İstanbul da hava motorlu taşıtların ve sanayi kuruluşlarının neden olduğu hava kirliliği

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden İstanbul da hava motorlu taşıtların ve sanayi kuruluşlarının neden olduğu hava kirliliği ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    İstanbul da hava motorlu taşıtların ve sanayi kuruluşlarının neden olduğu hava kirliliği




    Soru: ii günler bu konu hakkında bana bilgi ulaştırabilirzseniz çok mu olurum..en kısa sürede ulaşmam gerkiyor..kolay gelsin.. ?







  2. 2
    Ensar
    Özel Üye





    Cevap: HAVA KİRLİLİĞİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER



    Kirlilik Nedir?

    İnsanların arzu etmediği, istemediği her şey kirliliktir.

    Evimizde, okulumuzda, mahallemizde, kısaca yaşadığımız çevrede olmasını istemediğimiz, insan ve çevre sağlığına zarar veren, insanlara sıkıntı veren, çirkin görüntü yaratan şeylere kirlilik denmektedir. Bunlara örnek olarak; pet şişeleri, oto lastikleri, kâğıt ve sebze artıkları, soba-kalorifer külleri, fabrika, soba ve kalorifer bacalarından çıkan dumanları, atıksu ve ambalaj atıklarını... gösterebiliriz.

    Peki, çevre nedir ve çevre kirliliğinden ne anlamalıyız?

    Çevre, insan veya başka bir canlının yaşamı boyunca ilişkilerini sürdürdüğü dış ortamdır. Hava, su, toprak çevrenin fiziksel unsurlarını; insanlar, hayvanlar, bakteri ve mantarlar ise çevrenin biyolojik unsurlarını oluştururlar. Doğadaki canlıların kendi aralarındaki ve fiziksel çevreyle olan ilişkileri, canlıların sağlıklı gelişmesine imkân veriyorsa, doğal denge sağlanmış demektir. Aksine bir durum ise, bu dengenin bozulduğunu gösterir.

    İnsanların doğal kaynakları aşırı ve yanlış kullanımı sonucu çevre bozulmakta ve tahrip olmaktadır. Bu durumda doğanın temel unsurları olan hava, su ve toprağın yapısın bozmaktadır. Çevrenin bozulması veya tahrip olmasıyla başta insanlar olmak üzere, tüm canlı varlıklar zarar görmekte ve olumsuz yönde etkilenmektedirler. Bu olumsuz etkilenmeden ortaya çıkan çevre sorunlarına çevre kirliliği denilmektedir. Kısaca çevre kirliliği çevrede olmasını istemediğimiz unsurların toplamıdır.

    Çevre kirliliklerinde en çok gündeme gelen kirlilikler: Hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği ve gürültü kirliliğidir.

    Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 1972 yılında; "çevre bilincinin derinleştirilmesi bakımından insanlığın çevrenin korunması ve geliştirilmesi yönünde ilgilerini belirlemek için dünya çapında faaliyette bulunmak" amacıyla, 5 Haziran'ı "Dünya Çevre Günü" olarak kabul etmiştir. Bu nedenle, her yıl 5 Haziran'da bütün dünyada çevre bilincini geliştirmek için başta okul ve belediyeler olmak üzere birçok kurum ve kuruluş özel eğitim programları, resmî geçitler, özel temizlik kampanyaları, ağaç dikme etkinlikleri yapmaktadır. Çevre gönüllüleri atıkların geri dönüşümü ve ekonomiye yeniden kazandırılması kampanyaları düzenlemekte; işyeri ve politik gruplara etkinliklerini artırmaları için çalışılmaktadırlar.

    Yurdumuzda çevre ile ilgili birçok resmi ve gönüllü kurum, kuruluş faaliyet göstermektedir. Okullarda kurulan veya kurulması düşünülen "Çevre Kolları"nda gönüllü birer çevre kuruluşu sayabiliriz.

    Konumuz hava kirliliği olduğu için, hava kirliliğine kısaca değinmekte yarar vardır:



    Hava Kirliliğinin Kaynakları Nelerdir?

    İnsanoğlunun yaşamını sürdürebilmesi için oksijene ihtiyacı vardır. İnsanoğlu oksijeni solunum yoluyla havadan alır. Bir insan yaklaşık olarak açlığa 60 gün, susuzluğa 6 gün dayanırken havasızlığa 6 dakika bile dayanamamaktadır. Bir insan, yaklaşık olarak günde 12.240 litre hava solumaktadır.

    Temiz hava içerisinde %78 azot, %21 oksijen ve %1 oranında da diğer gaz, toz, su buharı gibi maddeler bulunmaktadır. Bu oranlara havanın doğal bileşenleri denilmektedir. İşte bu oranların bozulması, yani doğal hava bileşenlerinin oranlarının değişmesi sonucu havada yabancı maddelerin insan sağlığına, canlı yaşamına ve ekolojik dengeye zararlı olabilecek yoğunluk ve sürede bulunması hava kirlenmesine neden olmaktadır.

    Hava kirliliğine neden olan kirleticiler yani is, kurum, kül, kimyasal toz ve gazlar ne kadar çok havaya karışırlarsa hava kirliliği o oranda artar. Bu durum insan ve çevre sağlığını da o oranda olumsuz etkilemektedir. Bu etkiler kışın rüzgârın hafif ve havanın nemli olduğu günlerde daha çok artmaktadır.

    Hava kirlenmesine neden olan kaynakları; doğal kaynaklar ve yapay kaynaklar olmak üzere iki grupta toplayabiliriz.



    Doğal Kaynaklar

    Hava kirlenmesine neden olan doğal kaynaklara şunları sayabiliriz;

    -Yanardağ/volkan faaliyetleri,

    -Orman yangınları,

    -Açık arazideki hayvan ve bitki örtülerinin bozulması vs...



    Yapay Kaynaklar

    Hava kirliliğine neden olan yapay kaynaklar, insanların faaliyetleri sonucu oluşan kaynaklardır. Bunlar;

    -Isıtma amacıyla konutlarda yakıt kullanımı,

    -Sanayi faaliyetleri,

    -Ulaşımda motorlu karayolu taşıtlarının kullanımı, yanı trafiktir.



    Isıtma amacıyla konutlarda yakıt kullanımından kaynaklanan hava kirliliği ve alınması gereken önlemler

    Önce insanlar neden ısınmaya ihtiyaç duyarlar, ona bakalım.

    Fizikte bir kural vardır: Sıcaklığı yüksek olan bir cisim ya da ortamdan, sıcaklığı daha düşük olan cisim ya da ortama devamlı bir ısı akışı olur. Bu nedenle, sıcaklığı yüksek olan cisim ya da ortamın sıcaklığı düşer. İki cisim ya da ortam arasındaki sıcaklık farkı büyük ise, geçen ısıda büyük olur. Bu temel kural insanlar için de geçerlidir. İnsanlar yediği besinleri oksijenle yakarak, vücutlarında ısı üretir. Ama, çevresi kış aylarında kendisinden daha soğuk olduğu için, insanlar ısı kaybeder, üşür. İnsan vücudunun ürettiği ısı ile kaybettiği ısı arasında bir denge kurulması ihtiyacından, çeşitli ısıtma araçlarından (soba, kalorifer vs.) yararlanılır.

    Tarihte insanlar ilk defa ateşi açıkta yakarak ısınma ihtiyaçlarını gidermişlerdir. Sonra, ateşi mağara ve giderek evlerindeki ocaklarında yakarak ısınmaya çalışmışlardır. Daha sonraları ise, her odanın veya her konutun ayrı ayrı ısıtılması yerine ısıyı bir yerde üretip (kazan dairesi gibi...) ihtiyaç duyulan yerlere, oturma odalarına götürmenin daha iyi olacağı düşünülerek kalorifer sistemlerini geliştirmişlerdir.

    Bugün, bizler kış aylarında üşümemek için evlerimizde, okulumuzda, işyerlerinde soba veya kalorifer yakarak ısınmaya çalışmaktayız. Soba ve kaloriferlerimizde genellikle odun, kömür, fuel-oil ve doğal gaz yakılmaktayız. Bu yakıtların soba ve kaloriferlerimizde yakılması sonucu bacadan çıkan duman havayı kirletmektedir.

    Soba veya kalorifer kazan bacalarından çıkan gazlara genel kirleticiler denilmektedir. Bunlar; karbonmonoksit (CO), kükürtdioksit (SO 2 ), Azotdioksitler (NO x ) ve partikül maddelere (is, kurum ve toza) genel kirleticiler denilmektedir.

    Bizler, hem ısınmak ve hem de havayı kirletmemek zorundayız. O halde, kirletmeden ısınmalıyız. Bunun için, ısınmadan kaynaklanan hava kirliliğini azaltmak veya hava kirliliğini önlemek için aşağıdaki prensiplere uyulmalıyız.

    1-Yakıt tasarrufu yapılmalıyız. Ne kadar az yakıt tüketirsek, o kadar hava az kirlenir. Örneğin; sobamızı 10 saat yakacağımıza, 8 saat yaktığımızda 2 saat tasarruf etmiş oluruz veya 80 derecede kaloriferi çalıştıracağımıza, 70 derecede çalıştırdığımızda 10 derecelik bir yakıt tasarruf sağlamış oluruz.

    2-Temiz yakıt kullanmalıyız. Yakıtlar içinde en temiz yakıt doğal gazdır. Doğal gazın dışında yakıt olarak sıvı yakıt, yani petrol ürünü yakıt olan motorin (mazot), kalorifer yakıtı (4 nolu fuel-oil), 5 no'lu fuel-oil, 6 no'lu fuel-oil ile yerli ve yabancı menşeili kömürler kullanılmaktadır.

    5 no'lu fuel-oil ile 6 no'lu fuel-oil kirletici etkileri yüksek yakıtlardır. Bu sıvı yakıtlar konutlarda kullanılmamaktadır. Birçok ilde petrokokun satışı ve kullanımı yasaklanmıştır.

    Linyit kömürleri için her ilde belli kural ve standartlar getirilmiştir. Bu kurallara uyulmalı, standart dışı kömürler kullanılmamalıdır.

    3-Yakıtlar soba ve kaloriferlerde tekniğine uygun yakılmalıdır.

    4-Binalarda ve evlerimizde ısı yalıtımı ve ısı izolâsyonu mutlaka olmalıdır. (Çok büyük pencere yerine normal pencereler, çift cam gibi...)

    5-Kalorifer ateşçileri yaygın bir şekilde eğitilmeli, ehliyeti olmayan ateşçiler kalorifer kazan dairelerinde çalıştırılmamalıdır.

    6-Kalorifer ve soba bacaları her sezon başında mutlaka temizlenmelidir.

    7-Kaloriferler yanarken kalorifer dairesinin havalandırma penceresi açık tutulmalıdır.

    8-Kömürlü kazalarda haftada en az iki defa, sıvı yakıtla yani fuel-oil ile çalışan kazanlarda ise haftada bir defa kazan temizliği yapılmalıdır.

    9-Kalorifer tesisatındaki arızalar zamanında giderilmelidir.

    10-Kaloriferler bina dışındaki hava sıcaklığı 15 derece santigrat ve altına düştüğü zaman yakılmalıdır.

    11-Evlerde; oturma odaları, salonlar yaklaşık 20 derece; merdiven, mutfak, tuvalet 15 derece, yatak odası 20 derece, banyo 26 derecenin üzerine çıkılmayacak şekilde ısıtma sağlanmalıdır. Fabrika ve iş hanlarındaki kalorifer tesisatları yaklaşık 15 0 C-20 0 C arasında yakılmalıdır.

    12-Valilik tarafından Uyarı Kademelerine ilişkin karar alındığında, Uyarı Kademelerindeki önlemlere uyulmalıdır.

    Özet olarak;

    Birinci Uyarı Kademesinde fabrikalar % 50 kapasite ile çalışacaktır. Kaloriferler ise, 4'er saatten toplam 8 saat yakılacaktır.

    İkinci Uyarı Kademesinde kaloriferler 3'er saatten toplam 6 saat yakılacaktır. Fabrikalar yine % 50 kapasite ile çalışacaklardır.

    Üçüncü Uyarı ve Dördüncü Uyarı Kademelerinde ise kalorifer ve sobalar hiç yakılmayacaktır.





    Sanayiden Kaynaklanan Hava Kirliliği ve Gerekli Önlemler
    Okuduğumuz kitaplar, yazdığımız defterler, elimizdeki kalemler; yediğimiz çikolatalar, bisküviler; oturduğumuz masalar, sandalyeler; evimizdeki buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon ve giydiğimiz giysiler fabrikalarda yapılmaktadır. Fabrikalarda bu saydığımız ürünlerin yapılması ve bizlerinde bunların kullanmasının bir neticesi ve bedeli olarak fabrikaların bacalarından kimyasal gazlar, tozlar ve dumanlar çıkarak hava kirletilmektedir.

    Fabrikalarda enerji ihtiyacı için yakılan yakıtlar ve fabrikada yapılan işlemden oluşan kirleticiler, baca ile havaya atılarak kirliliğe neden olmaktadır.

    Günlük ihtiyaçlarımızın karşılanması, yurdumuzun kalkınması, yeni iş sahalarının açılarak işsizliğin önlenmesi için bu fabrikaların mutlaka çalışması ve üretimlerini yapması gerekir. Burada önemli olan, hem kalkınmamızı sürdürmek ve hem de çevremizi korumaktır.

    Peki, hem kalkınma ve hem de çevre korunması ikisi bir arada nasıl olacaktır?

    İşyerleri, fabrikalar çevreyi kirletmemek için gerekli önlemleri almalıdır. Örneğin, temiz yakıt kullanmalı, filtre sistemleri kurulmalı, geri dönüşümü mümkün olan hammaddeler kullanılmalı, personel çevre konusunda eğitilmeli, yeşillendirme çalışmaları yapılmalı, teknolojik yenilikler takip edilmeli ve uygulanmalıdır. En önemlisi yetkili kurumlardan gerekli yasal izinleri mutlaka almalıdır. Denetleyici kurumlar da, bu tür yerleri sık sık denetlemelidir.



    Trafikten Kaynaklanan Hava Kirliliği ve Gerekli Önlemler

    Ulaşım araçları günlük yaşantımızın bir parçasıdır. Her gün okulumuza, iş yerlerimize, gezmeye giderken; zorunlu olarak taksi, dolmuş, minibüs veya otobüslere binmekteyiz. Bunun yanında eşya ve yüklerimizin taşınması içinde kamyon veya kamyonetleri kullanmaktayız. İşte her gün değişik şekilde yararlandığımız bu motorlu kara yolu taşıtları çevremizi ve soluduğumuz havayı kirletmektedir.

    Bugün, hava kirliliğinin yarısını motorlu taşıtların oluşturduğu söylenmektedir. Büyük kentlerimizde ana cadde ve kavşaklarda, kara yolları çevrelerinde havayı kirleten madde emisyonları (atmosfere atılan gaz, toz, is v.s.) önemli boyutlardadır.

    Bir insanın günlük ihtiyacı olan 15 m 3 temiz havayı sadece bir tek taşıt 10 dakikalık bir süre içerisinde solunum için tehlikeli hale dönüştürebilir. Kentlerdeki yüz binlerce taşıtı düşünürsek; taşıtların neden olacağı hava kirliliğinin boyutu hakkında bir tahminde bulunabiliriz.

    İstanbul'da bugün 1 milyondan fazla trafiğe kayıtlı motorlu taşıt aracı kentin cadde ve sokaklarında dolaşmaktadır. Havaya kirletici gaz ve tanecik (partikül) yayabilen bu araçlar kötü bakım, bilinçsiz kullanma ve bir kısmının çok eski oluşları nedeniyle kirletici özellikleri bir kat daha artarak, önemli kirletici kaynak durumundadırlar. Zamanında ve gerekli şekilde araç bakımı, trafik kurallarına uyma ve bilinçli araç kullanımı egzoz gazlarını azaltmada önemli bir etmendir.



    Taşıtlardaki kirletici kaynaklar

    Taşıtlarda hava kirliliği yaratan kirletici kaynaklar, motor cinsine göre değişmektedir.

    Taşıtlarda benzinli ve dizel motor olmak üzere iki tür motor kullanılmaktadır.

    Benzinli motorla çalışan bir taşıtın başlıca kirletici kaynakları şunlardır;

    -Egzoz borusu (asıl kaynaktır),

    -Benzin deposu,

    -Kartel havalandırma,

    -Karbüratör,

    -Fren balataları ve lastikler.

    Dizel motorlu taşıtlarda ise başlıca kirletici kaynak egzoz borusudur.

    Dizel motorlu taşıtların egzoz borularından üç tür duman çıkar:

    -Siyah duman: Tam yanmamış yakıt taneciklerinin oluşturduğu dumandır. Uygun yanma koşullarının olmadığını gösterir.

    -Gri-beyaz duman: Tam yanma artığı maddelerin oluşturduğu dumandır. Uygun yanma koşullarının olduğunu gösterir.

    -Mavi duman: Yanmamış yakıt ve yağ karışımı olup, genellikle motorun bakıma ihtiyacı olduğunu gösterir.




    Taşıtlardan kaynaklanan kirleticiler genel ve özel kirleticiler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

    Egzoz gazları içinde bulunan karbondioksit (CO 2 ), su buharı (H 2 O), hidrojen (H 2 ) ve azot (N 2 ) gazları kirletici olarak kabul edilmemektedir.

    Egzoz gazı içerisindeki karbonmonoksit (CO), partikül madde (is, toz, tanecik v.s.) ve hidrokarbonlar genel kirleticiler olarak kabul edilmektedir.

    Benzinli taşıtlarda ise, kurşun (Pb) bileşikleri önemli bir kirleticidir.



    Taşıtların kirletici etkilerini azaltmak için;

    1-Bakım onarım ve temizlikleri zamanında ve gerektiği şekilde yapılmalı,

    2-Temiz yakıt kullanımına özen gösterilmeli,

    3-Araçların muayenelerinin periyodik olarak yapılması sağlanmalı,

    4-Araç kapasitelerinin üzerinde yolcu ve yük taşınmamalı,

    5-Trafik kurallarına uyulmalı,

    6-Benzinli taşıtlarda katalitik konvertör denilen filtre takılmalı,

    7-Toplu taşımaya önem verilmelidir.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi