Vurun abalıya deyiminin hikayesi

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Vurun abalıya deyiminin hikayesi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Vurun abalıya deyiminin hikayesi





  2. 2
    Ensar
    Özel Üye





    Cevap: Vur abalıya sözünün anlamı

    Bütün yükün yumuşak huylu kişiye yüklenmesi; sessiz, güçsüz kimsenin hırpalanması, hakkının çiğnenmesi durumunda karşıdaki kişiye sitem yollu söylenir.
    .........

    “Vurun Abalıya ne demektir” diye bir soruyla karşılaştığında apışıp kalır ama bilmeden de yerinde kullanır deyimi…



    Efendim Abalının akla ilk gelen anlamı olan “Aba giymiş kimse” anlamının dışında bir başka anlamı daha var. O da “kendini savunamayacak kadar sessiz, kimsesiz” anlamıdır…

    O nedenle güçlülerin “zalim” cephesine terfi etmiş “ağaları” tekme ve tokatlarını genellikle abalılara vururlar… Bunu gören “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” felsefesindeki tuzu kurular da “vurun abalıya” derler… Olan abalıya olur. Nasılsa güçsüz, nasılsa kimsesiz ya gelen vurur giden vurur…

    Bu tokatlar sonucunda zaten güçsüz olan” Abalı” daha da güçsüzleşir. Gün gelir kuru bir yaprak misali varlığını sonlandırır…

    Mazi olur… Birilerinin anılarında yaşar bir süre daha. Sonra unutulur gider. Yeni gelen nesiller ondan “bihaber” olurlar…

    Eğer bu abalı, içinde yaşanılan bir şehir ise terk edilir sevenlerince…

    Ve terk edilen o şehir ağlamaya devam eder sessizce…



    Geçen hafta “bu şehir ağlıyor” derken aklıma gelmemişti Adana’nın da bir garip “abalı” olduğu… Hafta içinde Adana ile ilgili gelişmeleri takip ederken geliverdi aklıma… Turgay Develi’nin Yüreğir’in bağrına saplanacak hançerle ilgili yazısını okurken de dökülüverdi dilimin ucundan “istem dışı”, “vurun abalıya… “vurun Adana’ya” diye…



    Yaşanan olumsuzluklardan ders alanlara akıllı insan dediklerine göre, yaşadığımız zaman dilimi içerisinde daha önceleri uygulanmış ve topluma verdiği zararları tartışılmaz olan uygulamaları “modernlik” adına hayata geçirme telaşında olanlara ne diyeceğiz o zaman?

    İşsizliğin rekor seviyelere ulaştığı, yoksulluğun kol gezdiği bir zamanların bereketli toprakları üzerine kurulmuş bu şehir sadece ağlamıyor… Kan tükürüyor…

    Ve “vurun abalıya” demekten başka bir şey gelmiyor elden!



    Hırsları akıllarından önde gidenlerin daha fazla “kazanma” uğruna, toplumun “çimentosu” vazifesini gören küçük esnafın yok edilme sürecine verdikleri katkının, zaten can çekişen bir kentte yaratacağı toplumsal çöküntünün sonuçlarını anlamak istemeyenlere ne denilebilir ki?

    Ne denilebilir ki modernlik kılıfına alkış tutup tokadı yiyenlerin durumuna…

    Ne denilebilir ki şehrin yönetiminde söz sahibi olanların bu küresel sömürücülerin açılış kurdalelerini kesmelerine…

    Ne denilebilir ki içmeye ayranları olmayanları “ücretsiz” taşıma gazına getirip modern AVM’lere taşıyanlara ses çıkartmayan rekabet kurumlarına

    Hiç…

    Belki de uzaktan bakıp “vurun abalıya” demek yeter…

    Ya da hatırlatmak mı gerekir,“Bir makine icat etti içimizden biri /Buhar çevirdi tekerleği onunla / Fabrikalar türedi ardından bir sürü /Başladı insanlar fabrikaları çalıştırmaya/Ama ekmek satılmadı eskisinden ucuza… Diyen Bertolt Brecht’i…



    ***

    Dedik ya Adana abalı bir garip, kimsesiz… Abalı olunca da doğal olarak gelen vuruyor giden vuruyor…

    Milletin Meclisindeki sayın vekillerimiz de nasılsa abalı deyip bir tekme de onlar attı Adana’ya…

    Hava Ulaştırma Fakültesinin Adana’ya kurulması için önerge veren Adana milletvekilinin önergesinin kabul edilmesine rağmen itiraz edilerek iptal edilmesinin adını ne koymak gerekir bilmiyorum.

    Yüzlerce milletvekilinin bu fakültenin Adana’ya kurulmasına itiraz etmelerinin bir mutlaka bir nedeni vardır!

    Koskoca milletvekillerinden daha iyi mi bileceğiz!

    Hem ne de olsa Adana da bir garip abalı…

    Bir tekme daha yese ne olur ki…

    Hiç…

    Ve nasılsa kimsesiz Adanalı…

    Ve de “sağduyulu”… Haziranda gider sandık başına, “noter misali” onaylar listedeki potansiyel “tekme atıcıları”nı…







+ Yorum Gönder
vur abalıya deyiminin hikayesi,  vurun abalıya hikayesi,  vur abalıya deyiminin anlamı,  vurun abalıya ne demek,  vurun abalıya
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi