Çanakkale efsaneleri nelerdir?

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Çanakkale efsaneleri nelerdir? ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Ensar
    Özel Üye





    Cevap: Çanakkale Efsaneleri Nelerdir?
    Çanakkale Kahramanlıkları Hikayeleri Nelerdir?


    Çanakkale Efsaneleri
    Kahramanlıkların tarih kitaplarına yazıldığı ardında binlerce dramatik hikayelerin anlatıldığı Çanakkale Savaşları 91 yıl sonra bile bazı bilinmeyenleriyle anılıyor.
    Çanakkale Boğazı'nı geçip İstanbul'a ulaşmak isteyen İtilaf Devletleri binlerce askerle Gelibolu Yarımadası'na ayak atmış vatan topraklarını işgal etmişti.
    Her karış toprağında kanlı savaşların yaşandığı anaların oğullarının başına kına yakarak savaşa gönderdiği bölgede İngiltere'den gelen 4. Norfolk Taburu'nun Anzak Koyu'nda bir bulut kütlesinin içinde kaybolduğu söylentileri 91 yıldır hala konuşuluyor.
    Çeşitli kaynaklardan derlenen bilgilere göre Gelibolu Yarımadası'ndaki savaşa katılan İngiliz Kraliyet Ordusu'na ait 4. Norfolk Taburu'nun 12 Ağustos 1915 tarihinde Anzak Koyu mevkiindeki 60. Tepede büyük bir bulut kütlesinin içinde kaybolduğu iddia edilmiş bu olay savaştan sonra çeşitli tarih kitaplarında yerini almıştı.
    Yeni Zelanda Kıtası'nın 1. Sahra Birliği'ne bağlı 3. Bölükte savaşa katılan F. Reichardt R.Nevnes ve J.L. Newman adlı üç asker bu olaydan 50 yıl sonra olayın görgü tanığı olduklarını iddia etmiş güneyden esen 70 kilometre hızındaki rüzgara rağmen yaklaşık 250 metre uzunluğunda 65 metre yüksekliğinde ve 60 metre genişliğindeki bulut kültesinin yer değiştirmeden 60. Tepe üzerinde durduğunu ve İngiliz askerlerinin bu kütlenin içinde kaybolduğunu anlatmışlardı.
    Bu olay kimilerine göre gerçek kimilerine göre rivayetten başka bir şey değildi. Ancak bu tür olaylar tek bir gerçeği değiştirememişti; o da ''Türk'ün vatan ve millet sevgisi uğruna verdiği binlerce candı...''

    ÇANAKKALE ZAFERİ

    Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir. Çanakkale Boğazı'nı savaş gemileriyle zorlayarak aşma böylece İstanbul'a kavuşma isteği Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir.
    1914 yılında I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla İtilaf devletleri bu isteklerini gerçekleştirme fırsatının doğduğuna inandılar. Bu inançla İngiltere ve Fransa işbirliği yaparak 3 Kasım 1914 günü alacakaranlıkta Bozcaada'dan Boğaz'ın ağzına doğru yaklaştılar. Buradan istihkamlarımıza doğru ateş açtılar İngilizler Seddülbahir ve Ertuğrul tabyalarını Fransızlar da Anadolu yakasında Kumkale ve Orhaniye tabyalarını havantopu ile dövdüler.

    Cephaneliğimize isabet eden top mermisiyle on bir ton barut havaya uçtu subay ve erlerimiz şehit düştü İngiliz Donanma Komutanı Amiral Carden Çanakkale önlerinde gösteriler yaptı düşman denizaltıları boğazı geçmeye kalktılar.
    24 Kasım 1914 günü bir Fransız denizaltısı Boğaz sularında görüldü. bu denizaltıyı gören topçularımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladı. 2 Aralık günü İngiliz denizaltısı da bir deneme yaptı. Derinden engelleri aşarak Boğaz'a girdi. Yediyüzelli metre ilerde bulunan Mesudiye zırhlısına torpil atarak bu gemimizi batırdı. Zırhlımızda bulunan subaylardan on'u ve erlerimizden yirmi dördü şehit düştü.
    19 Şubat 1915 günü düşman savaş gemileri öğleye kadar uzun menzilli bir bombardımana girişti. Boğaz'a iyice sokuldular. Tabyalarımız akşama doğru düşman savaş gemilerine karşılık verdi. Ertuğrul ve Orhaniye tabyalarından atılan ateş karşısında düşman oldukça bocaladı.
    İtilaf devletleri gemileri diledikleri gibi ilerleyemiyor amaçlarına ulaşamıyordu. Lodos fırtınasını başarısızlıklarının nedeni olarak görüyorlardı. Havalar düzelince yeni saldırılar düzenlendi. Yine sonuç alınamayınca düşman gemilerine komuta eden Amiral Carden görevden alındı. Yerine 17 Mart 1915 günü Robeck atandı. Yeni komutan 18 Mart 1915 günü donan*mayla Boğaz'a saldıracağını yakında İstanbul'da olacağını Londra'ya bildirdi.
    Bu arada Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Çobanlı 17/18 Mart gecesi boğaz'a mayın hattı döşenmesi emrini verdi. Aldığı emir gereği Binbaşı Nazmi Bey Nusret Mayın gemisi ile o gece yirmi altı mayın Boğaz'a on birinci hat olarak döşendi. Boğaz'daki mayın sayısı on bir hat olarak 400'ü aşmıştı.
    18 Mart 1915: İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan o dönemin en büyük deniz gücü üç filo olarak sabahleyin Çanakkale Boğazı'na girdi. Bu donanmanın ilk grubunu oluşturan filoda İngilizlerin Queen Elizabeth zırhlısı ile İnflexible Lord Nelson ve Agamemnon savaş gemileri bulunuyordu.
    İkinci grupta İngiliz Kalyon Kaptanı komutasında Ocean İrresistible Wengeance Majestic gibi savaş gemileri yer almıştı. Üçüncü filo ise Prince Bouvet Suffren gibi Fransız savaş gemilerinden oluşuyordu.
    İngilizler ve Fransızlar zayıf Türk savunmasını kolayca susturarak Boğaz'ı kolayca geçebileceklerim umuyorlardı. Bu umut ve güvenle 18 Mart 1915 günü düşman savaş gemileri şiddetli bir ateşe başladılar. Rumeli Mecidiyesiyle merkez bataryaları şiddetli bir ateşe tutuldu. Boğazdaki düşman gemileri Hamidiye istihkamlarına yüklendi. Bunu gören Dardanos bataryaları ateşi üzerlerine çekmeye çalıştı. Az sonra tüm gemiler Dardanos'a saldırdı. Dardanos tabyamız saldırılara şiddetle karşı koydu. Bu arada Mesudiye tabyası da ateşe başlamıştı. Mesudiye üzerine ateş açılınca Hamidiye onun yardımına koştu. Bu arada kıyı bataryalarımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladılar. Bunalan düşman kaçmak isterken topçu atışlarıyla karşılaşıyordu. Düşman gemilerine göz açtırılmıyordu. Karşılıklı bu korkunç bombardıman bir saat kadar sürdü. Bu karşılıklı bombardımanı bir yabancı yazar şöyle anlatıyor:
    «İnsan manzarayı gözlerinin önünde canlandırabilir. Kaleler toz duman bulutları içinde kaybolmuşlarda Yıkıntıların arasından arada bir alevler yükseliyordu. Gemiler çevrelerinde fışkıran sayısız su sütun*ları arasında yavaş yavaş hareket ediyorlar bazen duman ve serpintiler arasında iyice görünmez oluyorlardı. Tepelerden ateş eden havan toplarının alevleri görülüyor ağır toplar yer sarsıntıları gibi gümbürdüyordu.»
    Bombardıman sırasında Türk tabya ve bataryaları büyük zarar görmüştü. Amiral Robeck Fransız gemilerini geri çekerek İngiliz savaş gemilerini ileri sürdü. Tam bu sırada müthiş patlamalar oldu. Bouvet ve Suffren savaş gemileri mayına çarparak sarsıldılar manevra kabiliyetini kaybettiler. Bir gece önce Nusret mayın gemisinin döşediği mayınlar görevlerini yapmışlardı. Boğazın berrak sulan üzerinde bir dev gibi yatan Bouvet ve Suffren'e tarihi Hamidiye bataryamızın keskin nişancıları ateş açtılar. Çanakkale Geçilmez kitabının yazarı Alan Moorehead olayı şöyle anlatıyor.
    «Saat 13.45'de Suffren'in az gerisindeki Bouvet müthiş bir patla*mayla sarsıldı. Güverteden göğe kesif bir duman yükseldi. Gittikçe hızlanarak yana yattı devrilip gözden kayboldu. Olayı görenlerden birinin ifadesine göre «Bir tabak suda nasıl kayıp giderse o da öylece kayıp gitti.»
    Türk tabyaları Boğaz'ı geçmeye çalışan düşman gemilerine durmadan ateş ettiler. Bu arada düşman Boğazdaki mayınları temizlemek için mayın tarayıcılarını boğaza soktu. Tabyalarımız mayın tarayıcılarına ateş açtılar. Açılan ateş yağmur gibi yağmaya başlayınca düşmanlar panik içinde kaçtılar. Bu arada düşman savaş gemilerinden İnflexible İrressitible büyük hasar gördü. Batanlar oldu. Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralandı. İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nı denizden aşamadılar. Büyük kayıplar vererek: Çanakkale Boğazı'nın geçilemeyeceğini öğrendiler.
    İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nın savaş gemileri ile aşamayınca bu kez çıkarma yapmayı planladılar. Artık Çanakkale kara savaşları başlı*yordu. Kara savaşında düşmanın nereden çıkarma yapabileceği tartışıldı. Mustafa Kemal Kabatepe ve Seddülbahir'den Alman komutan Von Sanders ise Bolayır ve Anadolu yakasından çıkarma yapılabileceği görüşündeydi. Alman komutanı Von Sanders'in görüşü ağır bastı ve askerler o yöreye yerleştirildi.
    Düşman güçleri 25 Nisan 1918 sabahı Mustafa Kemal'in düşündüğü noktadan saldırdı. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen'de Conkbayır'da savaştı. Cephanesi biten askerlere:
    — Süngü tak emrini verdi. Daha sonra ;
    — «Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir» dedi. Tarihin bu en büyük siper savaşı başlamıştı. Siperler arası uzaklık sekiz on metre kadardı. Türk siperlerinden hiçbir asker ayrılmıyordu. Şehit düşenlerin yeri hemen dolduruluyordu. Her adım başına bir mermi düşüyor; toprak adeta tüterek kaynıyordu. Düşman dalgalar halinde Conkbayır'a doğru ilerliyordu. Bu arada Mustafa Kemal Anafartalar Grup Komutanlığına atandı. Anafartalar Savaşı'nda düşmanın attığı şarapnel misketi Mustafa Kemal'in göğsüne isabet etti. Ancak cebindeki saate çarptığından bir şey olmadı.
    Kısa sürede Türk ordusu her yerde büyük başarılar kazandı. Düşman şaşkına döndü bozguna uğradı. Çanakkale kara savaşlarının en önemli cepheleri; Kumkale Beşike Bolayır Seddülbahir Anbumu Kabatepe Conkbayırı ve Anafartalar'dır. 19 - 20 Aralıkta Anafartalar ve Arıburnu cephesi 8 - 9 Ocak'ta Seddülbahir düşmanlar tarafından boşaltıldı. Böylece 1915 baharında parlak umutlarla karaya ayak basan birleşik düşman ordusu 1916 kışında bozguna uğrayarak çekip gitti.

    Çanakkale savaşlarında 250 binin üzerinde askerimiz şehit düştü. Düşman kayıpları ise bu rakamın üstündedir.
    Çanakkale savaşlarının unutulmaz kahramanı Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal'in başarısı ilerde başlayacak Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızın kaynağı oldu.
    Bağımsızlığımızı savunmak yurt topraklarımızı korumak için yapılan savaşlar kutsaldır. Çanakkale Ulusal Kurtuluş Savaşımız kutsal destan savaşlara birer örnektir.

    Çanakkale Destanı

    Bir devin yeniden uyanışının öyküsü.

    BU öykü 213 bin 882 şehidimizin kanı ile yazılmış bir destan öyküdür. Bazı yetersiz ve yeteneksiz devletadamlarının bir yerde kendi ihtiraslarına kapılarakTürk milletini sürükledikleri bu acımasız savaşın başlangıcı Birinci Dünya Savaşı fitilinin ateşlendiği tarihten iki aysonraya dayanır. 10 Ağustos 1914'te İngiliz Donanması'ndankaçarak Çanakkale Boğazı önlerine gelen Goben ve Beslawadlı iki Alman savaş gemisinin Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın yazılı emri ile direklerine Türk bayrakları çekilmesi denizcilerine Türk denizci kıyafetleri giydirilmesi ile Osmanlı kendini savaşın içinde bulur. Bir de bu gemiler yine Enver Paşa'nın emri ile Karadeniz'e açılır ve savaşa katılmamıza sebep olan Alman"Geoben" -Yavuz Zırhlısı- Ruslar'ın bu denizdeki limanlarını bombalar.

    JEST İÇİN ÖLDÜLER
    Zaten kısa bir süre önce Balkan Savaşı yenilgisinden çıkanAvrupalılar'ın deyimi ile "Hasta Adam" kendisini birçok cephedeneredeyse tüm genç erkek nüfusunun yok oluşu ile noktalanacakçok acıklı bir macera içinde bulur. Bu macera sırf Alman çıkarlarını savunmak ve küçük bireysel tatminler peşinden koşmak uğrunabaşlar. O kadar ki aciz ve küçük hesaplar peşinde koşan Osmanlı yönetimi sırf Avrupa'da Almanya karşısında savaşan Rus güçlerini zayıflatmak gayesiyle 22 Aralık 1914'te Sarıkamış harekatını başlatır. Ve yaptığı bu savaşa katılmamıza sebep olan Alman "Breslau"-Midilli Zırhlısı- için üstlenilen bu sözde jest karşılığında 90 bin Türk gencini Allahuekber Dağları'nda karlar ve buzlar arasına gömer.

    BOĞAZ'A İLK BOMBA
    İngilizler de Süveyş Filistin Hicaz Yemen gibiyerlerdeki Türk Ordusu'nun baskısını güçsüzleştirmek ve kaldırmak gayesi ile o zamanların Denizcilik Bakanı olan Churchil'in baskıları ile Çanakkale Cephesi'ni açarlar. Boğaz'a ilk saldırıları3 Kasım 1914'te yapılan Seddülbahir Kalesi bombardımanı ile başlar. Churchil'in 25 Kasım 1914'te İngiliz Savunma Konseyi'nde yaptığı konuşma dikkat çekicidir: "Osmanlı'nın ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Daha dünkü Balkan Savaşı bozgunu bunun kanıtı değil mi? Donanmamız bir vuruşta Çanakkale Boğazı'nı ele geçirebilir. Topkapı açıklarında görünmesi bile bu hasta adamın ellerini havaya kaldırıp teslim olması için yeter deartar bile." İngiliz kuvvetlerinin başı General İan Hamilton daşöyle der: "Bir İngiliz denizaltısının Çanakkale'yi geçip Gelibolu'da göründüğünü ve üç defa işaret verdiğini varsayalım hemen Seddülbahir'deki Türk Kuvvetleri tabanı kaldırıp Bolayır yoluyla İstanbul'a kaçarlar." Tarih; 18 Mart 1915... Amaçları; İngiliz ve Fransız donanmalarının önce Amiral Carden ardındanda Amiral De Robek komutasında Çanakkale Boğazı'nı geçip İstanbul'u işgal etmektir.Deniz güçleri 19 Şubat 1915'ten 7 Mart'a kadar özellikle Boğaz girişinde Seddülbahir ve diğer bölümleri 11 kez bombalar. Esas saldırılarını da 18 Mart saat 11.30'da başlatır. Tüm bu saldırıları karşılayan Türk deniz ve kara güçlerinin bombardımanları sonunda İngiliz ve Fransız donanmaları akşam saat 18'de Bouvert İrresistible Ocean zırhlıları ile binlerce askerini Boğazın derin ve soğuk sularına gömerek geri çekilmek durumunda kalırlar. İşte her yıl kutladığımız 18 Mart zaferinin başarı öyküsü budur...







+ Yorum Gönder
çanakkale efsaneleri
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi