Eski Türk Film Afişleri

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 Sonuncu8Sonuncu9
Müzik ve Sinema Köşesi Bölümünden Eski Türk Film Afişleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Reklam

    Eski Türk Film Afişleri

    Reklam



    Eski Türk Film Afişleri

    Forum Alev
    Seninle Ölmek İstiyorum
    Başrol Oyuncuları : Türkan Şoray ve İzzet Günay


    seninle-olmek-istiyorum.jpg

    Senaryosunu Safa Önal'ın yazdığı film, mutluluğu yuvasında ve kocasının dejenere çevresinde bulamayan, bu nedenle de kendini alkole veren Selma ile mimar Nihat'ın öyküsünü konu alıyor.



  2. 2
    YapRock
    Forumun Herşeyi

    --->: eski türk filmlerimizin afişleri:)

    Reklam



    PROPAGANDA

    Yönetmen: Sinan Çetin

    Yapım: Plato Film

    Senaryo: Sinan Çetin, Gülin Tokat

    Görüntü yönetmeni: Rebekka Haas

    Müzik: Sezen Aksu
    Oyuncular: Kemal Sunal (Mehdi), Metin Akpınar (Rahim), Meltem Cumbul (Filiz), Rafet El Roman (Adem), Meral Orhonsay (Şahane), Ali Sunal (Mahmut), Kenan Baydemir (Hamdi), Nazmiye Oral, Müge Oruçkaptan ve Nail Kırmızıgül


    propaganda.jpg


    Sınırdaki Hayatlar



    Usta oyuncularla genç yetenekleri buluşturan ve uzun zamandır beklenen Sinan Çetin filmi ‘‘Propaganda’’ nihayet vizyona girdi.

    propaganda 0.jpg

    Yönetmeni Sinan Çetin, ‘‘Propaganda’’nın bugüne dek çektiği en iyi film olduğunu söylüyor.

    Daha çekimlerine başlamadan hakkında konuşulanlarla ve basına dağıtılan sevişme sahneleriyle (daha sonra filmden çıkarılan) ön plana çıkan ve bu yüzden ilgiyle beklenen film bugün gösterime giriyor. ‘‘Propaganda’’ son dönem Türk sinemasındaki yeni yaklaşımın farklı bir örneğini oluşturma iddiası taşıyor. Oynadıkları komedi filmleriyle bir döneme damgasını vuran Kemal Sunal ve Metin Akpınar'ı bir araya getiren ve olayların 1948 yılında geçtiği filmin konusu kısaca şöyle; Doğup büyüdüğü sınır kasabası Hisli Hisar'a Gümrük Muhafaza Müdürü olarak atanan Mehdi'nin (Kemal Sunal), kasabanın ortasına sınır telleri çektirmesiyle birlikte, çocukluk arkadaşı ve can dostu sıhhiyeci Rahim (Metin Akpınar) ile ilişkisi tuzla buz olur. Bu arada Mehdi'nin oğlu Adem (Rafet El Roman) ile Rahim'in kızı Filiz (Meltem Cumbul) arasındaki tutkulu aşk, aralarından geçen sınır çizgisi nedeniyle iyice imkansızlaşır. Neredeyse yüzyıllardır birlikte yaşayan Hisli Hisarlıların alışılagelmiş hayatları, aşkları ve ticaretlerinin dikenli tellerle parçalanışı filmde traji-komik bir dille anlatılmaya çalışılıyor ama birkaç akıllıca buluşun dışındaki espriler ne yazık ki oldukça klişe.

    Kemal Sunal (‘‘Zübük’’, ‘‘Salako’’, ‘‘Kapıcılar Kralı’’, ‘‘Polizei’’, ‘‘Habababam Sınıfı’’) ve Metin Akpınar'ı (‘‘Nereye Bakıyor Bu Adamlar’’, ‘‘Davetsiz Misafir’’, ‘‘Köyden İndim Şehire’’, ‘‘Petrol Krallları’’) aynı filmde buluşturan Sinan Çetin (‘‘Çiçek Abbas’’, ‘‘Prenses’’, ‘‘14 Numara’’,‘‘Berlin in Berlin’’, ‘‘Bay E’’) aynı zamanda başarılı bir reklam ve klip yönetmeni olarak da tanınıyor. ‘‘Propaganda’’ Rafet El Roman'ın ilk sinema, Sezen Aksu'nu ise ilk film müziği çalışması özelliğini de taşıyor.
    Neredeyse tamamı açıkhavada geçmesine rağmen klostrofobik bir atmosferi olan film, yönetmeninin reklam filmlerine olan merakını da birebir yansıtıyor. Bütçesi 2 milyon dolara yaklaşan ve Aksaray'ın Yalman Köyü'nde sesli olarak 6 haftada çekilen filmde yaklaşık 2000'den fazla figüran görev almış. Bu arada filme katkıda bulunan yerli oyuncuların filmin başrol oyuncularına taş çıkarttığı da gözden kaçmıyor. Aynı anda 46 sinemada birden gösterime girecek filmin sponsorluğunu da Efes Pilsen üstlenmiş.








  3. 3
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Tutsak türk filmi

    tutsak.jpg







  4. 4
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    yol filmi

    yol-filmi.jpg

  5. 5
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    3 dev adam

    3-dev-adam.jpg

  6. 6
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    artik-sevmeyecegim.jpg

    artik sevmeyeceğim

  7. 7
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Yönetmen: Çetin İnanç

    Oyuncular: Yılmaz Köksal - () Ahmet Mekin - () Hayal Sirer - () Erol Taş - () Danyal Topatan - () Sema Yıldız - ()

    Senaryo: Çetin İnanç Burhan Bolan

    Yapımcı: Erman Film (Hürrem Erman)

    Görüntü Yönetmeni: Mike Rafaelyan

    Sene 1970

    ceko-filmi.jpg

    Amcasının intikamını alan bir kovboyun öyküsü. Notlar : Yılın iş filmlerinden ve Yılmaz Köksal'a ün yaptıran film..

  8. 8
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    3 Film daha

    fasulye filmi.jpg

    kayikci-filmi.jpg

    kilink-ucan-adama-karsi.jpg

  9. 9
    princess06
    Üye
    güzel bi arsiv..emeğine sağlık!

  10. 10
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Drakula istanbul'da


    drakula-istanbulda.jpg

    1998 yılının Temmuz ayında Amerika Maryland ‘da düzenlenen korku filmleri festivalinde gösterilmesi ile yoğun bir ilgiyle karşılaşan “Drakula İstanbul’da”, Türk izleyicisi tarafından da tekrar keşfedilmiştir.


    1953 yapımı “Drakula İstanbul’da” ilk Türk korku filmi olma özelliği taşıdığı gibi Amerika ve Batı Avrupa dışında çekilen ilk vampir filmidir. Yapımcılığını Turgut Demirdağ’ın (And Film) üstlendiği filmin yönetmen koltuğunda ise Mehmet Muhtar’ı görmekteyiz. Film, Ali Rıza Seyfi’nın – Abraham Stoker’ın Drakula’sının kısaltılmış bir çevirisi niteliğinde olan- Kazıklı Voyvoda isimli kitabının bir uyarlamasıdır.

    Filmin konusuna kısaca değinmek gerekirse; İstanbul’da mülk satın almak isteyen Drakula’ya yardımcı olmak üzere Romanya’ya giden Azmi ( Bülent Oran ) ile maceramız başlar ve daha sonra İstanbul’a kadar gelen Drakula ve vampir avcılarımız arasında bir kovalamaca başlar. Film gerçekten şaşırtıcı, zira izlemeye karar verdiğimde; “Dünyayı Kurtaran Adam” ya da Ed Wood klasikleri gibi kült bir film beklemekteydim. Ancak çok kısa bir sürede yanıldığımı anladım. Drakula İstanbul’da 1931 yılında çekilen Bela Lugosi’li ünlü Drakula filminden kesinlikle etkilenmemiş özgün bir film. Öncelikle 1931 yapımı Dracula’ya göre çok daha esere sadık bir senaryoya sahip; bununla birlikte vampir filmlerine yenilikler getirmiyor da değil. Baş rolde unutulmaz bir performans gösteren Drakulamız Atıf Kaptan, dünya korku sinemasında uzun dişleri gözüken ilk vampir olma özelliğini taşıyor, ancak teknik imkansızlıklar nedeniyle kırmızı gözlerini göremiyoruz. Yenilikler bununla da bitmiyor, 1931 yapımı

    Hollywood yapımı “Dracula” ‘nın aksine, “Drakula İstanbul’da” da Drakula -tıpkı orijinal kitabında da belirtildiği gibi- şatosunun duvarlarında bir sürüngen gibi iniyor. Drakula efsanesinin; 1448 -1476 yılları arasında, üç dönem Eflak tahtına çıkan III. Vlad Tepeş yani bilinen adıyla Kazıklı Voyvoda’ ya dayandığını bilmeyenimiz yoktur. Hatta Abraham Stoker da bu efsaneden esinlenerek kitabını yazmıştır; işte Drakula ve Kazıklı Voyvoda arasındaki bağlantıya ilk kez değinen film “Drakula İstanbul’da”dır. Hollywood yapımı Dracula‘ da vampir olan Lucy’ ye ne olduğunu bilemezken, “Drakula İstanbul’da” da Lucy’nin Türk versiyonu olan Şadan’ın, vampir olduktan sonra nasıl yok edildiğini görebilmekteyiz, tıpkı Amerikan yapımında Jonathan Harker’ın Drakula’nın gelinleri ile olan yakınlaşması üstü kapalı bir biçimde geçiştirilirken, Türkiye uyarlamasında, Azmi ile gelinlerin yakınlaşmasının oldukça cüretkar bir biçimde sunulması gibi.

    Filmi romandan ayıran bir takım özellikler de yok değil elbette. Drakula’dan korunmak için hac yerine, neticede bir Türk filmi olması sebebiyle, sadece sarımsak kullanılıyor (ancak Kont’un sarımsaklar, tabiri caizse gözünün içine girene kadar bundan etkilenmemesi senaryonun bir azizliği olsa gerek). Nitekim Drakula’ yı Eyüp mezarlığında kıstırıp yok eden Azmi, evine geldiğinde eşi Güzin’e ( Annie Ball) artık sarımsak görmek istemediğini söyleyerek tüm sarımsakları çöpe atıyor.

    Film senaryosunda bir takım aksaklıklar barındırmakta; daha önce de belirttiğimiz sarımsak meselesi gibi. Kanaatimce bir diğer aksaklık da filmin finaliyle ilgili; hareketli bir kovalamaca sonunda Drakula çok ani bir şekilde ve hiç uğraşılmadan yok ediliveriyor. Bu kısım hızlı giden bir aracın aniden fren yapması gibi seyirci de tatminsizlik yaratabilecek ancak filmin başarısını gölgelemeyen bir kusur. Filmin en başarılı yönü ise hiç şüphesiz görüntü yönetimi diyebiliriz. Siyah –beyaz çekilen “Drakula İstanbul’da”‘nın ışık ve gölge ayarlamaları dikkat çekecek biçimde başarılı. Bu başarının mimarı da elbette görüntü yönetmeni Özen Sermet. Özen Sermet ismini Hollywood yapımlarında da görmemiz mümkün, hatta 1968'de Brezilya ‘da çekilen, Paramount yapımı "Tarzan ve Orman Çocuğu"nun görüntü yönetmeni olarak görev almış.

    “Drakula İstanbul’da” Türk Sinemasında örnekleri az olan korku filmlerinin en başarılısı olmakla yetinmiyor, Türk Sinemasının da en iyi filmlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Ne yazıktır ki değeri anlaşılamamış ya da çok geç fark edilmiş bir yapım aynı zamanda. Eski İstanbul fonunda, Özen Sermet’in ustaca görüntüleri eşliğinde başarılı bir korku filmi izlemek istiyorsanız, mutlaka temin edip izlemeniz gereken hatta bu türün meraklısı iseniz koleksiyonunuzun en önemli parçası olabilecek bir eser.



  11. 11
    ardana
    Üye

    --->: Eski Türk Film Afişleri

    Reklam



    güzel olmuş valla helal olsun nerden topladın bu kadar afişi

  12. 12
    asterx
    Üye
    paylaşım için sağol +rep

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 Sonuncu8Sonuncu9
eski türk filmleri,  eski türk filmi,  türk film afişleri,  eski türk filmleri komedi,  eski türk flimleri
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi