Alim ve düşünürlerin infak ve yardımla ilgili sözleri

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Alim ve düşünürlerin infak ve yardımla ilgili sözleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Alim ve düşünürlerin infak ve yardımla ilgili sözleri





  2. 2
    Ensar
    Özel Üye





    Cevap: Yardım ile ilgili sözler

    Başkasına yararı dokunan insan en kusursuz insandır Sophokles
    Yardım ile ilgili sözler
    Bir kör bir köre yol gösterirse ikiside çukura yuvarlanır Matthew Henry
    Dostuna da, düşmanına da yardım et, çünkü o zaman dostunla daha yakın dost, düşmanınla da dost olursun Clebul
    Eğer hür bir toplum sayıca daha çok olan fakirlere yardım edemezse, sayıca az olan zenginleri de kurtaramaz John Kennedy

    Her yardım, cennete doğru bir basamaktır HWard Beecher

    Herkes ötekisine yardım etseydi, herkesin işi yapılmış olurdu Erner Erchenbach

    Işık yapmanın iki yolu vardır: ya kandil olmak, ya da yansıtan ayna… Edith Warton

    İnsan, dostlarının acılarına, onlarla bir olup ağlayıp sızlamakla değil, yardım ve bakım ile katılmalıdır Epukuros

    İnsanın en iyi yardımı kendi kendisine yaptığı yardımdır Goethe

    İnsanlar, birbirlerine yardımdan el çektikleri gün, insanlık yok olur, karşılıklı dayanışma olmazsa toplumlar olmaz Walter Scott

    İyilik etmek, fenalıktan sakınmak hususunda birbirinizle yardımlaşın günah işlemek ve haddi aşmak üzerinde yardımlaşmayın Maide Suresi, 2
    Küçüklerin yardımı olmaksızın hiçbir büyüğün başarıya ulaştığı görülmez Bu, ne küçüğü büyütür, ne de büyüğü küçültür Cemil Sena

    Sevmek fiilinden sonra gelen dünyanın en güzel fiili yardım etmektir V Suttner

    Size yapılan en ufak bir yardımı sakın unutmayınız, yaptığınız en büyük yardımı ise hiçbir vakit hatırlamayınız Chilon
    Yardımlar tıpkı çiçek gibidir, ne kadar taze ise insanları o kadar memnun eder Chillon


    İslamda İnfak İle İlgili Bilgi

    İNFÂK

    Nafaka verip geçindirme, besleme, Allah yolunda harcama Bir terim olarak; gerek hısımlardan ve gerekse diğer insanlardan yoksul ve muhtaç olanlara para veya maişet yardımı yaparak, onların geçimini sağlama, demektir Zarûrî ihtiyaç ve maişet için sarfolunacak paraya ve azık çeşidine “nafaka” denir Bir kimsenin kanunen geçindirmek zorunda bulunduğu kimselere mahkeme kararıyla bağlanan aylık da bu adı alır

    İslâm hukukunda infakın kapsamı geniştir Aile reisinin bakmakla yükümlü olduğu kimselere harcama yapmasını kapsadığı gibi; diğer yoksul ve muhtaçlara yapılan zekât, sadaka ve benzeri yardımları da anlamı içine alır Zekât gibi miktarı belirli yardımlaşma hükümleri gelmeden önce, Ashâb-ı kiram yoksullar için ne kadar harcayacaklarını bilmiyorlardı

    Muaz b Cebel ile Sa’lebe Hz Peygamber’e “Kölelerimiz ve hısımlarımız var Bunlara malımızdan ne şekilde ve ne miktarda harcayalım” diye, şu ayet inmişti: “Ey Muhammed! Sana, hangi şeyi nafaka vereceklerini sorarlar De ki: “İhtiyacınızdan artanı verin”(el-Bakara, 2/219) Zekât farz kılınmadan önce, kazanç sahipleri, bu ayete göre, her günkü kazançlarından kendilerine yetecek kadarını alır, gerisini tasadduk ederlerdi Altın, gümüş gibi nakit sahipleri de, bir yıllık geçimini ayırır, geri kalanını Allah yolunda harcarlardı (ez-Zebîdî, Tecridî Sarîh, Terc K Miras, Ankara 1978, XI, 371)

    Kur’an-ı Kerîm’in pek çok âyetinde, varlıklı müminlere “Allah yolunda infak” emir ve tavsiyesinde bulunulmuş, Allah yolunda harcayanlar övülmüştür

    “Ey iman edenler, kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardığımız ürünlerin en helâl ve iyisinden Allah yolunda harcayın (zekât ve sadaka verin)” (el-Bakara, 2/267);

    “Mallarını gizli ve açık olarak gece ve gündüz harcayan kimseler var ya, iste onların, Rableri katında ecirleri vardır Onlara hiçbir kortu yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır” (el-Bakara, 2/274);

    “Mallarını Allah yolunda harcayanların hâli, her başağı yüz daneli yedi başak bitiren bir tohumun hâli gibidir Allah dilediği kimseye daha kat kat verir, Allah’ın ihsanı çok geniştir Her şeyi hakkıyle bilendir” (el-Bakara, 2/261)

    Bakara Suresi’nin ilk ayetlerinde takvâ sahiplerinin vasıfları sayılırken, “Allah yolunda harcayanlar”; gayba inanan ve namaz kılandan sonra üçüncü sırada zikredilir (bk el-Bakara, 2/3; Âlu İmrân, 3/134)

    Allah yolunda yapılan harcamanın, malın sevilen çeşidinden yapılması, kişiyi “birr” derecesine ulaştırır Ayette şöyle buyurulur: “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcayıncaya kadar Cennete ve iyiliğin en güzeline (birr) eremezsiniz” (Âlu İmrân, 3/92) Bu ayet inince, Ebû Talha (ra) en çok sevdiği malı olan “Bırhâ” bahçesini Allah yolunda tasadduk etmek istemiş, Hz Peygamber’in; “yakın hısımlarına ve amcasının oğullarına vermesi” tavsiyesine uyarak böyle yapmıştır (Buhârî, Zekât, 44, Vesâyâ, 17, 26; Müslim Zekât, 43; Ahmed b Hanbel, III, 141, 256) Hz Ömer Hayber’den hissesine düşen değerli ganimet toprağını vakfetmiştir (İbn Kesîr, Muhtasaru Tefsir, Beyrut 1981, I, 299)

    Zeyd b Hârise (ra) “Seyl” adındaki ünlü atını tasadduk etmesini Hz Peygamber’den istemiş, O da atı Usâme b Zeyd (ra)’e vermiştir Hasan el-Basrî şöyle der: “Bir kimse sevdiği bir tek hurmayı bile Allah rızası için sadaka olarak verirse bu ayetteki “birr”e mazhar olmuş olur” Ömer b Abdülaziz, yoksullara bol miktarda şeker dağıtır ve sebebini soranlara da şu cevabı verirdi: Çünkü ben en çok şekeri severim

    İnfakın en fazîletlisi ve en önde geleni kişinin muhtaç durumda bulunan hısımlarına yaptığı harcamalardır Ayette şöyle buyurulur: “Erkekler kadınlar üzerinde hakimdirler Çünkü Allah birini (cihat, imamet ve miras gibi bazı konularda) diğerinden üstün yaratmıştır Bir de erkekler, mallarından onların geçimini sağlamaktadırlar” (en-Nisâ, 4/34) Âile fertlerine yapılacak harcama sadaka hükmündedir Hadiste şöyle buyurulur:”Bir müslüman, aile fertlerinin geçimini, Allah’ın rızasını umarak sağlasa bu, kendisi için sadaka olur”

    Hadiste zikredilen aile fertlerine (ehl); karısı, çocukları, nafakası kendisine gerekli olan erkek ve kız kardeşleri ile amcası ve amcasının çocukları, evinde beslediği yabancı yoksul çocuklar dahildir Bir kimsenin bakmakla yükümlü olduğu kimseleri geçindirmesi, onun üzerine vaciptir Eğer bu masrafları yaparken Allah rızasını kazanmayı kastederse, sürekli sadaka ecri alır Ancak bu konuda Allah rızasını kasdetmezse, üzerinden borç düşer, fakat ayrıca bir ecir alamaz (bk ez-Zebîdî, age, IV, 411-417, XI, 372, 373) Buna, Sa’d b Ebî Vakkas’ın naklettiği şu hadis de delâlet eder:

    Veda Haccı yılı Mekke’de hastalanan Sa’d b Ebî Vakkas tek varisi olan kızına çok servet kalacağını düşünerek servetinin üçte ikisini vasiyet yoluyla başkasına bırakmak ister Hz Peygamber razı olmaz Yarısını bırakmak ister Resulullah (sas), “üçte birini vasiyet etmesi” ne müsaade eder ve şöyle buyurur:

    “Ey Sa’d! Senin mirasçılarını zengin bırakman, onları yoksul ve başkalarına avuç açar bir halde bırakmandan daha hayırlıdır Sen, Allah rızası için harcadığın nafakadan dolayı ecir alırsın Hatta, yemek yerken eşinin ağzına verdiğin lokmadan ötürü de ecir alırsın” (Buhârî, Merdâ, 16; Mâlik, Muvatta’, Vasiyye, 4) Ancak Sa’d, bu hastalığından iyileşip uzun bir müddet daha yaşamış ve bu kızından başka çocukları olmuştur

    Buna göre, bir kimse, malının üçte birine kadar olan kısmını vasiyet yoluyla Allah yolunda harcayabilir Servetin üçte ikisi mirasçıların korunmuş hissesidir Ancak, mirasçılara vasiyetle mal bırakılması hadisle yasaklanmıştır Çünkü mirasçılara Allahu Teâlâ belirli miras hisseleri tahsis etmiştir (bk en-Nisâ, 4/11, 12, 176; el-Enfâl, 8/75)








+ Yorum Gönder
infak ile ilgili hadisler,  mevlananın infak ile ilgili sözleri,  ünlü düşünürlerin yardımlaşma ile ilgili sözleri,  alimlerin infakla ilgili
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi