Basit öğretmenler günü şiirleri

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Basit öğretmenler günü şiirleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Basit öğretmenler günü şiirleri





  2. 2
    Forumacil
    Özel Üye





    Cevap: basit öğretmenler günü şiirleri


    Öğretmen

    Körpe yürekleri edip seferber
    Sevgisiyle yüreğiyle beraber
    Irmaklar denizler deryalar kadar
    Sevgi barış dostluk dolu öğretmen

    Sevgisiyle gönülleri kazanan
    Baştanbaşa şefkat ile bezenen
    Karanlığı boğup ufka uzanan
    Dosta giden gönül yolu öğretmen

    ÇANAKKALE şehididir dedesi
    ALLAH mekanını cennet edesi
    Kan selinde yüzmüş insan gövdesi
    Şanlı bayrağımın alı öğretmen

    Açık alın eğilmeyen baş ile
    Tipi ile boran ile kış ile
    Yarınlara ışık saçan meşale
    Aydınlatır sağı solu öğretmen

    Yaratılmış olan her canlı güzel
    Canlılar içinde insanlar özel
    Öğrenmek öğretmek ne kadar güzel
    Dağlar kadar yüce ulu öğretmen

    ——–

    BEN BİR ÖĞRETMENİM

    Ben bir öğretmenim, vatanımın bir köşesinde.
    Ellerimde yüzlerce fidan, yüzlerce çiçek,
    Her biri bir başka dünya, her biri bambaşka gelecek.
    Kiminin yüzünde pırıl pırıl bir gülücük,
    Kiminin yaşına yakışmayan bir hüzün.

    Kimse bilmez ki, Sibel neden konuşmaz.
    Adını bile söylemez çoğu zaman,
    Mahzundur gözleri, ha ağladı ha ağlayacak,
    Ne defteri vardır, ne kitabı,
    Umutlarının ve hayallerinin olmadığı gibi.
    Ama ben bilirim çiğdem saçlı kızımın hüznünü,
    Bilirim şefkat görmesi gereken yaşında çektiği acıyı.
    Yanar yüreğim içten içe,
    Ve bilirim ki;
    Özneyi, yüklemi bilmez Sibel, ancak
    İyi bilir çamaşır yıkamayı, su taşımayı yalınayak.

    Kimse bilmez belki, Mustafa neden bu kadar hırçın
    Hayatla, insanlarla, okulla neden kavgalı?
    Neden derse girmez de uyur kalır boş sınıflarda?
    Neden kömür gözleri sevmemeye yeminlidir yaşamı?
    Ama ben bilirim delişmen oğlumun derdini.
    Bilirim okşanması gereken başının gece uykusu görmediğini.

    Ödev yapması gereken zamanını,
    Babasının içki parasını çıkartmak için harcadığını.
    Bundandır gönül kırgınlığı,
    Bundandır hayata kızgınlığı,
    Bundandır bir defterinin bile olmayışı.

    Engellidir Aykut’um
    Kolay okuyamaz, yazamaz, konuşamaz.
    Üzülür, ağlar kimi zaman özrüne, anlaşılmayışına.
    Ağlama sen gül yüzlüm,
    Eli, ayağı değil;
    Düşüncesi özürlü olanadır sözüm.

    Ben bir öğretmenim, yurdumun bir köşesinde.
    Ellerimde yüzlerce fidan, yüzlerce çiçek…
    Her biri bir başka dünya, her biri bir başka gelecek.

    Sibeller, Mustafalar, Aykutlar
    Hepsi benim yavrum, hepsi gönül bahçemin gülü.
    Gönül bahçemden hep birlikte girin,
    Sizin için açılmış sevgi güllerini demet demet derin!

    Derya AKGÜN

    —–

    CAN ÖĞRETMENİM

    Pırıl pırıl meşalesin durmadan yanan,
    Canım öğretmenim, CAN ÖĞRETMENİM.
    Öyle bir abidesin ki hiç yıkılmayan,
    Canım öğretmenim, CAN ÖĞRETMENİM.

    Okumayı, yazmayı, doğru olmayı,
    Küçüğe sevgi, büyüğe saygı duymayı,
    Bir karış vatan toprağı için ölmeyi,
    Sen öğrettin bana, CAN ÖĞRETMENİM.

    Sevgiyle, bilgiyle yoğurdun bizi,
    Bu azimle aştık cahillik denizini,
    Barışın güvercini, doğruluk hazinesi,
    İnan ki sensin, CAN ÖĞRETMENİM.

    ATATÜRK çocuklarıyız, bizlere güven,
    ATATÜRK’ün yolu yolumuz diyen,
    Sönmeyecek bu meşale ebediyen,
    Seni seviyorum, CAN ÖĞRETMENİM …

    Hacı ÖZTÜRK

    ———-

    ÖĞRETMENİN ANDI

    Ahdettim, yemin ettim dönmeyeceğim geri;
    Gidiyorum yurdumun çok uzak diyarına.
    Cehalet cinlerinin cirit oynayan yeri;
    Şimdi beni bekliyor, bakıyor yollarıma.

    Varacağım köyüme ziyamı saçmak için;
    Bıkmadan, usanmadan bilgiyi yayacağım.
    “Başı boş dolaşmalar, bu işsizlikler niçin,
    Niçin çalışmıyoruz?” diye anlatacağım.

    Okulumu açarak talebelerim ile;
    Bol irfan vereceğim, ilme susamışlara.
    Ama yılmayacağım, dökülsem de n’olacak?
    Yılmazlardan ide var, bu yurt için başımda.

    Bilgiyi kafalara perçinleyebilirsem;
    Gelecek günlerimi mutlu görebilirim.
    Yurdun evlâtlarını tüm okumuş görürsem,
    İşte ruhum, o zaman rahat ölebilirim…

    Mehmet AYDIN

    —–

    ÖĞRETMENİM

    Bana neler öğretmiştin
    Unutmadım öğretmenim
    Ama gel gör yine adam
    Olamadım öğretmenim

    Ezberledim hep dersini
    Yaşattılar hep tersini
    Mutluluğun adresini
    Bulamadım öğretmenim

    İnsanlığın adı para
    Bu hayatın tadı para
    Ne gerek var kitaplara
    Anlamadım öğretmenim

    Hani doğru bükülmezdi
    Hani haklı ezilmezdi
    Hani dağlar yıkılmazdı
    Yıkıldım öğretmenim

    Defter başka, kalem başka
    Yaşadığım alem başka
    Şöyle güzel, gerçek aşka
    Düşemedim öğretmenim

    Saygı dedim anlayan yok
    Vefa dedim tanıyan yok
    Dostluğu da bir bilen yok
    Göremedim öğretmenim

    Her şey yerli yerinde mi
    Bütün sırlar derinde mi
    Suç bende mi, evrende mi
    Bilemedim öğretmenim

    Sakın gitmesin ağrına
    Bir hevesim yok yarına
    Utanacımdan mezarına
    Gelemedim öğretmenim
    Affet beni öğretmenim

    Ahmet Selcuk İLKAN

    ——

    Öğretmenim

    Ben bir gülüm, sen bahçıvan;
    Çok açarsam eser senin,
    Mis kokarsam hüner senin
    Ama bir de soldurursan
    Günah senin, günah senin öğretmenim…

    Ben elmasım, sarraf sensin
    Pırlantaysam, emek senin
    Parlıyorsam yaldız senin
    Ama bir de parçalarsan
    Kırık senin, kırık senin öğretmenim…

    Ben boş defter, kalem sensin;
    Doğru yazsan yarın senin,
    Güzel yazsan ikbal senin
    Ama bir de karalarsan
    Vicdan senin, vicdan senin öğretmenim…

    Ben öğrenci, sen öğretmen;
    Başarırsam hüner senin,
    Kazanırsam zafer senin
    Ama birde kaybedersem
    Yok diyecek başka sözüm;
    Yorum senin, yorum senin öğretmenim

    —–

    Benim öğretmenim

    dünyamı aydınlatan
    en güzel bir öğretmen
    birde baktım karşıma
    koskoca bir öğretmen

    inanamadım ilk başta
    sevgin kadar çok sıcak kalbin varya
    benim canım öğretmenim
    sevginle büyümeyi öğrenen

    en güzel becerikli bir öğretmen
    çok sevindim ilk başta
    inanamadım bune güzel bir öğretmen
    benim canım öğretmenim

    ——–

    Öğretmenim

    okumayı yazmayı
    hızlı düzgün saymayı
    her an dürüst olamyı
    sen öğrettin ÖĞRETMENİM
    küçükleri sevmeyi
    büyükleri saymayı
    sen öğrettin ÖĞRETMENİM.

    ——

    Üzmeyelim öğretmenimizi

    öğretmenlik zor iştir
    öğretmenimizi üzmeyelim
    sevelim hep onu
    canım öğretmenim

    herzaman dersimize girer
    ödevlerimizi yapalım
    üzmeyelim öğretmenimizi
    canım öğretmenim

    —–

    SEVGİLİ ÖĞRETMENİM

    Geçen yıl bilmiyordum.
    Ne okuma ne yazma.
    Sönmez ışıklar tutan,
    Siz oldunuz yoluma.

    Bir yıl içinde bana,
    Çok bilgiler verdiniz.
    Anne sevgisi gibi
    içimdedir sevginiz.



    ÖĞRETMENİME

    Bilgi demetleri sun, yine bana,
    Yine yalçın dağlar ötesinden gel…
    Işık saç, erdem ver, sisli dünyama,
    Yine altın çağlar ötesinden gel…

    Aydınlığa giden sonsuz yollardan,
    Tomurcuklar açan yeşil dallardan,
    Bahçedeki taze, solmaz güllerden,
    Baharlarla bağlar ötesinden gel…

    Fecri müjdeleyen yıldızdan, aydan,
    Uzat maviliği şeffaf saraydan
    Buketler dererek bize uzaydan,
    Göklerden al tuğlar ötesinden gel.

    Milletime doğan şafaklarla şen,
    Şehitler yatağı topraklarla sen,
    Irkıma şen veren bayraklarla sen
    Tarihler, otağlar ötesinden gel….

    Süleyman ÖZBEK



    ÖĞRETMENİM

    Güler yüzlü öğretmenim,
    Bir tanesin, canım benim.
    Masallarla bilmeceler,
    Anlatırsın neler neler…

    Kalemimi tutamazken
    Kitabımı açamazken
    Bir de baktım yazıyorum,
    Sular gibi okuyorum.

    Çalışıp iyi olmayı,
    Koşup el ele vermeyi,
    Bu güzel yurdu sevmeyi
    Sen öğrettin öğretmenim.

    Bizde pek çok emeğin var,
    İçimizde çok yerin var
    Yetiştirdin hepimizi,
    Ver öpelim elinizi

    Süleyman KARAGÖZ



    ÖĞRETMENİM

    Öğretmenim,
    Canım benim!
    Seni ben pek
    Çok severim.

    Sen bir ana,
    Sen bir baba,
    Her şey oldun
    Artık bana

    Gözüm sende,
    Gönlüm sende.
    Okut, eğit
    Beni sen de

    Okut, öğret
    Ve nihayet
    Yurda yarar
    Bir insan et!

    Rakım ÇALAPALA



    ANA GİBİ, BABA GİBİ

    Öğretmenim bilir misin
    Seni nasıl sevdiğimi?
    Sorsan bana nerde yerin
    Gösteririm ben kalbimi

    Ana değil, ana gibi;
    Baba değil, baba gibi
    Öğretmenim ben de sevgin
    Can içinde bir can gibi…

    Hüseyin DÜZBASAN



    SİZİ GÖRÜNCE

    Sizi görünce;
    Eriyor yüreğimdeki buzlar,
    Yüzümde çiçekler açıyor birden.
    Zamanı süzüp içtiğim,
    Ilık yaz akşamlarını hatırlıyorum
    Kehribar tanesi gözlerinizden.

    Durdu ŞAHİN



    ZİLLER ÇALACAK

    Zil çalacak… Sizler derslere gireceksiniz bir bir
    Zil çalacak, ziller çalacak benim için,
    Duyacağım evlerden, kırlardan, denizlerden;
    Ta içimden birisi gidecek uça ese…
    Ama ben, ben artık gidemeyeceğim.

    Zil çalacak… Siz geminize, treninize gireceksiniz bir bir
    Zil çalacak, ziller çalacak benim için,
    Duyacağım iskelelerden, istasyonlardan bütün;
    Ta içimden birisi www.Nazlim.net koşacak ardınızdan….
    Ama ben, ben artık gelemeyeceğim.

    Sonra bir gün bir zil çalacak yine
    Hiç kimseler kimsecikler duymayacak,
    Ne sınıflar, ne iskeleler, ne istasyonlar, ne siz…
    Ta içimden birisi kalacak oralarda
    Ben gideceğim.

    Zeki Ömer DEFNE



    ÖĞRETMEN

    Dosttur o çalışanla, dosttur o yarışanla
    Yarınlara el ele beraber koşanlarla,
    Mutludur o, simsiyah saçları olmuşsa ak,
    Dünden daha güçlüdür uyanırken her sabah.

    Doğruya, güzelliğe, odur yolu gösteren
    Odur hep geleceğe güvenle gülümseyen.
    Bir ana, bir babadır çocuklara sunulan.
    Odur eli öpülen, odur fedakâr insan.

    Sarsılmaz bir inançla görevini sevmekte,
    Ömrünü adamıştır milletine hizmette.
    Ruhlara şekil veren, kafaları besleyen
    Uygarlığa yürürken en öndedir öğretmen.

    Nevin EMGEN



    BAŞÖĞRETMEN

    Atatürk benim,
    Başöğretmenim,
    Ne öğrendimse,
    Ondan öğrendim.

    Yenilikleri,
    Hep o düşünmüş,
    Milleti için,
    Ağlamış, gülmüş.

    Çocuk kalbimle,
    İlk onu sevdim,
    Atatürk benim,
    Başöğretmenimdir.

    Tarık ORHAN



    DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Bütün çiçekleri getirin buraya,
    Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
    Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
    Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
    Son bir ders vereceğim onlara,
    Son şarkımı söyleyeceğim,
    Getirin, getirin… ve sonra öleceğim.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum.
    Kaderleri bana benzeyen,
    Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
    Geniş ovalarda kaybolur kokuları…
    Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
    Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
    Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Ben bir köy öğretmeniyim, bahçıvanım,
    Ben bir bahçe suluyorum gönlümde,
    Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden
    Ne güller fışkırır çilelerinde,
    Kandır, hayattır, emektir benim güllerim
    Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
    Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    En güzellerini saymadım çiçeklerin,
    Çocukları, öğrencilerimi istiyorum
    Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
    Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
    O bakımsız ama kokusu eşsiz çiçek.
    Kimse bilmeyecek seni, beni kimse bilmeyecek
    Seni, beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
    Ama ben dünya üstündeyim, toprakta.

    Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,
    Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım.
    Yurdumun çiçeklenmesi www.Nazlim.net için, daima yaşadım,
    Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
    Şimdi ustum, örtün beni, yatırın buraya,

    Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.
    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini,
    Bacımın suladığı fesleğenleri,
    Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
    Avluların pembe entarili hatmisini,
    Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
    Aman Isparta güllerini de unutmayın,
    Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum
    Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Baharda Polatlı kırlarında açan,
    Güz geldi mi Kop dağına göçen,
    Yürükler yaylasında, Toroslarda eğleşen,
    Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
    Gücenmesin, bütün yurt bahçelerinden
    Çiçek getirin, örtün beni,
    Eğin türkülerinin içine gömün beni.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
    Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
    Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
    Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
    Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım,
    Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
    Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.

    Ceyhun Atuf KANSU



    ÖĞRETMENİM

    Küçük bir çocukken geldik yanına,
    Kucakladın bizi sardın canına,
    Sevgiyi saygıyı kattık şanına,
    Okuryazar olduk ilk öğretmenim.

    Tüm bildiklerini bize öğrettin,
    Millete faydalı bireyler ettin,
    Kalemi kılıçtan çok keskinlettin,
    Çareler ürettin sen öğretmenim.

    Ödevler yaptırıp asıl talibe,
    İmkân hazırlayıp her bir talep’e,
    Feraset gösterip seçtin talebe,
    Sanatkâr adayı hep öğretmenim.

    Edebiyatla Din Tıp Filoloji,
    Tarih Fizik Kimya ve Biyoloji,
    İktisatla Sanat ve Sosyoloji,
    Bilimden yelpaze sen öğretmenim.

    İstikbale giden bilgi selinde,
    Kitaplık dolusu her eserinde,
    Derin ilim varken ana dilinde,
    Neye başka talep var öğretmenim.

    Vatan bir okulsa ilk nöbettesin,
    İlim denizinde hep seferdesin,
    Kutsal mesleğinle gönüllerdesin,
    Benim de gönlümü al öğretmenim.

    Saymakla tükenmez faziletlerin,
    Zamanen ödenen o bedellerin,
    Kıvancındır üstün talebelerin,
    İftihar ediniz siz öğretmenim.

    Atam sen de dahi bir öğretmendin,
    Bütün yenilikler senin eserin,
    Layık insanlarda bil şaheserin,
    Büyük Atatürk’üm başöğretmenim.

    Güngören 20.11.02
    İSTANBUL
    Zeki İ.KIZILIŞIK



    SEVGİLİ ÖĞRETMENİM

    Sevgili öğretmenim,
    İnan sen bir ışıksın.
    Yanarsın gece gündüz.
    Aydınlatırsın bizi.

    Doğruyu, güzeli,
    Bize sen öğretirsin.
    Vatanıma sevgiyi,
    Kalbimize sen korsun.

    Çevreni aydınlatır,
    Bir mum gibi erirsin.
    Anne – baba gibisin,
    Bizi, bağrına hep basarsın.

    Fethi BOLAYIR



    ÖĞRETMENİN ÖYKÜSÜ

    Ben, köy öğretmeniyim,
    Dağ başında bulutların altında.
    Toprak kokar ellerim,
    Pantolonumda çamur lekesi var.
    Pis değil ki, vatan toprağı kokar,
    Kars’tan Edirne’ye kadar.
    Geceleri mum yakarım odamda,
    Yarın dokuz Ekim,
    Köyde bayram var.
    On beş kız, yirmi erkek kaydettim.
    Tüm anadolu’ya selamları var.
    Henüz kara tahtam yok,
    İlk harfleri tanelerle yazdırttım.
    Aydınlık A’dan başlayacak

    O. Köksal MEMİŞ



    ÖĞRETMENİM

    Ben,
    Seni ilk defa
    Okul duvarının dışından
    Okula gitmezken tanıdım.
    Kirli suratım, karışmış saçlarım
    Çapaklanmış gözlerimle
    Hep sana bakardım…

    Anasızlığımın özlemini
    Senin çocuklarla ilgilenmenle
    Kapardım…

    Okula başladığımda,
    Cızlavat lâstik ayakkabılarımın içinde
    Donarcasına ıslanmış ayaklarımı,
    Sıcacık bakışlarınla kurutur
    Bana bir kerecik dokunman için
    Her türlü yaramazlığı yapardım…

    Ben,
    Sevdalarımın en büyüğünü
    Sana bakarak yaşadım…

    Sevgili öğretmenim.

    Ragıp SARI







  3. 3
    Ziyaretçi
    şiirler çok muhteşemler teşekkür ederim







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi