Bülent Ecevit, doğum gününde mezarı başında anıldı.

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Özel Gün ve Geceler Bölümünden Bülent Ecevit, doğum gününde mezarı başında anıldı. ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    elifizmir
    Özel Üye
    Reklam

    Bülent Ecevit, doğum gününde mezarı başında anıldı.

    Reklam



    Bülent Ecevit, doğum gününde mezarı başında anıldı.

    Forum Alev
    Bülent Ecevit, doğum gününde mezarı başında anıldı.



    Eski Başbakan Bülent Ecevit ölümünün birinci yıl dönümü olan 5 Kasım Pazartesi günü Devlet Mezarlığında düzenlenen törenle mezarı başında anıldı.

    Onursal Başkanı olduğu DSP tarafından çeşitli etkinliklerle anılan Bülent Ecevit’in anma törenine çok sayıda DSP’li, sevenleri ve basın mensupları katıldı.
    Anma töreninde çelenk koyma, saygı duruşu ve İstiklal Marşı sonrasında söz alan DSP Genel Başkanı Zeki Sezer “ Onursal Başkanımız Bülent Ecevit’i rahmetle ve minnetle anıyoruz “ diyerek; “ Onun hizmetleri saymakla bitmez, Kıbrıs Barış harekatı ve Abdullah Öcalan’ın yakalanması Ecevit zamanında gerçekleşti” dedi.
    Mezar ziyaretinin ardından Milli Eğitim Bakanlığı Şura Salonunda düzenlenen Ecevit Fotoğrafları Sergisi Genel Başkan Zeki Sezer tarafından açıldı. Aynı salonda daha sonra da Gazeteci Oktay Ekşi, Fikret Bila ve Yüksel Pazarkaya’nın katılımıyla bir panel gerçekleştirildi.
    Panelin açılış konuşmasını yapan DSP Genel Başkanı Zeki Sezer “ Ecevit’in aramızdan ayrılışının birinci yıl dönümünde onu anmak ve hatırlamak için düzenlenen toplantıya hoş geldiniz.” Diyerek başladığı konuşmasında Oktay Akbal’dan alıntılar yaptı.
    “Oktay Akbal; Diyelim Atatürk dönemindeyiz, diyelim İnönü dönemindeyiz, diyelim Ecevit dönemindeyiz onlar sınırlarımızda askerlerimiz şehit edilirken böylesine suskun kalırlar mıydı, ah Ecevit olsaydı böyle olur muydu dedi. Bülent Ecevit İngiltere ve ABD’nin her türlü engellemelerine karşın Kıbrıs Barış Harekatını yaptı. Ecevit’i yok saymayınız, tıpkı Atatürk’ü yok saymadığınız gibi. Ecevit’in felsefesi bizim için çok önemlidir. Ecevit ne dedi? Köye gidin, köyden başlayarak Türkiye’yi kalkındırın dedi. Köy Enstitülerini kapatanlar Ecevit’i yaşarken anlamak istemediler. Ecevit’in fikirlerini de unutmayacağız. Ecevit ne dedi? Gençlik dedi, gençlerin eğitimi dedi, meslek eğitimi dedi. Çalışan kesimlerin, dar gelirlilerin sorunlarını çözün dedi. Kıbrıs’ta, Kuzey Irakta, Doğu Anadolu’da topraklarımızı DSP iktidarı koruyabilir. Ecevit inançlara saygılı laiklik dedi. Laiklik vazgeçilmez ama; inançlara da saygılı olmalıyız dedi. Kıbrıs’ta ve AB’de Ecevit’in attığı adımlar var. Hiçbir ödün vermeden diğer ülkelerle eşit koşullarda AB için imza attı. Ecevit siyaset, devlet adamı, halk adamı, sanatçıdır. Evrensel değerleri iyi bilirdi. Halka yakındı. Sünni, alevi ayrılığına hep karşı çıktı. Alevi ve Bektaşiliği bir inanç ve kültür birliği olarak yorumladı. Türkiye’nin ulusal onurundan asla ödün vermeyeceğine herkesi inandırdı. Özgürlük adamıydı, dik dururdu, karşısındakiler saygı duyardı. Rahmetle anıyoruz, çok özlüyoruz, hiç unutmayacağız. Yolumuzu aydınlatacak. Buradan Rahşan Ecevit’e de sevgi ve saygılarımı iletiyorum.”dedi.
    DSP Genel Sekreteri Dr. Masum TÜRKER’in yönettiği Panelin ilk konuşmacısı Oktay EKŞİ idi. Ekşi “ Rahmetle andığımız Türkiye’nin gördüğü son büyük devlet adamı Bülent Ecevit’i birkaç yönüyle tanıdım, kişisel ilişkim olan Gazeteci Ecevit, Sanat ve şair yönüyle Ecevit, Siyasetçi Ecevit, halkın Ecevit’i ve Özgürlük aşığı Ecevit.” Diyerek başladığı konuşmasında; “ Ecevit’i Ulus Gazetesinde Sanat eleştirmeni olarak tanıdım. Birinci sınıf bir aydındı. 14 Aralık 1953’te CHP’nin malları özel bir yasa ile elden alınınca siyasete girdi. ABD’de gazetecilik yaptı, Harvard Üniversite’sinde staja gitti. Kurucu Mecliste beraber çalıştık. Bir gün mecliste konuşma sırası bende iken Ecevit’in önce konuşmasını rica ettiler. Konuşmasında seçmen yaşının 18, seçilme yaşının ise 25 olmasını önerdi. Ben de aynı öneride bulunacaktım, görüşlerimiz çakışıyordu. Ecevit’e ben gazeteciliğe döneceğim dediğim zaman bana CHP’nin Ulus Gazetesinde yazmamı önerdi. Parti gazetesi olduğu için kabul etmedim. Cüneyt Arcayürek’in Özgürlük Adamı adlı kitabında Ecevit’in, “ Özgürlük insan için her koşulda vardır, bazen özgürlüğün bedeli fazlalaşır, dışarıda bir mahkum gibi yaşamaktansa; bir özgür insan olarak hapiste kalmaya razıyım” dediği anlatılır dedi.
    İkinci konuşmacı Fikret BİLA “ Ecevit dünya çapında bir liderdi. Ona ne kadar ihtiyacımız olduğunu son bir yılda gördük. Sağlam karakterli, ileriyi görebilen, cesur kararlar alabilen bir liderdi. Ben de Ecevit’i insan yönüyle anlatacağım diyerek başladığı konuşmasında; “ Siyaset dünyasında görmediğimiz dürüstlük onda vardı. Parayı sevmezdi. Öldüğünde serveti ortaya çıktı. O servet cenazesinin ardından gelen kalabalıklardı. Ben Ecevit’i öğrencilik yıllarımda okuldan kaçarak katıldığım Zonguldak mitinginde tanıdım. Emeğin en yüce değer olduğunu maden işçilerine hitap ederken ondan duydum. Okula dönünce ilk azarımı hocamdan işittim. Yine aynı okulda okurken İnönü’yü kaybettik. Felsefe hocama gittim, Türkiye sahipsiz, şimdi ne olacak dedim. Hiç merak etme Ecevit var, Türkiye’yi kimse itip, kakamaz dedi. Ecevit bir yıl sonra Kıbrıs Barış Harekatıyla ülkemizin sahipsiz olmadığını kanıtladı. Karabük’ten Ankara’ya gelince hep Ecevit’i izledim. CHP Gençlik Kollarına üye oldum. Kitaplarını okudum. 1977 yılıydı, Karaoğlan bir efsaneydi. CHP Bürosunda oturuyordum. Ecevit gençler şu mesajı TRT’ye yetiştirebilir miyiz deyince ben daktilonun başına geçtim. Ama heyecandan hep yanlış yazıyordum, o düzeltiyordu. Sonra baktı olmayacak, müsaade edin, siz okuyun ben yazayım dedi. Halka son derece saygılıydı. 1991 seçimleri öncesi küçük bir uçakla Samsun’a gittik. Oradan helikopterle Sivas’a geçeceğiz. Canik dağlarında helikopter sallanıyor. Yoğun yağmur başladı. Adeta havada asılı kaldık. Pilot geri dönmemiz gerektiğini, yolu bulamadığını söyledi. Ecevit olmaz, Sivas halkı orada bizi bekliyor devam edelim dedi. Biz zaman, zaman zorunlu inişler yaparak, geç saatlerde de olsa Sivas’a ulaştık. Çok nazik bir insandı. Gezilerde otobüsün arkasına geçip, sigara içerdi. Biz de Rahşan Hanım görmesin diyerek perdelerdik. Sonra ağzı kokmasın diye çikolata yerdi. Bir sivil darbe ile iktidardan uzaklaştırıldığı kanaatindeyim. 16 Ocak 2002 de Ecevit’in Washington’a yaptığı ziyarette Amerika Irak’a müdahaleyi Türkiye üzerinden yapmak istiyordu. Önemli bütün hava alanlarımızı ve limanlarımızı Amerika Ecevit’ten istedi.
    Ecevit 2002 Mayıs’ında rahatsızlandı. Temmuz ayında DSP’nin tam ortadan bölünmesi gerçekleşti. Bana Ecevit acaba Başbakanlıktan çekilebilir mi diye sordular. Ben bunu Ecevit’e söyleyemem dedim. Ecevit böyle dayatmayı asla kabul etmezdi. Şabloncu bir lider değildi. Avrupa şablonunu getirip siyaset yapmadı. Halkın isteklerini karşılayan bir sol anlayışı uygulamıştır. Onun solculuğu Türk solunun kendine özgü anlayışına dayanır. Sosyal adaletçi bir ekonomik politika izlemiştir. Kalkınmayı ve ekonomik girişimi köylüden başlatmak istemiştir. Ecevit dini doğru yorumladığı için, inançlara saygılı laiklik anlayışı solla halkı yaklaştırmıştır. Mütedeyyin insanların da solda yer almasını sağlamıştır. Tam bağımsız Türkiye’yi savunmuştur. Rahmetle anıyorum, ruhu şad olsun” dedi.
    Son konuşmacı Yüksel PAZARKAYA , “ Rahmetli Ecevit burada ruhen de bizi izliyor” diyerek başladığı konuşmasında; onun sanat, kültür ve edebiyat yönünü anlatacağım dedi. “ 1985 yılında Stutgart’dayız. Salon tıklım, tıklım dolu, insanlar dışarıda kalmış. Halkçı Ecevit tempoları tutuluyor. İki akşam süren toplantının birinci akşamı Ortadoğu konuları ve Türkiye’yi anlattı. İkinci akşam şiir konusunda konuştu. Halk onu omuzlarına alınca, kimseyi omuzlarınıza kaldırmayın, kimse halktan büyük değildir dedi. İşçilerimizin haklarını arayan bir Çalışma Bakanıydı. Almanya’da Alman hükümeti ile sorunlara çareler arayacağını söyledi. İşçilere haklarınızı koruyabilmem için Alman Sendikalar Birliğine üye olun dedi. Metal sendikasında en fazla örgütlü işçi Türklerdir. AB ile olan ilişkilerde AB’nin Türkiye’ye olan gereksinimi, bizim onlara olan gereksinimimizden çoktur dedi. Helsinki zirvesinde Ecevit’in Türkiye istediği bir biçimde adaydır demesine rağmen daha sonraki hükümetler bunu muhafaza edemedi.
    Bülent Ecevit’in sanatın çeşitli dalları ile ilişkisi vardı. Şiir ve düşünce adamıydı. Her siyaset adamının siyasetten başka bir dünyası da olmalı, zaman, zaman siyasete o dünyadan bakmalı derdi. Cemal Süreyya devlet adamlığı öne çıktığı için şiirleri yeterince değerlendirilememiştir demiştir. Büyük Kırgız Yazarı Cengiz Aytmanof ise Ecevit’in Rusya’da yayınlanan şiir kitabına yazdığı önsözde “ Ecevit’in şiirinde insan, toplum, yada halk ve tasavvuf düşüncesi hakimdir” dedi diyerek konuşmasını tamamladı.




  2. 2
    ADVİE
    Bayan Üye

    Cevap: Bülent Ecevit, doğum gününde mezarı başında anıldı.

    Reklam



    Bülent Ecevit, doğum gününde mezarı başında anıldı neticede onursal başakanı sdp nin ama aslında başkanı desek yeridir çünkü artık dsp ecevitten sonra bitti







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi