Profesyonel arıza bulma-giderme

+ Yorum Gönder
Bilgisayar Dünyası ve Genelbilgi ve İpucu Bölümünden Profesyonel arıza bulma-giderme ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Reklam

    Profesyonel arıza bulma-giderme

    Reklam



    Profesyonel arıza bulma-giderme

    Forum Alev
    ALINTIDIR


    Profesyonel arıza bulma-giderme konularına girmeden önce elektronik laboratuar ortamı nasıl olmalı bunu kararlaştırmamız gerekiyor. Bir hastanenin steril ortamı ne ise, elektronikçilerin de özel bir ortamı vardır. Hastalarımız ise her çeşit elektronik kart- cihaz veya sistemdir. Steril ortamımızda arızacılık konularımıza devam edebiliriz dilerseniz. Elektronik ortamda en tehlikeli konu olan ve ortamımızı belirleyebileceğimiz statik yük konusuna hemen başlamak istiyorum. İki cismin sürtünmesi ile oluşan durgun elektrik yüküne ELEKTROSTATİK yük denir. Statik elektriğe en büyük örnek olarak yıldırım verilebilir. Bilindiği gibi + ve - yüklü bulutların birbirine yaklaşması esnasında tabiatın en büyük statik elektrik deşarjı meydana gelmektedir. Japonya'da yapılan çalışmalarda; ortalama olarak ölçülebilen yıldırım enerjisi 15-20 megavolt civarındadır. Bu yükün depo edilebilmesi halinde Türkiye’nin yıllık elektrik enerji tüketimin büyük bir bölümünü herhalde karşılayabilirdik, tabii ki devasa bir kondansatör düzeneği sağlanabilseydi eğer. Akaryakıt yüklü araçlar ile cephane yüklü araçların alt taraflarında aşağı doğru sarkıtılmış zincir ya da tel gibi metalleri hemen hepimiz görmüşüzdür. Oluşan statik elektriği toprağa akıtmak içindir. İnsanların günlük yaşamlarında en çok karşılaştıkları sorunlardan biri de statik elektrik yüklenmeleri ve herhangi bir metalle temasları esnasında deşarj (yük boşalması) olmasıdır. Sürtünen iki cisimden biri +, diğeri devamlı - yüklenir. Eğer sürtünen cisimlerden biri insan ise insan devamlı pozitif yük teşkil etmektedir. İnsanların statik elektrik yüklenmesi; yürüme esnasındaki sürtünmelerden, araçlara inip binerken, çalıştıkları masadan, giymiş-çıkarmış oldukları elbiselerden olabilir. Aşağıdaki çizelgede insanların hareketleri esnasında oluşan bazı statik elektrik miktarları ve oluşturan unsurlar verilmiştir.


    Elektrostatik voltajStatiği oluşturan faktörler
    %10-%20 Nem%65-%90 NemHalı üzerinde yürümek
    35000v
    1500v
    Vinylex kaplı zeminde yürümek
    12000v
    250v
    Tezgah üzerinde çalışırken
    6000v
    100v
    Vinylex kaplanmış zeminde çalışırken
    7000v
    600v
    Polyester çanta tezgahtan kaldırılırken
    20000v
    200v
    Plastik klasör taşırken
    7000v
    150v


    Yukarıdaki tablodan da görüleceği gibi ortamdaki nem oranı arttıkça statik enerji miktarı azalmaktadır. Statik yüklenmeler yüksek voltaj değerlerinde olduklarından bazen görünür hale de gelebilirler. Işığın görünür hale gelebilmesi için en az 6000-7000 Volt civarında olması gerekir. Yani manyetolu çakmaklardaki görünür ışık yaklaşık 7000 Volt'luk değerde atlama yapan statik yüktür. Statik yükün voltajı çok fazla olmasına karşın, akımı çok zayıftır. Akım voltaj ile doğru orantılı olsaydı, bir çok yüksek voltaj trafosu ile ilgilenen televizyon tamircisi çırağı yetişmezdi herhalde.Çıplak ayakla halı üzerinde yürürken ayaklarımızın karıncalanması statik yüktendir. İnsan vücudu bir direnç olduğu kadar aynı zamanda bir kondansatördür. Vücudumuzda statik yük oluşturan olaylardan biri, halı üzerinde yürümeyi biraz daha detaylı inceleyelim.


    Şekilde ayak ve zemin arasında oluşan kapasitif durum görülüyor.



    Burada A ayağın alanı, E ayak ve zemin arasında hava dielektrik ortamında oluşan kapasitenin elektrik alanı, DV potansiyel farkı, Dq bir adımda oluşan statik yüklenmedir. Elektriksel alan ve sığa denklemleriyle, vücudun direnci R £ 100 MW alınarak, adımdaki yüklenme miktarı yaklaşık 4 KV. olarak bulunur. Saniyeye göre yalıtkan halı üzerinde yürüme ile elde edilen yüklenme grafiği aşağıda verilmiştir.




  2. 2
    AGMEHMET
    Özel Üye

    --->: Profesyonel arıza bulma-giderme

    Reklam



    Saniyeler mertebesinde oluşan bu statik yük günlük hayatımızda her an yaşadığımız olaydır. Üzerimizde binlerce volt statik yük mevcut iken, 350 Volt ile bozulabilecek bir CMOS yapılı elektronik malzemeye dokunulursa ne olur? Malzeme ölür. Ölmez ise kesinlikle mikron seviyesinde yapısında ciddi hasarlar meydana gelir, ömrü azalır.

    Elektronik devre elemanlarının bozulabileceği eşik voltajları tabloda gösterilmiştir :
    Mosfet
    100v
    Schottky Diyot
    300v
    Eprom
    100v
    Film Direnç
    300v
    Jfet
    140v
    Bipolar Transistör
    380v
    Opamp
    190v
    Scr(Tristör)
    680v
    Cmos
    250v
    Schottky Ttl
    1000v



    1980'lerin sonuna doğru elektronik malzeme üreticilerinin ürettikleri cihaz ve komponentlerde arızaların oluştuğu görülüp, tehlikenin üzerinde duyarlılık eşiğine sahip elektronik malzemeleri muhtemel ESD hasarlarından korumak maksadı ile Avrupa'da CENELEC elektronik aletler komitesi kuruldu. İnsanların almış oldukları statik elektrik hem sağlıklarına hem de kullanmış oldukları elektronik cihazlara zarar vermektedir. Elektronik cihazları kullanma ve taşıma esnasında teknik personeller bilerek ya da bilmeyerek üzerindeki statik elektriği devre elemanlarına boşaltmakta (elektrostatik deşarj) (ESD) o ekipmanları kullanışsız hale getirmekte ya da ömürlerini azaltmaktadır. Eğer elinize aldığınız Elektronik Kart üzerinde EEPROM (Elektrikle silinip programlanabilen) hafıza malzemeleri var ise kesinlikle dokunulmamalıdır. 10 Voltluk bir voltaj bile hafızalı malzemenin programına zarar verebilir. Bizzat kendi elimle programlı bir malzemenin programını uçurmuştum, ama hafızalı malzemenin bilgisayar ortamında daha önceden aldığım bir yedeği mevcuttu, yoksa işim çok zordu. İyi bir arızacının malzemeleri iyi tanıması gerekir. Elektronik kart üzerindeki hafızalı malzemeleri algılayarak ona göre tedbir alması gerekir. Hafızalı malzemelerin (Memory IC) üzerlerine genellikle içerisindeki programın versiyonunu gösteren küçük kağıtlar yapıştırılır. En çok karşılaşılan EEPROM Hafızalı Entegreleri; 24xx, 28xx, 29xx, 93xx, 94xx, Palxx, Palcexx, Galxx, Galcexx, pıcxx etc. örnek olarak verilebilir. Hafızalı entegrelerin sonlarında -15, -25 vs. gibi rakamlar bulunur. Bu rakamlar ns. (nanosaniye) cinsinden hafızalı malzemenin hızını verirler. Bu şekilde hız ifade edilen rakamlar genellikle hafızalı malzemelerde kullanılır. İlerleyen konularımızda ROM, EPROM, EEPROM ve diğer hafıza ünitelerinin testleri nasıl olur? Nasıl yedeklenir? Özel bazı durumlar, programlı malzemelerde şifre sorunları gibi konularla ileride detaylı bilgi vereceğiz. Bazı programmer (Programlayıcı Cihaz) software'lerini (yazılımları) anlatıp terminolojilerini örneklerle belirtmeye çalışacağız.
    Şu ana kadar anlatılanlarla anlaşılan şudur ki; elektronik bir malzemeye veya karta dokunmadan, kesinlikle İnsan vücudunda oluşan statik yükün atılması, yani topraklanması gerekmektedir. Ayrıca kullandığımız alet ve malzemeler statik yük oluşturmamalıdır.
    Teknoloji ilerledikçe daha hassas elektronik malzemeler üretilmekte ve hassas bu küçük malzemeler statik yük önlemi olmadan dokunulduğunda kolaylıkla bozulmaktadır. Büyük bir bilgisayar firması topladığı bilgisayarın bir kısmının sürekli arıza yaptığını görmüş ve statik önlem alınması gerektiğine karar vermiştir. Vücuttaki yükün topraklanması için her yeri iletkenlerle toprağa bağlamışlardı. Fakat arızaların kısmen azalsa da devam ettiği gözlenmişti. Statik yükün aniden boşalmasının da elektronik malzemelere zarar verdiği anlaşıldı. O halde statik deşarjın aniden olmaması gerekiyor. Yapılan araştırmalarda statik yükün aniden değil, 1Mohm'luk direnç üzerinden, yavaş eğrisel olarak boşalması gerektiği görülmüştür. Standart deşarj süresi 3sn.olarak tesbit belirtilmiştir. Elektronik laboratuarda kullanmamız gereken malzemeler, Elektrostatik yük oluşturmamalı, Üzerimizdeki statik yükü yukarıda verilen standartlarda deşarj edebilmelidir.Bu tecrübelerden yola çıkılarak elektronik malzemelerle çalışma yapılan tüm ortamlarda ANTİSTATİK Malzemeler kullanılarak, STATİK yüke karşı kesinlikle tedbir alınmalıdır.



    ANTİSTATİK: Bizim istediğimiz malzeme yalıtkanlar gibi statik yük kaynağı olmamalı, tam iletken de olmamalı. İletkenlerin alan direnci 104-105 Ohm arasındadır ve hızlı deşarj sağlarlar, yalıtkanların alan direnci 1012 Ohm'dan büyüktür ve tam bir statik yük oluşturma kaynağıdır. Bu malzemelerin tam arasında kalan, alan direnci 106-1012 Ohm. olan ve istediğimiz özellikleri bize sağlayan malzeme; ANTİSTATİK malzemedir.
    Antistatik malzemeler statik elektriğin oluşmasını ve elektronik devre elemanlarının zarar görmesini önleyebilen malzemelerdir. Binlerce volt yüklenen insanlar farkına varmadan elektronik aletlere zarar verebilir, bir elektronik aletin imalatından, nakliyesine, paketlenmesinden, depolanmasına, çalıştırılmasında yada tamir devam ederken elektronik aletleri korumak maksadıyla antistatik tedbirlerin alınması gereklidir. Yapılan araştırmalarda nemli ortamların statik enerji oluşumunu önemli ölçüde azalttığı saptanmış, ortamı nemli kılmak için ionizer cihazları kullanılmıştır, ancak bu defada elektronik malzemeler kısmen korunurken insanlarda astım, bronşit ve kalp hastalıklarına rastlanmıştır. Daha başka tedbirler düşünülmüş ve antistatik malzemeler oluşturulmuştur. Elektronik aletleri korumak maksadıyla oluşturulan antistatik ekipmanlar hızlı boşalma sağlamamalı, belli bir alan direnci oluşturulmalıdır ve ani deşarjla insan sağlığının zarara uğramaması maksadı ile, dereceli olarak iletim ortamı sağlanmalıdır.
    Alan dirençlerini ölçmek için, özel yüzey empedansı ölçümü yapan küçük aletler mevcuttur. Piyasada antistatik diye satılan her ürün maalesef antistatik değildir. Biraz pahalı olan bu malzemelere antistatik diye fazla miktarlarda para verip, maalesef naylon malzemeler alıyor olabiliriz. Çok miktarda alım yapıyorsak antistatik ürünün yüzey gerilimini ölçen basit antistatik ölçü aletine sahip olmamız gerekir. Ölçülen direnç değeri malzemenin antistatik malzeme standartlarında olup olmadığını gösterecektir. Elektronik malzemelerle çalışma yapılan ortamda en azından antistatik bir bileklik kesinlikle kullanılmalıdır. Aşağıda bazı antistatik malzemeler anlatılmaktadır.
    Antistatik malzemeler (statik dissipative)
    1. Poşetler: Metalik Poşetler, sürtünmeden dolayı elektronik malzemenin üzerindeki statik elektriği önler, 3 katmanlıdır, dağıtkan yüzey, iletken yüzey, dağıtkan yüzey.



    Pembe Poşetler; statik elektriğin dağıtımını sağlar, tek katmanlıdır. Siyah Poşetler; tek katmanlıdır, iletken ortam sağlar. Elektromanyetik dalgalar iletken ortamlardan geçemezler. İletken poşetler manyetik alandan bozulabilecek disket vb. malzemelerin taşınması için idealdir. Tüm poşetlerde antistatik uyarı işareti, üretim tarihi ve raf ömrü ile üreten firma işareti olması gerekmektedir.
    2.Ambalaj köpükleri: Pembe olan antistatik, siyah ise iletkendir.
    3. Masa örtüleri/kaplamaları: 105 ve 1012 arasında alan dirençleri vardır. 1 ila 2 Mohm'luk direnç teşkil ederler.
    Üç katmanlıdır bunlar;
    1. Disipative: dağıtkan
    2. Conductive: iletken
    3. Disipative: dağıtkan
    4. Antistatik bileklik kordonu ve kablosu: Sarı renkli kablo, mavi renkli karbon yedirilmiş bileklik ve kordondan oluşmuştur. Kullanıcı personeli topraklamak sureti ile elektronik kartların zarar görmesini önler. 1-2 Mohm'luk direnç teşkil eder, test cihazlarıyla kullanmadan önce test edilmeleri gerekir.

    5. Antistatik önlük ve ayakkabılar: Önlükler değişik boylarda, %89 naylon, %11 karbon alaşımlıdır. Karbon yedirilmiş kumaş elektriğin iletkenliğini sağlar. Dışarıdan yada kıyafetlerin oluşturacağı statik yüklenmeyi önler. Tek katmanlı ve iletken olmaları gerekmektedir. Bileklikle de bağlanabilecek şekilde dizayn edilmişlerdir.
    6. Antistastik yer kaplamaları: Karbon yedirilmiş plastik alaşımlıdırlar. Taban bakır baralarla örülmüş ve topraklanmıştır. Yapışkanı karbonludur, iletim sağlanmış aynı zamanda yürüme esnasında statik elektrik oluşturması önlenmiştir. Özel kimyasallarından başka bir şeyle silinmemelidir. Özellikle deterjan vb. malzemelerle silindiğinde üzerinde lak oluşacağı düşünülerek, kimyasal temizleyiciler yoksa yalnızca temiz nemli bez ile silinmelidir.
    7. Antistatik kimyasallar: AFC-400 gibi PCB temizleme kimyasalları olup çok çeşitleri mevcuttur. Halı, vinylex gibi malzemelere tatbik edildiğinde çok ince antistatik katman oluştururlar. Antistatik örtü, yer kaplaması gibi zeminlere sürüldüğünde antistatik özelliklerini artırır ve uzun ömürlü olmalarını sağlar.
    Bir odadaki statik yük, hava yoluyla + ve - yüklü iyonlar gönderilerek de nötr hale getirilebilir. Bu sistemler biraz pahalı olduğundan çok ekonomik çözümler olarak görülmezler. İyon üreteci, statik yüklü cisimlerin üzerine o cisimleri nötr edecek şekilde iyonları üflerler.
    Aşağıda tüm antistatik malzemeleri içeren bir çalışma masası görülmektedir.




    AT & T Bell Laboratuarlarına göre, günümüzdeki tüm elektronik malzeme arızalarının %25’i ESD (Electro Static Discharge) hasarlarından oluşmaktadır. Çalışır durumdaki malzemelerin %50’sinin hasar görmesinin sebebi de ESD olayıdır.

    Dünyadaki ESD elektronik malzeme arızalarının günümüze kadar yaklaşık olarak değeri 25 trilyon dolar olarak tespit edilmiştir. Bu konuda alınacak küçük tedbirlerin ülke ekonomimize ciddi yararları olacağı kanaatindeyim.
    Bu ay ki yazımızda elektronik arıza bulma metot ve sistemlerine genel olarak bir bakış yapıyoruz. Bu sistemlerin kısaca açıklamalarını yaparak Türkiye ve dünyadaki genel elektronik arıza bulma-giderme metotlarını ortaya koyuyoruz. Bu yazı sonrasında, bahsedilen konular diğer yazılarımızda sırayla detaylı ele alınacaktır.

    1.GİRİŞ
    Elektronik cihazlarda arıza arama-bulma gerçekten elektroniğin en zor branşlarından biridir. Bazen o kadar sıkıntılı arızalarla karşılaşılır ki, sistemi yeniden tasarlamak daha kolay gözükür. Yazı dizimizde arıza bulma-giderme konularında modern teknolojinin gerektirdiği, elektronik malzeme seviyesinde arıza bulabilen ve gideren cihazlardan detaylı bahsedilecektir.
    Maalesef ülkemizde kullanılan sistem ve cihazların büyük bir bölümü yurtdışı firma ürünlerinden oluşuyor. Bir fabrika düşünelim, tamamen yabancı firmaların elektronik sistemleri ile kurulmuş ve sistemler garanti kapsamının dışına çıkmış olsun. Fabrikanın iki adet üretim bandındaki sistemlerden biri arıza yaptığında, maalesef bu arızanın giderilmesi için elimizde ne devre şemaları ne de arıza bulma kitapçığı bulunmaktadır. Bırakın arıza giderme kitapçıklarını bu sistemlerin operatör seviyesindeki kullanım ve bakım kitapçıkları bile tam olarak mevcut olmuyor. Eğer bu sistemlerle ilgili yetersiz yabancı dildeki kitapçıklar ile teknik personel tarafından sisteme müdahale edilirse, basit arızalar daha da büyük arızalara dönüşebiliyor. Sonucunda maalesef oldukça yüksek maliyetlerle ya yenisi alınıyor veya yüksek fiyatlarla yurtdışına onarıma gönderiliyor. Bu durum haftalarca fabrika üretimini de aksatabiliyor.

    Bilgisayar ağ yöneticisi uzman bir arkadaşımın çok hoşuma giden şu sözü bu arada aklıma geldi. Bir ara canı çok sıkılmış ve bana şunları söylemişti;
    "Bilgisayar kullanıcılarından en çok tehlikeli olan ve sistemini devamlı bozup bana fazla mesai yaptıranlar kimlerdir tahmin et? Kullanmayı az bilenler. Kullanmayı hiç bileyenler zaten ben cahilim deyip fazla kurcalamıyorlar, profesyoneller en azından bir sistem dosyasının silinmeyeceğini biliyorlar. Ama az bilenler ise danışmadan hareket edip bir LAN (Local Area Network) ağını bile çökertebiliyorlar."


    Örneğimizi bilgisayarlardan verdik ama sistemle ilgili az bilgiye sahip tüm elektronik sistem bakıcıları için aynı şeyler söylenebilir. Bu konularda az imkanlarla çok fazla iş yapan teknik personeli kötülemek değil, bilakis tebrik etmek istiyorum. Bu kadar eksik dökümantasyonlarla bilgilerle sistemlerin ayakta kalmasını, gece gündüz sistemlerin başında sabahlayarak, sistemi çözen ve sistemlerin devamlılığını sağlayan perde arkası kahramanları teknik personeller tanıdım. Hatta bu yazımı okurken bazılarındaki tebessümü görür gibi oluyor ve bir kez daha onları tebrik ediyorum.
    Bu arızalı sistemlerin; haberleşme, medikal, endüstri, scada sistemleri vs. gibi kamu ve özel kuruluşlardaki binlerce farklı amaca hizmet eden sistem ve cihazlar olduğu düşünülürse hepsi için ortak çözümler aranmalıdır.
    Elektronik sistem-cihaza devre şeması veya herhangi bir dökümantasyon olmadan, sistem-cihaza enerji vermeden malzeme bazında arıza bulunabilir mi? Yurtdışına ihtiyaç kalmadan oldukça hızlı tüm elektronik sistemlerde arızanın malzeme bazında bulunması hangi sistem-metotlarla mümkün olabilir? Bu yazı dizisini oluşturmamın sebebi bu konulardaki bir çok soruya cevap olmak ve yaşadığım tecrübeleri paylaşarak daha hızlı çözümler üretilmesine yardımcı olmaktır.









  3. 3
    AGMEHMET
    Özel Üye
    2. AKILLI SİSTEMLER
    Ülkemizde son birkaç yılda elektronik sistem-cihaz bakım onarımında pozitif gelişmeler olmakta. Özellikle internet ortamının yaygınlaşması birçok alanda olduğu gibi, elektronik arıza bulma giderme konularında da gelişmeleri güncel takip etmemizi sağlıyor.

    Elektronik sistem-cihazları, bu konumuzda ikiye ayırabiliriz; akıllı ve akıllı olmayan sistemler.
    Akıllı Sistemler: Bu sistem-cihazlar (sistem-cihaz yerine bundan sonra sadece sistem denilecektir) ilk açılışında kendilerini self-test (kendi kendini test) edip bir arıza (error) uyarısı verebilirler. Tasarımcı bu arıza bilgisi ile ilgili detayları genellikle modül veya elektronik ünite bazında belirtir. Mesela;

    Error 5; Primer Power Supply Faulty
    Şeklinde bir hata mesajı bize ilk besleme ünitesinde bir arıza olduğunu bildirir. Genellikle de sistem ‘fault’ ‘error’ verdiğinden çalışmayıp diğer üniteler korunur. Bu üniteyi elimizdeki bir sağlam yedeğiyle deneyerek gerçekten arızanın onda olup olmadığını kolayca tespit edebiliriz. (Bir sağlam ünite yok ise arızanın giderilmesi ile ilgili olarak lütfen yazı dizimizi takip etmeye devam ediniz.) Tasarımcı ne kadar fazla arıza ile ilgili detaylı bilgi ve yardım opsiyonları oluşturmuş ise o kadar bilgiye sahip oluruz. Ticari bir zihniyet ile bu sistem tasarlanmış ise (ki genelde öyle) çok detaylı bilgi verilmemektedir. Hatta özellikle beyaz eşyalar da dahil olmak üzere bir çok elektronik sistem üreticileri ilk satışta değil, sonradan verdikleri teknik desteklerden para kazanmaktadırlar.


    Akıllı Olmayan Sistemler: Bu sistemler arızanın nerede olduğu konusunda hiçbir mesaj vermezler. Arızalı sistem çalışmaya devam edip daha ciddi sorunlar da ortaya çıkabilir.
    Akıllı sistemler genellikle mikro işlemcili veya bilgisayar tabanlı sistemlerdir. Fakat bu sistemlerin arızayı modül seviyesine indirmesi, arızalı modüldeki arızalı malzemenin bulunmasını gündeme getiriyor.
    Elektronik malzemelerin üretilmeye başladığı en eski tarihlerden beri, bu sistemlerin arızalarının bulunup giderilmesi de gündeme gelmiştir.

    3. ARIZA BULMA METODLARI
    Eskiden kullandığımız metotlar halen iyi yardımcılardır. Elektronik malzemelere gözle, el ile, koklama ile detaylı bakılır. Yanan veya biraz şekli-rengi değişen malzemeler görülebilir. Elektronik bir kondansatör biraz şişmiş ise arızalanmıştır.


    ATE Sistemleri, otomatik test sistemleridir. Sistem veya elektronik karta özel olarak hazırlanır. O sistemi simüle ederek (tüm fonksiyonlarını çalıştırıp deneyerek) arızalı kısmı ve malzemeyi belirleyebilir. Sisteme enerji vererek oldukça komplike test yapabilir. Bu test sistemleri neticeleri çok güvenilirdir. Fakat test edilecek sistemin tasarımcısı gibi tüm özelliklerinin bilinmesi gerekir. Test noktalarının belirlenmesi için sistemi iyi tanıyıp uzun süreli çalışma yapılması gerekir. ATE (Automatic Test Equipment) sistemlerinin oldukça pahalı olması ve detaylı bilgilerinin bulunmadığı sistemler için çok uygun olmaması gibi dezavantajları vardır. ATE sistemleri DFT (designing for test) yazılım ve sistemlerini geliştirmiştir.
    Test metotları elektronik sistemlerin oldukça karmaşık ve yüksek teknolojiye sahip olması ile birlikte önemini daha da arttırmış, yüksek teknolojili test ekipmanları kaçınılmaz hale gelmiştir.
    En güzel test teknikleri elektronik sistem veya elektronik malzemelerin fonksiyonel testidir. Enerji verip tüm fonksiyonlarının çalıştırılmasını sağlar, oldukça güvenilir neticeler verir.

    Elektronik malzemeleri devre içi test eden ICT (In-Circuit Test) tipi ve bu işlevi yapan cihazlar oldukça kullanışlıdır. Örneğin 74hc00 malzemesi devre içinde özel klipler bağlanarak, giriş ve çıkış pinlerine sinyal gönderip bilgisayarlı cihazlarla saniyeler mertebesinde test edilebilir. İlerleyen yazılarımızda bu konular detaylı ele alınacaktır.
    V-I (Voltaj-Akım oranı, empedans eğrileri testi) testleri de oldukça kullanışlı ve hesaplı sistemlerdir. Arızalı sistem sağlam bir sistemle bu eğriler yoluyla mukayese edilerek, kolaylıkla arızanın bulunduğu yer lokalize edilebilmektedir. Empedans eğrisi testlerine hakim olan bir kullanıcı, sağlam karta ihtiyaç duymadan kolaylıkla bir çok elektronik sistem veya kartın arızasını giderebilmektedir. Üstelik bu cihazlar windows işletim sistemi ile çalışan yazılımları ile oldukça kolay kullanışlı ve göze hitap etmektedir. Sağlam elektronik bir kartı veya sistemi hafızasına alıp daha sonra arızalı olan aynı sistemi doğrudan hafızasından mukayese ederek, kolaylıkla arızayı elektronik malzeme seviyesinde bulabilmektedir. Bu cihazların kullanıcıları teknisyen seviyesindeki teknik personellerdir. Mühendislik bilgisi gerektirmemektedir.
    Besleme toprak arasındaki kısa devreler vektörel test cihazları ile kolayca bulunabilmektedir.


    Çok büyük sistemlerde, şebekeden yüksek akım çeken hatlar veya besleme-toprak arasında kısa devre olan hatlar sistemin cephesinden çekilen termik resimlerle kolayca izlenebilmektedir.

    BGA ve PGA yapıdaki gelişmiş entegreler boundary scan test metodu ile test edilebilmektedir. Bu malzemelerin lehimlerinin kontrolü ve fonksiyonel ICT testini mümkün kılan bu test metodu oldukça yeni ve güvenilir neticeler vermektedir.
    Flyig probers (otomatik bilgisayarlı arıza bulma robotu) sistemleri oldukça hızlı, elektronik kart üzerinde malzeme bazında arıza bulabilen sistemlerdir. Özellikle mukayese V-I metodunu kullanırlar. Elektronik karta özel fonksiyonel, empedans ve bağlantı testlerini aynı anda yapabilen cihazlar gelişmeye devam etmektedir.
    Programlı malzemelerin testleri, devre dışı test metotlarıyla programmer (proglamlayıcı) cihazlarıyla yapılmaktadır. Sağlam program bilgisi test edilen ile kıyaslanmakta (verify) bir bitlik data bozulması kolaylıkla görülmektedir.
    En popüler gelişmeler AOI (Automated Optical Inspection) test sistemleri ve X-Ray inspection sistemlerinde görülmektedir. X-Ray cihazlarını hemen hepimiz görmüşüzdür. Havaalanlarında ve benzeri kritik alanlara girerken çantalarımızın içini güvenlik maksatlı kontrol eden sistemler. İşte bu sistemler çok yüksek resolution (Çözünürlük) ile önce sağlam bir elektronik kartı scan edip, daha sonra arızalı olan aynı kart bilgileri ile mukayese ederek birkaç saniyede arızalı malzeme veya üretim sonrası problemleri yakalayabilmektedir. Günümüzden birkaç yıl önce X-Ray cihazları bakım-onarımı ile ilgili yönettiğim büyük bir projede bu sistemlerin arıza bulmada başarılı kullanılabileceğini görmüştüm. X-Ray’li arıza bulmanın detaylarını hazırlamış, bu konuda teknik arkadaşlarımın da olumlu desteklerini almıştım. Henüz dünyada bu konuda yeni yeni çalışmalar yapılırken ve bir test cihazı da üretilmemişken, ülkemiz adına bu çalışmayı kıymetli bilim adamlarımızın desteği ile yapmayı çok isterdim. X-Ray sistemli bu çalışmanın bir prototipinin hazırlanması inanın zor değildi. Bu yazıyı yazarken kalbim gerçekten buruk. İlim ve ar-ge yatırımlarına keşke daha fazla sahip çıkılabilseydi.


    Elektronik kart ve sistem üreticilerinin sadece kendi cihazlarında arıza bulmaya yönelik oluşturdukları test sistemlerini de arıza bulma konusuna ekleyebiliriz. Gönül isterdi ki tüm cihazlarımızda malzeme bazında arızayı bildiren, özel bu tür cihazlarımız olsaydı. Hemen test edip saniyeler mertebesinde arızaya ulaşabilirdik. Ama her elektronik sistem için ayrı ayrı test sistemleri hem çok maliyetli, hem de eksik dökümantasyonlarla maalesef mümkün değil.
    Üretim sonrası PCB testi yapan sistemler, her çeşit kablo test metotları, arızalı malzemeyi bulduktan sonraki sökme takma sistemleri ilerleyen yazılarımızda detaylı ele alınacak konulardır.
    Yurt dışında özellikle belirli ekonomik rahatlığa sahip ülkelerde, arızalı modül ve elektronik kartlar çalışan sistem kartları ile değiştirmeler yapılarak kolayca tespit edilmektedir. Sonrasında ise arızalı elektronik kart veya modül sağlamıyla değiştirilmektedir. Bizim ülkemizde arızalı kartı çöpe atıp yenisi ile her zaman değiştirmek oldukça maliyetlidir. Kart veya modülün arızalı malzemesini bularak, onu sağlam hale getirip yedeklemek oldukça ekonomik olmaktadır.

    4. SONUÇ
    Bu durumda en ekonomik olan her türlü sisteme müdahale edip arızayı malzeme bazında bulabileceğimiz, test metotları bizim için daha kıymetlidir.
    Elektronik sistem-kartlarda arıza bulmaya yönelik sistem ve metotlar gelişen teknoloji ile doğru orantılı olarak artmaktadır. Ülkemizde bu metotları kullanan teknik personel sayısı hızla artmaktadır. Bu test tekniklerini kullanan cihazlar bir çok sistemin arızalarının bulunmasında büyük kolaylıklar sağlayacak ve ülke ekonomimize oldukça büyük katkılar sağlayacaktır. İyi bir arızacının vasıfları ve arızaya yaklaşımı nasıl olmalıdır? Konularını yazmaya devam edeceğim. İlerleyen yazılarımızda bahsettiğimiz test tekniklerini kullanan ideal bir elektronik laboratuarı oluşturacağız. Kuracağımız laboratuarın ülkemiz ekonomisine uygun minimum maliyetli olmasına gayret edeceğiz. Bu örnek laboratuardaki bazı cihazların kullanımları yazılımları ile anlatılacaktır.


    Arızalı sistem veya elektronik kartın genellikle devre şeması elimizde bulunmamaktadır. Öyleyse biz doğrudan elektronik malzemelerin testini yapıp arızayı bulabilir miyiz?
    Örneğin elimizde bir CPU (mikroişlemci kartı) kartı arızalı olarak bulunsun. Kart üzerinde yaklaşık 200 adet elektronik malzeme olduğunu varsayalım. Hiçbir doküman ve devre şeması olmadan elektronik malzemeleri bir bir, devreden sökmeden test edelim. Farz edelim ki 3 adet malzeme devre içi arızalı bulundu. Onları devre dışına alıp test ettik, 2 tanesinin gerçekten arızalı olduğunu gördük. Bu iki arızalı malzemenin yerine sağlamını veya muadili dediğimiz aynı işlevi yapabilecek malzemeyi lehimledik. Kartımız artık sağlam hale gelmiştir. Bu kadar kolay mı? Diyen sesler duyuyor gibiyim. Bazı özel arızalar haricinde bu kadar kolay. Devre içi ve dışı profesyonel malzeme testi yapan cihazları uzun süredir kullanıyor, arıza buluyor ve bu konuda araştırmalarıma devam ediyorum. Bu cihazları kendi alanlarındaki en iyi olanlarını (Best of the best) software’leri ile birlikte örneklendirmeye devam edeceğim.

    Muhatabımız doğrudan elektronik malzemelerin testi olduğundan, elektronik kartın işlevi ne olursa olsun arıza bulunabilir. Yani elektronik sistem-cihazların arızalı kartlarının tamiri bu sistem-cihazlara hakim olmadan yapılabilir. Arızalı elektronik kart üzerindeki tüm malzemelerin testini profesyonel olarak yapıp, arızalı olanların tespitini yapabiliriz.









  4. 4
    AGMEHMET
    Özel Üye
    İyi bir arızacı elektronik malzemeleri iyi tanımalıdır.
    Elektronik bir kart (Elektronik karttan maksadımız elektronik malzemelerin üzerinde bulunduğu PCB devrelerdir.) üzerindeki tüm malzemeleri tanımamız gerekir. Eğer elektronik kart üzerinde bir programlı malzeme (Eprom, Eeprom, Palxx, Galxx vs. gibi) bulunduğunu anlamadan test işlemi yapılırsa, test cihazının proplarından karta gönderilen fazla akım programlı malzemenin programına zarar verebilir.
    Elektronik malzemeleri iyi tanıma adına; bol bol katalog ve malzeme CD’leri incelenebilir, internet ortamından üretici firmaların sitelerinden malzeme katalogları incelenebilir. Test edeceğimiz karttaki tüm malzemeleri tanıyor hale gelmek arızanın bulunmasının büyük bölümünü oluşturur. (Hakkında hiç bilgi bulamadığımız malzemeleri de bir sağlamı ile mukayeseli test edebiliriz.)
    Elektronik malzemeleri iyi öğrenmemiz gerekir. Dirençler, diyotlar, kondansatörler, bobinler, trafolar, transistörler, fetler, mosfetler vs. gibi temel elektronik malzeme elemanlarını tanıtan günümüzde kitaplar mevcut. İnternet ortamında da yabancı dilde ve türkçede hazırlanmış onlarca bulabilirsiniz. . İnternet üzerindeki arama motorlarından, electronic parts, electronic manufacturer, gibi kelimeleri arattırarak (search ederek) elektronik malzeme bilgilerine ulaşabilirsiniz.
    (Bir elektronik malzeme ile ilgili sorununuz olursa lütfen bana mail atınız. Yardımcı olmaya çalışırım.)
    Elektronik malzemelerin üzerinde yazan yazıların anlamlarını da bilmemiz gerekir. Örneğin TTL ailesinden 74244 entegresi üzerinde yazanlar ; MC174HC244N, 9523, 567A34 şeklinde olsun.
    MC1 : Motorola firmasının amblemi (Motorola genellikle 1’harfini kullanır.
    74XX : TTL lojik kapı ailesi dizisi
    HC : Üretim teknolojisi (High Cmos) Üretim teknolojisi malzemenin
    muadillerini belirlerken önemlidir. Hızları daha yavaş olan malzemeler muadil olarak kullanılırlarsa sorun oluşturabilmektedir.
    244 : 74 serisindeki lojik devre numarası. Hangi lojik kombinasyonda olduğunu gösterir.
    N : Malzemenin kılıf yapısı (Package) ve ısı, nem dayanıklılığı gibi bazı katalog bilgelerini içerir.
    9526 : Malzeme 95 yılının 23’ncü haftası üretilmiştir.
    567A34 : Malzemenin üretici firmasına ait OEM kodu, stok kodu gibi numaralardır.
    Malzemelerin tam olarak tanınması, test işlemlerimizi yaparken daha pratik ve profesyonel yaklaşımlar oluşturmamızı sağlayacaktır.

    Elektronik malzemelerin iyi tanınmasının, arızacılık çalışmalarında yıllara dağıtılması gerekir. Sabırlı olunması gereken bir konudur. Geçen yazımızda bahsettiğimiz gibi; iyi bir arızacının bu malzemeleri bilmesi ve teorisine hakim olması onu test etmek için en önemli adımın atılması demektir.

    Test metotlarımıza bu yazımızda artık girebiliriz. Testini yapmak istediğimiz malzemelerin tanındığını kabul ediyoruz artık.
    Unutulmaması gereken ana hususumuz şudur : arıza en kısa sürede giderilmelidir.
    Eskiden kalma test metotları halen güncelliğini yitirmemelidir. Gözle, dokunma ile, koklama ile veya işiterek belki çok hızlı bir arıza tespiti yapılabilir.
    Sönmüş bir araba tekerleğini patlak diye söküp en sonunda basit bir sibob arızası ile karşılaşabiliriz. Bir çok zaman ve iş kaybına uğramış oluruz.
    Arızalarda unutulamaması gereken: daima en basit yoldan arıza aramaya başlanmasıdır.
    Bilgisayar donanım işi ile uğraşan bir çok teknik arkadaşımız , bilgisayar boot işlemini yaparken (açılırken) birden bire ‘neler oluyor?’ deyip, bilgisayarın arıza mesajı verdiğini görmüş, belki de hemen kasayı açıp tüm donanımları kontrole başlamıştır. Oysa arızanın disket sürücüsünde unutulmuş olan bir disket olduğunu görünce tebessüm etmiştir. Vaktin çok önemli olduğu günümüzde bu konular unutulmamalıdır.
    Gözümüz ile öncelikle kontrol etmeliyiz. Yerinden çıkmış bir soket olabilir. Bir kablo jakından çıkmış veya kopmuş olabilir. Bir kondansatör şişmiş (elektrolitik kondansatör ve şişmiş ise direk çöpe atın, kesin arızalıdır.), herhangi bir malzeme bariz yanmış, sigorta teli atmış, küçük bir darbe ile kart üzerinde yol kopuğu oluşmuş olabilir. Hatta ışıklı bir mercek kullanarak bir soğuk lehim arızası bile bulabilirsiniz. Özellikle güç kaynakları fazla ısınan malzemelerden oluştuklarından soğuk lehim taraması mutlaka yapılmalıdır. RF devrelerinde de empedanslar önemlidir. Çok az oluşacak soğuk lehim empedans farkı iyi bir arızadır.
    Yanık bir trafonun kokusunu almak iyi bir arıza yaklaşımıdır. Öyleyse arıza teknik personeli daima uyanık olmalı, nezle olmamaya da gayret etmeli. (Bu gerçekle karışık espiri herhalde buraya yakıştı herhalde)
    Çok ısınan bir malzemeyi (Over load) kılıflarına (yollara ve malzeme pinlerine dokunmadan) dokunarak tespit edebilirsiniz. Sistemin herhangi bir köşesinden duyduğunuz bir çatırtı veya küçük patlama da ben buradayım diyen bir arızadır.
    Şu ana kadar bahsettiklerimiz, en basit arıza bulma metotlarının kesinlikle göz ardı edilmemesi gerektiği ile ilgilidir.
    Arızacılıkta sistem hangi sistem olursa olsun, öncelikle arıza lokalize edilmelidir. Yani sistemin hangi kısmının arızalı olduğu ortaya çıkarılmalıdır. Sistem eğer arıza bilgileri veriyorsa, bu bilgiler çok iyi incelenmeli ve dikkate alınmalıdır. Gerilimleri takip ederek veya elimizde çalışır durumda bulunan diğer sistemlerle de bazı değerleri mukayese ederek, arızayı kart bazına indirmeliyiz. Elimizde çalışan sistemden aldığımız sağlam kartla, arızalı sistemin arızasının giderildiğini görüyor isek arıza artık lokalize edilmiştir.
    Bu durumda bize düşen artık arızalı malzemenin bulunmasıdır. İşte bu yazı dizisini hazırlamamızın gerçek amacına ulaşmış bulunuyoruz. Düne kadar da arıza kart bazına indirilip lokalize edilebiliyordu, ama arızalı malzemeyi nasıl tespit edip, değiştirebiliriz?
    En çok kullanılan metotlardan birincisi empedans test (V-I testi ) metotudur. Tüm malzemelerin gösterdiği empedans eğrileri vardır. Bu eğrileri profesyonel olarak kullanan bir arızacı tüm malzemelerin testini mümkün kılan bir yol bulmuştur artık. Bu cihazlardan en çok T3000 ve PFL760-780 cihazlarını iyi tanıdığım için anlatmak istiyorum.



    Bilgisayar bağlantılı olan ve elektronik bir kart üzerindeki sağlam eğri bilgilerini öğrenip hafızadan oldukça hızlı mukayese imkanı sağlayan PFL 760 ve PFL 780 cihazları üzerinde durmak istiyorum. Bu cihazların yazılımları windows ortamında kolay kullanışlı.

    Öncelikle test metotlarımızdan biri olan V-I testi mantığına bakalım.


    1) Nedir V-I Eğrileri ?
    Voltaj/Akım oranına kısaca V-I diyoruz. Bu oran bize empedansı verir. Tüm elektronik malzemelerin bir V-I karakteristik eğrisi mevcuttur. Arızalanan malzemelerin karakteristik eğrilerinde değişmeler meydana gelir. Bu değişimler malzeme devre içerisinde iken dahi kolaylıkla görülebilir. Mesela, over load ile yanan bir yarı iletken karbonlaşarak direnç şekline dönüşecek, yarı iletken değil direnç karakteristiği gösterecektir. Bu ise mükemmel bir arızadır. Açık devre veya kısa devre olması, bu arızayı daha da belirginleştirir.
    2) Temel V-I Eğrileri :
    En temel bilinmesi gereken V-I eğrileri aşağıda verilmektedir. Bu grafiklerde yatay eksen voltaj, düşey eksen ise akım eksenidir. Eski ossiloskopların bazılarında da V-I modu vardı. Aslında iki adet paralel levha şeklinde düşünülebilir. Düşeydeki paralel levhalar akıma göre, yataydaki levhalar ise voltaja göre saptırma uyguluyorlar. Sonuçta V-I olarak algıladığımız eğriler birer özel ossiloskop eğrilerinden farklı değiller.


    1- Direnç eğrisi


    2- Zener diyot eğrisi. Normal diyotlarda karakteristiğin sol tarafında bir iletime geçme yoktur.


    3- Kondansatör-Bobin Eğrisi: Bu eğriler elips şeklindedir. Fakat merkeze göre simetriktir. Bobin eğrilerinde iç direnç olduğundan halka düşey düzlemde biraz yatık oluşur.
    Burada verilen eğriler en temel olanlardır. Devre dışında görülmesi gereken eğrilerdir. Bu temel eğrilerden yola çıkarak tüm elektronik malzemelerin testi yapılabilir. (Tabi ki programlı malzemelerin içindeki programın bozulup bozulmadığı programmer (programlayıcı) cihazları ile mümkündür.) Bu eğriler malzeme arızası ile ilgili hatırı sayılır bilgiler verirler. Malzemelerin yüzey montajlı (SMD) veya SIP, DIP kılıf yapısında olmaları önemli değildir. SMD kompanentler yapılarındaki P-N jonksiyonlarının daha hassas olması sebebiyle daha bariz arızalanırlar. Bu arızalar V-I testi ile daha bariz olarak görülür.
    3- V-I Eğrileri ile Arıza Bulma:
    V-I eğrilerinin arızalanan malzemelerde değiştiğini söylemiştik. Öyleyse tüm malzemelerin V-I eğrileri ile testinde uzmanlaşır isek, bir çok arızalı malzemeyi devre içi ve dışı test edip arızasını tespit edebiliriz. Eğer elimizde sağlam bir elektronik devre varsa, arızalı olan ile V-I eğrilerini karşılaştırarak arızalı malzemelerin bulundukları yerleri lokalize edebilir, malzeme bazında arızayı bulabiliriz.

    Yani elimizde bir sağlam mevcut ise, devre şemasına ihtiyaç duymadan, karta besleme enerjisi vermeden arıza kolaylıkla bulunabilir. V-I eğrilerinde uzmanlaşan kullanıcılar için her zaman sağlam karta gerek kalmayacaktır. Peki elektronik kartın sağlamını bilgisayarın hafızasına öğretip daha sonra bu sağlam bilgilerle karşılaştırarak arıza bulunamaz mı? Mümkün. Hatta bu bilgiler aynı cihaz kullanıcıları ile dünyanın diğer ucuyla bile paylaşılabilir. Yakında Download linklerinin yanında bu şekilde kart isimlerinin yer alması ne kadar güzel olurdu.


    Şimdi şu soru aklımıza gelebilir: Direnç, diyot, bobin ve kondansatör malzemelerinden yola çıkılarak nasıl tüm malzemeleri test edebiliriz?
    Direncin testi kolay, bir multimetre ile de mümkün. Diyot testi tamam. Transistör iki tane diyottur. Onun da testi kolay. Fet, mosfet ve tristör gibi 3 pinli malzemeler de yarı iletken V-I eğrileri gösterirler.
    Digital entegrelerin tüm pinlerinde sigorta maksatlı zener diyotlar bulunur.


    Şekilde görüldüğü gibi bu diyotlar besleme veya toprak tarafından konulmuştur. Eğer devre dışında bir entegrenin tüm pinlerinde düzgün diyot karakteristiği göremiyorsanız malzeme arızalıdır.


    Bu zener diyotlar Vcc ve / veya GND arasındadır. Yani yukarıda gösterdiğimiz diyot eğrisini gösterirler. Eğer direnç eğrisine benzer bir eğri veya biraz bozuk bir eğri diğer pinlere kıyasla görülüyor ise, entegre arızalıdır.
    Lineer malzemelerden aynı işi yapan pinler aynı V-I eğrisini gösterirler. 8 adet giriş var ise, bu girişlerin hepsi aynı eğriyi vermelidir. Bir tanesi farklı ise entegre arızalıdır. Güzel bir arıza.

    Temel olarak kullanılan 3 tane eğrimiz var; Direnç, diyot ve kapasite eğrisi. Diğer tüm malzemeler bu eğrilerin kombinasyonları şeklindedir. V-I eğrilerini kullanan teknik personel öncelikle toprak (GND) veya besleme (Vcc)’ye göre sağlam ve arızalı elektronik kartı mukayese etmelidir. Fakat belirli bir tecrübeye sahip olduktan sonra, sağlam karta ihtiyaç kalmadan, teknik personel arızalı karttaki problem olan malzemeyi bulabilir.





    Şekil-1
    V-I eğrilerini oluşturan kaynak, şekil-1’ de görüldüğü gibi alternatif bir voltaj kaynağı ve akım sınırlandırıcı dirençten ibarettir. Test edilen malzeme üzerinde VL potansiyel farkı oluşur. Bu potansiyel fark değişimi yatay ve akım değişimi ise düşey bir düzlemde sapma yapacak şekilde CRT (Ekran Tüpü)’ ye yansıtıldığında V-I eğrileri görülür. Bazı eski nesil osiloskoplarda da V-I testi mevcuttu. Şekil-2 açık devre durumunu (prop uçları boşta) göstermektedir.





    Şekil-2

    Şekil-3
    Şekil-3 de ise propların kısa devre edildiği durum görülmektedir. Sadece akım çekileceğinden yatay voltaj ekseninde sapma gözlenmeyecektir.
    Detaylı teorik bilgilerden çok, pratik konulara ağırlık vermek istediğimden, temel V-I eğrileri oluşma mantığını bu şekilde özetleyebiliriz.
    Multimetreler vazgeçilmez laboratuar yardımcı ekipmanlarımızdandır. Malzemenin empedans değerini bize rakam olarak ifade eder. Arızalı malzeme anlamlı bir rakam değeri gösterse bile, V-I eğrilerine bakıldığında bozulmalar olduğu görülür.


    Malzemelerdeki bozulmalar, onların V-I karakteristik eğrilerinde bozulmalar oluşturmaktadır.
    Burada benzetmekte hata olmayacak ise V-I test cihazlarına zamanın multimetreleri diyeceğim. Şekil-4’de elektrolitik bir kondansatörün arızası görülmektedir. Bu iki kondansatör iki kanallı bir V-I tester ile mukayese edilmekte ve aralarındaki bariz farklılık görülmektedir. Güzel bir arıza.


    Şekil-4
    Şekil-4 de elektrolitik kondansatör içerisindeki sıvıda kuruma meydana gelmiş ve dirençleşmeye doğru gitmektedir. Bu eğrideki farkın ne kadar bariz olduğunu görüyorsunuz. Multimetre ile bu farklılık bu kadar net görülememektedir.
    10 yılı aşan bir süredir çalışan elektronik kart üzerindeki elektrolitik kondansatörlerde çok sorunlar yaşadım. Bu kondansatörler çok gürültülü malzemeler ve uzun yıl kullanımlarında kuruma yapıp arızalanabiliyorlar. Değiştirilmelerinde fayda var. Oldukça da ucuz malzemeler. Elinizde uzun yıllar kullanılmış ve arızalı televizyon vs. kartı mı var. Üzerindeki elektrolitik kondansatörleri (silindire benzeyenler) değiştirip lehimlerini tazelediğinizde herhalde %80 arıza giderilecektir.
    Sağlam bir trafo ile arızalı trafo eğrilerinin de tam üst üste gelmesi gerekir. Eğer biraz dahi olsa farklılık varsa arızalıdır. Şekil-6 da sağlam örnek bir trafo eğrisi görülmektedir.

    Şekil-6
    Trafo eğrisi histerizis eğrisidir. Elektromagnetik alan dersini alan teknik arkadaşlarım hemen bu eğriyi tanıyacaklardır. Bir defasında basit bir besleme kartı ile bayağı uğraşmıştım. Tüm malzemeler sağlam görülüyordu. Fakat en sonunda sağlam gibi görülen trafo eğrisini sağlam bir aynı kartın trafosu ile karşılaştırdığımda bu halhalı eğrinin biraz tombullaşmış, yani farklı olduğunu gördüm. Trafoyu değiştirdiğimde çalışmıştı. Burada arıza aslında trafo tellerinde değil, onda kullanılan demir alaşımlı iletken nüvelerin magnetik özeliklerinin değişmesinden kaynaklanıyordu.
    Bir transistörde görülen eğriler iki adet zener diyottan farklı değildir. Şekil-7 de gösterilmektedir.

    Şekil-7
    Emiter ve base uçları arasındaki eğri şekilde verilmektedir. Kollektör ve base uçlarından diyot eğrisi görülür. Emiter-Kollektör arasında ise açık devreye yakın eğri görülür. Mosfet tipi malzemelerde diyot eğrisinin ortasında küçük bir halka (kapasitif etki) görülmelidir. Bu malzemelerin yapısında kapasitif alan mevcuttur. Eğer bu alan görülmüyorsa arızalanmıştır.
    Şekil-7 de verilen PNP transistörün base (Pulse) ucuna – (negatif) bir DC voltaj yavaş yavaş arttırılarak verilirse, emiter-kollektör arasının V-I test cihazındaki eğrisi bir voltaj değerinde aniden şekil-3 deki gibi kısa devreye gider. Yani transistörü bir anahtar olarak çalıştırmış oluruz. Tam kısa devre olacağı anda voltajı arttırmayıp transistörü çakmak ile (ortamda yangın çıkarmadan J ) ısıtırsanız, hızlı şekilde kısa devreye doğru gittiğini görürsünüz. Isının yarı iletkenlerde ne kadar etkili olduğunu bir kez daha canlı görür ve duygulanmış oluruz.

    Şekil-8

    Şekil-9
    Maksadımız elektronik malzemelerin sağlam olduğunun tespitini yapmak ise eğer, bu transistör sağlamdır deriz. Aynı mantıkla; FET, MOSFET, SCR, thristör vs. gibi tetiklenebilir malzemelerin gate uçlarından DC veya kare dalga tetiklemeler uygulayarak diğer uçları arasından tetiklenme durumları incelenebilir.
    Şekil-8 ve 9 daki, T6000 veya PFL7XX cihazları ile SCR testleri yaparken, Pulse jeneratoründen kare dalgalar vererek test etmenizi tavsiye ederim. 10 adet tristörü test edecek iseniz, aynı tetikleme değerinde hepsinin aynı karkteristik eğriyi vermesi gerektiğini belirtmek isterim. Bu mantığı tüm tetiklenebilir malzemelerde kullanabilirsiniz. Yaptığımız tetikleme testleri fonksiyonel testlerdir. Oldukça güvenilirdir; malzemelere besleme toprak verilerek , çalıştırılarak denenmektedir.
    78XX veya 79XX regülatör devrelerini eğri ile test etmek tabi ki mümkündür. Girişlerinden 20 Volt civarında voltaj uygulayıp çıkışının net olarak doğruluğunu görmek en garanti metottur. Bu işlemi devre içi de yapabiliriz. Mesela 7812 girişine yaklaşık 20 volt verdiğimizde, çıkışından net 12 volt görmeliyiz

    Alıntıdır...

  5. 5
    sirius06
    Yeni Üye
    AGMehmet kardeşim iyi guzel bu bilgileri alıp buraya yapıştırmışsın ama yazana bir teşekkürü lütfen çok görmeyelim. Bunlar EFLVItester-scobe elektronik kart tamiri ve test cihazına özel hazırlanmış web sitesindeki notlar. Neyse bu kişiler bilgi paylaşımını severler, hoşgörülüdürler...

  6. 6
    sirius06
    Yeni Üye
    Elektronikte Arıza Bulma ve Giderme Teknikleri-1 kitabını mutlaka temin edniz, her arızacının elinin altında olması gereken cömert bilgi içeren bir kitap...

  7. 7
    Ziyaretçi
    samsung projeksiyon tv ses var görüntü yok..acıldıgında kırmızı lamba yanıp yanıp sönüyor .arıza sebebi

+ Yorum Gönder
avometre ile arıza tespiti,  diyot arıza tespiti,  x ray cihazı arızaları
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi