Cinsel Hastalıklardan Korunma Yolları

+ Yorum Gönder
Sağlık ve Kadın Sağlığı Bölümünden Cinsel Hastalıklardan Korunma Yolları ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Sevinç
    Bayan Üye
    Reklam

    Cinsel Hastalıklardan Korunma Yolları

    Reklam



    Cinsel Hastalıklardan Korunma Yolları

    Forum Alev
    Cinsel hastalıklardan korunmanın yolu ‘uyanık olmak’tan geçiyor

    Siğil ve Uçuk da ihmale gelmez

    KLAMIDYA: Belirtileri, kadınlarda sarı köpüklü bir akıntı, erkeklerde
    yanmalı idrara çıkma ve sarı akıntı. Kadınlarda karın içinde yaygın
    iltihaplanmalara yol açabiliyor. Bu durum da kısırlığa, üreme
    organlarında apselere neden oluyor. Gebe kadınlarda Klamidya’yla gelen
    yüksek ateş, düşük ve ölü doğuma yol açabiliyor. Doğum sırasında bebek,
    annenin doğum kanalından mikrobu alabilir ve akciğerlerinde ya da
    gözlerinde iltihaplar oluşabilir. Hastalığın tedavisi ise kolay.

    GENİTAL SİĞİLLER: Ülkemizde giderek artan sıklıkta görülmeye
    başlayan bu enfeksiyon, hem kadınların hem de erkeklerin genital
    bölgelerinde virüse bağlı olarak bulaşıyor. Bu siğiller karnıbahar
    görünümünde, bazen tek bir bölgede, bazen birkaç bölgede, bazen toplu
    iğne başı kadar ufak, bazen de 5 santimetre, ender durumlarda 15-20
    santimetre çapına erişebilen ağrısız kitleler şeklinde görülüyor.
    Tedavisi mümkün olan ancak virüs nedeniyle oluştuğu için tamamen riskin
    ortadan kalkmadığı genital siğiller tedavi edilmezse, kümeler büyüyerek
    çevre organlara zarar verebilir, doğum yolunu, idrar kanalını, makatı
    tıkayabilir.

    GENİTAL HERPES (UÇUK): Kesin tedavisi olmayan hastalık, Herpes
    Simpleks Virus (HSV) isimli virüsten kaynaklanıyor. Bu virüs nedeniyle
    genital bölgelerde kaşıntılı ve ağrılı, uçuk şeklinde sivilceler
    görülüyor ve bunlar çok ağrılı yaralara dönüşebiliyor. Kendiliğinden
    iyileşen, ancak pek çok kişide de periyodik olarak tekrarlayan uçuk
    için ilaçlar sadece ilk atağın şiddetini azaltmaya ve süresini
    kısaltmaya, daha sonraki atakların ise sıklığını düşürmeye yardımcı
    oluyor.





    Frengi’nin tedavisi kolay ancak erken fark edilmesi gerek

    Bütün vücudu etkileyebilen Sifiliz (Frengi), erken dönemde fark
    edildiğinde kolay tedavi edilebilen bir hastalık. Ancak, ilk belirtiler
    göz ardı edildiğinde, hastalık organ hasarına ve kalıcı bazı
    hastalıklara neden olabiliyor. Hastalığın belirtisi, hastalığı taşıyan
    biriyle cinsel temastan yaklaşık 3 hafta sonra, bakterinin girdiği
    bölgede mercimek büyüklüğünde kırmızı, ağrısız bir kabarıklık
    oluşturmasıyla görülüyor. Daha sonra bu kabarıklık derinleşerek meydana
    gelen Frengi Ülseri, 4-6 hafta içinde iz bırakmadan iyileşiyor. Bu ilk
    belirti belli bir süre sonra kendiliğinden ortadan kalktığında, bunun
    iyileştiği düşünülmemeli, çünkü bakteri vücutta kalarak çoğalmaya devam
    ediyor. Frenginin belki de en kolay tanınabilen bu belirtisi,
    hastalığın en kolay tedavi edildiği başlangıç döneminde meydana gelen
    ve asla ihmal edilmemesi gereken bir belirti. Sifiliz tedavi edilmeyip
    ilerlerse, sinir sistemine zarar vererek körlüğe ya da sağırlığa, kalp
    kasına zarar vererek kalp hastalıklarına, vücudun çeşitli yerlerinde
    tümör oluşumuna ve ölüme neden olabilir.



    Çok sık rastlanan Bel Soğukluğu’nun tedavisi basit

    Cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında en sık rastlanan
    hastalıklardan Gonore (Bel Soğukluğu), erkeklerde sık ve yanmalı idrar
    yapma ve akıntı; kadınlarda akıntı, adet düzensizliği, sık ve yanmalı
    idrara çıkma belirtileriyle tanınıyor. Karın içi iltihaplarına,
    kısırlığa ve üreme organlarında apselere neden oluyor. Gebe kadında,
    doğum kanalından bebeğe bulaşarak yeni doğanda körlük, zatürree gibi
    hastalıklara yol açabiliyor. Hastalık bulaştıktan 2-3 hafta sonra
    belirtiler başlıyor; ancak tedavisi kolay bir hastalık.

    Genital Tuberkiloz

    Tüberküloz yani verem bir zamanların en tehlikeli
    ve en ölümcül hastalığıydı. Günümüzde ise eskisi kadar yaygın olmasa
    bile hala daha özellikle ülkemizde yaygın olarak görülmekte olan bir
    hastalıktır.

    Ancak geliştirilen antibiyotik ve aşılar sayesinde hem önlenebilen hem
    de tedavi edilebilen bir hastalıktır. Son 50 yılda tüberküloz
    tedavisindeki gelişmelere ve gelişmiş ülkelerde büyük ölçüde yok
    edilmiş olmasına karşın tüm dünyada bakıldığında önlenebilen ölüm
    sebepleri arasında 5. sıradadır.



    Dünya Sağlık teşkilatı 1990 yılında tüm dünyada 2.910.000 kişinin bu
    hastalık nedeni ile hayatını kaybettiğini açıklamıştır. Çarpıcı olan bu
    ölüm vakalarının sadece 40.000'inin gelişmiş ülkelerde meydana
    gelmesidir.



    Uzun süre belirti vermemesi nedeni ile ve ihmalkarlıklar sonucu
    ülkemizdeki tüberküloz görülme sıklığı tam olarak bilinmemekte,
    hastaların önemli bir kısmı saptanamamakta ve teşhis konulan hastalar
    yeterli düzeyde takip edilememektedir. Tüberküloz en sık solunum
    yollarını tutmaktadır. Bu hastaların %2-5 kadarında da genital
    tüberküloz saptanmaktadır.



    Genital tüberküloz primer ve sekonder olarak ikiye ayrılır. Son derece
    nadir olan primer genital tüberkülozda mikroorganizmanın ilk enfeksiyon
    yarattığı alan genital organlardır. Vakaların %99'dan fazlası sekonder
    tüberkülozdur. Burada vücudun başka bir yerinde (genelde akciğerler)
    bulunan enfeksiyon kan yolu ile genital organlara yayılır (dessendan
    enfeksiyon).



    Dış genital organların tüberkülozu son derece nadirdir. En sık endometrium ve adneksler (yumurtalıklar ve tüpler) tutulur.



    Klinik



    Genital tüberküloz vakalarında tüberküloz için tipik olan yorgunluk,
    kilo kaybı, gece terlemeleri, gece yükselen ateş çok nadir görülür.
    Genital tüberkülozlu hastalarda en sık başvuru sebebi infertilitedir.
    Hastalarda %25-50 oranında pelvik ağrı ve %10-40 oranında anormal
    kanama görülür. Endometriumda olan harabiyet nedeni ile zarlar
    birbirine yapışır (Asherman sendromu) ve bu durum hem infertiliteye hem
    de adet kanamasının azalmasına ya da olmamasına neden olur. Tüpler
    sıklıkla iki taraflı tutulur ve histerosapingografide (rahim filmi)
    görünümü tipiktir.



    Tanı



    Genital tüberkülozdan şüphelenilen vakalarda aile ve kişinin kendi
    öyküsü önemlidir. Daha önceden tüberküloz tanısı alıp almadığı, ailesi
    ve yakın çevresinde bu hastalığa sahip kişi olup olmadığı araştırılmalı
    ve detaylı bir fizik muayene yapılmalıdır. Tanıya yardımcı olması
    açısından akciğer grafisi çekilmeli ve PPD testi yapılmalıdır.
    İnfertilite nedeni ile müracaat etmiş hastalarda HSG çekilmeli, gerekli
    vakalarda endometrium biopsisi yapılmalıdır.



    Tedavi



    Genital tüberkülozun tedavisi tıbbidir. Ancak gelişmiş olan infertilite
    vakalarında tedaviye yanıt çok iyi değildir. Sebat eden vakalarda
    cerrahi tedavi de uygulanabilir. Çocuk isteği olmayan kadınlarda rahim
    alınabilir. Genital tüberküloz tedavisi güç ve yüz güldürücü olmayan
    bir hastalıktır.




  2. 2
    AKBİLE
    Bayan Üye

    Cevap: Cinsel Hastalıklardan Korunma Yolları

    Reklam



    genital siğiller hafife alınacak bir hastalık değildir ağrılı kaşıntılı durumları olduğu gibi bazılarında iltabi durumlarda olmaktadır ilaç tedavisi ile tedavi edilen hastalıkta hijyen çok önemlidir







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi