Anadolu ve mezopotamya uygarlığı hakkında Bilgi

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Anadolu ve mezopotamya uygarlığı hakkında Bilgi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    EFSER
    Bayan Üye





    Cevap: Anadolu ve mezopotamya uygarlığı hakkında Bilgi

    mezopotamya uygarlığı

    Mezopotamya, ilkçağda Anadolu’nun güneyinde Toros Dağları’nda başlayıp Basra Körfezi’ne kadar uzanan bölgenin adıdır. Bu bölgeyi Fırat ve Dicle ırmakları sular. Mezopotamya, iki ırmak arası anlamına gelir.
    İlk çağda Mezopotamya’da beş devlet kurulmuştur. Bunlar; Sümerler, Elamlar, Akadlar, Asurlar ve Babilliler’dir.
    a. Sümerler
    M.Ö.4000′lerde Aşağı Mezopotamya’ya yerleştiler ve diğer Mezopotamya uygarlıklarına öncülük ettiler.
    Sümerler M.Ö 3000 yıllarında ilk yazıyı kullandılar.
    - Birbirlerinden bağımsız birçok şehir devletçiklerinden oluşan bir uygarlık kurdular. En önemli şehirleri Ur, Uruk, Kiş, Lagaş, olan Sümer devletçiklerinin başında Patesi denilen krallar bulunurdu. Bunlar aynı zamanda rahiptiler.
    Bilinen ilk yazılı kanunlar Sümer kralı Urganika tarafından yazılmıştır.
    - Sümerler bataklıkları kurutarak tarım arazileri kurmayı başarmışlardır.
    Çok tanrılı dinlere inanırlardı ve kralları rahip-kral olarak bilinirdi. En önemli Tanrıları Enki, Enlil ve Anu’dur.
    Dini amaçla yaptıkları Ziggurat adlı tapınakları aynı zamanda rasathane ve soğuk hava deposu olarak da kullanılmaktaydılar
    Sümerler düzenli orduyu Mezopotamya’da ilk kuran Akatlar tarafından ortadan kaldırılmışlardır.
    Sümerler bilim alanında ilerlemiş , dört işlemi kullanmış, dairenin alanını hesaplamayı başarmışlardır.
    Edebiyat alanında en önemli eserleri Yaradılış, Tufan ve Gılgamış destanlarıdır.
    Mezopotamya’da Sümerlerden sonra kurulan devletler, Sümer uygarlığını geliştirerek Mezopotamya uygarlığına katkıda bulunmuşlardır.
    b. Akadlar:
    Paralı ve devamlı orduları sayesinde kısa sürede bütün Mezopotamya’ya egemen olan Akadlar Doğu Anadolu’ya kadar sınırlarını genişlettiler. Akadlar çok tanrılı bir inanışa sahiptiler ve başkentleri akad idi. Agade adı verilen kerpiç ve tuğladan yapılan eserler en önemli mimari eserleridir. Tarihte bilinen ilk imparatorluk ve ilk düzenli orduyu Akadlar kurdular. Sümer uygarlığını Ön Asya’ya yaymayı başardılar.
    c. Elamlar:
    Güneydoğu Mezopotamya Elam olarak adlandırılır. Mezopotamya uygarlığı içinde en sönük dönemini oluşturur. Başkentleri Sus şehridir. Bilim ve teknik, güzel sanatlarda ilerleme göstermişlerdir. Elamlar tarımla ilgilenmiştir. Çok tanrılı bir inanışa sahiptirler.
    d. Babil Krallıkları
    Babil Krallıkları Orta Mezopotamya’da kuruldular ve M.Ö 3000′lerde ortaya çıktılar.
    - Babil Kralı Hammurabi ilk anayasa olarak kabul edilen Hammurabi kanunlarını oluşturdu. Hammurabi, daha önce uygulanan kanunların birleşmesinden oluşmaktadır. Hammurabi kanunlarında Urganika Kanunları’na göre daha sert cezalar yer almaktadır. I. Babil krallığı Hititler’in saldırısı ile yıkılmıştır.
    - II. Babil krallarının en önemlisi Nebukadnazar’dır. Onun zamanında Babil’in asma bahçeleri ve Babil kulesi yapıldı. II. Babil krallığını Persler ortadan kaldırdı.
    e. Asur Krallığı
    Asurlar, yukarı Mezopotamya olarak adlandırılan Güney Doğu anadolu’da kuruldular. Asurlar Toros ve Anadoluya kadar yayıldılar. İbranilerle savaşıp Mısır’a kadar vardılar. Asurlar ticaret kolonileri kurdular ve ticareti geliştirdiler. Asurlar, Anadolu’da kurdukları ticaret kolonileri sayesinde Anadolu’nun tarihi devirlere girmesini ( Anadolu’da yazılı devirlerin başlamasını) sağladılar. Özellikle Kayseri’deki Kültepe’de Asur Tabletleri bulunmaktadır. Asurlar Mezopotamya’nın en geniş devletini kurmayı başardılar. Nemrut Dağı’ndaki heykeller asurlara aittir. Asurlular’ın kanunları Hammurabi kanunlarından daha sert yaptırımlar içerr. Asurlar çok tanrılı bir inanışa sahiptir. Asurlar atlı birlikleri ilk kullanan devlettir. Medler ve Babiller tarafından ortadan kaldırıldılar.

    ANADOLU UYGARLIKLARI

    Anadolu, kuzeyden ve güneyden iki büyük denizle çevrilmiş ve bu sı*nırlar güneyde Toroslar, kuzeyde dağ silsileleri tarafından belirtilmiş oldu*ğundan ve bütün bu oluşum – doğu- batı ulaşımını kolaylaştırırken, kuzey- güney ulaşımını güçleştirdiğinden; her çağda, Ön Asya ile Avrupa arasında bir köprü olarak kabul edilmiştir. Ama Anadolu’nun, bu doğal coğraf*ya durumuna bakarak, yalnız bir köprü, ya da bir geçit olduğunu kabullenmek doğru değildir. Coğrafya bakımından bir bütün olan Anadolu’*da, en eski çağlardan beri, birçok ka*vim yerleşti ve bunlar kendilerine öz*gü gelişmeler göstererek yüksek ve ya*ratıcı kültürler meydana getirdiler. İş*te Anadolu’da en eski çağlarda mey*dana geldiği bilinen bu kültür gelene*ği, ülkeye daha sonra gelen bütün ka*vimleri etkisi altında bıraktı ve kendi boyundaki kültür gelişmesinin, ka*vimler göçlerinden mümkün olduğu kadar az etkilenmesini sağladı.

    Anadolu’nun Yontma taş devriy*le ilgili problemleri henüz tam olarak çözülmüş değildir. Anadolu, bu çağ*da yoğun bir yerleşmeye sahne olmuş*tur.

    Anadolu’daki Mezolitik çağ insa*nının çağdaşlarından daha ileri bir dü*zeyde olmasına rağmen, besinini avcılık ve toplayıcılıkla sağladığı ve ge*nellikle mağarada yaşadığı anlaşıl*maktadır.

    Cilalı taş devrinin en önemli buluş*ları ziraatın keşfi ve domuz, öküz, ko*yun ve keçi gibi hayvanların evcilleştirilmesidir. Sistematik tarımın uygu*lanması, seramik imali, hayvanların evcilleştirilmesi ve insanların belirli bir yere yerleşmeğe başlaması nedeniyle bu çağ, uygarlık tarihinde bir evrim olarak tanımlanır.

    Taş devri kültürlerinin son safhası olan Cilalı taş devrinin bitiminden sonra başlayan Maden çağı (Kalkoli*tik) Anadolu’da, yaklaşık olarak V. ve IV. binyıllarını kapsar. İleri üreti*ci devir olarak da nitelendirilen bu çağda Anadolu oldukça; yoğun bir yerleşmeye şahne olmuştur. Taş dev*ri ile Bronz devri arasında bir geçiş safhası olan bu çağın çok uzun sür*düğü, kazılardaki kalın katlardan an*laşılmıştır. Kalkolitik çağ kültürü Anadolu’da Cilalıtaş devrinde de ol*duğu gibi, bölgesel farklılıklar göste*rir.

    Anadolu’da Kalkolitik devir kül*türünü Eski Bronz çağı izler. Bu kül*tür değişmesinin M.Ö. III. binyılın ortalarında meydana geldiği genellikle kabul edilir. Bu kültür birçok ülkede olduğu gibi, Anadolu’da da üç aşa*mada gelişmiştir: Yeni Bronz, Orta Bronz, Eski Bronz çağları. Yeni Bronz çağı Büyük Hitit İmparatorlu*ğu zamanına rastlar. Orta Bronz ça*ğı işe Asur ticaret kolonileri ve Eski Hitit devirlerini içine alır. Anadolu’*nun Eski Bronz çağma girişi, bazı ayrıntılar bir tarafa bırakılacak olursa M.Ö. 31. veya 30. yüzyılda meydana gelmiştir. Arkeolojik çalışmalar bu çağda Anadolu’da çeşitli şehir devlet*lerinin varlığını gösterir.

    Anadolu M.Ö. II. bin yılın başla*rında çeşitli kollar halinde gelen Hint- Avrupalı kavimlerin istilalarına sah*ne olmuş ve bu yüzden etnik değişik*liğe uğramıştır.

    HİTİTLER

    M.Ö. 2000 yılma doğru Anadolu’*ya gelen Hititlerin kökeni konusuna da çeşitli görüşler vardır. Bazı tarih*çilere göre Hititler, diğer bütün Hint- Avrupalı kavimler gibi Batıdan, Boğazlar üzerinden Anadolu’ya geldiler. Daha çok filolojik araştırmalara da*yanan ikinci görüş. Hititlerin Kaf*kaslar üzerinden Anadolu’ya girdiği*ni, bir süre Yeşilırmak kavsi içinde oturduğunu, sonra daha batıda Kızı*lırmak kavsi içine yerleştiğini savu*nur.

    Tarihçiler Hitit uygarlığını genel*likle üç bölümde incelerler:

    Eski Hi*tit Devleti (M.Ö. 1750-1460):
    Yeni Hi*tit Devleti (M.Ö. 1460-1190):
    Geç Hi*tit devletleri (M.Ö. 1190-715).
    Eski Hitit Devleti Kuşşar şehrin*den gelen bir soylu aile tarafından ku*ruldu. İlk kral Pithana M.Ö. 1850 yıl*larında yaşadı. Oğlu Anitta isyanları bastırdı, başkentini Neşa (Kaneş) şeh*rine taşıdı. Torunlarından Labama {1680-1650) Eski Hitit Devleti’nin gerçek kurucusudur. Bu kral ve oğlu Hattuşil 1 ülkeyi genişlettiler. Başkent Hattuşil’e taşındı. Murşil Babil’e ka*dar bir sefer düzenledi. Bu yüksek medeniyetle temas Hititleri çok etki*lemiştir. Telepinu (1525-1500) kral ai*lesi için bir veraset kanunu hazırlaya*rak içeride asayiş,ve barış sağladı.

    Büyük Hitit Devleti Tuthalya Iİile başlar: Bu devrin en önemli şahsiyeti Şuppiluliuma’dır (1380-1340). Hitit devletinin büyük bir bunalım yaşadı*ğı günlerde tahta çıkan bu büyük kral devletin düzenini sağladıktan başka büyük fetihlere girişti. Topraklarını genişletti. Müvatalli zamanında Orta*doğu’nun iki büyük devleti Mısır ve Hitit Devleti tarihin kaydettiği ilk bü*yük meydan savaşı yaptılar, Filistin ve Suriye hâkimiyeti için çekişme M.Ö, 1292 tarihinde Müvatalli. ve Ramses II.Yukarı Kadeş’te karşı kar*şıla geldiler. Bu savaşın kesin sonucu belli olmadı. Hattuşil III. ” devri (1275-1250) Hititlerin altın çağıdır. . Bundan sonra devlet giderek zayıflar.

    1190 yıllarında çok büyük bir akın oluşturan Ege güçleriyle yıkıldı. Ege göçlerinden sonra Anadolu’*da ortadan kalkan Hitit ve Mitanni devletlerinin yerine Frig ve Urartu devletleri kuruldu. Mezopotamya’daki Büyük Kassit Devleti’nin yerini ise Asur Devleti ile Aramı kabilelerinin kurduğu şehir devletleri aldı. Urartu ve Frig devletlerinin etki alanı arasın*daki Kayseri ile Malatya bölgesinde Hitit Devleti’nin kalıntısı olan birta*kım küçük Geç Hitit prenslikleri bu*lunuyordu (M.Ö. 1190-715).

    Aralarında en çok Kargamış Krallığı’nın bilindiği bu küçük prenslikler Asurlular tarafından birer birer orta*dan kaldırıldı.

    FRİG VE LYDİA UYGARLIĞI
    Frigler Asur belgelerinde ilk defa; Müşki adı altında görülürler. Bu Trakyalı kavimlerin Hattuşas’ı tahrip etmeden önce de Anadolu’yu istilâ et*meye başladıkları ve Güneydoğu Anadolu’ya yerleştikleri tahmin edi*lir. Ancak bu erken istilâ hareketle*rine rağmen Frig Devleti M.Ö. VIII. yüzyılın ortalarında kurulabildi. İlk kralları Gordios hakkında hiçbir bil*gi yoktur.

    M.Ö. VIII-. yüzyılın son yarısında Frig Devleti Urartular’la birleşe*rek Asur akınlarını önleme yolunu tuttu. Ancak Gordios’tan sonra kral olan Midas, Asurhılar’la barış yapa*rak Asur tehlikesini atlatmayı bildi. Midas batıyla, doğu sorunlarını çö*zümledikten sonra ilgilenmeye, başla*dı. Kıta Yunanistan’ı ile dostça iliş*kiler kurdu.

    M.Ö. 700 yıllarına doğru Kafkas*lar yoluyla Anadolu’ya giren Kimmer kabileleri önce Urartu bölgesinde bir süre kaldıktan sonra, Urartu kralla*rının ustaca kullandıkları bir siyasî manevrayla batıya doğru harekete ge*çirildiler. Bu akınlara karşı koyama; yan frig Devleti Kimmerler tarafın*dan tahrip edildi. Kimmerler’Ie yapı*lan bir savaşta yenilen Midas, üzün*tüsünden öküz kam içerek intihar et*ti (M.ö. 676), Frig başkenti Gordion’da (Yassıhöyük) yapılan kazılar bu istilânın ne kadar tahrip edici olduğu*nu göstermiştir. Midas’ın ölümünden sonra Frig Devleti büsbütün ortadan kalkmadı, ama artık büyük bir siyasî: etkisi de kalmadı.

    Frig Devleti’nin yıkıldığı, Batı Anadolu’nun Himmer kabileleri tara*fından yağma edildiği yıllarda, batı*da Lydia krallığı parladı. M.ö. II. binyılın ikinci yarısından beri Batı Anadolu’da izlerine; rastlanan bu krallık, ancak M.Ö. VII yüzyılın baş*larında siyasî bir güç olarak kendinj ön Asya’ya kabul ettirdi-.

    Ancak kısa süre sonra yine Kim- mer akınları başlar. Gyges, sonra Ardys fetihler yaptılar. Batı Anado*lu Yunan şehirlerine akınlar yaptılar. Sadyattes’in oğlu Alyattes (618-560). Lydia krallığının büyük fatihlerinden biriydi. Tahta çıkar çıkmaz, Sadyat- tes döneminde sarsılmaya başlayan devletin itibarını düzeltmeye çalıştı. Kısa sürede Kızılırmak (Halys) neh*rine kadar olan büyük bir krallık meydana getirdi. Med kralı Kyaksa- res’le güneş tulunca son bulan meş*hur “Kızılırmak Savaşı” yapıldı (M.ö. 585). Oğlu Kroisos (560-547)’- un zenginliği efsanelere geçti. Ama Pers kralı Keyhüsrev’e yenildi, esir düştıi (M.ö. 547) ve ön Asya Perslerin eline geçti.

    URARTU UYGARLIĞI

    Anadolu’nun batı ve orta kısım*larında Frig ve Lydia krallıklarının hüküm sürdüğü bir sırada, Doğu

    Anadolu yüksek yaylasında da Urartu krallığı önemli bir rol oynuyordu. M.ö. XV. yüzyılın sonlan ve XIV. ‘ yüzyılın başlarında, Mitanni krallığı*nın yıkılmasından sonra Doğu Ana*dolu yüksek yaylasında yaşayan ka*vimler; aynı çağda Kuzey Suriye’ye doğru yayılmaya başlayan Hititler’le ilişkilerini sürdürmüşler ve bu ilişki*ler yayla bölgesinin kültürel gelişme*sinde önemli bir rol oynamıştı. M.Ö. 1200 tarihlerinde Büyük Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmaya başladığı sı*rada, Doğu Anadolu yaylasında yaşayan kavimler oldukça yüksek bir kültüre ve iktisadî düzeye gelmiş bulunuyordu. Bunun doğal bir sonucu olarak, bu dağ ve yayla kavimleri, aralarında güçlü bir birlik kurdular. Bu kavimler hakkında ilk bilgiler M.Ö. XIII. yüzyıla ait belgelerden edinilir. “Uruatri” adlı ilk kez Salmanassar I yazıtlarında geçmektedir.

    Asurca olan bu ad, etnik bir söz*cük olmayıp “dağlık bölge” anlamın*da kullanılmış coğrafi bir terimdir.

    Hurri beylikleri Asur gibi, örgüt*lenmiş bir devlete daha iyi karşı ko*yabilmek için, M.Ö. IX. yüzyılın ilk yarisinda, Asur baskısının arttığı bir sırada, birleşerek Urartu Devleti’ni kurdular.

    Urartulâr M.Ö. X. yüzyıldan iti*baren kendi ülkelerini “Biaini ülkesi” olacak adlandırdılar. Devlet genişle*di ve kuvvetli bir merkezi idareye ka*vuştu. M.Ö VII. yy ortalarında gü*cünün doruğuna erişti. M.Ö. 734′ten itibaren ardarda Asur saldırılarıyla geriledi. Bu dönemde kuzeyden Kimmerler de Doğu Anadolu’ya girdiler.

    Bundan sonra yeniden güçlenen Urartu “Rusahinili” şehrini kurdu ve merkez yaptı. Ama yeniden devlet za*yıfladı ve M.Ö. VI. yy başında Medlerce yıkıldı.







  3. 3
    Ziyaretçi
    Mezopotamya uygarlıkları m.ö. yaşamış topluluklardır.







  4. 4
    Ziyaretçi
    mısır topluluklarıdır

  5. 5
    Ziyaretçi
    teşekkürler admin bu cevap yeterli

  6. 6
    Ziyaretçi
    teşekkürler çok işime yaradı.....

  7. 7
    Ziyaretçi
    saol çok işime yaradı

  8. 8
    Ziyaretçi
    6. sınıfa gidiyorum . öğretmenim köy okulunda az internet çektiren olduğu için bir görev verdi . görevim 6. sınıfı kapsayan anadolu ve mezapotamya uygarlıkların fazla bilgi toplayıp kitap haline getirmem . lütfen bana yardım edin :.*

  9. 9
    Ziyaretçi
    çok teşekkür ederim sizin sayenizde ödevimi yapabildim

  10. 10
    Ziyaretçi
    bence yararlı bir bilgi olmuş çok uzunda deil :)

  11. 11
    Ziyaretçi





    tesekkurler cıden cok ısıme yardaı bır tane cadı ogretmenden kurtuldum

  12. 12
    Ziyaretçi
    valla bende engin tandoğan diye bir korkunç hocadan kurtuldum

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
anadolu ve mezopotamya uygarlıkları,  mezopotamya ve anadolu uygarlıkları,  anadolu ve mezopotamya uygarlıkları hakkında bilgi,  anadolu mezopotamya uygarlıkları,  anadolu ve mezopotamya medeniyetleri
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi