Göz kulak deri burun dil ile ilgili şiir ve tekerleme

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Göz kulak deri burun dil ile ilgili şiir ve tekerleme ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    ACİL
    Özel Üye





    Cevap: Bir göz
    Bir çift göz
    Hayata baktıran göz
    Hayattan bıktıran göz.
    Göz
    Ey göz
    Körün istediği göz
    Bakmasını bilmeyen göz
    Bakıp da görmeyen göz
    Ey göz
    Açık olsan da nafile,kapalı olsan da
    Mil çekilesi göz

    Kemal Eyüpoğlu

    Göz Yumma

    Yalancıya,talancıya,
    Göz yumma dostum,göz yumma.
    Rüşvet,torpil,kayırmaya,
    Göz yumma dostum, göz yumma.

    Kapkaççıya,hırsızlara,
    Göz yumma dostum,göz yumma.
    Vurguncuya,soyguncuya,
    Göz yumma dostum,göz yumma.

    Haksız savaş açanlara,
    Göz yumma dostum,göz yumma.
    İnsanlığa kıyanlara,
    Göz yumma dostum,göz yumma.

    Kemal Tekir

    Gözler Sevmeye Mahkum

    Gözler gönül kapısı
    Gözler ümit ocağı
    Gözler sevgi sanığı
    Gözler mahzun olmasın.

    Gözler kirpiğe mahkum
    Gözler gerçeğe mahkum,
    Gözler sevmeye mahkum
    Gözler her zaman masum.

    Yollara dalan gözler
    Akıllar alan gözler
    Mutlulukla,acıda
    Yaşlarla dolan gözler.

    Gözler yüzde en güzel
    Gözler bir ömre bedel
    Gözler hayal ve emel
    Gözler hüzün dolmasın.

    Kalbe hükmeden gözler
    Aşka bir neden gözler
    Hepimizin ruhunda
    İz olup giden gözler.

    Bakışı içer gözler
    Hayalden geçer gözler
    Buca güzel içinde
    Güzeli seçer gözler.

    Orhan Afacan


    KİMSE KULAK ASMIYOR


    Bu kötüye gidişin bir sebebi
    Var diyorum kimse kulak asmıyor
    Hayatı felce uğratır yağacak
    Kar diyorum kimse kulak asmıyor

    Kredi verdin önüne gelene
    Ağlayan var hayır gelmez gülene
    Bilmediğini ne olur bilene
    Sor diyorum kimse kulak asmıyor

    Yalnız gençliktir varımız yoğumuz
    Sırf kendini düşünüyor çoğumuz
    Eğitimde dinde çağdaş ufkumuz
    Dar diyorum kimse kulak asmıyor

    Ne zaman, nereye kimler gelecek
    Kimler örtülüden para verecek
    Bu bilgiyi yalnız başkan bilecek
    Sır diyorum kimse kulak asmıyor

    Nöbet değiştirip bırak yerini
    Halkım seçer sen üzülme birini
    Bastırılmış yokluk zincirlerini
    Kır diyorum kimse kulak asmıyor

    Ahmet Canbaba

    Yüreğimin KulaklarıBazen bin kelime yetmez bitirmeye
    Bazen de bir kelime yeter, tüm güzellikleri silmeye
    Yüreğimin kulakları sağır, duymaz
    Sen söylersin ben dinlerim yüreğim anlamaz
    Sayarım bir bir olmazlarını
    Karşıma geçip saydığın gibi olmazları mı
    Yüreğimin kulakları sağır, duymaz
    Bin gün geçse de anlamaz

    Burhan Özkalgay


    Yer

    kimler unutmadı ki
    geldiği yeri
    dünkü bir kemik bir deri
    bu gün tombul oldu çıktı

    H Yusuf Şahan

    Birim Bir...

    Bir beden,bir ruh,bir deri,bir kemik
    Bir'den var,Bir'den yok olan,Bir'de Ademik

    Reyhan Tataroğlu

    Duman Grisi Ceket,Açık Kahve Pantolon,Siyah Deri Kasket

    Duman grisi ceket,açık kahve pantolon,siyah deri kasket
    Elleri arkada kavuşmanın sevinciyle tüm ayrılıklara inat
    Düşüncelerine kurban ettiği yeşil buğulu gözlerine
    Sevdiği kadının saçlarına diktiği meraklı bakışlar veriyordu hayat

    Duman grisi ceket, açık kahve pantolon,siyah deri kasket
    Haftaya diyordu kadın ‘peygamber gülü dikmeli ön bahçeye’ bilge ses tonuyla
    Dinlermiş gibiydi diğeri.Arada etrafı yokluyordu
    Yaşlı adamı gözlüyordu ya siyah ayakkabılarına düşman beyaz çantasıyla.

    Duman grisi ceket,açık kahve pantolon,siyah deri kasket
    Kadının avuçlarını son defaymışçasına kavrayan, Yaşlı adamın elleriyse bu kez tam bir şölene dönüştü.
    Yolun sonuydu ki kadının gözlerinden gelen sessiz vedayla o dimdik omuzlar düştü.

    Duman grisi ceket,açık kahve pantolon,siyah deri kasket
    Kadın arkasını döndüğünde yeni bir bekleyiş almıştı o sabrın simgesi omuzları.
    Ayaklarına söz geçiremiyordu artık mıhlanmıştı adeta.
    Tanrıların sakinliğiydi sanki tek bir siyaha hasret saçları.

    Duman grisi ceket,açık kahve pantolon,siyah deri kasket
    Güneşte gözyaşlarını kurutan bir genç kız yüzü gamzelerine hasret.
    Gözlerinin çizdiği son tabloydu mıhlandığı yeri kucaklarken. Duman grisi ceket,açık kahve pantolon,yere düşen kasket…

    Başak Oya Korap

    Koku

    Dünya aynı dünya
    Burun aynı burun
    Peki bu gittikçe ağırlaşan
    Koku ne?

    Mutlu Çelik

    Burun Farkıyla

    Muhyiddin Arabi Endülüsten anadoluya mihmandar
    Darul umum mülki islam dı ezeli ezan fıkha mezel
    koca bir dev bahrul abyad(z) işkembeye mesel
    iki derya ki ne sen ne de ben karışmaz beden
    bir burun farkıyla kaybettim bi huşü ki keder-heder
    Hu da, hu dar,buhur oldum buhar oldum hu Huda
    bir burun farkıyla ermişim Hudaya ahili-ahlı nida
    Kaf Sin'e varınca hakikati ilahi vuku olunca
    bir burun farkıyla fardım huzura erkanı usula


    Süleyman Kaya

    Sıkışıp Kaldık.

    Bıyık altı gülüş,
    Ya da üstü çemkirme,
    Dudakla burun arasında
    Sıkışıp kaldık.

    Süheyl Türkoğlu

    Edep Yâ Hu





    Dili söyler doğruyu,amel etmez şaşarsa
    Kendini bilmeyenler,eğer haddin aşarsa
    Daldan dala konarak, her yanlışa koşarsa
    Edep Yâ Hu diyecek,birini arıyorum

    Cahil bilmez maziyi, kendin âlim sanırsa
    Kırk doğruyu görmezde ,bir yanlışa kanarsa
    Davam için deyipte nefsi için yanarsa
    Edep Yâ Hu diyecek,birini arıyorum

    Dostlarla yarenliği ,eğer erdem saymazsa
    Küfre kulak tıkayıp,hakikati duymazsa
    Hataların farkına ,varıp bundan caymazsa
    Edep Yâ Hu diyecek,birini arıyorum

    Söz söyleyip sözünden ,döneklikte ehilse
    Mert e karşı direnip,,namerde de eğilse
    Üst üste gelen hata, masumane değilse
    Edep Yâ Hu diyecek,birini arıyorum

    Güven esas değil de ,şüphe ile bakarsan
    Dost meclisine girip, binbir fitne sokarsan
    Abdestin tutamayıp, her demde de kokarsan
    Edep Yâ Hu diyecek,birini arıyorum

    Güzeli görmek için ,eğer güzel bakmazsa
    Gönlünde yanan ateş, önce öze akmazsa
    Yaratan da sabır da, bitip onu yakmazsa
    Edep Yâ Hu diyecek,birini arıyorum

    (19 /02 /2004 Ankara)

    İsmail Tıkıroğlu

    “Yanıt da ortada” diyorum “Hem de sen söyledin Bu
    sözler de Türkçe değil ki Ayrıca, dilimizi bu şekilde konuşanlar,
    sadece babanın yaşında olanlar da değil bu ülkede Öte yandan
    bakıldığında ise durum, ümitsiz değil bence, sizin gibi anlamaya, öğrenmeye
    meraklı gençler var olduğu sürece …”


    “Dil bizim evimizdir
    Biz orada otururuz” demiş, düşünür Heidegger Dil ile düşünür, o
    dilin yetmediği yerde yetmeyen alanları dolduracak yeni sözcükleri dilimize ekleriz
    Böylece dilimiz, zenginleşirken bu kez o zenginleşmiş dille düşünür, yeni
    durumları daha fazla sorgular, yeni anlamlar yakalarız, yeniden dil zenginliğine
    yol açan zeminde giderken Bu, doğru orantılı olarak artan, birbirini
    artıran, arttıkça zenginleşen bir yoldur


    Ve şimdi, internet ve
    cep telefonu kanalıyla yüz ifadesinden, ses tonundan, vurgudan yoksun hızlı
    yazışma kültürünün içinde yer alırken, kısa ve kısaltmalı yazışmaların yüz
    yüze konuşmaya tercih edildiği günler yaşıyoruz Böyle bir gerçekliği ve
    bunun kültüre, dolayısıyla dile etkilerini görmezden gelerek sorunları çözmek mümkün
    mü? “Her şeyi anında tüket, kenara bırak” yaklaşımı ile işleyen
    popüler kültürün bu kadar içinde yaşarken, dili bu çarkın dışında
    tutabilmek ne kadar olası; saf kalmasını baskıyla kontrol edebilmek, ne
    kadar çözüm olurdu; sözcük anlamlarında anlaşmış olmanın önemini anlatamadıktan, yaşama
    geçiremedikten sonra?


    Günlerdir, elimde içi Türkçe sözcüklerin, yazılı ve
    görsel medyada yanlış kullanımlarının örnekleriyle dolu kitaplar var Bunları okudukça
    söyleniyorum kendi kendime Sonra düşünüyorum, sözcüklerin şekil olarak doğru kullanımları,
    elbette önemli Ama yola çıkışta bunların takibini yapıp doğruları ile
    yer değiştirtme çalışması, çok sonraki safha gibi görünüyor gözüme, çözüm
    yolunda Hatta sözcük anlamının önemini vurgulamaktan bile önceki safha, doğru
    iletişimin önemini anlatmak olmalı


    “Önce imge ve dil arasında
    engel var Zihin imgelerle düşünür ama bir başkasıyla iletişim kurmak
    için imgeleri düşüncelere, sonra da düşünceleri kelimelere dönüştürmek zorundadır İmgeden
    düşünceye, düşünceden dile doğru bu ilerleyiş ihanetlerle doludurKayıplar olur: imgenin
    zengin, yumuşak dokusu, olağanüstü esnekliği ve yoğrulabilirliği, özel nostaljik duygusal
    renkleri-tümü, imgenin dile tıkıştırılmasıyla kaybolup gider” demişti ID Yalom “İki
    Tebessüm” isimli (tebessümlerin bile anlamlarının kişilerde farklı anlaşılışının anlatıldığı) öyküsünde



    Şevki Bey de demiş ki;


    “Dil yâresini andıracak
    yâre bulunmaz ”


    Diyeceksiniz ki; “Nereden nereye geçtin birden?
    Burada geçen “dil” sözü, “ gönül, yürek” anlamında”


    Biliyorum
    Öte yandan bizi kültürel bir varlık yapan araç olarak düşünün,
    aynı sözcüğü Söz, bildiğimiz konuşma ve yazı dili anlamında kullanıldığında;
    dize, hâlâ gücünü koruyor, değil mi? İzin verilirse gönül yarası
    kadar büyür, dil yarası daYazdığım yazı boyunca konuya dair kuramsal
    sözler etmedim, farkındasınızdır Sözcüklerin köklerinden, sözlükteki sayılarından, tarihsel, sosyal, psikolojik
    gelişiminden; diller arası geçişlerinden, bu konuda ekonominin doğrudan etkilerinden, bununsa
    bilgisayar, tıp vb alanlardaki yansımalarından; gençlerin bahsettiği o havalı olma
    durumlarında aslında ekonominin etken oluşlarından filan bahsetmedim uzun uzun Dilin,
    bundan sonraki toplumsal gelişimimizde nasıl da etken olacağı ise, ayrı
    bir yazı konusu Ben çizmeyi aşmamaya özen göstererek kendimce gördüğüm,
    kalbime değen yerden yazdım konu hakkındaki düşündüklerimi Dilin zaten yarası
    ağır oluyor, ağır konuşulunca Ancak hiç değilse, sözcüklerin doğru anlaşılır
    olarak kullanılmadığı alandan doğacak yaraları olsun, peşin peşin yok edebilmek
    ümidiyle; yazımı, dilin kalbimizdeki öneminden dem vurarak bitirmek istedim sanırım



    Aynur Özbek Uluç

    TEKERLEMELER
    -----------------------------

    Göz ile ilgili tekerlemeler

    göz ile görülmez
    el ile tutulmaz
    ondan uzak duranlar
    saglamdır hasta olmaz (mikrop) Yuvarehberim:
    bİlmeceler
    her yeri görür
    kendini görmez

    iki pencerem var
    etrafı etten duvar
    sabahları acarım
    geceleri kapatırım

    Sana onlarla bakar,
    Her şeyi onlarla görürüm

    Ennan mennan,
    Taştan yontulmuş,
    Obacık, tepecik,
    Kara gözlü köpekçik

    Oymak ağız,
    fındık burun,Üzüm göz,
    kalem kaşTahta alın,
    Kabak baş.
    Çarık ağız, sopa burun,
    Patlak göz,
    çatma kaş,Araba kapısı,
    Yaba sapı,Kolda taşı,Elde
    aşı,Bitli başı.Dişsiz ördek,
    Araba kapısı,
    Gıç,gtç,gıç

    El elini tutar, el de yüzü,
    Yüz ise gözü tutar, göz ise sözü.
    Gözü yoğun sözü yok.
    Sözü yoğun gözü yok

    Serçe serçenin
    Gözünü oymaz,(gagalamaz)
    Oyarsa daHiç kimse duymaz.
    Duyunca kazar mıOna bir çukur?
    Adeti öyle onunHep birlikte gagalar


    Kulak Kabartayım Dedim Konuşulanları Anlamak İçin
    Kulak
    Kabartayım
    Dedim
    Konuşulanları
    Anlamak
    İçin
    Kabartma
    Tozu
    Kattım
    Kabartmak
    İçin
    Kulağı
    Biraz
    Fazla
    Katmışım
    Kabakulak
    Oldu
    Kulağım
    Kulak
    Kabartmak
    Adına
    Ayarını
    Bilmeden
    Kattığım
    Kabartma
    Tozu
    Yüzünden

    Gürkan Kaya

    burun ile ilgili bilmeceler

    Ekevlen tavdan kele
    Beşevlen allına kele
    (Aşagan)
    - Teren kolga taş aldım
    (Avuzga kabgan)
    - Aylanmasa bişmegen
    Bişse avuzungdan tüşmegen
    (Aylandırgan koy avuz)
    - Cummagı- cumlayga cetgen
    (Açıthı)
    - Aşıklısı
    Teşiklisi
    Kökge bathanı



    Cerge cathanı
    Kuyruk cabhanı
    (Aşıkilik, cansüyek, cayak, kabırga, kuruk)
    - Toguz aşdan- bir aş
    Toguz elge- tolu aş
    (Aşıra, cırna)
    - Bir üydegi işlegen
    Etilmegen bişmegen
    (Bal)
    - Tavdan-tüzden cıyılama
    Ming teşikge kuyulama
    Meni çaykab aşaydıla
    Meni mahtab caşaydıla
    (Bal)
    - Kaynamaz bla çaynamaz
    (Begene)
    - Çara içinde- cartı ay
    (Börek)
    - Kaynay-kaynay buz bolur
    (Buzlama)







  3. 3
    Ziyaretçi
    Harika birşey çok beğendim







+ Yorum Gönder
kulakla ile ilgili tekerlemeler,  dil ile ilgili tekerlemeler
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi