Bağımsızlık ile ilgili hikaye öykü masal örnekleri

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Bağımsızlık ile ilgili hikaye öykü masal örnekleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Bağımsızlık ile ilgili hikaye öykü masal örnekleri





  2. 2
    Aytu
    Bayan Üye





    Cevap: Bağımsızlık hikayesi


    1773 yılının soğuk bir Aralık gecesi, Amerika'nın Boston Limanı'na demirlemiş üç gemiden indirilecek malları kontrol eden kırmızı ceketli bir İngiliz askeri, tek el silah sesi ile irkildi. Ayaz deniz rüzgarı yüzünü okşarken, o çoktan yere serilmişti... Yere düşerken son gördüğü, gün boyu Boston'ın çeşitli noktalarında birleşen Amerikalı milislerin limana doğru hızla ilerledikleriydi...

    O gece, İngiltere ve Amerika tarihi açısından kırılma noktalarından biriydi. İngilizlere göre "isyancı", ABD'ye göre "devrim savaşçısı" "Amerikalı İngilizler", uzun zamandır Londra'nın kolonilere uyguladığı vergiden dolayı ayaklanmış ve süper güçlüğe ulaşacak bu uzun yolda ilk adımı atmışlardı. O gece limanı basan yüzlerce Boston'lu, limana demirleyen 3 İngiliz gemisindeki, Amerika'ya fahiş vergilerle gelmiş 40 ton çayı denizin soğuk suları ile buluşturmuş, İngiltere'yi şimdiki hesapla 2 Milyon $'dan fazla zarara uğratmışlardı. Sabah olmadan haber tüm kolonilere yayılmıştı. Britanya'nın bu haber üzerine koloniler üzerine daha da gitmesi, Amerika'nın bağımsızlığına giden "Amerikan Bağımsızlık Savaşı"nı başlatıyordu...

    Bu ayrışma tabii ki basit bir vergi davası yüzünden çıkamazdı. Farklı Tarih olarak bu kez de Amerikan Bağımsızlık Savaşı'nı mercek altına aldık...

    Aslında Amerika'ya yerleştirilen İngiltere kökenli İngilizlerin, tamamen İngiliz kültürüne sahip oldukları söylenemezdi. İngiltere'den kalkıp bu bilinmeyen ve tehlikeli diyarlara gelen, yeni bir kültür inşa eden bir grup İngiliz, buraya ne için gelmişti?

    İngiltere, sömürgecilik yarışına İspanya ve Portekiz'den yaklaşık yarım asır sonra katılabilmiş, ancak kısa sürede denizlerin tek kaptanı olduğunu kanıtlamıştı. Özellikle Hindistan ve Afrika kıyı şeridi boyunca güçlü bir İngiliz hakimiyeti yaratan İngiliz donanması, bu başarıyı ilk zamanlar Amerika'da yakalayamayacaktı. Amerika'da koloni kurması için yollanan İngilizler, yeni kıtada adeta perişan olacak ve canlarını zor kurtararak Ada'ya döneceklerdi.

    Bu ilk denemeler İngilizlerin iştahını azaltsa da, tamamen kırmamıştı. 1621'de yeniden Amerika yolunu tutan İngilizler, o yılın sert kışını zor bela atlatıyorlardı. Bu kışın ardından verilen hindili ziyafet, günümüze dek ulaşan "şükran günü" geleneğini de oluşturmuştu...

    Ancak Amerika'ya gelen İngilizler, genel itibariyle Ada'daki dini baskıdan ve ekonomik kıskaçtan yorulan insanlardı. Eski Dünya'daki bitmek bilmeyen savaşlar, iç çekişmeler ve ekonomik dengeler, onlarda "yeni, temiz ve ahlaki temeller üzerine kurulu" bir yerleşim oluşturma isteği oluşturacaktı. Hatta Amerika'ya yerleşen İngilizlerin ilk yaptıkları, köylerine bir kilise inşa etmekti. Zaten dikkatli incelediğimizde, günümüz Amerikan bürokrasisinde de din ögesinin fazlaca önde olduğunu görebiliriz.

    Disiplinli yaşayışları, dindarlıkları ve dayanışmaları ile kısa zamanda 13 adet koloni oluşturan İngiliz göçmenler, Londra'nın rant çarkında bir dişli olarak yerlerini alacaklardı. Başta çikolata ve patates olmak üzre onlarca çeşit meyve-sebze, kilometrelerce alana yayılmış altın madenleri ve kölelik potansiyeline sahip kızılderili yerliler, Britanya'dan Amerika'ya büyük bir ticari hat oluşturacaktı.

    İngiltere'nin Fransızlarla sömürge yarışında yaptığı ilk büyğk savaş olan 7 Yıl Savaşları, Amerikalı İngilizler için zaten yükselen tansiyonun tavan yapmasını sağlamıştı. Yeni bir dünya kurma ideali ile Amerika'ya ayak basan İngiliz göçmenler, Londra'nın Fransızlarla yaptığı savaşa ekonomik kaynak sağlama amacıyla köle gibi çalıştırılıyor, ancak bunun karşılığında pek de brşey göremiyorlardı. Hatta bazen göçmenlerin yetiştirdiği patateslerin, %90 artı vergi ile Londra tarafından yine göçmenlere satıldığı oluyordu.

    Bunun yanında, kıtanın diğer ucundaki Portekiz, Hollanda ve Fransız kolonileri yüzünden İngiliz kolonilerine her ay yüzlerce asker ve donanma geliyor, yapılan çatışmalar ile tarım alanları tahrip ediliyordu.

    Bu gidişata ilk "dur" diyen, özellikle radikal fikirleri ile öne çıkan Boston kolonisi olacaktı. 1770'e girilirken, İngiliz askerlerine taş atan göçmen İngilizlere ateş açan İngiliz askerleri, 5 göçmeni öldürüyorlardı. Akan bu ilk kan, İngiltere'ye pahalıya patlayacaktı...

    Üç yıl boyunca hızla artan isyan ve gösteri hareketleri, yazının başında bahsettiğimiz üç geminin batırılması ve 40 ton çayın sulara gömülmesi ile bardağı taşırmaya yetecekti. İngiliz başbakan Lord North, kısa sürede kabineyi toplayacak ve "denize gömülen çayların her kuruşunun göçmenlerden alınması" kararını verecekti. Londra adeta güç gösterisi yaparak Amerika'ya rest çekmişti...



    Buna karşılık Eylül 1774'de Philedelphia'da toplanan 12 koloni lideri, Boston'dan yana tavır alarak savaşı resmiyete döktüler. Amerika tarihinin bu ilk kongresine katılanlardan biri, Amerika'nın ilk başkanı olacak George Washington'du...

    Lexington'da açılan ilk ateşler, savaşın ilk sıcak çatışmalarını da tescilliyordu. Savaşın ilk yıllarında Amerikan ordusu, İngilizler karşısında hiçbir varlık gösteremeyecekti. Bunun en önemli sebebi, Amerikan ordusu gönüllü sivillerden oluşurken İngiliz ordusunun eğitimli ve teçhizatlı askerlerden meydana gelmesiydi.

    Amerikalılar için bu kötü gidişat, Washington'un sahne almasıyla durdu. Gerilla savaşını Amerika'nın sulak ve uzun sazlıklarla dolu ovalarına taşıyan Washington, İngiliz ordusuna kayıp verdirmeye başlamıştı. Bu iyi haberler kolonilerde sevinçle karşılansa da, yenilmez armada İngiliz ordusunu durdurmaya yetmeyeceği aşikârdı. Washington'a ulaşan gözcüler, İngiliz ordusunun New York'a yürüdüğünü haberliyordu!

    Hudson Nehri'ni bırakarak New York'a yığınak yapmaya başlayan Washington'un gayretleri boşunaydı. İngiliz ordusu Amerikan hattını ezip geçmiş, New York düşmüştü. İyice Batı'ya çekilen Amerikan kuvvetlerine son darbeyi vurmayı isteyen İngiliz ordusu, yaklaşan kışı New York'ta geçirmeyi karalaştırdı.

    Kış şartlarından savaş, bir komutanın göze alacağı en zor hükümlerden biridir. Ancak 1776'nın yaması sökük Amerikan ordusunun generali Washington, İngiliz ordusunu bozmak için bir kış gecesi saldırısının gerektiğini düşünüyordu. Kaybedecek pek de birşeyi yoktu; bu Amerikan rüyası için son şanstı!

    1776 yılının Noel gecesi, kulakları donduran bir soğukta harekata başlandı. Noel eğlencelerine dalan İngiliz ordusu, bu harekatı aklının ucundan bile geçirmiyordu. Dalewera Nehri'ni bir gecede geçerek İngilizlere baskın yapmayı planlayan Washington, gözlerini ufka dikmişti.

    O gece İngiliz ordusunun 5 önemli komutanı öldürüldü, İngilizler için Amerikalıların basit lokma olmadığı anlaşıldı. Bu haber tüm kolonilerde büyük sevinçle karşılacak, gönüllü alımlarını hızlandıracaktı.

    Philedelphia'ya çekilen Washington, İngilizlerin ağır taarruzu ile karşılaştı. Ancak kapalı bir savaş stratejisi ile İngilizleri yoran Amerikan ordusu, İngilizleri perişan edecekti. Ağır bir mağlubiyet alan İngiliz ordusu, York'a çekilmeye başladı.

    1778 yılında 7 Yıl Savaşları'nın öcünü almak isteyen Fransa'nın Amerika'ya resmen yardım etmeye başlaması, İngiltere Amerikası için sonun başlangıcı anlamına geliyordu. 1780'de York'u kuşatan Fransa destekli Amerikan ordusu, 1 yıllık kuşatmanın ardından şehri devralacaktı. İngiliz ordusu tüm Amerika'da teslim bayrağı çekmişti...

    New York'tan son İngiliz bir1iği ayrıldığında, takvimler 1783'ü gösteriyordu. 1783 yazında Londra'da yapılan anlaşma, Amerika'nın İngiltere tarafından tanınmasını sağlayacaktı...

    Emperyalist İngiltere'ye karşı Amerikalıların bu şerefli ayaklanması, Fransız İhtilali ile birlikte günümüz dünyasının kısmen de olsa özgürlükçü dünyasının oluşmasını sağlamıştı. Devrim savaşçılığından sömürgecilik yarışına uzanan Amerika için ise uzun bir yol başlamıştı...







+ Yorum Gönder
bağımsızlık ile ilgili hikayeler,  bagimsizlijmk konulu hikayeler
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi