Yılbaşı ile Noel hakkında bilgi verir misiniz?

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Yılbaşı ile Noel hakkında bilgi verir misiniz? ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Yılbaşı ile Noel hakkında bilgi verir misiniz?





  2. 2
    ÆSiя
    Özel Üye





    Cevap: YILBASI NEDIR ?

    Nedir bu yılbaşı, ya da daha doğrusu Noel ritüelleri? Aslında Noel farklı ülkelerde farklı biçimlerde kutlanıyor. Bugün yaygın olarak bilinen Noel kutlamaları 19. yüzyılda ortaya çıkmış. Tabii şunu da eklemek gerek, bizim bildiğimiz şekliyle kutlanan Noel, aslında ABD’ye özgü; diğer ülkelerde Noel kutlamaları bazı farklılıklar gösteriyor. Noel Baba da farklı ülkelerde birçok değişik isimle anılıyor.
    Türkiye’de, Patara yakınlarındaki Mira’da doğan Saint Nicholas ya da Hacı Nicholas, ABD’de Santa Claus ismini alıyor. Santa Claus’un Hollandaca versiyonu ise Sint Klaas. Santa Claus geleneğini ABD’ye ilk getirenler Hollandalı göçmenler olmuş. Noel Baba, Santa Claus ismi dışında, İngiltere’de Father Christmas, Çin’de Shengdan Laoren, İtalya’da ise Belfana ya da Babbo Natale ismini alıyor.

    Aslında Noel Baba efsanesinin altında Avrupa Pagan geleneği ve Hristiyanlık var. Pagan geleneğinin çocukları koruyan ve insanlara hediyeler getiren mitleri, Roma Pagan geleneğine has Belfana ve Alman Pagan geleneğine has Berchta ve Knecht Ruprecht, Hristiyan ermiş mitolojisindeki Saint Nicholas ile birleşerek Noel Baba efsanesini oluşturuyor. Vikingler’in de Noel Baba efsanesindeki önemleri küçümsenemez elbette. Vikingler, tanrıları Odin’in her yıl 12 ayrı karaktere büründüğüne ve her aralık ayında sekiz bacaklı atı Sleipnir ile dünyaya gelip yoksullara yiyecek dağıttığına inanırdı. Bugün bildiğimiz Santa Claus’un orijinali olan Sint Klaas’ın da bir atla dolaştığına inanılır ve çocuklar ayakkabılarının içine Sint Klaas’ın atı için saman ve havuç koyarak hediyelerini beklerdi. İspanya ve İtalya’da, çocuklar hâlâ ayakkabılarını Noel çorabı yerine Noel Ağacı’nın altına koyarak hediye bekliyor.

    Zengin bir aileden gelen Saint Nicholas hakkında da pek çok hikaye anlatılır. En bilineni ise, Saint Nicholas’ın tüm varlığını üç kız çocuğu sahibi yoksul bir adama kızlarının çeyizini tamamlamak üzere vermiş olduğu. Hikayede St. Nicholas’ın altınları evin bacasından attığı, sonra da Filistine gittiği söylenir. Noel Baba’nın bacalardan girerek hediyeler dağıttığı inancı da bu hikayeden kaynaklanıyor. İspanya ve bazı Latin Amerika ülkelerinde ise, Melchor, Gaspar ve Baltasar adlı üç kralın çocuklara hediye getirdiğine inanılıyor. Bu ülkelerde çocuklar ayakkabılarını 24 Aralık değil 5 Ocak gecesi, Noel Ağacı’nın altına bırakıyor.

    Bir de Noel Ağaçları var tabii. Ağaç süslemenin kökenlerini de Pagan geleneğinde bulmak mümkün. Druid’lerin meşe ağaçlarını Hasat Tanrısı onuruna meyvelerle ve kandillerle süsledikleri biliniyor. Fakat ağaç süslemelerinin Hristiyan gelenekleri arasına girmesi için Protestanlığın kurucusu Martin Luther’in sahneye çıkmasını beklemek gerekiyor. Hikayeye göre, Martin Luther bir gece ormanda dolaşırken ağaçların dalları arasından ışıkları süzülen yıldızları görünce çok etkilenmiş ve ormandan aldığı bir çam dalını evine getirerek kandillerle süslemiş. Bu sayede ağaç süsleme geleneğini ilk başlatanlar da Almanlar olmuş.

    Yılbaşının bir başka vazgeçilmezi hindiyi de unutmadık. Ama yılbaşı ile bu kadar özdeşleşen hindinin, aslında pek çok ülkede yılbaşı yemeklerinde tercih edilmediğini söylemek gerek. Bunun en doğal nedenlerinden biri, hindinin ancak Kuzey Amerika’nın keşfinden sonra sofralarımıza girmesi. Dolayısıyla pek aşina olduğumuz hindi ritüelinin de, diğer aşina olduğumuz Noel rituelleri gibi ABD orijinli olduğunu görüyoruz. Noel yemekleri de coğrafyalara göre değişiyor. Örneğin İsveçliler ve Portekizliler geleneksel olarak balık ağırlıklı Noel yemekleri tercih ederken, İngilizler pudingi ve üzümlü elmalı tartılarını (mince pie) yemeyi tercih ediyor.

    Gördüğünüz gibi ritüeller de zamanla ve koşulların etkisiyle değişiyor; yenileniyor. Kim bilir, belki de 2101 yılına girerken, torunlarımız 7. nesil cep telefonlarından sipariş ettiği hediyelerin, ‘moleküller arası transportasyon cihazı’yla evlerine ışınlanmasını beklerken, bayram tatilini (!) hangi gezegende geçireceklerini düşünecek. 22. yüzyılın yılbaşı ritüelleri de bugünkünden oldukça farklı olacak tabii. Yani, naçizane önerim, siz bu ritüellere, yılbaşı ‘gelenek ve göreneklerine’ çok takılmayın; gönlünüzce eğlenin...








  3. 3
    edep ya-hu
    Yeni Üye
    —Yılbaşı neyimiz olur? diye soruyorum. Fakat,
    -29 Ekim'imiz midir, 30 Ağus...
    tos'umuz mudur, Şeker Bayramı'mız mı, Kandilimiz mi, Kurban Bayramı'mız mı? diye sual açmak da yersiz olmazdı.

    Biz muharremlerle, martlarla başlayan yıllar da biliriz... Ki, hiçbiri böyle şımarıklıkla, böyle ayyaşlıkla, böyle kumarbazlıkla açılmazdı. Hepsi efendi yıllardı.

    Memleketimize, herhalde, Beyoğlu'ndan giren, Haliç'i atlayarak Fatih'lere, Aksaray'lara, sonra Rumeli'ye ve Boğaz'ı aşarak önce Kadıköy'lere, Moda'lara ve sonra Üsküdar'lara ve oradan Anadolu'ya geçen bu bunak neyimiz olur: Babamız mı, dedemiz mi, amcamız mı, yoksa Avrupalılıktan pirimiz mi?

    İstanbul'un Tepebaşı'ndan Adana'nın Tepebağı'na kadar her yeri bilen, her yere uğrayan bu moruk kimdir, necidir?

    Bir resmine bakarsanız Havarilere, öteki resmine bakarsanız Rasputin'e benzeyen bu iskambil papazı, aramızda nenin nesidir... Bunu hiç merak ettiniz mi?

    Siz bırakın da ben söyleyeyim onun kim olduğunu:
    O Haçlı Seferlerinden kalma bir kılınç artığıdır. O zaman silahla giremediği yerlere, şimdi beyaz sakalıyla saygılar ve sevgiler toplayarak girebiliyor. O evimize girerken eşeğini kapımızın halkasına bağlayan bir Piyer Lermit'tir...


    Kardeşlerini Mukaddes savaşa hazırlamaktan geliyor. O, adıyla sanıyla bir misyonerdir ki, şu memlekette ocağına incir dikildikten sonra, kılığını değiştirmiş... ve bizi avlamaya, kucağında getirdiği oyuncaklarla en can alıcı noktamızdan; çocuklarımızdan başlamıştır.

    Bu cömertliğinin karşılığını istemeyecek mi sanıyorsunuz, fedakârlığının sebebini düşünmediniz mi?
    Bırakın onun hakkından ben gelirim: İşte sakalını çekince gördünüz... Sakalı elimde kaldı ve altından Lüsifer çıktı.

    Bilirsiniz ki casuslar da kıyafetlerini ekseriya böyle değiştirirler.
    Bu, mezar beğenmeyen hortlağa ya mezarını gösterin yahut bırakın:

    Haç'ında çarmıha gereyim onu.
    Tehlikeyi sezer de kendiliğinden gitmeye kalkarsa çıkarken ceplerini yoklamayı unutmayınız: Muhakkak bir şeyimizi çalmıştır.


    Arif Nihat Asya







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi