Babalar gününü anlatan çocuk hikayeleri

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Babalar gününü anlatan çocuk hikayeleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    naberya?
    Bayan Üye





    Cevap: Babalar Günü Hikayeleri
    Babalar Günü Hikayeleri
    Ortaokulda okuyan ve kısa bir süre önce annesini kaybeden genç, babasıyla birlikte yaşıyordu. Babasıyla aralarında çok güzel bir dostluk vardı. Genç, okulun futbol takımındaydı. Takımdaydı ama, ufak-tefek yapısı ve tecrübesizliği nedeniyle hocası ona bir türlü maçlarda görev vermiyordu. Bu yüzden, her maçta yedek kulübesinde oturuyordu. Buna rağmen, babası hiçbir maçı kaçırmaz ve hep ayağa kalkıp tezahürat yapardı.

    Liseye girdiğinde sınıfının en sıska öğrencisiydi gencimiz. Fakat babası onu hep futbol oynamaya teşvik etti; bununla birlikte, istemezse oynamayabileceğini de belirtti. Delikanlı futbolu seviyordu ve takımda kalmaya karar verdi. Her idmanda elinden geleni yapıyor ve takımın as oyuncularından bir olmaya çalışıyordu. Bütün lise hayatı boyunca hiçbir idmanı veya maçı kaçırmadı. Ama sürekli yedek kulübesinde oturmaktan kurtulamadı. İnançlı babası her zaman ki gibi tribünlerde yerini alıyor ve oğlunu destekleyici tezahüratlarda bulunmaya devam ediyordu.

    Genç, üniversiteye başladığında futbol onun için önemini kaybetmeye yüz tuttu, ama yine de elinden geleni yaptı. Herkes onun okul takımına giremeyeceğinden emin olsa da, bunu başardı. Takımın antrenörü onu listeye dahil ettiğini, çünkü her idmanda yüreğini koyduğunu ve takımın diğer üyelerini de şevke getirdiğini itiraf etti. Takıma girebildiği haberi onu o denli heyecanlandırdı ve sevindirdi ki, soluğu en yakın telefon kulübesinde aldı ve babasına müjdeyi verdi. Onun bu mutluluğunu paylaşan babası, kendisine maçların sezonluk biletlerini göndermesini istedi.

    Üniversitedeki dört yıl boyunca hiçbir idmanı kaçırmayan genç, ne yazık ki hiçbir maçta oynayamadı. Futbol sezonunun sonlarına doğru, büyük bir eleme maçının idmanı için sahaya çıkmaya hazırlanan gencin yanına, elinde bir telgrafla antrenörü geldi. Delikanlı telgrafı okuyunca ölüm sessizliğine büründü. Güçlükle yutkunarak hocasına şunları söyleyebildi: "Bu sabah babam ölmüş. İzninizle bugünkü idmana gelmesem?" Hocası kolunu şefkatle omzuna doladı ve "Bu hafta dinlen evlat" dedi, "cumartesi günkü maça gelmeyi de aklından geçirme."

    Cumartesi geldi çattı, ama okul takımının durumu hiç de iyi değildi. Maçın sonlarına doğru, bir kişi soyunma odasına sessizce girdi, formasını ve futbol ayakkabılarını giyip saha sahanın kenarına çıktı. Babası ölen ufaklıktı bu! Antrenör ve oyuncular azimli arkadaşlarını bu kadar kısa sürede tekrar aralarında görmekten dolayı son derece şaşırmışlardı.

    Hocasının yanına giden genç "Lütfen izin verin oynayayım" dedi. "Bugün oynamak zorundayım. " Hocası önce onu duymamış gibi davrandı. Böylesine zor bir eleme maçında takımın en kötü oyuncusunu sahaya çıkarmasına imkan olmadığını düşünüyordu. Ama genç o kadar ısrar etti ki, sonunda ona acıyan hocası razı oldu: "Pekala oyuna girebilirsin."

    Gencin oyuna girmesinin üstünden çok geçmemişti ki, hem hoca, hem oyuncular, hem de maçı izleyenler gördüklerine inanamadılar. Daha önce hiç oynamamış olan bu meçhul ufaklığın her hareketi harika, attığı her pas isabetliydi. Karşı takım oyuncuları onu durduramıyordu. Koşuyor, pas veriyor, savunmaya yardım ediyor ve maçın yıldızı olarak parlıyordu. Sonunda, gencin takımı aradaki farkı kapattı, nihayet atılan bir golle de beraberliği yakaladı. Ve son saniyelerde ufaklık topu tek başına sürükleyip herkesi geçti ve galibiyet golünü attı. Maç bitmişti. Okulunun taraftarları sevinç çığlıkları atıyor, arkadaşları onu omuzlarında taşıyordu.

    Seyirciler tribünü terk ettikten, oyuncular duşlarını alıp soyunma odasını boşalttıktan sonra, takımın hocası gencin köşede tek başına sessizce oturduğun fark etti. Yanına gidip inanamıyorum. Bugün bir harikaydın" dedi. "Sana ne oldu, bunu nasıl yaptın, anlat bana!".

    Genç hocasına baktı, gözlerine yaşlar doldu ve şöyle dedi:

    "Babamın öldüğünü biliyorsunuz. Peki onun gözlerinin görmediğini biliyor muydunuz?". Delikanlı zorlukla yutkundu, gülümsemeye çalıştı: Babam bütün maçlarıma geldi, çünkü görmediği halde beni desteklemek istiyordu. Ve ilk defa bugün beni oynarken görebilirdi. Ben de bu fırsatı kullanmak ve oynayabildiğimi ona göstermek istedim.

    ===================

    Annemi ve beni hastaneye güvenli ve hemen hemen sağlam getirdiğin için teşekkürler

    Doğduğumda heyecandan bayılmadığın için teşekkürler

    "Doğduğun gün hayatımın en güzel günüydü" dediğin için teşekkürler

    Küçükken beni kafa üstü düşürmediğin için teşekkürler

    ilk yılımda hemen hemen yapacak hiçbir şeyim yokken sırtüstü yattığımda, beni eğlendirmek için karyolamın üstüne sallanan oyuncaklar astığın için teşekkürler

    Bebek arabamla dolaştırdığın için teşekkürler

    Yetişkin dilini öğrenip çift dil konuşuncaya kadar benimle ilkel dilimi yani bebekçeyi konuştuğun için teşekkürler

    Ben öğreninceye kadar sonsuz kere "BabaBabaBaba"yi tekrarladığın için teşekkürler

    Ne kadar şapşal görünürsem görüneyim beni sevdiğin için teşekkürler

    Arkadaşların ET'ye benzediğimi söylediklerinde onlarla aynı fikri paylaşmadığın için teşekkürler

    Beni beslemeyi hiç unutmadığın için teşekkürler

    Kaşığımı ve tabağımı her yemek saatinde on iki kez yerlerden topladığın için teşekkürler

    "Çu-Çu-Çu" trencilik oyunuyla beni eğlendirerek yemek yedirdiğin için teşekkürler

    "Çu-Çu-Çu" da işe yaramayıp bütün yemekler etrafa saçıldığında yerleri temizlediğin için teşekkürler

    Sevgili babacığım: Beni sevgiyle yarattığın için teşekkürler

    Annemin karnındayken, aşermelerimi sabahın l'inde sokaklara fırlayıp ançuez ve turşulu sandviç bularak giderdiğin için teşekkürler

    Tehlikeli şeyleri ulaşamıyacağım yerlerde sakladığın için teşekkürler

    Kırmızı Başlıklı Kız'ı arka arkaya ondokuz gece okuduğun için teşekkürler

    Boyumun uzamasını her çeyrek santimetrede bir duvara işaretlediğin için teşekkürler

    "Bir varmış bir yokmuş" masalları anlattığın için teşekkürler

    Karşıdan karşıya geçerken iki tarafa bakmayı unuttuğum zaman çektiğin o sert nutuklar için teşekkürler

    Yangın sırasında ellerinin ve dizinin üstünde sürünerek evden nasıl kaçılacağım ö ğrettiğin için teşekkürler

    Sağımı ve solumu bir türlü öğrenemediğimde sarmısak ve soğan meselesini öğrettiğin için teşekkürler

    Umumi tuvaletlerde bana refakat ettiğin için teşekkürler

    Takma adlarım için teşekkürler

    Bir numarayla iki numaranın farkını açıkladığın için teşekkürler

    Sabaha karşı ağlamalarıma tam 5,3 saniyede yetiştiğin için teşekkürler

    ilk adımlarımı attığımda basın konferansı düzenlediğin için teşekkürler

    "Alfabe Şarkısı"nı defalarca dinlediğin için teşekkürler

    Espirilerim ne kadar kötü olursa olsun onlara daima güldüğün için teşekkürler

    Canavarları odamdan uzak tutmak için bütün gece boyunca elektrik harcama pahasına ışığımı açık tuttuğun için teşekkürler

    Alışveriş merkezinde kaybolduğum zaman beni bulmak için düzenlediğin arama operasyonu için teşekkürler

    Beni oyuncak bölümünde bulduğun için teşekkürler

    Beni kaybettiğinden dolayı kendini suçlu hissettiğin ve anneme bunu söylemeyeyim diye bana oyuncak aldığın için teşekkürler

    Beni alışveriş merkezinde bir kere daha kaybettiğin zaman yine bir arama operasyonu düzenlediğin için teşekkürler

    Beni şeker bölümünde bulduğun için teşekkürler

    Bakıcıma yüzündeki noktaları birleştirebilir miyim diye sormadan önce beni durdurduğun için teşekkürler

    Walt Disney filmlerine götürdüğün için teşekkürler

    Yabancıların verdiği şekerlemelere, daha sonra da uyuşturuculara doğrudan hayır demeyi öğrettiğin için teşekkürler

    Beni sandalyenin üstünde düştü düşecek bir vaziyette, elim kurabiye kavanozunun içinde bulduğunda "işte kurabiye böyle ufalanır" diye açıkladığın için teşekkürler

    Beni sirkteki palyaçoları görmeye götürdüğün için teşekkürler

    Takipçi değil, lider olmam için cesaretlendirmene teşekkürler

    Hiçbir zaman "Git dışarıda oyna" demediğin için teşekkürler

    Sokakta yiyebileceğim yumruklara karşı koymayı ve karşılık vermeyi öğrettiğin için teşekkürler

    Jetonlu telefonu kullanmayı öğrettiğin için teşekkürler

    Zar zor kazandığım harçlığımı çizgi romanların arkalarında reklamları çıkan su maymunlarına, x-ışını gözlüklere ya da herhangi abuk subuk bir oyuncağa harcamamı engellediğin için teşekkürler

    "Hey"in atları çağırmakta kullanıldığını hatırlattığın için teşekkürler

    Donmuş metal buz kabına yapışmış dilimi kurtardığın için teşekkürler

    Donmuş metal buz kabına yapışmış dilimi bir kere daha kurtardığın için teşekkürler

    Bütün arkadaşlarına yaşıma göre olağanüstü yetenekli ve zeki bir çocuk olduğumu söylediğin için teşekkürler

    Annemle kavganıza kulak misafiri olduğumda inandırıcı özürler bulduğun için teşekkürler

    Anneler gününde ve doğumgünlerinde beni alışverişe götürdüğün için teşekkürler

    Hediye ettiğim kravatları beğenmiş gibi davrandığın ve ancak "çok özel günlerde" taktığın için teşekkürler

    Yazın hafta sonlarını iki odalı bir ağaç evi yaparak geçirdiğin için teşekkürler

    Beni voleybol maçına götürüp iki sosisli sandviç, bir paket fıstık, iki kutu patlamış mısır, üç dondurma ve bir kola aldığın için teşekkürler

    Bana tam istediğim gibi süslü püslü bir bisiklet aldığın için teşekkürler

    Büyükbabamın her zaman oturduğu koltuğunda para bulduğumda "bulan kapar kaybeden ağlar" dediğin için teşekkürler

    Sıcak yaz günlerinde sürahiler dolusu soğuk limonata yaptığın için teşekkürler

    Beni kamp yapmaya ve balığa götürdüğün için teşekkürler

    Jo'nun Barbie'nin yatağında niçin yatamayacağmı açıkladığın için teşekkürler

    Hangi madeni paraların 1 liraya eşit olduğunu öğrettiğin için teşkkürler

    Kahve içerek büyümemi yavaşlatmama engel olduğun için teşekkürler

    Okulun yakınında oturduğumuz için teşekkürler Böylece, küçükken senin mecbur olduğun gibi, sınıfın sıcaklığını öğlene kadar donma derecesinin biraz üstüne çıkarabilmek için, 12 millik tepeyi 40 deniz mili şiddetinde esen rüzgârı yiyerek tırmanıp arta kalan enerjimle de okulun fırınına kömür küremek zorunda kalmadım

    İstiklâl Marşı"nı ve "Dağ Başını Duman Almış"ı birlikte ezberlediğimiz için teşekkürler

    Gözlüklerimi kaybettiğimde yenilerini aldığın için teşekkürler

    Yenilerini de kaybettiğimde bir çift daha aldığın için teşekkürler

    Zekâ testinin sonucunda süper zekâ olmadığımı öğrenip üzülünce beni aksine ikna ettiğin için teşekkürler

    Yazım kurallarını zorla öğrettiğin için teşekkürler

    Veli toplantılarına katıldığın ve öğretmenlerimin hakkımda söylediği bütün iyi şeyleri bana aktardığın için teşekkürler

    Bisikletimin arka yedek tekerleklerini çıkarttığın gün, selesinden tutarak bisikletimin yanında altı blok koştuğun için teşekkürler

    Yaralı dizimi dezenfekte ettiğin ve yaramı öpüp acımı hafiflettiğin için teşekkürler

    Tahterevallinin öbür ucundan aniden atlamadığın için teşekkürler

    Şükran Günü hindisini kesip servis yapma görevini bana verdiğin için teşekkürler

    Yam'ın ne olduğunu açıkladığın için teşekkürler

    Kartopu savaşını başlatan ilk topu fırlattığın için teşekkürler

    Yani baba her şey için teşekkürler







  3. 3
    Ziyaretçi
    harikaaaaaa :)))







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi