İman ve özellikleri

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve İman Bölümünden İman ve özellikleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Gölge Adam
    Usta Üye
    Reklam

    İman ve özellikleri

    Reklam



    İman ve özellikleri

    Forum Alev
    İMAN VE ÖZELLİKLERİ
    1- EN DEĞERLİ AMEL HANGİSİDİR?
    4899- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v)’e: “Hangi amel daha değerlidir?” diye soruldu. “Allah ve Rasûlüne imandır” buyurdular. (Buhârî, İman: 2; Tirmizî, Fedailü’l Cihad: 22)
    4900- Abdullah b. Hubşî el Has’amî (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v)’e: “Hangi amel daha değerli ve kıymetlidir?” diye soruldu. O da şöyle buyurdu: “İçersinde hiç şüphe olmayan iman, Allah’ın rızası kastedilen ve ganimet malı çalmaksızın yapılan cihad, Allah’ın rızası dışında başka şeyler karışmayan ve Allah’ın kabul ettiği hactır.” (Müsned: 14854; Tirmizî, Fedailü’l Cihad: 22)
    2- İMANIN ZEVKİ VE TADI VARMIDIR?
    4901- Enes b. Malik (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Üç özellik kimde bulunursa o kimse imanın zevkine varır ve tadını alır. 1. Allah ve Rasûlünü herkesten ve her şeyden çok sevmektir. 2. Allah için sevip Allah için buğz etmektir. 3. Allah’a ortak koşmaktansa büyük bir ateşe atılmaya razı olmaktır.” (Buhârî, İman: 8; Müslim, İman: 15)
    3- İMANIN LEZZETİ OLUR MU?
    4902- Enes b. Malik (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Şu üç özellik kimde bulunursa imanın lezzetini tadar. 1. Herkesi ve her şeyi Allah için seven kimse. 2. Allah ve Rasûlünü her şeyden ve herkesten daha çok seven kimse. 3. Allah’ın kendisini küfürden kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmektense, ateşe atılmayı tercih eden kimse.” (Buhârî, İman: 8; Müslim, İman: 15)
    4- İSLÂM’IN LEZZETİ OLUR MU?
    4903- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Üç özellik kimde olursa İslâm’ın tadını tadar. 1. Allah ve Rasûlünü her şeyden daha çok seven kimse. 2. Sevdiklerini sadece Allah rızası için seven kimse. 3. Ateşe atılmaktan hoşlanmadığı gibi küfre dönmekten de hoşlanmayan kimsedir.” (Buhârî, İman: 8; Müslim, İman: 15)
    5- İMAN, İSLÂM VE İHSÂN’IN TARİFLERİ
    4904- Ömer b. Hattab (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Bizler bir gün Rasûlullah (s.a.v)’in yanında otururken hemen bir adam geliverdi. Elbisesi bembeyaz, saçları simsiyahtı. Üzerinde yolculuk belirtileri de yoktu, bizden hiç biride onu tanımıyordu. O kimse Peygamberimizin yanına kadar gelip oturdu dizlerini dizlerine dayadı, ellerini dizlerinin üzerine koyarak şöyle dedi: “Ey Muhammed! İslâm’ın ne olduğunu haber ver!” Rasûlullah (s.a.v) ona cevaben: “İslâm; Allah’tan başka gerçek hiçbir ilâhın olmadığına Muhammed (s.a.v)’in de Allah’ın Peygamberi olduğuna inanarak şahitlik yapman, namazı kılıp zekatı vermen, Ramazan orucunu tutup gücün yeterse haccetmendir” buyurdular. Bunun üzerine adam: “Doğru söyledin” dedi. Biz onun hem sormasına hem tasdik etmesine şaşırdık. Adam sonra: “Bir de bana İman’ın ne demek olduğunu anlat” dedi. Peygamberimiz (s.a.v)’de: “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, Peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin O’ndan olduğuna inanmandır” buyurdular. O kimse yine: “Doğru söyledin” diyerek: “İhsan nedir? Bana onu anlat” dedi. Rasûlullah (s.a.v): “İhsan; görüyormuşçasına Allah’a ibadet edip kulluk yapmandır. Sen O’nu görmüyorsan da O seni mutlaka görmektedir” buyurdular. O kimse yine: “Doğru söyledin” dedi. Bu sefer adam: “Kıyametin ne zaman kopacağını bana haber ver” deyince Peygamber (s.a.v) efendimiz: “Bu konuda sorulan sorandan daha bilgili değildir” buyurdu. Bu sefer o adam: “O halde kıyametin alâmetlerinden bahset” deyince, Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurdular: “Cariyenin hanımefendisini doğurması (Yani doğan çocuklar ana babalarına köle ve cariye muamelesi yapacaklar) Yalınayak, çıplak, fakir deve çobanlarını yaptırdıkları binalarla boy ölçüşürken görmendir.” Ömer İbn-ül Hattab diyor ki: Sonra adam çıkıp gitti bir süre hayrette kaldım. Sonra Peygamberimiz (s.a.v): “Ey Ömer soru soran kimdi biliyor musun?” dedi. Ben de: “Allah ve Rasûlü daha iyi bilir” deyince, Peygamber (s.a.v): “O Cibril idi, size dininizi öğretmek üzere gelmişti” buyurdu. (Buhârî, İman: 37; Müslim, İman: 1)
    6- İMAN VE İSLÂM’IN ÖZELLİKLERİ
    4905- Ebu Hüreyre ve Ebu Zerr (r.anhüma)’dan rivâyete göre, şöyle demişlerdir: Rasûlullah (s.a.v) ashabıyla oturdukları bir sırada garip ve tanınmayan bir adam gelip kimin Peygamber (s.a.v) olduğunu bilemeyip sormuştu. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) yabancılar geldiğinde kendisinin tanınması için üzerine oturacağı bir sedir yapmamızı emretti. Biz de üzerine oturacağı çamurdan bir sedir yapmıştık. Rasûlullah (s.a.v) makamında biz de O’nun yanında oturuyorken güzel yüzlü ve güzel kokulu bir adam geliverdi, elbisesi hiç kirlenmemiş gibiydi. Rasûlullah (s.a.v)’in oturduğu serginin yanına yaklaşarak: “Esselâmü aleyküm ya Muhammed!” dedi. Rasûlullah (s.a.v)’de selâmını aldı. Adam: “Yaklaşayım mı? Ey Muhammed” dedi. Rasûlullah (s.a.v)’de: “Yaklaş” buyurdu. Birkaç sefer: “Yaklaşayım mı?” diye sordu ve iyice yaklaşarak ellerini Rasûlullah (s.a.v)’in dizleri üzerine koydu; “İslâm nedir? Ey Muhammed” dedi. Rasûlullah (s.a.v)’de: “İslâm; Allah’a kulluk edip hiçbir şeyi O’na ortak koşmaman, namazı hayatının her tarafına hâkim kılman, zekatı vermen, Kâbe’yi haccetmen ve Ramazan orucunu tutmandır” buyurdular. Adam: “Bunları yaparsam Müslüman olur muyum?” dedi. Rasûlullah (s.a.v)’de: “Evet” buyurdu. Adam: “Doğru söyledin” dedi. Adamın bu sözünü duyunca, hem soruyor hem de doğruluyor diyerek hoş karşılamadık. Adam: “Ey Muhammed! İman nedir? Bana haber ver” dedi. Rasûlullah (s.a.v)’de: “İman; Allah’a, Meleklerine, Kitablarına Peygamberlerine ve kadere iman etmendir” buyurdu. Adam: “Bunları yaptığım takdirde Mü’min olur muyum?” dedi. Rasûlullah (s.a.v)’de: “Evet” buyurdu. Adam yine: “Doğru söylüyorsun” dedi. Adam: “Ey Muhammed! İhsan nedir? Bana bildir” deyince, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Allah’ı görüyormuş gibi kulluk etmendir, sen O’nu görmüyorsan da O seni görmektedir.” Adam: “Doğru söyledin” dedi. Adam: “Ey Muhammed bana kıyamet ne zaman kopacaktır ondan haber ver” dedi. Rasûlullah (s.a.v) başını eğdi ve hiç cevap vermedi. Sonra adam sorusunu tekrarladı. Rasûlullah (s.a.v) yine cevap vermedi üçüncü sefer sorusunu tekrarlayınca, Peygamber (s.a.v) başını kaldırdı ve şöyle buyurdu: “Kıyametten sorulan kimse sorandan daha iyi bilmiyor fakat onun alametleri vardır, o kıyamet alametleriyle bilinir. Fakir ve tanınmayan deve çobanlarının bina yükseltmekle yarış ettiklerini gördüğünüzde, yalın ayak başı çıplak kimselerin yeryüzünde krallar gibi dolaştıklarını gördüğünde ve kadınların doğurdukları çocuklardan köle ve cariye muamelesi gördükleri zaman kıyamet yaklaşmış demektir. Beş şey vardır ki onları Allah’tan başka hiç kimse bilmez. 1. Kıyametin ne zaman kopacağını bilen Allah’tır, Yağmuru nereye ve ne zaman yağdıracağını da Allah bilir. Rahimlerde olanın iyi, kötü, ölü, diri, Müslüman, kafir vs. nasıl olacağını da yine o bilir. Hiçbir kimse yarın başına ne geleceğini, sevgi mi? nefret mi? günah mı? sevap mı? kâr mı? zarar mı? bilemez. Yine hiçbir kimse yeryüzünün hangi parçasında ve nasıl öleceğini de bilemez. Her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olan yalnızca Allah’tır.” (Lokmân sûresi 34. ayet) dedikten sonra ashaba hitap edip: “Muhammed’i gerçek din ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki kıyametin vaktini sizden birinizden daha iyi bilmiyorum. Bu Dihyet-ül Kelbi şeklinde gelen Cibril’dir” buyurdu. (Müslim, İman: 1; Buhârî, İman: 37)
    7- HUCURÂT 14. AYETİ: “BEDEVİLER İNANDIK DEDİLER DE Kİ SİZ HENÜZ İMAN ETMEDİNİZ FAKAT MÜSLÜMAN OLDUK DEYİN” ayetinin yorumu.
    4906- Sa’d b. Ebî Vakkas (r.a), babasından rivâyet ederek şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) ganimet mallarından bazı kimselere verdi, ondan bir adama hiç bir şey vermedi. Sa’d: “Ey Allah'ın Rasûlü falan ve filan kimselere bir şeyler verdin fakat Mü’min olmasına rağmen filan kimseye bir şey vermedin” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bari Müslüman olan kimseye deseydin” dedi. Sa’d üç sefer tekrar etti. Rasûlullah (s.a.v)’de üç sefer: “Bari Müslüman olan kimseye deseydin” buyurdu ve sözünü şöyle sürdürdü: “Bir kısım kimselere veriyorum onlardan daha çok sevdiğim kimseleri bırakıyordum. Onların ateşe yüz üstü atılmalarından korktuğum için onlara bir şey vermiyorum” buyurdu. (Buhârî, İman: 18; Müslim, İman: 68)
    4907- Sa’d (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) bir ganimet taksiminde insanlardan bir kısmına verdi diğerlerine vermedi. Ben de dedim ki: “Ey Allah'ın Rasûlü! Falan kimseye verdin filana vermedin halbuki o Mü’min idi.” Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Mü’min deme Müslüman de.” (Buhârî, İman: 18; Müslim, İman: 68)
    4908- Beşir b. Suhaym (r.a) den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v), Teşrik (Kurban bayramı) günlerinde: “Mü’min olmayan Cennete giremez, bu günler yeme içme günleridir” diye ilân edilmesini emir buyurdu.” (İbn Mâce, Sıyam: 35; Dârimi, Savm: 13)
    8- MÜ’MİNİN ÖZELLİĞİ
    4909- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Müslüman eliyle ve diliyle kimseyi incitmeyen kimsedir. Mü’min de canları ve malları konusunda kendisinden emin olunan kimsedir.” (Tirmizî, İman: 12; Müsned: 8575)



  2. 2
    Gölge Adam
    Usta Üye

    --->: Iman Ve özellikleri

    Reklam



    9- MÜSLÜMAN’IN ÖZELLİĞİ
    4910- Abdullah b. Amr (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’den işittim şöyle diyordu: “Müslüman eliyle ve diliyle Müslümanları incitmeyen kimsedir. Muhacir ise Allah’ın yasakladıklarından uzaklaşan kimsedir.” (Buhârî, İman: 3)
    4911- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim kıldığımız namaz gibi namaz kılarsa, kıblemize dönerse, kestiğimizi yerse o Müslüman’dır.” (Buhârî, İman: 3)
    10- KİŞİNİN MÜSLÜMAN’LIĞININ GÜZELİ
    4912- Ebu Said el Hudrî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bir kimse Müslüman olur inancını ve hareketlerini de güzelleştirirse, Allah onun geçmişte yaptığı tüm iyi amelleri ve hareketleri iyilik olarak yazar, yine geçmişte işlediği kötülükleri de siler ve affeder. Ondan sonra yaptığı tüm hareket ve davranışların karşılığını görür, iyilikleri on katından yedi yüz katına kadar katlanır işledikleri kötülükler ise tek olarak yazılır ancak Allah dilerse onları da siler ve vazgeçebilir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
    11- İSLÂM’DA HANGİ HAREKET DAHA DEĞERLİDİR?
    4913- Ebu Musa (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ey Allah'ın Rasûlü dedik. İslâm’da hangi hareket daha değerli ve kıymetlidir?” O da: “Müslümanların elinden ve dilinden incinmediği kimsedir” buyurdular. (Buhârî, İman: 4; Müslim, İman: 14)
    12- İSLÂM’DA HANGİ HAREKET DAHA HAYIRLIDIR?
    4914- Abdullah b. Amr (r.a)’dan rivâyete göre, bir adam Rasûlullah (s.a.v)’e: “İslâm’da hangi hareket ve davranış hayırlıdır?” diye sordu. Rasûlullah (s.a.v)’de şöyle buyurdu: “Tanıyıp tanımadığına yemek yedirip, selâm verirsin.” (Buhârî, İman: 4; Müslim, İman: 14)
    13- İSLÂM HANGİ ESASLAR ÜZERİNE KURULMUŞTUR?
    4915- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, bir adam kendisine “Savaşmıyor musun?” dedi. O da: Rasûlullah (s.a.v)’den işittim şöyle diyordu dedi: “İslâm beş esas üzerine kurulmuştur. Allah’tan başka ilâh olmadığına inanıp, Namaz kılıp, Zekat vermek, Haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.” (Buhârî, İman: 4; Müslim, İman: 5)
    14- MÜSLÜMAN OLMAK ÜZERE PEYGAMBERİN SİYASİ OTORİTESİNİ KABUL ETMEK
    4916- Ubâde b. Samit (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’in yanında oturuyorduk şöyle buyurdu: “Allah’a hiç bir şeyi ortak koşmamaya, hırsızlık yapmamaya, zina etmemek üzere Benim siyasi otoritemi kabul ediniz” diyerek bir kısım ayetler okudu ve: “Sizden her kim bu verdiği sözünde durursa karşılığını Allah verecektir. Kim de o suçlardan birini işler de Allah’ta onun suçunu gizlerse, o Allah’a kalmıştır dilerse ona azap eder dilerse affeder.” (Müslim, Cihad: 1; Müslim, Cihad: 18)
    15- SAVAŞ NEREDE BİTER?
    4917- Enes b. Malik (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Allah’tan başka gerçek ilâh olmadığına, Muhammed’in de Allah’ın elçisi olduğuna inandık deyinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Eğer Allah’tan başka gerçek ilâh olmadığına ve Muhammed’inde Allah’ın Rasûlü olduğuna şahadet ederlerse, kıblemize döner, kestiğimizden yerlerse ve bizim gibi namaz kılarlarsa, onların kanlarını dökmemiz ve mallarını almamız haram olur. Ancak haksızlık yaparlarsa cezalarını görürler. Müslüman’ların sahip oldukları haklara sahip olurlar ve Müslüman’lar gibi sorumlu tutulurlar.” (Buhârî, İman: 4)
    16- İMANIN DA BÖLÜMLERİ OLUR MU?
    4918- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “İman’ın yetmişten fazla bölümü vardır, utanmak da İman’dan bir bölümdür.” (Müslim, İman: 12; Tirmizî, İman: 7)
    4919- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “İman’ın yetmişten fazla bölümü vardır; en üstünü Allah’tan başka gerçek ilâh yoktur sözünü söylemektir en aşağısı da yoldan geçenlere eziyet veren şeyleri gidermektir. Utanmak ta İman’ın bölümlerinden bir bölümdür.” (Müslim, İman: 12; Tirmizî, İman: 7)
    4920- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Haya (utanmak) da İman’ın bölümlerinden bir bölümdür.” (Müslim, İman: 12; Tirmizî, İman: 7)
    17- HERKES İMAN BAKIMINDAN BİR OLUR MU?
    4921- Rasûlullah (s.a.v)’in ashabından bir adam (r.a)’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v): “Ammar omuzlarına kadar iman doludur” buyurdular. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
    4922- Ebu Said (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’den işittim şöyle diyordu: “Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltmeye çalışsın gücü yetmezse diliyle düzeltmeye çalışsın ona da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin ki bu da İman’ın en zayıfıdır.” (Tirmizî, Fiten: 11; Müslim, İman: 20)
    4923- Ebu Said el Hudrî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’den işittim şöyle buyurdu: “Sizden biriniz İslâm’î olmayan bir hareket görürse o işe el atıp onu eliyle düzeltmeye çalışırsa vazifesini yapmış olur. Eliyle düzeltmeye gücü yetmezse diliyle önlemeye çalışsın yine görevini yapmış olur. Diliyle de düzeltmeye gücü yetmezse kalbiyle düzeltmeye çalışsın böylece görevini yapmış olur ama bu İman’ın en zayıfıdır.” (Tirmizî, Fiten: 11; Müslim, İman: 20)
    18- İMAN ARTAR EKSİLİR Mİ?
    4924- Ebu Said el Hudrî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Mü’minlerin Cehenneme giren kardeşleri hakkında Rableri ile münakaşaları, dünyada hak uğrunda olan mücadelesinden daha şiddetli olacaktır.” Ebu Said şöyle dedi: “Mü’minler Rablerine diyecekler ki: “Ey Rabbimiz! Bunlar bizim Mü’min kardeşlerimizdi. Bizimle birlikte namaz kılıyorlar, bizimle oruç tutuyorlardı, bizimle hacca gidiyorlardı fakat onları ateşe koymuşsun” Ebu Said diyor ki: “Allah onlara şöyle buyuracak: “Gidin onlardan tanıdıklarınızı oradan çıkarın.” Onlar da onların yanına gider onları yüzlerinden tanırlar, onlardan bir kısmı dizlerine kadar ateş içersindedirler bir kısmı da topuklarına kadar ateşle kalmışlar. Onları çıkarınca: Ey Rabbimiz emrettiklerini çıkardık derler. Allah’ta onlara şöyle buyurur: Kalplerinde dinar ağırlığında İman olanları da oradan çıkarın. Daha sonra kalplerinde yarım dinar ağırlığında İman olanları da çıkarın buyurur. Daha sonra da kalplerinde zerre miktarı İman olanları da çıkarın buyurur. Ebu Said şöyle dedi. Kim bunlara inanmazsa şu ayeti okusun: (Nisâ 48) “Allah kendisinden başka birine ilâhlık yakıştırandan başkasını asla bağışlamaz ama bağışlanmasını isteyen kimsenin şirk dışındaki günahlarını bağışlar. Allah’a ortak koşanlar gerçekten korkunç bir günah işlemiş olurlar.” (İbn Mâce, Mukaddime: 9)
    4925- Ebu Said el Hudrî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Ben uykuda iken rüyamda bana insanlar arz olundu; kiminin gömlekleri göğüslerine kadar kimileri de daha kısa gömlekliydi. Ömer b. Hattab ta bana gösterildi onun da bir gömleği vardı, o gömleğini yerde sürüklüyordu.” Ey Allah’ın Rasûlü! Bunu neye yorumladın” diye sordum. Rasûlullayh (s.a.v)’de: “Din” diye yorumladım buyurdu. (Dârimi, Rüya: 13; Tirmizî, Rüya: 10)
    4926- Tarık b. Şihab (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ömer’in yanına bir Yahudi geldi ve: “Ey Mü’minlerin emiri Kitab’ınızda okuduğunuz bir ayet var ki eğer o ayet biz Yahudilere inmiş olsaydı biz o günü bayram ederdik” dedi. Ömer: Hangi ayettir. Deyince Yahudi: (Mâide 3. ayeti olan) “…Bu gün size dininizi kemâle erdirdim, nimetimi üzerinize tamamladım ve size din olarak İslâm’ı verip ondan razı oldum…” ayetini okudu. Bunun üzerine Ömer dedi ki: “Ben bu ayetin indiği yeri ve indiği günü iyi biliyorum. Bu ayet Arafat’ta ve Cuma günü indirilmiştir.” (Buhârî, İman: 33; Tirmizî, Tefsirü’l Kur’an: 6)







  3. 3
    Gölge Adam
    Usta Üye
    19- İMAN’IN ALAMETİ (BELİRTİSİ) NEDİR?
    4927- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Hiçbiriniz beni çocuğundan, babasından ve tüm insanlardan daha çok sevmedikçe gerçek Mü’min olamazsınız.” (Müslim, İman: 16; İbn Mâce, Mukaddime: 9)
    4928- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Hiçbiriniz beni malından, çoluk çocuğundan ve tüm insanlardan daha çok sevmedikçe gerçek Mü’min olamazsınız.” (Müslim, İman: 16; İbn Mâce, Mukaddime: 9)
    4929- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin olsun ki: “Hiç biriniz beni çocuğundan ve babasından daha çok sevmedikçe gerçek Mü’min olmazsınız.” (Buhârî, İman: 7; Müslim, İman: 16)
    4930- Katade (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Enes’ten işittim şöyle diyordu. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Hiçbiriniz kendisi için sevdiği şeyi kardeşi için de sevmedikçe gerçek Mü’min olamazsınız.” (Buhârî, İman: 7; Müslim, İman: 16)
    4931- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Muhammed’in canı kudret elinde olan Allah’a yemin olsun ki; hiç biriniz hayır konularında kendi canı için sevip hoşlandığı şeyi Mü’min kardeşi için de sevmedikçe gerçek Mü’min olamaz.” (Müslim, İman: 16; Tirmizî, İman: 17)
    4932- Ali (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ümmî olan Peygamber (s.a.v)’in benim hakkımdaki sözü şöyledir: “Seni ancak Mü’min sever sana da ancak münafık buğz eder.” (Buhârî, İman: 10; Müslim, İman: 16)
    4933- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Ensarı sevmek İman’ın alâmeti, Ensara buğz etmek ise münafıklığın alâmetidir.” (Buhârî, İman: 10; Müslim, İman: 16)
    20- MÜNAFIKIN ALAMETİ (BELİRTİSİ) NELERDİR?
    4934- Abdullah b. Amr (r.a)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Şu dört özellik kimde bulunursa o kimsede münafıklık alameti var demektir. O özellik onda bulunduğu sürece o özellik onda var demektir. 1. Konuştuğu zaman yalan söyler. 2. Söz verir yerine getirmez. 3. Sözleşme yaptığında sözleşmesini bozar. 4. Münakaşa edince haktan ayrılıp aşırı gider.” (Müslim, İman: 25; Tirmizî, İman: 14)
    4935- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Münafık kimsenin özelliği üçtür. 1. Konuştuğunda yalan söyler. 2. Söz verir yerine getirmez. 3. Emanet edilince hainlik eder.” (Müslim, İman: 25; Tirmizî, İman: 14)
    4936- Ali (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) bana: “Beni ancak Mü’min kimsenin seveceğini ve bana münafığın buğz edeceğini” bildirdi. (Buhârî, İman: 10; Tirmizî, İman: 14)
    4937- Abdullah (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Üç özellik kimde bulunursa o münafıktır. 1. Söylediği zaman yalan söylemek, 2. Emanet edildiğinde hainlik etmek, 3. Söz verdiğinde sözünde durmamak. Kimde bu özelliklerden biri bulunursa onu bırakıncaya kadar onda münafıklıktan bir özellik bulunmuş olur.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
    21- RAMAZAN GECELERİNİ DEĞERLENDİRMEK
    4938- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim inanıp mükafatını da Allah’tan bekleyerek Ramazan ayının gecelerini ibadetle geçirirse geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, İman: 25; Ebû Davud, İman: 17)
    4939- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim inanıp karşılığını da Allah’tan bekleyerek Ramazanı değerlendirirse geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, İman: 25; Ebû Davud, İman: 17)
    4940- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim inanıp karşılığını da Allah’tan bekleyerek Ramazanı değerlendirirse geçmiş günahları affolunur.” (Buhârî, İman: 25; Ebû Davud, İman: 17)







  4. 4
    Gölge Adam
    Usta Üye
    22- KADİR GECESİNİ DEĞERLENDİRMEK
    4941- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim inanıp karşılığını da Allah’tan bekleyerek Ramazan’ı değerlendirirse geçmiş günahları affolunur. Kim de yine inanarak ve karşılığını da Allah’tan bekleyerek kadir gecesini değerlendirirse onunda geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, İman: 25; Ebû Davud, İman: 17)
    23- FARZ İBADETLERLE BİRLİKTE NAFİLE (SÜNNETLER) DE VARDIR
    4942- Talha b. Ubeydullah (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir Necid’li bir adam Rasûlullah (s.a.v)’e geldi saçları dağınık durumdaydı, yüksek olan sesi duyuluyor ne söylediği anlaşılmıyordu. Yaklaşınca İslâm’ı öğrenmek istediği anlaşıldı. Rasûlullah (s.a.v) ona İslâm’ı şöyle anlattı. Bir gece ve gündüz içersinde beş vakit namaz kılmandır. Adam: “Bundan başka namaz kılmam gerekir mi?” dedi. Rasûlullah (s.a.v)’de: “Hayır, ancak nafile olarak fazladan farzların dışında namaz kılabilirsin” buyurdu. Rasûlullah (s.a.v) ona: “Ramazan ayı boyunca oruç tutarsın” buyurdu. Adam: “Ondan başka oruç tutmam gerekir mi?” deyince, Rasûlullah (s.a.v): “Hayır fakat farz olan bu orucun dışında nafile oruç tutabilirsin” buyurdu. Rasûlullah (s.a.v), ona zekattan bahsetti. Adam: “Bunun dışında yapacağım bir ödeme var mıdır?” dedi. Rasûlullah (s.a.v): “Hayır nafile olarak fazladan yapabilirsin” buyurdu. Adam dönüp giderken şöyle diyordu: “Bu söylenenler üzerine ne artırırım ne de eksiltirim.” Rasûlullah (s.a.v)’de: “Doğru söylüyorsa kurtuldu gitti” buyurdu. (Buhârî, İman: 18; Müslim, İman: 39)
    24- CİHAD EDEN MUTLAKA CENNETE GİRECEKTİR
    4943- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v)’den şöyle işitmiştir: “Allah sadece kendisine İman ederek Allah yolunda cihada çıkanı şehid olmasıyla ya da eceliyle ölmesiyle Cennete sokacağına yahut sevap ve ganimetle evine döndüreceğine dair söz vermiştir.” (Müslim, Imara: 28; Buhârî, İman: 26)
    4944- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Sırf Allah’a olan imanıyla ve cihad aşkıyla ve Peygamberleri tasdik ederek Allah yolunda savaşan kimseyi Allah Cennete sokacağına veya ecir ve ganimetle evine döndüreceğine garanti sözü vermiştir.” (Müslim, Imara: 28; Buhârî, İman: 26)
    25- EMREDİLEN DÖRT ŞEY VE YASAKLANAN DÖRT ŞEY NEDİR?
    4945- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Abdülkays kabilesinden bir heyet Rasûlullah (s.a.v)’in huzuruna gelerek; şöyle dediler: Biz Rabia soyundan bir kabileyiz. Biz Senin yanına ancak haram aylarda gelebiliriz. Bu sebeple bize bir şeyler emret onları yapalım buraya gelmeyen kardeşlerimizi de ona davet edelim. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Size dört şeyi emredeceğim ve sizi dört şeyden yasaklayacağım. 1. Allah’a İman = Allah’tan başka gerçek ilâh olmadığına ve Benim de Allah’ın elçisi olduğuma şahadet etmenizdir. 2. Namaz kılmak. 3. Zekat vermek. 4. Ganimet olarak aldığınız şeylerin beşte birini bana vermenizdir. Yasakladığım dört şey ise: Dübba, Hantem denilen ve içersinde şarap bulundurulan kaplarla, ziftlenmiş fıçı ve ziftlenmiş küpler.” (ki hepsinin içinde şarap bulunurdu) bunların kullanımını da yasakladı.” (Buhârî, İman: 40; Müslim, Eşribe: 6)
    26- CENAZEDE BULUNMAK TA İMANIN GEREKLERİNDENDİR
    4946- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim inanarak ve sevabını da Allah’tan bekleyerek bir Müslüman’ın cenazesini takip ederse, cenaze namazını kılar kabre konuluncaya kadar da beklerse, kendisine iki kırat sevap yazılır ki onun bir kıratı Uhud dağı kadardır. Kim cenaze namazını kılar ve dönerse bir kırat ecir verilir.” (Buhârî, İman: 34)
    27- HAYA DA İMANDAN BİR BÖLÜMDÜR
    4947- Sâlim (r.a)’in babasından rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v), utanmayı bırakması için kardeşine nasihat eden birine rastladı ve ona: “Onu kendi haline bırak çünkü haya imandandır” buyurdu. (Tirmîzî: İman: 7)
    28- DİN KOLAYLIKTIR
    4948- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bu din gerçekten kolaylıktır. Hiç kimse dini zorlaştırmaya kalkmasın mağlup olur. O halde doğru yolu takip edip orta yolu elden bırakmayın. Müjdeleyin ve imrendirin, kolaylaştırın sabah erken kalkarak ve gece serinliğinden ve kuşluk vakitlerinden istifade ederek ibadetleriniz de verim ve devamlılığı sağlayın.” (Buhârî, İman: 29)
    29- İBADETİN AZ DA OLSA DEVAMLI OLANI MAKBÜLDÜR
    4949- Âişe (r.anha) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v) Âişe’nin yanına girdi yanında bir kadın vardı. Onu görünce: “Bu kadın kimdir?” dedi. Âişe’de: “Bu kadın falan kadındır, geceleri uyumaz ve çok namaz kılar” deyince; Rasûlullah (s.a.v): “Sus ibadetlerini söyleme! Güç yetirebileceğiniz ibadetleri yapın. Allah’a yemin ederim ki sizler ibadetten usanıp bıkmadıkça Allah sizden sevabını esirgemez. Allah’ın en sevdiği ibadet ve amel devamlı yapılanıdır.” (Buhârî, İman: 33; Ebû Davud, İman: 38)
    30- DİNİ KURTARMAK İÇİN FİTNELERDEN UZAK DURMAK
    4950- Ebu Said el Hudrî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “(Öyle bir zaman gelecek ki) Kişinin en hayırlı malı koyunları olacaktır. Dinini fitneden korumak için koyunlarıyla birlikte dağlarda ve vadilerde yaşar.” (Buhârî, İman: 38; İbn Mâce, Mukaddime: 8)
    31- MÜNAFIĞIN ÖRNEĞİ NASILDIR?
    4951- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Münafığın örneği iki sürü arasında şaşkın şaşkın dolaşan bir koyuna benzer bir o sürüye karışır bir bu sürüye karışır hangi sürünün peşinden gideceğini bilmez.” (Müslim, İman: 38; Buhârî, İman: 19)
    32- KUR’AN OKUYAN MÜ’MİN VE MÜNAFIĞIN HALLERİ
    4952- Ebu Musa el Eşarî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kur’an okuyan Mü’min kimsenin hali turunca benzer kokusu da tadı da güzeldir. Kur’an okumayan Mü’min’in hali ise hurmaya benzer tadı güzel olup kokusu yoktur. Kur’an okuyan Münafığın hali Reyhan (Fesleğen)’e benzer kokusu güzeldir fakat tadı acıdır. Kur’an okumayan Münafığın durumu ise Ebu Cehil karpuzuna benzer tadı acı olup kokusu da yoktur.” (İbn Mâce, Mukaddime: 44; Tirmizî, Emsal: 4)
    33- GERÇEK MÜ’MİN OLMANIN ÖZELLİĞİ NEDİR?
    4953- Enes b. Malik (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Hiç biriniz kendisi için sevdiğini başkası için de sevmedikçe gerçek Mü’min olamaz.” (İbn Mâce, Mukaddime: 38; Buhârî, İman: 6)

+ Yorum Gönder
imanın özellikleri
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi