İbretlik hikayeler

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Kıssalar - Hikayeler Bölümünden İbretlik hikayeler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Selim
    Üye
    Reklam

    İbretlik hikayeler

    Reklam



    İbretlik hikayeler

    Forum Alev
    Söz

    Bir müslüman. Bir ateşperest. Birlikte çalışıyorlar. Namaz vakti.
    Müslüman:
    -Namaz kılacağım. Namaz kılarken, bana ilişmiyeceğine dair söz verir misin?
    -Veririm.
    Namaz....
    Bir müddet sonra... Ateşperest. İbadet zamanı...
    -Şimdi sıra ben de, ben ibâdet ederken, bana ilişmiyeceğine söz verirmisin.
    -Olur sana ilişmem... Rahatça ibâdetini yapabilirsin.
    Fakat ateşperest ateşe tapmak üzere secdeye varınca, Müslüman hemen üzerine atılır. Sözünde duramaz.. Tam o esnada şöyle bir ses duyar:
    - Söz verdiğin zaman sözünü yerine getir.
    Bunun üzerine adama ilişmeden geri çekilir. Sonra ateşperest ibâdetini bitirdiğinde sorar:
    -Evvela hücum ettin. Sonra niye vazgeçtin?...
    -Allah'dan başkasına secde ettiğin zaman, dayanamadım, üzerine atıldım. Seni öldürmek istiyordum. Fakat tam o anda :
    -Söz verdiğin zaman ahdini yerine getir, diyen bir ses, beni o teşebbüsümden alıkoydu.
    Bunun üzerine mecûsi:
    -Şimdi inandım ki, asıl ve gerçek ilâh senin Rabbindir. Kendi düşmanı için dostunu bile azarlıyor. İşte huzurunda müslüman oluyorum diyerek kelime-i şehâdet getirir

    ----------------------------------------------------------------------

    Evleneceğim hanım


    Hazreti Ömer zamanında da kadılık yapmış olan meşhur, Kadı Şüreyh'e birgün bir genç gelerek evlenmek istediğini ve fakat evleneceği kadının tahsilli ve şehirli olmasını istediğini bildirerek nasihatta bulunmasını istedi.



    Kadı Şüreyh, o gence Müslümanın evinin cennet olduğunu ve Hazreti Resûlüllah'ın böyle buyurduğunu naklederek başından geçen evliliği şöyle anlattı:

    -Gençtim, artık evlenme zamanımın da geldiğini düşünmeye başlamıştım. Birgün Benî Mahzun kabilesinin çadırlarının önünden geçerken bir kız görüp, ona talip oldum. Kız babası kısa bir tetkikten hemen razı olup işi bitiriverelim dedi.

    Kısa zamanda düğünler yapıldı, dualar edildi ve evlilik hayatına ilk adımımızı atmış olduk. Fakat çok geçmeden beni bir pişmanlıktır almıştı. Çünkü ben bu bir köylü kızıdır, üstelik tahsil de görmemiş, bununla ben nasıl geçinebilirim diye düşünüyor bu kararımdan dolayı son derece pişman oluyordum.

    Çok geçmeden bizim hanım birgün bana şu sözleri söyledi:

    - Efendi! Sen alim ve şöhret sahibi bir kimse imişsin. Ben ise yaylalarda gezen şehir hayatından anlamayan bir köylü kızıyım. Aslında cen kendine göre bir evlilik, ben de kendime göre bir hayat kurmalı idim, ama kader bizi birleştirdi. Cenabı Allah benim gibi bir köylü kızını senin gibi bir şöhretli alime nasip etti. Şimdi sen bana benim bilmediğim tarafları anlat ki, ben onlara dikkat edeyim, mesela; senin evine benim sülalemden kimler gelebilir, senin akrabalarından kimleri misafirliğe alayım, kimleri kabul etmeyip onlara karşı soğuk davranarak eve gelmemelerine mani olayım dedi.

    Ben kadının bu anlayışı karşısında düşündüklerimden dolayı pişman olup:

    - Hatun sen bana öyle şeyler söylüyorsun ki, eğer bunları hakkiyle yaparsan beni bahtiyar edeceksin, dedikten sonra:

    - Dindar olmayan hiçbir kimseyi eve almayacaksın, dindar olanlardan da senin tarafın çok çok gelmesin, benim tarafımdan ise; şu, şu şahıslar gelmesinler, şunlar ise hiç gelmesinler diye gerekli talimatı verdim. Tam bir sene huzur içinde yaşadım. Bir sene sonra fetva dairesinden eve döndüğümde evde son derece mütesettire bir hanım görüp kim olduğunu sordum. Hanım annesi olduğunu söyledi. Kayın validem olduğunu öğrenince elimden gelen hürmeti esirgemedim. Bir müddet sonra kayın validem bana:

    -Oğlum hanımından memnun musun? Diye sordu. Ben:

    -Allah senden razı olsun, kızınızdan çok memnunum. Bu zamana kadar hiçbir şikayetim olmadı, diyerek memnuniyetimi izhar ettiğimde, kayın validem bana şunları söyledi:

    - Oğlum kızımdan tabii ki memnun olacaksın. Çünkü biz onu cennette büyüttük. Evimiz Resulüllah'ın bildirdiği gibi bir cennetti. Kur'an ahlakından başka birşey öğretmedik ona... Yine de sen hanımın üzerindeki otoriteni eksik etme! Çünkü kadınlar iki sebepten hemen şımarıverirler: Birincisi ona olan sevgini yüzüne söylediğinde, ikincisi ise bir hayırlı evlat dünyaya getirdiklerinde.

    -------------------------------------------------------------------

    Helal olan helal yiyenlere gelir

    Ebû Saîd Mîhenî'nin büyüklüğünü inkâr edenlerden biri, Ebû Saîd'in; "Âlemde hiç kimse helâl lokma bulamayıp haram yese, biz haram yemeyiz." sözünü duymuştu. Kendisini imtihân etmek istedi.




    Helâl para ile bir oğlak satın aldı. Haram para ile de, birincisine çok benzeyen başka bir oğlak aldı. Bunları kızarttırıp, hizmetçisi ile Ebû Saîd'e gönderdi. Kendisi de önden gidip, onların bulunduğu yerde oturdu. Hizmetçi kızarmış oğlakları getirirken karşısına iki sarhoş çıkıp, haram para ile alınan oğlağın bulunduğu tepsiyi alıp yediler. Hizmetçi, elinde kalan ve helâl lokma ile alınmış olan oğlağı, Ebû Saîd'in önüne koydu. Oğlakları gönderen kimse durumu öğrenip anlayınca, sarhoşlara çok kızdı. Fakat bu hâlini açıktan belli etmedi. Sonra Ebû Saîd dönerek;


    "Kendini boşuna üzme! Haram olan köpeklere gider, helâl olan da helâl yiyenlere gelir." buyurdu. O kimse çok mahcûb olup hâline tövbe etti ve bu hâdiseden sonra bir daha aleyhinde bulunmadı.


    alıntı.......




  2. 2
    ahfa
    Özel Üye

    --->: İbretlik hikayeler

    Reklam



    saol kardes uzun olanı okuyamadım ama cok güzeldı saol







  3. 3
    undergrand
    Üye
    hepsi birbirinden güzeller paylaşım için saol arkadaşım!!!!!







  4. 4
    berbatow21
    Üye
    çok güzel paylaşım






    blood

  5. 5
    @LP@CİNO
    Üye
    baştakini okudum gerçekten beğendim allah razı olsun

  6. 6
    islam1
    Emekli
    biraz snra okurum forumda işim var allah razı olsun

  7. 7
    bLackq ßaßy!
    Üye
    ;).....qüzeL payLaşımmış emeqine saqLık;)

+ Yorum Gönder
evlilik ile ilgili ibretlik hikayeler,  evlilikle ilgili ibretlik hikayeler
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi