Habeş Ülkesine Hicret

+ Yorum Gönder
Tarihimiz ve İslam Tarihi Bölümünden Habeş Ülkesine Hicret ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    oneHope
    Usta Üye
    Reklam

    Habeş Ülkesine Hicret

    Reklam



    Habeş Ülkesine Hicret

    Forum Alev
    Habeş Ülkesine HicretHicretin Sebebi

    Peygamberimiz Aleyhiselam; Kureyş müşriklerinin, kendi kabilelerinden iman edenleri dinlerinden döndürmek için[1] hapsettiklerini,[2] işkencelere uğrattıklarını,[3] işkencelerini şiddetlendirdiklerini[4] görünce[5], Müslümanlara:

    "Siz şimdi yeryüzüne dağılın[6]

    Yüce Allah sizi yine biraraya toplar!" buyurdu.

    Müslümanlar

    "Yâ Rasûlallan! Nereye gidelim?" diye sordular.

    Peygamberimiz (a.s.), Habeş ülkesinin bulunduğu yana eliyle işaret ederek:

    "İşte, oraya![7] Habeş toprağına giderseniz iyi olur![8]

    Çünkü orada yanındakilerin hiçbirine zulmetmeyen bir kral vardır.[9] Hem, orası bir doğruluk ülkesidir.[10]

    Yüce Allah içinde bulunduğunuz sıkıntılardan bir çıkış ve kurtuluş yolu açıncaya kadar, siz orada bulunun!" buyurdu.[11]

    Habeş ülkesi, hicret için, Peygamberimiz (a.s.)ın en hoşuna giden yerdi.[12]

    Zaten, Kureyşlilerin Habeşlilerle ticaret anlaşmaları vardı.[13]

    Habeş ülkesi, öteden beri, Kureyşlilerin ticaret için[14] kışın gidip geldikleri,[15] geçimlerini bol bol sağladıkları emniyetli bir yerdi.[16]

    Bunun için, Peygamberimiz (a.s.), Habeş ülkesine gitmelerini Müslümanlara emretti.[17]


    Habeş Ülkesine İlk Hicretin Tarihi ve İlk Hicrete Katılanlar

    Habeş ülkesine ilk hicret, nübüvvetin beşinci yılında ve Recep ayında idi.[18]

    Dinlerinden döndürülmekten korkup, dinî bir vazife olarak[19] Allah´a doğru kaçmak üzere;[20] kimi

    yalnız başına, kimi zevcesiyle birlikte,[21] kimi binitli, kimisi de yaya olarak[22] Habeş ülkesine hicret etmek için Mekke´den gizlice yola çıkanlar:

    1- Hz. Osman b. Affan,
    2- Hz. Osman´ın zevcesi Hz. Rukayye,
    3- Ebu Huzeyfe b. Utbe,
    4- Ebu Huzeyfe´nin zevcesi Sehle Hatun,
    5- Zübeyr b. Avvam,
    6- Mus´ab b. Umeyr,
    7- Abdurrahman b. Avf,
    8- Ebu Seleme b. Abdulesed,
    9- Ebu Seleme´nin zevcesi Hz. Ümmü Seleme,
    10- Osman b. Maz´un,
    11- Âmir b. Rebia,
    12- Âmir b. Rebia´nın zevcesi Leyla Hatun,
    13- Ebu Sebre b. Ebi Rühm,[23]
    14- Ebu Sebre´nin zevcesi Ümmü Külsûm Hatun,[24]
    15- Hâtıb b. Amr,
    16- Süheyl b. Beyzâ,[25]
    17- Abdullah b. Mes´ud[26] olup, oniki erkek ile beş kadından oluşan onyedi kişilik bu hicret, İslâm´­ da Habeş ülkesine yapılan ilk hicret idi.[27]

    Hz. Osman´la Hz. Rukayye´nin yolculukları hakkındaki haberleri, Peygamberimiz (a.s.)a ulaşmakta biraz gecikmişti.

    O sırada, Kureyşîlerden bir kadın, Habeş ülkesinden gelmişti.

    Ona sorulunca:

    "Yâ Muhammedi Damadını, yanında zevcesi olduğu halde gördüm!" dedi.

    Peygamberimiz (a.s.):

    "Kendilerini ne halde gördün?" diye sordu.

    Kadın:

    "Damadın, zevcesini şu hayvanlardan bir merkebin üzerine bindimnişti. Kendisi de onu sürüp gidiy­ordu" dedi.

    Peygamberimiz (a.s.):

    "Onların sahipleri Allah olsun!

    Şüphesiz ki, Osman; Lut ((a.s.))´dan sonra, zevcesiyle birlikte hicret eden ilk kişidir!" buyurdu.[28]


    Muhacirlerin Şuaybe´den[29] Vapurla Habeş Ülkesine Gidişleri

    Mekke´den gizlice ayrılmış olan ilk Muhacir kafilesi Şuaybeye vanp kavuştukları sırada, Yüce Allah´ın lutfundan olmalı ki, iki tüccar vapuru gelivermiş; Muhacirleri, Habeş ülkesine götürmek üzere, yanm altına bindirmişti.[30]

    Müşriklerin Muhacirleri Yakalamaya Gitmeleri

    Kureyş müşrikleri, yakalamak için Muhacirlerin arkalarına c!üştüler.[31] Onları denize kadartakip ettil­erse de,[32] kaybettiler;[33] onlara yetişemedier.[34]

    Deniz sahiline vardıkları sırada vapurlar Muhacirleri bindirip denize açılmış bulunduğu için, onlar­dan hiçbirini yakalayamadılar.[35] Muhacirler, Necaşî´nin ülkesine selametle varıp kavuştular.[36]


    Garanik Hadisesi ve Bu Hadisenin İçyüzü


    Kureyş müşrikleri Kabe´yi tavaf ederlerken:

    "Lât ve Uzzâ ve diğer üçüncü olarak Menat hürmetine!

    Çünkü, onlar, o yüce ak kuğulardır ve her halde, kendilerinin şefaati umulur.

    Onlar Allah´ın kızlarıdır! O´nun katında şefaat ederlerse!" derlerdi.[37]

    Peygamberimiz (a.s.); nübüvvetin beşinci yılında, Ramazan ayında,[38] Necm sûresini Kabe´de, müşriklerden bazılarının da hazır bulunduğu sırada, açıktan okumaya başlamıştı.

    Sûrenin:

    "Gördünüz mü Lât ve Uzzâ´yı ve, diğer üçüncü olarak da, Menafi?" mealindeki 19. ve 20. âyetleri­ni okuyup:

    "Erkek sizin de, dişi O´nun mu?!

    O takdirde, bu, insafsızca bir taksim!

    Bunlar [bu putlar], sizin ve atalarınızın taktığınız adlardan başka birşey değildir! Allah, onlara hiçbir hüccet (delil) indirmedi.

    Onlar, kuruntulardan ve nefislerinin arzuladığı heva ve hevesten başkasına uymuyorlar!

    Halbuki, andolsun, kendilerine Rablerinden o hidayet rehberi de gelmiştir.

    Yoksa, insana her umduğu mu var?

    Ahi ret de, dünya da Allah´ındır!

    Göklerde nice melek vardır ki, onların şefaatleri bile hiçbir şeye yaramaz!

    Meğer ki (o şefaat), Allah´ın dileyeceği ve razı olacağı kimseler için izin vermesinden sonra ola!

    Hakikat, ahirete inanmaz olanlar, meleklere, alabildiğine dişi adı takarlar.

    Halbuki, onların buna dair de hiçbir bilgisi yoktur. Onlar, kuruntudan başkasına uymazlar.

    Kuruntu ise, hiç şüphesiz, haktan hiçbir şeyi ifade etmez.

    Onun için, sen, bizim Zikr´imize arka çeviren, dünya hayatından başkasını arzulamayan kimseler­den yüz çevir!

    Onların, ilimden erebildikleri, işte budur!

    Şüphesiz ki, Rabbin, yolundan sapan kimseleri çok iyi bilendir. Hidayet bulan kimseleri de çok iyi bilen O´dur"[39]

    mealli âyetleri okurken, Kureyş müşrikleri, putlarının zemmedileceğinden korkarak, öteden beri put­ları hakkında söyleyegeldikleri:

    "Onlar, o yüce ak kuğulardır. Her halde, onların şefaati umulur" sözünü, aralıkta söyleyiverdiler.[40]

    Zaten, böyle yapmak, onların âdetleri idi.[41] Çünkü, onlar:

    "Kur´ân´ı dinlemeyiniz! Onun hakkında mânâsız yaygaralar, gürültüler yapınız! Belki galebe çalar, susturursunuz!" derlerdi.[42]

    Garanik hadisesinin, sahih hadislerde açıklanan tarzına gelince:

    Resûlullah (a.s.), bir gün, Mekke´de, Kabe´de, Necm sûresini açıktan okumaya başlayıp,[43] sûrenin son âyeti ve de secde âyeti olan 62. âyetini okuduktan sonra orada secde etmiş;[44] orada bulunan,[45] yanındaki,[46] arkasındaki[47] herkes,[48] Müslümanlar, Peygamberimiz (a.s.)a uyarak[49] secde etmiş;[50] cemaattan, secde etmeyen kimse kalmamıştır.[51]

    Müşriklerde, putlarının adını işittikleri için,[52] putlarını tazim maksadıyla secde etmişlerdir.[53]

    Hatta, Kureyş[54] kavminden[55] yaşlı, eğilmeyen[56] bir adam da, bir avuç[57] toprak[58] veya çakıl taşı[59] alıp[60] alnına.[61] yüzüne[62] kaldırarak[63] onun üzerine secde etmiş[64] ve "Bana bu kadarı yeter!"[65] demiştir.

    Abdullah b. Mes´ud: "Andolsun ki, bundan sonra, ben onun kâfir olarak öldürüldüğünü gördüm."[66]

    "O, Ümeyye b. Halef idi" demiştir.[67]





  2. 2
    oneHope
    Usta Üye

    --->: Habeş Ülkesine Hicret

    Reklam



    Habeş Ülkesine İkinci Hicret

    Kureyş müşrikleri Habeş ülkesinden Mekke´ye dönen Muhacir Müslümanların Habeş Necaşî´si tarafından çok iyi korunduğunu işitip,[161] onlardan yakaladıklarını en ağır işkencelere uğratmaya başladıkları zaman, Peygamberimiz (a.s.) onların Habeş ülkesine ikinci kez hicret etmelerine, gitmelerine izin verdi.[162]

    Hz. Cafer b. Ebi Talib de, Peygamberimiz (a.s.)a başvurup "Hiç kimseden korkmaksızın Allah´a ibadet edebileceğim bir yere gitmeme izin ver" dedi, ve kendisine izin verildi.[163]

    Bunun üzerine, içlerinde Hz. Cafer´in de bulunduğu bir Müslüman topluluğu; dinlerinden döndürülmek tehlikesinden korunmak için, Habeş ülkesine firar ve hicret ettiler.[164]

    Habeş ülkesine yapılan bu ikinci hicret de, yine, nübüvvetin beşinci yılında idi.[165]

    Habeş ülkesinden Mekke´ye gelip de müşriklerin işkencelerine uğrayınca geri dönen Muhacirlerin yanına, Mekke´deki Müslümanlardan katılanlar olduğu gibi; sonradan, fırsat buldukça, kafile kafile Habeş yolunu tutanlar da olmuş ve orada toplanmışlardır.








+ Yorum Gönder
habeşe hicret
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi