Japonyanın gelişmesinde etkili olan faktörler

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Japonyanın gelişmesinde etkili olan faktörler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Gülcan
    Usta Üye





    Cevap: japonyanın gelişmesinde etkili olan faktörler

    japonyanın gelişimi

    Japon Tarihine bakıldığında , M.S. 7. yüzyılda Çinlilerle kısa süren çatışmaları görülür. Ancak, Japonlara yapılan en ciddi tehdit, Kubilay Handan geldi. Çin’i egemenliği altına alan Moğol hanı Kubilay Han 1274-1281 yılları arasında, Japonya’yı ele geçirebilmek için donanma oluşturdu. 1274’deki 30.000 kişilik kuvvetle yapılan ve anlaşılmaz bir şekilde ertesi gün geri çekilen ordu, ilerisi için Japonların tedbir almalarını sağlamıştı. Buna rağmen, 1281’de Kubilay’ın ordusu Korelilerle birlikte, 140.000 kişilik güçle Kyuşu’nun kuzeyine iki noktadan çıktılar. Fakat, tam Japonları yenmek üzereyken çıkan beklenmedik bir tayfunda gemilerinin çoğu battı. Geri döndüler. Kore’nin o dönemde Kubilay Hanın egemenlik alanında olduğunu yazar. Ama bu durum varit olsa bile, olayın şeklini değiştiren bir açıklama değildir.)

    Japonya, çok sayıda adadan oluşan dağlık, verimsiz yerlerden meydana gelmekteydi. Stratejik bir özelliği de yoktu. Bu nedenle Kubilay Han, Japonya’yı almaktan vazgeçti. Daha sonraki yıllarda, geniş Çin ve Orta Asya bozkırları, verimli topraklar dururken, başka hiç kimse adalar topluluğu dağlık Japonya ile ilgilenmedi.

    Dolayısıyla Japonya, yüzyıllar boyu hiçbir dış temas olmadan içe kapalı yaşadı. Toprak beylerinin (daimyo) ve aristokrat bir savaşçı kastın (samurai) oluşturduğu dağınık düzenleri vardı. Merkezileşemeyen bir feodal oligarşi tarafından yönetildi. Toprak bütünlüklerinin olmayışı, çok sayıda adadan oluşmaları da merkezileşmemede etkili oldu. Karel Van Wolferen’e göre Japonlar, devlet anlayışına ihtiyaç duymadılar. Böylece başkalarına benzemeyen karmaşık bir dilleri ve kendilerince benzersiz addettikleri kültürleri oluştu.

    1853’teki yabancılarla ilk temas şokunu çabuk atlattıktan sonra, bir dış politikalarının olması gerektiğini gördüler. K.V. Wolferen’e göre yabancıların desteğiyle oligarşik bir yönetim oluştu.
    Japonyayı Batıya açan 1854 de Birleşik Amerika olmuştur. Japonya Çin gibi açılmaya karşı koymamıştır. Amerikanın baskısı karşısında Japonya, bu devletle başedemiyeceğini görmüş ve kapılarını Amerikaya açmayı kabul etmiştir. Tabii Amerikanın arkasından diğer devletler gelmiştir.
    Bununla beraber, Çin ve Japonya Batıya açıldıktan sonra çok farklı gelişmeler göstermiştir. Bu gelişmeler birbirine ters istikamette olmuştur.
    Çin: Batıya açıldıktan sonra her gün biraz daha sömürü bataklığının içine gömülmüştür. Bunun da sebebi, Çin, Batı ile temasa gelmesine rağmen, Batı medeniyet ve tekniğine tepki göstermiş ve Çin halkı Avrupalı ile temas etmekten daima kaçınmıştır. Körükörüne bir Avrupa düşmanlığı politikası takip etmiştir.
    Japonya ise: Çinin tamamen aksi bir politika takip etmiştir. Japonlar Batıya açıldıktan sonra şu noktayı gayet iyi görmüşlerdir.Eğer kendilerini kısa sürede toparlamaz ve Batı tekniği seviyesine ulaşamayacak olurlarsa, Avrupa tarafından sömürülüp ezileceklerdir. Bundan dolayı, Japonya bir an önce Batı tekniğini almak zorundadır.
    Böyle bir yol takip eden Japonya, 40 yıl sonra, 1894-95 de Avrupa devletlerinin karşısına, sömürgeleşmiş bir ülke olarak değil, sömürgeci bir devlet olarak çıkacaktır.
    Japonya 1854'den sonra Batının seviyesine çıkabilmek için, Amerika ve Avrupaya yüzlerce ve yüzlerce öğrenci göndermiştir. Batı teknik ve teknolojisine ulaşabilmek için bununla da yetinmemiş, tamamen feodaliteye dayanan iç idari ve sosyal yapısını da değiştirmeye başlamıştır. İmparator Mutsihito'nun 1868 de kabul ettiği Meiji Restorasyonu (yani Aydın Hükümet) ile Japonya bir dizi hızlı ve köklü değişiklikler geçirmeye başlamıştır.Hızlı gelişmenin olduğu Meiji (Aydın Hükümet Çağı) döneminin yaşanmasında önemli pay imparatorun idi. Bu sebeple öldükten sonra meicitenno (aydın imparator/göğün oğlu) adıyla anılmıştır. Bu dönemde aydınlar, Japonya’nın lehine karaları cesaretle uyguladılar. Zaman zaman yenilikleri kabul etmeyen halk ve samuraylar direndi. Bazı Japon seçkinleri de muhalefet ettiler. Aydınlar, bütün bu direnişleri kırmak için, mücadelelerinde inançlı davrandılar. Halkın direnmesini normal karşılamak gerekir. Çünkü Japonya’da çağdaşlaşma, insanlar ve halk istediği için yapılmadı. “Devlet” buna gerek duyduğu için çağdaşlaşmaya çalışıldı. (Aynı Osmanlı’nın son dönemleri ve Türkiye Cumhuriyeti’nin başlangıcında olduğu gibi)

    Aydınların bu mücadelesi ve imparatorun da desteği işe yaradı. Japonya’nın maddi gelişmesi Avrupalı devletlerinkinden daha hızlı ve kararlı oldu. Paul Kennedy’ye göre eğitime çok büyük önem verildi. .
    İmparator Mutsihito'nun 1868 de kabul ettiği Meiji Restorasyonu (yani Aydın Hükümet) ile Japonya bir dizi hızlı ve köklü değişiklikler geçirmeye başlamıştır. Bir dizi reformlarla ülkenin ve toplumun çehresi değişmiştir.
    YAPILAN REFORMLAR
    1-1872 de çıkarılan bir kanunla kadın ve erkek her japon için ilk öğretim zorunlu oldu. 1871 de ilk gazete yayınlandı.
    2-1873 de mecburi askerlik sistemi kabul edildi.
    3-Yine 1871 de "Daymiyo" denen derebeylik sistemine son verilerek ülke çağdaş bir şekilde idari bakımdan organize edildi.
    4-Ekonomik alandaki gelişmeler de aynı hızlı tempo ile gerçekleştirildi.
    5-Okur yazar sayısı hızla arttı.
    6-Takvim değiştirildi.
    7-Giyim kuşam değiştirildi.
    8-Avrupa’nınkine benzer bir bankacılık sistemi getirildi.
    9- Bilhassa İngiltere ile yaptıkları mal ithalatı antlaşmalarına, alışılmadık maddeler koydurdular. Belli bir miktar dış alım için, belli sayıda insanına İngiltere’nin ihtisas düzeyinde eğitim vermesini istediler.
    10- Subaylarını eğitim için Batılı ordu ve donanma akademilerine gönderdiler.
    (Japonların bu uygulamaları ile Türkiye Cumhuriyeti’ninkiler benzer. Tek farkları, Japonların yaptıkları ithalat antlaşmalarına koydurdukları şartlar. Eğer Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş yıllarında devletin ciddi ithalat yapabilecek kapasitesi olsaydı, belki böyle bir şart düşünülebilirdi.)

    Devlet, ekonomi alanında yaptığı yatırımlarda, Japon müteşebbisleriyle ortak çalıştı. Halk da iyi çalıştı. Ne var ki, Japonyanın bu hızlı gelişmesi, bu ülkeyi de bir sömürgeci devlet haline getirdi. Japonya ilk işi olarak gözlerini dışarıya çevirdi ve hemen yakınındaki Kore'ye göz dikmişti.
    Önce 1894 yılında, Kore için Çin ile savaştılar. Daha sonra, Ruslara karşı, İngilizlerle müttefik oldular. 1904-1905 yıllarında İngilizlerden destek alarak Mançurya’da Ruslara saldırdılar. Rusları yendiler. Japonlar, bu savaşta süngüyle öne atıldılar. Ruslar barutla ve hatta makineli tüfekle cevap verdiler. Ama sonuçta, onbinlerce Japon askeri ölmesine karşın samurai ruhu savaşı Japonlara kazandırdı. Bu olay Japon milliyetçiliğinin önemli bir zaferi oldu. Japonlar “Güçlü ordu, zengin ülke” sloganını geliştirdiler. Sadece yatırımlar için değil, artık ordu için de dış borç almaya başladılar.

    Japonya’daki Meiji dönemindeki gelişme hakkında bilgi sahibi olmak için Paul Kennedy’nin verdiği bazı ekonomik verilere bakmak yerinde olacaktır.
    Demir-çelik üretimleri: 1890’da 0.02 milyon ton iken, 1913’te 0.25 milyon tona ulaştı. Aynı dönemde İngiltere 8 milyon tondan 7.7 milyon tona düştü. Rakamlar arasındaki fark Japonya’nın başladığı yeri göstermesi bakımından önemlidir.

    Enerji tüketimleri: 1890’da 4.6 milyon metrikton iken, 1913’te 23 milyon metriktona çıktı.

    Kişi başına sanayileşme düzeyleri (1900 yılında İngiltere 100 kabul edilerek) : 1880’de 9 iken 1913’te 20 oldu.

    1870 de ilk demiryolu yapımına başlanmış iken, yirmi yıl sonra, 1890 da demiryollarının uzunluğu 7200 kilometreye ulaştı
    1868-1898 arasındaki otuz yıllık devrede 2190 fabrika yapıldı

    Bu gelişmeler olurken güçlü ordu kurma arzusuna kapıldılar. 1890’da 84.000 kişi olan toplam personel sayısı 1900’de 234.000, 1910’da 271.000 kişiye yükseldi. Savaş gemilerinin toplam tonajları da hızla arttı. 1880’de 15.000 ton iken, 1910’da 496.000, 1914’te 700.000 tona çıktı. Bu artış aslında gelişmelerini yavaşlattı. Ancak I. Dünya Savaşı sırasındaki şansları gelişmelerini sürdürmelerini sağladı.







+ Yorum Gönder
japonyanın gelişmesinde etkili olan faktörler
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi