİ DİNO
    Futbola 14 yaşında Tarabya’da başladı. Galatasaray Genç Takımı’nda kısa bir süre forma giydikten sonra Beyoğluspor’a transfer oldu. 1964 yılında Özcan Arkoç’un Avusturya’ya gitmesinin ardından kaleci arayışına giren Beşiktaş, Fenerbahçe’yle kıyasıya bir mücadeleden sonra Sabri’yi renklerine bağladı. 1964-65 sezonundan itibaren önceleri Necmi Mutlu’nun yedeği olarak sahaya çıkan genç Sabri, 1966-67 sezounda kaleyi devraldı. Bir Avrupalı’yı andıran sarı saçları, mükemmel fiziği, beyefendiliği ve kaleciliğiyle örnek bir futbolcu olan Sabri Dino, 1975’e kadar forma giydiği Beşiktaş’ta 194 lig maçına çıktı. 1965-66 ve 1966-67 lig şampiyonluklarında büyük pay sahibi olan Sabri, Necmi Mutlu’dan sonra Beşiktaş kalesini en çok koruyan isim unvanını da halen elinde bulunduruyor. 12 kez A Milli formayı giyen unutulmaz kaleci, özellikle 13 Ocak 1973’te Napoli’deki Dünya Kupası grup eleme maçının kahramanı olarak anıldı. Bu maçta İtalya Milli Takımı’nın yıldızlarına gol şansı vermeyen Dino, maçın 0-0 bitmesinde başrolü oynamıştı. Futbolu bıraktıktan sonra tekstil sektörüne giren Dino, işlerinin bozulması üzerine, 1990 yılında intihar ederek, çok acı bir şekilde aramızdan ayrıldı. Beşiktaş tarihindeki ölümsüzlüğü ise sonsuza kadar devam edecek.

    BİROL PEKEL
    1938’de Kadıköy’de dünyaya gelen Birol Pekel, İstanbul Ticaret Lisesi’nde sporla tanıştı. Üç çocuklu bir ailenin tek oğlu olan Birol Pekel, Beylerbeyi’nde lisanslı olarak basketbol oynarken tesadüfen futbola geçiş yaptı. Beylerbeyi’nde soliç olarak çok başarılı maçlar çıkartarak büyük kulüplerin dikkatini çekti. 1959 yılında transfer olduğu Beşiktaş’ta 1963’e kadar 131 lig maçı oynadı ve 26 gol kaydetti. Türkiye Kupası’nda da Beşiktaş adına 5 gol attı. 6 kez A Milli Takım formasını giyen Pekel 1 de gol attı. Birol Pekel, o dönemlerin ünlü sloganı Şenol – Birol golün kahramanlarından biriydi. Şenol’la birlikte Beşiktaş’ta çok başarılı maçlar çıkarttıktan sonra yine Şenol’la birlikte Fenerbahçe’ye transfer oldu







  3. 15
    madeline
    Üye
    ŞENOL BİROL
    1937 yılında Rize’de doğan Şenol Birol, o dönemin en eğitimli futbolcularından biriydi. Edebiyat Fakültesi’ni bitiren Şenol, futbola Zonguldak Kilimlispor’da başladı. Daha sonra Rize Güneşspor ve Sarıyer’de forma giydi. 1958-59 sezonunda Sarıyer formasıyla attığı goller onu, ülkenin en çok konuşulan forvetlerinden biri haline getirdi. Başta Beşiktaş olmak üzere Galatasaray ve Fenerbahçe de genç golcüyü renklerine bağlamak için harekete geçti. Ancak Şenol’un tercihi Kara Kartal oldu. Forvetteki partneri Birol’la birlikte attığı goller yüzünden tribünlerde Şenol-Birol gol tezaruhatı yapılmaya başlandı. İlk 3 sezonda 42 golü rakip ağlara bırakan Şenol’un Beşiktaş formasıyla en başarılı dönemi 1962-63 sezonuydu. Son haftaya kadar Galatasaray’la şampiyonluk için çekişen Beşiktaş, son maçında ikincilikte kalırken, Şenol sezonu 41 maçta 34 golle tamamladı. Bu sayı Şenol’a “bir sezonda en çok gol atan Beşiktaşlı” unvanını da kazandırıyordu. 1962-63 sezonu bitiminde Birol’la birlikte Beşiktaş’tan ayrılıp Fenerbahçe’ye giden Şenol Birol, futbola veda ettikten sonra çeşitli takımlarda teknik adamlık yaptı.

    AHMET ÖZACAR
    Türk Futbolunun ve Beşiktaşın Küçük lakaplı büyük yıldızlarından Ahmet Özacar, 1937 yılında Lüleburgazda doğdu. 6 çocuklu bir ailenin oğlu olan Ahmet 1955te İstanbul’un amatör takımlarından Şehremini Altınok’tan Beşiktaş’a transfer oldu. Aynı dönemde kendisinden 5 yaş büyük Ahmet Berman’la birlikte Beşiktaş’ta yer aldığından Küçük Ahmet adıyla anıldı. 1971’e kadar santrfor, sağaçık, solaçık ve sağiç olarak 16 yıl Beşiktaş forması giydi. 1970’te jübilesini yaptıktan sonra, 1970-71 sezonunda tekrar takıma çağrıldı ve Beşiktaş’ın krizli döneminde 3 lig maçında ikinci yarılarda oyuna “kurtarıcı” olarak alındı. Beşiktaş, Avrupa Kupaları’ndaki ilk galibiyetini 28 Eylül 1960’ta Rapid Wien’i 1-0 yenerek alırken tek gol yine Küçük Ahmet’ten gelmişti. Hem Galatasaray’a hem de Fenerbahçe’ye 9’ar gol atan Ahmet Özacar, derbilerde de varını yoğunu ortaya koyan bir yıldızdı. 3 kez Lig, 2 kez de Federasyon Kupası olmak üzere 5 kez Türkiye şampiyonluğu yaşadı. Türkiye Kupası’nda 5 kez rakip ağları sarstı. Türkiye Ligi’nde ise 313 maçta 100 gol attı. Attığı goller kadar, gollük ortalarıyla da ün yaptı. 2 kez A, 1 kez de B olmak üzere 3 kez Milli formayı giydi.

    SANLI SARIALİOĞLU
    1945 yılında doğan Sanlı Sarıalioğlu, futbol yaşamı boyunca sadece Beşiktaş forması giydi. Başarılı futbolculuğunun yanı sıra mükemmel bir kişliğe de sahip olan Sanlı Sarıalioğlu, 14 yıl formasını giydiği Beşiktaş’ta tam 314 Lig maçı oynamış ve 65 gol kaydetmişti. 21 kez A Milli formayı giyen Sarıalioğlu, Pakistan’la oynanan özel maçlarda da 2 gole imza atmıştı. 1975 yılında futbolu bıraktıktan sonra antrenörlük ve menajerlik yapan Sanlı Sarıalioğlu, dönem dönem siyah-beyazlı kulüpte de görev aldı. Beşiktaş tarihinin unutulmaz ismi Sanlı Sarıalioğlu halen spor yazarlığı yapıyor.

    YUSUF TUNAOĞLU
    1946 yılında doğdu. O da Sanlı Sarıalioğlu gibi Beşiktaş alt yapısında yetişti. Baba Hakkı’nın kontrolünde önce Genç Takım’da arkasından da Profesyonel Takım’da yer aldı. Yalnız Beşiktaş’ta değil, Türk Futbolu’nda 30-40 yılda bir sahalarda görülebilen süper yıldızlardan biriydi. Eğer şanssız bir trafik kazası geçirmeseydi, O’nu Avrupa’nın en ünlü kulüplerinden biri olan Anderlecht’te oynarken tanıyacaktı dünya futbolu... Anderlechtli yöneticilerin dikkatini, 1965 yılında Belçika’da organize edilen Ordulararası Dünya Şampiyonası karşılaşmalarında çekmişti. O’nu terhis olur olmaz renklerine katmaya karar vermişlerdi. Bu büyük transfere Beşiktaş da razı olmuştu. Taraflar her konuda anlaşmışlardı. Bir akşam Boğaz’da yaptığı trafik kazasından sonra Anderlecht bu transferden vazgeçti. Beşiktaş’ın gelmiş geçmiş en muhteşem kadrosu olan; Hakkı’lı, Şükrü’lü, Çengel Hüseyin’li kadrosunda bile ilk onbirde kendisine yer bulabilecek çaptaydı. Beşiktaş’ta 2 Türkiye Ligi Şampiyonluğu, 1 Cumhurbaşkanlığı Kupası yaşadı. 1962-76 yılları arasında 172 lig maçında 23 gol kaydetti. Yusuf’un, 1971-72’deki 5-1’lik Göztepe maçında kaleci Ali’yi bir hareketle ters köşe yaparak topu ağlara göndermesi, unutulmayan golerinden biriydi. 6 kez A, 3 kez Ümit, 5 kez de Genç olmak üzere toplam 14 kez Milli oldu. Büyük top tekniği, driplingleri, arkadaşlarına attığı milimetrik paslar ve oyun kuruculuktaki zekası ile Avrupa çapında bir oyuncuydu. Futbolu bıraktıktan sonra, uzun bir dönem Beşiktaş alt yapısında görev aldı. 2000 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşama çok erken veda etti.

    MEHMET EKŞİ
    1955 yılında doğdu. Elazığspor’da oynarken Karadenizliler’in dikkatini çekerek, Trabzonspor’a transfer oldu. Bordo-Mavili takımın şampiyon kadrolarında yer alarak, ünlendi.
    1978’de Beşiktaşlı oldu. Ağırbaşlı, az konuşan, öz söyleyen karakter yapısı ile takım arkadaşları arasında saygı uyandırdı ve yöneticiler tarafından Kaptanlığa getirildi.
    Defansta ve orta sahada, bilhassa hava toplarındaki üstünlüğü ile beğeni kazandı. Zaman zaman hücuma katılarak, galibiyet getiren gollerin de sahibi oldu. Beşiktaş formasıyla 189 maç oynadı ve 25 gol attı.

    NECDET ERGÜN
    Mayıs 1954’te Sivas’ta dünyaya gelen Necdet Ergün, İstanbul Anadolu Takımı’nda futbola başladı. İlk profesyonel olduğu Boluspor’da herkesin dikatini çeken bir performans sergiledi. Daha sonra Trabzonspor’a transfer olan Necdet, Trabzonspor efsanesini yaratan isimlerden biriydi. Kısa boyu ve kalın bacaklarıyla sağ kulvarı mükemmel kullanan Necdet Ergün, 1979 yılında Beşiktaş’la sözleşme imzalayarak siyah-beyazlı formayla tanıştı. Siyah-beyazlı ekipte 186 lig açında 48 gol kaydetti. 81-82 ve 85-86 şampiyonluklarında önemli pay sahibi olan Necdet Ergün, özellikle derbi maçlarında asistleri ve golleriyle öne çıkardı. 9 kez A Milli formayı giyen Necdet Ergün, 1986’da futbolu bıraktı.







  4. 16
    madeline
    Üye
    SAMET AYBABAİskenderunspor’dan 1977-78 sezonunda Beşiktaş’a transfer olan Samet Aybaba, 3 Eylül 1955’te Adana’da doğdu. Siyah-Beyazlı ekipte orta saha ve defansta yer aldı. 11 yıl Beşiktaş forması giydi, kaptanlık yaptı. 334 lig maçında 7 gol atan Samet Aybaba, 1988 Temmuz’unda jübile ile futbolu bıraktı. A Milli Takım’da oynama şansını bir türlü yakalayamayan Aybaba, 2 kez Ümit, 8 kez de genç olmak üzere toplam 10 defa Milli oldu.
    2 Lig, 1 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık, 2 TSYD Kupası Şampiyonluğu yaşayan Samet Aybaba, futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük mesleğini seçti. Ankaragücü, Gençlerbirliği, Gaziantepspor gibi kulüplerde oldukça başarılı sonuçlar aldı. Gençlerbirliği, Aybaba döneminde, Türkiye Kupası’nı tarihinde ilk kez müzesine götürdü. Aybaba, başarılı teknik direktörlük kariyerini sürdürüyor.

    ZİYA DOĞAN
    1961 yılında Gümüşhane’de dünyaya gelen Ziya Doğan, Beşiktaş alt yapısında futbola başladı. 1978-79 sezonunda A Takım’a yükseldi. Kısa sürede mücadeleci futbolu ve çalışkanlığı ile takımın gözdesi oldu. Önceleri kafa vuruşları zayıftı. Toprak zeminli Şeref Stadı’nda yaptığı idmanlar sayesinde bu eksikliğini kapattı ve uçarak attığı kafa golleriyle ünlendi. Orta saha oyuncusu olmasına karşın son derece gole yakın bir stili vardı. Beşiktaş formasıyla 9 sezonda 194 lig maçında 38 gol attı. Türkiye Kupası’nda da 9 golün altında onun imzası vardı. 1 kez A, 3 kez Ümit, 6 kez Olimpik olmak üzere 10 kez Milli formayı giydi. Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük mesleğini seçen Doğan, Beşiktaş’ta Nevio Scala’nın yardımcısı olarak çalıştı. 2001-2002 sezonunda ligin son sırasındaki Malatyaspor’un kümede kalmasını sağlayarak, bu meslekte de başarılı bir çizgi yakaladı. Ziya Doğan, Türk Futbolu’nda aranan teknik adamlardan biri olmayı, başarılı kariyerini sürdürüyor.

    RIZA ÇALIMBAY
    2 Şubat 1963 yılında Sivas’ta doğan Rıza Çalımbay, futbola Beşiktaş Minik Takımı’nda başladı. Bitmez, tükenmez enerjisi ve saha içindeki çalışkanlığı nedeniyle Atom Karınca lakabı ile anıldı.
    1980-81 sezonunda A Takım kadrosuna yükselen Rıza Çalımbay, orta sahanın sağında parladı. Ayrıca orta sahanın ortasında ve sağbek mevkiinin de alternatif adamıydı. Bireysel oyuna çok pirim tanıyan Türk futbolundaki ilk görev adamlarından biriydi belki de Rıza...
    Beşiktaş A Takımı’nda 16 sezonda 494 lig maçında 41 gol kaydetti. Birinci lig tarihinde en çok forma giyen Beşiktaşlı futbolcu unvanını kazandı. Futbol yaşamı boyunca sadece Beşiktaş formasını giyen Rıza Çalımbay, unutulmaz kaptanlardan biri oldu.
    16 yılda 6 Lig, 3 Türkiye Kupası, 4 Cumhurbaşkanığı, 1 Başbakanlık ve 6 TSYD Kupası şampiyonluğu yaşayan Çalımbay, 1996 Temmuz’unda yaptığı jübile ile futbolu bıraktı.
    37 kez A, 8 kez Ümit ve 6 kez de Genç olmak üzere toplam 51 kez Milli formayı giydi. 13 Kasım 1991’de 3-1 kaybettiğimiz İrlanda Cumhuriyeti maçında tek golümüzü penaltıdan kaydetti. Fenerbahçe’ye 6, Galatasaray’a da 1 gol atan Rıza, derbilerdeki üstün performansıyla dikkatleri çekti.
    1992’de UNICEF’in düzenlediği maçta Dünya Karması’nda yer alan ve Alman Milli Takımı’na karşı sahaya çıkan Rıza, bu onuru alan ilk Beşiktaşlı olmayı da başarmıştı.
    1995-96 sezonunda Beşiktaş formasıyla jübile yaparak yeşil sahalara veda eden Rıza Çalımbay, futboldan hiç kopmadı ve kariyerine antrenörlük yaparak devam etti. 2 yıl Ümit Milli Takım Teknik Direktörlüğü yapan Rıza Çalımbay, 2000 Avrupa Şampiyonası’nda Avrupa’nın ilk 8 takımı arasına kalan A Milli Futbol Takımımız’da Teknik Direktör Mustafa Denizli’nin yardımcısıydı. 3 ay İngiltere’de antrenörlük kursuna katılan Rıza Çalımbay, 2000-2001 sezonunda Christoph Daum’un yardımcısı olarak Beşiktaş’ta görev aldı. Bir süre Göztepe’yi çalıştıran Çalımbay, sonra Denizlispor’da elde ettiği başarılar ile adından çok söz ettirdi. Göreve geldiğinde, ligde sondan 5. sırada yer alan Denizlispor’u bir sezon sonra UEFA Kupası’nda 4. tura kadar çıkarmayı başardı. Ankaragücü’nde ve 2004-2005 sezonu ilk yarısında Çaykur Rizespor’da başarılı kariyerine devam etti ve 2005 yılı Ocak ayında Beşiktaş'a teknik direktör oldu.

    RECEP ÇETİN
    1965 yılında Sakarya’da doğan Recep Çetin, Sakaryaspor altyapısında futbola başladı. Sakaryaspor ve Bursaspor’da forma giydikten sonra 1988 Temmuz’unda Beşiktaş’a geldi.
    Siyah-Beyazlı formayı 10 yıl boyunca giydi. 274 lig maçında, 4 gol kaydetti. 4 Lig, 3 Türkiye Kupası, 4 Cumhurbaşkanlığı, 2 Başbakanlık ve 5 TSYD Kupası şampiyonluğu yaşadı.
    Ayrıca, 5 Ümit, 7 Olimpiyat, 1 de Genç olmak üzere Milli formayı toplam 69 kez giydi. 1998-99 sezonunda Beşiktaş’tan Trabzonspor’a, bir yıl sonra da İstanbulspor’a transfer oldu. 2001-2002 sezonu başında futbola veda etti ve antrenörlük yapmaya başladı.
    55’i Beşiktaş’ta olmak üzere 56 defa A Milli formayı giyen Recep, halen Beşiktaş’ın en fazla A Milli olan futbolcusu unvanını koruyor.

    KADİR AKBULUT
    8 Mayıs 1960’ta Denizli’de dünyaya gelen Kadir Akbulut, 1980’de Denizlispor’dan Beşiktaş’a transfer oldu. Siyah-Beyazlı takımda üçüncü sezondan itibaren solbek mevkiinin değişmez adamı haline geldi. Kara Kartal’da oynadığı 14 yıl boyunca 5 Lig, 3 Kupa, 4 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık, 6 TSYD Kupası Şampiyonluğu yaşadı.
    Kadir Akbulut, 1 kez A, 3 kez de Olimpik olmak üzere 4 kez Milli formayı giydi. Futbolu bıraktıktan sonra, bir dönem futbol takımımızın menajerliğini yaptı.

    ULVİ GÜVENEROĞLU
    Elazığspor’dan 1979 yılında Beşiktaş’a transfer olan Ulvi, son derece basit oynayan ama çok yararlı bir savunma oyuncusuydu. 15 yıl boyunca giydiği Beşiktaş formasıyla 406 lig maçında 11 gol attı. 5 lig, 3 kupa, 4 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık, 6 TSYD Kupası şampiyonluğu yaşadı. 2 kez Ümit Milli formayı giydi. 1993-94 sezonu sonunda futbola noktayı koydu ve spor yazarlığıyla teknik adamlık yapmaya başladı.

  5. 17
    madeline
    Üye
    GÖKHAN KESKİN
    1966 yılında doğan Gökhan Keskin, 1984’ten 1996’ya kadar Beşiktaş’ta oynadığı 336 lig maçında 14 gol kaydetti. Gordon Milne döneminde kazanılan şampiyonluklarda büyük pay sahibiydi. 1986 yılında Trabzonspor’a attığı gol, Beşiktaş’ı şampiyonluğa taşıdı. Saha içindeki centilmen görüntüsü ve istikrarlı futboluyla A Milli Takım’ın da vazgeçilmez oyuncusu olan Gökhan, 40 kez bu değerli formayı giymeyi başardı.
    1996-97 sezonunda İstanbulspor’a transfer olan Gökhan Keskin, 2001 yılında futbol yaşamını bu ekipte noktaladı ve sonrasında Aykut Kocaman’ın yardımcısı olarak teknik adamlık kariyerine başladı.

    METİN TEKİN
    Beşiktaş’ın Sarı Fırtınası Metin Tekin, 1964 yılında İzmit’te dünyaya geldi. Avukat olan babasının büyük çabalarıyla Kocaelispor altyapısında futbola başladı. Fuleli deparları, sürati ve çalımlarıyla kısa sürede sivrilen Metin, PAF Ligi’nin yıldız futbolcusuydu. Kocaelispor A Takımı’nda oynamadan Beşiktaş onu transfer etti. 1982-83 sezonunda henüz 18 yaşındayken Beşiktaş forması giyen Metin, siyah-beyazlı ekibin sembol isimlerinden biri oldu.
    1982’den 1997’ye kadar 320 lig maçında oynayan ve 47 gol atan Metin, Beşiktaş’ta 5 Lig şampiyonluğu yaşadı. Beşiktaş’tan hiç ayrılmak istemeyen, Vanspor’da bir sezon kiralık olarak oynadıktan sonra siyah-beyazlı formayla jübilesini yapan Sarı Fırtına, Fenerbahçe’ye 13, Galatasaray’a da 8 gol atmayı başardı.
    34 kez A Milli formayı giyen ve 2 gol atan Metin Tekin, Avrupa Kupaları’nda da çok başarılı maçlar çıkarttı. Özellikle 1993-94 sezonunda Kösice’yi eleyerek uzun yıllar sonra tur atlayan Beşiktaş’ın o günkü 2 golünü birden kaydeden Metin’in, Avrupa Kupaları’nda toplam 6 golü bulunuyor.
    Futbolu bıraktıktan sonra spor yazarlığı yapan Metin Tekin, daha sonra antrenörlüğe başladı. Gençlerbirliği ve Samsunspor’da Erdoğan Arıca’nın yardımcısı olarak görev alan Metin Tekin, Beşiktaş tribünlerinin hâlâ dilinde olan Metin-Ali-Feyyaz üçlüsünün en renkli isimlerindendi.

    FEYYAZ UÇAR
    Türk futbol tarihinin unutulmaz golcülerinden biri olan Feyyaz Uçar, 27 Ekim 1963’te İstanbul’da doğdu.
    Futbola Avcılar Kulübü’nde başladıktan kısa bir süre sonra Beşiktaş Genç Takımı’na geldi. Serpil Hamdi Tüzün yönetimindeki genç takımın en iyilerinden biri olarak sivrilen Feyyaz’ın, A Takım’a geçişi de çabuk oldu.
    Şeref Stadı’nın tozlu sahasında golün her türlüsünü atan genç yıldız, 1982-83 sezonunda A Takım kadrosuna girdi. Attığı gollerle Bay Gol lakabını aldı. Metin-Ali-Feyyaz üçlüsünün en skorer ismiydi. 16 sezonda 320 lig maçında 170 golle, Beşiktaş’ın Türkiye Ligi’ndeki en büyük golcüsü oldu.
    Feyyaz Uçar, büyük maçların büyük golcüsüydü. Derbilere damgasını vuran ünlü forvet, Galatasaray’a 18, Fenerbahçe’ye 16 gol atarak Hakkı Yeten ve Şeref Görkey’in ardından yetişen en büyük golcü olduğunu kanıtladı. Ayrıca Türkiye Kupası’nda kaydettiği 17 golle tüm zamanlarda bu kupada en çok gol atan Beşiktaşlı unvanını da elde etti.
    4 Lig, 3 Kupa, 4 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık, 6 TSYD Kupası şampiyonluğu yaşayan Feyyaz Uçar, 25 kez A, 3 kez Ümit ve 2 kez Genç Milli Takım formasını giydi.
    1994-95 sezonunun başında Yönetim ile yaşadığı bir anlaşmazlık sonucu, Beşiktaş ile ilişkisi kesildi, Fenerbahçe’ye transfer oldu. Sarı-Lacivertli takımda bir yılı aşkın bir süre futbol oynadıktan sonra Kuşadası ve Antalyaspor’da da forma giyen ünlü yıldız, 1997’de futbolculuk yaşamını noktaladı. O, hep Beşiktaşlı Feyyaz olarak kaldı.
    Futbolu bıraktıktan sonra teknik adamlık yolunu seçen Feyyaz, Rıza Çalımbay’la birlikte önce Göztepe, ardından Denizlispor’da çalıştı. Feyyaz Uçar, 2002-2003 sezonu başında Lucescu’nun yardımcılığını üstlendi ve 100. yılımızdaki şampiyonluğumuzda büyük pay sahibi oldu.

    ALİ GÜLTİKEN
    Efendi kişiliğiyle, futbolumuzun ‘beyefendi’ futbolcularından biri olarak kabul edilen Ali Gültiken, futbola Bakırköy Yücespor Kulübü’nde başladı. Ardından Beşiktaş Genç Takımı’na geldi, 1984-85 sezonunda A takıma yükseldi.
    Orta saha ve forvet elemanı olup, 1 sezon da sağbek mevkiinde oynadı. Beşiktaş’ta 262 lig maçında 91 gol kaydetti. 1987-88’de 38 maçta 30 golle en yüksek performansını gösterirken, gol krallığındaTanju Çolak’ın arkasında ikinci sırayı aldı.
    Beşiktaş’ın yenilgisiz şampiyonluğu kazandığı 91-92 sezonunun kader maçında Ali’yi kötü bir sürpriz bekliyordu. 9 Mayıs 1992’de İnönü Stadı’nda oynanan maçta takımı adına bir gol de atan Ali, çok ağır bir sakatlık geçiriyor ve yeşil sahalardan uzak kalıyordu. Bu sakatlığın etkisinden tam olarak kurtulamayan başarılı futbolcu, bir süre daha futbol oynasa da, eski formunu yakalayamıyor ve 27 yaşında Beşiktaş’tan kopmak zorunda kalıyordu.
    Siyah-Beyazlı forma ile 5 lig, 3 Kupa, 4 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık ve 5 TSYD Kupası şampiyonlukları yaşayan, Avrupa Kupaları’nda 2 gol kaydeden Ali Gültiken, Fenerbahçe’ye karşı 7, Galatasaray’a karşı da 9 gol atmayı başardı.
    7’si A, 11’i Ümit, 5’i Olimpiyat, 15’i de Genç olmak üzere 38 kez Milli forma giydi. 1995 Temmuz’unda transfer olarak son sezonunda Kayserispor’da oynadı. Beşikaş- İstanbulspor maçıyla futbol yaşamını noktaladı.
    Futbolu bıraktıktan sonra spor yazarlığı ve teknik adamlık yapan Gültiken, önce Erzurumspor’da çalıştı ardından Rasim Kara’nın yardımısı olarak Yozgatspor’da görev aldı.

    MEHMET ÖZDİLEK
    Oyun stili ile Belçikalı Vincenzo Scifo’ya benzetilen Mehmet Özdilek, 1966’da Samsun’da dünyaya geldi. Samsun Ladikspor’da futbola başladıktan sonra 1988’de Kahramanmaraşspor’u 2. Lig şampiyonu yaptı. İnanılmaz futbol yetenekleri, kısa sürede büyük takımlar tarafından keşfedilmesine neden oldu.
    1988-89 sezonunda bir daha hiç ayrılmayacağı, gerçek yuvası Beşiktaş’a geldi. 13 yıl Siyah-Beyazlı formayı giydi. Orta saha ve zaman zaman forvette yer aldı.
    Kısa boyuna karşın müthiş zamanlaması ve futbol zekâsı ile sayısız kafa golüne de imza atan &#8220ifo” lakaplı Mehmet, 387 lig maçında 130 gol kaydetti. Bu rakam ona, tüm zamanlarda Türkiye Birinci Ligi’nin en çok gol atan orta saha oyuncusu unvanını da getirdi.
    4 Lig, 4 Kupa, 4 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık ve 5 TSYD Kupası şampiyonluğu yaşadı. 31 kez A, 7 kez Olimpik olmak üzere Milli formayı 38 kez giydi.
    Beşiktaş’a 3 yıl kaptan olarak hizmet veren Mehmet, muhteşem bir jübile ile futbolu bıraktıktan sonra 1 yıl boyunca İngiltere’de antrenörlük ve yabancı dil eğitimi gördü.

    ERTUĞRUL SAĞLAM
    Ertuğrul Sağlam, 1970 yılında dünyaya geldi. Futbola Fenerbahçe altyapısında başladı. Oradan Samsunspor’a transfer oldu. 1994-95 sezonunda Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş Ertuğrul’u transfer etmek için yarışıyordu. Samsunspor’da gösterdiği olağanüstü performansla Üç Büyükler’in gözdesi olan genç yıldız, Beşiktaş’la anlaştı.
    Beşiktaş’taki ilk sezonunda aşırı baskı yüzünden uzun süre bekleneni veremedi. Sezon sonuna doğru toparlanan Ertuğrul’un müthiş performansı ve 23 golü Beşiktaş’ı şampiyonluğa taşıdı. Beşiktaş formasıyla geçirdiği 6 sezonda toplam 167 Lig maçı oynadı ve 83 gol attı.
    22 kez A Milli Takım forması giyen Ertuğrul Sağlam, 8’i Beşiktaş’ta oynadığı dönem olmak üzere toplam 11 gole de imzasını attı.
    2000-2001 sezonunda Samsunsporlu Erman’la takas eldidi. Futbolu Samsunspor’da bırakan ve antrenör olarak Türk Futbolu’na hizmetlerini sürdüren Ertuğrul Sağlam, efendiliği ve çalışkan futboluyla Beşiktaş taraftarının sevgisini kazanan bir oyuncuydu.

  6. 18
    madeline
    Üye
    SEZON İSİM UYRUK


    1911-1925 Şeref Bey Türk

    1925-1935 Zinger Macar

    1935-1944 Refik Osman Top Türk

    1944-1946 Charles Howard İngiliz

    1946-1948 Refik Osman Top Türk

    1948-1949 Guiseppe Meazza İtalyan

    1949 Hakkı Yeten Türk

    1949-1950 Eric Keen İngiliz

    1950-1951 Hakkı Yeten Türk

    1951-1952 Alfred Cable İngiliz

    1952-1953 Sadri Usuoğlu Türk

    1953-1954 Sandro Puppo İtalyan

    1955-1956 Cihat Arman Türk

    1957 Eşref Bilgiç Türk

    1956-1957 Jozef Meszaros Macar

    1957-1958 Leandro Remondini İtalyan

    1959 Hüseyin Saygun Türk

    1959-1960 Andras Kutik Macar

    1960-1961 Sanrdro Puppo İtalyan

    1961 Şeref Görkey Türk

    1961-1962 Andras Kutik Macar

    1962-1963 Ljubisa Spayiç Yugoslav

    1963-1964 Ernst Melchior Avusturya

    1964-1967 Ljubisa Spayiç Yugoslav

    1967-1968 Jane Janevski Yugoslav

    1968-1969 Krum Milev Bulgar

    1969-1970 Milovan Çiriç Yugoslav

    1970-1971 Dumitru Teoderescu Romen

    1971-1972 Gündüz Kılıç Türk

    1972-1973 Abdullah Gegiç Türk

    1973-1974 Metin Türel Türk

    1974-1975 Horst Buhtz Alman

    1975-1976 Gündüz Tekin Onay Türk

    1977 İsmet Arıkan Türk

    1977-1978 Milos Milutunovic Yugoslav

    1978-1979 Doğan Andaç Türk

    1979-1980 Serpil Hamdi Tüzün Türk

    1980-1981 Metin Türel Türk

    1980-1983 Dorde Miliç Yugoslav

    1983-1984 Ziya Taner Türk

    1984-1986 Branko Strankoviç Yugoslav

    1986-1987 Miloş Milutinoviç Yugoslav

    1987-1993 Gordon Milne İngiliz

    1993-1996 Cristoph Daum Alman

    1996-1997 Rasim Kara Türk

    1997-1999 J. Benjamin Toshack Galler

    1998-1999 Karl Heinz Feldkamp Alman

    1999-2000 Hans Peter Briegel Alman

    2000-2001 Nevio Scala İtalyan

    2001-2002 Cristoph Daum Alman

    2002-2004 Mircea Lucescu Rumen

    2004-2005 Vicente Del Bosque İspanyol

    2005-... Rıza Çalımbay Türk

  7. 19
    madeline
    Üye
    VOLEYBOL
    Beşiktaş’ta voleybol faaliyetleri 1923’de başladı. 1924 ile 1927 arasında 4 yıl üst üste İstanbul Şampiyonu olan Beşiktaş, sonraki 5 sezonu ikinci sırada bitirdi. Daha sonra voleybol ikinci planda kalmaya başladı. 1945 ve 1952 arasında tamamen unutulan voleybol, 1960’ların başında tekrar hatırlandı. Erkek ve Bayan takımları yeniden kuruldu ve en alt kümeden lige girdi. 1965 yılında kız voleybol takımı finalde Galatasaray’ı yenerek Türkiye Şampiyonu oldu. Bayanlar 1966’da Federasyon Kupası’nı kazandı.
    Daha sonra yeniden bir kriz içerisine giren voleybol, 1970’li yıllarda yeniden toparlandı. Erkekler takımı ise 1967-68, 1976-77 ve 1980-81 sezonlarında İstanbul 2. Küme Şampiyonu oldu.
    1983-84 ve 1988-89 sezonlarında İstanbul 1. Küme şampiyonu olan erkek takımının son dönemdeki en önemli başarılarından biri,1984’teki Federasyon Kupası Şampiyonluğu’dur.
    Bayanlar ise 1993’te İkinci Lig Şampiyonluğu’nu kazandı. 1995-96’da Lig ikincisi ve Türkiye Kupası Finalisti olan bayanlar Konfederasyon (CEV) Kupası’nda Çeyrek Final’e çıktı. 1999-2000 sezonunda Ligi üçüncü sırada tamamladığı için 1 sezon sonra Avrupa Konfederasyon (CEV) Kupası’na katıldı. 2000-2001 sezonunda bu kupada Final Four oynayarak büyük bir başarı elde etti. Beşiktaş, bu kupada o sezon dördüncü oldu.
    2003-2004 sezonunda Bayan Voleybol Takımı, güçlü rakipleri Eczacıbaşı ve Yeşilyurt’u geçerek Türkiye İkinciliği’ni elde etti ve Şampiyonlar Ligi’ne katılmaya hak kazandı.

    HENTBOL
    1978’de Murat Ersin öncülüğünde Beşiktaş Hentbol Şubesi’nin kurulmasının ardından 1979-80’de İstanbul Hentbol Lig Şampiyonu oldu. Aynı sezon Türkiye Şampiyonluğunu kazandı. Ekibimiz, 1980-81’de İstanbul ve Türkiye, 1984-85’te ise İstanbul Şampiyonu oldu.
    1980 ve 81’de Gençlik ve Spor Bakanlığı Kupası’nı da müzesine götüren Hentbol Erkek Takımı, 1985’de Deplasmanlı Lige Terfi Grubu Birincisi ve 1988’de Türkiye Kupası finalisti oldu. 1998-99 ve 2000-2001 sezonlarında Türkiye Kupası Şampiyonu olan Beşiktaş, Milli Takım’a da birçok oyuncu vermektedir.

    HALTERÜlkemize 1890’ı takip eden yıllarda gelen Halter’de, Beşiktaş Jimnastik Kulübü kurucuları da yarıştı. Halter’de elde edilen bazı ferdi başarılar şunlar:
    Sadık Pekünlü (Ağır Siklet Şampiyonu, Türkiye Rekoru 455 kilo), Saffet Türkdoğan (82.5 kilo, İstanbul 1969, 1970, 1971 Bölge Şampiyonu), Salih Vural (67.5 kilo İstanbul, 1967, 1968, 1969, 1970 bölge şampiyonu), Kemal Bey (1915’de 106 kilo ile rekor kırd&#305, Hikmet Bey (1915’de 105 kilo, 1916’da 108 kilo ile rekor kırd&#305, Güreşçi Danyal (104 kilo ile kulüp rekoru kırd&#305, Fahri Bey (107.5 kilo ile kulüp rekoru kırd&#305.

    SU SPORLARI
    Beşiktaş’ta yüzme konusunda Beşiktaş Denizcilik Şubesi’nin en faal dönemi 1910-1924 arasındadır. Yüzme, 1937’den sonra Şeref Stadı’ndaki yüzme havuzunun faaliyete geçmesinin ardından eski canlılığına kavuştu. Yüzme, su topu ve atlama dallarının başında gelen Deniz Subayı Sıtkı Eryar, önemli başarılar kazandırdı

    BEDENSEL ENGELLİLER
    Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nde Bedensel Engelliler Şubesi’nin açılması çalışmaları 1997 yılında Onursal Başkanımız Süleyman Seba’nın teşvikiyle başladı. 1998 yılında Erdem Göksel’in yönetiminde Beşiktaş Engelliler Spor Kulübü adıyla, dernek statüsünde faaliyete geçti. 1 Ağustos 2003 tarihinde BJK Yönetim Kurulu kararıyla BJK Bedensel Engelliler Spor Şubesi oldu.
    Engelli Sporcularımız ile idarecilerin şu anda kullandıkları Fulya Şan Ökten Tesisleri bitişiğindeki binanın açılışı, 12.10.1999 tarihinde gerçekleştirildi. Dilek Sabancı’nın Beşiktaş Belediyesi’ne hibe ettiği özel asansörlü 2 otobüs ile ulaşım sorunu çözüldü.
    Engelli Şubemiz, Avrupa’daki örneklerin incelenmesi sonrasında elde edilen bilgileri uygulayarak, Avrupa standardını yakalamayı başardı. Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımımız, ilk yıllarda önemli başarılar elde ederek, kamuoyunun dikkatini çekti. 2. ligde mücadeleye başlayan Takımımız, 1. lige yükselmekte zorlanmadı. Kısa sürede Türkiye’nin en güçlü takımlarından olmayı başaran Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımımız, Milli Takım’a yaptığı katkı ile de tüm rakiplerine örnek oldu. Engelliler Şubemiz basketbol dışında, Atıcılık ve Bilek Güreşi branşlarında da müsabaka yapmaktadır.

  8. 20
    madeline
    Üye
    Besiktas AMBLEM'indeki ilk beyaz cizgi 1'i; 3 siyah cizgi 3'u; ve ikinci beyaz cizgi 1'i simgelemektedir. Butun Amblem 9 bolumden olusmaktadir ve yukardaki dort numara (1,3,1,9) yanyana geldiginde, 1319'u olusturmaktadir.1319 Arapca'da 1903'e esittir.

    Amblem'deki Turk Bayragi ise Turkiye Futbol Federasyonu'nun hediyesidir.

    Besiktas Turk Bayragini kullanma hakkini Yunan Milli Takimiyla oynanan bir macta Turk Milli Takimini temsil ettigi icin almistir. Baska hicbir Turk Kulubunun boyle bir hakki yoktur.


  9. 21
    madeline
    Üye

    --->: Beşiktaş'ımızın Şanlı Tarihi

    Reklam



    Kulüp Ismi: Besiktas Jimnastik Kulübü
    Kurulus Ismi: Besiktas Bereket Jimnastik Kulübü
    Ilk Baskan: Mehmet Samil Bey
    Kurulus Tarihi: Mart 1903
    Resmiyet Tarihi: 1910
    Ilk Sampiyonluk: Jimnastik (1911)
    Futbol Subesi Kurulus Tarihi: Aralik 1911
    Futbolda Ilk Sampiyonluk: 1919 Istanbul Turk Idman Birligi Ligi
    Futbol Liglerine Ilk Katilis Tarihi: 1919
    Renkler: Siyah-Beyaz
    Kurulus Renkleri: Kirmizi-Beyaz
    Takma Ismi: Karakartallar
    Adres: BJK Plaza
    Akaretler Spor Caddesi, No. 92
    Besiktas 80690
    Istanbul/TÜRKIYE
    Telefon: +90 (212) 227 8780 (4 HAT)
    +90 (212) 227 8855 (2 HAT)
    +90 (212) 261 8804
    +90 (212) 261 7274

    Faks: +90 (212) 258 8194

    Aktif Branslar: Atletizm Basketbol Boks
    Futbol Güres Hentbol
    Kürek Voleybol

    Yapilmis Sporlar Bilardo Binicilik Bisiklet
    Eskrim Halat Cekme Halter
    Hokey Jimnastik Judo
    Okçuluk Su Sporlari

    Yonetim Kurulu Baskani: Yıldırım DEMİRÖREN
    Stadyum: Besiktas Inönü Stadyumu

    Stadyum Kapasitesi: 35,000
    http://www.forzabesiktas.com/besikt...p_bilgileri.asp

  10. 22
    DJ_bAdbULL
    Yeni Üye
    Şanlı tarihimiz hakkında bilgilendirdiğin için saol bunlarla övünmek yerine son maçtaki gibi anca küfür ederiz bi kötü maçda ;)

  11. 23
    baristekin
    Üye
    ellerine saglık gusel olmus ama en büyük fener

  12. 24
    gokbjk
    Emekli
    beşiktaş bu tarihimiz yani 2007 tarihindede birinci olsa tarihe bir adım daha yazılacak ama keşke birinci olsa..

+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi