Ahlakın Dört Boyutu - Ahlak İle İlgili Yazı

+ Yorum Gönder
Ciddi Konular ve Seviyeli-Ciddi Konular Bölümünden Ahlakın Dört Boyutu - Ahlak İle İlgili Yazı ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    DOLUNAY
    Özel Üye
    Reklam

    Ahlakın Dört Boyutu - Ahlak İle İlgili Yazı

    Reklam



    Ahlakın Dört Boyutu - Ahlak İle İlgili Yazı

    Forum Alev
    Ahlakın Dört Boyutu - Ahlak İle İlgili Yazı


    AHLAKIN DÖRT BOYUTU

    Prof.Dr.C.C.Aktan
    Yukarıdaki açıklamalarımızda birey, aile ve toplum ahlakı olmak üzere üç ahlak türünü ele almış bulunuyoruz. Ahlak, esasen çok yönlü ve boyutlu bir kavramdır. Ahlakın ekonomik, sosyal, siyasal ve ekolojik olmak üzere dört ayrı boyutundan ve alt ahlak alanlarından sözedebiliriz.
    Ekonomik ahlak kavramı, ekonomik birimlerin davranış ve eylemlerinin belirli kurallara bağlı olması anlamına gelir. Ekonomi içerisinde insan ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik mal ve hizmet üretimi yapılır. Müteşebbisler, üretim faktörlerini bir araya getirerek tüketicilerin isteklerini ve ihtiyaçlarını karşılayacak üretim yaparlar. Piyasa ekonomisinde rol alan aktörleri esas alarak ekonomik ahlakın alt alanlarını şu şekilde sınıflandırmak mümkündür:
    · Üretici ahlakı. Mal ve hizmet arzeden tüccar, sanayici, esnaf ve saire kimselerin çalışanlarına, müşterilerine, pay sahiplerine, topluma, doğaya ve çevre karşı olan ahlaki sorumlulukları bulunmaktadır.
    · Tüketici ahlakı. Üretici kadar tüketicilerinde ahlaki sorumlulukları bulunmaktadır. Tüketicilerin, en başta ürünleri çevreyi kirletmeyecek şekilde tüketmeleri gerekir. Bunun dışında tüketicilerin mal ve hizmet satın aldıkları organizasyonlara karşı ahlaki davranma sorumlulukları bulunmaktadır.
    · Organizasyon ahlakı. Piyasa ekonomisinde mal ve hizmet arzeden tüm organizasyonların, ahlak alanında uymaları gereken kurallar olmak zorundadır. Organizasyon ahlakı, bazen “kurum ahlakı” ya da“şirket ahlakı” olarak da adlandırılmaktadır.
    · Liderlik ve yönetim ahlakı. Özel teşebbüs sahiplerinin, bir diğer ifadeyle müteşebbislerin organizasyon içerisinde çok özel ahlaki görev ve sorumlulukları vardır. Organizasyon “sahipleri”, çalışanlardan daha farklı olarak daha geniş sorumluluklarla karşı karşıya bulunurlar. Lider ve üst yönetimin sadece çalışanlarına adil olmak, insani davranmak, çalışma koşullarını uygun hale getirmek vs. sorumlulukları dışında müşterilere, tedarikçilere, pay sahiplerine, çevreye, topluma karşı çok önemli ahlaki sorumlulukları bulunmaktadır.
    · İşçi ahlakı. Organizasyon çalışanlarının da istihdam edildikleri firmaya karşı dürüst çalışma, araç ve gereçleri itinalı kullanma, gereksiz izin almama ve saire ahlaki görevleri vardır. Çalışanlar, müşterilere karşı davranış ve eylemlerinde de belirli ahlaki ilkeler ve standartlara uymak zorundadırlar.
    Buraya kadar ekonomik ahlak kavramını açıklamış bulunuyoruz. Bir diğer ahlak boyutu “sosyal ahlak”olarak adlandırılabilir. Sosyal ahlak, toplumu oluşturan bireylerin ve ailelerin davranış ve eylemlerinde yapılması istenen (beklenen) değerleri, ilkeleri ve yargıları kapsar. Adam öldürme, fuhuş, ırza tecavüz gibi toplum yaşamında ortaya çıkan sorunlar bir suç olmanın ötesinde aynı zamanda ahlaki açıdan da örnek teşkil ederler.
    Bir diğer ahlak boyutu olarak “siyasal ahlak”dan sözedebiliriz. Siyasal ahlak, dar anlamda devlet yönetiminde olması gereken davranış ve eylemleri ifade eder. Daha geniş anlamda, siyasal ahlak deyince , bundan tüm siyasal aktörlerin (seçmen, hükümet, bürokrasi, siyasal partiler, çıkar grupları vs.) davranış, eylem, karar ve tercihlerinde uymaları istenen (beklenen) ahlaki ilkeler ve değerler anlaşılır. Bu tanıma paralel olarak, siyasal ahlakın başlıca şu alt alanlarından sözedilebilir:
    · Hükümet ahlakı.
    · Bürokrasi ahlakı,
    · Çıkar ve baskı grupları ahlakı,
    · Seçmen ahlakı,
    · Siyasetçi ahlakı vs.
    Son olarak bir diğer ahlak boyutu olarak “ekolojik ahlak”ı kısaca açıklamaya çalışalım. Ekolojik ahlak, insanların doğaya ve çevreye karşı olan sorumluluklarını ve bu alanda yapmaları gereken ya da uymaları gereken ilkeler ve değerleri içerir. Sokaklara tükürmemek, sigara izmaritlerini gelişigüzel her yere atmamak vs. bireylerin ahlaki davranışları için sadece bir kaç örnektir. Bunun dışında firmaların doğayı ve çevreyi kirletmeyecek şekilde üretim yapmaları, “çevre dostu teknolojiler” kullanarak üretimde bulunmaları vs. çok önemli ahlaki sorumluluklar olarak karşımıza çıkmaktadır.



  2. 2
    nutkumus
    Yeni Üye

    --->: Ahlakın Dört Boyutu - Ahlak İle İlgili Yazı

    Reklam



    AHLÂK KONUSUNA DAHA GENİŞ AÇIDAN BAKIŞ
    Cemiyetlerin maddî ve manevî kalkınması, asâyişi, huzuru ve refahı fertlerinin ahlakî yapısıyla yakından ilgilidir.
    İnsanların ferdî ve içtimaî meselelerinin odak noktasında bulunan ahlâk, çok geniş ve çok mühim bir mevzudur. İnsanlara ahlâk olarak neyi, niçin ve nasıl telkin etmek gerektiği, ferdî ve içtimaî hastalıkları önlemek ve gidermek için iyi bilinmeli ve iyi yapılmalıdır.
    Beşeriyetin en yüksek temsilcisi olan Peygamberimiz (a.s.), ahlâk hususunda da en önde gelen rehberimizdir. “Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.”, “ İslâm güzel ahlâktan ibarettir.” gibi hadis-i şerifleriyle ahlâkın mahiyetine ve ehemmiyetine dikkatimizi çeken Resululllah’ın (a.s.) ahlâkının nasıl olduğu sorulduğunda Aişe validemiz; “Onun ahlâkı Kur’an ahlâkıydı.” şeklinde kısa ve tatminkâr bir cevabı vermeyi kafi görmüştür. “Yaşayan Kur’an” olan Peygamberimizi (a.s.): “Rabbimizi bize tarif eden üç büyük küllî muarriften biri” olarak iyi tanımalıyız.
    Ahlâkı çeşitli bakış açılarından ele alan çok sayıda kitap vardır. Ahlâkın temeli; semavî dinler ve onların arasında en doğrusu, asliyetini bozulmadan muhafaza etmiş olan İslâm dinidir. İnsanı “kâinatın misal-i musağğarı” (kâinatın küçültülmüş bir misali), “eşref-i mahlukât” (yaratılmışların en şereflisi) ve “arzın halifesi” olarak yaratan Allah (c.c.), elbette ona yapması ve yapmaması icap edenleri de bildirmiştir ki, bunlar da Kur’an âyetleri ve hadisler başta olmak üzere, İslâmî kaynaklarda mevcuttur. Bu sebeple, ahlâk mevzuundaki İslâm dışı çeşitli felsefî görüşlerde boğulmamalı, İslâm ahlâkı üzerinde durulmalı; İslâm ahlâkının, bilhassa Peygamberimizin (a.s.) örnekliğiyle, lâyıkı ile tanıtılması yolunda mesai sarfetmelidir.
    Ahlâkla ilgili, kısaca belirtilmesi gereken bazı mühim hususlar şunlardır:
    1 – Bazı güzel şeylerimiz gayrimüslimler eline geçtiği gibi, Batı ülkelerinin bize güzel görünen bazı ahlâkî hususiyetleri de aslında semavî dinlerden ve bilhassa İslâm dininden alınmıştır. Sanki İslâmın yüksek ahlâkının bir kısmı İslâm ülkelerinde revaç bulmadığından darılıp onlara gitmiş ve onların bir kısım ahlâksızlıkları da, kendileri içinde çok revaç bulmadığından, İslâm ülkelerinin ahlâkî değerler pazarına getirilmiştir.
    2 - Âhlâkın esası olan İslâm ahlâkını lâyıkı vechile, mantıkî, ilmî, delilleriyle tanıtmak, hem fertlerin hem de onların teşkil ettikleri cemiyetlerin ve bütün küre-i arzın sulhu, sükûnu, huzûru, refahı ve saadeti için büyük bir ihtiyaçtır.
    3 – Ahlâkî davranışta, her şeyden önce insana lazım olan: “Doğruluk”tur. Çünkü, “küfür” bütün çeşitleriyle yalan; “iman” ise doğruluktur. Peygamberimizin (a.s.) gençliğinden itibaren taşıdığı “Muhammed’ül Emîn” sıfatı, onun doğruluğunu ifade eder.
    4 - Fertlerde âhiret inancının tesisine ve kuvvetlenmesine çalışılmalıdır. Gençlerin, çocukların, ihtiyarların, evli çiftlerin âhiret inancına sahip olmalarının, onlara ruhî faydaları ve içtimaî hayattaki müspet neticeleri pek çoktur.
    5 - Dinsizliğe karşı dindarlığın bu zamanda takip edebileceği en selâmetli bir yol ve hareket tarzı, aynen ihtiyar bir annenin şefkatle evlâdını tehlikeden kurtarmak için yılmadan ve hiç vazgeçmeden fedakârane didinmesi gibi, akılları tenvîr ve kalpleri mutmaîn etmek için yılmadan feragatle ve şefkatle yapılacak “Nuranî bir müdafaa”olabilir.
    6 – Tam ve mutlak adâlet dersiyle, içtimâî hayatta emniyet, selâmet, insaf, din kardeşliği ve muhabbeti temin edip, Kur'ânî ve nuranî ispatlarla insanları ikna ve irşad etmek suretiyle, Hak yolunda tamirci ve müsbet bir tarzda çalışılmalıdır.
    7 - Anarşi ve terör, maalesef asrımızın gündemden düşmeyen bir belası olmakta devam etmektedir. Anarşi ve terörün sebepleri, önlenmesi ve giderilmesiyle alâkalı çok mühim ferdî ve içtimaî ahlâk reçeteleri veren Bediüzzaman’ın, bu hususta mahkeme müdafaalarında da tekrarladığı mühim bir ahlâkî reçetesi vardır:
    “Bu milletin ve bu vatanın hayat-ı içtimaiyesini anarşilikten kurtarmak ve büyük tehlikelerden halâs etmek için beş esas lâzımdır ve zarurîdir:
    Birincisi : Merhamet
    İkincisi : Hürmet
    Üçüncüsü : Emniyet
    Dördüncüsü : Haramı helali bilip haramdan çekinmek
    Beşincisi : Serseriliği bırakıp itaat etmektir.”
    Burada bahsedilen “merhamet, hürmet, emniyet ve serseriliği bırakıp itaat etmek”, hangi hallerde kime karşı olması gerektiğini, “haramı ve helali” insan kendisine farz olan “İlmihal” bilgisiyle bilir. Bilmiyorsa, önce bunları mutlaka kaynağından öğrenmelidir.
    8 – Asrımızdaki ahlâkî meselelerin bir kısmının da, “Aşk” kelimesine yüklenen bazı yanlış, sadece nefsanî ve eksik manâlarla ilgili olduğu inkâr edilemez. Aşk, şiddetli muhabbettir. Bu kelimeyi en büyük günahlardan zinanın ve ona yakın günahların kılıfı veya çeşitli kitle iletişim vasıtalarında reyting, yazılı basın ve neşriyatta da yüksek tiraj ve rantiyecilikle maddî menfaat için istismar malzemesi olarak kullananlar, maalesef çok olmaktadır. Aşkın, öncelikle ona en lâyık ve hakikî mâşuk olan Allah’a (c.c.) ve ondan sonra da Allah’ın (c.c.) hesabına başta Peygamberimiz (s.as.) olmak üzere, O’nun mahlukâtına ve “mutlaka meşru dairede” olması gerekir; bunun aksinin tehlikeleri vardır. Şefkat, aşktan da üstün bir histir.
    9 - Temelleri ve kaynakları bakımından hakikatte yine İslâm’ın malı olan fen ve sanatı, tevhid nûruyla yoğurarak, Kur'an'ın bahsettiği tefekkür ve “manâ-yı harfî” nazarıyla, yâni “onun Sanatkârı ve Ustası namı ile” onlara bakmağa ve baktırmağa çalışmak, ferdî ve içtimaî ahlâkımızın kilit hükmünde çok mühim hedeflerinden biri olmalıdır.
    Yukarıda kısaca ve özet olarak vermeğe çalıştığımız bazı örneklerdeki gibi ahlâkî prensipleri anlamağa ve tatbike çalışmak, asrımız insanlarının mühim bir vazifesidir.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi