Esma-ül Hüsna Allah'ın isimleri

+ Yorum Gönder
İslami Resimler ve Resimli Dua Ayet ve Hadisler Bölümünden Esma-ül Hüsna Allah'ın isimleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    yanlız kurt
    Yeni Üye
    Reklam

    Esma-ül Hüsna Allah'ın isimleri

    Reklam



    Esma-ül Hüsna Allah'ın isimleri

    Forum Alev
    Allah : O'nun zat ve özel ismidir. Diğer isimler fiilleri, sıfatları ve tecellileri ile ilgilidir.


    ٭"En güzel isimler Allah'ındır. O halde O'na o güzel isimlerle dua edin. Onun isimleri hakkında eğri yola gidenleri bırakın. Onlar yapmakta olduklarının cezasına çarptırılacaklardır." (A’raf Suresi; 3)


    ٭Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah'ın doksan dokuz ismi vardır. Kim ezberlerse cennete girer. Allah tektir, teki sever."


    ٭“İhlasla "Yâ Allah" diye bir müslüman bu isme devam etse, duası kabul olunur. Şeytanın şerrinden emin olur. Mutluluğa erişir. Duası kabul olur. Rızkı genişler ve Allah'ın izniyle şifa bulur.”




    Rahman : Yarattığı bütün canlılara nimet veren



    ٭Rahman vasfı gereği Cenab-ı Hakk, dünyada bütün canlılara, mümin-kafir ayırımı yapmaksızın bütün insanlara, şefkat ve merhametle davranmayı kendi nefsine farz kılmıştır.


    ٭İhlasla "Yâ Rahman" diye bir müslüman bu isme devam etse, kalbi yumuşar, zalimlerden emin olur, maddi ve manevi nimetlere nâil olur.




    Rahim : Acıyıcı



    ٭"O Rahmân'dır ve Rahim'dir" (Fatiha Suresi; 3)


    ٭Her kimse bu ismi "Yâ Râhim" her farz namazdan sonra yüz kere okursa gaflet ve unutkanlıktan, gönül pekliğinden emin olur. Yine demişlerki, bir kimse sabah namazından sonra Rahim ismini yüz kere okursa bütün yaratılanlar o kimseye merhamet eder.




    Melik : Herşeyin hakimi, bütün kâinatın hükümdarı



    ٭"Hak melik olan Allah pek Yücedir, O'ndan başka İlah yoktur; Kerim olan Arş'ın Rabbidir."(Mü'minûn Suresi; 116)




    Kuddûs : Her türlü kötülük ve eksiklikten uzak, temiz, kutsal, yüce ve saygın olan



    ٭"Göklerde ve yerde olanların tümü, Melik; Kuddüs; Aziz; Hakim olan Allah'ı tesbih eder."(Cuma Suresi; 1)


    ٭Bir kimse bu ismi her gün 100 kere okusa o kimsenin gönlü kederlerden arınmış ve paklanmış olur.




    Selam : Bütün ayıplardan arınmış. Selâm sahibi‚ yani her çeşit ayıptan selâmette‚ her türlü âfetten berî demektir



    ٭Resulullah buyuruyor: "Ey Allah'ım! Sen Selam'sın; Selâm yalnız sendedir. Ey ikram ve celâl sahibi olan! Sen ne yücesin."




    Mü'min : İnanan ve koruyan



    ٭İhlasla "Yâ Mü'min" diye bir müslüman bu isme devam etse, küfürden, şirkten, yalandan, insan ve cin şerrinden emin olur. Her türlü hastalıktan kurtulur.




    Müheymin : Gözetici ve koruyucu olan, doğrulayıcı ve güvenilir



    ٭ Demişlerdir ki, bir kimse gusül eyleyip bu ismi 100 kere okusa o kimsenin dışı parlak ve nurlu olur.




    Aziz : Üstün, kuvvetli, güçlü, şerefli, mağlup edilmesi mümkün olmayan, galip olan



    ٭"..O, üstün ve güçlü olandir, hüküm ve hikmet sahibidir." (İbrahim Suresi; 4)




    Cebbar : Dilediğini zorla yaptıran, ulaşılmaz, azametli, ihtiyaçları gideren, işleri düzelten, derman veren



    ٭İhlasla "Yâ Cebbar diye bir müslüman bu isme devam etse, herkes tarafından sevilir, insan ve şeytanın şerrinden emin olur.









    Mütekebbir : Büyüklük ve ululukta tek olan, her şeyde ve her hadisede büyüklüğünü gösteren



    ٭O Allah ki, O'ndan başka İlah yoktur. Meliktir; Kuddûstur; Selamdır; Mü'mindir; Müheymindir; Azizdir; Cebbardır; Mütekebbirdir. Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok Yücedir." (Haşr Suresi; 23)


    ٭Kuşkusuz Allah Mütekebbirdir. O'nun gücü ve kudreti karşısında, yeryüzünde büyüklenebilecek kimse yoktur; O, önünde secde edilecek tek makamdır.



    Hâlik : Yaratıcı



    ٭"Ey insanlar, Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Gökten ve yerden sizi rızıklandıran Allah'ın dışında bir başka Yaratıcı var mı? O'ndan başka İlah yoktur. Öyleyse nasıl olur da çevriliyorsunuz?"(Fatır Suresi; 3)




    Bâri : Yaratan, kusursuzca var eden



    ٭"O Allah ki, Yaratan'dır, kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir." (Haşr Suresi; 24)




    Musavvir : Tasvir eden, her şeye şekil ve suret veren



    "Doğrusu, Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık." (Tin Suresi; 4)




    Gaffar : Günahları tekrar tekrar, çokça bağışlayan



    ٭"De ki: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, merhametlidir." (Zümer Suresi; 53)



    Kahhâr : İsyankarları kahreden, hiç bir şekilde mağlub edilemeyen, üstün gelinemeyen



    ٭"O, kulları üzerinde kahredici olandır.O, hüküm ve hikmet sahibi olandır, haberdar olandır." (En’am Suresi; 18)


    ٭İhlasla "Yâ Kahhar" diye bir müslüman bu isme devam etse, düşmanlarına karşı galip gelir, şeytani ve nefsani duygulardan emin olur.




    Vehhab : Karşılıksız veren, sonu gelmeyen bağışların sahibi



    ٭"Yoksa, güçlü ve üstün olan, karşılıksız bağışlayan Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır?"(Sad Suresi; 9)



    Rezzak : Rızık ihsan edici, tekrar tekrar, bol bol rızık veren


    ٭"Kendi rızkını taşıyamayan nice canlı vardır ki onu ve sizi Allah rızıklandırır..." (Anbekebût Suresi; 60)


    ٭Kuluna karşı çok şefkatli ve merhametli olan Allah, insanları içinde sayılamayacak kadar çok nimetle dolu olan topraklarda yaşatır. Öyle ki insan toprağı ekip biçmeden bile toprak yemyeşil ürünler ve başaklar verir. İçinden sarı, kırmızı, yeşil, turuncu meyve ve sebzeler çıkar. Masmavi denizlerin içi ise yine binlerce çeşit ve lezzette balıklarla doludur. Bütün bunların yanında Allah insanlara hem yerdeki hayvanların etini, hem de gökteki kuşun etini yedirir, hayvanların içinden tertemiz süt çıkarır, arılara bal yaptırır... Bütün bunları insanlara Allah bağışlamaktadır.



    Fettâh : Hayır kapılarını açan, hüküm veren



    ٭"De ki: "Rabbimiz (kıyamet günü) bizi birarada toplayacak, sonra da hak ile aramızı ayıracaktır. O, (gerçek hükmünü vererek hak ile batılın arasını) açandır, (herşeyi hakkıyla) bilendir." (Sebe Suresi; 6)


    ٭İhlasla "Yâ Fettâh" diye bir müslüman bu isme devam etse, bütün zor kapılar açılır, gönlünde büyük fetihler meydana gelir.




    Alim : Her şeyi çok iyi bilen,hakkıyla bilen



    ٭"Sözü açığa vursan da, (gizlesen de birdir). Çünkü şüphesiz O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilmektedir." (Tâ-Hâ Suresi; 7)


    ٭İhlasla "Yâ Alim" diye bir müslüman bu isme devam etse, maddi ve manevi ilim kapıları kendisi için açılır.



    Kabid : Ruhları kabzeden, sıkan, daraltan, rızkı belli ölçülerde veren


    ٭Allah, dilediği kişinin imkanlarını artırarak şükredip etmeyeceğini, dilediğinin de imkanlarını daraltarak nankörlük edip etmeyeceğini dener. Dolayısıyla insanların sahip olduğu veya olamadığı şeyler kendileri için bir kazanç değildir. Bunlar sadece geçici dünya hayatını mı gerçek yurt olan ahireti mi istediklerini denemek için Allah'ın yarattığı imtihanlardır.




    Bâsit : Ruhları bedenlere yerleştiren, genişleten, açan ve bolluk veren



    ٭"Eğer Allah, kullari için rızkı (sınırsız) geniş tutup-yaysaydı, gerçekten yeryüzünde azarlardı. Ancak O, dilediği miktar ile indirir. Çünkü O, kullarından haberi olandır, görendir." (Şura Suresi; 27)




    Hâfid : Aşağıya indiren, alçaltan, değerini azaltan


    ٭ "O aşağılatıcı, yücelticidir." (Vakıa Suresi; 3)




    Râfi : Dereceleri yükseltici, rızkı yükseltici


    ٭"Dereceleri yükselten Arş'ın sahibi (Allah)tır...." (Mü’min Suresi; 15)


    ٭Resulullah buyuruyor: "Kendisine haksızlık yapılan bir kul, buna sabrederse, Allah onun izzet ve onurunu daha fazla artırır. Allah için alçak gönüllü olan kulu, Allah mutlaka yükseltir"


    ٭İhlasla "Yâ Râfi" diye bir müslüman bu isme devam etse, maddi ve manevi dereceleri, yükselir, imkanlara kavuşur.



    Muiz : İzzet veren, yükselten


    ٭"De ki: "Ey mülkün sahibi Allah'ım, dilediğine mülkü verirsin ve dilediğinden mülkü çekip-alırsın, dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın; hayır Senin elindedir. Gerçekten Sen, herşeye güç yetirensin." (Âl-i İmran Suresi; 26)


    ٭İhlasla "Yâ Muiz" diye bir müslüman bu isme devam etse, izzet ve şeref sahibi olur.



    Müzil : Alçaltan, zillet veren, hor ve hâkir eden


    ٭"Gerçekten Allah, inkar edenleri hor ve aşağılık kılıcıdır." (Tevbe Suresi; 2)




    Semi : İşitici


    ٭"Şüphesiz Allah, isitendir, görendir." (Mü’min Suresi; 20)


    ٭Bir kimse perşembe günü duha namazını kıldıktan sonra hiç kimse ile görüşmeden, konuşmadan "Yâ Semi" ismini 100 kere okuyup Allahü teala hazretlerine hacetini arzeylerse Hak teala onun ihtiyacını giderir.



    Basîr : Her şeyi gören, çok iyi gören


    ٭"Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır."(En’am Suresi; 103)


    ٭Bâsir ismini bilmenin faydası, kişide murakebe hissini yaratmasıdır. Murakebe: "Allah'ı görüyormuşçasına ibadet etmendir. Zira sen, Allah'ı görmüyorsan da Allah seni görmektedir.



    Hakem : Hükmedici, bilgisi ve adaletiyle nihai hükmü veren


    ٭ "... Allah aranızda hükmedinceye kadar bekleyin. O hakimlerin en iyisidir." (A’raf Suresi; 87)


    ٭Bir müslüman ihlasla, "Yâ Hakem" diye bu mübarek ismin zikrine devam ederse onun eserlerine nâil olur. Sözü etkili olur. Davalarında başarılı olur. İlim ve hikmet sahibi olur.



    Adl : Çok adaletli, mutlak adil


    ٭"Rabbinin sözü, doğruluk bakımından da, adalet bakımından da tastamamdır...." (En'am Suresi; 115)


    ٭Allah adalet yapanların en hayırlısıdır. O'nun düzeni tüm kainatı kuşatmıştır. O, adaletini dünyada ve ahirette kullarına gösterecektir. Herşeyi hakkıyla gören, herşeyin içini dışını bilen, herşeyden haberdar olan Allah'ın tüm işleri hikmetli ve adaletlidir.




    Lâtif : Lütfedici, gizliyi bilen


    ٭"Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır."(En’am Suresi; 103)




    Habir : Her şeyin iç yüzünden, gizli taraflarından haberdar


    ٭"Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır."(Mülk Suresi; 14)


    ٭Bir müslüman ihlasla "Ya Habîr" diye bu mübarek ismin zikrine devam ederse onun tecellisine mazhar olur. Kötü ahlaktan kurtulur. Zihni açılır.



    Halim : Yumuşak davranan


    ٭"Şüphesiz O, halîmdir, çok bağışlayıcıdır." (Fatır Suresi; 41)


    ٭Bir müslüman ihlasla "Ya Halim" diye bu mübarek ismin zikrine devam ederse onun tecellisine, eserlerine vasıl olur. Ahlakı güzelleşir. Sinirleri yatışır. Afetlerden korunur. Kazancı artar.



    Azim : Çok ulu, sonsuz büyük


    ٭"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O yücedir, uludur." (Şura Suresi; 4)


    ٭Bir müslüman ihlasla, inanarak ve yaşayarak "Yâ Azim" diye bu mübarek ismin zikrine devam ederse onun tecellisine nail olur. İzzet ve şerefe kavuşur. Şifa bulur. Korkulardan emin olur.



    Ğafur : Kullarının günahlarını çok örten, onları cezalandırmayan ve bağışı bol olandır


    ٭"O, günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı çetin, lütuf sahibi Allah'tandır ki. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur, dönüş ancak O'nadır." (Mü’min Suresi; 3)


    ٭Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyor : Kim bir müslümanın hata ve günahlarını örterse, Allah da dünyada ve ahirette o kimsenin hata ve günahlarını örter.



    Şekûr : Kullukları kabul edici, az amele çok sevap veren, şükrü kabul edip çok ihsan eden, şükredilen


    ٭"…Allah Şekûr'dur, Halim'dir." (Teğabün Suresi; 17)


    ٭ Bedenin şükrü, organları Allah'a itaatin dışında kullanmamandır.


    Kalbin şükrü, onu Allah'ı anma ve bilme dışında şeylerle meşgul etmemektir.


    Dilin şükrü, onu Allah'tan başka kimseleri övme ve methetmede kullanmamandır.


    Malın şükrü, Allah'ın sevdiği ve hoşnut olduğu yerlerin dışında harcamamandır.


    ٭İhlasla "Yâ Şekûr" diye bir müslüman bu isme devam etse, iyi ameller yapmak nasip olur.



    Aliyy : Çok yüce, yüceltici


    ٭"Allah yücedir, büyüktür." (Nisa Suresi; 34)


    ٭Allah Kuran'da kendisini bizlere tanıtmıştır: Tüm alemleri yaratan, kainatın tek hakimi olan Allah uludur. Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların yegane sahibi O'dur. O'ndan başka ilah yoktur, Allah insanların şirk koştuklarından çok yücedir. Tüm mülk O'na aittir; O, herşeye güç yetirendir. O, yüce makamların da sahibidir. O, ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk; Allah alemlerden müstağnidir. Kuşkusuz 'en güzel isimler' Allah'a ait olduğu için O'nu eksiksiz olarak tarif etmek bir insan için mümkün değildir. O'nu ancak kendisinin bize bildirdiği ile tanıyabilir, yüceliğini ancak Kuran ayetleriyle takdir edebiliriz.



    Kebir : Mutlak büyük


    ٭"O, gaybı da, müsahede edileni de bilendir. Pek büyüktür, yücedir." (Ra’d Suresi; 9)




    Hafiz : Gözetici, koruyucu


    ٭"O'nun (insanın) önünden ve arkasından izleyenleri vardır, onu Allah'ın emriyle gözetip-korumaktadırlar." (Ra’d Suresi; 11)



    Mukît : Bütün canlıların gıdasını veren


    ٭Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyor: " Azık isteyene vermemek, kişiye günah olarak yeter."


    ٭Herkese uygun olarak gıdalarını yaratan O'dur.



    Hasib : Hesap Görücü, her şeyi saymışçasına bilen, hesaba çeken


    ٭"...Hesap görücü olarak Allah yeter." (Nisa Suresi; 6)


    ٭İhlasla "Yâ Hasib" diye bir müslüman bu isme devam etse, gözden, zalimden kurtulur. Duası kabul olur.



    Celil : Ululuk, azamet ve büyüklük sahibi, emir ve yasak koyma hakkına sahip


    ٭Celal ve ikram sahibi Rabbinin adı yücelerden yücedir. (Rahman, 78)


    ٭Bir müslüman ihlasla, inanarak ve yaşayarak "Yâ Celil" diye bu mübarek ismin zikrine devam ederse, onun tecellisine, eserlerine nail olur. Saygı görür. ahlakı güzelleşir. Zalimlerden kurtulur. Maddi ve manevi güce kavuşur.



    Kerim : Çok cömert, istemeden veren, vesilesiz ihsan eden


    ٭"Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir." (Alak Suresi; 3)


    ٭Bir Müslüman ihlasla, inanarak ve yaşayarak "Yâ Kerim" diye bu mübarek ismin zikrine devam ederse onunu tecellisine, eserlerine nâil olur. Ahlâkı güzelleşir. Kazancı artar. Her türlü şerden korunur. Günahları affolur.



    Rakîb : Bakıp gözeten ve kendisinden hiçbir şey gizlenemeyen


    ٭"Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir." (Nisa Suresi; 1)



    Mücîb : Duaları kabul eden


    ٭"Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki doğru yolu bulmuş olurlar." (Bakara Suresi; 186)


    ٭İhlasla "Yâ Mücib" diye bir müslüman bu isme devam etse, insanlar tarafından sevilir, duası kabul olur.



    Vasi : İlmi ve rahmeti geniş ve sınırsız, geniş olan


    ٭"Allah geniş olandır, bilendir." (Bakara Suresi; 247)


    ٭Allah, Kuran'da 'göklerin ve yerin Rabbi' olduğunu bizlere bildirir. Bütün genişliğe sahip olanın da Kendisi olduğunu söyler. Allah her yere istiva etmiştir. Allah'ın mülkü geniştir. Nimetleri tükenmez, rahmetinin sınırı yoktur, bağışlaması da çok geniş olandır. Kullarının tüm ihtiyaçlarını onlar hiçbir şey yapmadan karşılayan Allah'ın rahmeti ve merhameti sonsuzdur.



    Hakim : Hikmet ve hüküm sahibi, yerli yerine koyan


    ٭"O, Aziz, Hakimdir." (Haşr Suresi; 24)

    ٭İhlasla "Yâ Hakim" diye bir müslüman bu isme devam etse, ilim ve hikmet sahibi olur. Rızkı genişler.


    Vedûd : Seven, bütün mahlukatın hayrını isteyen, onlara ihsan eden


    ٭"Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin. Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir, çok sever" (Hud Suresi; 90)



    Mecid : Şanı büyük ve yüksek, ikramı çok, yüce


    ٭"Şüphesiz ki O, övülmeye lâyık olandır, Mecid'dir." (Hud Suresi; 73)



    Bâ'is : Öldükten sonra dirilten



    ٭"Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor; yeryüzünü ölümünün ardından O canlandırıyor. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız." (Rum Suresi; 19)



    Şehid : Her şeye şahit olan,O'ndan saklı olmayan



    ٭"Doğrusu Allah, her şeyin üzerinde şahid olandır." (Hacc Suresi; 17)


    ٭Allah ezeli ve ebedidir. Mutlak olan tek varlıktır. Zamana ve mekana bağımlı değildir. Bu nedenle geçmiş ve gelecek kavramları Allah katında birdir. Allah geçmişte olan bütün olayları da gelecekte olacak olanları da bilir. Kainatın ilk yaratıldığı andan itibaren, yok olacağı kıyamet gününe kadarki son ana kadar herşeye şahit olandır. Yaşanan her olayı, yapılan her konuşmayı bilir. Allah katında gizli olan hiçbir şey yoktur. O'nun için gündüzün aydınlığı da gecenin karanlığı da birdir.



    Hakk : Hak ve hakikatın kendisi, gerçeklerin gerçeği



    ٭"Allah, hakkın ta kendisidir." (Hacc Suresi; 62)


    ٭"Hak geldi; bâtıl yok oldu." (İsra Suresi; 81)



    Vekil : Her şeye vekil


    ٭"Vekil olarak Allah yeter." (Nisa Suresi; 81)


    ٭" 'Allah bize yeter. O ne güzel vekîldir!' dediler." (Al-i İmran Suresi; 173)



    Kavi : Her şeye gücü yeten, kudretli olan



    ٭"...Doğrusu O, kuvvetlidir; azabı da pek çetindir." (Mü’min Suresi; 22)


    ٭Allah'ın güç ve kuvvetini bilen, kendi güç ve kuvvetiyle övünmeyi terk eder, Yüce güç sahibine yönelir. Bu isim kişiye, Allah'ın heybet ve ihtişamını, yüceliğini bilmeyi ve gücüne dayanmayı öğretir.




    Metin : Çok sağlam, kuvvetli



    ٭Hiç şüphesiz, rızık veren O, metin kuvvet sahibi olan Allah'tır" (Zariyat Suresi; 158)


    ٭Bir kimse "Yâ Metîn" ismini okumaya devam etse ümit olunur ki, çetin işler ona kolaylaşır.








    Veli : Mü'minlere dost, yardım eden, destek veren



    ٭"Allah, iman edenlerin Veli'si'dir, Onları karanlıklardan nura çıkarır..." (Bakara Suresi; 257)


    ٭İnsanın hem dünyada hem de ahirette tek bir gerçek dostu vardır. Bu dost onu hiçbir zaman bırakıp gitmez, asla terk etmez, her zorlukta yanındadır ve ona yardımcıdır. Doğduğu günden öldüğü güne kadar daima onunla birliktedir. Onu düşmanlarına karşı korur. Onun için herkesten daha güvenilirdir, daima karşılıksız armağan edendir. Kuşkusuz bu dost Rabbimiz olan Allah'tır. Allah müminlerin en çok güvendiği, en yakın dostudur. Kendisine inanan insanları her türlü eksiklikten ve hatadan arındırır, onlara çok seçkin bir yaşam ve ahirette de hiç tükenmeyecek olan mülkünü vaat eder.




    Hamid : Hamd edilen, övülen, övgüye layık bulunan, öven



    ٭"O'dur ki, onlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini serip-yayar. O, Veli'dir, Hamid'dir." (Şura Suresi; 28)


    ٭Kainatta yaşayan tüm bitkiler ve hayvanlar, Allah'ın yeryüzünde kendilerini yerleştirdiği şekilde yaşarlar. Böylelikle Allah'ı tesbih edip O'nu yüceltirler. Denizin dibinde yaşayan bir balık da, çölde yetişen bir kaktüs de büyük bir teslimiyetle yaşamını sürdürür. Allah'ın kendileri için takdir ettiği şekilde yaşamaları, O'nun kurduğu düzeni asla bozmamaları tüm canlıların Allah'ı tesbih ettiklerini gösterir. Gökyüzündeki ve yeryüzündeki herşey, tonlarca suyun biraraya getirilmesiyle oluşan denizler, binlerce metreye uzanan dağlar ve gökyüzünde sürüklenen bulutlar, ardı ardına çakan şimşek ve gökgürültüsü de Allah'ı tesbih edip yüceltir. O'nun sonsuz ilmini ve gücünü insanlara gösterirler. Fakat iman etmeyenler onların bu tesbihlerini kavrayamazlar. İman edenler de Allah'ın yüceliğini ve büyüklüğünü kavrayarak Rabbimizi tesbih eder, büyüklüğünü ve yüceliğini kavrayarak, kendilerine lütfettiği nimetler için Allah'a şükrederler. Çünkü verilen her türlü nimet karşılığında kendilerinden istenen yalnızca şükredici, hamd edici birer kul olmalarıdır.



    Muhsi : Her şeyin sayısını bilen



    ٭"(Allah) onların nezdinde olup bitenleri çepeçevre kuşatmış ve her şeyi bir bir saymıştır." (Cin Suresi; 28)


    ٭O, canlıların alıp verdiği her nefesi, rızkı, insanların itaat ve günahlarını, yakınlığını, yağmur ve kum tanelerinin sayısını, bütün bitkileri, hayvan türlerini, ölüleri ve canlıları bilendir.




    Mübdiü : Maddesiz ve örneksiz yaratıcı, yoktan yaratıp var eden



    ٭"Yaratmayı başlatan, sonra onu iade edecek olan O'dur; bu O'na göre pek kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce misal O'nundur. O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir." (Rum Suresi; 27)


    ٭Mübdi, insanı ilk var edendir. Yani onu yoktan yaratıp var edendir. Bütün varlıkları yoktan var eden, onları inşa edip ortaya koyan Allah'tır. Varlıklar yok iken Allah tarafından yaratılmış ve varlık alemine çıkarılmışlardır. O, bütün varlıkları örneksiz ve mükemmel bir şekilde yaratmıştır.



    Muid : Öldükten sonra tekrar dirilten



    ٭"Başlangıçta insanları yaratan O'dur. Mahşerde de yaratacak O'dur. "Allah'ın rahmetinin eserlerine bir bak: Arzı, ölümünün ardından nasıl diriltiyor! Şüphesiz O, ölüleri de mutlaka diriltecektir. O, her şeye kadirdir." (Rum Suresi; 50)






    Muhyi : Hayat veren, dirilten



    ٭"Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve: "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" diyor. De ki: Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek. Çünkü O, her türlü yaratmayı gayet iyi bilir."(Yasin Suresi; 78 – 79)




    Mümit : Öldüren, ölümü yaratan



    ٭"Her canlı, ölümü tadar..." (Enbiya Suresi; 35)


    ٭Her müslüman, mutlak olarak yalnız Allah'ın yaşatan ve öldüren olduğunu bilmeli ve inanmalıdır.




    Hay : Her zaman diri



    ٭"Ölümsüz ve daima diri olan Allah'a güvenip dayan. " (Furkan Suresi; 58)




    Kayyûm : Her şeyi ayakta tutan, koruyan,diri ve bütün kâinatın idaresini bizzat yürüten, hiç bir şeyin gizli kalmadığı



    ٭"Allah, O'ndan başka ilah yoktur; O, hayydir, kayyûmdur. " (Bakara Suresi; 255)


    ٭Allah dostlarının tecrübe edip kabul ettiklerine göre, "Ya Hayyu yâ Kayyûm, lâ ilâhe illâ ente" (Ey diri ve kâim olan! Senden başka ilâh yoktur) duasını okuyan ve bunu tekrarlayan kimsenin kalbi ve aklı dirilir. Bu iki isimle yardım dilemek sıkıntılardan, dert ve kederlerden, zorluk ve darlıklardan kurtulmak ve isteklere kavuşmakta daha etkilidir.




    Vâcid : İstediğini istediği an bulan, hiç bir şeye ihtiyacı olmayan



    ٭Hiçbir canlı O'ndan gizlenemez. Hiçbir şey O'ndan kaçamaz. O'nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Her şey O'na muhtaçtır.






    Mâcid : Şanı yüce, ulu ve cömert



    ٭Allah, zatında ve bütün sıfatlarında en mükemmel ve eksiksiz, yüce ve üstün olandır.




    Vahid : Tek ve eşsiz. Zatında, sıfatlarında, işlerinde, isimlerinde,hükümlerinde, asla ortağı veya benzeri dengi bulunmayan



    ٭"İlâhınız bir tek Allah'tır. O'ndan başka ilâh yoktur." (Bakara Suresi; 163)




    Samed : Hiçbir şeye muhtaç olmayan, herşey kendisine muhtaç olan



    ٭" De ki: O, Allah birdir. Allah sameddir." (İhlas Suresi; 1 – 2)


    ٭Bütün hazineler O'nun katında olduğu, senin de o hazinelerden biri olarak yine O'nun mülkü bulunduğunu bilirsen kalbin O'na güvenmiş olacağı için O senin yanında, sen O'nun yanındasın demektir.




    Kâdir : İstediğini istediği gibi yapamaya gücü yeten



    ٭"Şüphesiz Allah her şeye kadirdir." (Bakara Suresi; 148)


    ٭Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakacak hiçbir kuvvet yoktur. O istediğini istediği gibi yapmaya güç yetirendir.




    Muktedir : Kudret sahipleri üzerinde istediği gibi tasarruf eden, mutlak güç sahibi



    ٭"Allah, her şey üzerinde iktidar sahibidir." (Kehf Suresi; 45)


    ٭O, dilediğini yapandır, Hiç kimse O'na mani olamaz, hiçbir güç O'nu aciz bırakamaz, kudreti her şeyi kuşatan O'dur.




    Mukaddim : İstediğini öne alıcı, dilediğinin mertebesin yükselten



    ٭Dilediğini öne alan, dilediğini arkada bırakan O'dur. Öne alınan kimse yüksek mertebeler çıkar. Geri bırakılan ise en aşağı mertebelere iner. Geri bıraktığını öne çıkarmaz, öne çıkardığını da geriye bırakmaz.



    Muaahhir : İstediğini sona erteleyici, yüksek mertebelerden indirilen



    ٭"Allah onları yalnızca korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne ertelemektedir." (İbrahim Suresi; 42)


    ٭Müslüman, Allah'ın öne çıkardığını öne çıkarmalı arkaya koyduğunu arkaya koymalıdır. Allah'ın ibadet etmekle yükseltip aziz kıldığı kimseye saygı duymalı ve ona yakın olmalı, günah işleyerek zelil kıldığı kimseden de uzak durmalıdır.




    Evvel : Varlığının başı olmayan



    ٭Cenab-ı Hak yaratmayı başlatan ve sürdürendir. Bütün mükevvenatı var eden, bütün nesne ve olayları icad edip ortaya çıkarandır. Her şeyden evveldir. Bir evveli, bir öncesi yoktur.





    Ahir : Varlığının sonu olmayan



    ٭Allah Teâlâ, başlangıcı olmayan evvel, sonu olmayan Âhir'dir. O, her şeyden önceki Evvel'dir, her şeyden sonraki Âhir'dir. O, var etmede ve yaratmada Evvel, hidayete ve başarıya erdirmede Âhir'dir. O, kalplerdekini bilen Evvel, ayıp ve kusurları örten Âhir'dir. Başlangıç ilk olarak Allah'la başladı, son olarak dönüş yine O'nadır.




    Zahir : Görünen, varlığı aşikar olan



    O görünmeyen Zâhir, gizlenmeyen Bâtın'dır. Yardım etme ve rızık vermede Zâhir, varlıkların oluşumunu sağlayan Bâtın'dır. Allah'ın Zâhir oluşu, O'nun her şeyden üstün olmasını gerektirir.



    Bâtın : Gizli, her şeyde gizli, O'ndan gizli bir şey olmayan



    ٭"O Evvel'dir, Ahir'dir, Zâhir'dir, Bâtın'dır." (Hadid Suresi; 3)


    ٭O görünmeyen Zâhir, gizlenmeyen Bâtın'dır. O görünmeyen Zâhir, gizlenmeyen Bâtın'dır. Yardım etme ve rızık vermede Zâhir, varlıkların oluşumunu sağlayan Bâtın'dır. Allah bütün Bâtınlarda (gizliliklerde) mevcuttur. O'na hiçbir şey gizli değildir. O her şeyin içinde ve yakınındadır. Bâtın olmasıyla her şeye aslından daha yakındır. O'nun için görülmeyen görünendir. Sır ve gizlilik O'nun için geçerli değildir.




    Vali : Yardım eden, destek veren, veli, dost, işleri düzenleyen, yöneten ve idare eden



    ٭"Allah, inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır." (Bakara Suresi; 254)


    ٭Kulun Allah'a dost olması demek, O'na inanması, O'ndan gelen her şeyi doğrulayıp tasdik etmesi, emirlerini uygulaması, yasaklarından kaçınması, yalnız O'na güvenip dayanması, açık ve gizli, bolluk ve darlık gib bütün hallerinde O'na teslim olması yalnız O'nu ve Resulünü sevmesi demektir.




    Berr : Kullarına şefkatli olan, iyilik yapan



    ٭"Gerçekten biz bundan önce O'na yalvarıyorduk. Çünkü iyilik eden, esirgeyen ancak O'dur." (Tur Suresi; 28)


    ٭O kullarına yumuşak davranan, onlara kolaylık dileyen, zorluk dilemeyen, onları bütün yaptıklarından sorguya çekmeyen, bir iyiliğe on misliyle karşılık veren, buna karşılık kötülüğü sadece bir misliyle cezalandıran.




    Müta'ali : Pek yüce, yüceler yücesi, aklın alabileceği her şeyden pek yüce



    ٭O, görüleni de görülmeyeni de bilir; çok büyüktür, yücedir " (Rad Suresi; 9)


    ٭Allah'ın yüceliğinin üstünde hiçbir yücelik yoktur. Allah, her üstün ve yüksek makamın daha üstündedir.




    Tevvâb : Tövbeleri kabul eden



    ٭"O, kullarının tevbesini kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir." (Şura Suresi; 25)


    ٭"Ey insanlar! Rabbinize tevbe edin. Allah kasem olsun ben Rabbim Tebârek ve Teâlâ hazretlerine günde yüz kere tevbe ederim." (Hadis-i Şerif)




    Müntekim : İntikam alan



    ٭"Biz de âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil kalmaları sebebiyle kendilerinden intikam aldık ve onları denizde boğduk." (Araf Suresi; 136)




    Afüvv : Affeden, bağışlayan



    ٭"Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, merhametlidir." (Zümer Suresi; 53)


    ٭"Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını dilediği kimse için bağışlar." (Nisa Suresi; 48)




    Rauf : Çok şefkat ve merhamet gösteren, çok esirgeyen, kolaylık sağlayan



    ٭"Eğer Allah'ın üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı, azabınızı çarçabuk verirdi. Gerçekten Allah Rauf'dur, Rahim'dir." (Nur Suresi; 20)




    Malikül Mülk : Mülkün ebedi sahibi



    ٭"De ki: Mülkün gerçek sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın." (Al-i İmran Suresi; 26)


    ٭Allah, mülkün gerçek sahibidir, ebedi sahibidir. Bütün her şey O'nun mülküdür. "Mülk de O'nun, hamd de O'nun."




    Zü'l - Celali Ve'l - İkram : Ululuk ve ikram sahibi



    ٭"Büyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı yücelerden yücedir." (Rahman Suresi; 78)


    ٭Resulullah buyuruyor: "Yâ Ze'l-celâli ve'l-ikram'ı sıkça tekrarlayın"




    Muksit : Adalet gösterici, adaletin gerçek sahibi, hükmünde adil



    ٭"O hakimlerin en iyisidir." (Araf Suresi; 87)




    Câmi : İstediğini istediği zaman istediği yerde toplayan



    ٭"Rabbimiz! Gelmesinde şüphe edilmeyen bir günde, insanları mutlaka toplayacak olan sensin." (Al-i İmran Suresi; 9)


    ٭O gerçekten dağınık, benzer ve birbirine zıt olan şeyleri bir araya toplayandır. Parçaları bir araya getirip birleştiren, özel bir terkip oluşturan, böylece onlara özel bir yapı kazandıran, şanı yüce olan Allah'tır. Birbirini seven kalpleri bir araya getiren ve kaynaşmalarını sağlayan O'dur.Ölümden sonra dağılıp yok olan beden parçalarını tekrar dirilişle bir araya getiren, ölümle birbirinden tamamen ayrılan ruh ve bedeni yeniden birleştiren O'dur.Kıyamet günü bütün insanları huzurunda toplayacak, zalim ile mazlumu bir araya getirecek O'dur.




    Gani : Çok zengin, hiçbir şeye muhtaç olmayan



    ٭"Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Hakikaten Allah, yalnız O zengindir, övgüye değerdir." (Hac Suresi; 6)




    Muğni : Dilediğini zengin eden



    ٭"Zengin eden de yoksul kılan da O'dur." (Necm Suresi; 48)


    ٭Allah, kendiliğinden zengindir. Mutlak zengin, hiçbir şeye ihtiyaç duymayan Allah'tır. O'nun dışındaki her şey, kendiliğinden O'na muhtaçtır.




    Mani : Dilediğini engelleyen



    ٭"Allah'ın insanlara açacağı herhangi bir rahmeti tutup hapseden olamaz. O'nun tuttuğunu O'ndan sonra salıverecek de yoktur." (Fatır Suresi; 2)


    ٭Resulullah buyuruyor: Ey Allahım! Senin verdiklerine mani olacak, mani olduklarını da verecek kimse yoktur.


    Mani olan Allah, düşmanlarına karşı dostlarını koruyup himaye eden ve onlara yardım edendir.



    Darr : Dilediğine bela verici, zarar verici, O'nun takdiri olmadan kimseye zarar verilemeyen



    ٭Şayet Allah sana bir zarar dokunduracak olursa, O’ndan başka bunu giderecek yoktur. Sana bir iyilik dokunduracak olursa da O, her şeye güç yetirendir. (En’am Suresi; 17)




    Nafi : İstediğine fayda sağlayan, O'nun takdiri olmadan kimseye yarar verilemeyen



    ٭Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah’tandır, sonra size bir zarar dokunduğunda (yine) ancak O’na yalvarmaktasınız. (Nahl Suresi; 53)


    ٭Resulullah (s.a.v) buyuruyor: Bil ki, kalem olacak şeyleri yazıp artık kurumuştur.


    Bundan böyle bütün varlıklar, Allah'ın sana takdir etmediği bir yarar sağlamak isteseler buna güçleri yetmez.




    Nur : Alemleri nurlandıran, aydınlatan



    ٭"Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu Kendi nuruna yöneltip-iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, herşeyi bilendir." (Nur, 35)




    Hadi : İstediğini hidayete erdiren



    ٭"Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin; bilakis, Allah dilediğine hidayet verir ve hidayete girecek olanları en iyi O bilir." (Kasas Suresi; 56)


    ٭Hidayet iki türlüdür, Birincisi yol göstermek, davet etmek ve uyarmak anlamındadır. Bu anlamda hidayet, peygamberlerin temel görevlerinden biridir. İkinci anlamı ise, desteklemek, korumak ve başarılı kılmaktır. Bu tür hidayet yalnız Allah'a mahsustur. Hiçbir varlığın bu hidayet türünde bir etkisi yoktur.




    Bedi : Örneksiz yaratan



    ٭"Göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. Bir şeyi dilediğinde ona sadece "Ol!" der, o da hemen oluverir." (Bakara Suresi; 117)


    ٭Zor bir işle karşılaşan birisi "Yâ Bedi" ismini "Yâ bedîü's-semâvati ve'l-arz" şeklinde okusa Allahü teala hazretleri onun o zor işini halleder.




    Baki : Varlığının sonu olmayan



    ٭"O'ndan başka tanrı yoktur. O'nun zâtından başka her şey yok olacaktır. Hüküm O'nundur ve siz ancak O'na döndürüleceksiniz." (Kasas Suresi; 88)


    ٭Kainat içinde bulunan tüm varlıkların bir sonu vardır. Bir insan doğar, yaşar ve dünyada sürdürdüğü sınırlı ömür sonucunda ölür. Bu son, bütün insanlar için kaçınılmazdır. İnsanlar gibi bitkiler ve hayvanlar aleminin de yok oluşu kaçınılmazdır. Onlar da doğduktan bir süre sonra birer birer ölürler. Örneğin bir ağaç yeryüzünde yüzlerce sene yaşayabilir. Fakat en nihayetinde ölmeye mahkumdur. Canlı olan herşey hayatını tüketip toprağın altına girecek ve yok olacaktır. Aynı şekilde cansız varlıkların da bir sonu vardır. Zaman, tümü üzerinde yıpratıcı etkisini gösterir. İçinde yaşayan varlıkların bir sonu olduğu gibi kainatın da bir sonu vardır. Kainattaki tüm gökcisimleri, yıldızlar, güneşler bir gün enerjilerini tüketip yok olacaklardır. Veya Allah dilediği başka bir sebeple tüm kainatı yok edecek, kıyamet günü ile ilgili vaadini gerçekleştirecektir.Görüldüğü gibi herşey sonludur; kainat da, yaratılmış tüm varlıklar da. Allah ise yaratandır. Ve sonsuzluk yalnızca kendisine aittir.




    Varis : Bütün servetlerin gerçek sahibi



    ٭"Şüphesiz biz diriltir ve biz öldürürüz! Ve her şeye biz vâris oluruz." (Hicr Suresi; 23)


    ٭Şunu bil ki, varlığı mümkün olan bütün varlıkların maliki ve sahibi Allah'tır. Fakat Allah kerem ve ihsan sahibi oluşu nedeniyle, bazı eşyayı geçici olarak kullarının mülkiyetine vermiştir. İnsanlar ölümlü Allah ise Bâki'dir. Bu yüzden insanlar öldüklerinde sahip oldukları eşyalar, ilk sahibi olan Allah'a kalır. Allah'ın Vâris olmasından maksat işte budur.


    Reşid : Doğru yolu gösteren



    ٭"Rabbimiz! Bize tarafından bir rahmet ver ve işimizde bize doğruyu göster durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla!" (Kehf Suresi; 10)


    ٭Her müslüman, Allah'ın kullarına doğru yolu göstermeli ve onları, İslam'la bağdaşmayan, kendilerini Allah'a itaat ve ibadet etmekten alıkoyan, Allah'a ve Resulü'ne isyan etmelerine, emir ve yasaklarını çiğnemelerine neden olan bütün adet ve davranışları terk etmeye çağırmalıdır. Eğer müslüman bu özelliklerle kendisini donatır ve bunlara sahip olursa, Allah katında reşid olarak adlandırılır ve büyük sevaplar kazanır.




    Sabur : Çok sabırlı, sabreden, cezayı erteleyen



    ٭Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir müddete kadar erteliyor. Ecelleri geldiği zaman onlar ne bir saat geri kalabilirler ne de öne geçebilirler. (Nahl Suresi; 61)


    ٭Resulullah s.a.v. buyuruyor: "İşittiği bir ezaya Allah'tan daha fazla sabreden kimse yoktur. O'nun çocuğu olduğunu iddia ettikleri halde Allah, onlara sihhat ve afiyet vermekte, onları rızıklandırmaktadır.


    ٭Bir müslüman ihlasla, inanrak ve yaşayarak "Ya Sabur" diye bu mübarek ismin zikrine devam ederse onun eserlerine nail olur. Her türlü felaketten, hastalılardan kurtulup, şifa bulur.




  2. 2
    desert.rose
    Usta Üye

    --->: Esma-ül Hüsna

    Reklam



    Bizlere Rabbilalemi'nin güzel esmalarını
    sunduğun için Allah c.c razı olsun kardeşim,
    ellerin dert görmesin emeğine sağlık;):onay:








+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi