Bugüne kadar bildiğimiz çoğu bilgi yanlış

+ Yorum Gönder
Sohbet Forumları ve Garip ve Esrarengiz Olaylar Bölümünden Bugüne kadar bildiğimiz çoğu bilgi yanlış ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    nillova
    Emekli
    Reklam

    Bugüne kadar bildiğimiz çoğu bilgi yanlış

    Reklam



    Bugüne kadar bildiğimiz çoğu bilgi yanlış

    Forum Alev
    İn*san*la*rın do*ğa ve kendi üze*rin*de uydurdukları inançlar

    U*çan ba*lık*lar u*çar mı?

    Aşa*ğı yu*ka*rı 100 tür ba*lık "Uçan Balık" tanımına gi*ri*yor*lar a*ma hiç*bi*risi ger*çek*ten u*ça*mı*yor. Bu ba*lık*la*rın göğüs*le*rin*de ka*nat*la*ra ben*ze*yen yüz*geç*le*r var bu sa*ye*de yüz metreden daha fazla bir mesafede su*yu*n üs*tün*de ka*ya*bi*li*yor*lar. Ba*zen ka*zay*la tek*ne*le*rin üs*tüne i*niş yap*tık*la*rı bi*le görül*üyor sıçrama*la*rı*nın ne*de*ni büyük balık*lar*dan, bil*has*sa ba*li*na*lar*dan kaç*mak.

    Güve*ler giysileri yerler...

    Gi*yim*le*ri ve baş*ka mad*de*le*ri yi*yen 6 çeşit güve var a*ma bun*lar hep*si*ni ye*mi*yor*lar. A*ma i*na*nıl*maz de*re*ce*de çok yu*murt*lu*yor*lar ve bu yu*mur*ta*lar*dan kurt*lar çı*kı*yor. iş*te bu kurt*lar hiç doy*madan yün, ha*lı ve koltuk kumaşlarını yi*yor*lar. Böy*le bir kur*tun or*ta*la*ma ne ka*dar yi*ye*bi*le*ce*ği*ni öğ*ren*mek im*kan*sız, çün*kü ne ka*dar süre kurt o*la*rak ka*la*ca*ğı*na bağ*lı.

    Ah*ta*pot*lar çok teh*li*ke*lidir;

    Bir ah*ta*potun in*sa*nı kollarıyla sarıp öldürebi*le*ce*ği saç*ma bir inançtan baş*ka birşey de*ğil. A*ra sı*ra yüzücüler bir ah*ta*po*tun kol*la*rı tarafından ya*ka*la*nı*yor*lar a*ma bi*ri*ne ger*çek*ten kötü birşeyin ol*duğu çok en*der görülen bir o*lay. Lon*dra Hay*va*nat* Bah*çe*si´nde*ki ak*var*yu*mun es*ki müdürü o*lan E. G. Bo*u*len*ger bi*ze bir ah*ta*po*tun ka*fa*sı*nı ve*ya vücu*du*nu sı*kış*tır*dı*ğı*nız an*da tu*tuşu*nu a*zal*tı*ğı*nı el*de e*de*bi*le*ce*ği*ni*zi söy*le*di. De*rin de*niz ah*ta*po*tunun (örneğin A*las*ka´da bu*lu*nan) bir kolunun uzunluğu 9 metreye va*ra*bi*li*yor. A*ma ge*nel*de da*ha küçük o*lu*yor*lar, ör*ne*ğin Sri Lan*ka´nın kı*yı*sın*da bu*lu*nan bir ah*ta*pot 5 cm. büyük*lüğün*de. Pa*si*fik´de* bulunan ma*vi de*sen*li ah*ta*po*tun ı*sır*ma*sı teh*li*ke*li o*la*bi*lir. A*ma di*ğer ah*ta*pot*la*rın ı*sır*ma*la*rı u*fak bir ka*bar*ma ha*ri*cin*de hiç bir za*rar ver*mez*.

    Gök gür*le*mesi sütü ekşi*tir;

    Gök gür*le*me*si ha*va*nın tit*reş*me*si*dir ve ke*sin*lik*le sütü et*ki*le*mez. Fır*tı*na*lı ha*va*lar*da sütün ekşi*me*si*ne ne*den olan şey, sütün i*çin*de*ki şe*ke*ri lak*tik a*si*te çe*vi*ren bir mik*robun o*luş*ma*sı*dır. Bu mik*rop nem*li ha*va*lar*da i*yi ge*lişir ve bu nem*li ha*va bil*has*sa yaz fır*tı*na*la*rın*da görülür. Bu ne*den*le de kış fır*tı*na*la*rın*da süt pek ekşi*mez.

    Su*da çır*pın*mak köpek ba*lık*la*rı*nı kor*ku*tur;

    Bir köpek ba*lı*ğının gövdesine ba*kar*sa*nız başın*dan so*nu*na ka*dar bir sinir sis*te*mi*ninin varlığını fark e*der*si*niz. Bu sistem su*yun i*çin*de u*zun me*sa*fe*ler*de o*lan tit*re*me*le*ri bi*le his*se*de*bi*lir. Bir köpek ba*lı*ğı* için su*yun i*çin*de*ki her tür*lü çır*pın*ma ha*re*ke*ti, ya*ra*lı ve*ya sa*kat bir ya*ra*tı*ğın var ol*du*ğu demektir ve böy*le*ce o*na göre bu hareket ba*sit bir he*def* olur. Fran*sız su al*tı uz*ma*nı Jac*qu*esY*ves Co*us*te*a*u çır*pın*ma*nın köpek ba*lık*la*rı*nı kor*kut*ma*dı*ğı*nı söy*lüyor. O*na göre en i*yi ko*run*ma dik*kat*li ha*re*ket*ler, ya*vaş yüz*mek ve a*ni ha*re*ket*le*r yap*ma*mak*tır. Köpek ba*lık*la*rı 1.5-2 km. ve faz*la*sı i*çer*sin*de kan ko*ku*su*nu da a*la*bi*li*yor*lar. Ço*ğu ba*lı*ğın ko*ku al*ma ye*te*nek*le*ri çok kuv*vet*li*dir a*ma köpek ba*lı*ğı bir is*tis*nadır çün*kü bey*ni*nin büyük bir par*ça*sı sa*de*ce bu yönde işler. Bur*nu*nun her i*ki ta*ra*fın*daki i*ki or*ga*n o ka*dar du*yar*lıdır ki, ba*lık ken*di*ni ta*kip et*ti*ği i*ze göre yöne*te*bi*li*r. Sa*ğın*da ve*ya so*lun*da ko*ku*la*rın a*zal*ma*sı ve*ya faz*la*laş*ma*sı*na göre yo*lu*nu değiştirebi*li*r. Ya*ni ay*nen bir u*ça*ğın rad*yo sin*yal*le*ri*ni ta*kip et*me*si gi*bi. Böy*le*ce bir köpek ba*lı*ğının he*de*fi* şaşmaz bir noktaya dönüşür aynen bilgisayarla programlanmış bir roket gibi...

    Yı*lan*lar av*la*rı*nı hip*noz e*derler ve müzik i*le oy*na*tı*la*bi*lir*ler;

    Ba*zı hay*van*la*rın yı*lan gör*dük*le*ri an kork*tuk*la*rı ve*ya do*nup kal*ma*la*rı*na rağ*men zo*o*lo*glar hip*noz e*de*me*dik*le*rin*den e*minler. Bel*ki bu saç*ma*lı*ğı baş*la*tan yı*lan*la*rın kur dan*sı ol*muş*tur. Bu dans*ta yı*lan*lar rit*me göre vücut*la*rı*nı bir *ta*raf*tan öbür ta*ra*fa sal*lı*yor*lar. Ö*bür yandan yı*lan oy*nat*mak ger*çek*ten bir tür hip*noz*dur a*ma bu*ra*da yı*lan hip*noz e*di*li*r. Yı*lan*lar çok az du*ya*bi*li*yor*lar ve böy*le*ce sa*de*ce çok düşük fre*kansda*ki ses*le*ri se*ze*bi*li*yor*lar. Bu ne*den*le oy*na*ta*nın flütüne göre ha*re*ket et*me*le*ri pek i*nan*dı*rı*cı de*ğildir. Hin*dis*tan*lı yı*lan oy*na*tan*la*rın ge*nel*de kul*lan*dık*la*rı Kob*ra*lar oy*na*ta*nın a*yak ha*re*ket*le*ri*ne, so*pa i*le se*pe*te vur*ma*la*rı*na ve*ya vü*cu*du*nun ya *da flü*tün sal*lan*ma*sı*na göre ha*re*ket e*di*yor*lar. Bir*man*ya*lı yı*lan oy*na*tı*cı*la*rı ise ge*nel*de rit*me göre sal*lan*ma ha*re*ket*le*ri ya*pı*yor*lar ve böy*le*ce yı*lan*lar on*la*rı ben*zer ha*re*ket*ler*le tak*lit e*di*yor*lar. Yı*la*nın sal*lan*ma*sı sa*de*ce fi*zik*sel bir o*lay. O*nu vü*cu*du*nun üst kıs*mı*nı yer*den yük*sel*te*bil*mek i*çin ya*pı*yor. Sal*lan*ma*yı kes*tiği an ye*re düşüyor.

    Fareler ba*tan ge*mi*le*ri önce terk e*der*ler;

    Fareler ba*tan ge*mi*le*ri terk et*mez*ler, a*ma yaşa*dık*la*rı yer su i*le dol*du*ğu an o*ra*yı terk e*der*ler. Ba*tan bir ge*mi*den sürü ha*lin*de ka*çan fareler bel*ki de*niz*ci*le*rde bu kuşkuyu u*yan*dır*mış*tır veya bel*ki ger*çek*ten fareler in*san*la*ra na*za*ran doğal sar*sın*tı*la*rı*na ve*ya sı*va de*ğişik*lik*le*ri*ne karşı da*ha du*yar*lı*dır*lar. Bel*ki bu ne*den*le farelerin yı*kıl*mak üze*ri o*lan ev*le*ri terk et*me*le*ri i*nan*cın*da bi*raz da ger*çek pa*yı o*la*bi*lir.

    De*ve*kuş*la*rı ka*fa*la*rı*nı ku*ma gömer*ler;

    De*vekuş*ları hak*kın*da*ki en büyük söy*len*ti düş*man*la*rı ta*ra*fın*dan görül*me*me*le*ri i*çin ka*fa*la*rı*nı ku*ma göm*me*le*ri*dir. Uz*man*lar bu*nun ta*ma*miy*le bir ef*sa*ne ol*du*ğu*nu söy*lüyor*lar. Güney Af*ri*ka´da sa*de*ce tüy*le*ri i*çin devekuşu ye*tiş*ti*ri*len çift*lik*te yaşa*mış o*lan, Al*lan Po*cock 80 se*ne bo*yun*ca, hiç böy*le bir o*lay görme*di. Ka*fa*sı*nı ku*ma göm*me*ye hiç bir de*ve kuşu teşeb*büs bi*le et*me*mişti. De*vekuş*la*rı be*lir*li ses*ler du*ya*bil*me*k i*çin ka*fa*la*rı*nı ye*re doğ*ru in*di*ri*yor*lar ya* da ba*zen bo*yun kas*la*rı*nı ra*hat*lat*mak is*ti*yor*lar. Ça*lı*la*rın a*ra*la*rı*na ka*fa*la*rı*nı sok*tuk*la*rı da görül*müş*tür a*ma hiç bir za*man ku*ma sok*maz*lar. Çün*kü bu*nu yap*arlarsa bo*ğu*lur*lar.

    Go*ri*ller vahşi hay*van*lardır;

    Go*ri*llerin vahşi ol*duk*la*rı* i*nancı görünüş*le*rin*den kay*nak*la*nı*yar. Bu i*nanç 19. yüz*yıl*da baş*la*tıl*dı ve hi*ka*ye*ler*de de*vam et*ti*ril*di. Görünüm*le*ri*ne karşın o*va ve dağ go*ri*lleri sa*kin ve ba*rış*se*ver hay*van*lar*dır. Ame*ri*kalı bi*lim a*da*mı Ge*or*ge Schal*ler ay*lar*ca go*ri*lleri iz*le*di. An*la*tık*la*rı*na göre hay*van*lar çok çe*kin*gendiler ve bir in*san*la karşı*laş*tık*la*rı an ge*nel*de ka*çı*yor*lar*dı. Ço*cuk*la*rı*nı ko*ru*ma a*ma*cıy*la in*san*la*rı ı*sır*dıkları doğ*rudur a*ma go*ri*lin in*sa*nı e*ze*rek öl*dür*düğü da*ha görül*me*miş*tir. 1933 yı*lın*da çe*vi*ril*miş o*lan "King Kong" ad*lı film gorillerin vahşi ol*du*ğu ef*sa*ne*si*ne katkıda bulundu.

    Ku*ğular öl*me*den ön*ce şar*kı söy*ler*ler;

    Nor*mal*de ses*le*ri çık*ma*yan kuğu*la*rın öl*me*den ön*ce şar*kı söy*le*dik*le*ri bil*has*sa şa*ir*ler ta*ra*fın*dan çok se*vi*len bir söy*len*ti*dir. Es*ki Yu*nan*lı*lar kuğu*la*rın A*pol*lon´un ya*ra*tık*la*rı ol*duk*la*rı*na i*na*nıy*or*lar*dı ve A*pol*lon müzi*ğin tan*rı*sıy*dı. Pla*to´nun "Pha*e*do" sun*da, Sok*ra*tes kuğu*ların üzün*tüden ve*ya mut*suz*luk*tan şar*kı söy*le*mediklerini, bu*nu A*pol*lo´dan e*sin*len*dik*le*ri i*çin ya*ptıklarını söylüyor. İz*lan*da´*da*ki ıs*lık ça*lan kuğu, müzi*ğe ben*ze*yen be*lir*li ses*ler çı*ka*ra*bi*li*yor ama bu*nu öbür kuğu tür*le*ri ya*pa*mı*yor*lar. Ama İzlanda kuğu*sunun bu se*si çı*kar*ma*sı*nın ölüm*le hiç bir il*gi*si yok. Kuzey Yarıküre´de*ki kuğu*lar si*nir*le*nin*ce ve*ye yav*ru*la*rı*nı ko*ru*yun*ca bir ses çı*ka*ra*bi*li*yorler ama bu ge*nel*de sal*dı*ra*ca*ğı*na ait bir be*lir*ti. Ses*le*ri*nin ol*ma*dı*ğı za*ten i*sim*le*rin*den bel*lidir, çünkü on*la*ra ge*nel*de "ses*siz kuğu*lar" de*nir.

    Fa*re*ler pey*ni*ri her* şey*den çok se*ver*ler;

    Ke*mi*ren hay*van*la*rı a*raş*tı*ran de*ney*le*r*de bir fa*re*yi ya*ka*la*mak i*çin pey*ni*rin en i*yi yem ol*ma*dı*ğı anlaşıldı. A*me*ri*ka*lı bir fare yok edicisi o*lan Ed*ward Batz*ner ge*nel*de li*mon*lu tat*lı*lar kul*la*nı*yor. Bu ona i*ki a*van*taj sağ*lı*yor; ilki li*mon ya*pış*tı*rı*cı bir mad*de ol*du*ğu i*çin fa*re*yi tu*tu*yor, i*kin*ci*si de tat*lı olması. Tat*lı, bir fa*re i*çin pey*nir*den da*ha i*yi bir yem. Böy*le ge*nel*le*me*le*ri baş*ka hay*van*la*ra yap*mak da saç*ma. Ör*ne*ğin köpek*le*rin en çok et sev*dik*le*ri*, ya* da bütün ke*di*le*rin ba*lık ye*me*le*ri gi*bi. Her*han*gi bir ya*ra*tı*ğın ter*cih et*ti*ği şey*ler büy*üdüğü ve a*lış*tı*ğı şey*lerdir.



  2. 2
    DR.MATRİX
    Özel Üye

    --->: Bugüne kadar bildiğimiz çoğu bilgi yanlış

    Reklam



    hem komik hem enteresan hem de Güzel bilgiler Ne diyeyim :)








  3. 3
    nillova
    Emekli
    De­ve­ler hör­güç­le­rin­de su taşı­r­lar;

    De­ve­nin hör­gücün­de yağ var­dır ve bu yağ o­nu ye­mek bu­lama­dı­ğı za­man­lar­da bir haf­ta i­le on gün a­ra­sı i­da­re e­de­bi­lir. Ta­bii ki bu ya­ğı haz­me­de­bil­me­si i­çin be­lir­li bir mik­tar­da su üretir a­ma bu­nu hör­güç­le­rin­de de­po­la­maz.

    Ok­lu ­kir­pi­ler,di­ken­le­ri i­le a­teş e­derler; Bir ko­ru­ma me­ka­niz­ma­sı o­la­rak ok­lu ­kir­pinin di­ken­le­ri çok işe ya­rar. Cay­dır­ma et­ki­si­ dışında dikenlerde pis­lik ve mik­rop vardır ve cid­di en­feks­yon­la­ra yol a­ça­bi­lir. Di­ken­le­rin tüy­lü ol­ma­la­rı ya­ra­la­na­nların on­la­rı çı­kart­ma­sı­nı da­ha da zor­laş­tı­rı­r. A­ma ok­lu ­kir­pi­de di­ken­le­ri­yle a­teş e­de­bil­en bir sistem yok­tur. Yi­ne ­de bir ok­lu ­kir­pi­nin 18.000´den faz­la di­ke­ni vardır. Bunları çı­kar­tı­nca çok teh­li­ke­li o­la­bilir.

    Pas­lı bir çi­vi te­ta­no­sa ne­den o­lur;

    "Lock­jaw" ya­ da te­ta­nos "Clos­tri­di­um te­ta­ni" ad­lı bir mik­rop­tan or­ta­ya çı­kan bir en­feks­yon has­ta­lı­ğı­dır. Bir pas­lı çi­vi­yle o­luş­muş o­lan bir ya­ra te­ta­no­sa ne­den o­la­maz çün­kü ne ma­den ne de çi­vi ze­hir­li de­ğil­dir­ler. A­ma pis bir çi­vi te­ta­nos üre­ten bir or­ga­niz­ma i­le kir­len­diy­se çok teh­li­ke­li o­la­bi­lir. Bu bil­has­sa bah­çe i­çin kul­la­nı­lan a­let­ler­de ge­çer­lidir çün­kü on­lar bu or­ga­niz­ma­yı top­rak­tan ka­pa­bi­li­r­ler.

    Bo­ğu­lan bir a­dam üç ke­re batıp çı­kar;

    Bo­ğu­lan bir in­sa­nın öl­me­den ön­ce üç ke­re su üs­tüne çık­tı­ğı id­di­a e­di­li­r. Bu ger­çek de­ğildir. Su­da pa­ni­ğe ka­pı­lan bir in­san ba­tıp çı­kar ve her se­fe­rin­de çi­ğer­le­ri­ne su gi­rer. Bu­nun sa­yı­sı bel­li de­ğildir ve so­nun­da bo­ğul­mak­tan ölür.

    Ö­len bir in­san tüm yaşamını bir film şeridi gi­bi görür; Şa­ir­leri ve ro­man ya­zar­la­rı­nı bir in­sa­nın öl­me­den ön­ce yaşamlarını bir film şeridi gi­bi ön­le­rin­de gör­dük­le­ri fik­ri­ni yaydıkları i­çin a­yıp­lan­ak gerekir. Bu­nu o­nay­la­ya­bil­mek i­çin hiç kim­se me­zar­dan da­ha ge­ri dön­me­di a­ma bir sürü kişi ölüm san­dık­la­rı şey­den son an­da ge­ri­ye dön­düler ve on­lar ke­sin­lik­le bu fik­re karşı çı­kı­yor­lar ve zaten ölmemişlerdi.

    Kıl­lı er­kek­ler da­ha güç­lüdür;

    De­li­lah saçlarını kes­ti­ği an Sam­son bütün gücünü kay­bet­miş­ti. Bu çok güzel bir hi­ka­yedir ve bu yüzden bir er­ke­ğin gücünün ve mert­li­ği­nin kıl­la­rıy­la il­gi­si ol­du­ğu­na i­na­nı­lıyor­. Bu bir ef­sa­ne­den baş­ka birşey de­ğil. Vücut­tan ayrıldıktan son­ra kıl­lar ölüdür, bu­nun sa­hi­bi­nin gücün­le hiç bir il­gi­si olamaz. Saçın ve kel­liğin so­ya çe­kim­le, hor­mon­lar­la ve yaş­la il­gi­si vardır. 20 er­kek­ten bi­ri­nin saç­la­rı yir­mi­bi­rin­ci do­ğum­günün­den ön­ce azalmaya baş­lar. 6 er­kek­ten bi­ri e­nin­de so­nun­da kel o­lacaktır. Bu olay, so­ya bağ­lıdır ve güç­le hiç­bir il­gi­si yoktur.

    Hip­noz e­di­le­bi­len in­san­lar za­yıf ka­rak­ter­li­dir­ler;

    Za­yıf ve uy­sal in­san­lar en zor hip­noz e­di­le­bi­len kişi­ler­dir. En uy­gun kişi­ler düşün­ce­le­ri­ni bir nok­ta­ya ta­ma­mıy­la ve­re­bi­len zeki in­san­lar­dır. Bu­nu ya­pa­bi­len­ler­ zaten a­kıl­lı­dır­lar. Baş­ka yan­lış bir düşün­ce in­san­la­rın is­temeden hip­noz e­di­le­bil­me­le­ri­dir. İs­tek­siz ve yar­dım­sız hipnoz ol­maz. Bir in­sa­nı hip­noz al­tın­da nor­mal ha­ya­tın­da yap­mı­ya­ca­ğı şey­le­re zor­la­mak ve­ya ka­rak­te­ri­ne ay­kı­rı o­lan şey­le­ri yap­tır­mak da o­la­nak­sızdır.








  4. 4
    gökçe34
    Özel Üye
    İlginç... Paylaşım için teşekkürler ... :)

  5. 5
    mrtcn tkdmr
    Üye
    bu konu sayesinde bir çok konuyu açığa kavuşturmuşsun çok güzeL bir payLaşım, teşekkürLer :)...

  6. 6
    ßLacq_AngeL
    Üye


    Ah­ta­pot­lar çok teh­li­ke­lidir;

    Bir ah­ta­potun in­sa­nı kollarıyla sarıp öldürebi­le­ce­ği saç­ma bir inançtan baş­ka birşey de­ğil. A­ra sı­ra yüzücüler bir ah­ta­po­tun kol­la­rı tarafından ya­ka­la­nı­yor­lar a­ma bi­ri­ne ger­çek­ten kötü birşeyin ol­duğu çok en­der görülen bir o­lay. Lon­dra Hay­va­nat­ Bah­çe­si´nde­ki ak­var­yu­mun es­ki müdürü o­lan E. G. Bo­u­len­ger bi­ze bir ah­ta­po­tun ka­fa­sı­nı ve­ya vücu­du­nu sı­kış­tır­dı­ğı­nız an­da tu­tuşu­nu a­zal­tı­ğı­nı el­de e­de­bi­le­ce­ği­ni­zi söy­le­di. De­rin de­niz ah­ta­po­tunun (örneğin A­las­ka´da bu­lu­nan) bir kolunun uzunluğu 9 metreye va­ra­bi­li­yor. A­ma ge­nel­de da­ha küçük o­lu­yor­lar, ör­ne­ğin Sri Lan­ka´nın kı­yı­sın­da bu­lu­nan bir ah­ta­pot 5 cm. büyük­lüğün­de. Pa­si­fik´de­ bulunan ma­vi de­sen­li ah­ta­po­tun ı­sır­ma­sı teh­li­ke­li o­la­bi­lir. A­ma di­ğer ah­ta­pot­la­rın ı­sır­ma­la­rı u­fak bir ka­bar­ma ha­ri­cin­de hiç bir za­rar ver­mez­. <<<< TırStıM vLLaa ßrRr:D


  7. 7
    sagocu_kız
    Bayan Üye
    İlginç bir paylaşım.

+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi