Coğrafya Konu Anlatımı

+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 12
Sınavlar ve Öss Bölümünden Coğrafya Konu Anlatımı ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 13
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Reklam

    --->: Coğrafya Konu Anlatımı

    Reklam



    Enerji Kaynakları

    Taşkömürü : Ülkemizin en geniş taşkömürü havzası Batı Karadeniz Bölümü’ndedir. Buradaki taşkömürü havzaları I. Jeolojik zamanda oluşmuştur. Demir – Çelik endüstrisinde enerji kaynağı olarak kullanılan taşkömürü, aynı zamanda kimya endüstrisinin de hammaddesidir. Yıllık üretim 4-5 milyon ton dolayındadır. Üretim Türkiye’nin gereksinimini karşılayamaz.

    Linyit : Türkiye’de rezervi en zengin olan enerji kaynağıdır. Hemen her bölgemizde az çok linyit yatakları bulunmaktadır. Çoğunlukla yakacak olarak ve termik santrallerde değerlendirilir. En büyük linyit havzası Afşin-Elbistan’dadır. Yıllık net üretim 40 milyon tonu bulmaktadır. Üretim ve tüketim aynı hızla artmaktadır.

    Petrol : Dünya ekonomisinin en önemli enerji kaynaklarından birincisi durumundadır. Ancak Türkiye petrol rezervleri bakımından pek zengin değildir. Türkiye’nin önemli petrol yatakları Güneydoğu Anadolu’da bulunmaktadır. Türkiye’nin yıllık üretimi 2,5-3 milyon ton dolayındadır. Üretilen petrol ülke gereksinmesinin en fazla % 20’sini karşılayabilmektedir. Bu nedenle yurtdışından alınanlar arasında petrol ilk sırada yer alır.

    Doğalgaz : Trakya’da petrol arama amacıyla açılan kuyulardan çıkarılmaktadır. Doğalgaz alanlarından diğeri de Güneydoğu Anadolu’da Mardin-Çamurlu’dur. Üretim tüketimi karşılayamadığı için dışarıdan alınmaktadır.

    Jeotermal Enerji : Yerkabuğunun içinde ve daha derinlerde potansiyel enerji birikimi vardır. Bu nedenle sıcak olan subuharı sondaj yolu ile yüzeye çıkarılır ve elektrik enerjisi üretiminde kullanılır. Türkiye’nin ilk jeotermal elektrik santrali Denizli-Saraköy’de kurulmuştur.

    Su gücü : Tükenmez ve yenilenebilir bir enerji kaynağıdır. Türkiye su gücü bakımından yaklaşık 400 milyar kwh’lık bir potansiyele sahiptir. Doğu Anadolu Bölgesi akarsularının yatak eğimleri fazla olduğundan, hidroelektrik potansiyeli en yüksek olan bölgemizdir. Türkiye elektrik üretiminin % 45’lik bölümü hidroelektrik santrallerden karşılanmaktadır. GAP tamamlandıktan sonra elektrik santrallerin üretiminde su gücünün payı artış gösterecektir.

    Güneş Enerjisi : Türkiye Güneş enerjisinden yararlanmak için gerekli iklim koşullarına sahiptir. Akdeniz ve Ege bölgeleri ile İç ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde Güneş enerjisi değerlendirilmektedir.

    Nükleer Enerji : Atom enerjisi adı da verilen bu enerjinin kaynakları uranyum ve toryumdur. Ancak bu kaynaklardan elektrik enerjisi üretiminde yararlanılmamaktadır.

    Madenler ve Enerji Kaynaklarının Türkiye Ekonomisindeki Yeri

    Türkiye’nin her bölgesinde çeşitli madenler bulunmaktadır. Ancak tüm madenlerimiz yeterince işletilmemektedir. Madenlerimizin bir bölümü çok eskiden beri bilinmekte, hatta yabancı şirketler tarafından işletilmekteydi. Ancak madenlerimiz hakkında yeterli bilgi yoktu. Cumhuriyet döneminde madenlerin teknik ve bilimsel yöntemlerle araştırılması için Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü kurulmuştur. Çıkarılan madenlerimiz hem iç piyasada değerlendirilmekte hem de yurtdışına satılmaktadır.

    Türkiye’de Endüstri

    Türkiye’de Endüstriyi Etkileyen Etmenler

    UYARI : Marmara Bölgesi’nde endüstrinin gelişmesinde ulaşım kolaylığı, sermaye birikiminin fazlalığı, etkili olmuştur.

    Sermaye : Endüstrinin kurulabilmesi için en gerekli koşullardan biridir. Osmanlılar döneminde kapitülasyonların etkisi, cumhuriyetin ilk yıllarında ise birikmiş sermayenin yetersizliği nedeniyle endüstrinin gelişmesi gecikmiştir. Günümüzde bir çok endüstri dalında devlet desteği alınmaktadır.

    Hammadde : Türkiye’de endüstrinin kurulması için gerekli koşullar içinde en elverişli olanıdır. Ülkemiz tarımsal ve madensel hammadde bakımından oldukça zengin bir ülkedir. Gelişmiş ülkelerde hammadde dış alımı artarken, dış satım azalmaktadır.

    Enerji : Fabrikalardaki makinelerin çalışması için enerjiye gereksinim vardır. Endüstrinin geliştiği ülkelerde ve bölgelerde enerji tüketimi de fazladır. Örneğin Marmara, endüstrileşmeye bağlı olarak enerji tüketiminin en fazla olduğu bölgedir.

    İşgücü : Endüstri alanında çalışacak insan gücü, özelikle nitelikli (kalifiye) işgücü büyük önem taşımaktadır. Türkiye işgücü bakımından elverişli durumdadır ancak nitelikli işgücünün az olması önemli bir sorundur. Endüstrileşme yeterli olmadığından 1960-1970 yılları arasında birçok Avrupa ülkesine işçi göndermiştir.

    Ulaşım : Endüstrinin kurulabilesi için en gerekli koşullardan biridir. Osmanlılar döneminde kapitülasyonların etkisi, cumhuriyetin ilk yıllarında ise birikmiş sermayenin yetersizliği nedeniyle endüstrinin gelişmesi gecikmiştir. Günümüzde bir çok endüstri alanında devlet desteği alınmaktadır.

    Pazarlama : Endüstri ürünlerinin yurt içinde ya da dışında pazarlanması gerekir. Bir malın Pazar bulabilmesindeki en önemli etken ürünün kalitesidir. Eğer ürün aranan nitelikte ise alıcı ülkeye olan uzaklık pazarlamada en az etkildir.

    Türkiye’deki Başlıca Endüstri Kolları

    Besin Endüstrisi

    Şeker : Türkiye’de 1926’dan sonra gelişme gösteren bir endüstri dalıdır. Türkiye’nin hemen her bölgesinde şekerpancarı tarımı yapıldığından fabrika sayısı fazladır.

    Çay : Çay filizlerinin hemen işlenmesi gerektiğinden Rize başta olmak üzere Doğu Karadeniz’de çay endüstrisi gelişmiştir.

    Et ve Süt Ürünleri : Hayvancılığın yaygın olduğu yerlerde et ve süte dayalı endüstri gelişmiştir.

    Konserve : Türkiye’de her an taze sebze ve meyve bulunduğundan konservecilik çok yaygın değildir. Güney Marmara’daki kentler başta olmak üzere büyük kentlerin çevresinde konserve endüstrisi gelişmiştir.

    Bitkisel Yağ : Yağ bitkilerinin bol yetiştiği bölgelerde bitkisel yağ endüstrisi gelişmiştir. Ege, Marmara ve Akdeniz bitkisel yağ üretiminde başta gelmektedir.

    Alkollü İçki : Türkiye’de hem iç hem de dış pazarlara yönelik alkollü içki üretilmektedir. İçki üretiminde en önemli hammadde üzümdür.

    Tütün : Ekimi devletin denetimindedir. Bu nedenle hammadde olarak Tekel bünyesindeki fabrikalarda işlenir.

    Yem : Besi ve ahır hayvancılığı açısından önem taşır. Hayvancılığın, özellikle ahır hayvancılığının yaygın olduğu yerlerde yem endüstrisi gelişmektedir.

    Dokuma, Deri ve Giyim Endüstrisi

    UYARI : Bursa ve İstanbul pamuklu, yünlü ve ipekli dokumanın birlikte geliştiği merkezlerdir.

    Pamuklu, Yünlü ve İpekli Dokuma : Türkiye’de son 30 – 40 yıl içinde dokuma endüstrisi büyük gelişme göstermiştir. Ege, Marmara ve Akdeniz bölgeleri pamuklu dokumanın geliştiği önemli merkezlerdir.

    Halı ve Kilim Dokumacılığı : Küçükbaş hayvancılığın yaygın olduğu yerlerde gelişme göstermiştir. Yurtdışına da pazarlanan halı ve kilimlerin ekonomiye katkısı fazladır.

    Deri ve Giyim : Deri ve kösele işleme endüstrisi ile giyim (konfeksiyon) endüstrisinin en fazla işlediği yer İstanbul ve çevresidir. Yurtdışına pazarlanan bu ürünlerin ekonomiye katkısı fazladır.

    Kimya Endüstrisi

    Petro-Kimya : Bu endüstri dalının geç gelişme göstermesinin nedeni hammadde yetersizliğidir. Petrol rafinerileri yanında yer alan petro-kimya tesislerinin devreye girmesi plastik, lastik ve sentetik eşya üretimini artırmıştır.

    Gübre : Bir tarım ülkesi olan Türkiye için yapay gübre büyük önem taşımaktadır. Çeşitli yerlerde kurulan gübre fabrikaları dışarıdan gübre alımını azaltmıştır.

    İlaç ve Boya : Bu endüstri dalı İstanbul ve çevresinde gelişme göstermiştir. Bu fabrikalarda dış patentli ilaç üretimi yapılmaktadır.

    Maden Endüstrisi

    Demir-Çelik : Maden endüstrisinin en önemli dalıdır. Karabük ve Ereğli demir-çelik fabrikalarının kurulması taşkömürünün varlığına, İskenderun demir-çelik fabrikasının kurulması ise ulaşım kolaylığına bağlıdır.

    Bakır : Bakır tesisleri hammaddenin bol olduğu yerlerde kurulmuştur.

    Alüminyum : Alüminyum üretim tesisleri Seydişehir’de hammaddeye yakınlık nedeniyle kurulmuştur.

    Krom : Doğu Anadolu’nun kromları Elazığ’da, Fethiye-Köyceğiz kromları ise Antalya’da işlenmektedir.

    Boraks : İç Anadolu, Ege ve Marmara’dan çıkarılan bor mineralleri Bandırma’daki boraks fabrikasında işlenmektedir.

    Orman Ürünleri Endüstrisi

    Bu endüstri dalı orman bakımından zengin olan yerlerde gelişme göstermiştir. Karadeniz Bölgesi ilk sırada yer alır. Bu endüstrinin en önemli kolu kağıt ve selüloz endüstrisidir.

    Madeni Eşya ve Makine Endüstrisi

    Türkiye’de makine yapan tesislerin büyük bölümü Marmara Bölgesi’nde bulunur. Otomobil, tersane, beyaz eşya ile demiryolu malzemesi üreten fabrikalar bu endüstri dalı içinde yer alır.

    Taş ve Toprağa Dayalı Endüstri

    Bu endüstri kolunu inşaat sektöründe kullanılan tuğla, kiremit gibi temel malzemeler ile cam endüstrisi oluşturur. Bu endüstrinin hammaddeleri bakımından son derece zengin olan ülkemizde çimento üretimi önemli bir yere gelmiştir. Çimento, Orta Doğu ülkelerine sattığımız önemli bir üründür. Cam üretimi ise son yıllarda büyük gelişme göstermiştir.

    Türkiye’de Endüstri Kollarının Dağılışı

    Türkiye’de çok çeşitli alanlarda endüstri kuruluşu bulunur. Endüstrinin en çok geliştiği bölgemiz Marmara’dır. İkinci sırada Ege Bölgesi yer alır.
    Endüstri kuruluşlarının dağılışında yer şekilleri ve ulaşım olanakları daha etkili olmuştur. Doğu ve Güneydoğu Anadolu endüstrileşme bakımından en geri kalmış bölgelerimizdir. Bazı yörelerimizde endüstrinin gelişmesinde hammadde kaynakları, bazılarında ise enerji kaynağı etkili olmuştur. Zonguldak, Ergani, Murgul ve Seydişehir gibi merkezlerde endüstrinin gelişmesi maden yataklarına bağlıdır.

    Türkiye’de Ulaşım

    Türkiye’de ulaşımı Etkileyen Etmenler

    Yer şekilleri : Türkiye’de dağ sıraları doğu-batı uzanışlı olduğundan yolların doğrultusu da aynıdır. Kuzey-Güney yönlü ulaşım ancak geçitlerle sağlanmaktadır.

    İklim : Özellikle yükseltinin fazla olduğu Doğu Anadolu’da yoğun kar yağışı ve kar örtüsünün uzun süre yerde kalması ulaşımı olumsuz etkiler.

    Ekonomik Koşullar : Ulaşımın gelişmesini engelleyen etmenlerden birisi de yol yapım giderleridir. Ayrıca yol, tünel, köprü yapımında çalışacak teknik elemanlar da yetersizdir.

    Ulaşım Türleri

    Kara Ulaşımı : Türkiye özel konumu nedeniyle Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan ana yollar üzerinde yer almaktadır. Türkiye’de kara ulaşımı karayolu ve demiryolu ile sağlanmaktadır.

    Karayolu : Karayolu ulaşımının önem kazanması ve gelişmesi 1950’li yıllarda başlamıştır. Karayolu ulaşımındaki gelişmeler özellikle son yıllarda hız kazanmıştır. Bu gelişme karayolu taşımacılığının daha hızlı olmasına ve en ücra yerlere karayolu ile ulaşım olanağının bulunmasına bağlıdır.

    Demiryolu : Ülkemizdeki ilk demiryolları Osmanlılar döneminde yapılmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında demiryoluna daha fazla önem verilmiş ve demiryolları ulusallaştırılmıştır. Demiryolu hem önemli kentleri birbirine bağlaması hem de Anadolu’yu çevreleyen denizlerle bağlantıyı sağlaması nedeniyle büyük önem taşır. Ancak ülkemizde demiryolu taşımacılığı yavaş olması nedeniyle karayolu taşımacılığı ile rekabet edemez.

    UYARI : Türkiye’de en yaygın olarak kullanılan ulaşım yolu karayollarıdır. Nedeni karayollarının en ücra yerlere kadar ulaşması ve ulaşımın daha hızlı yapılabilmesidir.

    Hava Ulaşımı : Türkiye’de sivil havacılık 1933’ten sonra gelişmeye başlamıştır. Diğer ulaşım türlerine göre daha hızlıdır. Havayolu ile her yere ulaşılamadığından ekonomik değildir. Birçok ülkeye uçak seferleri bulunmasına karşın, hava ulaşımı yeterince gelişmemiştir.

    Deniz Ulaşımı : Türkiye 3 tarafı denizlerle çevrili bir yarımada özelliği taşımaktadır. Bu nedenle denizyolu ulaşımı bakımından elverişli koşullara sahiptir. Deniz taşımacılığı demiryolu ulaşımı gibi ekonomik bir taşımacılıktır. Son yıllarda deniz ticaret filomuzun deniz ticaretindeki payı % 30’a ulaşmıştır.

    Önemli Limanlar : Bir kıyı kentinin liman olarak gelişmesi ardelinin büyüklüğüne, bölgedeki ürünlerin zenginliğine ve ardeli ile olan ulaşım kolaylığına bağlıdır. Önemli liman kentlerimiz, Mersin, İstanbul, İzmir, İzmit, İskenderun, Trabzon, Zonguldak, Bandırma ve Antalya’dır.

    Türkiye’de Ticaret

    Gerek iç gerekse dış ticaret temelde mal alım ve satımına dayanır. Bir yerde ticaretin gelişmesinde ulaşım kolaylığı büyük önem taşır.

    İç Ticaret : İç ticaret ülke sınırları içinde gerçekleşen ticarettir. Türkiye’nin bölgelerinde tarım ürünlerinin ve endüstriyel üretimin farklılık göstermesi, iç ticaretin canlanmasını sağlamıştır. Marmara Bölgesi ticaretin çok geliştiği bir bölgemizdir. İki kıtayı birbirine bağlayan boğazların varlığı ve endüstrinin çok geliştiği bir bölge olması da ticaretin canlanmasında etkili olmuştur. En büyük ticaret merkezimiz İstanbul’u İzmir izler. Ayrıca Pazar, panayır ve fuarların iç ticarete önemli katkısı vardır.

    Dış Ticaret : Türkiye’nin dış ticaretinde son yıllarda önemli gelişmeler olmasına karşın, dış alım dış satımdan daha fazladır. Çünkü dış alımda sanayi ürünleri, dış satımda ise tarım ürünleri ağırlıklıdır. Türkiye’nin dış ticaretinde OECD ülkeleri başta gelir.

    Dış Alım : Türkiye’nin dışarıdan satın aldığı ürünlerin başında petrol ve endüstri ürünleri gelir. Son yıllarda dış alımın yaklaşık % 40’ı makinelerden oluşmaktadır. Endüstri malları, ham petrol, makineler, kimyasal maddeler, fosfat, demir-çelik ürünleri, asit ve bazlar, kağıt, kauçuk, plastik maddeler, yapay gübre başlıca dış alım ürünleridir.

    Dış Satım : Türkiye’nin dışarıya sattıkları arasında tarım ürünleri ve madenler önem taşımaktadır. Ancak dış satımda madenlerin payı, endüstrinin gelişmesine bağlı olarak azalmıştır. Pamuk, tütün, fındık, kuru üzüm, incir, baklagiller, zeytin, canlı hayvan, deri, yapağı, maden (krom, bor mineralleri, civa, tuz, çinko, kurşun, zımpara taşı), dokuma ürünleri, şeker, sigara, içki, halı ve kilim, konfeksiyon ürünleri başlıca dış satım ürünleridir.

    Transit Ticaret : Türkiye özel konumu nedeniyle transit ticaretin gelişmesine elverişli bir ülkedir. Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan en kısa, en ekonomik karayolu ülkemizden geçmektedir. Transit taşımacılıkta, mal yüklü kara ve deniz taşıtları yükleme-boşaltma yapmadan ülke topraklarından geçtiği için hizmet giderleri karşılığında gelir sağlanır. Günümüzde Anadolu’dan her yıl 35-40 bin tır geçiş yapmaktadır.

    Türkiye’de Turizm

    Türkiye’de Turizmi Etkileyen Etmenler

    İklim Koşulları : Türkiye ılıman kuşakta bulunduğundan deniz turizminin gelişmesine uygun iklim koşullarına sahiptir. Özellikle Ege, Akdeniz ve Güney Marmara kıyıları deniz turizmi açısından önem taşımaktadır. Her mevsim yağışlı Karadeniz kıyılarında ise deniz turizmi gelişmemiştir.

    Yer şekilleri : Türkiye ortalama yükseltisi fazla olduğundan kış turizmi açısından önemli bir çekiciliğe sahiptir. Özellikle kar yağışının fazla olduğu Uludağ, Erciyes gibi dağlarda kış turizmine yönelik kayak merkezleri bulunmaktadır. Türkiye’de peribacaları ve karstik şekiller de turizm için önem taşımaktadır.

    Tarihi Özellikler : Anadolu tarih öncesi çağlardan bu yana çeşitli uygarlıkların kurulduğu bir yerdir. Bu dönemlerden kalan yapıtlar tarihi turizmin gelişmesine katkıda bulunmaktadır.

    Festivaller ve Fuarlar: Uluslar arası düzenlenen festival ve fuarlar özellikle dış turizmin canlanmasını sağlar. Bunlar içinde en önemlisi İzmir Enternasyonal fuarıdır.

    Turizmin Etkileri

    Bir bölgede turizmin gelişmesi,

    • <LI class=MsoNormal style="mso-list: l0 level1 lfo6; tab-stops: list 36.0pt">İç ve dış ticareti canlandırır. <LI class=MsoNormal style="mso-list: l0 level1 lfo6; tab-stops: list 36.0pt">İnşaat, mobilya, hediyelik eşya gibi sektörlerin gelişmesini sağlar. <LI class=MsoNormal style="mso-list: l0 level1 lfo6; tab-stops: list 36.0pt">Ulaşımın gelişmesini sağlar. <LI class=MsoNormal style="mso-list: l0 level1 lfo6; tab-stops: list 36.0pt">Bölgeler ve ülkeler arasındaki kültür alışverişini kolaylaştırır. <LI class=MsoNormal style="mso-list: l0 level1 lfo6; tab-stops: list 36.0pt">İnsanları birbirine yakınlaştırır. <LI class=MsoNormal style="mso-list: l0 level1 lfo6; tab-stops: list 36.0pt">Haberleşme olanaklarının gelişmesini sağlar.
    • Ülke ekonomisine büyük ölçüde katkıda bulunur.

    Türkiye’nin Turistik Varlıkları

    Türkiye çeşitlilik gösteren doğal güzellikleri ve zengin tarihi kalıntılarıyla önemli bir turizm potansiyeline sahiptir. Ilıman kuşakta yer alması nedeniyle 4 mevsimin belirgin yaşandığı ülkemizde özellikle Akdeniz ve Ege kıyılarında deniz turizmi gelişme göstermiştir. Çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış olması da tarihi turizmin gelişmesinde önemli paya sahiptir. Milli parklar, çeşitli yer şekilleri ve bitki türlerinin bulunduğu Türkiye’de doğa turizmi son yıllarda deniz turizmi kadar ilgi görmeye başlamıştır. Uluslar arası düzenlenen festivaller ve fuarlarda ülkemizdeki turizm çeşitliliğini dışarıya sunmamızda etkili olmaktadır.

    Turizmin Türkiye Ekonomisindeki Yeri

    Turizm gelirlerinin ülke ekonomisine katkısı özellikle dış ticaret gelirleri açısından büyük önem taşır. İspanya, İtalya gibi birçok ülke dış ticaret açığının kapanmasında turizm gelirlerinden yararlanmaktadır. Türkiye’ye son yıllarda gelen turist sayısının artmasına bağlı olarak turizm gelirinin ekonomiye katkısı artmıştır. Dış ticaret gelirlerimizin yaklaşık % 15-20’si turizmden sağlanmaktadır.


    ForumAlev --->: Coğrafya Konu Anlatımı

  2. 14
    lagzan
    Yeni Üye
    pAYLAŞIM İ&#199;İN &#199;OK TŞKLER,,,







  3. 15
    de_
    Yeni Üye
    Madenler ve Enerji Kaynakları

    Madenler :
    Doğu Karadeniz’de Artvin ve Murgul (Göktaş), Batı Karadeniz’de, Kastamonu – Küre’de bakır çıkartılır. Bölgede çıkarılan bakır, Samsun bakır fabrikasında işlenir.


    Enerji Kaynakları : Zonguldak havzasında taşkömürü çıkartılır. Türkiye üretiminin tamamını burası karşılar. Demir-çelik endüstrisinde enerji kaynağı olarak kullanılır. Taşkömürü tozundan Çatalağzı termik santralinde elektrik üretilir. Bolu, Çorum, Amasya ve Havza’da linyit yatakları işletilmektedir.

    Enerji Üretim Tesisleri : Kızılırmak üzerinde Altınkaya, Yeşilırmak üzerinde Almus, Hasan ve Suat Uğurlu hidroelektrik santralleri kuruludur. Hopa’da petrolle çalışan termik santral yer alır.








+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 12
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi