1919 1923 yılları arasında anadolunun ekonomik ve siyasal durumu bu durumun kurtuluş savaşına etkileri

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden 1919 1923 yılları arasında anadolunun ekonomik ve siyasal durumu bu durumun kurtuluş savaşına etkileri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    1919 1923 yılları arasında anadolunun ekonomik ve siyasal durumu bu durumun kurtuluş savaşına etkileri





  2. 2
    Fashion
    Bayan Üye





    Cevap: Türk Tarihi'nin en dramatik anlarının yaşandığı Kurtuluş Savaşı'nda, ordumuzun durumu, düşman ordusundan çok daha vahim bir durumdaydı. Kimi askerimizin ayakkabısı yırtık kimisinin elbisesi, ama hepsini tek bir noktada birleştiren bir güç vardı; işte o güç, Türklerin her daim genlerinde var olan " vatan sevgisi" idi. Trablusgrap Savaşı'ndan itibaren Türk ordusu ve halkı neredeyse aralıksız devam eden savaşlar silsilesiyle çalkalanıyordu. Çoğu savaştan da ne yazık ki mağlup ayrılıyorduk. Türk ordusunun gücünün henüz tükenmediği Çanakkale Muharebelerinde anlaşılmıştı fakat bu güç bütüne yayılmadığından başarılı olamıyordu. Neticede Mondros Mütarekesinden sonra işgale başlayan İttifak devletlerine karşı Türk halkı müthiş bir direniş gösteriyordu. Bu direnişe ordu katılamıyordu çünkü Mondros Mütarekesinin gereği olarak ordumuz terhis edilmişti. İşte böyle bir dönem de Kuva-yı Milliye ortaya çıktı. Özellikle İzmir'in Yunanlılarca işgaliyle şehirde düşmanın müthiş bir kıyım yapması Türk halkını son derece üzmüş ve buna boyun eğmeyenler Kuva-yı Milliye adı altında çeteler ve gruplar halinde Yunanlılara karşı çıkıyorlardı. Sadece Ege Bölgesinde değil doğuda, güneyde de düşmanlar işgale başlamışlardı ve buralarda da Türk halkı direniyordu. Bu şekilde başlayan Milli Mücadelemize kaynak yaratılmak için çok çaba sarfedilmiştir. Halkı içinde bulunduğu fakirliğe rağmen elindeki en son imkanlarını orduya ikmal etmesi son derece fedakarca bir davranıştır. İşte Türk Milleti bu yüzden "ordu-millet"tir.
    İstiklal Savaşımızın kaynaklarını iki ana başlık altında toplayabiliriz:
    1) İç Kaynaklar
    2) Dış Kaynaklar


    İÇ KAYNAKLAR


    a) Halkın Bağışları: Kuva-yı Milliye için yapılan yardımların kaynağının en önemli bölümünü halkın bağışları oluşturmuştur. Milli Cemiyetlerin kurulumundan hemen sonra halk bu cemiyetlere bağışta bulunurdu. Kuva-yı Milliye'nin maaşları ilk başlarda bu bağışlardan ödenirdi.


    b) Özel Vergiler ve Tekalif-i Milliye Emirleri: Halktan alınan yardımlar yeterli olmayınca özel vergiler çıkartılmıştır. İthalar ve ihracat üzerine çıkartılan "oktrua resmi" vergisi bu şekilde bir vergidir. Mustafa Kemal Paşa Başkomotanlığa getirildikten iki gün sonra Tekalif-i Milliye Emirlerini yayınladı. Bu emirlerle halktan elinde bulunan eşyaların bir kısmını orduya vermesi istenmiştir. Halkımız da bu on emire uyarak büyük fedakarlıklar göstermiştir.


    c) İstanbul'dan yapılan gizli yardımlar:İstanbul Hükümeti'nde yer almasına rağmen Anadolu'daki mücadeleye sıcak bakan nazırların katkıları da önemlidir. Gelibolu civarında Akbaş mevkiinde Fransızların denetimindeki depolardan silah ve muhimmat kaçırılarak Anadolu'ya gönderilmiştir.


    d) Düyun-ı Umumiye ve Reji Ambarları: Milli hükümet, İstanbul ile ilişkiler kesildikten sonra Osmanlı Devleti'nin borçları için kurulan müessesenin ve bu müessesenin, tütün tekelini verdiği Reji idaresinin gelirlerine, çıkarılan Muvazene-i Umumiye Kanunu ile "milli ve mali istiklalin resmen kurulumuna kadar " el koydu. Bu sayede diğerlerine göre az da olsa Milli Mücadele'ye kaynak sağlandı.


    DIŞ KAYNAKLAR

    a) Sovyetlerden Gelen Yardımlar: Sivas Kongresi'nden sonraki günlerde Mustafa Kemal Paşa tarafından görevlendirilen Halil Paşa, Moskova'da Rus yetkilileriyle yaptığı görüşmeler sonucunda 100 bin lira altın yardımı sağlamıştı. Bunun peşine Hariciye Vekili Bekir Sami Bey bşkanlığında bir heyet, iyi niyet ve dostluk ilişkilerini arttırmak üzere gittiği Moskova'da Sovyet yöneticileriyle yaptığı görüşmelerde para yardımının yanı sıra silah ve cephaneye duyulan ihtiyaç bildirilmiş, bu doğrultuda Rus yöneticilieri çok sayıda muhimmatı Türkiye'ye göndermiştir.


    b) Fransızlardan Gelen Yardımlar: 20 Ekim 1920 Ankara Antlaşması ile Anadolu'dan çekilmeye başlayan Fransızlar, çekilme esnasında çok sayıda savaş araç-gereçlerini Türklere bırakmışlardır. Kazım (Özalp) Paşa'nın verdiği rapora göre Fransızlar, Türk topraklarından çekilirken çeşitli cinslerde olmak üzere 10089 tüfek, 1505 sandık mermi ve 10 adet uçak bırakmışlardır.


    c) Hint Müslümanlarının Yardımları: Hindistan Müslümanlarının Türklerin emperyalizme karşı verdikleri mücadeleye her dönemde destek olduklarını biliyoruz. Hind Müslümanlarının lideri Mevlana Muhammed Ali Han, Milli Mücadele'ye yardımda bulunmak için Hint Hilafet Komisyonu'nu kurmuştur. Burada seferber olan gönüllüler Ankara ve İzmir'de iki fon kurmuşlardır. Bunlardan ilki askere silah ve muhimmat alımı, ikincisiyse ilaç, yiyecek ve giyecek yardımlarıyla ilgilenmiştir. Gönderilen paraların bir kısmı Osmanlı Bankası'nda muhafaza edilmiş ve daha sonradan Türkiye İş Bankası'nın kuruluş sermayesi olarak değerlendirilmiştir.


    d) Azerbaycan Türklerinin Yardımları: Azerbaycan Türkleri Milli Mücadele Hareketi'ne kayıtsız kalmayıp maddi-manevi yardım içinde olmuşlardır.1920 sonlarında Erzurum'da yetim Türk çocukları için açılan eğitim kurumlarına verilmek üzere 500 yüzlük Osmanlı altını Azerbaycan Hükümeti tarafından gönderilmiştir.


    e) Kıbrıs Türkleri'nin Yardımları: Kıbrıs'da yaşayan Türkler Anadolu'daki mücadeleye elinden geldiğince destek olmaya çalışmıştır. Adadaki İngiliz yönetiminin sık sık engellediği Kıbrıs Türklerinin hareketleri 25 Mart 1920'deki Hürriyet ve Terakki Klübü'nün düzenlediği tiyatroda birleşmiş ve Anadolu'ya gönderilmek amacıyla 320 sterlin para toplanmıştır.Bu gibi düzenlemelerle elde edilen paralar Hilal-i Ahmer Cemiyeti tarafından Ankara Hükümeti'ne teslim ediliyordu.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi