Duygusal öğretmenler günü ile ilgili şiirler

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Duygusal öğretmenler günü ile ilgili şiirler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Duygusal öğretmenler günü ile ilgili şiirler





  2. 2
    Forumacil
    Özel Üye





    Cevap: duygusal öğretmenler günü ile ilgili şiirler



    GECELERİN IŞIKLARI

    Siz olmayan güller yetiştiren,
    Tomurcuklara gülümseyen sevimli yüzler;
    Tüm içtenliğimizle geldik size,
    Işık saçın, renk verin,
    Solgun yüzlerimize...

    Öğretin tarihi, ecdadı, zaferleri
    Üç kıtada at oynayan bahadırları...
    Uzaya, ay ve yıldızlara ulaşmak için,
    Bilgi merdivenleri hazırlayın,
    Çiçeklerle süslenen basamaklardan,
    Ulaşalım gökyüzüne.

    Yine geldik yeni ümitlerle;
    Güvenle, öğrenme arzusuyla.
    Biliyoruz, yükselirsek vatan da yükselir,
    Göklere erer başımız.
    Biliyoruz; tarihin, Atatürk'ün yolu sizden geçer.
    Bahçenize geldik, solmayan gülleriz biz...
    Gülümseyin yeşerelim,
    Konuşun tomurcuklar açalım,
    Rengarenk olsun bozkırlar, Kıraç topraklar...

    Sizler gecelerin ışıkları,
    Dikenli yolların yılmayan yolcuları.
    Köy, şehir demeden koştunuz,
    Serin pınarlarla, yayla rüzgarlarıyla geldiniz.
    Doldunuz, heyecan dolu yüreklerimize
    Yol gösterdiniz ışık saçtınız
    Aydınlandı gönüllerimiz,
    Aydınlandı yolumuz.

    Gücümüz bilginizle artmakta,
    Duygularımız şefkatinizle...
    Yeşermekte kıraç toprağımız,
    Alınlarımızda yükselecek gururla,
    Ayyıldızlı bayrağımız...



    Süleyman ÖZBEK



    KÖY ÖĞRETMENİ

    Ben bir köy öğretmeniyim,
    Anlımda ışık,
    Gözlerimde nur...
    Alıp götürmeyin beni şehirleri
    Götürmeyin ne olur.

    Bir köy öğretmeniyim,
    Katıksız duygular içinde yaşarım.
    Çıplak ayaklar basar yüreğime,
    Onları tutar, okşarım.

    Bir köy öğretmeniyim,
    Çaresizlik ekmeğim, keder gözyaşım,
    Umut ve sevgiyim çarpan kalplerde,
    Dağlardan daha çok yücedir başım.

    Ben bir köy öğretmeniyim,
    Evlerde motif, dillerde destan
    Gölgesi düşer ay-yıldızın üstümüze,
    Ve gönüllerde büyür vatan...



    Göktürk Mehmet UYTUN



    ÖĞRENCİLERİME

    Ne servet isteriz, ne mevki, ne şan
    Bize kuvvet verir, ağaran her tan
    Tesellimiz olur, taze bir fidan.
    Dugular yürekte nakış, nakıştır.
    Sizin varlığınız bize alkıştır...

    Bazen gaz lambası, bazen loş ışık,
    Gözümüz ezelden buna alışık
    Bozkırlar üstünde açan sarmaşık.

    Duygu pınarıyla ruha akıştır,
    Sizin varlığınız bize alkıştır.

    Hep aynı sedalar kulağımızda,
    Bilgi demetleri kucağımızda...
    Al al gelincikler sancağımızda,

    Bu nurlu yollardan göğe çıkıştır,
    Sizin varlığınız bize alkıştır.

    Yılları bıraktık, çok gerilerde,
    Gençlik rüzgarları kalmadı sende
    İlim yağmuruyla pek çok siperde,

    Emelimiz şimşek, şimşek çakıştır,
    Sizin varlığınız bize alkıştır.

    Siz solmayan güller, yeşeren dallar,
    Ay yıldız üstüne işlenen allar.
    Seneler geçse de ayrılmaz yollar,

    Tükenmez hazine, sıcak bakıştır,
    Sizin varlığınız bize alkıştır...



    Süleyman ÖZBEK



    ÖĞRETMEN

    A'dan başlar aydınlık,
    Bir taş koyar bütün yapılarda temele öğretmen.
    Soluğudur düşüncenin buğdaydan yalaza dek
    Yeryüzünde ne varsa ondan gelmedir,
    Yeryüzü ile el ele öğretmen

    Göz gözdür o, uzakları görürüz
    Ağızdır o, türkü söyleriz haykırırız günlerden.
    Ulaşırız erdem üstüne, gelecekler üstüne biz hep
    Çizer büyük değirmisini
    Uç olur da gergele öğretmen.

    Hey hey, burası bir dağ köyü, kurda kuşa
    Bırakılmış göğün kıyısına bırakılmış
    83 toprak ev, 83 acı duman,
    Çoluğuyla, çocuğuyla 415 karanlık
    Kurtulacağız, el ayak kurtulacağız,
    Bir okul yapıla, bir gele öğretmen.

    Bir ışık, bir ışık daha,
    Gecelerin içindeki ejderlerle dövüşür
    Nice istemeseler de, nice önleseler de,
    Uyandırır toplumunu
    İyiye, doğruya, güzele öğretmen.



    Fazıl Hüsnü DAĞLARCA



    ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM

    Ben, öğretmen olmak istiyorum,
    Ben, şairimin mısralarında dil
    Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül,
    Aşığımın sazında tel
    Öpülesi bir el olmak istiyorum.
    Ben, öğretmen olmak istiyorum...

    Ben çaresizliğin filizlendiği yerde ümit,
    Korkunun mayalandığı yerde yürek,
    Güçsüzlüğün güçlendiği yerde bilek olmak istiyorum.
    Ben öğretmen olmak istiyorum...

    Şu öksüz yavruya sımsıcak kucak,
    Şu yetim çocuğa yanan bir ocak,
    Çorak topraklara yağan yağmur,
    Azgın sulara, bend,
    Mehmed'imin elinde çağlar açan kılıç,
    Ben ana, ben baba, ben Fatih, ben İbni Sina,
    Ben Mimar Sinan olmak istiyorum.
    Ben öğretmen olmasam diyorum,
    Kim ekecek tohumları toprağa.

    Ben ressamımın elinde fırça, tualinde renk
    Bestekarımın en içli şarkısında nağme,
    Hattatımın, nakkaşımın elinde kalem;
    Ben Hoca Ali Rıza,
    Ben Itri, Leyla Hanım,
    Ben öğretmen olmak istiyorum.

    Ben zehirli mantarların,
    Deve dikenlerinin,
    Ayrık otlarının boy attığı verimsiz bir toprak değil,
    Ben,
    Kırlarda elvan elvan çiçeklerin açtığı,
    Dağlarında hür kuşların uçtuğu,
    Pınarlarından susayanın içtiği,
    Yollarından yiğitlerin geçtiği
    Çiftçisinin başak, başak kardeşliği biçtiği
    Bir vatan olmak istiyorum;
    Ben, öğretmen olmak istiyorum.

    Ben Hakk'a yönelen alınlarda nur,
    Vatan topraklarını çevreleyen sur,
    Mehmetçiğin göğsünde "iman"
    Gençliğimin damarlarında "asil kan"
    Bu zulme eğilmeyen baş,
    Ben vatan için ağlayan gözlerde yaş,
    Barışta güvercin, savaşta kartal olmak istiyorum;
    Ben, öğretmen olmak istiyorum.



    Nejat SEFERCİOĞLU

    ÖĞRETMENİN ÖYKÜSÜ

    Ben, köy öğretmeniyim,
    Dağ başında bulutların altında.
    Toprak kokar ellerim,
    Pantolonumda çamur lekesi var.
    Pis değil ki, vatan toprağı kokar,
    Kars'tan Edirne'ye kadar.
    Geceleri mum yakarım odamda,
    Yarın dokuz Ekim,
    Köyde bayram var.
    On beş kız, yirmi erkek kaydettim.
    Tüm anadolu'ya selamları var.
    Henüz kara tahtam yok,
    İlk harfleri tanelerle yazdırttım.
    Aydınlık A'dan başlayacak



    O. Köksal MEMİŞ



    ÖĞRETMENİM

    Ben bir gülüm, sen bahçıvan
    Çok açarsam eser senin
    Mis kokarsam hüner senin
    Ama bir de solarsam
    Günah senin, günah senin
    Öğretmenim.

    Ben tohumum, çiftçi sensin
    Çok sularsan, ürün senin
    Bol olursam, verim senin
    Ama bir de çürütürsen
    Hata senin, hata senin
    Öğretmenim.

    Ben elmasım, sarraf sensin
    Pırlanta isem, emek senin
    Parlıyorsam, yaldız senin
    Ama bir de parçalarsan
    Kırık senin, kırık senin
    Öğretmenim.

    Ben boş defter, kalem sensin
    Doğru yazsan, yarın senin
    Güzel yazsan, ikbal senin
    Ama bir de karalarsan,
    Vicdan senin, vicdan senin
    Öğretmenim.

    Ben öğrenci, sen öğretmen
    Başarırsam hüner senin,
    Kazanırsam zafer senin,
    Ama bir de kaybedersem,
    Yok diyecek başka sözüm,
    Yorum senin, yorum senin
    Öğretmenim.



    Ahmet Anıl AKTAŞ



    ÖĞRETMENİM

    Köyde, kentte, bucakta
    Uygarlık yolunda
    İyilik, güzellik için
    YARIŞTASIN

    Adın dillerde, sevgin gönüllerde
    Elinde hiç sönmeyen bir mum
    Zifirî karanlıklarla
    SAVAŞTASIN

    Vatan denen yuvada
    Atatürk'ün yolunda
    Birlik, beraberlik için
    BAŞTASIN

    Tohumlar ekersin insanlık bahçesine;
    Fidan olur, ağaç olur,
    Meyve verir
    KIVANÇTASIN

    Anadolu'nun uzak yerlerinde,
    Güçlükler içinde,
    Çok şeyler beklemeden
    UĞRAŞTASIN



    F. Ceren DAYANGAÇ



    ÖĞRETMENİM

    Bir uzun geçmişte hatırlıyorum seni
    Korkulu çocuk yüreğimde acılar vardı
    Dost muyduk düşman mıydık bilemiyordum.
    İlk resmî ayrılışımdı anamdan, gülemiyordum.
    Galiba bir yayla dönüşü bir ılıkça gün
    Karga seslerinin rüzgârlara karıştığı bir son yazdı
    İlk göz göze gelişimizde sessizce ağlayıverdim
    Zira bana da herkese baktığınca bakıyordun
    Kayıtsız bakışlarınla yüreğimi yakıyordun.
    Bir solgun alev sıcaklığı ile içimi yakmıştın
    Galiba benim dünyamda ilk kravatı da sen takmıştın.
    Tebeşiri senin elinde görmüştüm öğretmenim
    Kara tahta önünde duruyor, kendini yoruyordun
    Bir seyirlik adamdın gözümde.
    Öğrenmeyi değil oynamayı bilirdim.



    Hilmi EREN



    ÖĞRETMENİM

    Öğretmenimin sözleri
    Bu sabah güzel mi güzel
    Göz bebeklerindeki yankılar
    Buram buram dostça
    Tüm insanlara
    El ediyor
    Merhaba....
    Öğretmenimin gözleri
    Alev alev, pırıl pırıl
    Türkiye okunuyor öğretmenimin
    gözlerinden Ilgıt ılgıt akça
    Konuşuyor
    Öğretmenim
    Dağlarca....
    Öğretmenimin elleri
    Öpülesi, öpülecek ellerdir
    Özgürlük türküsünü söylüyor
    Burcu burcu pakça
    Kara tahtanın
    Başında
    İNSANCA....



    Abdülkadir GÜLER



    ÖĞRETMENİM

    Ben,
    Seni ilk defa
    Okul duvarının dışından
    Okula gitmezken tanıdım.
    Kirli suratım, karışmış saçlarım
    Çapaklanmış gözlerimle
    Hep sana bakardım...

    Anasızlığımın özlemini
    Senin çocuklarla ilgilenmenle
    Kapardım...

    Okula başladığımda,
    Cızlavat lâstik ayakkabılarımın içinde
    Donarcasına ıslanmış ayaklarımı,
    Sıcacık bakışlarınla kurutur
    Bana bir kerecik dokunman için
    Her türlü yaramazlığı yapardım...

    Ben,
    Sevdalarımın en büyüğünü
    Sana bakarak yaşadım...

    Sevgili öğretmenim.







+ Yorum Gönder
duygusal öğretmen şiirleri,  öğretmene şiir duygusal,  en duygusal öğretmen şiirleri,  öğretmene duygusal sözler,  öğretmenler günü ile ilgili duygusal yazılar
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi