Hayvanların Aklı Varmıdır?

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve İslami Sorular - Cevaplar Bölümünden Hayvanların Aklı Varmıdır? ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Gölge Adam
    Usta Üye
    Reklam

    Hayvanların Aklı Varmıdır?

    Reklam



    Hayvanların Aklı Varmıdır?

    Forum Alev
    Arı bal, ipek böceği ipek yapıyor. Hayvanlarda akıl olmadığı hâlde buna benzer işleri nasıl yapıyorlar?
    CEVAP

    Evet hayvanlarda akıl yoktur. Hayvanlar, bahsettiğiniz harika işleri, içgüdü denilen ilham sayesinde yapmaktadır.
    Hayvanların yaşayabilmeleri için gereken, teneffüs edecek, yiyecek, içecek, giyecek, barınacak, eş olacak şeylerin hepsi hazır olarak yaratılmıştır. Bunların arasında, yaşamaları için en çok gerekeni havadır. Havasızlığa birkaç dakikadan fazla dayanamazlar. Hemen ölürler. Hava aramakla, bulmakla, zahmet çekmekle ele geçecek birşey olsaydı, bunu arayacak kadar bile yaşayamazlardı. Bu derece acele gereken, bu çok lüzumlu maddeyi, Allahü teâlâ, her yerde bulunacak ve mahlukların ciğerlerine kadar, kendiliğinden, kolayca girecek şekilde yaratmıştır. Yaşıyabilmek için su, bu kadar acele gerekmez. İnsan ve hayvanlar, suyu arayıp bulacak zaman kadar yaşıyabilirler. Bunun için suyu bulmak icap etmektedir.
    İçgüdüleri vardır
    Hayvanlarda akıl bulunmadığı ve birbirlerine yardımcı olmadıkları için, yiyeceklerini ve giyeceklerini hazırlıyamazlar. Bundan dolayı, yiyeceklerini pişirmeleri, hazırlamaları gerekmez. Ot, et yer, tüy, yün, kıl ile ısınırlar. Korunma aletleri kendilerinde yaratılmıştır. Birbirine muhtaç değildir. Hayvanların kimisine pençe, kimisine boynuz, kimisine kanat, kimisine sürat, tilki gibi olanlara da hile verilmiştir. Böylece hayvanlar sınıf ve türlerinin korunması sağlanmıştır. Yaşamaları için de, insan aklını şaşırtan şeyler ilham olunmuştur.
    Bu ilham, hayvani faaliyetlerin en büyük kısmını içine almaktadır. Hayvanı aşırı soğuk veya sıcaktan uzaklaştıran basit reaksiyon veya temas neticesi olan daha hızlı refleks hareketleri hep bu ilham iledir. Sevgi veya nefret, yavru bakımı ve yılın bazı mevsimlerinde göç etmek mecburiyeti gibi daha girift hisler de ilhamdır.
    İlham, bir kuşa yuvasını ne zaman ve nerede kuracağını haber verir. Fakat aslında kuşun, yuvasını nerede kurduğundan haberi yoktur. Yuva içindeki ötücü kuş yavruları bir yabancı gördüğünde korkup, kaçmaya kalkmazlar. Fakat tüylenmiş ve yuvayı terketmeye hazır olan aynı yavrular, korkma kabiliyetini ve tehlikeden kaçma hissini de elde etmiş olurlar.
    Yeni doğmuş memeli hayvan yavrusuna annesinin göğsünden süt emzirten, yeni yumurtadan çıkmış ördek yavrusunu suya çeken de bu ilhamdır. İlham, hayvanı bulunduğu şartlara gerektiği gibi karşı koyacak şekilde hazırlıklı tutar. Mesela, aniden düşmanıyla karşılaşan hayvan, kaçmak gibi rasgele bir teşebbüs yerine, bütün avantajlarını en iyi şekilde kullanacağı bir usul tatbik eder. Bütün bunları yaparken hayvan, niçin böyle hareket ettiğini bilmediği gibi, hareketinin neticesini de kestirebilmekten acizdir.
    Tilki ve Sincap
    Bir ormanda bir tilki belirince, sincap o zamana kadar ömründe tilki görmemiş olsa bile, en yakın ağaca sıçrar. Sincaba tehlikeyi haber veren ve hareket tarzını tayin eden kimdir? Fakat sincabın yerinde bir tavşan olsaydı, bacaklarına güvenerek kaçacak ve bir ağaca tırmanmayı düşünmeyecekti. Görüldüğü gibi hayvan sebebini bilmese bile, ne şekilde hareket edeceğini derhal kestirebilmektedir.
    Bal arısı mühendis gibi, altı köşe petek yapar. Silindir yapsaydı aralarında boşluk kalırdı. Altıgen prizmanlar arasında yer zayi olmuyor. Dörtgen olsaydı, hacimleri daha az olurdu. Bunu insanlar okumakla, öğrenmekle anlar. Öğrenmeyen anlamaz, o hâlde arıya bunu bildiren kimdir?
    Netice olarak hayvanların yaşamalarında, insanların bile akıllarının alamıyacağı şeylerin yapıldığını görüyoruz. Bu hayvanlara bunları kim bildiriyor? İşte bütün bunları herşeye kadir olan Allahü teâlâ ilham etmektedir. İlhama içgüdü veya sevk-i tabii, yahut (sevk-i ilahi) diyorlar.

    Allah vardır, birdir, açık hakikat,
    Bunu isbat ediyor bütün kainat.
    Taş, toprak, su, hava, hayvan ve nebat,
    Hakkın varlığını göstermiyor mu?

    Gökte yıldızların kandil yakışı,
    Gecenin ardından, günün çıkışı,
    Güneşin gülerek, bize bakışı,
    Hakkın varlığını göstermiyor mu?

    Kelebeğin kanadının nakışı,
    Arının altıgen petek yapışı,
    Köstebeğin yerde tünel açışı,
    Hakkın varlığını göstermiyor mu?



  2. 2
    Gölge Adam
    Usta Üye

    --->: Hayvanların Aklı Varmıdır?

    Reklam



    Hayvanlar nasıl anlaşır, papağandan başka konuşan hayvan var mıdır?
    CEVAP

    Papağan konuşmaz, teyp gibi, konuşulan bazı kelimeleri tekrar eder. İnsanı hayvanlardan ayıran en mühim hususiyeti, aklı ve konuşmasıdır. Hayvanlarda akıl yoktur. Zeka vardır. Zekaları sayesinde birbirleriyle anlaştıkları bilinmektedir.
    Ayrı bölgelerde yaşıyan iki aynı kuş, aralarında lehçe farkı bulunduğundan birbirleriyle anlaşamadıkları tesbit edilmiştir. Aynı ve ayrı bölgelerin erkek kuşlarının sesleri teybe alınmış, ayrı bölgede yaşıyan kuşun sesine hiç alaka duymadığı, fakat kendi bölgesindeki kuşun ötüşüne alaka duyduğu tesbit edilmiştir.
    Sincaplar, düşmanlarından korunmak için iki yol takip ederler. Yırtıcı kuşların geldiğini bildirmek için, yuvanın giriş deliğinden içeri girerler. Kirpi gibi hayvanların geldiğini bildirmek için yuvanın çıkış deliğinden kaçarlar.
    Maymunların da düşmanın cinsine göre farklı hareketlerde bulundukları tesbit edilmiştir. Aslan, kaplan gibi bir hayvan görünce hemen yüksek ağaçlara tırmanırlar. Kartal gibi yırtıcı kuşları görünce, tam tersine ağaçların diplerine inerler. Yılan tehlikesine karşı, arka ayakları üzerinde durup otlar içinde gelecek yılanı gözetlerler.
    Maymunun birisi bir suç işliyor. Diğer maymunlar bunu döğmeye başlayınca, dayak yiyen maymun, tehlike sesi çıkarıyor. Bütün maymunlar, hemen ağaçlara tırmanıyorlar. Buradaki tehlike işareti, harp hilesi olarak kullanılıyor.
    Her hayvanın kendine göre bir anlaşma şekli bulunmaktadır. Mesela horozun biri yem bulduğu zaman, tavukları çağırdığına çoğumuz şahit olmuşuzdur. Tavuğun civcivleri çağırdığını görmüşüzdür.
    Her hayvanın yaşaması için kâfi derecede zeka ve uygun bir silah yaratan Allahü teâlâ, insanların menfaati için onlara akıl vermemiştir. Aslan, kaplan, kurt, ayı gibi hayvanlar akıllı olsaydı, insan için çok tehlikeli olurdu.
    Leylek, solucan gibi hayvanlarla beslendiği gibi, su içinden, toprak aralarından avını kolay avlıyabilmesi için, Allahü teâlâ gagasını uzun yaratmıştır.
    Kayaların arasındaki otları kolayca alabilmesi için, Allahü teâlâ zürafanın boynunu uzun yaratmıştır. Kaplumbağa yavaş hareket eden bir hayvan olduğu için diğer hayvanların yememesi için kemikten bir muhafaza içinde yaratmıştır. Her hayvanın yaşadığı yerin hususiyetine göre, düşmanlarından korunacak bir silahı vardır. Zekası sayesinde bu silahını kullanarak hayatını devam ettirmektedir. Akılsız hayvana bunları veren Allahü teâlânın şanı çok yücedir.
    Hayvan ve yavru sevgisi
    Yırtıcı kuşlar ve bazı, hayvanlar yavrularına hiçbir zarar vermeden uzak yerlere götürürler. Yarasalar emin yer bulana kadar 2-3 gün yavrularını sırtlarında taşırlar. Aksilokop hayvanı yumurtladıktan hemen sonra ölür, yavrusunu hiç görmez buna rağmen yumurtadan çıkacak yavrusuna gösterdiği ihtimam dikkate şayandır. Yavrusu bir sene gıdasını temin etmeye muktedir değildir. Bundan dolayı anne, bir ağaç parçasında uzunca bir oyuk meydana getirir. Çiçek yapraklarını ve bazı yumuşak dalları buraya doldurmaya başlar ve oraya bir yumurta bırakır. Sonra ağaçtan çıkardığı tozları hamur haline getirip tavan yapar. Bundan sonra başka bir yuva yapmaya koyulur. Buraya bıraktığı yiyecekleri bu yavruya tam bir sene yeter.
    Eşek arısı toprakta kazdığı çukura yumurtasını bırakmadan önce avladığı hayvanları da yumurtanın yanına bırakır. Sonra üstünü örter.
    Yapılan araştırmalarda, bir serçenin yeni çıkmış bir yavrusu için günde 1217 kere gıda aramak için sefer yaptığı tespit edilmiştir.
    Yavrularının kaybolması üzerine hayvanlardaki hüznün, araştırmalara göre insanlardan daha çok olduğu tahmin edilmektedir.
    Hayvanlar da ağlar
    At, yavrusu öldüğünde acı acı kişner, gözlerinden yaşlar akar, cesedinin başına kimseyi yaklaştırmaz. Gömdükten sonra başında bekler. Yemeden içmeden kesilir. Bazılarında bu üzüntü, ölümle neticelenir.
    Tavuk, kaz, köpek gibi hayvanların yavrularını vermemek için insanlara saldırdığını, kedilerin, yavrularını ağızlarına alarak, onları incitmeden götürdüklerini görenler olmuştur.
    Yaban domuzu avında, domuzlar, yavrularını bırakıp kaçmadığı, bilakis, yavrularını burunları ile iterek kaçmalarını sağladığı defalarca görülmüştür.
    Kanguru, tehlike görünce yavrularını karnındaki torbaya doldurup kaçtığı bilinmektedir.
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Allahü teâlâ, yarattığı yüz rahmetten birini mahlukat arasında taksim etti. Bu sebeple anne evladına şefkat eder, hayvanlar, yavrularını sever ve bütün mahlukat birbirine merhamet eder.) [Ebu Yala]
    Nesillerini devam ettirebilmeleri için hayvanlara da bu sevgiyi veren Allahü teâlânın kudreti sonsuzdur.







+ Yorum Gönder
hayvanların beyni var mıdır,  hayvanlarda beyin varmı,  hayvanların aklı var mıdır,  köpeklerde akıl var mıdır,  aklı olmayan hayvanlar
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi