İnat ve Gurur Gözleri Kör Eder ..

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Peygamber Efendimiz (S.A.V) Bölümünden İnat ve Gurur Gözleri Kör Eder .. ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    GüllereVurgun
    Usta Üye
    Reklam

    İnat ve Gurur Gözleri Kör Eder ..

    Reklam



    İnat ve Gurur Gözleri Kör Eder ..

    Forum Alev




    GURUR VE İNAT GÖZLERİ KÖR EDER


    Müşrikler Peygamberimizi sürekli rahatsız ediyorlardı. Eziyet ve hakaretlerini gün geçtikçe arttırıyorlardı. Bunların ele başlarından biri de Ebû Cehil'di. Peygamberimizi huzursuz etmekten âdetâ zevk alıyordu. Bir gün, "Vallahi Muhammed'i secdede görürsem, boynuna basıp başını yerlere sürteceğim" diye yemin etti.
    Az sonra da Peygamberimiz çıkageldi. Amcasının oğlu İbni Abbas durumu Peygamberimize haber verdi. Peygamberimiz hiddetlenmişti. Aceleyle Mescid-i Haram'a gitti. Alâk Sûresini sonuna kadar okudu. Sonra secdeye vardı.
    Orada bulunanlar, "Ey Ebû Cehil, işte Muhammed!" dediler. Ebû Cehil biraz ilerledikten sonra aniden geri döndü. Seyredenler şaşırdılar. Merakla, "Ne oldu? Neden geri döndün?" diye sordular.
    Ebû Cehil de çok şaşırmıştı : "Benim gördüklerimi, siz görmediniz mi?" dedi.
    "Hayır" dediler, "Hiçbir şey görmedik."
    Ebû Cehil ise korkuya kapılmıştı. Gördüklerini anlattı :"Onunla benim aramda ateşten bir uçurum açıldı. Onun için derhal geri döndüm."
    Ebû Cehil bu hadiseden ders almadı. Hâlâ, "Muhammed'i secdede görürsem, başını taşla ezeceğim" diye söyleniyordu. Ertesi gün eline büyükçe bir taş alıp gitti. Taşı zor kaldırabiliyordu. Peygamberimiz'in secdede olduğunu gören Ebû Cehil taşı kaldırdı. Tam vuracakken, elleri kas katı kesildi. Peygamberimiz namazını bitirinceye kadar öylece kala kaldı.
    Rükâne , sırtı yere getirilemeyen meşhur bir pehlivandı. Önüne geleni yere çalıyordu. Peygamberimize düşman olanların arasında o da vardı.
    Günün birinde Peygamber Efendimizle bir vadide karşılaştı. İçi kin doluydu. Peygamberimiz, "Ey Rükâne" dedi. "Sen Allah'tan korkmaz mısın?"
    Rükâne saygısızca cevap verdi. "Eğer söylediklerinin gerçek olduğuna inansaydım, sana uyardım."
    Peygamberimiz ona güreş teklif etti. Sonra da, "Eğer seni yere vurursam, söylediklerimin doğru, dediklerimin gerçek olduğuna inanır mısın?" dedi.
    Rükâne bunu seve seve kabul etti. "Eğer beni yıkarsan, Allah'a iman ederim."
    Peygamberimiz, "O halde gel güreşelim" dedi. Kalktılar. Rükâne kibir ve gururundan yerinde duramıyordu. Peygamberimizi bir vuruşta yere sereceğini sanıyordu. Ancak düşündüğünün tam tersi oldu. Peygamberimiz onu ilk tutuşta yere serdi. Rükâne neye uğradığını şaşırmıştı. Hemen ayağa kalktı. Peygamberimize bir daha güreşmeyi teklif etti. Güreştiler. İkinci seferinde de kendini yerde buldu.
    Rükâne hayretler içinde kalmıştı. Çünkü kendisini şimdiye kadar hiç kimse yenememişti. İki seferinde de sırtının yere gelmesini aklı almıyordu.
    Yenilen pehlivan güreşe doymuyordu. Rükâne üçüncü olarak güreş teklifinde bulundu. Tekrar güreşe tutuştular. Peygamberimiz Rükâne'yi yine yere serdi. Rükâne burnundan soluyordu. Çok kızgındı. Ne yapacağını bilemez bir halde kalmıştı. "Beni yıkarsan, senin Peygamber olduğuna inanırım" diye söz vermişti. Şimdi üç defa sırtı yere gelmişti. Ama inanmak istemiyordu.
    "Doğrusu ben bu işe şaştım kaldım," dedi.
    Peygamberimiz, "Bundan daha çok şaşılacak şeyler de var! Onu gösterirsem Allah'tan korkup Müslüman olur musun?" dedi.
    Rükâne, "Nedir o şaşılacak şey?" diye sordu.
    Peygamberimiz, "Şu ağacı çağırayım, bana doğru gelsin de gör!"
    Rükâne bunun imkansız bir şey olduğunu düşünüyordu. Alaycı bir ifâdeyle şöyle konuştu: "Haydi, çağır da gelsin."
    Peygamberimiz, azılı putperestin gözleri önünde ağaca emretti: "Allah'ın izniyle yanıma gel!" Ağaç bu emre uymakta gecikmedi. Yeri yara yara geldi. Peygamber Efendimizin karşısında durdu.
    Rükâne'nin gözleri fal taşı gibi açıldı. Ama kalp gözü hâlâ kapalı duruyordu. Bu sefer Peygamberimizden ağacı yerine göndermesini istedi.
    Peygamber Efendimiz ağaca, "Allah'ın izniyle yerine dön!" diye emretti. Ağaç emri alır almaz yerine döndü.
    Bunun üzerine Peygamber Efendimiz, "Ey Rükâne, Müslüman ol!" dedi.
    Rükâne iman etmemekte direniyordu. Gururu inanmasına engel oluyordu. Rükâne bir ağaç kadar olamamıştı.
    Kupkuru, ruhsuz ağaçlar bile Allah'ın izniyle Peygamberimizin emrini dinliyorlardı. İman etmeyen insanlar ise o kuru ağaçtan daha aşağı derecelere düşmüş oluyorlardı.

    (alıntı)




  2. 2
    Hasret-Ateşi
    Üye

    --->: İnat ve Gurur Gözleri Kör Eder ..

    Reklam



    İnat ve Gurur Gözleri Kör Eder .. ile ilgili Benzer Konular
    Babamın Gözleri Kedi Gözleri(Sevim Ak) Özeti,Konusu,Karakterleri ve Yorumları
    Unutmadım Hiçbirşeyi. Sana İnat, Senin Kör Vicdanına İnat Unutmadım...
    Ele İnat
    Seni Diliyorum Hayata İnat ..Zamana İnat..
    AcıLara İnat..







  3. 3
    desert.rose
    Usta Üye
    Konu için Allah c.c razı olsun teşekkürler kardeşim,
    daha önce okumama rağmen çok güzeldi.







+ Yorum Gönder
peygamber efendimizin gurur ile söy,  peygamber efendimizin inat
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi