Markaların Çıkış Hikayeleri

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Markaların Çıkış Hikayeleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Markaların Çıkış Hikayeleri




    Soru: ALFA ROMEO
    Alfa Romeo markası iki Milano sembolünden oluşuyordu: Mavi fonda Milano Beyliğinin simgesi yılan (Teknik Ofiste çalışan bir genç tarafından, Filarete Kulesinden Castello Meydanından geçen tramvayı koca bir yılan gibi seyrederken aklına gelen fikirden yola çıkılarak tasarlanmıştır.) ve beyaz fonda kırmız haç, metalik bir daire içine alınıp üzerine ALFA (Anonima Lombarda Fabbrica Automobili- Lombarda Anonim Otomobil Fabrikası) ve MİLANO yazıları Savoya Ailesinin simgesi olan düğümlerle ayrılmış olarak yazılmıştır.

    1910'dan bir dergi

    "ALFA: tüm bir program için söylenen bir kelime veya daha iyi söylemek gerekirse, bir programın daha net bir şekilde açıklaması anlamına gelmektedir. Alfabenin birinci harfini belirlerken, aynı zamanda bir başlangıç noktasını simgelemektedir, bu başlayan, gelişen yeni bir hayattır..."

    1915/1925 İkinci Amblem

    ALFA ROMEO MİLANO yazısı amblemde Nicola Romeo'nun fabrikayı satın almasından sonra yer alan yeni yazıdır.



    İlk Otomobil

    1920 yılında Alfa Romeo markasıyla ilk otomobil Torpedo 20-30 HP doğdu.

    Anonima Lombarda Fabbrica Automobili" A.L.F.A. (Lombarda Anonim Otomobil Fabrikası) isimli şirket, 1910 yılında Alessandro Darracq tarafından Milano'da Portello'nun 1907'de inşaası tamamlanan şanssız Endüstriyel tesislerinde kuruldu. Şövalye Ugo Stella tarafından yönetilen Alfa, iyi donanımları ve sürülebilirlikleriyle pazarda hemen pay kapan bir seri modele hayat verdi: ilk mutlak Alfa ismini alan otomobil 24 HP (12.000 Liret tutarında), ve daha dayanıklı motorlarıyla türevleri, 40-60 HP. Alfa için yarış maceraları başladı ama 1915 yılında askeri siparişlerle ilgilenmeye başladığında Nicola Romeo tarafından yönetilen şirketlerin yörüngesi altına girince bu macera yarıda kesildi. Savaş sonunda, 1919 yılında tekrar otomobiller başrollerine ve 1920 yılında Alfa Romeo markasıyla ilk otomobil doğdu: "Torpedo 20-20 HP". Yarışlara kaldıkları yerden devam edildi.

    1925/1946 Markası

    Markanın etrafında defne yapraklarından metal taç efsanevi bir zaferi hatırlatmaktadır: 1. Dünya Otomobil Şampiyonasındaki P2’i (1924). Dairenin çapı 65 mm'den 75 mm'ye büyütülür. 1930 yılında tekrar 60 mm'ye küçültülür ve 1945 yılına kadar değişmeden kalır.

    1750 Coşkusu

    Pat Braden, Alfa Romeo Amerika Ortakları genel sekreteri 1961 yılında bir makalede 1750'yi tarif eder:" Alfa Romeo'nun motor seslerine kapıldım. Bir tür tarif edilmez rapsodi gibiydi. Bu araba hakkındaki herşey bu hissi veriyor, bu arabaya her binişimde ve motoru çalıştırdığımda, günlük hayatın sıkıntısı dağılıp gidiyor ve herşey tekrar yeni ve tazeye dönüşüyor." Peter Hull, Alfa Romeo tarihinde 1750 için 1970 yılında yazmıştır: "Muhteşem arabalar güzel kadınlar gibi heyecan vericidirler, ancak genellikle kusursuz olmazlar. Bu anlamda Alfa 1750 bir istisnadır."

    ANADOL

    Anadol, Türkiye'de toplu olarak üretilen ilk otomobil markasıdır. İlk Türk üretimi otomobil ise 1960'da TCDD tarafından yalnızca beş tane üretilen "Devrim" adı verilen örnek otomobildir.Vehbi Koç tarafından kurulan Otosan tarafından 1966-1986 yılları arasında İstanbul'daki fabrikada üretilmiştir. Fabrika 1986'dan sonra Ford Taunus üretimi için kullanılmıştır.Anadol'un ilk modelleri İngiliz Reliant/Ogle tarafından tasarlanmıştır. Bütün modellerinde kaportası cam elyafı ve polyesterden yapılan Anadol'da motor olarak da Ford motorları kullanılmıştır. İlk kullanılan motor, Ford'un Anglia modelinin 1198 cc'lik motorudur.

    Anadol adı, açılan isim yarışması sonucunda finale kalan; Anadolu, Anadol ve Koç arasından seçilmiştir.Az sayıda kalan örnekleri , günümüzde genellikle ortadan kesilerek kamyonet yapılmış biçimleri ile adını aldığı Anadolu'nun küçük şehirlerinde halen kullanılmaktadır.


    AUDİ

    Audi, Alman bir otomobil şirketidir; Volkswagen grubunun bir parçasıdır. Şirketin merkezi Ingolstadt, Bavarya'da bulunmaktadır.Şirketin geçmişi 1899 yılına ve August Horch'a dayanmaktadır. İlk Horch otomobili kendisi tarafından 1901 yılında tasarlanmıştı. 1910 yılında Horsche şirket dışarısına atılmış ve kendi adını eski ortaklarıyla olan anlaşmazlıklar nedeniyle artık yaptığı tasarımlarda kullanamayacak hale gelmişti. Eski Almancada anlamı "Dinle!" olan "horch", Latincede aynı anlama gelen Audi'yi markası olarak kullanmaya başladı.1932 yılında Audi, Auto Union'u oluşturmak üzere Horch, DKW ve Wanderer şirketleri ile birleşti. Auto Union kullandığı birbirine bağlı dört halka da bugün Audi'nin logosu olarak kullanılmaktadır.

    İkinci Dünya Savaşı sonrasında, şirket DKW etrafında ürünlerini sunmaya çalıştı. Ancak iki çekişli motoru o kadar ünlü olamadı. Eylül 1965'de Audi tekrar bir çıkış yaparak 72 beygirlik 4 kapılı sedanını piyasaya sundu, dünyanın en modern motorlarından biriyle.1970'lerde Audi 1950 yıllarında dünyanın en büyük motorsikletlerini üreten şirket olan NSU ile birleşti. Bu şirket Neckarsulm, Stuttgart yakında bulunmaktaydı. NSU daha küçük arabalar yapmayı öngörüyordu; daha sonrasında yeni bir rotasyon motorlarında Felix Wankel'in fikirleriyle kullanılmaya başladı. 1967'de çıkartılan yeni NSU Ro 80 bir uzay çağı arabasıydı ve o gün itibariyle sundukları aerodinamik, ağırlık, güvenlik açısından kusursuzdu, ancak motorlardaki rotasyon hatası NSu için pahalıya patlamıştı. Yine de günümüzde hala Audi'nin bazı modelleri Neckarsulm'da üretilmektedir.

    Geçen 30 yıl içerisinde Audi yüksek güce sahip bir çok model sundu. 1980'de piyasaya sunulan Ünlü "Quattro" modeli ; ilk kez kullanılan 4 çekerli turbo bir spor arabasıydı. Audi bu atılımla teknolojide zirveye oturdu. (Bu teknoloji daha sonrasında dünya'nın hemen hemen tüm otomobil şirketleri tarafından kullanılmıştır.)Audi 80 modeli ile beraber, tüm modeller "Quattro" özelliğini kazaldı. Audi 80 her ne kadar 1986 yılında "dede arabası" imajına sahip olsa da unutulmaz tasarım 1989'da piyasaa sunuldu. Bu model piyasaya bomba gibi düştü ve oldukça iyi satış rakamlarına ulaştı.Gelişen teknoloji ile, Audi dünyanın en gelişmiş motorunu kullanmaya başladı. 1995'de S4 modelinde kullanılan dört çekerli motoru bu döneme damgasını vurdu.

    1997'de de dünyanın tamamen aliminyumdan yapılmış ilk otomobilini sunan Audi, A8 modeli ile aliminyum uzak çizgilerine ulaşmış oldu. 90'ların ortasında yeni serilerini piyasaya süren Audi dünyanın en kaliteli otomobilleri arasında yerini aldı.2000 yılı itibariyle 24 saatlik Le Mans yarışını 4 kez ard arda kazanan Audi 2003'de VW grubunun başka bir modeli ile ancak tamamen Audi kadrosu ile Bentley modeli altında da bu başarıya imza attı.

    BMW

    Şirketin sloganı ve resmi kurumsal dili İngilizcedir. Sloganı 'The Ultimate Driving Machine' yani 'En Gelişmiş Sürülebilen Makina'. Bu sloganla, ünlü Alman teknolojisini ve AR-GE'deki kendine güveni vurguluyor.Şirket, 1913 yılında Karl Friedrich Rapp tarafından Almanya'nın Münih kentinde kurulmuştur ve mimari olarak meşhur merkezi halen oradadır. İlk zamanlarda sadece uçak motoru üreten şirket, 1928 yılında satın aldığı Fahrzeugtechnik Eisenach . otomobil şirketinden sonra otomobil üretiminine girmiştir. BMW ilk otomobil seri üretimini 1929'da 3/15 PS ismindeki otomobil ile başlamıştır.BMW ilk olarak uçak motoru üretimi yapan bir firmaydı. Bu yüzden parçalı amblemin mavi kısmı gökyüzünü beyaz kısmıda uçak pervanesini temsil etmektedir.


    Model Açılımları şunlar Gibidir:

    000 i = İnjection, 000 x = 4 Çeker , 000 ti = Compact , 000 ci = Cabriolet , 000 d = Dizel , 000 xd = Dizel + 4 Çeker, 000 Li = Long (Limousine) , 000 Ld = Long + Dizel , Z0 = Z Series (Sport Roadster Serisi) , x0 = x Series (Arazi Serisi) , 1xx = Dusuk sınıf 1 Serisi, 3xx = 3 Serisi Orta Sedan Sınıfı , 5xx = 5 Serisi Sedan Lux Sınıf , 6xx = 6 Serisi Sport Sedan Sınıfı , 7xx = 7 Serisi Süper Lüx Sınıf , Mx = M Serisi (Performans ve Sportif Araçlar), Bx = Alpine Serisi
    FERRARİ

    Enzo Ferrari, Modena şehrinde 1898 yilinda dünyaya geldi . Birinci Dünya Savaşı'nda babasını ve kardeşlerini kaybettikten sonra yalnız bir yaşamla 1916 yılında, henüz 18 yaşındayken buluşur. Yarışçılık kariyeri de bu dönemlerde başlar.1920 yılında, Alfa Romeo nun yarış pilotlarından biri olur; ismi de bu dönemde bir efsane misali kulaktan kulağa yayılır. O'nun da öncülüğünde Alfa Romeo araba yarışçılığının bir numaralı ismi oldu. Enzo Ferrari'nin hız tutkusu, daha önce hiç kimsenin ulaşamadığı hızlarda virajları dönebilme kabiliyeti yanısıra; arabasının ergonomisinden, motor aksamına herşeyiyle ilgilenmesi O'nu araba yarışları tarihinin ölümsüzleri arasına sokar.1929 yılında Scuderia Ferrari yi Alfa Romeo'nun yarış takımı olarak kurar. 1932 yılına kadar Enzo Ferrari yarışmaya devam etti; ancak oğlu Dino Ferrari'nin doğumuyla yarışlardan ayrılarak, otomobil fabrikasının işlerine geçer. Lakin bu dönemde, araba motorlarının güçsüzlüğü; hafif spor arabaların gelişmesi üzerine çalışmalara başladı.

    Enzo FerrariKontrolündeki yarış takımı katıldığı tüm yarışları kazandı; sadece 1935 yılında Mercedes'e geçilir. 1935 yılında Mercedes'in bu yarışı kazanmasında Castrol'un deterjan bazlı motor temizleyicisi büyük rol oynar. Mercedes'in motorunu Alfa Romeo'dan daha üstün performanslı ve istikrarlı kılar. Ertesi yıl, Castrol ürünlerini Alfa Romeo da kullanmaya başlar; günümüzde de halen Castrol en üstün motor bakımı ürünlerini sunmaktadır.Enzo Ferrari'nin yarış otomobillerini yaratma becerisi; o'nu Alfa Romeo'nun sportif direktörü yapar. Ancak; Enzo Ferrari'nin detaylarına bakmadan imzaladığı direktörlük kontratında, ayrılması durumunda 4 yıl başka bir yarış takımında çalışamayacağı ve tasarım yapmasının yasak olduğu kuralı vardı. Böylece kendi yarattığı o güne kadar eşi benzeri görülmemiş otomobil ergonomisini geliştirmesine de izin verilmez.

    Enzo Ferrari'nin Alfa Romeo'dan ayrılması Direktörlükten ayrılmasıyla; Auto-Avio Costruzioni'yi kurdu. Bu şirket bazı yarış takımlarına parçalar satar. Doğduğu şehir Modena'da, küçük bir araba üretimi atolyesi kurdu; ve burada sadece kendisinin kullanması için bir araba yaratmaya çalışır. Ancak, İkinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla İtalya zor günler geçirmektedir. Modena'nın bombalanmasıyla, tasarımına yeni başladığı arabayı da bitiremeden Maranello'ya taşınmak zorunda kalır. Yıllar sonra Ferrari Modena 360; Enzo Ferrari'nin kütüphanesinde kalan basit bir ön tasarımını baz alarak Pininfarina tarafından yapılacaktır.

    Ferrari'nin kuruluşu ve maddi sorunlar :Maranello'ya kaçışı sonrasında, burada tekrar bir atolye kuran Enzo Ferrari; 1946 yılında, Dünya otomotiv tarihin en çok "düşlere" giren ismi Ferrari'yi kurar.Ferrari 1951 yılında İngiltere Gran Prix'sinin yanı sıra; LeMans'da 14 zafer kazanır. 1960 ve 1965 yılları arasında 6 yıl üst üste LeMans'ı kazanması da Ferrari'yi otomobil yarışçılığının en büyük ismi yapar. Ancak, gelişen dünya ekonomisi ile; profesyonelce işleyen şirketlerin hızına erişemez.Maddi olarak büyük sorunlar yaşayan Ferrari'nin yaşadığı bu sorun; halen günümüzde profesyonelce işlemeyen şirketlerin hazin sonunu simgelemektedir. Profesyonel bir şirketin bir banka'dan borç almaya çalışması gerekirken; Enzo Ferrari şirketi ayakta tutabilmek için İtalyan mafyası'ndan borç alır.

    Dino Ferrari'nin ölümü :Ferrari Dinoİtalyan Mafyası'na borcunu geri ödeyemeyen Enzo Ferrari'nin oğlu, Dino Ferrari genel bakış açısına göre (filmlerde ve belgesellerde anlatıldığı üzere) İtalyan Mafyası tarafından zehirlenerek öldürülür. Bu konuda iki değişik bakış açısı daha vardır; mahkeme tutanakları "kas gelişememezliği" hastalığından öldüğünü yazar. O dönemde İtalyan medyası bunu Dino Ferrari'nin uyuşturucu kullanmasıyla da ilgili olduğunu sunmuştu; ancak Dino Ferrari 24 yaşında vefat etmesine rağmen arabalar üzerine müthiş bir bilgisi vardı. Formula 2 arabaları için V6 motorunu daha 23 yaşındayken düşünüp, Vittorio Jano'ya da ertesi yıl ölmeden önce teknik düşüncelerini iletmişti. Bu da, o'nun en son günlerinde bile oldukça zinde olduğunu gösterir.

    1956 yılında Enzo Ferrari hukuksal anlamda bu olayın üzerine fazla gidemez, lakin bu dönemde gerek İtalya ve gerek Amerika Birleşik Devletleri'ndeki illegal yaşam ve mahkemeler; Sicilya'daki aileler tarafından yönetilmekteydi.Bu olayın üzerine, Enzo Ferrari; Ferrari'nin "Ferrari Dino" serisini yarattı. Bu tasarım Ford'un yarattığı en hızlı ve yarışlardaki en başarılı arabası Ford GT40 'a ilham kaynağı olacaktır.

    Ferrari'nin Fiat'a satılması Maddi sorunlardan kurtulamayan Ferrari, hisselerinin bir bölümünü Fiat'a sattı. Bunun üzerine Ford 1963 yılında 18 Milyon dolarlık bir teklif sundu. Enzo Ferrari hemen hemen her konuda anlaşıp, ancak Ford'un yarış takımını kontrol etme isteği Enzo Ferrari tarafından reddeder ve anlaşma bozulur. Bu da Ford'un o dönemde yarışlara girmesine sebep olur. 1969 yılında oldukça güç durumda kalan Enzo Ferrari şirketin hisselerin yarısını Fiat'a vererek, yönetimden bir adım geri çekildi.1988 yılında da Fiat hisselerin %90'ına sahip olur. 2000' li yıllara yaklaşılırken FIAT' tın da hisselerin bir bölümünü ünlü bir İtalyan bankası olan Mediabanco' ya satmasıyla Ferrari hisseleri bölünerek farklı kullanıcıların eline geçmiştir. (hatta bunların bir kısmını F1' in ticari haklarının sahibi Bernie Eclestone' un da aldığı söylenmektedir.Ford'un Ferrari tarafından hazırlıkları yapılmış, bir çok masrafa girilmiş projesinin iptal olması ardından; Ford "Ferrari" projesine "Ford GT40" ismi altında devam etti. İki yıl deneme sonrasında, Ferrari'yi yarışlarda geçmesi de Amerikan otomobil yarışçılığının en büyük günlerinden biri olarak kabul edilir.


    Pininfarina'nın Ferrari'yle buluşması ve Enzo Ferrari'nin ölümü

    Ferrari Testarossa1969 yılı Ferrari'nin tarihindeki en önemli yıllardan biridir. Lakin bu yıl, Enzo Ferrari tasarımcı dostu Battista Farina'nın oğlu Sergio "Pinin"farina'ya çizdiği muhteşem çizgiler doğrultusunda şans tanıdı. Prototip olarak sunulan 1969 Ferrari 512s, 1967 Ferrari 206 Dino'nin daha ince ve modern çizgilerle yaratılmış halidir. Üretime geçen 1971 Ferrari BB ile Ferrari dünya otomobil dünyası arenasına tekrar girer.


    1988 yılında, Enzo Ferrari; Ferrari'nin 40'ıncı yılı için üretilen F40'ın sunulmasından bir yıl sonra vefat eder. Enzo Ferrari'nin, her ne kadar yaşamında son günleri olsa da; en çok beğendiği Ferrari'nin F40 olduğunu söylemiştir.Ferrari F40'ın ilk sahibi, dünya tarihinin en büyük futbolcularından biri olarak gösterilen Diego Armando Maradona'dır. AC Milan başkanı Silvio Berlusconi, Napoli'nin Serie A şampiyonu ve İtalya Kupası'nı Maradona ile 1987 yılında alması üzerine; kendisine transfer teklifinde bulundu. Napoli başkanı Corrado Ferlaino da, Maradona'yı Napoli'de tutabilmek için kendisine Ferrari tarafından üretilen tek siyah renk F40 'ı hediye etti. Maradona da halen günümüzde kararını Ferrari yüzünden verdiğini söylemektedir.

    Enzo Ferrari'nin ölümü ardından Ferrari'nin şirket olarak çok daha profesyonelce işlemesi başlar. Lakin, hisselerin büyük bir çoğunluğu Fiat'a geçer.1990lı yıllarda Ferrari 1992 Ferrari 456 GT , 1994 F355 ve 1996 550 Maranello takibi senelerde sunan Ferrari; Dünya'nın dört bir yanında en güzel lüks spor araba olarak tanınmasını sağladı. Ferrari, kuruluşunun 50'inci yılında F50 modelini limitli sayıda üreterek dünyaya sundu.1979' dan sonra Formula 1 pilotlar şampiyonluğunu ve 1984' den sonra da takımlar şampiyonluğunu kazanamayan Scuderia Ferrari yarış takımı, 1990 yılında McLaren' den ayrılan Alain Prost ile anlaştı. 1990 yılının son yarışı Suzuka Büyük Ödülü' nde Ayrton Senna' nın Alain Prost' a kasıtlı çarpması sonucu şampiyonluğu kaçırdı. 1991 ve sonrasında yeteri kadar mücadeleci bir Formula 1 aracı üretemeyen Ferrari, birkaç yıl daha şampiyonluk mücadelesine giremedi.

    1993 yılında takımın yönetimine Jean Todt' un getirilmesi ile yeniden yapılanmaya giden Scuderia Ferrari, 1995 yılının sonunda 1994 ve 1995 yıllarının dünya şampiyonu Michael Schumacher ile anlaştı. 1996' da kötü bir sezon geçiren takım, 1997 ve 1998 yıllarında şampiyonluk için tekrar güçlü bir aday olmasına rağmen yine son yarışlarda şampiyonluğu kaçırdı. Ferrari, 1999 İngiltere Büyük Ödülü' nde 1. pilot Michael Schumacher' in kaza yaparak ayağını kırması sonucu yarışlardan uzak kalmasına rağmen, Eddie Irvine ile şampiyonluk mücadelesine devam etti. Ferrari, pilotlar şampiyonluğunun yine son yarışta kaybetmesine rağmen, 1984 yılından beri kazanamadığı "Formula 1 Takımlar Şampiyonu" ünvanını kazanmayı başardı.

    2000li yıllarda Ferrari Michael Schumacher 2005 ABD Grand Prix öncesi basın toplantısında2000 yılında Mika Hakkinen ve McLaren' e karşı Michael Schumacher ile kazanılan pilotlar şampiyonluğu, 21 yıl sonra kazanılmış ilk "Formula 1 Pilotlar Şampiyonluğu" ünvanı olmasının yanında 5 yıl sürecek bir başarının da başlangıcı oldu.2001 yılında McLaren ve BMW.Williams' ın ortak olduğu şampiyonluk yarışını önde tamamlayan Ferrari, 2002 yılında radikal özelliklere sahip F2002 adlı araç ile büyük bir üstünlük sağlayarak şampiyonluğu sezonun bitiminden çok önce elde etmeyi başardı. 2002 yılının sonunda Ferrari' nin bu üstünlüğü nedeniyle Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA), Formula 1' de masrafları azaltarak diğer takımların rekabet gücünü arttırmak amacıyla bazı kural değişikliklerine gitti.2003 yılında yeni kurallardan etkilenmesine rağmen tekrar hem takımlar hem de pilotlar şampiyonluğunu kazanmayı başardı.2004 yılında F2004 ile 18 yarışın 15' ini kazanarak 2002' deki üstünlüğünü daha da ileri taşıyan Ferrari, yine hem takımlar hem de pilotlar şampiyonluğunu kazanmayı başardı.Ferrari' nin 2004' ü de domine etmesinin üzerine FIA daha radikal kural değişikliklerine gitti. 2005 yılında aleyhine değiştirilen kurallara ayak uyduramayan Ferrari, araç ile lastik arasında yaşanan uyumsuzluk ve kural değişikliklerinin amacına ulaşmasi nedeniyle şampiyonayı ancak 3. olarak tamamlayabildi.
    ?







  2. 2
    Ensar
    Özel Üye





    Cevap: Teşekkürler misafir üye







+ Yorum Gönder
markaların çıkış hikayeleri
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi