My sister used to eat chocolate every day when she was young. ( Kardeşim küçükken her gün çikolata yerdi.)

- Joseph did not used to sleep early during his high school years. ( Joseph lise yıllarında erkenden uyumazdı)

- I didn’t used to drink coffee but now I drink coffee every morning. ( Eskiden kahve içmezdim ancak şimdi her sabah kahve içiyorum)

- There used to be flowers in our gardens. (Eskiden bahçemizde çiçekler vardı)

- I used to like walking alone. (Yalnız yürümeyi severdim)

- My brother used to love playing football. ( Ağabeyim futbol oynamayı severdi)

- I used to work on history but nowadays I had a speacial interest in literature. (Önceden tarih çalışırdım ama şu aralar edebiyata özel bir ilgim var)

- There used to be long trees along the street. ( Cadde boyunca uzun ağaçlar yer alırdı.)

- I used to get up early last year. (Geçen yıl erken kalkmaya alışkındım)

- She did not used to drink such things ( O bu tarz şeyleri içmeye alışkın değildir)