Peygamber ve kardeşlik anlayışı

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Peygamber ve kardeşlik anlayışı ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Aytu
    Bayan Üye





    Cevap: HZ. PEYGAMBERİN ÖĞRETİSİNDE KARDEŞLİK


    Muhterem Mü’minler !




    İnsan, mahlukatın en şereflisi olup, sosyal bir varlıktır.Toplumları oluşturan fertler arasındaki yardımlaşma ve dayanışma onları birbirine bağlayan zincir halkaları gibidir.




    Dinimiz; birlik, beraberlik, ve kardeşliği, önce iman ve düşünce de, sonra amel ve ahlakta sağlamıştır.Helal ve haram konusunda İslam’ın emrettiği gibi yaşayan, birbirleriyle anlaşan ve kaynaşan insanları peygamberimiz, kardeş ilan etmiştir.




    Resul-i Ekrem efendimiz, İslam kardeşliğini şöyle ifade etmektedirler: “Müslüman müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez ve onu tehlikeye atmaz. Her kim bir kardeşinin ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir. Her kim bir müslümanın sıkıntısını giderirse, Allah da o kimseden kıyamet gününün sıkıntılarından bir sıkıntısını giderir. Her kim bir müslümanın kusurunu örterse, Allah da kıyamet gününde onun kusurunu örter.”





    Sevgili peygamberimiz bir başka hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadırlar: “Müslümanlar kardeştirler, hiç birinin diğeri üzerinde takvadan başka üstünlüğü yoktur.”




    İslam dinini tebliğe memur olan Hz. Peygamber (s.a.v) bir yandan iman esaslarını gönüllere nakşederken, diğer yandan bu akide etrafında toplanan ırkları, ülkeleri, renkleri ve dilleri farklı olan insanları, “din kardeşliği” altında birleştirip kaynaştırmıştır.




    Aziz Müslümanlar!



    İslam kardeşliğini, peygamber efendimizin oluşturmuş olduğu Medine toplumunda çok net bir şekilde görüyoruz. Bilindiği üzere, Mekkeli Müslümanlar, müşrikler tarafından çok ağır işkence ve zulme maruz kaldılar. En tabii hakları olan ekmek ve sudan bile mahrum edildiler. Eşlerini, çocuklarını ve bütün varlıklarını bırakıp hicret etmek zorunda kaldılar. Zengin iken hepsi imanları uğruna bir anda fakir oluverdiler. Resul-i Zişan efendimiz, Medineli Ensar ile Mekkeli Muhacirleri kardeş ilan etti. Bunun üzerine Medineli Müslümanlar, her şeylerini onlarla paylaştılar.




    Değerli Kardeşlerim!



    Müslüman müslüman’ın kardeşidir. Birbirlerine merhamette, acımada, elem ve kederini paylaşmada kardeşçe davranır. Biri ağlarken diğeri gülemez, kardeşi aç iken tok uyuyamaz. Devamlı kardeşinin rahat ve huzurunu kendi rahat ve huzuru gibi görür.




    Nitekim Cenab-ı Mevla bir kudsi hadiste şöyle buyurmaktadır: “Benim için birbirini ziyaret eden benim sevgimi kazanmıştır. Benim için birbirini sevenler benim sevgime mazhar olmuştur. Benim için erenler, benim sevgimi hak etmiştir. Benim için birbirine yardım edenler, muhabbetimi kazanmıştır.”3





    Hutbemi bir ayet meali ile bitirmek istiyorum. “Şüphesiz Mü’minler kardeştirler, öyle ise dargın kardeşlerinizin arasını düzeltin, Allah’tan sakının ki Allah da size acısın.”4










    ISPARTA İl Vaizi


    Dr. Ahmet Emin SEYHAN







  3. 3
    imported_mum
    Yeni Üye
    HZ. PEYGAMBER VE KARDEŞLİK HUKUKU
    اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌفَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ۟
    Muhterem Müslümanlar!
    Yüce dinimizde bütün müslümanları kardeş olarak kabul etmiştir. Nitekim Cenab-ı Hak, şöyle buyurmaktadır: “Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki, size merhamet edilsin.”[1] Buna göre yeryüzünün neresinde yaşıyor olursa olsun, hangi dili onuşuyor olurlarsa olsun, hangi kavme mensup olurlarsa olsun veya hangi renge sahip olursa olsun, bütün mü'minler kelimenin tam anlamıyla birbirlerinin kardeşleridir; yani birbirlerinin sadık dostlarıdırlar. Peygamber Efendimiz (sav) de kardeşlik sorumluluklarımızı hatırlatarak "Birbirinize haset etmeyin. Alışverişte birbirinizi aldatmayın. Birbirinize dargın durmayın ve birbirinizden yüz çevirmeyin. ... Ey Allah'ın kulları! Kardeş olun. Müslüman müslümanın kardeşidir, ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz ve ona hor bakmaz.”[2]buyurmuştur.
    Değerli Kardeşlerim!
    Allah rızası için Mekke’de her şeyini bırakıp Medine’ye hicret etmiş bulunan, Muhacir Müslümanlara, Medineli Müslümanlar muhabbet ve samimiyetle kucaklarını açmışlar, ellerinden gelen her türlü yardımı onlardan esirgememişler ve bütün insanlığa ibret olacak bir kardeşlik tablosu sergilemişlerdir. Sevgili Peygamberimiz bizlerin de aynı duyarlılığı göstermemiz konusunda şöyle buyurmaktadır: “… Bir kimse Müslüman kardeşinin ihtiyacını karşılarsa, Allah da ona yardım eder. Bir kimse bir Müslüman’ın sıkıntısını giderirse, Allah da kıyamet günü onun sıkıntılarından birini giderir. Bir kimse din kardeşinin ayıbını örterse, Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter[3]
    Aziz Cemaat!
    Sevgi ve kardeşlik, Hz. Peygamber’in hayatında önemli bir ilke olmuştur. Hz. Peygamber (sav), İslam Dini’ni tebliğ ederken renk, ırk, dil, cinsiyet farkı gözetmemiş; tüm inananlara eşit yaklaşmıştır.Efendimiz saadet toplumuna ulaşabilmemiz için bizlere şu uyarıda bulunmaktadır "Sizden biriniz kendi nefsi için isteyip arzu ettiğini, mü’min kardeşi için de arzu etmedikçe gerçek manada iman etmiş olamaz.’’[4] İşte bu yüzden birbirimizi sırf Allah rızası için, karşılık beklemeksizin sevmeliyiz. Birbirimizle hayırda yardımlaşmalıyız. Birbirimize vefalı olmalı, kardeşimizi hor ve küçük görmemeliyiz. Affedici, paylaşmayı bilen, kendimiz için istediğimizi, mü’min kardeşimiz için de isteyen hatta onları kendimize tercih eden kişiler olmalıyız.Farklı kökenlerden gelen insanların bir arada yaşadığı günümüz toplumunda, arzu edilen birlik ve beraberliğin sağlanması, Hz Muhammed’in bize gösterdiği kardeşlik hukuku ve sevgiyle mümkündür. Yaratıcımız “bir” olduğuna göre, yaratılan her insan da yaratandan ötürü sevgi ve merhamete layıktır.
    Değerli Mü’minler!
    İnsanlığa rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamberimiz (sav)in doğumunu şerefle yad ettiğimiz bu güzel günler, aynı zamanda milli bayramlarımızdan birisi olan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın da kutlandığı önemli bir zaman dilimidir. 23 Nisan 1920 Türkiye Büyük Millet Meclisinin kurulduğu, Milletimizin, esir edilemeyeceğini bütün dünyaya haykırdığı, milli hâkimiyetimizi elde etme günüdür. Bu hâkimiyeti bugünün küçükleri, yarının büyükleri olan çocuklar koruyacak ve devam ettireceklerdir. O halde, yarınımızı ellerine teslim edeceğimiz çocuklarımızı, dini ve milli kültürümüze bağlı, vatan-millet ve kardeşlik sevgisiyle dolu olarak yetiştirmek her anne-babanın başta gelen kutsal görevidir.Hutbemi Hz. Peygamberin şu mübarek sözleriyle bitiriyorum: “Birbirinizin eksikliğini görmeye ve işitmeye çalışmayın; birbirinizin özel ve mahrem hayatını araştırmayın; menfaatte benlik yarışına girmeyin; birbirinizi çekememezlik etmeyin; birbirinize buğz etmeyin; birbirinize sırt çevirmeyin; ey Allah’ın kulları kardeş olun!”[5] Metin AVCI
    Eflani Müftüsü


    [1] 49/Hucurat, Ayet 10.

    [2] R. Salihîn Trc. c.1, s. 277.

    [3]R. Salihîn Trc. c.1, s.284.

    [4] Buhari; İman, 7.

    [5]Müslim; Birr, 9, IV, 1975.







+ Yorum Gönder
peygamberimizin kardeşlik anlayışı
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi