Kalbin çalışması kalp ihtiyaca göre nasıl çalışır

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Kalbin çalışması kalp ihtiyaca göre nasıl çalışır ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1

  2. 2
    Hasan
    Özel Üye





    Cevap: Kalbin çalışması
    Günümüzde kan dolaşımının, kalp ka­sılmaları ve çevresel damarların etkinli­ği ile sağlandığı bilinmektedir. Normal yetişkinlerde kalp dakikada altmış, yet­miş kere kasılmaktadır. Kalp duyguların merkezi olmayıp, yaşamın temelini meydana getirir. Kalp bir emme basma tulumba gibidir. Her kasılmada vücuda kan verir ve her gevşemesinde de kanla dolarak, bu kanı yeniden vücuda gön­derir.
    Görünüşte son derece basit olan, öte yandan da kalp cerrahisinde karşılaşılan çeşitli güçlüklere yolaçan çok karışık birtakım sinirsel komutların etkisi altın­da bulunan bu sistem nasıl çalışmaktadır? Kalp iki kulakçık ve iki karıncık ol­mak üzere dört bölmeden meydana gel­miştir. Her kulakçık hemen altında bu­lunan karıncıkla kanın geri gelmesini engelleyen bir kapakçık yardımı ile bağ­lantı halindedir.
    Kalbin sol yanı sol kulakçık iJe sol karın­cıktan meydana gelmiştir. Bunların ara­sında üçlü kapakçık bulunur. Kalbin sağ yanı ise, sağ kulakçık ile sağ karıncıktan oluşur. İki bölmenin arasında ikili (mit­ral) kapakçık vardır. Bir kapakçığın güç­ten düşmesi, (örneğin ikili kapakçık yetmeziiği) ağır hastalıklara yolaçar. Aynı zar içinde sarılı olmalarına karşın, kal­bin sağ ve sol bölümleri kesinlikle bir birlerirden avrıdırlar. Doğuştan gelen bir bozukluk sonucu kalbin bu iki bölü­mü arasında bir bağlantı varsa, bu du­rum önemli birtakım bozukluklara yol­açar. Bu bozuklukların en yaygın örneği mavi hastalıktır. Mavi hastalığın ve ben­zeri bazı hastalıkların tedavisi son yılla­ra kadar olanaksızdı. Oksijen bakımından zengin olan taze kanın vücuda gönderilmesi ve organlar­daki kirli kanın kalbe yöneltilmesine bü­yük dolaşım denir. Öte yandan kirli kan akciğerlere gönderilir. Kan akciğerler içinde iken havanın oksijenini alır ve içerdiği karbondioksit ağız yoluyle vü­cut dışına atılır. Bu şekilde temizlenen kan daha sonra kalbe gönderilir. Bu ikinci dolaşıma küçük dolaşım adı veri­lir.
    Kalbin hareketi üç evrede tamamlanır. Önce kulakçıklarda bir kasılma olur. Kulakçıklarda meydana gelen bu kasıl­ma kanı karıncıklara doğru iter. Bu, kalbin dinlenme halinde gerçekleşen ve fazla önemli olmayan ilk hareketidir. Kulakçık fibrilasyonu gibi bazı kalp has­talıklarında bu itiş ortadan kalktığı hal­de dolaşım devam eder. Bu ilk evreyi, karıncık kasılması adı verilen ve çok önemli olan ikinci evre izler. Sağ karın­cık akciğer atardamarı yoluyle kirli kanı akciğerlere gönderir. Sol karıncık ise ana atardamar yoluyle oksijen bakımın­dan zengin olan kanı vücuda gönderir. Ana atardamarda bulunan kapaklar ka­nın geriye doğru akmasını önlerler. Bu kapakların iyi çalışmadıkları durumlar­da ana atardamar yetmezliği gibi önem­li birtakım hastalıklar başgösterir. İkinci evreye “temel evre” adı verilmesinin nedeni, bu evrede karıncık mekanizma­sında meydana gelen çok kısa bir durak­lamanın bile ölüme yolaçmasıdır Bu duruma karıncık fibrilasyonu adı veri­lir.
    Üçüncü evrede kalbin hacmi artar. Bu olaya gevşeme adı verilir. Gevşeme sıra­sında kalp yeniden kanla dolar. Sol ku­lakçık akciğer doplardamarları yardımı ile akciğerlerden gelen kanı alır, sağ ku­lakçık ise ana toplardamarlar yoluyle vücudun çeşitli organlarından gelen ka­nı toplar.
    Kalp, akciğer mide sinirlerinden ve nörovejetatif sinirlerden uyarı alır. Ak­ciğer mide sinirleri kalbin hareketlerini yavaşlatan, nörovejetatif sinirler ise hız­landıran sinirlerdir. Ancak kalp hareket­lerini kendi kendine sürdürebilecek ni­teliktedir. Sinirlerle olan ilişkisi kesilse bile atışlarına devam eder. Bu durum, miyokard adı verilen kalp kasının kendi­ne özgü yapısından ileri gelir. Kalp kası kendi hareketlerini sürdürdüğü gibi gev­şeme (diyastol) ve kasılmaların (sistol) ritmini sağlayarak miyokard yoluyle uyan da iletir ve ‘yayar. Kalp kasının uyarılganlık ya da iletkenliğinde meyda­na gelen bozukluklar, kulakçık ve karın­cıkların ritmini aksatarak kalp atışları­nın ritminde aksaklıklara yolaçar. Damarlar uyarıcı bazı sinirlerin etkisi al­tındadır. Bu sinirler kan basıncını dü­zenlemek için damarların çaplarını de­ğiştirirler. Damar daraltıcı ve genişletici sinirler olarak adlandırılan bu sinirler, hava sıcaklığındaki değişiklikler, şok, kimyasal salgılamalar gibi çeşitli etken­lere karşı tepki gösterirler. Bu tür bir et­kenin etkisiyle meydana gelen bir da­mar daralması yüksek tansiyona yolaçabilir.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi