Sevgiliye Mektuplar

Konu Kapatılmıştır
3. Sayfa BirinciBirinci ... 2346 ... Sonuncu8Sonuncu9
Aşk Sevgi ve Sitem - Pişmanlık Bölümünden Sevgiliye Mektuplar ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 25
    ceydalım
    Emekli
    Reklam

    --->: Sevgiliye Mektuplar

    Reklam



    Evet sevgili üşüyorum,benden alip gittigin sicakliginin biraktigi boslukta üşüyorum.

    Ne dolar dedigim o bosluk doluyor,ne de diner dedigim acim diniyor.Zaman dedikleri ilac beni her gun daha dipsiz bir karanliga suruyor...

    Anilarla yasamak cok zormus,her yerde sen varken yalnizliga alismaya calismak,gittigini kabullenmeye calismak imkansizi istemekmis megerse..Icimdeki nefret buyudukce sevgiminde bitip tukenmeden yorulmadan her seferinde daha guclu darbelerle kalbime kazindigini gormek en buyuk caresizlikmiş...

    Sigaramdan cektigim derin nefeslerle bogmak istedigim dusuncelerim,aciz ruhum ve kirgin kalbim bir olup beynime hukmediyorlar ve artik tamamen kontrolumden cikmis olan mantigim işlevini yitirdi.

    Bu sensiz gecen kacinci gecenin ortasinda uyanisim artik saymiyorum,gozumdeki yaslar ne zaman diner,anilar ne zaman silinir,gonul yuzum ne zaman guler bilmiyorum sevdigim..Çok ozluyorum inan..Kokuna muhtacsesine hasret yasiyorum...


    Umitlerim tukeniyor sevgilim,umitlerim tukendikce daha da korkuyorum yasamdan...Simdiye kadar hic olmazsa az da olsa umidim,belkilerim vardi.O benim icimi gulduren,yuregimi isitan,gozlerimin isigi olan yuzunu birdaha gorebilme umidim vardi..

    Yoklugun cok acimasiz....

    Seni soranlara gittigini soylemeye dilim varmazdi,simdi ben soyleyemesemde herkes biliyor oksuzlugumu..Unuttum diyorum,artik canim yanmiyor,guluyorum bile,ama yuregim agliyor be sevgilim..
    Ne zaman basimi egmekten kurtarabilirim seni soranlara diye beklerken birde baktim umitlerim yok artik..

    Umitler tukeniyor icimdeki sen tukenmiyor ,omrum tukeniyor sana olan askim tukenmiyor..Ben bitiyorum sevdam buyuyor..

    Evet sevgili benden alip gittigin sicakliginin biraktigi boslukta usuyorum....oksuzumm...hala bekliyorum..

    SENI SEVIYORUM...



    Yudumla --->: Sevgiliye Mektuplar Hakkında Konu

  2. 26
    ceydalım
    Emekli
    Seni, senin anlayamayacağın bir biçimde seviyorum ben. Benim olmak zararlı ya senin için, acı çekersin ya, işte bilerek bu gerçeği benim olmamanı isteyecek kadar çok seviyorum seni. Uzaklaş istiyorum kıyılarımdan, kayalıklarıma toslama, oturma karama... açıl, açıl, açıl. Uzaklaş benden, engin sularda ol. Lacivert mavilere dik gözlerini. Yosun yeşillerimden ıraklara düş. Yunuslar eşlik etsin yol alışlarına, hadi git artık, ne olur git. Baştan çıkartma beni. Uğurlar olsun. Gitmeni arzulayacak kadar deli bir kimlikle seviyorum seni.

    Seni, senin anlayamayacağın bir biçimde seviyorum ben. Hani bir baba kızar ya, öfkelenir, döver ya hatta... arkasında ayıplarla dolaşan evladını. Ve ama yine de umutsuzca sever ve uzatır ya ellerini ne zaman düşse dara. Hani hem reddeder onu evlatlıktan ve hem de ama içten içe kanar ya baba yüreği. Kanayan içini de sever ya evladıyla birlikte. Hayırsız, huysuz ve hatta topluma zararlı olsa da bile; ister ya içten içe onun toplumun en mutlu insanı olmasını. Ve hatta döner döner de bakar ya kendine: “Ben nerede hata yaptım.” Diye. Çocuğunun tüm hatalarından sorumlu tutar ya kendini. İşte öyle. Sorumlulukların acı, sızı mutsuzluklarıyla... evlatlıktan reddedecek bir inatla seviyorum seni.

    Seni, senin anlayamayacağın bir biçimde seviyorum ben. Çok ama çok uzaklarımda olduğun zamanlarda bile kimi zaman... milimetrik ölçümlerle nefesimdesin. Sana dokunmak kadar yakın olsan da çoğu zaman... milyon kilometreler öteden duyulmuyor sesin. Seni, senin anlayamayacağın bir biçimde seviyorum ben. ‘Her hareketinin sırrına varacak kadar sen olmak, nerede ne yapacağını öngörebilecek kadar ben olmak’ gerçeklerinle seviyorum seni.

    Ey güzel sevgili çok sağlıklı bir beden değil artık bedenim. Beynim de öyledir belki. Ben bir hasta yatağını ‘sen’ sanacak kadar... can yakan bir iğne ucuna ‘sevdalanacak’ kadar... hastalıklı bir ruhla seviyorum seni.

    Seni, senin anlayamayacağın bir biçimde seviyorum ben.


  3. 27
    Mattet
    Usta Üye
    Şimdi nerelerdesin? Bu sefer yazdıklarımın, yüreğimin acısının adresi yok! Satırları yazmakta bile zorlanıyorum. Sen gideli kelime haznem daraldı. Tek başıma kaldım buralarda...
    Ansızın dalıyorum, sürekli yollara bakıyorum ve işin acı tarafı gelmeyeceğini de çok iyi biliyorum. Ah Sevgili! Çok hayallerimiz vardı. Hayata dair, aşka dair, ikimizin kaybettiklerine dair. Yazık! Hayallerimiz yarıda bile kalmadı.. Şimdi de mi kadere atılacak suç? "Kaderde var mı?" diyerek!

    Sen yoksun ama ben gene sana yazıyorum her günün ardından(!)
    Gözyaşlarımı, aşkımı, özlemimi yazıyorum ve sevgili her zamanki gibi seni özlemle bekliyorum. Bensiz üzülme olduğun yerlerde; çünkü ben seni yüreğimde taşıyorum, sensizken bile...

    Kimseye söylemiyorum seni sevdiğimi sana bile (!) Çünkü içimde yaşıyorum seni, sen de beni... Bizim aşkımızın kuralı da bu, baştan beri belli..

    Ah Sevgili(!) Özledim be seni.. Geleceksin biliyorum ve sabırla bekliyorum. Çünkü seni ölümsüz bir aşkla seviyorum.


  4. 28
    Mattet
    Usta Üye
    Gecenin karanlığı bana o kadar şey düşündürüyor ki; anlatamam. Hatalarım, pişmanlıklarım, düşünceler içinde savaş veriyorum. Bir de özlemlerim var tabi.. Benim özlemim geleceğim ve geleceğimin içindeki sen. Ama farklı şeyler yazıyoruz. (Sen ve Ben)

    Evet bana göre çok büyük bir aşk yaşıyoruz. Fakat beraberinde korkular var. Hani çok değer verdiğim bir şey olur ve sen ona özen gösterirsin. Adeta varlığın, bütün huzurun ona bağlıdır. Bir süre sonra ona bir şey olduğunda ise artık hayatının bittiğini düşünürsün. Ben daha önce yaşadım bunları sevgili! Acısı çok büyük... Seni kaybetmeyi düşürdüğümde de aynı acıyı çekiyorum. Artık anladın mı seni ne kadar büyük bir aşkla sevdiğimi?

    Baksana bu sessizlik, bu karanlık, bir de sensizlik neler yazdırıyor bana.. Öyle şeyler var ki içimde.. Bunu ben bile bilmiyorum. İçimde bir şeyler korkutuyor belki de beni.. Beynimi tırmalıyor artık yaşadıklarım. Dünya böyle bütün hızıyla dönüyor. Ne kadar bize yavaş gelse de..


  5. 29
    Mattet
    Usta Üye
    Sabah kalktığımda ilk aklıma gelensin. Ağladığım, güldüğüm ve sevgilim sen benim tek sevdiğim, aşık olduğum adamsın... Sen karanlıklar arasında kaldığımda tek ışığımsın. Ne ayrılıklar yaşadık seninle... Çok düşündüm neden diye(!)
    Her ayrılıkta dönmeyeceğim desem de, döndüm dayanamadım sensizliğe! Senden sonrası yok bilirim. Sen benim ilk sevdiğim,gizlice buluştuğumsun... Her gideceğini duyduğumda yüreğim benden önce ağlıyor. "Gitmeeee" olmaz diyor, başkasını değil, tek seni istiyor. Senin sevginden başkası ona yetmiyor. Sensizlikte her gün bitiyor. Her sensizlikte ölüyor ama sevgilim gören olmuyor.
    Bu kalp seni hep sevdi ve sonsuza kadar sevecek!!! Seni yanındayken bile özlüyor. Bak gene bu türkü çalıyor:
    "sana sevdiğim diyemem
    yalan yalan yalan
    sen karasevdamsın benim
    duman duman
    ah leyar yar
    yine başımda sevdan
    ah leyar yar.."


  6. 30
    Mattet
    Usta Üye
    İçimdeki Sen


    Anlatılacak şeyler olur bazen ama ne mümkün sıraya koyamazsın. Bazen isyan etmeye doğru giderken, bakarsın mutluluk karşında... Ve bir an çok mutlu olduğunda bir korku kaplar içini ya bozulursa dersin, o anı yaşayamazsın. Hayat bu işte bir varoluşun içinde kaybolmak(!) korkmak keşke bir fareden, bir yılandan korkmak olsa ama değil işte!!! En yakın bulduğun şeylerin seni ansızın terketmesi, canım dediğin her şeyden önce gördüğünün yılan oluşu vardır bide.. Yani yılanın kuyruğuna basmamış olsan da o seni sokmaya hazırdır. İşin kötü tarafı sen onu yılan yerine bile koymazsın. Evet yılan yerine koysaydın zehirleyeceğini bilir ve şuan olduğu gibi hemen ölmezdin...


  7. 31
    ceydalım
    Emekli
    Sevdim seni, balığın denizi, martının uçmayı sevdiği gibi. Gözlerine her baktığımda yalvarışı görmeni istedim bendeki. İnanmanı istedim bendeki parçana. İnanmanı istedim alev gibi yanan bu dünyaya. Gerçek aşkı görmeni istedim. Etrafında bu kadar yalan varken. Bir umut olmalı benimki yada bir heves sana göre. Halbuki bir bilsen bu aşkın destanlaşabilecek kadar büyük olduğunu. Bir bilsen sevdanın balığa denizi, martıya uçmayı unutturacak kadar samimi ve gerçek olduğunu….

    Bir ay parçasıydı sanki karşımdaki. Kocaman bir karanlığı aydınlatacak kadar güzel, ama elini ne kadar uzatırsan uzat ulaşamayacağın kadar uzak. Sence bilmeli mi bu gönül aşkı tek başına yaşattığını? Bilmesin boş ver. Üzmesin kendini, kendini bilmez birine vurulduğu için. O farz etsin aşkı yaşadığını. El ele tutuşup sahilde sevdiğiyle martıları izlediğini. Birlikte bir bank da çay içip, o soğuk kış gününde sadece ikisinin üzerine doğan güneşin iliklerine kadar ısıttığını.


    Ama sende bil sevdiğim. Sevdan bedenimi, ruhumdan önce terk etmeyecek. Bir gün güneş doğmasa bile, martılar gökyüzünü süslemese bile, bendeki sen dünyayı ısıtmayı, birbirine kavuşmuş aşıklara da o martıların seslerini duyurmayı başaracak. Ve sen uzaklara gitsen de sevdiğim, kokun beni bulutların gökyüzünü sardığı gibi saracak…


  8. 32
    ceydalım
    Emekli
    Her akşam rüyamda yine sen vardın. Saat olmuş gecenin 3’ü, herkes uyumuş,
    annem, babam, kardeşim, bende uyumuşum ama gönlüm hep ayakta, aşkım hep
    ayakta, onlar hiç uyumadı ki. Seni tanıdığımdan, sana aşık olduğumdan beri gözüme
    uyku girmedi aşkımın, sevdamın da. Ne tedaviler aradım, ne ilaçlar
    kullandım. Çaresi bir mucize bu hastalığın o da sensin.

    Ağlıyorum şu saat, unutma beni ağlatan sensin. Uyutmayan, hayatı zindan eden
    sensin. Ne hayat tat veriyor, ne o olmazsa olmaz dediğim bilgisayar, ne
    hava, ne ekmek, ne su,.. sadece ama sadece sensin o tat. Sensin benim
    hayatım, sensin.
    Benden vazgeçmemi mi istiyorsun? Tamam kabul. Çıksın birisi güneşe yazsın
    adını (benim yazdığımın yanına) vazgeçerim senden. Ya da sağır bir ressam,
    toprağa düşen gülün sesini çizsin bir kağıda o zaman vazgeçerim senden. O
    zaman vazgeçerim anlıyor musun? VAZGEÇMEM SENDEN.

    Benden kalan birkaç gözyaşı var bu kağıtta, sana olan aşkım var. Eğer bir
    gün ağlarsın olur ya! Bu kağıda ağla. Göz yaşlarımız mutlu olsun sonunda.
    Onlar kavuşsunlar aşklarına. Biz kavuşamasak da.

    Hem ben seni kime vazgeçerim? Kimse senin dudaklarındaki sıcaklığı vermiyor,
    kimse vermiyor sendeki o güzel kokuyu, kimse hissettirmiyor senin tenindeki
    buğuyu, hayali, kimse bakamıyor senin baktığın gözlerle bana, kimse senin
    dokunduğun hatta vurdun gibi vurmuyor bana, kimse tutmuyor senin ellerinle,
    kimse sarmıyor senin gibi kollarıyla, kimse ama kimse sendeki aşkı bana
    vermiyor. Ben sana mecburum, sonu olmasa dahi.

    Kalbim uçarsa o kelimelerin arasına okurken yakala onu, iyi bak incitme olur
    mu? Arkadaş et kendi kalbinle, dost olsunlar, aşık olsunlar birbirlerine,
    ölesiye hem de, sımsıkı sarılsınlar hiç bırakmasınlar birbirlerini, varsın
    ben onsuzda yaşarım, yeter ki onlar mutlu olsunlar.Sana soruyorum? Yakışıklı
    değilim, çok zeki değilim ama aşkım yetmez mi sana? Neden ben değil de seni
    sevmeyen bir başkası ya da benim kadar değer veremeyen birisi. Neden? Şunu
    unutma; Kırmızı güllere ulaşmak isteyenler ayakları altında ezilen
    papatyaların farkına varamazlar.

    Senin uğruna vazgeçmeyeceğim şey yok. Gururum hariç. O zaman neden ben
    değilim, neden başkası, sana başkasının ellerinin dokunmasına dayanamam.
    Buna dayanamam anlıyor musun beni? Neden ben değilim Allah'ım? Sebebi ne?
    Neden Allah'ım neden?
    Sana çıldırıyorum anlıyor musun? Sana çıldırıyorum? Neden sanıyorsun sizin sınıfa
    her teneffüs gelişim? Neden sanıyorsun hep başka konular arayışım.

    Çok merak etmiştin ya Metin ile benim bildiğim o olayı. Söyleyeyim. Metin
    bunu Rıza’dan duymuş. Rıza ona ikinizin beraber olduğunuzu söylemiş. Ben
    bunu duyunca içimdeki tüm gözyaşlarını o an çıkarmak istedim. Sağır olmayı
    istedim bunu duymayayım diye, bugün olmasın istedim bu olayı yaşamayım
    diye, Kör olmak istedim seni hiç görmeyeyim diye, kalbim olmasın istedim
    sana hiç aşık olmayayım diye, hislerim olmasın istedim senin kokuna, sıcak
    tenine alışmayayım diye. Senin olmamak istedim, sana hasret kalmayayım
    diye. Gözlerim karardı hiç abartısız o an? Metin bıraksa sonsuza dek öyle
    kalırdım. Rüyayı hep seninle kurardım. Hep ikimiz olurduk, hep seninle
    olurduk, kötü kalpliler aramıza girmeye çalışır ama ben hep mani olur buna
    izin vermezdim. Her şey senin istediğin gibi olurdu. Bir tek aşkımız ortak.
    Sana adardım her şeyimi. Seninle senin kadar güzel, senin kadar iyi, senin
    kadar güzel gözlü, senin kadar . Bir bebeğimiz olurdu. Ama neyse ki, hatta
    maalesef Metin beni rüyamdan erken uyandırdı. VE GENE SANA KAVUŞAMADIM.

    Hem sana kıyarım hem kendime? Ölümü dahi göze alırım sensin hayat zaten ölüm
    bana? Bunlar şaka gibi geliyor ama ben sana kıyamam . Kıyamam sana
    biliyorsun. Aşkım beni dağlasa da, aşkın beni mecnun yapsa da, sana kıyamam.
    Son söylemek istediğim seninle son defa konuşmak istiyorum ve diyorum ki
    seni çok seviyorum.


  9. 33
    Mattet
    Usta Üye
    ''ELVEDA DERKEN SANA''


    Elveda...derken sana...
    Bu sana son yazışım...? diye başlayan bir mektup var

    şu an karşımda. ?Bu sana

    son sözüm? dermiş gibi bakan. Simsiyah harflerle

    kirletilmiş, bembeyaz bir sayfa.

    Neresinden bakılsa acı, hangi satırından başlansa

    hüzün, hangi kelimesi okunsa

    güvensizlik.

    Oysa ki benim; batan güneşin ardından sarıldığım,

    tepeden aşağı inerken, çakıl

    taşlarıyla birlikte yuvarlandığımda düşündüğüm biri

    var?
    Bu sana son yazışım?? bir ayrılığın ilanı gibi, ölünün

    üzerine son kürektoprak,

    gözdeki son damla, son kez el sallamak gibi?
    Oysa ki benim; Kışın soğuğunda, dalgaların kayaları

    dövdüğü anlarda,

    fırtınalarda savrulurken sığındığım biri var?
    Bu sana son yazışım...? düşündüklerinin,

    hissettiklerinin ve yaşadıklarının

    benim için zerre kadar önemi yok demek değilse ne

    bu? Sen istediğini söyle, senin

    söylediklerinin hiç bir anlamı yok demek değilse ne

    bu?
    Oysa ki benim; derinlerde soluksuz kaldığımda ve

    nefesimin bana ait olmadığını

    sandığımda, sonsuz gibi görünen karanlığın ortasında,

    umudumun tükendiği

    anlarda düşündüğüm biri var?
    Bu sana son yazışım?? diye başlayan ve sana hiç

    inanmadım, sana hiç

    güvenmedim diye devam eden satırlar bunlar. Üstelik

    inanmam ve güvenmem

    için yaptığın her şey boşa kürek çekmek, yetersiz,

    yersiz ve saçma çabalardan

    başka hiçbir şey değil bunlar.
    Oysa ki benim; burnumda yağmur kokusu varken,

    bulutlar hızla akıp geçerken,

    ve çocuklar ağladığında, perdeler uçuştuğunda

    düşündüğüm biri var?
    Bu sana son yazışım?? ben bunları hak ettmedim?

    Ama sen herşeye müstehaksın,

    üzülmelisin, kırılmalısın, parçalanmalısın, yok olup

    gitmelisin? Senin

    söylediklerinden daha değerli başkalarının ne dediği,

    senden daha değerli

    bakalarının ne düşündüğü demek bu.
    Oysa ki benim; elimi uzattığımda ve satin her

    çalışında, yanımdayken özlediğim

    ve uzaklaşınca her an düşündüğüm biri var?
    Bu sana son yazışım?? Açıkca dilediğini yap, ben

    istediğim kadar daha

    yanındayım. Kendimi hazır hissedince girdiğim gibi

    çıkacağım hayatından demek

    bu?
    Oysa ki; Aklımın kıyısında dolaşan ve dilimin

    ucundayken yanarcasına

    düşündüğüm,
    deniz gözlerinde dolaşırken yemyeşil ormanlarda yok

    olup gittiğim biri var?
    Tek kişilik dünyamda ölçülü adımlarla yürüyorum.

    Boswer dim ve ben artık

    kendi MaSaL ıma dönüyorum. Sana geliyorum.

    Aylardan Nisan, sabahın erken

    saatleri ve bahar?


  10. 34
    ceydalım
    Emekli
    Bu gün ; ben sessizliği duymak istedim... Karanlıkta görmek istedim kendimi... Bu gün ben yalnızım... Biliyorum gecede... Yarıda kalmış ve unutulmuş bir mektup okuyorum... Çok hüzünlüsün diye arkadaşlar söylerlerdi bana. Oysa... Oysa her insanda vardır biraz hüzün. Bende öyleyim işte. Seni mektuplarım gibi seviyorum.Seni şiirlerim gibi seviyorum...
    İkimiz, ikimiz için hiç bitmeyen bir yola çıkıcaktık. Hadi... Gel demiştin... Şimdi bir tek ben kaldım yolun ortasında. Öğütleri duymadan vardım şimdi yaşamak istemediğin yerlere. Yalnızlığı yaşıyorum... O kadar tanıdığım insanların arasında... Küçücük bir defterime yazardım hissettiklerimi... O hep yanımdaydı.... Şimdi ise sen yoksun yanımda... Karanlık odalarda bi seni düşünüyorum saatlerce. Nerdesin şimdi...
    Ben hala aynı yerdeyim... Hala aynı şeyleri yaşıyorum... Sensiz....Değişmedim ben. Neden ki. Bazen sokaklarda dolaşıyorum. Eskisi gibi... Nasıl oluyorsa sizin evin önünden geçtiğimde, sessiz bir rüzgar gibi yanımdan geçerdi yaşadıklarımız... İçimde bir acı oluverirdi... Sonra da yaralı kalbim yine kanamaya başlıyı verirdi. O anda ağlamak gelirdi içimden... Biliyor musun? İlk kez senin için kaybetmiyorum dediğimde göz yaşlarımı, yine tutamazdım kendimi. Ağlardım... korkak bir çocuk gibi... Sonra penceremden gökyüzüne bakıp seni aramak vardır ya... yıldızlarda.... Oysa sen söylüyordun... İçim yanıyordu... Nerdesin şimdi...
    Bak bana; hediye ettiğin boncuğu hala taşıyorum....Seni hep görüyorum, her şarkıda, beyaz sayfalardaki siyah çizgilerde...
    Her sabah kardeşini görürüm... Sorarım ne yaptığını, ne ettiğini... Herkese şu yoksul kentte aynısını sorardım... Kimseler bilmedi ki, seni ne kadar çok sevdiğimi...
    İçimi defalarca çekerek söylüyorum Ezgim, ne kadarda çok inanmışım sana. Sen bana o kadar, o kadar çok söylemiştin ki. Beni nasıl sevdiğini... Bak şimdi acım hiç dinmiyor... Aklımdan hiç çıkıp gitmiyor apansız çekip gittiğin o gün.
    Hatırlar mısın? Kader demiştik senin tanıştığımız o ilk güne... Hiç unutamıyorum... Koşmuşuz meğerse biz senelerce... Nerden bilecektim ki seni böyle seveceğimi?... Senelerce yüzüme bakıp es geçmişsin, bir merhaba bile demeden.
    Belki hiçbir şeyim yoktu. Gündüzüm de gecemde... bi tek sen vardın. Her geçen saniyelere bile seni sorardım sessizce... Şarkılar söylüyorum sana...Duyuyor musun? Her sözüm gerçek, her sözüm içimden gelen duygularımdı... Belki de ilk defa çılgınca bir aşk mecerası yaşamak istedim. Gülebilirsin... ama benim için öyle bir şeydi...
    Bazen sorardın bana... Beni ne kadar çok seviyorsun diye... Susardım... Sonrada kızardın bana... Sustuğum için... Konuşamazdım o anda. Çünki seni ne kadar çok sevdiğimi, nasıl anlatacağımı bilmiyordum...İfade edemiyordum işte...anlatamadım sana. Seni ne kadar çok sevdiğimi... Bu benim için ne kelimelerle, ne de ifadelerle anlatılabilirdi....
    Aslında.... aslında.... aşka inancımı bende kaybetmedim...Korkuyorum sadece... Beni bu duruma aşk getirdi. Hayır.... Senin üstüne atmıyorum... hepsi benim yüzümden....Başkalarını mutlu etmek için elimden geleni yapardım...Böyleyim işte... Senin için yetmedi bunlar... Seni etkiler dedim ama o da olmadı. Özür diliyorum....
    Yokluğunu hissetmek çok zor. Senin o delice bakışlarını özlüyorum.... O güzel gözlerine bakmak yaşatır artık beni... Bilmiyorum.... Bu zor günlerim nasıl geçecek... Dilerim ki bir gün sorarsın kalbine ne yapıp ne ettiğimi... Umarım o yalancı aşkınla onun kadar mutlu olursun.... Ege güzeliydin sen? Şimdi ise içimdeki alevsin. Kendimi yaralamak....başka bir şey etmedim... Bugün ben yalnızım gecede...Yarıda kalmış bir mektup okuyorum.....


  11. 35
    Mattet
    Usta Üye
    Sonsuzluktan Geldim Sana…

    Çok uzaklardan geldim yüreğine. Kapılarını aç bana . Sana geldim sonsuzluktan. Senden önce çok uzun yollar aştım. En olmadık tehlikelerin içinden geçtim. Binlerce kez düştüm hayatın basamaklarından , binlerce kez düştüğüm yerlerden kalktım tek başıma. Düştüğümde yanımda ne sen vardın nede eller… Ellere aldanıpda düştüm binlerce kez. Ama düştüğüm yerlerden kalktığımda sen vardın yanımda…

    Sorgun yoktu bana , sualinde olmamıştı. Geçmiş sana göre karıştırılmaması gereken hazin bir yaşanmışlıktı ve hiç önemi yoktu senin için. Sen sevmiştin beni kayıtsızca şartsızca. Eğemenlik kurmuştuk yüreklerimizde. Sana geldiğimde aslında basamaklarının en son adımındaydı yüreğim. Son basamaklardan bile inmiştim. Artık suya batmaktaydı hayallerim. Meleksi çocukluğum denizlere doğru adım adım yürümekteydi. Yüzme bilmeyen saflığım tertemizliğim onu kirletenlere inat adım adım yürüyordu denizlere ….. Boğulmayı göze almıştım artık..

    Sonra en umulmadık anda sen çıktın karşıma. Belki son demde beklenen sen değildin ama sevgiyi hak eden sendin.Ellerimden tuttun. Tek tek indiğim basamakları , aslında hiç yabancısı olmadığım basamakları tek tek çıktık beraberce. Gerçekten çok sevdim seni yürekli çocuk… Hala seviyorum.. Biliyorumki sonsuza kadar seveceğim. Belki böyle Aşklar çok gerilerde kaldı. Belkide böylesine sevenler Aptal aşık anıldı. Üzerimize ne etiket yapıştırılırsa yapıştırılsın. Ben seni seviyorum… Hep seveceğim…

    Sonsuzluğum bildim seni. Biliyorum bu ömürden sonra bir hayat daha var . Sonum seninle işlediğim tüm günahlarımdan yanmak olsada cehennemlerde. Allah’ım bir gün affedecek beni biliyorum. Günahkar bir kulum ben , günahların kucağında yoğrulmuş. Cehennemden çıktığı ilk gün ki ruhum yine benim sözümü dinlerse sonsuzluğumuzla beraber seninle , sende bu yürek. Sen cennet kadar temizsin gözümde , bense cehennem kadar günahkar. Arındı ruhum seninle günhlardan. Sonsuzluğumsun sen. Biliyormusun ben seni bu dünyam için sevmedim. Fani bu dünya , yalan biliyorum … biliyorsun. Ben seni sonsuz dünyam için sevdim. Bu kadar çileyi neden çekiyorum sanıyorsun. Cevabı çok basit bu dünyada canansın sadece . Ahiretimde ise CAN’sın… Önce can demişler bilirmisin yar önce can demişler…


    Sonsuzluğumda CANIM’sın.
    Sen.
    SONSUZLUKTA BEKLENENSİN SEN…


  12. 36
    Mattet
    Usta Üye

    --->: Sevgiliye Mektuplar

    Reklam



    Ayaz vuruyor yüreğime,üşüyorum.Biliyorum senin şehrin sıcak ama bu kez değil sevgili bu kez değil.Ayrılığın bu kadar üşütücü olacağını söyleseler inanmazdım bak buz kestim karşında kımıldayamıyorum.Bundan sonra ayaz olacak tüm geceler benim şehrimde.Isıtmayacak ellerimi yüreğimi kimse ve hiç birşey.Sen sıcacık şehrinde sıcak tut yüreğini.Ama yaralama kimseyi emi.

    Bu sana son mektubum... Geldiğim gibi sessizce giderim demiştim ya sana, o kadar sessizlik sinmedi içime.Benden ne bırakabildim sana, ne kattım yaşantına bilmem ama cümlelerim kalsın istedim.Ta bi sen istersen belki yırtıp atacaksın belki de gözünün ilişmeyeceği bir yerde saklayacaksın bilmiyorum.Yazıyorum yine de bunlar seni seven bir kadının cümleleri ,bunlar ayrılığı içine sindirmeye çalışan içimdeki küçük çocukların sözleri sadece dinle.

    Gideceğimi anlamadığını biliyorum kim gideceği akşam böylesi sarılır ki sevdiğine,kim öpücüklere boğar, kim sözleriyle sarmalar ki.Benden başka bir deli yapmazdı zaten.İstedim ki son gecem güzel geçsin, ilerde hatırına düştüğümde istedim ki hüzünle anma beni Deliydi de geç git.

    Az önce parmak uçlarımda sessizce ilerleyerek balkona çıktım, senden önce sana ait bu şehirle vedalaşmalıydım.Bir sigara yaktım ,biliyorum bırakacağıma söz vermiştim şu mereti ama ben sözlerimi tutamadım sevgili.Ben bana verdiğim sözleri bile tutamadım ki ağlamayacaktım sözde ama bak tutamadım işte.Tutunamadım....

    Gözyaşlarımı silip yanına uzandım bir müddet ,o kadar güzeldin ki uyurken yüzünde dans eden gölgeleri bile kıskanacağım kadar güzel.Yüzünde belli belirsiz gülümseme.Gülmek bu kadar mı yakışır bir surete. Gelsem dokunsam dedim ,sıkıca sarılsam.Gidiyorum ,kalk beni durdur diye sarssam yapamadım Yalpaladım

    Eşyalarımı toparladım sonra ve şimdi oturmuş sana bunları yazıyorum.Gidişime anlam veremeyeceksin belki.Sabah uyandığında ben yerine bir kağıt parçasına sarılacaksın.Ve bu mektubun sonuna gelene kadar anlamayacaksın. Tökezledim işte.yapabilirim sandım.Sevgim ikimize yeter dedim.Oysa olmazmış tek taraflı yaşanmazmış aşk..O şarkıdaki gibi “ne sevdiğin belli ne sevmediğin” derken yara almışım yaralanmışım.Belki yarın diye aldanmışım kendimi aldatmışım Yarın belki derken yarınları tükettim. Yanıldım.
    Kaderim dediğim sevgili.Bir gece ansızın karşımda bulduğum ve bir sabah yitirdiğim seni yeniden karşıma çıkaran kaderdi öyle inandırmıştı çocuk yanım beni işte.Yine bir guzel akşamı tanişmıştık ve yine öyle bakakalmıştık.Ve şimdi yine soğuk bir ruzgar sabahı çıkıyorum hayatından.Açi tekerrürden ibaret dedikleri bu olmalı komik geliyor ama gülemiyorum

    Şimdi çıkacağım bu kapıdan seni ardımda bırakacağım.Her zaman ıkına sıkına gittiğim terminale gideceğim koşar adım.Tüm yollara dinamitler yerleştirip her geçişimde patlatacağım.Dönülecek yol kalmayacak sana çıkmayacak artık yollar.Gurursuzca sana her gelişime şahitlik etmeyecek hiç kimse.Kimse acıyarak bakmayacak yüzüme
    Gidiyorum,arkamdan su dökemeyeceksin

    Ve ben dönmeyeceğim bir daha

    Ardımdan gözyaşlarıma bahane yağmurlar yağmayacak Senin şehrin sıcak
    Biliyorum Sevgili biliyorum

    Yolum açık olmayacak

    Hoşça kal bulup bulup yitirdiğim sevgili
    Hoşça kal yüreğimdeki deli esinti

    Hoşçakal zorlu sevdam

    Sensizlik kolay olmayacak…..


Konu Kapatılmıştır
3. Sayfa BirinciBirinci ... 2346 ... Sonuncu8Sonuncu9
sevgiliyi ağlatan mektup,  sevgiliye ağlatan mektup,  ağlatan mektup sevgiliye,  sevgiliye ağlatan mektuplar,  sevgiliyi ağlatan mektuplar
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi