Vergi hukukunda eşitlik ilkesi nedir

+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Kısa Bilgi Bölümünden Vergi hukukunda eşitlik ilkesi nedir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Vergi hukukunda eşitlik ilkesi nedir







  2. 2
    Hakan
    Administratör





    Cevap: EŞITLIK İLKESI

    Bibliyografya.- Özbudun, Türk Anayasa Hukuku, op. cit., s.112-113; Gören, Anayasa Hukukuna Giriş, op. cit., s.384-391; Rumpf, Türk Anayasa Hukukuna Giriş, op. cit., s.138-139; Merih Öden, Türk Anayasa Hukukunda Eşitlik İlkesi, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1989 (Görülmemiştir).

    1982 Anayasasının “Kanun Önünde Eşitlik ” başlığını taşıyan 10’uncu maddesi şöyle demektedir:

    Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
    Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
    Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar”.

    A. HUKUKÎ NITELIĞI

    Eşitlik ilkesinin hukukî niteliğine ilişkin üç soru sorulabilir: (1) Eşitlik ilkesi, “hukuk devletinin bir parçası” mıdır? (2) Eşitlik ilkesi bir “temel hak” mıdır? (3) Eşitlik ilkesi, devlet yönetimine egemen olan bağımsız bir “temel ilke” midir?

    Eşitlik ilkesinin hukukî niteliği tartışmalıdır[232]. Bir kere, eşitlik ilkesinin hukuk devleti ilkesinin içinde mevcut olduğu düşünülebilir[233]. Diğer yandan eşitlik ilkesinin bir temel hak olduğu da düşünülebilir. Zira, bu ilkeden yararlananlar bakımından eşitlik ilkesi, eşit işlem görmeyi ya da ayrım gözetilmemesini isteme hakkını doğurur[234]. Nihayet eşitlik ilkesi, devlet yönetimine hâkim olan bir temel ilke olarak da kabul edilebilir. Çünkü, eşitlik ilkesi devlet organları ve idare makamlarına eşit işlem yapmaları konusunda verilmiş bir emir niteliğindedir[235].

    Bu üç yorumdan sonuncusunun 1982 Anayasası sisteminde daha doğru olduğu düşünülebilir. Çünkü, 1961 Anayasası eşitlik ilkesine “temel haklar ve ödevler” kısmında (m.12) düzenlemiş olmasına rağmen, 1982 Anayasası eşitlik ilkesini, “temel haklar ve ödevler” kısmına değil, “genel esaslar” kısmına yerleştirmiştir. Anayasanın bu sistematiğinden, Anayasanın eşitlik ilkesini devlet yönetimine egemen olan bir “temel ilke” bir “genel esas” olarak düşündüğü sonucu çıkmaktadır[236]. Bu şu anlama gelmektedir ki, eşitlik ilkesi de, cumhuriyetçilik ilkesi, laiklik ilkesi, Atatürk milliyetçiliği ilkesi, sosyal devlet ilkesi, hukuk devleti ilkesi gibi anayasal sistemin temel yapısını belirleyen ilkelerden biridir.

    B. MUHATAPLARİ

    Eşitlik ilkesinin devlet yönetimine egemen olan bir “temel ilke” olduğunu bu şekilde gördükten sonra, şimdi, şu soruya sormak gerekir: Devlet yönetimine egemen olan bir “temel ilke” olarak eşitlik ilkesi kimlere hitap etmektedir? Anayasanın 10’uncu maddesi bu konuda “devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar” demektedir. O halde, eşitlik ilkesinin “idare makamları”na hitap ettiğinden hiç kuşku yoktur. Ancak eşitlik ilkesi, sadece idare makamlarına, yani kanunun uygulayıcılarına değil, aynı zamanda kanun koyucuya, yani yasama organına da hitap eder[237].

    1. Kanunun Uygulayıcıları

    Eşitlik ilkesinin öncelikle kanunun uygulayıcılarına hitap ettiği kuşkusuzdur. Anayasanın 10’uncu maddesi “idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar” diyerek bu hususu ayrıca ve açıkça belirtmiştir. Bu nedenle bir kanunu uygulayacak olan idarî makamlar, bireysel durumlarda uygulayacakları kanunu eşitlik ilkesine uygun bir şekilde tatbik etmek zorundadırlar. Bir kanunun aynı hükmünü bir kişi için bir şekilde, diğer kişi için başka bir şekilde uygulayan idarî makamın işlemi, idarî yargı organları tarafından sırf eşitlik ilkesine aykırılıktan dolayı iptal edilebilir.

    2. Kanun Koyucu

    Eşitlik ilkesi, sadece idare makamlarına, yani kanunun uygulayıcılarına değil, aynı zamanda kanun koyucuya, yani yasama organına da hitap eder[238]. Çünkü, “genel esaslar” kısmında yerr alan anayasal bir ilke olarak, eşitlik ilkesinin yasama organını da bağladığından şüphe edilemez. Bu nedenle, eşitlik ilkesine aykırı düzenlemeler yapan bir kanun, örneğin dil, din ve mezhep bakımından vatandaşlar arasında ayrım yapılmasını öngören bir kanun, Anayasa Mahkemesi tarafından eşitlik ilkesine aykırı görülerek iptal edilebilir.

    C. ÇEŞITLERI

    Eşitlik, biri mutlak, diğeri nispî olmak üzere iki değişik anlamda anlaşılmaktadır.








+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi