Platon (eflatun) un felsefesi düşünce tarzı

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Platon (eflatun) un felsefesi düşünce tarzı ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Platon (eflatun) un felsefesi düşünce tarzı





  2. 2
    Gülcan
    Usta Üye





    Cevap: platon(eflatun) hakkında ayrıntılı bilgi

    Hayatı boyunca kendi düşünceleri dâhil hemen hemen her konuyu sorgulayan, hayatın farklı cephelerine ve problemlerine çözümler üreten Platon, yaşadığı dönem itibariyle tabiat ve insan ilişkisini konu alan bir felsefi dönemde yaşamıştır.

    Sokrates ile başlayan bu sorgulama dönemini sistematik hale getiren ise Platon ve talebesi Aristoles’tir. Bu dönemde daha önce sorgulanarak elde edilen bilgiler sistemli bir hale getirilmeye çalışılmıştır. Birinci dönem filozoflar tabiatı ele alarak sorgulamışlardı, ikinci dönemde ise tabiat içinde insanın rolü sorgulanmıştı. Üçüncü dönemde ise her ikisi arasında bir denge kurularak sistemli bir şekilde insan ve kâinat münasebetleri geliştirilerek daha sonra ortaya çıkacak olan felsefî ilimlerin (Matematik, Fizik, Tabiat İlimleri, Astronomi vb.) temelleri atılmıştır.

    Platon’un bunlar arasında önemli bir yeri vardır. Çünkü Platon fizik âlemi ile metafizik âlem arasındaki münasebeti nazara veren ve bu iki âlemi birden ele alan bir filozof olarak ayrı bir yeri ve değeri vardır. Platonun sistematik ve disipline edilmiş bilgilerin araştırılması dönemini başlatmış olmanın yanında bir diğer yönü de “İdealizm” denen akıl yürütme ve gerçekçilik akımına öncülük etmiş olmasıdır.

    Platonun Hayatı:
    Platon MÖ 427 yılında Atina’da aristokrat ve zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. 20 yaşlarında Sokrates ile tanışır ve ölümüne kadar (399) ondan ayrılmaz. Sokrates’in ölümünden sonra 12 yıl boyunca Mısır, Keyrenye ve Taras’a gider ve bu arada Sicilya’ya üç ayrı ziyaret gerçekleştirir.

    Atina o dönemlerde hem askerî, hem ekonomik, hem de kültürel bakımdan çok gelişmiştir. MÖ 480-490 yıllarında Perslerin saldırılarını püskürterek zamanının “Delos Deniz Birliği” içinde önemli bir güç haline gelmiştir. Ama Isparta ile çatışma içine girmek durumunda kalır. Isparta o dönemde demokrasiye sıcak bakmayan, oligarşik, tutucu, gücünü baskı altında tuttuğu kölelerden alan, askerî güce önem veren; ama sanat alanındaki yeniliklere değer vermeyen bir tutum içindedir.

    Perslerin yayılmacı geniş devlet yapılarına karşın Yunan bölgesinden her kentin bir diğerini rakip olarak gördüğü şehir yönetimlerinin hâkim olduğu bir yapıdadır. Böyle bir ortamda Atina ile Isparta arsında meşhur Peloponnesos savaşları başlar. Atina 404 yılında kesin bir bozgun yaşar. Platon bu dönemde 409 yılında 18 yaşlarında askerliğini yapar. Bu dönem yaşanan bozgunun getirmiş olduğu, yüksek ideallerin çöktüğü, acıyı ve umutsuzluğu beraberinde getiren bir dönemdir. Savaş dönemlerinde Atina’da bulunan ve yönetimde de büyük ağırlıkları olan demokrat tüccar sınıfının politikaları Platon’un fikir dünyasına fazlasıyla malzeme sağlar. Bir ara Platon herkes gibi askerî sahada yaşanan bozgunun sebebini Atina demokrasisinin gevşekliğine, Isparta’nın dikta disiplinine ve düzenine bağlar.

    Atina’da çeşitli kanlı olaylardan sonra 403 yılında Atina Demokrasisi yeniden işlemeye başlar; ancak bu dönemde de Sokrates’in mahkûmiyeti ve idamı Platon’un demokrasiye olan nefretini haklı çıkarır. Bu bakımdan Platon demokrasi idaresini “ayak takımının yönetimi” olarak isimlendirir. Platon’un idealindeki yönetim “Erdemli ve bilge insanların yönetimidir” ki buna “Medine-i Fâzıla” adı verilmiştir.

    Sokrates’in idamından sonra Platon Sokrates’in sevenleri ile birlikte Megara’ya gitmiş, bir süre sonra tekrar Atina’ya dönerek “Akademi”sini kurarak eğitim ve öğretim faaliyetlerine başlamıştır. Bu okulda “Politika, Hukuk, Felsefe ve Yasalar” konusunda dersler vermeye başlamıştır.

    Platon seyahatleri esnasında Mısırlı rahiplerden Matematik ve Astronomi öğrenmiştir. Ayrıca Sicilya’ya yaptığı seyahatlerinde de hem siyasetle ve idarecilerle görüşüp konuştu hem de yasalar konusunda büyük bilgi ve tecrübe sahibi oldu. Bilhassa yöneticiler kralların yasalarda reformlar yapmaları için onun kralları ikna etmesini istiyorlar ve bir nevi obdustmanlık yapmalarını istiyorlardı.

    361 yılında Sicilya’dan dönerken bir ara korsanlar tarafından köle olarak satılan Platon köle pazarında bir tanıdığı tarafından satın alınarak Atina’ya dönmesi sağlanmıştır.

    Bu arada edindiği bilgilerini ve öğretmenleri olan Sokrates ve benzeri filozofların konuşmalarını ve siyasi gözlemlerini kendi fikirleri ile yoğurarak yazılı hale getirmiştir. En son yazdığı eseri hayatının ve tecrübelerinin son ürünü olan Nomio (Yasalar) adlı eserini yazmıştır.

    Platon MÖ. 347 yılında 80 yaşında vefat etmiştir.

    Eserleri:
    1. Apoliga: Sokrates’in savunması,
    2. Kriton, Protagoras, Ion: Diyaloglar ve Konuşmalar
    3. Politeia: Devlet Felsefesi
    4. Gorgias, Menon: Diyaloglar ve Münazaralar (Geçiş Diyalogları)
    5. Symposion, Phaidon, Politeia II-X (Devlet) Phaidros: Olgunluk Diyalogları
    6. Theitetos, Parminedes, Sophistes, Politikos, Philebos, Timaios, Kritias, Nomoi (Yasalar): Yaşlılık diyalogları…

    Felsefesi:
    Gençlik döneminde Sokrates’in etkisinde olan Platon daha çok “Bilgi ve Erdem” konuşlarını incelemiştir. Zamanla Sokrates’in görüşlerini aşarak kendi düşüncelerini de oluşturmasına rağmen yazdıklarını daha çok Sokrates’in ağzından dile getirmiş ve Sofistlere karşı Sokrates’in akılcılığını müdafaa etmiştir. Platon Sokrates gibi “Tümevarım” metodunu kullanır.

    1. Ruh Teorisi:
    Bilgi ve erdemin kaynağını ruhun oluşturduğunu savunan Platon, daha sonra mutlak değişmez ile değişken arasındaki ilişkinin ruhtan kaynaklandığını savunur. Sofistlerin hazza dayanan düşüncelerine “iyi” kavramı ile karşı çıkar. Platon ruhun üç bölümden meydana geldiğini savunur. Bunlar; “akıl, irade ve iştiha”dır. Akıl, bilgeliği arar, irade insanı yönlendirir ve idare eder. İştiha ise ruhun beden ile ilişkisini temin eder ve bedenin isteklerine bakan yönüdür. İnsan bedensel isteklerini irade ile kontrol altına alarak ruhun akıl yönüne ağırlık vermelidir ki iyiye ve doğruya yönelmiş olsun. Bedenin istekleri bitmek bilmez, buna esir olan kimse ruhun yüce duygularına bakan yönünü ihmal eder. Gerçek âlem olan ve bu fani dünyanın kaynaklarını teşkil eden idealer dünyasına bedenimiz değil aklımızla ve ruhumuzla gideceğimizi belirtir. “Bedeni eğitmenin ve beceri kazandırmanın amacı ruha yardımcı olması ve ruhun gelişimini sağlaması içindir” der. Bedenin ölümü ile gerçek âlem olan idealar dünyasına ruhun ancak akıl bölümü gidebilir demiştir.

    2. Bilgi Teorisi:
    Bilginin araştırma ve öğrenme yolu ile kazanılacağını belirten Platon felsefenin olabilmesi için bilgi sahibi olmanın şart olduğunu söyler. Platon ayrıca erdemin bilgi demek olduğunu da iddia eder. Bilgiyi erdem haline getiren şey ise dialektik dediğimiz sorgulama teknikleridir. Diyalektiği geliştiren Platon bunu üç aşamaya ayırmıştır. Birincisi, Sokratik soru-cevap şeklindeki tartışma sanatıdır. İkincisi, hipotezlerden yola çıkarak akıl yürütme metodudur. Üçüncüsü ise, bölme metodudur ki bir türün tanımına ulaşana kadar cinsleri bölerek bireylere kadar indirerek tanımlama ve ondan yola çıkarak cinsi tanıma ve tanımlama metodudur. Platon böylece gerçeklere ulaşılabileceğini kanıtlamıştır.







+ Yorum Gönder
platon felsefesi,  platonun felsefesi,  Platon felsefesi özet,  platonun felsefesi görüşü,  platonun felsefe görüşü
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi