Düzce Yaşam Biçimi

+ Yorum Gönder
Şehir ve İlçeler ve Karadeniz Bölgesi Bölümünden Düzce Yaşam Biçimi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    MaviAdam
    Özel Üye
    Reklam

    Düzce Yaşam Biçimi

    Reklam



    Düzce Yaşam Biçimi

    Forum Alev
    Düzce Yaşam Biçimi

    FOLKLOR

    Yaşam Biçimi:

    Düzce, yüzölçümü ve nüfusu bakımından küçük bir il olmasına karşın, değişik yaşam biçimlerini barındırır. İlin doğu ve güneyindeki ilçeler kültürel açıdan birbirine benzer. Akçakoca Düzce'ye göre oldukça büyük kültürel ayrılıklar göstermektedir.

    Akçakoca nüfusunun yarıdan çoğunu Doğu Karadeniz göçmenleri oluşturmaktadır. 1877'de başlayan göç, yakın zamanlara kadar sürmüştür. Bunlar gelenek, görenek, dil ve törelerini yerleştikleri yerlerde de korumuş ve sürdürmüşlerdir. Örneğin diğer ilçelerde pek az rastlanan "kan davası" Akçakoca yöresinde oldukça yaygındır. Göçmenler yerleştikleri çevreyi de kendi alışkanlıklarına göre biçimlendirmişlerdi. Hemşinköy, Vakfıkebir, Ordulu Dağı, Hemşinli Yeri gibi yer adları Doğu Karadeniz kültürünün Akçakoca yöresindeki en belirgin izleridir.

    Göçmenlerin yöreye getirdikleri en köklü değişiklik ise ekonomik alanda gözlenmektedir. Geçmişte temel ekonomik etkinlik olan tahıl üretimi, göçmenlerin gelmesiyle birlikte yerini önce mısır, daha sonra fındık üretimine bırakmıştır. 1935'ten sonra giderek gelişen fındık üretimi, zamanla yörenin yaşam biçimini belirleyen tek öge durumuna gelmiştir. Tahıl, keten, kenevir ekim alanlarının fındık bahçelerine dönüşmesi, yörenin beslenme bakımından kendine yeterliğini ortadan kaldırdığı gibi, dokumacılığın da unutulmasına neden olmuştur. Sonuçta bazı köyler ekmeklerini bile kasabadaki fırınlardan almaya başlamışlardır. Bunun yanında fındıktan elde edilen gelirin diğer ürünlerden elde edilenden fazla olması ve fındık üretiminin çetin bir çalışmayı gerektirmemesi, yöre halkına oldukça yüksek bir yaşam düzeyi sağlamıştır.

    Bu zenginlik köylerin ilçe ve il merkeziyle olan ilişkilerini yoğunlaştırmış, kent yaşamına olan ilgiyi arttırmıştır. Ayrıca; Akçakoca'da turizm çevre köylerinin halkını pansiyonculuğa yöneltmiştir. Yabancılarla bu bağlamda kurulan toplumsal yaşamda önemli değişikliklere neden olmuş, birçok alışkanlık ve davranış biçiminin yerini yenileri almıştır.

    Son yıllardaki hızlı gelişme ve hızlı nüfus artışı, Düzce'nin önemini daha da arttırmıştır. Temel ekonomik etkinliğin endüstri bitkileri tarımına yönelmesi, köylerin dış pazarla ve Düzce ile olan ilişkilerini sıkılaştırmıştır. Buna bağlı olarak, geleneksel tarım toplumu yapısı gözle görülür bir çözülme sürecine girmiştir. Düzce'nin başka bir özelliği de nüfusun bir bölümünün Çerkez, Abaza ve Gürcülerden oluşmasıdır. Bu topluluklar, gelenekleri ve töreleri bakımından bağımsız birer bütün oluşturmaktadır. Sıkı aile bağları, topluluk içi evlenmeleriyle geleneksel yapılarını korumuşlardır.

    İNANMALAR

    Doğumla İlgili İnanmalar

    -Hamile kadın saçını kestirirse bebeğin ömrü az olur.
    -Hamile kadın kocasının ayakkabısından su içerse doğum kolay olur.
    -Hamile kadın kirpiye dokunursa ve ellerini yüzüne sürerse çocuğun yüzü de kirpiye benzer.
    -Hamile kadın misafirliğe gittiğinde ev sahibi odadaki koltuklardan birinin altına bıçak diğerine makas koyar. Şayet makas olan koltuğa oturursa kız, bıçak olana oturursa erkek olur.
    -Hamile kadın ayva yerse çocuğun yanakları gamzeli olur.
    -Hamileliğin son ayında göğüsten akan süt su dolu bir bardağa konur. Süt çökerse bebek oğlan, yüzeyde kalırsa kız olur.
    -Hamile kadın bebeğin ilk kundağını biçerken odaya kadın girerse bebek kız, erkek girerse erkek olur.
    -Hamile kadın bebeğin sağda yattığını hissederse oğlan, solda yattığını hissederse kız olur.
    -Hamile kadın rüyada ayva yediğini görürse oğlu olur
    -Hamile kadın aşererken çanı ekşi isterse bebek erkek tatlı isterse kız olur.
    -Kadın hamileliğinde sürekli bir tarafa yatarsa bebeğin boynu yamuk olur.
    -Hamile kadın bebeğin her şeyini tam yaparsa bebek yaşamaz
    -Hamile kadının midesi çok bulanırsa ona köpek yalağından bir şey yedirilir.
    -Hamile kadın eline kına yakarsa bebek gelincik hastalığına yakalanır.
    -Hamile kadın habersiz başkasının malına el sürmez, sürerse doğacak bebek hırsız olur.
    -Hamile kadın ölüye bakmaz, bakarsa bebeğin yüzü sarı olur
    -Hamile kadın deveye bakmaz, bakarsa bebek çok uzun boylu olur.
    -Hamile kadın balık eti yemez, yerse bebeği kemiksiz olur.

    Ölümle İlgili İnanmalar

    -Cenaze çıkan evde ayakkabı düzeltilmez, düzeltilirse o evden biri daha ölür
    -Tabut götürülürken sağa sola sallanırsa arkasından birinin daha öleceğine dalalet edilir
    -Cenaze çıkan eve baş sağlığına gidildiğinde ev sahibi 'hoş geldin' demez


    Günlerle İlgili İnanmalar

    -Salı günü herhangi bir işe girişilmez, çünkü Salı günü başlanan iş bitmez
    -Cuma günü sela ve ezan arası iş yapılmaz.
    -Kırk Perşembe çamaşır yıkayanın kocası zengin olur
    -Perşembe ve Cuma günü ölen kişi iyi birisidir.
    -Gece kül atılmaz
    -Gece örümcek ağı alınmaz

    Hayvanlarla İlgili İnanmalar

    -Kara kedi görmek uğursuzluktur
    -Evde güvercin beslenirse hane halkı fakirleşir
    -Hayvanlar aniden bağrışırsa deprem olur
    -Kimin evinin tepesinde baykuş öterse o evden biri ölür
    -Gece köpek başını öne eğip ulursa, o çevreden cenaze çıkar, yukarı doğru ulursa allahtan kısmet ister
    -Kara kedi görmek uğursuzluktur
    -Evin giriş kapısında at nalı veya geyik başı asılırsa uğur getirir
    -Gündüz evin kapısına doğru horoz öterse misafir gelir
    -Romatizma olan biri kirpi eti yerse ağrılarından kurtulur

    Bitkilerle İlgili İnanmalar

    -Zakkum çiçeğinin evde yetiştirilmesi uğursuzluktur
    -Söğüt ağacı yetiştirmek iyidir
    -Kiraz yenirse kan sulanır
    -Küçük çocuğa çicek koklatmak iyi değildir

    Diğer İnanmalar

    -Burnu kaşınan kişinin evine misafir gelir
    -Ayağının altı kaşınan yola gider
    -Gece camdan su dökülmez
    -İç çamaşırlarından birini ters giyeni büyü tutmaz
    -Kına gecesi gelinin arkadaşları gelinin ayakkabısının altına isimlerini yazarlar, kimin ismi daha çabuk silinirse o daha çabuk evlenir.

    ATASÖZLERİ

    -Davulun sesi uzaktan hoş gelir
    -Su akarken küpünü doldurur
    -Tırnağın varsa kaşın, yoksa düşün
    -Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur
    -Kedi gidince fare bey olur
    -Yenice elek duvarda gerek
    -Kötü komşu insanı mal sahibi yapar
    -İşini kış tut, yaz tutarsa bahtına
    -Arı kahrını çekmeyen balın kadrini ne bilir
    -Nışadırsız kalay tutmaz

    EFTENİ GÖLÜ SÖYLENCESİ

    Düzce ve çevresinde irili ufaklı çok sayıda göl bulunmaktadır. Bunlardan Efteni Gölü'nün oluşumu, bir söylenceye konu olmuştur. Efteni Gölü'ne Melen Gölü'de denir. Söylenceye göre; gölün bulunduğu yerde önceleri bir köy varmış, Hızır Aleyhisselamın yolu bu köye düşer. Evlerden birisinin kapısını çalar, bir parça ekmek ister. Kapıyı açan kadın "yok" diyerek ekmeği vermez. Çaldığı öbür kapılardan da aynı yanıtı alır.

    Hızır, köyden ayrılırken "allah bu köyü suya garketsin" diye ilenir. Zamanla köy sular altında kalır, Efteni Gölü oluşur.




  2. 2
    EFRUMİE
    Bayan Üye

    Cevap: Düzce Yaşam Biçimi

    Reklam



    Düzce Küçük bir il olmasına karşın farklı kültürlerin bulunması nedeniyle bir çok kültürün etkisinde kalmıştır. Nüfusun ve ekonominin büyümesi ile birlikte gelişen bir şehrimizdir.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi