Hayata Dair Tüm Şiirler

+ Yorum Gönder
Şiir Bölümü ve Şiir-Şiirler Bölümünden Hayata Dair Tüm Şiirler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Nasty Sea
    Üye
    Reklam

    Hayata Dair Tüm Şiirler

    Reklam



    Hayata Dair Tüm Şiirler

    Forum Alev
    Papatyadan Taç Yapmaya Beş Vardı!!!

    papatyadan taç yapmaya beş vardı
    beş arkadaş, beş taş oynarken yakalandı
    hava güneşli, ama hafif de rüzgarlı
    gökyüzünden kalbine dokunan ritimlerle
    nasıl aşık olunur bugün sesleri yankılandı
    bağırıyorum ama sesimi kendim bile duyamıyorum
    haykırıyorum ama duyulan sesi
    duyurmak istediğime ulaştıramıyorum,
    kuruyan yaprakları papatyanın
    seviyor sırasında düşüyor hep
    düşmesin diye hızlı hızlı bakıyorum papatya falıma
    düşmesin de
    sarmasın içimde yine aşk esintileri diye
    sormadım papatyaya
    böyle durumlarda ne yapılır diye
    bildiğim yoldan gittim yine
    öylece bakakaldım
    belki papatya derdime bulur çare diye
    beklenmemişlik belirtisiz kaldı ve
    beklediğim yine gelmedi
    kurutulmuş taç serisine bir yenisi daha eklendi

    Burak Akay

    ------------

    Sessiz Gemi

    Ruhsuzluk çemberinin en ortasında
    Karanlığın sınırında bir yerde
    En anlamsızlardan bile isimsiz yerde
    Kırık düşler ülkesinde bir damla gözyaşı
    Bu günah dolu ırmağa doğru düşmekte…

    Işığa hasret birkaç yaşantı geriye kalan
    Ve gurusuz bir tutam güneş
    Sevgilinin ellerinden gelmekten korkan
    Hırçın deniz türküsü yine şiirbazın dudaklarında
    Yine yakıyor kendi etrafını sebepsiz…

    Huzursuz kayıp bir limana bağlı
    Demirsiz halatsız dalgasız bir iskelede
    Tufanların habercisi yalnızlığın pençesinde
    Ölümle adaş bir gemi var
    Şimdiki zamanın anlamsızlığında boğulmakta…


    Şahin Bayraktar



  2. 2
    Nasty Sea
    Üye

    --->: Hayata Dair Tüm Şiirler

    Reklam



    Şahidim İstanbul


    Ah İstanbul
    Yaşadıklarımın hepsi sende
    Sende ilk defa adımımı attım hayata
    İlk defa sende ağladım
    İlk defa sende güldüm
    Sende okudum
    Sende yazdım
    Sendeyken ilk kelimemi söyledim
    Senin sokakların da koştum
    Çocukluğumun anılarını senin yollarına sakladım
    Ne aşklarım gizli sende
    Ne nefretlerim
    İlk defa sende aşık oldum
    İlk defa sende nefret ettim
    Aşık oldum
    Harcadığım emeklerin şahidi gökyüzünün martıları oldu
    Nefret ettim
    Şahidim denizinin yosunları oldu
    Bir yaşamım boyunca sırlarım oldu
    Denizinin kaptanına açtım derdimi
    Ağladım
    Çeşmelerinin yalaklarına akıttım göz yaşlarımı
    Dua ettim Yaradan’a
    Camilerinin avullarına sakladım günahlarımı
    Romanlar okudum
    Senden sordum satırlarının anlamlarını
    Şiir yazdım senden aldım ilhamımı
    Sokaklarında bucak bucak koştum
    Çenkel köyden orta köyü izledim
    Galatadan kadıköye geçtim
    Ve şimdi genç sevdalı
    Gözlerimi yorulmayan semalara çevirmişim
    Sallanan iskemlemde dinliyorum senin şarkılarını

    Yasemin Kadıoğlu

    -------

    Yalnızlığıma Anlattıklarım


    Hatalarım…
    Yollar var içimde, dört bir yanı kaldırım.
    Issız köşelerde ıslanırken yanaklarım,
    Taşlarıma düşüyor her gece ansızın asi bir yıldırım.
    Ne kadar oldu ben ışığı görmeyeli?
    Acıtmıyor kıvılcımlar artık.
    Kalbim biliyor ya, sığmıyor içime anılarım.

    İsyanlarım…
    Tozlu ayaklar basıyor içimdeki yollara.
    Bir söyleyenim var, ama yok şehirlerde duyanım.
    Bir kalem oluyor arada ışığım.
    Gölgeler siliyor yazdıklarımı ardından
    İçimdeki yollara kalıyor yine yaşadıklarım.

    Duygularım…
    Kaldırım taşları inat ettikçe tükenmiyor anlattıklarım.
    Özlüyorum, kendi doğrularıma aldırmadan.
    Yüreğim nefret ediyor beynimden,
    Ama yine de vazgeçmiyorum düşüncelerimden, biliyorum; onlar aslında benim dostlarım.
    Yavaş yavaş tozlanıyor yollarım.
    …ve sessizce diğer köşede ağlıyor terk edilmiş aşklarım.


    Korkularım…
    Cesaretim yok caddelere çıkmaya,
    Kavşaklarda günahlarım…
    Ben büyüyorum, içimde tükenmiyor çıkmaz sokaklarım…



    Aksel Meray







  3. 3
    Nasty Sea
    Üye
    Adını Siz Koyun

    değmeyin bana allah aşkına
    bırakın ağlayayım bırakın öleyim
    gözlerine esir olduğum yarim gitti gelmez
    kaderime isyanım hayata isyan
    hayallerimi çalanı gördünüz mü
    bana geri verin hayallerimi
    gülümsememi ve o en çok sevdiğimi
    değmeyin allah aşkına
    başımda deli rüzgarlar var
    yüreğimde kapanmaz yaralar
    gördünüzmü onu
    geri verin bana kaybettiklerimi....



    Erkan Eryılmaz

    -------------

    Oğlum


    Genç yaşta toprağa girdin oğlum
    Bembeyaz kefeni giydin oğlum
    Dünyayı başıma yıktın oğlum
    Bu diyardan göçüp gittin oğlum

    Daha düğün dernek kuracaktım
    Davul zurna halay tutacaktım
    Sen baba ben dede olacaktım
    Ne çabuk ecele yenildin oğlum

    Hevesinmi bitti şu dünyadan
    Bizden çokmu sevdi seni yaradan
    Muradın tadını alamadan
    Bu diyardan göçüp gittin oğlum

    Uyan oğlum uyan derin uykudan
    Evlat acısına dayanmaz baban
    O baba deyişin çıkmaz aklımdan
    Ne çabuk ecele yenildin oğlum

    Ersin Ünal







  4. 4
    Nasty Sea
    Üye
    Kağıt Para


    kandırdılar bizi
    her kelebek ömrü kısa değildi
    biz onlara bir gün bahşederken
    kim bilir kaç günümüz kaldı övünecek

    hangi renge yüklediler ayrılığı?
    siyaha mı?
    o zaman kefen beyaz olmamalıydı

    sulara bozuk para attılar
    dileklerini saydılar
    kağıt para atsak
    yırtılır mıydı hülyalar?


    Remziye Uludağ

    ---------------

    Gitmek mi Kalmak mı Zor?
    Çiselerken yağmur usul usul pencerene,
    Herkes derin ve tatlı uykudayken,
    Siyahi gecede,
    Ölüm kuşu göğsüne çöker her gece.
    Gitmek mi kalmak mı zor derler ya?
    Şaşar kalırsın?
    Dilinde sararıp ,solmuş sevda sözcükleriyle.
    Dilin kurur,aklın yanıtsız kalır,
    Gençliğin verdiği telaşlı kalbinde.
    Derin bir nefes çekersin...

    Sabaha uyanmışsan sağlık içinde,
    Şükredersin Rabbine!

    Fikrin takılı kalır geçmişe,
    Resimlerde kaybettiğin çocukluğun verdiği neşe,
    Şimdi yok!
    Ölüm kuşu seni beklemekte!
    Gitmek mi kalmak mı zor derler ya?
    Şaşar kalırsın,susarsın.
    Sessizliğin, çaresizliğin içinde.

    Soğuğa inat,
    Açarsın pencereni,
    Gönlündeki,
    Altından yapılmış saklı mahzeni...
    Ne varsa elinde avucunda,
    Aklında,
    Zamana yenik düşmüş düşlerinle,
    Ölüme teslim olursun sen de,
    Henüz çok genç olsan bile!

    Ayşegül Kor

  5. 5
    Nasty Sea
    Üye
    Canım Babam...


    Canım babam,
    Herkesin babasından çok babalığa yakışan adam!
    Baba kelimesine anlam kazandıran müstesna insan.
    Yüreği sıcacık, yanında en çok huzur duyduğum insan.
    Benim vefakar, cefakar babam
    Her zaman yanımda olan aslan babam!
    Doğrumda, yanlışımda yanımda oldun her zaman.
    Sen suçlusun diye kovmadın dergahından
    Babam, sırdaşım, arkadaşım, her şeyim !
    Keşke dilediğin gibi bir insan
    Sana layık bir evlat olabilseydim.
    Olmadı be babam, olamadım işte !
    Hep yanlışlıklarla çıktım karşına
    Hep pişmanlıklar var hayatımda
    Hayatımın en doğru, tek doğrusu sensin belkide...
    Canım babam, benim babam
    Özür dilerim, yaptığım hatalardan
    Özür dilerim, kırdığım kalbinden
    Özür dilerim, hayatında olmaktan
    Canım babam,
    Hakkını helal et ASLAN babam...

    Gül Yalçın

    -------------

    Ölüm Yorgundu Yaşamaktan


    Ölüm kokuyordu gece dikkat kesilince uzaktan.
    Elim boynumda nabzımı yoklarken ben
    Ağıtlar yakıyordu bir kadın,
    Sesi geliyordu yan sokaktan.

    Sabah ezanı süzülürken içeri ağır ağır
    Güneşi almaz olmuştu pencerem toz topraktan.
    Gözlerim görüyor mu diye tasalarla boğuşurken ben
    Fark ediyordum usulca, kulaklar oluyordu bir bir sağır.

    Kalp atışımı hissediyordum boynumda.
    Gidişleri izliyordum aynı anda.
    Havalanan perdeler hissettiriyordu rüzgârı.
    Benimse ruh halim yaşım gereği hala biraz uçarı.

    Bileklerime bakmıştım tuhaf düşünceler geçerken aklımdan.
    Eyleme dönüşmesi an meselesi gibi sanki uzaktan.
    Ama biliyordum kalan olmak zordu gidenin ardından.
    Duyuyordum, kulakları tıkananlara inat,
    Her seferinde yeni bir ağlayış çığlığı yükseliyordu
    Ağıt yakan kadının henüz gözyaşları kurumadan.

    Korkmuyordum, hayır; bu sesleri duymaktan.
    Vücutsuz canlılar da tuz basmıyordu yarama
    Yaşarken kaybetmiştim ben de bedenimi nasıl olsa.
    Ağrılarımı hissetmez olmuştum yalnız yorgunluktan.
    Bilinmezlikte boğulan o kadına bakıyordum içimdeki boşluktan.

    Ne acıydı ölümü duyup sadece izlemek dışarıdan!
    Ölmek daha mı kolaydı ağlayan bu kadın gibi yaşamaktan?
    Nabzıma borçluydum o an nefes alabilmeyi belki,
    Yoksa çoktan bıkmıştım bu düzeni anlamaya çalışmaktan.


    Aksel Meray

  6. 6
    Nasty Sea
    Üye
    Okuyalım

    İnsanlığın dünyasını
    Kurmak için okuyalım
    Sevgi barış mayasını
    Karmak için okuyalım

    İlimdir herşeyin başı
    Yıkmamak gerekse kaşı
    Hoşgörüyle her yurttaşı
    Sarmak için okuyalım

    Okumayan kalır yaya
    Cahil olan düşer zaya
    Birlik olup birgün aya
    Varmak için okuyalım

    Dünyada kalmasın cahil
    EZGİLİ sen de ol ehil
    Aydınlığa sonsuz meyil
    Vermek için okuyalım


    Kevser Ezgili

    --------

    Keşkee



    dışardan göründüğü gibi değil hiç birşey
    canım yanıyor,ve taşıyamıyorum olanları
    gülüyorum oysa
    zaten hiç yansıtamadım acılarımı
    her gün bir bıçak daha saplanıyor yüreğime
    ve her gün bir parçası daha gidiyor sessizce
    haykırmak istiyorum ama sesim çıkmıyor işte
    içimde patlıyor çığlıklarım
    ve her geçen gün eksiliyorum
    tamam değil hiç bir yanım
    bitsin istiyorum
    her gün dualar ediyorum terketsinler beni diye
    olmuyor
    aksine her geçen gün biraz daha gömülüyorum içine
    anlatsam belki de birilerine
    keşke...
    yapamıyorum işte
    bu kadar usta olmasaydım keşke acılarımı saklamakta
    yada bu kadar zorlanmasaydım keşke paylaşmakta
    canım yanıyor, acıyorum ve her geçen gün kanıyorum
    haketmiyorumn yaşadıklarımı
    ve sarmak istiyorum her geçen gün yenisi eklenen yaralarımı
    daha birini iyileştirememişken yenisi ekleniyor oysa
    gidin terkedin beni bilmediğim uzaklara....

    Gülseri Cansever

  7. 7
    Nasty Sea
    Üye
    Ah İstanbul

    Ah İstanbul…
    Kör olası gözlerinde kaldı ömrüm
    Bazen dönüp ardıma bakıyorum da
    Doğduğum sensin,doyduğum da
    Sevdiğim sen de,ağladığım da
    Biz ne çok şey paylaşmışız seninle aslında

    Anlatsam sana seni,dinler misin beni
    Döksem içimi,verir misin elini
    Yazsam sana anılarımı,okur musun İstanbul
    Okuyup da anlatır mısın bana kendimi.
    Ben neyim,neredeyim
    Bu memleketin hangi mevsimindeyim

    Ah İstanbul…
    Olmaz olası aşklarında kaldı gönlüm
    Dolu dolu,ıslak ıslak,kana kana
    Ne sevgiler geçirdim sende
    Doya doya,yana yakına

    Resmin yaptım dün gece,evimin duvarına
    Ajandama senin adına bu şiiri yazdım
    En yüksek tepelere çıkıp,dinledim seni
    Gözlerimi diktim en derinlerine,izledim seni

    Konuş benimle İstanbul,
    Hiç olmazsa dinle yada sor bana
    Bu elinde ki bavul da ne
    Gözünde ki gözlüğün camına yansıyan
    Kalkış için hazırlanmış tren de ne diye…
    Bu kadar mı sevdin beni
    Ben bu kadar mı sevdirdim sana kendimi

    Hadi eskisi gibi oturup kayalıklara
    Ben çalayım,sen dinle beni
    Uzat ellerini bana
    Bir kez dile gel de,dur de İstanbul

    Anlıyorum seni tabi
    Bana gel demedin ki, gitme diyeceksin
    Sana yazılmıştı bu güne deki ömrüm
    Sevda uğruna,aşk uğruna
    Geçti onca gönlüm

    Hani gitmeden,bu tren rayları ezilmeden
    Bavulum elimden kayıp
    Dilimden ağıt düşmeden
    Veda edelim birbirimize


    İçine düşüp boğulduğum
    Boğazındaki sular kadar
    Soğuk ve bulanık geçirdiğim
    Akşamlar adına vedalarımı,
    Ruhumu içine hapsettiğim
    Ağlayan kız kulen kadar
    Yalnız ve yaralı geçirdiğim
    Sevdalar adına elvedalarımı
    Bırakıyorum sana.

    Acılar senin,
    Sevinçler benim olsun.
    Tüm kanadı kırık aşklar seninle
    Mutluluklar benimle olsun.

    Çünkü;
    Tüm acıları kaldırımlarında
    Tüm yalnızlığı sokaklarında
    Tüm kabusları gecelerinde
    Bütün kederleri sahillerinde yaşadım
    Ah İstanbul…şimdi gidiyorum
    Kör olası gözlerinde kaldı ömrüm
    Olmaz olası aşklarında kaldı gönlüm…

    Pakize Gülşah Tatlıdil

    ---------------

    Çatlak Duvarlar

    (Tarih odalarının çatlak duvarları)
    karanlık odaların çatlak duvarları
    Beni tanıdın mı ?
    Bir mimar parmaklarıyla yokluyor zamanı.
    Sadece gözlerinin ışıltısı.
    Çocukların yüzlerine çarpan.
    Bin yıllık sevda
    Ne de ağır bir karanlık
    Dokunurken
    Sevgilinin saçlarında. (saçlarına)
    Bin yıl önceden sevdalanan adam.
    Düş gördü
    Kapatırken duvardaki çatlakları
    Ve açarken mazgalları.

    Güneşi gördüm anne güneşi
    Bu gece rüyamda.

    Sinan Yılmaz

  8. 8
    Nasty Sea
    Üye
    Sende mi?

    Sende mi kaptan
    Sende mi diğerleri gibi
    Hiç içimdekileri duymadan
    Satıyosun dostluğumu.

    Sende mi Nazım'ın kahpe arkadaşı gibi
    Bir çift rugan pabuç
    Sıcak bir döşek
    Ve üç yüz papellik rahat için
    Çekiyorsun elini omzumdan
    Sende mi?

    Ebru Özel

    *------

    Siz Hiç Bir Çocuğun Yüreğine Dokundunuz Mu? Siz Hiç Bir Çocuğun Yüreğine Dokundunuz Mu?


    artık bakmaz olmuş umutlu gözler
    sönmüş tek tek yanan ateşler
    kaldırım taşı,park yeni evi
    kimsesi yok onun artk
    kendini buldugu yer
    mezar taşı
    senin hor görüp aldırmadığın
    sesini duymadıgın
    sokak çocuğu dedigin
    yaşı küçük
    yüreği büyük olan umutlarını tek tek söndürdugun
    yürekli deli kanlı
    şimdi o...


    Kevser Çıgrıkçı

+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi