Mimar Sinan'ın Mucizesi...

+ Yorum Gönder
Ciddi Konular ve Seviyeli-Ciddi Konular Bölümünden Mimar Sinan'ın Mucizesi... ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Kobe23
    Üye
    Reklam

    Mimar Sinan'ın Mucizesi...

    Reklam



    Mimar Sinan'ın Mucizesi...

    Forum Alev
    Mimar Sinan'in Selimiye Camii'nin kubbesini o genişliğe oturtmak için 13 bilinmeyenli bir denklemi matematiğin bilinen 4 ana işleminden farklı beşinci bir işlem bularak çözdüğü söylenir.

    Ayrıca minarelerin şerefelerine çıkanların yolda birbirlerini görmemeleri ise büyük bir dehanın ürünüdür.

    Almanlar aynı sistemi meclislerinin önündeki dev kürede kullanmışlar.

    Mimar Sinan bu sistemi 2 metre çapındaki minarelere yüzyıllar önce monte edebilecek bir dehadır.

    Almanların dehası ise, o çirkin metal yığınına Selimiye'den fazla turist çekebilmelerindedir..


    *******************************************

    Bir gün Selimiye Camii'ne girenler, kubbenin altında bir Japon'un ayaklarını kıbleye doğru uzatmış sırtüstü yattığını görmüşler

    Tabii hemen Japon'u, "Burası kutsal bir yer. Bu şekilde yatmak bizim inançlarımıza göre saygısızlıktır.

    Lütfen oturun veya ayakta durun" diyerek uyarmışlar.
    Ancak, Japon trans vaziyetteymiş,

    gözlerini kubbeden ayırmadan şöyle sayıklıyormuş: "Bu imkansız. Ben yılların mühendisiyim. Bu kubbe var olamaz.

    Hayal görüyorum. Bu kubbenin orada o şekilde durması fizik ve matematik kurallarına aykırı.

    Bu imkansız, orada hiçbir şey yok, orada hiçbir şey yok..."

    *********************************

    Selimiye Camii'sinin zemini gevşek toprakmış. Bu nedenle minarelerinin yakın zamanda yıkılacağı farkedilmiş.

    Uluslararası bir grup bilimadamı toplanmış. Nasıl kurtarırız bu tarihi minareleri diye kafa kafaya vermişler.

    Sonuçta en son teknoloji olan metal kelepçelerle minarelerin temellerini sabitlemenin en iyi çözüm olduğuna karar vermişler.

    Minarelerin temellerini açınca, koymayı düşündükleri kelepçelerin aynısıyla karşılaşmışlar.

    Mimar Sinan bilmem kaç yüzyıl önce aynı şeyi düşünmüş meğerse....?

    *********************************************


    1950-60 arası bir tarihte inşaat mühendisi, mimar ve jeofizikçilerden oluşan bir Japon heyeti Turkiye'ye gelmiş.

    Heyet İmar ve İskan Bakanlığı'ndan izin alarak ülkemizdeki tarihi yapıları incelemeye başlamış.

    Ayasofya'yı, Yerebatan Sarnıcını filan gezdikten sonra sıra Sinan' ın kalfalık eseri Süleymaniye Camiisi'yle Sinan'ın öğrencisi Mimar Davut Ağa'nın eseri Sultanahmet Camiisi'ne gelmiş.

    Japonlar bu camiler üzerinde günlerce inceleme yapmışlar.

    Her geçen gün şaşkınlıkları daha da artıyormuş. Çünkü Japonlar daha ilk incelemede camiilerin gevşek bir zemin üzerine inşa edildiğini anlamışlar.

    Ama bunca yıl, bu camiilerde bir çatlak dahi olmamasına akıl sır erdirememişler.

    Bunun üzerine Türkiye programının gerisini tamamen iptal edip, bu iki camii üzerine yoğunlaşmışlar.

    Araştırmalarının sonucunda herhangi bir sarsıntı sırasında bu iki caminin sabitlenmediğini aksine yerinde oynayarak yıkılmaktan kurtulabildiği
    ortaya çıkmış. Minareleri incelediklerinde ise dumurları ikiye katlanmış.

    Minarelerin çok daha gelişmiş bir raylı sistem mekanizması üzerine oturtulduğunu ve her yöne yaklaşık 5 derece yatabildiğini görmüşler.

    Daha derin araştırma yapmak için Edirne'ye, Sinan'ın ustalık eseri Selimiye Camisi'ne gitmişler.
    Oradaki olağanüstü sistemleri görünce iyice dumur olmuşlar.

    Selimiye'nin tüm sırlarını aylarını harcayarak çözmüşler.

    Japonya'ya döndüklerinde ise Sinan'ın sırlarını uygulamaya sokarak şehirlerini Sinan'ın kullandığı sistemlerle kurup muazzam gökdelenler dikmişler.

    Yani şu an gelişmiş ülkelerin gökdelen yapımında kullandıkları çoğu sistem,
    yuzyıllar önce Sinan'ın geliştirdiği mekanizmalarmış.

    Tac Mahalin mimari mehmet efendi mimar sinan'ın öğrencisidir.


    Bizede sadece övünmek düşüyor görünüşe göre..




  2. 2
    flasman
    Üye
    Reklam



    gerçekten övünülecek bir durum emeğine sağlık dostum gerçekten çok güzel bilgilerdi.







  3. 3
    flasman
    Üye
    arkadaşlar bendende bir kaç bilgi

    SÜLEYMANİYE CAMİİ




    İstanbul’un siluetini minareler ve kubbeler süsler. Şehrin en büyük ve görkemli camii Süleymaniye Camiidir. Dış ve iç estetiği, fevkalade muntazam, göz okşayıcı proporsiyonları seyredeni büyüler. Süleymaniye Camii bir mimari şaheserdir. 16. yy., Türk Osmanlı İmparatorluğunun her bakımdan gelişmiş ve ilerlemiş olduğu bir devirdir. 36 Osmanlı Sultanı arasında 47 yıl ile en uzun hüküm süreni Kanuni Sultan Süleyman’dır. Bu büyük şöhretli Sultan, kendi adına yaptırtacağı camii Koca Mimar Sinan’a havale etmişti. Mimarlık dünyasının bir dehası olan Mimar Sinan, camii ve etrafını saran büyük kompleksi 1550-1557 yılları arasında tamamlamıştır.

    SELİMİYE CAMİİ ve ARASTASI



    ARASTA

    1569'da Hersekli Semiz Ali Paşa'nın Mimar Sinan'a yaptırdığı Ali Paşa Çarşısı yüz otuz dükkândan oluşmaktaydı. Çarşısı üç yüz metre uzunluğunda olup, altı kapılıydı. 73 kemerli, 255 metre uzunluğunda, 124 dükkândan oluşan arasta, III. Murad (1574-1595) tarafından Selimiye Camisi'ne vakıf olmak üzere Davut Ağa'ya yaptırıldı.







  4. 4
    veysell
    Üye
    Güzel bir konuya değinmişsiniz çok teşekkürler..
    Geçmişimize baktığımızda atalarımızın bir çok yeni şeye elatmış oldunu görür ve bunlarla öğünürüz ama yakın geçmişimizde ise hiç bir şey göremiyoruz teknolojinin bu kadargelişmiş olmasına rağmen .
    Sonuçta geçmiş geçmişte kalmıştır biz bu günü yaşıyoruz ne yapıyoruz?Meslek liselerimizde bir kısır döngü içerisine girmişiz diğer ülkelerin üretmiş olduğu araç gereçlerin nasıl çalıştığı,tamiratlarının nasıl yapılacağı hakkında bilgi aktarıyoruz.Peki bunu yapmayalımmı yapalım ancak incelediğimiz elemanları daha geliştirmeye çalışmak gerekiyor bu seferde karşımıza bir kalıp çıkıyor bu kalıbın dışına çıkamazsınız ancak bu konularda eğitim verebilir ve alabilirsiniz.Tabi araştırmalar için birde para gerekir oda gönlümüzde yara .Japonlardan bahsetmişsiniz dünyanın en katı eğitimini veren hak etmeyenin sınıf geçemiyeceği bir ülke.Bu ülkede tüm masrafların devlet tarafından karşılandığı,her okulun katılmak zorunda olduğu proje yarışmaları var uygulamalı olarak herkez hayalinde olanı üretmeye çalışıyor işlesin veya işlemesin.
    Bizlerde yokmu var AB Fonlarından para alabilmek için projeler üretiriz proje olsun diye.

  5. 5
    Uzak
    Üye
    Elimizdekilerin kıymetini bilmiyoruz...Bilmiyolar..:(

+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi