Sevgiliye Mektuplar

Konu Kapatılmıştır
7. Sayfa BirinciBirinci ... 4678 ... Sonuncu8Sonuncu9
Aşk Sevgi ve Sitem - Pişmanlık Bölümünden Sevgiliye Mektuplar ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 73
    Mattet
    Usta Üye
    Reklam

    --->: Sevgiliye Mektuplar

    Reklam



    Keşke seni farklı bir zamanda,
    Bambaşka bir ortamda
    Tanısaydım ve sevseydim yine delice,
    Bu sefer çıkıp ta karşına sadece
    Seni sevdiğimi bilmeni istemezdim
    Vefasızlığına böyle sükut etmezdim.
    Ancak her şey istediğim gibi de olmuyor
    Sevdamın zararı yalnız benle son bulmuyor
    Ve ne yazık ki ellerim kolllarım da bağlı
    Seni düşünür dururum gözlerim yaşlı.
    Hayatta bir tek seni ummuştum neler buldum.
    Sayende yalnız bile kalamaz oldum.

    Çünkü ne zaman kalsam
    Hayalinle saatlerim gidiyor
    Ne zaman seni hayal etsem
    Sonu hep hüzünle bitiyor.
    Sonu hep sensiz bitiyor.



    Sayfa Yedide --->: Sevgiliye Mektuplar Yazıyı Okumaktasınız

  2. 74
    Mattet
    Usta Üye
    Aramızda aşılmaz dağlar var. Hasret kokusu sinmiş dört

    duvar arasında, senin yanında olan ruhumu, seni, aşılmazlığı aşmış olduğumu düşünerek, nasırlı ellerimle sana sesleniyorum. Senin hiç bir zaman dayanamayacağın feryatlarım, sigaramın dumanıyla hasret kokan havaya karışırken bu cansız bedenlerde de bir sır olarak bütünleşiyor.

    İmkansız oldukça tutkulaşıyorsun yüreğimde, sana bir ömür boyu imkansızım olmanı söylerken, seni yazan nasırlı ellerimi uzattığımda, sen ellerimi ellerimden esirgemiş ve imkansız olmayı reddetmiştin!.. Şiirlere hayranlığını sevmiştim; şiirliğini ve sonradan mısralarında yerini sessizce alacağını bilmeden...



    Herkes güzelliğine hayrandı bense senin çocukluğunun maskesinde gizlenen olgunluğuna aşıktım... Hayat denen bu sahnede sana verilen rolü ne kadar iyi oynuyordun... Dilin "yüreğe" değer verdiğimi söylüyordu, ruhun ise kalıplaşmış zarfların ve kısır duyguların arasında geziniyordu. Yalanların
    arasında doğruları arıyordun. Seni çok farklı yapan neydi biliyor musun benim yanımda?..

    Hayır, güzelliğin değil canım; çocukluğundu... Ben asla bir bedende güzelliğe değer vermedim, zarfın ikinci planda geliyordu. Benim için her insanda olduğu gibi o zarfın içindeki mektup önemliydi. Seninde o mektubu
    yüreğinle ruhunu birleştirip okumanı çok isterdim. Arayışıma son verme kararını verdiğim anda, bir güz akşamında karşıma sen çıktın.

    Yüreğimde yaşadığım aşkı artık bedenleştirmek istediğimde, buna layık olarak seni gördüm. Ama yine aşkı yüreğimde yasamama sebep oldun ve imkansızlaşmayı reddederken aslında imkansızlaştığın farkında bile değildin... Marmara'ya anlattım seni... Seni sadece onunla paylaştım... Göz yaşlarım Marmara’nın
    teninde hayat bulurken, Marmara feryat ediyordu kendisi kadar gerçek olan aşkların yitirilişine...

    Kaç aksam seni bekledim... Seni paylaştığım Marmara’nın sevgisine dalgalarıyla köpük köpük anlattığı sahilde, kaç yakamozlu geceyi seninle izlemek istedim ama sen yoktun... Gökyüzünde bir yıldız gibiydin benim için... Elimi uzatsam tutacağım kadar yakın geliyordun oysa ki sen benim sevgimden yedi kat uzaktaydın.

    Gözlerin yasama sevinci veriyordu bana, ama artık gözlerine bakmayı yasak etmiştim sırf aşkım yüzünden. Bu zulüm değildi, ölümün ta kendisiydi... Yine yalnızım iste... Yalnızlığımın soğuğunda hayalinin sıcaklığına
    sarılıyorum... Seni yaşıyorum ve senli rüyalara hayalinle dalıyorum...

    Sana her şeyden üstün olan aşkımı sundum, ama sen zamanın değer verdiği yalancı aşkın zehrini, gözleri kamaştıran altın kadehlerden içiyorsun. Biliyor musun bitanem seni ilk günden daha fazla aşkla seviyorum. Bir çığ gibi yüreğimde büyüyorsun...


  3. 75
    Mattet
    Usta Üye
    Biliyorsun gayem sana zarar vermek,seni incitmek,kırıp dökmek değildi.Yıllar yılı acı çekmiştin istemediğin bir ortamdaydın ve sana ters düştüğü halde yanlış şeyler yapmıştın.Acına,yaşam mücadelene ortak olup yüreğimi yüreğine,ömrümü ömrüne katıp seni mutlu edicektim.
    Ben senden sadece sana verdiğim sevgiyi kabul edip bu sevgiyi yaşamanı istemiştim.Yüreğim tahtıda tacıda sana vermişti.Yalnızca seni istiyordu.Yüreğimde kalıp saltanat sürmek varken beni sıradan bir şeymişim gibi elinin tersiyle ittin.Çok sevilmek bu kadar kötümüydü.Gerçekten böyle ağırmıydıki.
    Sevgiye hasretim dediğini düşünüyorum da kocaman bir iğrenç oyun oynamışsın.Hayatıma bilmediğim yeni anlamlar getirmişsin.Gözüm kapalı hayatımı ortaya koyduğum bir kumar oynamıştım.Ya seni kazanacaktım yada kendimden vazgeçecektim.Hem seni kaybettim,hem de kendimden vazgeçtim.Varmıydı böyle kimsesiz darmadağın olmak,biçare kalmak varmıydı?Keşke beni böyle ödüllendireceğine,hiç ödül vermeseydin.Onca yüreği senin yüreğine feda ettiğim halde yüreğim kocaman sevdamı alabilecek kadar büyümedi.
    Bende sana büyük bir sevgiyi vermekte diretiyordum.Bu kadardirettiğim için beni bağışla!...Sevmek ölümüne cesaret,buzdan değil ateşten yürek ister.Adı üzerinde sevdaydı bendeki,zordu sevdayı büyütmek kolay değildi elbet…
    Bütün güzellikleri bütün kainatı seni sevmesi için birine verseydin yinede bu kadar sevilemezdin.Hiç kimsenin yüreği benim ki kadar büyük ve deli olamaz.
    Beni kırgınlıklarla,çelişkilerle,cevabı sende olan bir sürü soruyla ve bitmek tükenmek bilmeyen “keşkelerle”bıraktın.Bana onca acı verdin ama yüreğim düşmanın olamıyor.Her gün alabildiğine yanıyor.İstesem de istemesem de seni özlüyor,seni istiyor.Yüreğimi koparıp atmak mümkün olsaydı hiç düşünmeden koparıp atardım.
    Sevdan beni divane etti,asileştirdi.Kendime sözüm geçmiyor artık.Başımı ellerimin arasına ne ilk nede son alışım.İlk acım değil ama en büyük acımsın.Bir limandayım ve senin bindiğin gemi çoktan uzaklaşıp gitti.Bunu kabullenemiyorum,zoruma gidiyor,canımı acıtıyor.Sen yüreğimde bir hasret,en büyük ve hiç kapanmayacak bir yara olarak kalacaksın.Yarım kalmışlığım ve unutulmazımsın.Yüreğim seni sarayından kovmuyor.Tahtı da tacı da sensiz bırakmıyor.


  4. 76
    Mattet
    Usta Üye
    Saçının telini dünyalara değişmem derdin ya ben kısacık kestirdim, o saçları hem sen yoktun ki zaten kim okşayacaktı?

    Evlenmedim, kızlarım oğullarım olmadı. Ama dünyadaki tüm kimsesiz çocukları evlat edindim. Hepsinin saçlarında yıldızlar parladı, kaç doktor büyüttüm, bir bilsen hepsi de çok başarılı ameliyatlar yaptı. Kim derdi ki gülüm bir gün Leyla ünlü olacaktı, yayınevleri kitabını basacaktı, televizyonda kanaldan kanala koşacaktı.

    Kim derdi ki gülüm o sana tapan kız bir gün seni unutacaktı. O hani;

    'ocağında ateş olsam yar yar
    pencerende güneş olsam yar yar
    bahçende gülün olsam yar yar
    dalında bülbül olsam yar yar'

    diyen kız seni unutacaktı. Hani o kız gülüm, hani o kız sana her şeyden yakın olacaktı. Biliyor musun hep gülecek? Hep şiirden bahsedecek. Sen bilmeyeceksin yaralarını belki kitabını okuyanlar da. O, hep güldüğü için göğsünde kanamamış yaraları görmeyecekler sevgili.

    O hayaller artık bize çok uzak sevgili, ben artık gece yatağında üşürken sevgilisini düşünen o küçük kız değilim. Ben gece yatağında üşürken elektrikli battaniyesinin fişini prize sokan kadınım. Ben hayallerimi seninle kurdum, hayallerim kirlenmedi nereye gittiği belli olmayan hayatlarda.

    Evet sen hep vardın, yakındın. Evet beni bu gerçekleşmesi mümkün olmayan hayaller ayakta tuttu. En güzel şiirlerimi seni değil ama hayalini düşünerek yazdım. Ve ben seni değil gülüm, o hayali sevdim.

    Bağışla sevdiğim şiirden başka bir şey gelmedi elimden karın gibi ikiz çocuk veremedim sana, hem biliyorsun evlenseydik, bizim, iki oğlumuz, iki kızımız olacaktı, kızımızın saçında yıldızlar parlayacaktı, her birinden aşıklar dilek tutacaktı, onun adı bahar olacaktı, aynı aşkımız gibi. Küçük oğlumuz ablasını kıskanacaktı. Büyük oğlumuz doktor olup, yaşlandığın zaman seni katarak ameliyatı yapacaktı. Küçük kızımız doğduğunda benim göğsüm yara olacak, sütüm akmayacaktı. Ama biz ona sevgimizi verecektik, mama yedirirken ve hep ellerinden öpecektik yavrucağı.

    Evet sevdiğim ben o, gerçekleşmesi mümkün olmayan hayali sevdim. Aynı yalnızlığım gibi, çocuklarım gibi, şiirlerim gibi …

    Ben senin hayalini sevdim sevgili

    O HAYAL BANA HİÇ KAZIK ATMADI ÇÜNKÜ.


  5. 77
    sen_AY
    Usta Üye
    Sen gittin.. Bir zifiri karanlık, bir zından yalnızlığı, ağır bir boşluk bıraktın geride. Gittin ve dönmeyeceksin bir daha. Haklısın gidişinde, bu aşkı bitirmekte haklısın. Tek söz söyleyemedim. Yüzüne bakamadım. Karşında ağlamadım. Eridim, tükendim, bittim. Sonsuzlukta bir insan nasıl olur.. sesi soluğu nasıl duyulur?

    Elveda aşkım.. Elveda sevgilim. Sen kendini hiç böyle gereksiz, böyle değersiz, böyle yapayalnız hissettin mi? Ayrılık ölüm kadar acı ve soğuk.Aynalara bakıyorum. Aynada gördüğüm ben değilim. Gözlerim cehennem ateşi.. dudaklarım mühürlenmiş. Ellerim titriyor. Yüreğim kızgın demirlerle dağlandı. Yokluğunun bedeli çok ağır sevgilim.

    Sevinçlerim, hayallerim, umutlarım, renkli dünyam elveda.. Elveda yaşamak.. Yaşamın anlamı elveda. Kimse farkında değil yokluğunun. Sensiz ne hallerde olduğumu kimse bilmiyor. Anlamıyor yitip giden bir aşkın kederini.

    Düne kadar en yücesini yaşadım mutluluğun, ayaklarımın altından kayıp gidiyordu toprak, denizlerin ovaların üstünde uçuyordum. Güneş kadar yakındı bana aşk. Güneş kadar sıcak ve parlak. Bıraktın birdenbire, kanatlarım kesildi. Hızla çakıldım yere, boşluğun içindeyim, şimdi hiçbir şeyim.Oysa dünyanın en zenginiydim. Bütün çiçekler bizim için açardı, bizim için ballanırdı meyveler, ekinler bizim için bereketli, sular bizim için çağlardı. Şimdi toz duman içinde kızgın bir çöldeyim. Yönümü yolumu şaşırdım. Sam rüzgarlarına bıraktım gövdemi, sürüklenmekteyim.

    Sen bensiz nasılsın, bilmiyorum. Rahat mısın, mutlu musun, bu kadar çabuk beni unutur musun?.. Nasıl birden mazi olursun?

    Düne kadar gözlerinden aşkı içtiğim, dudaklarında yüreğimi erittiğim, uğruna bıçaklar çekip dünyaya meydan okuduğum ey sevgili nerdesin? Kimlesin?.. kimlerlesin?.. Kimlerle oynaşır gönül eğlersin? Ben burada, terk edip gittiğin yerdeyim.

    Elveda aşkım.. Elveda birtanem.. Elveda sevgilim! Elveda sana..


  6. 78
    Mattet
    Usta Üye
    Sen,gönlümün bahçesinde vakitsiz açansın.
    Okulda,evde,vapurda,otobüste
    Hayali gönlümün tepelerinde uçansın
    Sevmemeye yemin edip te,
    Kalbimi sözünden döndüren
    Ve bir senedir gönlüme dur diyen
    Aklımı başımdan alansın.
    O gül yüzüne uzaktan bakıp ta
    Yaklaşmaya cesaret edemedigim,
    Hergün defalarca görüp te
    Bir selam bile veremediğimsin.
    Gündüz söyleyemeyip te
    Gece rüyalarımda dediğim,
    Hep bir daha ki sefere deyip te
    Hiç Seni Seviyorum diyemediğimsin.
    Yalnız şunu da bilesin ki;
    Sen aşka dair son sözümsün
    Sen yıllardır aradığım özümsün.


    Hakan İlhan Dağcı


  7. 79
    Mattet
    Usta Üye
    Sevdanı anlat demişsin ısrarla
    Bendeki diller yetermi ki seni anlatmaya?
    Ela gözlerinde muhabbet,
    Tatlı dillerinde sevda buldum.
    Heleki geldin dünyama!
    Hoş geldin dalım kanadım kolum.
    Elim ayağım yürek çırpıntım.
    Bin yıl yaşasam senle doyamam..
    Kanaatkarım her şeye,
    Bir sana değil! ...
    Seni, bir seni çok istemekteyim.
    Can verensin hayat verensin
    Kıraç topraklara…

    Okşadın bendeki yüreği,
    En güzel sözcüklerle.
    Ummadığım zamanlarda çiçeklendi gönlüm,
    Unutulmuş yürek çırpıntılarımda seni gördüm,
    Darlıklar gitti sen bu kalbe girince,
    Seni sevince ben, içim sıcacık oldu.
    Merhaban yeşillendirdi solgun bahçelerimi.
    Aşk sanılan binlerce ilişkide….
    Benlik,savaşları yaşanır bir tanem.
    Biz öyle değiliz..
    Sevenlerin rabbinden tek ve ilk dileğidir kavuşmak.
    Yürünen yollar taşlı, engelli olsa da hiç fark etmez.
    BEN BUNU RABBİMDEN İSTİYORUM “seni istiyorum…
    Seni sana ve Allah’a emanet ediyorum..
    Çiçeğin,
    :cool:


  8. 80
    Mattet
    Usta Üye
    İçimdeki yağmurları dindiren can
    Merhaba aydınlık yüzüme …
    Merhaba doyamadığım hasretim,can sevdam..
    Selam olsun yaylaya, dağa bayıra..
    Kurda kuşa..hayata.. ayrılığa..
    Merhaba biricik canıma..
    Karanlıktı bir süre öncesi buralar
    Şimdi sıcak bir nefes etrafımda
    Dolana dolana topuk vura vura
    Bir Zeybek edasıyla oynayan bir yörük var karşımda
    Aşık gözleri sürmeli bakıyor
    En sevdalı en özlemli haliyle
    Ben onu herşeyden çok seviyorum
    Yıldız gibi bağlanıyorum bu güneşe
    Sen iki gözü sürmelim
    Kokumu getirdim sana
    Hadi koklasana…
    Sen düşlerde aradığım,
    Sen dağbaşlarımda kaya duldam
    Siperimsin.
    Sen gönül saraylarımın efendisi
    Ve sen tüm Coğrafyalarıma hükmedensin..
    Sen hasretimsin
    Yürek sızımsın benim
    Bekle birtanem..
    Gitmek varsa
    Gelmek te var her zaman..
    Geleceğim canımın içi..
    Merak etme …
    Bekle..
    Geleceğim ölümüne..



  9. 81
    ceydalım
    Emekli
    Gecenin karanlığı bana o kadar şey düşündürüyor ki; anlatamam. Hatalarım, pişmanlıklarım, düşünceler içinde savaş veriyorum. Bir de özlemlerim var tabi.. Benim özlemim geleceğim ve geleceğimin içindeki sen. Ama farklı şeyler yazıyoruz. (Sen ve Ben)

    Evet bana göre çok büyük bir aşk yaşıyoruz. Fakat beraberinde korkular var. Hani çok değer verdiğim bir şey olur ve sen ona özen gösterirsin. Adeta varlığın, bütün huzurun ona bağlıdır. Bir süre sonra ona bir şey olduğunda ise artık hayatının bittiğini düşünürsün. Ben daha önce yaşadım bunları sevgili! Acısı çok büyük... Seni kaybetmeyi düşürdüğümde de aynı acıyı çekiyorum. Artık anladın mı seni ne kadar büyük bir aşkla sevdiğimi?

    Baksana bu sessizlik, bu karanlık, bir de sensizlik neler yazdırıyor bana.. Öyle şeyler var ki içimde.. Bunu ben bile bilmiyorum. İçimde bir şeyler korkutuyor belki de beni.. Beynimi tırmalıyor artık yaşadıklarım. Dünya böyle bütün hızıyla dönüyor. Ne kadar bize yavaş gelse de..


  10. 82
    ceydalım
    Emekli
    Sen...Yüzümdeki gülüşlerin,ellerimdeki terlemenin,yüreğimdeki deli atışın sebebi...Her gece uykum,her sabah güneşim.Yıldızım,ay'ım,akan kanım.Bitmeyen masalım.Bahçedeki çiçeğim,çiçekteki rengim.Gökyüzüm,denizim,mavim sen...
    Sevdamın adresi,aşkımızın menzili,içkimdeki tat,yaşadığım hayat sen...Sebebim,niyetim,geleceğim,geçmişim,bilinmezl iğim,belirsizliğim,kararlılığım,kararsızlığım sen...Bitmez yolculuğum,sonsuzluğum.Sen,gözüm,elim,yüreğim.Bebe ğim sen...
    Hani gidecek olsan,yollarına sererim tüm kır çiçeklerini.Bilirim basamazsın çiçeklere de yine kalırsın benimle.Üzülecek olsan,içim erir,kalırım öyle.SENİ ÜZEN BİŞEY BENİ BİN ÜZER İNAN.Kırıyorsam seni,bu benim dengesizliğimdendir,şaşırmışlığımdandır.Kendimle kavgalıyım ben.Bir yanım sana tutkun,bir yanım çok bencil.Kayboluşlara vuruyorum kendimi,seni üzdüğümü bilmeden.Her kayboluşum yara açıyor sende biliyorum.Ah ben,nasıl da vurdumduymaz olabiliyorum bazen...Bakma bana birtanem,içimdeki aşkın büyüklüğünü ölçme bunlarla.Seviyorum diyorsam seni,öyle.Gereğinden fazla 'erkeğim'bazen,bağışla...
    Seni bilirim ben,bir tek seni.Seni söylerim,seni duyarım her yerde ve her zaman.Sensiz olmaya gücüm yok artık,sensizliğe katlanmak benim harcım değil.Seni her şeyinle,ay parçası yüzünle,duruşunla,gülüşünle,bakışınla,konuşmanla,ç ocukluğunla,olgunluğunla,kızgınlığınla,şaşkınlığın la,güçlülüğünle,zayıflığınla kabul etmişim bi kere.NE DEĞİŞ,NE DE DEĞİŞTİR BENİ.Biz böyle sevdik birbirimizi.Seni sen yapan ne varsa kabulümdür hepsi.
    Seni özlemek diye bir şey de var bu hayatta ve bu bazen öylesine dayanılmaz oluyor ki...YOKLUĞUNU YAŞAMAYI BECEREMİYORUM,ÜZGÜNÜM.İçimdeki o 'fazla erkek'yokluğunda çekiliyor bir köşeye ve ben güçsüzlüğümle başbaşa kalıyorum.Katlanamıyorum anla,sensizliği 'yok' hükmünde sayıyorum.Sensizlik diye bir şey yok,öyleyse sensiz kalmak da yok.
    Şimdi hangi denizin kıyısındaysan,hangi göğün altındaysan önce o sonsuz maviliğe sonra da başını yukarı kaldırıp yıldızlara bak.Aşkımı,yüreğimi,içimdeki seni mavilere yükleyip gönderiyorum,tut onu.Tut ve bırakma...Ben maviyi sende buldum,beni BAŞKA RENKLERLE KANDIRMA...


  11. 83
    ceydalım
    Emekli

    --->: Sevgiliye Mektuplar

    Reklam



    Canım sıkılıyor; ne ellerime, ne zihnime engel olabiliyorum. Her an yaşananlar umutsuz bırakıyor benliğimi. Çevermdeki türlü çirkefe rağmen bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Hayat her ne olursa olsun, herkese ve herşeye rağmen hala yaşanılası, hala keyif dolu. Bütün bunlardan bir katrede benim hakkım var.

    Hep ürkek yaşıyorum her anını yaşamımın. Hani koşup koyversem diyorum, kopamıyorum. Her hücremle bağlanmışım yaşama.

    Seviyorum diyorum bir garip, bambaşka halde; aşık diyorum, hiç bilmediğimce. İçim içime sığmıyor benim dışa vuruyorum coşkumu. Amaçsız diyorum kendime bazı bazı, sonra yaşıyorum, "işte amacım bu!"diyorum.

    İlk defa bunca bencilleşiyorum, gamsızlaşıyorum. Bir ben varım, bir sen diyorum, gerisine eyvallah. Bazen argo damarım tutuyor sövüp sayıyorum. Derken kahkaha atarken tıkanıp kalıyorum.

    Dalıp gidiyorum uzun uzun, herşeyden herkesten umarsız. Özlüyorum seninle olan anlarımı, hani o bakıpta doyamadığım kahkaha fırtınaları coşan bakışlarını. Farkediyorum, senin yanında kaygısızım, gamsızım, bir sen varsın diyorum, bir ben. Geride kalanlara bakıp bakıp anlamaıyorum.

    Saplantılarım oluyorsun gün geçmeden. Sesindeki titreme uyutmuyor geceleri, bırakmıyor hayalin geceler boyu beynimi. Kısır döngüler yaşıyorum sana özlemimde.

    Başım belaya düşüyor, aldırmıyorum. Herşey boş görünüyor bana, ama herşey...bir sen varsın diyorum, bazen coşup tatlı belamsın sen diyorum, sonra vazgeçiyorum... tatlı bile olsa veremiyorum sana bela tanımlarını.

    Yazıyorum da bilmem anlatabiliyr muyum?

    Hep telefona götürüyor beni ayaklarım, her telefondan gelişimde. Yanına kadar gidip telefonun tuşlarında dolaştırıyorum beynimi, cesaretim kırılıyor geri dönüyorum oyuncağı elinden alınmış çocuklarcasına mahsun. Lakin coşmuyor yaşlar bu defa gözümden. Hep konuşuyorum kendimce her hüsranımı, biliyorum ki konuşurken ağlamıyorum.

    Vakit geçiyor son sürat, insanlar konuşuyorlar hiç bıkmadan, ben bıkamıyorum senin hayalinden, her an daha manidar bakıyor gözlerin. Oturmuş karşıma beni seyrediyorsun şu an. Neden gülmek bir tek sana bunca yakışıyor, yaraşıyor? Sadece gülüyorsun...

    Sana güzel demek istiyorum boş kalıyor, hafif kalıyor anlamı. Komik buluyorum anlatmaya olan çabamı. Çünkü, sen zaten kendi muhteşemliğini duyumsuyorsundur diye çıkmaya çalışıyorum açmazlardan.

    Neden böyle oluyorum ben bu defa? Neler yapıyorsun bana? Bilmiyorum. Merak mı? Merak etmiyorum. Öyle hoşuma gidiyor ki bu halim, her ne yapıyorsan çok iyi yapıyorsun, sen bana çok iyi geliyorsun.

    Radyoda şiir dinliyorum sen geliyorsun aklıma. "Bin kere filizlenir çiçekler" diyor şair kızıyorum. Ben yazsaydım diyorum, bin kere milyon kere, milyar kere sen...

    Birden utanıyorum, ne yapıyorum ben diye. Gülüyorum. Bir garip oldum ben artık. Ben bile anlamıyorum, bilmiyorum, sanırım anlatamıyorum aynı zamanda .

    Klişe geliyor kelimeler. Sana yepyeni lügatlar yazmak geliyor içimden. Kararımı veriyorum, ki yeni lügatın hazır olana dek eskileriyle idare etmen gerekecek. Hep bu anlatmaya çalıştıklarım beni buna ulaştırıyor, hep anlatmaya çalıştığıma... Anlatmaya mecburmuyum bilemiyorum. Ama bir tek şeyi bilyorum bu aralar;

    Seni Seviyorum! Bilmem anlatabiliyor muyum?


  12. 84
    ceydalım
    Emekli

    --->: Sevgiliye Mektuplar

    Reklam



    Gök yüzü zifiri karanlıkken pembe bir dünyada el ele bu sevdanın içineydik dünyada el ele bu sevdanın içindeydik biz seninle ve hep birlikte olmaktı temennimiz. Pembe düşlerimiz vardı, içinde sadece ikimizin bulunduğu. Bu kısacık aşkımızda en güzel akşamları en güzel sevinçleri paylaştık. Sevmeyi öğretin sen bana. Yüzün gülerken, içinde mutlu olabileceğini öğrettin sen bana. Yüzün gülerken, içinde mutlu olabileceğini öğrettin... Yaşamanın seninle güzel olduğunu gösterdin.

    Sevdim ben seni kimsenin sevemeyeceği can verip kan dahi olamayacak kadar çok. Uykularımızı paylaştık. Bir gece değil gecelerce uykusuz kaldık sevdamız için. Ben seni düşledim hep ışıl ışıl gözlerinle yanımda. Dünyalara sığmayacak aşkımızı küçük yüreklerimize sığdırdık. Ayrı geçen dünümüze yaşanmamış saydık. Hep birlikte olmalıydık biz öyle güzel oluyordu hayat. Sözler verdik birbirimize tutamayacağımızı bile bile. Bir sen söz vermedin sigarayı birakamayacağına. Oysa her eline alışında yüreğim hançerlendi benim. Çiçeğimdin sen incinirsin boyun bükülür diye dokunmaya dahi kıyamazken ben o seni zehirliyordu. Bir bunu anlatamadım sana.

    Ayırmaya kalktılar bizi.kimse benim yüreğimi yakan sevdamı düşünmedi. Sensiz hayat yoktu, söz vermiştim sevdama daha önemlisi sana. Yaşayamazdım, ikimizi içime gömüp seni bırakamazdım. Aldırış etmedim kimseye, ayrılmadım senden. Çünkü yaşarsam, senin için yaşarsam, sevdam için yaşayacaktım


    Ama sonra sen beni istemedin bana sevdamın taşıyamayacağı şeyler söyledin. Yüreğimi hançerledin. Benim kadar düşüp “sevdiğim ne yapar?” demedin. Şimdi ise ayrıldığın ikinci yılında kara sevda oldu aşkımız. Sen beni unutmadın, benim seni unutma gibi bir çabam olmadı zaten .

    Ama birlikte olmamız için çaba sarf etmemiz dünyayı hiçe saymamız , boşuna. Düşlerimizde kaldı bizim sevdamız. Sözümüzü tutamadık. Sevdamız ve bir birimiz için yaşamadık.

    Şimdi ikimizde başkaları için yaşıyoruz sevdamız da sadece içimizde yaşıyor.
    Ben sana söz vermiştim sevdamla ve seninle yaşayacağıma. Sen kendi çıktın hayatımdan. Sevdam hala yaşıyor. Bir gün üzerine çimenler bitiğinde yine yaşıyor olacak sevdam. Beni öldürdüğün gibi onu öldürmedin. Sevdayı öldürmek kolay değil Hiç öldüremesin ki zaten ..


Konu Kapatılmıştır
7. Sayfa BirinciBirinci ... 4678 ... Sonuncu8Sonuncu9
sevgiliyi ağlatan mektup,  sevgiliye ağlatan mektup,  ağlatan mektup sevgiliye,  sevgiliye ağlatan mektuplar,  sevgiliyi ağlatan mektuplar
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi