Karadeniz in Gülü Giresun a Genel Bakış

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 ... Sonuncu8Sonuncu9
Şehir ve İlçeler ve Karadeniz Bölgesi Bölümünden Karadeniz in Gülü Giresun a Genel Bakış ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    türkmenn
    Üye
    Reklam

    Karadeniz in Gülü Giresun a Genel Bakış

    Reklam



    Karadeniz in Gülü Giresun a Genel Bakış

    Forum Alev
    Giresun, Anadolu'nun kuzeydoğusunda, yeşille mavinin kucaklaştığı Karadenizin inci kentlerinden birisidir. Şehir, denize doğru uzanan yarımadanın üzerinde yer almaktadır. Yarımadanın karşısında Karadenizin tek adası olan Giresun Adası (Aretias), kentin bir kolyesi gibi durmaktadır.
    Şehrin nerede kurulduğu ve kimler tarafından iskan edildiği konusu tartışmalıdır. Bu tereddüt M.Ö. 350 yıllarına ait kaynaklarda da yer almaktadır. Coğrafyacı Strabon, Farnakia dediği şehrin; bugünkü Giresun kentinin olduğu yerde kurulduğu üzerinde durmuştur. Romalı idareci Arrien Farnakia'nın eski adının Kerasus olduğunu belirtmiş ve buranın Sinoplular tarafından kurulduğunu yazmıştır.
    Şehir hakkında Roma, Bizans ve Rum Pontus İmparatorluğu dönemine ait tatminkar bilgiler yoktur.

    Eski Anadolu tarihi araştırmalarında, şehir ve kasaba tarihlerinde dil incelemeleri sonucunda, bu bölgede M.Ö. 2000'li yıllardan beri Türk varlığının mevcut olduğu anlaşılmıştır.
    M.Ö. 7.y.y.da İskitlerin Karadenize göç etmesi ile Oğuz unsurları da bu bölgeye yerleşmişlerdir. Bu bölgede Oğuz boylarından Yazır, Döğer, Avşar, Karkın, Halaç'ların; Akhun, Kuşan, Peçenek, Hazar, Hun, Kıpçak Türklerinin yerleşimi mevcuttur.
    Karadeniz bölgesinde, ilk ve orta çağlarda, İskit, Kimmerler, Hun, Hazar, Bulgar, Uz, Peçenek göçlerinin sonucu Türk iskanının olduğu, Karadeniz ağızlarının fonetik ve morfolojik yapısıyla birlikte yer adlarından da anlaşılır. Giresun'un batı yakasındaki Çıtlakkale mahallesinin adının Deliorman ve Selanik civarından gelerek buraya yerleşmiş olan Türk topluluğu Çıtaklardan geldiği, bölgede konuşulan lehçenin ve kültür unsurlarının Çıtak ve Gagavuz Türklerinin ki ile benzerlik gösterdiği görülür.
    Hitit İmparatorluk dönemi tabletlerine dayanan tarihi kaynaklarda, Giresun'un Azzi Bölgesi sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Karadeniz bölgesinde 90'a yakın koloni şehri kuran Miletoslular, Giresun ve Tirebolu şehirlerinin de kurucularıdır. Amaçları bu bölgeyi kendilerine yurt edinmek olmayıp, buraların her türlü yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürmekti. Bu yüzden yerleşim birimlerinin korunabilecek kısımlarını alıp buralara yerleşmişlerdir.
    Çevresinde önemli gümüş ve demir üretim yerleri olan Giresun'a Romalılar tam bir hakimiyet kurmamışlardır. Onların döneminde bu bölgede para basıldığı rivayet edilmektedir. Roma idaresinin ilk dönemlerinde Romalı yazarlardan Ammianus Marcel'e göre Romalı komutan Lucullus buraya geldiğinde yabani kiraz ağaçlarını görmüş ve bu ağacın fidanlarını Roma'ya götürmüştür. Bu bilgi kirazın dünyaya Giresun'dan yayıldığı inancının kaynağı olmakla birlikte Roma'da daha önce de kirazın varolduğu belirtilmektedir. Giresun Romalıların ardından Bizanslıların denetimine geçmiştir.
    Bizans egemenliği döneminde Yunan medeniyetinin büyük bir hızla gelişip yayılmasına karşılık, Yunan soyu gittikçe zayıflamıştır. Bu sebeple, Bizans İmparatorları, ülkelerinin içerisinde yaşayan ve başka soydan gelen insanları asimle etmeye çalışmışlar ve bu yolda en çok dil ve dinden yararlanmışlardır. Doğu Karadeniz'in ormanlık alanlardaki kabileleri itaat altına almak için ormanlar kesilerek yollar açılmış, yol boylarına muhafız kulübeleri yapılmış, hatta bir miktar Hıristiyan Bulgar Türk'ü de getirilip bölgeye yerleştirilmiştir. Bizanslılar bu yolda çaba harcarken 705 yılında ilk kez Müslüman Arap orduları bölgeye gelip İslamlığı tanıtmaya başlamıştır.

    Anadolu Selçuklu Devletine vergi vermeyi kabul eden ve 1244'te Moğolların egemenliği altına giren Trabzon Türklerin bir eyaleti haline gelmiştir.

    Trabzon'a bağlı bulunan Giresun ve çevresi Moğol nüfuzu altına girmiştir. İşte bu sırada, Oğuzların Üçok koluna mensup boylardan biri olan Çepniler; Ordu, Giresun ve Trabzon illeri sınırlarına yerleşmeye başlamışlardır.

    Bayram Bey, Ordu ve çevresini kontrol altına alan Çepni Türkmenlerinin beyidir. Oğlu Hacı Emir Bey döneminde bu bölgeye "Bayramlu Beyliği" denilmeye başlanmıştır. O da aynı şekilde Trabzon Rum İmparatorluğunu sıkıştırmaya devam etmiş olup, Hacı Emir Beyin Oğlu Emir Süleyman Bey de, 1397'de Giresun'u fethetmiştir.
    Böylece onun zamanında Giresun ve çevresinin fethi ve Türkleşmesi tam manasıyla sağlanmıştır. Bu beylik iç ve dış çatışmalar sonucu zayıflayıp Sivas Hükümdarı Kadı Burhaneddin'in hakimiyetine girmiş ve dolayısıyla Giresun da bu devletin sınırları içinde kalmıştır.
    Bugüne kadar yanlış bir kanaat olarak Giresun'un Türkleşmesi Fatih Sultan Mehmet'in 1461'de Trabzonu fethiyle beraber gösterilmiştir. Giresun'un Osmanlı Devletine bu tarihte katıldığı doğrudur. Oysa Giresun'un Türkleşmesi 1397'de Bayramlu Çepni Türkmen Beyi Emir Süleyman Beyin Giresun'u fethetmesiyle gerçekleşmiştir. Bu yanlış kanaat yüzünden Giresun'da onun adını taşıyan hiçbir eser bulunmamaktadır. Dolayısıyla Giresun'un ilk fatihi tanınmamaktadır.







  2. 2
    türkmenn
    Üye

    --->: Karadeniz in Gülü Giresun a Genel Bakış

    Reklam



    Osman Ağa, Giresun'un Hacı hüseyin mahallesindeki köklü bir aile olan Feridunzadeler' dendir. Annesi Zeynep hanımdır. Osman Ağa ticaretle uğraşırken 1912 yılında Balkan savaşı başlamış, babası askerlik bedelini ödediği halde o, gönüllü bir birlik oluşturarak savaşa katılmıştır. Başarılarından dolayı yarbaylık rütbesine kadar yükselmiştir. Bu savaşlarda sağ ayağından ağır bir şekilde yaralanmış, tedavisinden sonra "GAZİ" ünvanı alarak Giresun'a geri dönmüştür.
    GAZİ TOPAL OSMAN AĞA

    -1884 Yılında Giresun'un Hacıhüseyin Mahallesinde doğdu.
    -1912 Yılında Balkan Harbine gönüllü katıldı. Sağ dizinden yaralanarak sakat kaldı ve 'TOPAL' lakabı ile anılmaya başlandı.
    -30 Kasım 1915'te gönüllü olarak Doğu Cephesinde Ruslara karşı savaştı.
    -Şubat 1918'de Giresun Belediye Başkanı oldu
    -Şubat 1919 Yılında Muhafazai Hukuk-u Milliye Cemiyeti Giresun Şubesini kurdu.
    -1919 Yılında İstanbul Hükümeti hakkında tutuklama kararı çıkardı, Tutuklanmamak için Keşap ve Şebinkarahisar yöresine kaçtı.
    -29 Mayıs 1919'da Atatürk ile Havzada gizli olarak buluştu.
    -5 Haziran 1919'da Arkadaşları ile Pontusçu Rumlar'ın Giresun'daki Rum Mektebine Astıkları Pontus bayrağını indirdi.
    -8 Temmuz 1919'da hakkındaki tutuklama kararı Padişah Vahdettin tarafından kaldırıldı.
    -Temmuz 1919 'da giresuna geri döndü ve tekrar belediye başkanı ve muhafazai Hukuk-u Milliye Cemiyeti başkanı oldu.
    -Temmuz 1919'da Osman Ağaya Kaymakam Baki bey tarafından başarısız bir suikast düzenlendi.
    -Şubat 1920'de 'GEDİKKAYA' gazetesini yayınlamaya başladı.
    -Eylül 1920'de Giresunlu gönüllüler ile Ermeni harekatını bastırmak üzere Kars'a gitti.
    -12 kasım 1920'de Giresun usakları ile birlikte Ankara'da Atatürk'ün muhafızlığına başladılar.
    -12 Kasım 1920'deOsman Ağa ve 47. Gönüllü Alayının Koçgiri İsyanını bastırmaları.
    -5 Ağustos 1921'de Komutasındaki 47. Giresun Gönüllü Alayı Ankara'ya geldi.
    -Ağustos 1922'de 42. ve 47. Gönüllü Alayları Başkomutanlık, Sakarya Meydan Muharebesine katıldılar.
    -2 Nisan 1923, Osman Ağa 'nın ölümü ve Cumhuriyet Şehidi olması.
    -Nisan 1923, Osman Ağa 'nın Giresun kalesine gömülmesi.
    -Mart 1925, Osman Ağa'nın naaşı anıt mezara taşınmıştır.

    Osman Ağa Kimdir

    Osman Ağa, Giresun'un Hacıhüseyin mahallesindeki Ferudunzadeler ailesindendir. Babası Hacı Mehmet Efendi, Annesi Zeynep hanım olup ailesi ticaret ile uğraşmakta idi. 1912 yılında balkan savaşı başladığına Osman Ağa ticaret işi ile uğraşmakta idi, babası askerlik bedelini ödemesine rağmen O gönüllü birlik oluşturarak savaşa katıldı. Savaşta göstermiş olduğu başarılarından dolayı Yarbaylık rütbesine kadar yükseldi. Bu savaşlarda sağ dizinden yaralanarak Gazi ünvanını aldı. Giresuna döndükten sonra 1.Dünya savaşına katılmış,Batum ve Harşit çayında Ruslara karşı savaşarak, Rusların Harşit çayını geçmelerini engelleyerek Tirebolunun işgalini önlemiş.

    Mondros Mütarekesinden sonra Belediye başkanı olmuş, Uzun yıllar bereber yaşayan Ermeni ve Rum işgalci çetelerinin belini gönüllüler kurarak kırmış. Bu Rum ve Ermeni işgalci çeteler,Osmanlı hükümetine Osman Ağa'yı şikayet ederek hakkında tutuklama kararı çıkarttırmışlar, Bunun üzerine Osman Ağa, Şebinkarahisar bölgesine yerleşmiş.

    8 Mayıs 1919 tarihinde Yunan Kızılhaç heyetini taşıyan bir Yunan gemisi Giresun'a gelir. Heyet 11Mayıs 1919 tarihinde Taşkışla'ya beyaz renkli Yunan Kızılhaç Bayrağını asar, 5 Haziran 1919 Tarihinde ise Pontus bayrağını asarlar. Bu olaylar üzerine Osman Ağa , Harekete geçerek arkadaşları ile birlikte işgalcilerin bayraklarını indirip, yerlerine Türk bayrağını asarlar.

    Osmanlı hükümeti tarafından affedilen Osman Ağa; İzmir ilinin Yunanlılar tarafından işgal edilmesi üzerine, 17 Mayıs 1919 tarihinde Giresun'da büyük bir miting düzenleyerek işgalci devletleri ve göz yumanları protesto etmiştir.

    29 Mayıs 1919 tarihinde Havza'da Mustafa Kemal Atatürk ile gizlice buluşmuş. Bu buluşmadan sonra Atatürk'den aldığı emirler doğrultusunda hareket etmiş, ayrıca bu emirler kendisine güç verdiği için daha rahat hareket etmeye başlamış.

    Erzurum Kongeresine Dr Ali Naci DUYDUK ve İbrahi Hamdi Bey'i temsilci temsilci olarak göndermiş. Giresun Askerlik Şubesi Başkanı Hüseyin Avni Alpaslan ve Jandarma Komutanı Hamdi Bey ile anlaşarak,Eylül 1920'de Giresun gençlerinden oluşan 'GİRESUN GÖNÜLLÜLER TABURU'nu kurmuştur.

    Kurulan bu tabur ilk önce Ermeni saldırılarında görev almış. 12 Kasım 1920'de Osman Ağa Mustafa Kemal ATATÜRK ile tekrar buluşmuş, Atatürkün korunması içi önce yanındaki on kişiyi, Daha sonrada Giresundan topladığı 100 kişilik muhafız gurubunu Ankara göndermiş. Bu şekilde Atatürkün ilk muhafız birliği Giresunlulardan kurulmuş.

    Giresun'da GEDİKKAYA isimli bir gazete çıkartarak, Milletin milli şuurun'un oluşmasını sağlamaya çalişmiş. Bu çalışmaları art niyetli kişiler tarafından engellenmeye çalışılmış.

    Giresun Müdafa-i Milliye Başkanı ve Belediye Başkanı sıfatıyla Kasım 1920'de Ankaraya gitmiş,Gerakli emirleri aldıktansonra Giresuna dönerek, 12 Ocak 1921 tarihinde 42. ve 47. Gönüllü Alayların kurulması çalışmalarını başlatmış.

    Mart 1921'deki Koçgiri ayaklanması Topal Osman Ağa komutasındaki 47. Gönüllü Alayının büyük katkıları ile bastırılmıştır.

    Çorum-Merzifon-Tokat ve Samsun havalisinde Rum ve Ermeni çetelerini tamamen kaldıran Osman Ağa , komutasındaki Gönüllü Alyı ile birlikte Sakarya savaşına katılmıştır. Bu savaşta 42. Alay, Tirebolu'lu Binbaşı Hüseyin Avni Bey Komutasında büyük kahramanlıklar göstermiştir, Taşlıtepe sırtlarını kanlarının son damlasına kadar savunmuşlar.Bu alayın tamamını şehit veren Osman Ağa, Mangaltepe sırtlarında büyük kahramanlıklar göstermiştir.

    Trabzon milletvekili Ali Şükrü beyin ölümünden sorumlu tutulmuş, 2 Nisan 1923'de çıkan bir çatışmada 40 yaşında iken vefat etmiş

    Mezarı Giresun Kalesindedir.








  3. 3
    türkmenn
    Üye
    COĞRAFYA

    Karadeniz Bölgesinin Doğu Karadeniz Bölümünde yer alan Giresun ili, 37, 50 ve 39 12 doğu boylamları ile 40 07 ve 41 08 kuzey enlemleri arasında bulunmaktadır.İl doğusunda Trabzon ve Gümüşhane, batısında Ordu, güneyinde Sivas ve Erzincan, güneybatısında yine Sivas illeriyle komşu olup, kuzeyi Karadeniz ile kuşatılmıştır.
    Giresun ili, 6934 km karelik yüzölçümü ile ülke topraklarının binde 8.5'ini kaplamaktadır. 1997 nüfus sayım sonuçlarına göre, il nüfusu 471.876 olup, km'ye 72 kişi düşmektedir. Nüfus yoğunluğu kıyı şeridinde il ortalamasının üzerinde iken, bu oran, kıyı şeridinden iç kesimlere doğru gidildikçe belirgin bir şekilde il ortalamasının altına düşmektedir.
    İl Merkezi, Aksu ve Batlama vadileri arasında denize doğru uzanan bir yarımada üzerinde kurulmuş olup, bu yarımadanın doğusunda ve 2 km. açığında Doğu Karadeniz'in tek adası olan Giresun Adası bulunmaktadır.
    YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ
    Giresun ili, yüzey şekilleri bakımından arızalı(engebeli) bir görünüşe sahiptir ve yüzey şekillerinin çatısını, Karadeniz kıyısı boyunca uzanan oldukça dar ve alçak düzlüklerden oluşan bir kıyı şeridi ile güneyde Kelkit Çayı Vadisi arasını kaplayan Giresun Dağları meydana getirir. Doğu Karadeniz dağlarının batıya doğru uzanan kollarından biri olan Giresun Dağlarının doruk çizgisi, Kelkit vadisine Karadeniz kıyıısından daha yakındır ve dik yamaçlarla iner, vadilerle yarılmış Karadeniz tarafından ise eğim daha azdır. Kıyı genellikle tepelik bir görünüşe sahiptir. Kıyıya paralel bir duvar gibi duran dağların ortalama yüksekliği 2000 m olmakla birlikte bazı yerlerde 3000 metreyi aşar. Balaban, Gavur Dağı Tepesi, Cankurtaran, Karagöl, Kırkkızlar bunlardan bazılarıdır.

    Dağlardan kıyılara geçit veren önemli noktalar, Eğribel geçidi, Şehitler Geçidi, Fındıkbel geçidi gibi önemli birkaç geçitten oluşmaktadır.
    Şebinkarahisar, Alucra ve Güce ilçelerini içine alan ve daha az arızalı olan kesimde ortalama yükseklik 1000-1500 metre civarında olup, arazi Kelkit Vadisine doğru eğimlidir.
    İl genelinde az yer kaplayan ovaların büyük bölümü kıyı kesiminde toplanmıştır. Bu ovalar, su sorunu olmayan verimli tarım alanlarıdır. Kıyı kesimlerden başka, iç kesimlerde Kelkit Vadisi'nde Avutmuş Deresi'nin Kelkit Çayı ile birleştiği bölümde küçük, bazı düzlüklere rastlanır.
    Giresun Dağlarının 2000 metreyi aşan bazı kesimlerinde hayvancılık açısından önem taşıyan birçok yayla yer alır. Giresun dağları üzerindeki bu yaylaların başlıcaları, Kümbet, Kulakkaya, Bektaş, Tamdere, Karagöl, Eğribel, Kazıkbeli yaylalarıdır.



    AKARSULAR VE GÖLLER
    Giresun ilinin kuzey bölümünde, Giresun Dağları ile Kuzey Anadolu Dağlarının bazı kesimlerinden doğan çok sayıda küçük akarsu vardır ve bu nedenle kıyı şeridi sık vadiler ağıyla yarılmıştır. İl topraklarındaki akarsuların tümü, dağların dik yamaçlarından büyük bir hızla aktığından oluk biçimli derin vadiler oluşmuştur. Başlıca akarsular şunlardır:

    Aksu
    Karagöl bölgesinden doğar. Kızıltaş, Sarıyakup, Pınarlar ve Güdül bölgelerinin sularını topladıktan sonra Merkez ilçenin doğu sınırında Karadeniz'e dökülür. Uzunluğu 60 km'dir.

    Harşit Çayı
    Gümüşhane il sınırlarındaki Vavuk Yaylasından doğar. Günyüzü yakınlarında il topraklarına girer ve Tirebolu'nun doğusunda denize dökülür. İl sınırları içindeki uzunluğu 50 km.'dir. Harşıt Çayı üzerinde Doğankent I ve II hidroelektrik santralleriyle, yapımı devam eden enerji amaçlı (2) baraj inşaatı bulunmaktadır.

    Özlüce ( Gelevera ) Deresi
    Balaban dağlarından doğar ve Espiye'nin doğusundan karadenize dökülür. Uzunluğu 80 km.'dir.

    Pazar Suyu
    Karagöl ve Yürücek bölgelerinin sularının birleşmesiyle oluşur ve Bulancak'ın batısından denize dökülür. Uzunluğu 80 km.'dir.

    Yağlıdere
    Erimez Dağlarından doğar ve Espiye'nin batısından denize dökülür.

    Batlama Deresi
    Çaldağ'ın batı yamacının güneyinde Bektaş yaylasından doğar ve merkez ilçenin batısında denize dökülür. Uzunluğu 40 km.'dir.

    Akışları hızlı olan bu akarsular yazın da kurumaz. Yapılan ölçümlere göre Harşit Çayı'nın debisi 500 m3 ile 400 m3 arasında değişmektedir. İlde önemli büyüklükte göl yoktur. Ancak, Karagöl kütlesinin kuzeybatı, kuzey ve kuzeydoğu yamaçları 10 kadar buzyalağı tarafından oyulmuştur. Elmalıgöl, Karagöl, Kurugöl, Aygırgölü, Camiligöl ve Bağırsak gölü bunlardandır.



    İKLİM ÖZELLİKLERİ
    Giresun Dağlarının kıyıya paralel olarak uzanışı, il toprakları üzerinde iki farklı iklim bölgesi oluşmasına neden olmuştur. Karadeniz kıyılarında ılık ve yağışlı iklim sürer. Uzun süreli gözlemlerin ortalamasına göre, merkezde yıllık sıcaklık ortalaması 14.2 derecedir. En soğuk ay (Şubat) ortalama sıcaklığı 6.9 derecedir. En sıcak ay Ağustos ortalaması ise, 22.3 derecedir. Şimdiye kadar Giresun'da kaydedilen en düşük sıcaklık –9.8 derece olarak, en yüksek sıcaklık ise, 4 Ekim 1952'de 37.3 derece olarak ölçülmüştür.
    En çok yağış, ekim ve Kasım en az yağış ise Mayıs ve Haziran aylarında görülür. Yağışın en fazla düştüğü aylarda aylık ortalama yağış 140 mm.'yi aşarken, en az düştüğü aylarda 60 mm.'nin altına inmez.
    Yağışlı günlerin ortalama sayısı 184'tür. Ortalama deniz suyu sıcaklığı 16.9 derecedir. Deniz en yüksek sıcaklık değerine Temmuz ve Ağustos aylarında ulaşır.



    Bitki örtüsü
    Doğal bitki örtüsü, iklim özellikleri ve yükseltiye bağlı olarak değişir. İklim koşullarında olduğu gibi doğal bitki örtüsünün dağılışında da ilin iki kesimi arasında farklar vardır. İlin kuzey kesiminde kıyı ovalarının ardındaki yamaçlar 800 m. Yükseltiye kadar fındık bahçeleriyle kaplıdır. Giderek daha yükseklere doğru kızılağaç, kestane, gürgen, meşe ve kayınlara, 1600 metreden sonra köknar, ladin ve sarıçamlardan oluşan ormanlara rastlanır. Orman Örtüsü 2000 metrede sona erer. Daha yüksek alanlarda Alp tipi gür çayırlarla kaplı yaylalar yer alır. Giresun Dağlarının güneyindeki Çoruh-Kelkit Vadi oluğuna bakan kesiminde ise, daha çok meşelerden oluşan kurakçıl ormanlar ve bozkır (step) bitkileri ön plana çıkar.
    İl arazisinin %25'i tarım alanı, %34'ü orman ve fundalık alan, % 18'i çayır ve mera, %25'i tarım dışı araziden oluşmaktadır.
    JEOLOJİK YAPI
    Giresun ilinin çok yerinde, özellikle kuzey kesiminde Üst-Kretase volkanik fasiyesli (minarelleri bileşim bakımından her yerde aynı olan yer katmanına verilen ad) arazi çok geniş yer kaplar.

    Alp orojenezli kökenli kıvrım dağlarından olan Giresun Dağları'nın çekirdeğini granodiyoritli bir temel oluşturur. Mesozoik (ikinci jeolojik zaman) ve üçüncü jeolojik zaman bu yaşlı genç kıvrım dağlarının oluşumu sırasında ve daha sonraki dönemde kıvrılmalar, kırılmalar ve bindirmeler olmuş, zaman zaman meydana gelen volkanizma olayları nedeniyle kalınlığı 500 m'yi bulan püskürük bir dizi ile örtülmüştür.
    Dağların batı kesimini oluşturan Karagöl kütlesinin kuzeyinde glasyal şekillere rastlanır. Bu kütledeki Pleistosen (yaklaşık 2.5 milyon-10 bin yıl önce) glasyonu, sirkler içinde yer alan küçük neveler ve bunlardan bazılarının aşağıya doğru sarkması ile temsil edilir.
    Alucra'nın güneyinde üst-kretase ve fliş tabakalarıyla Sarıçicek Dağında Alt Kretase kıvrımlı tabakaları başlıca yapıyı teşkil eder. Bunun batısında, Şebinkarahisar ilçesinde Oligosen-Miyosen devrine ait jipsli killere rastlanır.
    122.km. uzunluğa sahip Giresun ili kıyılarında yüksek falezlerle belirginleşen pasifik tipi kıyılar (boyuna kıyılar) hakimdir. Bu dik ve yüksek falezli kıyılar arasında yer yer kumsallar oluşmuştur. Kıta platformu (self) geniş değildir. Bu durum, ilin yapısı ve jeomorfolojik gelişimi ile ilgilidir. Derinlik kısa bir mesafede 200 metreye varmakta, sonra birden 1000 metreye kadar inmektedir.







  4. 4
    türkmenn
    Üye
    BAKANLARIMIZ
    HASAN ALİ YÜCEL
    ( Milli Eğitim Eski Bakanı)


    16 Aralık 1897 yılında İstanbul’da doğdu. Ailesi Görele’nin Daylı köyünden olup, İmamoğulları soyundandır. Babası Ali Rıza Bey Maliye Memurluğu ve Telgraf Müfettişliklerinde bulunmuştur. Dedesi Hasan Ali Bey de Osmanlı İmparatorluğu zamanında Telgraf Nazırlığı (Bakanlığı) yapmıştır.
    Hasan Ali YÜCEL, Mektebi Osmani, Vefa İdadisi (Lisesi) ni bitirdikten sonra 1922 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünden mezun olmuştur. Aynı yıl öğretmenliğe başlayarak İzmir Öğretmen Okulu, Kuleli Askeri Lisesi, İstanbul ve Galatasaray Lisesinde Edebiyat öğretmenliklerinde bulundu.
    1927 Yılında Maarif (Milli Eğitim) müfettişi oldu. Fransız eğitim sistemini incelemek üzere Bakanlık tarafından Paris’e gönderildi. Türkiye’ye döndükten sonra Gazi Eğitim Enstitüsü Müdürlüğüne atandı. 1933-1935 yılları arasında Ortaöğretim Genel Müdürlüğü yaptı. 1935 Yılında İzmir’den milletvekili seçilerek TBMM ne girdi ve 3 yıl sonra 1938 yılında Milli Eğitim Bakanı oldu. 1946 yılına kadar 7 yıl 7 ay bu görevini sürdürdü. Bakanlığı döneminde yürüttüğü en büyük reformlardan birisi de 1940 yılında Köy Enstitülerinin kurulmasıdır. Bunun yanında pek çok fakülte ve yüksekokul açmış, Devlet Opera ve Balesini kurmuştur. 500 civarında dünya klasiğinin Türkçe’ye çevrilmesini sağlamış, Türk-İslam Ansiklopedisinin yayınına O’nun zamanında başlanmıştır. 1950 yılında politikaya ara verip İstanbul’a yerleşmiş, Cumhuriyet Gazetesinde makaleler yazmıştır. 1955-60 yılları arası İş Bankası Kültür yayınlarını yönetti. 1958’de “UNESCO Milli Komisyonu Genel Kurul”, “1961 de Kurucu Meclis” üyeliğine seçildi. İstanbul’da 26 Şubat 1964 tarihinde bir kalp krizi sonucu hayata veda etmiştir.
    Hasan Ali YÜCEL’in eserlerinden bazıları şunlardır: Türk Edebiyatına Toplu Bir Bakış (1930), Bir Dehanın Romanı (1932), Dönen Ses (1933), Pazartesi Konuşmaları (1937), İçten Dışa (1938), Hürriyete Doğru (1955), Kıbrıs Mektupları (1957) Yakup Kadri (1957), Türkiye’de Ortaöğretim (1938), İyi Vatandaş, İyi İnsan (1956,1971), Edebiyat Tarihimizden (1957) Türkiyede Maarif (1959), Hürriyet Gene Hürriyet (1960-62, 2 cilt), Dinle Benden (1960).
    Görele İlçesinde 1 İlkokul ve 1 Cadde O’nun ismini taşımaktadır. Ayrıca Görele İlçesi Cumhuriyet Meydanına 1993 yılında bir büstü dikilerek ebedileştirilmiştir.

    MEHMET İZMEN
    (Tarım, Ulaştırma ve Savunma Eski Bakanı)


    1909 yılında Giresun’un Boztekke köyünde doğmuştur. Siyasal bilgiler Fakültesi mezunudur. Mülkiye müfettişliği yapmış, mesleki incelemeler için Fransa’da bulunmuş, İstanbul Defterdarlığı, Maliye Bakanlığı Müsteşarlığı, Milli Reasürans Umum Müdürlüğü yapmış, Ankara Polis Enstitüsü ile İstanbul İktisat Fakültesinde Maliye ve Muhasebe dersleri vermiştir.
    1961 yılında Yeni Türkiye Partisinden senatör seçilen İzmen, 1962 İnönü koalisyonunda Tarım Bakanlığı, 1965 Demirel Hükümetinde Ulaştırma Bakanlığına getirilmiştir. 1966 yılında senatörlüğü sona ermiş, 1968 yılında Cumhurbaşkanınca kontenjan senatörü seçilmiş, 1969 seçimlerinden önce Ulaştırma Bakanlığına getirilmiş, 1972 Ferit Melen hükümetinde de Milli Savunma Bakanlığına getirilmiştir. Milli Savunma Bakanı iken kontenjan senatörlüğünden istifa etmiş, Cumhurbaşkanı seçilen Sayın Fahri Korutürk tarafından tekrar senatör seçilmiş ve süresi 1974 yılında sona ermiştir.
    Aksu Kağıt Fabrikasının yapılması, Giresun Limanının Müstakil Müdürlük olması Giresun’a yapmış olduğu hizmetlerden bazıları olup, 08.01.1986 tarihinde vefat etmiştir.

    HAYRETTİN ERKMEN
    ( Çalışma, Ticaret ve Dışişleri Eski Bakanı)


    1915 Yılında Tirebolu’da doğdu. Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdikten sonra Çevre İktisat ve Lozan Hukuk Fakültelerinde tahsil görmüş, İktisat Doktorası yapmıştır. Fransızca ve İngilizce bilmektedir. İstanbul Üniversitesinde Bütçe Asistanı iken 1950 yılında Giresun Milletvekilliğine seçilmiş, 1960 ihtilaline kadar milletvekili kalmış, bu arada Çalışma ve Ticaret Bakanlıklarında bulunmuş, 27 Mayıs İhtilali’nden sonra Yüksek Adalet Divanı’nca mahkum edilmiş, ihtilal hükümetinin affına dair parlamento kararından sonra siyasi haklarına kavuşmuştur. Erkmen 1975 kısmi seneto seçimlerinde Cumhuriyet senetosu A.P. Giresun Üyeliğini kazanmış, ve Dışişleri bakanlığı yapmıştır. 18 Mayıs 1999 da İstanbul’da vefat eden ERKMEN’in mezarı İstanbul Aşiyan Mezarlığındadır.

    NİZAMETTİN ERKMEN
    ( Devlet Eski Bakanı ve Başbakan Yardımcısı)


    1919 Yılında Görele’de doğan Nizamettin ERKMEN, İlköğretimini Görele’de, Ortaöğretimini Trabzon’da tamamladı. 1943 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olan Erkmen, Giresun Valiliği Maiyet Memurluğu, Yavuzkemal Bucak Müdürlüğü görevlerinde bulundu.
    Vatani görevini tamamladıktan sonra Keşap, Şenkaya, Şebinkarahisar’da Kaymakam Vekilliği; Akseki, Fatsa, Söke, Yalova ilçelerinde de Kaymakam olarak görev yaptı. 1961 Yılında Samsun Hukuk İşleri Müdürlüğü görevinden ayrılarak politikaya atılan Nizamettin ERKMEN, 1961 Genel seçimlerine katıldı ve 1961, 1965, 1973, 1977 seçimlerinde Adalet Partisi Giresun milletvekili seçildi ve 12 Eylül 1980 yılına kadar 19 yıl parlamento’da kalarak Giresun’u temsil etti.
    Siyasi yaşamı süresince (milletvekilliği döneminde) Adalet partisi Genel sekreterliği görevini de yürüten Nizamettin ERKMEN, 15 Nisan 1973 yılında kurulan Naim Talu Hükümeti’nde Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı yaptı.
    İki çocuk babası olan Nizamettin Erkmen 24 Ekim 1990 günü İstanbul’da vefat etti. Mezarı Yalova’daki aile kabristanlığındadır.

    DR. BURHAN KARA
    (Devlet Eski Bakanı)


    1949 Yılında Giresun’un Görele İlçesinde doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Giresun’da, Üniversite eğitimini de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde tamamladıktan sonra 1979-80 yılları arasında doktor olarak Duroğlu Beldesi Sağlık Ocağına atandı. 1981-1982 yıllarında Erzurum ilinde tabip asteğmen olarak vatani görevini yaptıktan sonra askerlik dönüşü Dereli İlçesinde serbest tabiplik yaptı. 1983 yılında Giresun’da ANAP Kurucu Üyesi olarak milletvekili seçildi. 17-18-19-20 ve 21. dönemler arasında parlamentoda Giresun İlini temsil etti. 1984–1997 yılları arasında, Sağlık ve Sosyal Yardım Komisyonu Başkanlığı, T.B.M.M. Grup İdare Amirliği, ANAP Genel Başkan Yardımcılığı ve Teşkilat Başkanlığı, Sosyal İlişkiler Başkanlığı yaptı. 1997 - 1999 tarihleri arasında da Devlet Bakanlığı görevinde bulundu. Orta derecede İngilizce bilen, evli ve 2 çocuk babası olan Dr.Burhan KARA halen Giresun Merkezinde bulunan Total Karamehmetoğlu Petrol’ün Yönetim Kurulu Başkanlığını yapmaktadır.


  5. 5
    türkmenn
    Üye
    GİRESUN MUTFAĞININ ÖZELLİKLERİ


    Tarihsel süreç içerisinde bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan İlimiz, zengin bir kültür mirasına sahiptir. Bu kültürün önemli bir yanını “Mutfak Kültürü” oluşturur.

    Anadolu’nun kuzey bölgesinde yer alan Giresun bir geçiş merkezi olması, farklı iklim ve coğrafyalara sahip bulunması nedeni ile kıyı kesimlerde ot, yapraklar ve deniz ürünlerinden oluşan yemekler hakimken; Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk gibi iç kesimlerdeki İlçelerimizde ise tahıl ürünlerine dayalı hamur işleri ile hayvancılığa dayalı et yemeklerinin ağırlıkta olduğu görülür. Bu farklılıklar araç-gereçte, pişirmede ve mekanlarda kendini gösterir.

    Yılın dört mevsimi eksik olmayan yağışlar ve bol rutubet nedeniyle Giresun tabiatı, zengin bitki örtüsü ile kaplıdır. Bu durum mutfak kültürünü doğrudan etkilemiştir. Yörede yiyecekler genel olarak otsu bitkiler, ot yaprakları, diken uçları, sebzeler ve mantarlardan oluşmuştur. Yaz mevsimi bunlar günlük taze olarak tüketilir. Kışlık yiyecekler fırınlanmış kuruluklar, tuzlular, turşular, konserveler, pekmez ve reçeller, kompostoluk ve çerezlik olarak hazırlanırlar.

    Giresun bir sahil şehri olduğu için mutfağında deniz ürünlerinin önemli bir yeri vardır. Hamsi, Mezgit, İstavrit, Palamut, Kefal, İzmarit, Tirsi, Barbun, Sargan, Kötek ve Midye en yaygın türlerdir. Ayrıca derelerimizde doğal olarak yetişen alabalık çok değerlidir. Son yıllarda kültür balıkçılığı oldukça gelişme göstermiştir. Genel olarak Havuz Alası ve Somon balıkları yetiştirilir.

    Yaylalarımızda ve köylerde yapılan hayvancılığa bağlı olarak beyaz peynir (tecen), deri peyniri (tulum), küp peyniri ve çökelek yapılır. Küp peyniri ve çökelekler güveçlerde yazdan toprağa gömülerek kışa saklanırlar.

    Giresun Ekonomisi ve Kültüründe ağırlıklı yeri olan fındıktan, çok çeşitli tatlı ve pastalar yapılmaktadır. Ayrıca ekmek fırınlarında çıkarılan Giresun’a özgü pekmezli simit (susamsız) dikkati çekmektedir.

    Şebinkarahisar İlçemizde yapılan cevizli, fındıklı, çedeneli, sade pestiller oldukça lezzetlidirler.

    Giresun’da doğal bitkilerin bir kısmı kurutularak içecek olarak kullanılır. Bu bitkiler; kekik, ıhlamur, nane, çay, taflan yaprağı, kuşburnu ve yayla papatyalarıdır. Bunların dışında İlimizde bol miktarda çay yetiştirilir. Lezzetli ayranların yanı sıra pekmez, reçel ve marmelatlar sulandırılarak soğuk içecek olarak kullanılırlar.
    g i r e s u n y e m e k l e r i g i r e s u n m u t f a ğ ı






    Giresun hanımları, her şeyde olduğu gibi yemek yapımındaki becerileri ile de tadı, lezzeti birbirinden güzel, yüzlerce çeşit yemeği geliştirip sofralara sunmakla kendi kültürlerini oluştururken, Anadolu mutfak kültürüne de büyük katkıda bulunmuşlardır.

    Sonuç olarak “Giresun Mutfak Kültürü” kendine özgü nitelikleri ile incelemeye değerdir.

  6. 6
    türkmenn
    Üye
    GİRESUNMUTFAĞINDA KULLANILAN ARAÇ - GEREÇLER



    AMBAR: Buğday, un, bulgur gibi malzemelerin saklandığı büyük ahşap sandık.AŞANA : Mutfak.BAKRAÇ: Bakırdan yoğurt kabı.ÇANGAL: Sebzelerin dik durması için destek olarak kullanılan çubuk.ÇARDAK : Ağaç dallarından yapılan kafesli çatı.ÇENTİK: Yünden, işlemeli, renkli küçük çanta.ÇORT: Dikenlik.ÇÖTEN: Fındık çubukları ile örülerek yapılan içerisine darı konulan küçük yapı.ÇÖMLEK: Topraktan pişirilerek yapılan küpün küçüğü.DAARCUK: Meşin Çanta.DALBAZ: Raf.DASTAR: Keçi kılından yapılan bir çeşit kilim.DEPÜK: Kuru.DİBEK: İçinde buğday, mısır dövülen büyük taş yada ahşap havan.DUTAK : Sıcak kapları tutmaya yarayan bez.ELEK: Eleme işi yapılan, kasnağa gerilmiş sık gözenekli araç.EVŞEN: Ekmek pişirmede kullanılan küçük demir kürek.FIÇI: Ahşaptan yapılan silindir şeklinde göbekli saklama kabı.GELDER : Fıçı.GELBERİ: Bir çeşit kürek.GEREVİ: Ağaç dallarını çekmeye yarayan çatal ağızlı dal parçası.GIDIK: Küçük yumurta sepeti.GIRNAP: Sicim.GOLAN: Geniş kemer şeklinde, yün ipliğinden dokunarak yapılan, yük taşımada kullanılan ipGUFA: Kuyudan su alınan tahta kap.GUMBUL: Çubuktan örülen bir çeşit sepet.GÜĞÜM: Kulpu olan, emziksiz, bakır su kabı.GÜVEÇ: Topraktan pişirilerek yapılan küpten küçük saklama kabı.HALASTAR: Bakırdan küçük su kabı.HAN: Eskiden yol kenarlarında kurulan büyük konaklama evi.HARAR: Büyük fındık sepeti.HAVAN: Ahşap yada tunçtan yapılmış çukur dövme, ezme kabı.HEYBE: Kilim yada halıdan yapılan torba.İBRİK : Su koyulan emzikli kab.İLİSTİR: Metal den yapılmış delikli süzgeç. KALBUR: Eleğin iri gözeneklisi.KEŞKÜL: Su kabağından yapılan su kabı.KEVGÜR: Metalden delikli büyük kepçe.KİLER : Yiyeceklerin saklandığı erzak odası.KONAK: Büyük eski ev.KÜLEK: Süt, yağ ve pekmez gibi yiyeceklerin konduğu ahşap kap.KÜP: Geniş karınlı, dibi dar topraktan yapılmış, turşu, su veya pekmez kabı. KÜRÜN: Çeşme sularının, içinde toplandığı ahşap yada taştan küçük havuz.MANGAL: İçerisine ateş közü konan bakır yada pirinç çukur kap.MAŞRABA: Bakırdan yapılan su içme kabı.MEREK: Ot saman deposu.SACAYAK: Ateş üzerine konan, metalden yapılmış, üç ayaklı tencere altlığı.SAHAN: Bakırdan yapılmış yemek kabı.SERENTİ: Kuru yiyeceklerin saklandığı dört ayak üzerinde duran ahşap, çatılı oda.SİNİ: Üzerinde yemek yenilen iri, bakır, yuvarlak, ince kenarlı yemek altlığı.SİTİL: Kuyudan su çekmeye yarayan su kabı.SOFRA : Üzerinde yemek yenen yuvarlak ayaklı altlık.ŞELEK: Orta boy sırt sepeti.ŞENLİK: Evin önündeki sebze bahçesi.ŞIRANHA: Üzüm ezilen ahşap kap.TAM : Küçük kulübe.TEKNE: İçinde hamur yoğrulan, ekmek doldurulan ahşap kap.

  7. 7
    türkmenn
    Üye
    GİRESUN YEMEKLERİNDE KULLANILAN MALZEMELER




    Giresun yemeklerinin malzemeleri insanı etkileyen bir doğallığa, tazeliğe ve güzelliğe sahiptir. Bu malzemelerin başında yemeklik olarak kullanılan Karalahana, Sırgan, Pezik, Madımak, Galdirik, Mantar, Sakarca, Çileklik, Mendek, Merulcan, Marul, Maydanoz.... gelir. Hayvansal besinlerden süt, yoğurt, yumurta, tereyağı, süzme, bal, peynir, çökelek en yaygın olarak kullanılan malzemelerdir.

    Bunların yanında mutfaklarda, kilerlerde ve serentilerde saklanarak yerine göre kullanılan malzemeler de mevcuttur. Bu malzemeler şunlardır;


    KURULUKLAR: Fırın fasulyesi, fırın darısı ve unları, soğan, sarımsak ve tahıllar, yufka, kadayıf, patatesPEKMEZLER: Taflan pekmezi, üzüm Pekmezi, Armut, Elma Pekmezi, Töngel Pekmezi.REÇELLER: İncir, Üzüm, Kiraz, Ayva, Vişne, Kızılcık, Şeftali, Elma reçeli.TURŞULAR: Fasulye, Salatalık, Yeşil Domates, Biber, Beyaz Lahana Turşusu.TUZLULAR: Fasulye, Mantar, Yeşil Domates, Hamsi TuzlusuSALÇALAR: Biber, Domates Salçası.BAHARATLAR: Karabiber, Kırmızı biber, Nane, (Anuk) Kekik, Reyhan.ÇEREZLER: Fındık, Ceviz, Kestane, Çemiç, Pestil, Çedene, Pıtlak Mısırı, Kabak Çekirdeği.SICAK İÇECEKLER: Çay, Ihlamur, Nane, Kekik, Kuşburnu, Papatya.

  8. 8
    türkmenn
    Üye
    KARALAHANA ÇORBASI


    MALZEMELER :

    1 bağ karalahana (Pancar)
    2 adet soğan
    1 kase mısır yarması
    1 kase kuru fasulye
    1 kaşık tereyağı,
    Yarım fincan zeytinyağı
    1 su bardağı mısır unu
    Acı biber

    HAZIRLANIŞI :


    L
    ahanalar doğranıp kaynamış suyun içine ilave edilir. Sonra içine haşlanmış yarma ve fasulyeler koyulur. Biraz pişince çorba karıştırılarak mısır ununun tamamı elle yavaş yavaş ilave edilir. Topaklanmamasına dikkat edilir. Diğer yandan bir tavada yağ ile beraber soğan ve biber pembeleşinceye kadar kavrulur. Kaynayan çorbanın içine ilave edilir ve yeteri kadar tuz eklenir ve çorba pişince ateşten alınır.

    Not: Çorbanın piştiği pancarın ezilip ezilmediği kontrol edilerek anlaşılır.

  9. 9
    türkmenn
    Üye
    MENDEK ÇORBASI


    MALZEMELER :


    1 bağ mendek
    1 fincan pirinç
    1 adet soğan
    Biber, su
    1 bardak et suyu
    1 su bardağı kuru fasulye
    2 yemek kaşığı tereyağı
    2 fincan mısır unu


    HAZIRLANIŞI :


    Bir tencerede su ve et suyu kaynatılır. Ayıklanıp, yıkanıp, doğranmış mendek kaynayan suyun içine ilave edilir. Sonra içine haşlanmış fasulyeler konur. Biraz pişince çorba karıştırılarak mısır unu elle yavaş yavaş ilave edilir. (Topaklanmamasına dikkat edilir) Pirinci ilave edilir. Pirinçler uzayıncaya kadar pişirilir.
    Diğer yandan yağ ile beraber soğan ve biber pembeleşinceye kadar kavrulur. Kaynayan çorbanın içine ilave edilir, tuzu eklenir. Mendekler pişince ateşten alınır. Sıcak olarak servis yapılır.


  10. 10
    türkmenn
    Üye
    HOŞRAN ÇORBASI



    MALZEMELER :

    1 demet hoşran
    1 su bardağı kuru fasulye
    3 adet soğan
    2 çorba kaşığı tereyağı
    Su, tuz
    Bir su bardağı mısır unu
    Bir kaşık salça

    HAZIRLANIŞI :


    Fasulye akşamdan ıslanır ve ertesi gün haşlanır. Hoşranlar iyice yıkanıp ince doğranır ve kaynayan suyun içine atılır. Kuru fasulyeler ilave edilir.

    Kaynayan çorbanın içine mısır unu azar azar karıştırarak ilave edilir. Tuzu koyulur. Tereyağı eritilir, salça ve biberler ile ince doğranmış soğanlar eriyen yağda kavrulur, pembeleşince çorbaya ilave edilir, 3 - 5 dakika kadar daha pişirildikten sonra sıcak servis yapılır.


  11. 11
    türkmenn
    Üye

    --->: Karadeniz in Gülü Giresun a Genel Bakış

    Reklam



    ÇALIÇİLEĞİ ÇORBASI










    MALZEMELER :


    1/2 kg. çileklik (Çalı çileği)
    2 adet soğan
    1 çay bardağı mısır yarması
    1 kaşık salça
    1 su bardağı kuru fasulye
    1 adet soğan
    2 kaşık tereyağı


    HAZIRLANIŞI :


    A
    yıklanmış çalıçileği kaynamakta olan suya konarak haşlanır. Süzülür ve sıkılarak doğranır. Bir tencereye koyulan suya haşlanmış mısır yarması ve fasulye ilave edilerek 10 dakika pişirilir.

    Doğranmış çileklikler kaynamakta olan suya ilave edilerek 20 dakika daha pişirilir.
    Diğer taraftan ince bir şekilde kıyılan soğan yağda pembeleşinceye kadar kavrulur, kaynamakta olan çorbaya ilave edilir. 10 dakika daha pişirilerek sıcak servis yapılır.

  12. 12
    türkmenn
    Üye
    GÜCÜKDENE ÇORBASI











    MALZEMELER :


    1 bağ gücükdene
    1 fincan pirinç
    3 adet soğan
    Biber, su, tuz
    1 su bardağı kuru fasulye
    2 yemek kaşığı tereyağı
    2 fincan mısır unu
    HAZIRLANIŞI :


    Ayıklanıp yıkanan gücükdeneler doğranarak tencerede kaynayan suyun içerisine konur. Haşlanmış kuru fasulyeler ve pirinçler ilave edilir.
    Mısır unu, kaynayan çorbanın içerisine azar azar karıştırılarak tuzu ilave edilir.
    Tereyağı bir tavada eritilip, doğranmış soğan, biber, yağ karıştırılarak pembeleşinceye kadar kavrulur ve çorbaya katılarak beş dakika daha pişirilir ve servis yapılır.


+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 ... Sonuncu8Sonuncu9
taflan pekmezi nasıl yapılır,  AS TEKNO PETROL GİRESUN
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi