Zaman ve takvim kavramları

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Zaman ve takvim kavramları ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Zaman ve takvim kavramları





  2. 2
    Galus
    Özel Üye





    Cevap: ZAMAN KAVRAMI VE TAKVİM (KRONOLOJİ)




    ZAMAN KAVRAMI ve TAKVİM (KRONOLOJİ)


    Zaman, insanlıkla başlamış, düşünmesi ve algılanması güç, soyut bir kavram olup; toplumdan topluma düzenleme yönünden farklılık gösterir. Zaman kavramı ve ölçüleri itibaridir. Uzaklık-yakınlık, uzunluk-genişlik, hacim gibi şeylerin ölçülerinde olduğu gibi, zaman ve onun ölçeği de itibaridir. İnsan olmasaydı zaman kavramı da olmazdı.Tarih içerisinde bir kısım toplumlar gelişmiş takvimler oluşturmayı başarmış, ötekiler bunu başaramamış görünse de, her toplum zamanı belli bir kronolojik sistem çerçevesinde algılamış ve hayatını buna göre düzenlemiştir.
    Kültür ve medeniyet alışverişi yoğunlaştıkça kronolojik sistem çeşitli değişiklikler geçirmiş ve her toplum gelişim durumuna göre takvimini geliştirmiş veya değiştirmiştir. Bunun en tipik örneğine Türk Tarihinde rastlıyoruz. Türkler, tarihleri boyunca Hicri, Celâli, Rumî ve Milâdî Takvimgibi çeşitli takvimleri kullanmıştır.
    Zaman kavramı, insanın ve toplumun değerleri ve dünya görüşünün şekillenmesinde etkin bir rol oynamaktadır. Bu bakımdan ölçümü, hesaplanması ve dolayısıyla da kronoloji ve takvime dönüşmesi büyük bilgi birikimi gerektirir. İnsa­nların zaman kayıtlarını ilk olarak tutmaya başlaması olayında; fizikî çevre, gökyüzü, güneş, ay, yıldızlar, gece, gündüz, mevsimlerin devri ile ilgili gözlemlerinin önemli etkisi bulunmaktadır. Mısırlıların, Ay'ın evrelerine dayanan bir takvimden ya­rarlandıkları ve yılı taşkın, ekim ve hasat zamanlarına göre üç tabii mevsime ayır­dıkları bilinmektedir.
    İnsan­lık zamanı; saat, gün, hafta, ay, mevsim, yıl, asır(yüzyıl), milenyum(binyıl), devir, çağ gibi belli periyotlara bölerek düzenli bir sistem çer­çevesinde algılama ve toplumsal yaşantıda kullanmayı, ilk olarak Mezopotamya ve Mısır uygarlıklarında başlamıştır. M.Ö.4.binden beri insanlar takvimi kullanmakta; Sümerler, Babilliler, Mısırlılar, Hititler, Yunanlılar, İbraniler, Romalılar, Aztekler, Mayalar, Çinliler, Hintliler, Tibetliler, Türkler, Araplar gibi millet ve topluluklar değişik takvimler meydana getirmeyi başarmış bulun­maktadırlar.

    Kronolojik sistemler ve takvimlerde, olayların oluş sırasına göre sıralanması ihtiyacı bir tak­vim başlangıcı belirlemeyi zorunlu kılmış, genelde toplumlar için hayatî önem taşıyan olaylar başlangıç alınmıştır.Örneğin;
    -İbraniler,Ya­radılışın(Tekvin) başlangıcı olduğuna inandıkları M.Ö. 3761 yılını,
    -Yunanlılar, ilk olimpiyat oyunlarının yapıldığı kabul edilen M.Ö. 776 yılını,
    -Romalılar, Roma şehrinin kuruluşu sayılan M.Ö. 753 yılını,
    -Hıristiyan­lar, Hz. İsa'nın doğumunu(Milât)-0-,
    -Müslümanlar, Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye M.S. 622'de gerçekleşen, Hicret'ini takvim başlangıcı olarak almışlardır.
    Hicrî Takvim için Hicret'in esas alınışı, doğrudan Hz. Muhammed devrinde değil, toplumsal hayatla ilgili düzenlemeler ve ilişkilerde kendini gösteren aksaklık ve ihtiyaçlar nedeniyle Hz. Ömer döneminde olmuştur.
    Takvim başlangıcı olarak, güneş, yıldızlar ve gezegenlerin belirgin durum ve hare­ketleri; mevsimlerin devri ve buna bağlı olarak tabiatta gözlenen durum ve gelişmelerin de bazı takvimlerde esas alınmıştır. İlkbahar’ın başlangıcı sayılıp, 21 Mart tarihinde kutlanan Nevruz’unaslında böylesine bir döneme işaret ettiği bilinmektedir. Hıristiyanlıktaki Noel kutlamaları, Hz. İsa'nın doğum günü olduğu sanılan yılın yaklaşık en uzun gecesi 24 Aralık’a rastlamaktadır.
    Tarihte pek çok topluluk böylesine gelişmiş tak­vimler oluşturmayı başaramamış, zamanı ve mekânı belli bir kronolojik sistem çerçevesinde algılamış ve hayatlarını buna göre yaşamışlardır. Ama kültür ve medeniyetlere beşiklik etmiş toplumlarda Kronoloji; Tarih, Arkeoloji, Antropoloji, Etnoloji, Filoloji, Nümizmatik, Sosyoloji ve Psikoloji gibi Sosyal(Beşeri) Bilimlerin yanı sıra, Astronomi(Rasat), Fizik, Kimya ve Matematik bilimlerinden de yararlanmış ve çok hassas takvimlere esas oluşturmuştur.


    ZAMAN BİRİMLERİ

    Saat, gün, hafta, ay, mevsim, yıl, asır(yüzyıl)
    Şu anda, III.Milenyum’un, 21. Yüzyıl, I.Yarısı, 1.Çeyreğin de yaşıyoruz.


    Milât, doğum demektir.
    Bu takvimin başlangıcı Hz.İsa'nın doğduğu 24 Aralık'ı izleyen Ocak ayının 1. günüdür ve yıl ‘0
    ile başlar.

    *MİLÂT
    MİLÂT
    4000_____3000______2000______l000________ 0 ________1000______2000_____ 3000
    4.bin 3.bin 2.bin 1.bin 1.bin 2.bin 3.bin(milenyum)
    MİLÂTTAN ÖNCE MİLÂTTAN SONRA



    *B İ N Y I L =M İ L E N Y U M

    0___l00____200____300____400____500____600____700_ ___800____900____1000
    B İ R İ N C İ B İ N ( M İ L E N Y U M )

    1000___1100___1200___1300___1400___1500___1600___1 700___1800___1900___2000
    İ K İ N C İ B İ N ( M İ L E N Y U M )


    2000___2100_______________________________________ ________________3000
    III. BİN (MİLENYUM)


    *YÜZYILIN BÖLÜMLERİ
    B İ R İ N C İ Y A R I (I.Y) İ K İ N C İ Y A R I (II.Y)
    0_________________25_______________50_____________ __75_______________100
    l. Çeyrek 2. Çeyrek 3. Çeyrek 4. Çeyrek


    * Y I L L A R
    0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 l0 ………24, 25………..49, 50…………74, 75………99, 100
    1. 2. 3 4 5 6 7 8 9 l0 …. ……….25 ……………50 ……………..75 …………..100


    *Ç A Ğ L A R
    Bazıları Milenyumu, Çağ ile özdeşleştiriyor. Her bin yila çağ denmez.
    Çağ, dünyanın tümünü etkileyen olaylarla başlayıp-biten zaman dilimidir.

    İ L K Ç A Ğ O R T A Ç A Ğ YENİÇAĞ YAKINÇAĞ
    M.Ö____________Milât_____476_______________1453___ _______1789_______Atom-1945
    IV.Bin 0 Batı Doğu Fransız Uzay-1969
    Yazının Roma İmp. Roma İmp. İhtilâli Bilişim-
    İcadı Yıkılışı Yıkılışı

    *Yılın Bölümleri:Bin ve yüzyılda hep 1 fazla yazılmalı. 20,21 --1000, 2.bin olmalı!

    2010=3.BİN, 21.yy(asır), 1.yarı, 1.çeyrek
    1999=2.BİN, 20.yy, 2.yarı, 4. çeyrek
    1071=2.BİN, 11.yy, 2.yarı, 3.çeyrek
    622=1.BİN, 7.yy, 2.yarı, 1.çeyrek

    TAKVİMLERİ BİRBİRİNE ÇEVİRME

    1-Hicrî Takvimi, Milâdî Takvime Çevirme:
    M=H+622-H:33

    2-Milâdi T. Hicrî Y. çevirme:
    H=M-622+X:33

    3-Rumî'yi Milâdiye çevirme:
    M= R+584

    4-Milâdi'yi Rumî'ye çevirme:
    R=M-584

    *Küsuratlar mutlaka tama yürütülmeli, yoksa 1 yıl eksik çıkar!

    Lise müfredatında ilk işlenen konu olduğu halde, gazetelerin önemli köşe yazarlarından bazıları halâ 1900’lü yıllara 19, 2000’li yıllara 20. yüzyıl ve 2.bin demektedir.
    3.binin (milenyum), 21.asrının 1. yarı ve 1. çeyreğinde yer alan 2010 yılının, tüm Dünyaya ve ülkemize huzur, esenlik getirmesi dileğiye…



    Ayten DİRİER







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi