Güzel Yazılar

+ Yorum Gönder
Ciddi Konular ve Güzel Yazılar / Makaleler Bölümünden Güzel Yazılar ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Fatal
    Özel Üye
    Reklam

    Güzel Yazılar

    Reklam



    Güzel Yazılar

    Forum Alev
    Bugün seni özledim sevgili aynacik. Hemen aksam olsun istedim. Çünkü benim için hazirladigin güzel masallari özlemistim. Çagirdim çagirdim, gelmedin. Söyler misin, masallar hep gece olunca mi okunmali?
    Ve aynacik ay gökyüzüne çikar-çikmaz, solugu padisah kizi’nin yaninda almis. Masali anlatmaya baslamadan önce ona sunlari söylemis: Masallar gecenin karanliginda yasar. Hem uyumadan önce anlatilsin ki güzel rüyalar göresin. Haydi simdi dinlemeye basla.Baratis adindaki bir ülkede kis mevsimi çok uzun geçermis. Öyle soguk olurmus ki; ilkbahar hiç gelmeyecek sanilirmis. Artik insanlar soguk gecelerden sikilirlarmis. Dua ederlermis. Sicak günlerin gelmesini isterlermis.
    Bahar gelir-gelmez de insanlar kendilerini sokaga atarlarmus. Kirlarda gezintiye çikarlar, çiçek toplarlarmis. Çocuklar bütün kis boyunca disarida oynauamadiklari oyunlarin tadini doya doya çikarirlarmis.Kisin donan nehirler, gürül gürül aköaya baslarmis. Boyunlarini büken agaçlar gökyüzüne dogru uzanirlarmis. Yani ilkbahar tüm güzelligiyle gelirmis insanlarin arasina.Iste bu ülkede uzun kis mevsiminin ardindan bu güzel baharlardan birisi çikagelmis. Çoluk-çocuk insanlar kendilerini sokaklara atmislar. Bu insanlar arasinda üç tane can-ciger arkadas varmis. Bunlar da tabîatin tadini çikarmak için yemyesil daglara tirmanmaya baslamislar. Konusa konusa yürüyorlar, agir agir ormanin derinliklerine daliyorlarmis.Bir süre sonra yorgunluk hisseden bu üç arkadas kocaman bir çam agacinin gölgesine oturmuslar. Az ileride usulca akan bir derenin siriltisini duyuyorlarmis. Bahar yeli yapraklari hafif hafif sarsiyormus.
    Bu üç arkadas sohbet ederken, birisinin eline çiviye benzer bir sey batmis. Elini kanatan seyi merak eden adam topragi sivazlarken birden demir bir kapak yerinden oynamis Iyice meraklanan adam kapagin altinda ne oldugunu ögrenmek istemis ve kapagi kaldirmis. Bir de ne görsünler, içeriye dogru uzanan karanlik mi karanlik daracik bir yol çikmis ortaya. Önce ürkmüsler karanliktan. Içeri girmekten çekinmilser. Fakat bir cesaret gelivermis üzerlerine baslamislar yürümeye.
    Yirmi adim ancak yürümüsler, birden jarsilarina üç adam boyunda bir kapi çikmis. Korkarak itmisler kapiyi. Bu kapi, büyük bir odaya açiliyormus. Üç arkadas hayretler içinde kalmislar. Sanki odanin içinde günesten bir parça varmis. Paril paril parliyormus oda. Çil çil altinlar, küme küme duruyorlarmis yerlerde. Yakutlar, elmaslar, inciler…
    Çilgina dönen adamlar öücevherlerin içine atmislar kendilerini. “Zengin olduk, zengin olduk” diye bagiriyorlarmis. Bir süre sonra yorulmuslar ve bir köseye oturmuslar. Birisi;
    --- Bu mücevherleri nasil tasiyacagiz, diye sormus.
    Digeri ibir fikir atmis ortaya:
    --- Ben sehre gideyim. Siz burada bekleyin. Atlari alip hemen dönerim. Sonra da hep beraber yola koyuluruz.
    Bu fikir kabul edilmis. Ikisi beklemeye baslamislar, üçüncüsü sehre dogru yola çikmis. Giderken aklina öyle kötü düsünceler girmis ki; arkadaslarini öldürmeye karar vermis. Söyle düsünmüs:
    --- Neden o kadar parayi üçe böleyim ki? Paranin tamami benim olabilir.
    Bu düsünceden bir türlü vazgeçemiyormus. Eve varinca karisina;
    --- Artik çok zengin olacagiz, demis. Hemen tencereler dolusu yemek hazirla. Arkadaslarim acikmistir. Onlara götürecegim. Ben çarsiya gidiyorum, almam gerekenler var.
    Adam evden çikmis, tanidigi ne kadar kisi varsa bir bir ziyaret etmis. Atlarini bir süre için ödünç almis. Eve dönerken kuvvetli bir zehir satin almayi da unutmamis. Heyecanla eve gelmis, karisinin yemekleri hazirladigini görünce daha bir heyecan kaplamis yüregini.Karisi görmeden cebindeki zehiri çikarmis, yemeklere koyup bir güzel karistirmis. Daha fazla zaman kaybetmeden yemekleri yanina almis ve atlarla yola çikmis. Giderken de düsüncelere dalmis:
    --- Simdi arkadaslarim ne çok meraklanmislardir. Pek de acikmislardir. Kimbilir nasil da yiyecekler bu lezzetli yemekleri. Ben de onlari seyredecegim. Yasasin hazinenin tamami benim olacak. Ikisini de öldürecegim.
    Fakat hazinenin yaninda kalan iki arkadasi da bos durmamislar. Onlarin da akillarinda kötü düsünceler gezinmekteymis. Aralarinda söyle konusmuslar:
    --- Gelir-gelmez onu öldürmeliyiz. Neden hazineyi üçe bölelim ki? Ikiye böleriz daha çok paramiz olur.
    Heyecanla bekliyorlarmis. Biri kapinin sag kösesine, digeri kapinin sol kösesine yerlesmis. Saatler geçmis aradan ve nihayet atlarin nal seslerini duymuslar. Adam da arkadaslarina seslene seslene geliyormus:
    --- Ben geldim. Güzel güzel yemekler getirdim size.
    Içeriden sevinç çigliklari yükselmis, fakat yerlerinden kimisdamamislar:
    --- Hosgeldin, sevgili dostumuz. Gözümüz yollarda kaldi. Nerelerdeydin? Bizi merakta birakman hiç dogru degil.
    Adam yavas yavas odaya dogru yürümüs. Tam kapinin agzina gelmis ki; ikisi birden adamin üzerine atlamislar. Bir çirpida öldürüvermisler arkadaslarini. Hiç de üzülmemisler bunu yaptiklari için. Güle-oynaya yemekleri önlerine çekmisler. Baslamislar afiyetle yemeye. Fakat pek kisa bir aradan sonra zehir etkisini göstermis. Ikisi de ne oldugunu anlayamadan son nefeslerini vermisler.
    Böylece hazineye üçü de sahib olamamis. Açgözlülükleri yüzünden hazinenin tamamini kaybetmisler. Paylasmanin ne kadar güzel, insanlari sevmenin ne kadar yüce bir duygu oldugunu hiçbir zaman ögrenemedikleri için canlarindan olmuslar. Bu hayatta paradan güzel öyle çok sey var ki…




  2. 2
    'Red'
    Üye

    --->: Güzel Yazılar

    Reklam



    Bunu Hz.İsa ile yolculuk yapan bir adamın başından geçtiğini sanıyordum.gzl yazı ikiyüzlülüğün haketmesi gereken son çok iyi anlatılmş saygılar...







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi